Etiket: abf genel başkanı hüseyin güzelgül

  • ABF Genel Başkanı Güzelgül: Yeni yıl sağlık, demokrasi ve eşit bir yaşamla taçlansın

    ABF Genel Başkanı Güzelgül: Yeni yıl sağlık, demokrasi ve eşit bir yaşamla taçlansın

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, 2021 yılının anti demokratik uygulamalar, katliam ve saldırılarla geride bırakıldığı hatırlatarak, “İnanıyorum ki; tüm zor zamanlarda olduğu gibi, bu günleri de birlik ve mücadele ile hep birlikte atlatacağız. Yeni yıl başta sağlık olmak üzere; umutla, başarıyla, demokratik ve eşit bir yaşamla, dayanışmayla, mutlulukla taçlansın” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yeni yıla ilişkin mesaj yayınladı.

    Güzelgül, 2021 yılının gerek ekonomik sorunlar, gerek anti demokratik uygulamalar, kadına yönelik gün geçtikçe artan şiddet ve katliamlar, hayvanların ve doğanın yaşam haklarına yapılan saldırılar ve koronavirüs salgını ile geçtiğine vurgu yaparak, bu zor günlerin birlik ve mücadele ile atlatılacağını ifade etti.

    “BU GÜNLERİ BİRLİK VE MÜCADELE İLE ATLATACAĞIZ”

    Güzelgül’ün yeni yıl mesajı şöyle:

    “Aleviler yüzyıllardır yaşadıkları zulme rağmen; yolundan, ikrarından dönmeden, tüm canlıların eşit bir yaşam kurmasını hedeflemiş, mazlumun yanında zalimin karşısında durmayı sürdürmüşlerdir.

    2021 yılı, yüzyıllardır yaşadığımız zor yıllardan biri oldu. Gerek ekonomik sorunlar, gerek anti demokratik uygulamalar, kadına yönelik gün geçtikçe artan şiddet ve katliamlar, hayvanların ve doğanın yaşam haklarına yapılan saldırılar ve bunların dışında tüm yaşamı etkileyen ve bitmek bilmeyen, bizleri umutsuz bırakan COVİD-19 virüsü; hepimize zor geçen iki yıl yaşattı ve maalesef etkisi artarak devam ediyor.

    İnanıyorum ki; Tüm zor zamanlarda olduğu gibi, bu günleri de birlik ve mücadele ile hep birlikte atlatacağız.

    Yeni yıl başta sağlık olmak üzere; umutla, başarıyla, demokratik ve eşit bir yaşamla, dayanışmayla, mutlulukla taçlansın. Hızır cümle canların yanında olsun. Bozatlı Hızır bu kara günlerden bizi kurtarsın.

    Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, diliyoruz ki; 2022 bu salgından kurtulduğumuz bir yıl olur. Bu duygu ve temennilerimle cümle canların yeni yılını kutluyorum. Bozatlı Hızır hepimizin yar yardımcısı olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi temsilcilerden Britanya nüfus sayımı için Alevilere katılım çağrısı -VİDEO

    Alevi temsilcilerden Britanya nüfus sayımı için Alevilere katılım çağrısı -VİDEO

    PİRHA- Türkiye’den birçok Alevi piri ve kurum temsilcisi, İngiltere’de devam eden ve Alevileri kamusal haklar anlamında yakından ilgilendiren nüfus sayımına katılmaları için Alevilere çağrıda bulundu. 

    Aralarında Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişi Veliyettin Ulusoy, Mehmet Turan Dede, Kureyşan Ocağı dedelerinden Ali Dereli ve ABF Genel Başkanı/Kureyşan Ocağı dedelerinden Hüseyin Güzelgül’ün de bulunduğu bir çok isim İngiltere’de devam eden nüfus sayımı için inanç kısmında Alevilere de yer verilmesi yönünde yapılan çalışmalara destek verilmesi ve nüfus sayımına katılım sağlanması çağrısında bulundular.

    21 Mart tarihinde İngiltere’de başlayan ve halen devam eden nüfus sayımı ile yeni bir döneme giren Alevilerin-Aleviliğin Britanya’da tanınması, kamu tüzel kişiliğinin her alanda uygulanması, diğer inançlarla eşit haklara sahip olması Britanya Parlamentosu’nun gündemine girecek.

    “İNANÇ BÖLÜMÜNE ALEVİ YAZALIM”

    Devam eden nüfus sayımı için çağrıda bulunan bir çok ismin Britanya Alevi Federasyonu’na gönderdikleri mesajlar şöyle:

    Ali Dereli Dede: Bu sorumluluğumuzu bilmeli ve yerine getirmeliyiz. Bu ülkede tanınmazsak hiçbir hakka da sahip olamayacağız.

    Mehmet Turan Dede: İnanç bölümünün Alevi olarak işaretlenmesi yola yapılacak en güzel ibadet olacaktır.

    Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişi Veliyettin Ulusoy: Bu sayım eğitim, sağlık gibi hizmetlerin planlanmasında ve finanse edilmesinde önem arz etmektedir.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül: Alevilerin eşitlik, hak ve kimlik mücadelesi için Britanya’da yapılacak nüfus sayımına katılalım. Aleviler vardır, Alevilik haktır.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi örgütleri Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı-VİDEO

    Alevi örgütleri Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı-VİDEO

    PİRHA- UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş, Ahi Evran ve Yunus Emre yılı ilan etmesinin ardından Alevi örgütleri  Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırdı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) ,Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğünde Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda çerağ uyandırıldı.

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişi Veliyettin Ulusoy’un çerağ uyandırdığı etkinlikte ayrıca deyiş ve nefesler seslendirildi.

    UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre yılı olarak ilan edilmesinden dolayı, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda buluşup birlikte delil uyandırarak anma etkinliklerini başlattı.

    Hacı Bektaş Dergahı’nda yapılan ve kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Burada da uyandıracağımız çerağımızın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceğiz. 73 millete bir nazarla bakmaya, bu topraklara eşitlik, kardeşlik ve barışı getirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Aşk olsun bu yolu sürdürenlere” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCI BU TOPRAKLARDA OLMASADA DÜNYADA HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRDÜ”

    Tarih boyunca yok sayılan Alevi inancının, felsefesinin, yol önderlerinin bu topraklarda olmasa da dünyanın farklı alanlarda hak ettiği değeri gördüğüne işaret eden Güzelgül, “Sizleri Pir Sultan gibi direnen, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran gibi bilim ve sevgi öğreten, Kadıncık Ana gibi yoluna sahip çıkan, ulularımızın, pirlerimizin, mürşitlerimizin bize ulaştırdığı delilin narındaki ışıkla, aşkla selamlıyoruz. Tarih boyunca yok sayılan inancımız, felsefemiz, değerlerimiz, yol önderlerimiz, bu topraklarda olmasa da dünyada farklı alanlarda hak ettiği değeri görüyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, 2021 yılını Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran yılı ilan etmesi, çok renkliliğimizi hiçbir baskın düşüncenin değiştiremeyeceğinin en güzel örneğidir. Görmezden gelinen her şey, daha da görkemli haliyle çıkar karşınıza” dedi.

    “TAŞIDIĞIMIZ, YAKTIĞIMIZ ÇERAĞ İNSANLIĞIN ÇERAĞIDIR”

    “Bugün doğanın uyandığı, zalime karşı direniş ateşinin yakıldığı, Şahı Merdan Ali’nin doğduğu Newroz bayramında, iyiye ve doğruya bağladığımız özümüzle bu meydandayız!” diyen Güzelgül, uluların, erenlerin ışığını tüm dünyaya ellerinden geldikçe her yere ulaştırmanın, anlatmanın başlangıcı olan çerağı yaktıklarını dile getirdi.

    Güzelgül, uyandırdıkları çerağın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceklerini ifade ederek, “Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’den öğrendik, barışın, sevginin insanların yüreğini yeşerttiğini, iyinin kötüden üstün olduğunu ve 73 millete bir nazarda bakabilmeyi, İnsanlığa çağrımız da böyledir. Taşıdığımız, yaktığımız çerağ, insanlığın çerağıdır. İnsanlığa, sevgiye, akla, bilime, eşitliğe, kardeşliğe, adalete, birliğe, özgürlüğe delil olsun diye yakarız. Bu zulüm kokan topraklar, bu kanlı tarih bizi defalarca haklı çıkardı ki; yol kardeşlik yoludur. Yol eşitlik yoludur. Yol akıl ve bilim yoludur. Yol barış yoludur. Burada da uyandıracağımız çerağımızın ışığıyla, barıştan, kardeşlikten yana, karanlığa ışık olanların yolundan yürüyeceğiz. 73 millete bir nazarla bakmaya, bu topraklara eşitlik, kardeşlik ve barışı getirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Aşk olsun bu yolu sürdürenlere” şeklinde konuştu.

    Çerağ uyandırmanın ardından Alevi kurum temsilcileri ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişi Veliyettin Ulusoy dergah bahçesine karadut ekti.

    PİRHA/NEVŞEHİR

     

  • Alevi kurum başkanları örgütsel deneyim, sorunlar ve çözümü tartıştı- VİDEO

    Alevi kurum başkanları örgütsel deneyim, sorunlar ve çözümü tartıştı- VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun dördüncü ve son oturumu ‘Örgütsel Karşılaşmalar’ başlığı ile devam etti. Alevi kurum başkanları Alevi mücadelesinin zor süreçten geçtiğini belirterek, Alevi kurumlarının yeni dönemdeki saldırılara karşı kendini yenilemesi ve pozisyon alması gerektiğini dikkat çekti. 

    Haberin Videosu

    Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyum dördüncü oturum ile devam etti. Alevi kurum başkanlarının panelist olarak katıldığı son oturumda örgütsel deneyimler, yaşanan sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm yolları tartışıldı.

    Oturum başkanlığını Ayhan Yalçınkaya’nın yaptığı sempozyumun son oturumuna Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül panelist olarak katıldı.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TALEPLERİ GÜNCELLENMELİ”

    Son oturumunda ilk söz alan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevilerin yaşadıkları coğrafyada büyük zorluklar yaşadığını ve tüm bu yaşanmışlıklara rağmen yolun bugüne kadar geldiğine vurgu yaptı. Alevi kurumlarının birlikteliğinin ortak bir tutum ve eylem birlikteliğine dönüştüğünü ifade eden Güzelgül, sosyalist hareketlerin bu mücadele payı olduğuna dikkat çekti. Güzelgül şöyle konuştu:

    “Halkı derdi için direnmeyenin tanrısı olmaz’ der Pir Sultan. İmam Hüseyin’in duruşu var. Zalimin zulmüne karşı direnmemek mazluma yapılacak en büyük kötülüktür diyen mirası var. Biat kültürü adına serini veren kültürü var. Gezi olaylarında Erdoğan’ın ‘bunların yüzde 60-70’i Aleviler’ sözü var. Yaşadığımız coğrafyada biz Aleviyiz diyemezdik. Köylerimiz vadilere, dağlara kurulmuştu. Hızır ayında bütün kış şartlarına rağmen cem tutulurdu. Biz bu durumdan bu günlere geldik. Bu yolu, erkanı bugün buraya getiren dedelerdir. Hakırullah alırlardı. Onlar olmadan bu yol yürümez. Cenazelerimizi yıkamayaz hale gelmiştik. Bundan sonra cemevi inşa etme kararı almıştık. Kendinden başka bir inancı kabul etmeyen bir zihniyet var. 12 bölgede toplantılar düzenledik. İkrarımız yoksa başaramayız. Bir birliktelik sağlandı. Diyanetin kaldırılmasını istiyorduk. Eşit yurttaşlık taleplerimizin güncellenmesi lazım. Tek başına verdiğimiz kararlar benliği temsil ediyor. Kurumlar olarak birlikteliği sağladık. Birlik olmaz isek bir hiçiz. 30 yıl daha mücadele versek taleplerimizden bir zırnık dahi alamayız. Sosyalistler ile mücadele vererek bu günlere geldik. Sadece inanç alanında mücadele ile de bunu başaramayız. Eleştirinin olmadığı yerde doğruyu bulamazsınız. Elbette eleştiri olacak.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNDE HER YAPIDAN İNSAN VAR”

    Alevi inancının toplum için mücadele edenlere sahip çıktığını aktaran PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi örgütlerinde her yapıdan insanların olduğunu belirtti. Kaplan, “Birlikte yürümekten onur da duyarız. Ama biz bir grubun orayı sahiplenmesi, bürosu gibi kullanmasına izin vermeyiz. Belediyeler de kendi Alevilerini yaratma gayretinde. Devrimcilerde bunu yapıyor” diye konuştu.

    “ALEVİLER AÇISINDAN KLASİK DERNEKÇİLİK BİTMİŞTİR”

    Kaplan, ülkenin en büyük sorunun demokrasi sorunu olduğunu belirterek, bu sorunun çözülmesi tüm kesimlerin sorunlarını çözeceğini kaydetti. “Hiç bir Alevi devlet aklı ile hareket edemez” diyen Kaplan şöyle devam etti:

    “Devlet ilişkilerinde Alevilerin şeffaflığı şarttır. Sosyalist ve devrimci mücadele Alevilerde karşılık bulmuştur. Aleviler şehirlere yerleştiğinde bir yeri vardı, tapusu da devlete aitti. Bu ihtiyaçlardan devrimci mücadelelere gerek duyuldu. Alevi örgütlenmesini en büyük eksiği kendimizi Aleviliğin şu an ki durumuna karşı konumlandıramadık. Alevilerin bu konumuna göre şekillendirmemiz gerekiyor. 70’li yıllardan kalma sloganlarla örgütlerimizi götürüyoruz. Aleviler açısından klasik dernekçilik bitmiştir. Bir an önce tüm dernekler pozisyon almak durumunda.”

    Alevi kurumlarının Alevi toplumunun yüzde 5’ini örgütleyebildiğine dikkat çeken Kaplan, şehir koşullarına göre öğretinin güncellemesi gerekliliğine vurgu yaptı.

    “SİYASİ HASTALIKLARDAN VAZGEÇMELİYİZ”

    30 yıllık ciddi bir örgütsel mücadelenin olduğunu belirten AKD Genel Başkanı Doğan Demir, bedel ödeyen bir topluluğun olduğunu belirterek mücadele yönteminde eksik kaldıklarını belirtti. Demir, “Alevi hareketini siyasete  angaje olduğunu belirten Demir, “Bizim işimiz sadece hizmet yürütmek. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını onaylamadığımız için yuhalanmıştık. Aleviler bu ülkenin geleceğine yön veremez, yönetemez ise geleceğini inşa edemez.  Alevilerin darmadağın bir yapısı var. Türkiye’deki 7 örgütlü kurumu bir araya getirdik. Ama içini dolduramıyoruz. Cemevlerimizi belediyeler işletiyor. Cemevleri bizimdir. Siyasi irade olmadığımız için bu sıkıntıları yaşıyoruz. Siyasi hastalıklarımızdan vazgeçmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

    “SÖZ VE EYLEM BİRLİKTELİĞİ ÖNEMLİDİR”

    Alevilerin toplumsal mücadele için birlikte hareket etmesi zorunluluğuna dikkat çeken Demir, Alevi kurumlarının devlet ile görüşmelerindeki duruşunun ve taleplerinin önemli olduğunun altını çizdi. Demir şöyle konuştı:

    “Türkiye’de hak ihlalleri var. Birçok yerden Aleviler talepleri doğrultusunda Ankara’ya yürüdü. Alevi örgütleri ben küstüm oynamıyorum diyemez. Eksik de yapsa temsiliyet boyutunda muhatap alınmak durumunda. Bu sorunları çözmek için mutlaka görüşmek lazım. Mesele duruşunuzdur. Neyi talep ettiğinizdir. Biz toplumsal uzlaşı için birlikte mücadele etmek zorundayız. Söz ve eylem birliği yapmak zorundayız. Biz aynı zamanda azınlıkların talepleri konusunda da mücadele ediyoruz. Alevi örgütlerinin siyaset üstü bir konumu var. Kendimizi sorunlardan soyutlayamayız. Yeni bir karar aldık. Özellikle hayır yemeklerinin paraları ile bir burs komisyonu kurup öğrenci okutacağız. Buraları ağlama duvarları değil. Herkesin bu topluma nasıl hizmet edeceği, geleceğini nasıl inşa edeceği konusunda kendini sorgulaması lazım.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ ZOR SÜREÇTEN GEÇTİ”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez de Alevi örgütlerinin zor bir süreçten geçtiğini belitti. Geçmez, köylerden kente göç eden Alevilerin zor şartlar altında mücadele ettiğini belirterek, “Özellikle Koçgiri, Dersim Alevilerinin yaşadığı ciddi sıkıntılar vardı. Onlar çok da isteyerek göç etmediler” dedi.

    Sosyalist örgütlerin kurumlara ön yargı ile geldiklerini söyleyen Geçmez, Alevi kurumlarının ilkeli bir birlikteliği öne çıkarması çağrısında bulunarak, “Yaptığımız eylemlerden sonra bu arkadaşlarda bir farkındalık oldu. Yaptığımız kurultaylar devletin yaptığı kurultaylara cevap niteliğindeydi. Sosyalistlerin ezberlerini bozan şeylerdi. Avrupa Birliği’nin ilerleme raporları sosyalistlerin Alevi örgütlenmeleri yakınlaşmasına neden oldu. ilkeli bir birliktelikten yana olmak lazım. İyi nitelikli kadrolarla yola çıkmak lazım. Aleviler tabelalarının olduğu yerde kendilerini güvende hissetti. Alevi siyaset yapmalı ama devletli Alevilikten uzak durması gerekiyor. Devletli bakışı ortada. Devletin lanetlediği değerler ile hareket etmez zorundayız” diye vurguladı.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • ABF Başkanı Güzelgül: Alevilerin kimliği tanınmıyor, devlet bize borçludur

    ABF Başkanı Güzelgül: Alevilerin kimliği tanınmıyor, devlet bize borçludur

    PİRHA-  Alevi kurumlarının Alevilerin hak ve talepleri doğrultusunda birlikte yol yürümek için hazırladıkları ortak metni değerlendiren ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Alevilerin bir kimlik sorunu var. Devlet bize bu anlamda borçludur” dedi.

    Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), hafta sonu yaptıkları ortak yazılı açıklamayla Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ özdeyişi doğrultusunda ortak mücadele etme kararı aldıklarını belirttiler.

    Yapılan açıklamada, “Alevi örgütlerinin-kurumlarının üyesi olan federasyon temsilcileri (başkanları) gerek üye kurumların görüşleri gerekse Hünkar’ın ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ özdeyişi doğrultusunda (Bektaşi) Aleviliğin ve Alevilerin bugüne kadar çözüm bekleyen sorunlarının çözüm noktasında ve eşit yurttaşlık hakkı konusunda birlikte davranma, ortak etkinlikler yapma ve ortak mücadele etme kararı almış ve bu konuda ikrar vermiş bulunmaktayız” ifadeleri yer aldı.

    “ALEVİLER BİRLİK OLMALI”

    Konuyla ilgili konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül 30 yıldır Alevilik için mücadele verdiklerini belirterek, bu süre zarfında eşit yurttaşlığa dair hiçbir taleplerinin karşılanmadığını söyledi. Güzelgül bu durumda Alevilerin birlik olmamasının da etkisi olduğunu kaydetti.

    “Eğer birlik olursak bizi dikkate alırlar” diyen Güzelgül, “Sağdan soldan Aleviliği katletmeye çalışanlar var. Onlara karşı birlik olma günüdür. Bütün federasyonlar ile ABF Genel Merkezi’nde biraraya geldik. İlkeler bazında birlikteliği sağlayalım dedik. Pirin dediği gibi “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” telkininden yola çıktık. Eşit yurttaşlık talebinde vereceğimiz mücadelede birlikte yol almak istedik.  Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına karşı nefret söylemlerine karşı ortak bir metin açıklayacağız.” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’DE BÜTÜN ALEVİLERİ TEMSİL EDECEK BİR İNANÇ KURULUMUZ OLSUN”

    9-10 Mart tarihleri arasında 2 günlük bütün federasyonların katılacağı bir toplantı planladıklarını ifade eden Güzelgül, “İlkeleri tartışacağımız bir konferans planlamamız var. Hiç kimsenin dışarıda kalmasını istemiyoruz. Bütün ayrıntıları tartışacağımız bir toplantı olsun istiyoruz. Biz dedelerin de görevi budur. Bu tarihe geçecek bir birliktelik” diye konuştu.

    6 EKİM’DE 4. ALEVİ ÇALIŞTAYI PLANI

    İnanç kurullarını da tek bir çatı altında buluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Güzelgül, “Türkiye’deki bütün Alevileri temsil edecek bir inanç kurulumuz olsun istiyoruz. Yine 6 Ekim’de bütün Alevilerin katılmasını istediğimiz 4. Alevi Çalıştayı planlamamız var. Alevilerin bir kimlik sorunu var. Devlet bize bu anlamda borçludur” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF Başkanı Güzelgül: İnsanlığa ve yol erkanına hizmet etmek en büyük kurbandır

    ABF Başkanı Güzelgül: İnsanlığa ve yol erkanına hizmet etmek en büyük kurbandır

    PİRHA- ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda, “İnsanlığa ve yol erkanına hizmet etmek, en büyük kurbandır” dedi. Güzelgül, “Hakk’a verilen en büyük kurban, güzel ahlak ve sevgidir. Alevilikte kurban lokmadır. Bunu da temsil eden, elma, süt ve baldır. Verilen her lokma, tüm aile fertlerinin rızalığı alınarak verilmelidir” ifadelerini kullandı. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Kurban Bayramı dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı.

    Güzelgül, “Gelmişiz cânânın asitanına/Sıtkıyla sarıldık dost dağmanına/Canla baş koymuşuz aşk meydanına/Hayvan kesmek gibi kurban gerekmez” nefesiyle başladığı açıklamasında, “Yola talip olan canın, yola girerken ikrar vermesi ve kendi canından vazgeçip, kendini yola kurban etmesi, bir yönüyle kendini tamamen teslim etmesidir. Yani Pirin huzurunda dara durması, kendisini yola teslim etmesi ve yola adaması asıl kurban anlamındadır” vurgusunu yaptı.

    “HER ALEVİ CAN, KENDİ YOLUNUN KURBANIDIR”

    “Her Alevi can, aslında kendi yolunun kurbanıdır” diyen Güzelgül şunları kaydetti:

    “Nefsini körelterek Hakk’a yürümeden, Hak ile Hak olmak, değerli varlığından vazgeçip, her türlü fedakarlığa katlanmak ve yola bağlılık, Can’ın canana adamasıdır. Can yola talip olan kişiyi ifade ederken, Canan ise Hakk’ı ifade etmektedir ve kendinden var olan ikiliği, birliğe indirmek, kibri, kötülüğü, nefreti kendinden yok etmek, yani hiçliğe ulaşmaktır.
    Bunun yanında her yıl Pir darına durup, rızalık almak, sorgudan geçmek ve nasip almak, ancak yola kendini adamak ile gerçekleşmektedir. Bu davranış ile kişi kendini her yıl yola kurban eder. Her Alevi can, aslında kendi yolunun kurbanıdır. Batıni olarak Hakk ile Hakk olmak, birliğe varmak inancını taşır.”

    “ÖL İKRAR VERME, ÖL İKRARINDAN DÖNME”

    “Alevi inancının temeli ikrar vermektir ve ahdine sadık olmaktır” vurgusunu yapan Güzelgül, “Musahiplik ceminde yola girenlerin boyunlarına, tığbent bağlanması ve canların kendi kendilerini kurban konumuna getirmesi ile söylenen “CANIM KURBAN, TENİM TERCÜMAN”; yani, canını yola kurban ederken, teni de buna şahit olarak göstermesi, her şeyi ifade eder” dedi.

    Güzelgül şöyle devam etti:

    “Bunun yanında “En-el Hak” diyerek, kendimizi de Hakk’ın bir parçası sayıyorsak, kesilen kurbanların aslında yola ikrar vermiş olanların, yola devam ettiklerinin bir işareti, yani mührü olarak kabul ederiz.
    Alevi inancının temeli ikrar vermektir ve ahdine sadık olmaktır. Yani, “Öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” anlayışı ile ikrarına sadık, sözünden dönmeyen, ahdine vefalı, yolu uğruna canını seve seve verecek kamil insanı yaratmak Aleviliğin temel anlayışıdır.”

    “ALEVİLİKTE KURBAN LOKMADIR”

    Güzelgül açıklamanın sonunda şunlara işaret etti:

    “İnsanlığa ve yol erkanına hizmet etmek, en büyük kurbandır. Yolu erkanı adına İmam Hüseyin, Eba Müslüm, Hallac-ı Mansur, Seyit Nesimi, Pir Sultan; insanca yaşama uğruna kendi serini kurban verdiler.
    Hakk’a verilen en büyük kurban, güzel ahlak ve sevgidir. Alevilikte kurban lokmadır. Bunu da temsil eden, elma, süt ve baldır. Verilen her lokma, tüm aile fertlerinin rızalığı alınarak verilmelidir.
    Birliğimizin daim olacağı, benliğe kapılmadan, kinden, kibirden, hasetten arınıp, kendimizi yolumuza, erkanımıza kurban edip, geleceğimiz olan nesile çerağımızı teslim edeceğimiz nice bayramlara.”

    PİRHA/İSTANBUL