Etiket: abf genel başkanı mustafa aslan

  • 28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleşti- VİDEO

    28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleşti- VİDEO

    PİRHA- 28. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri büyük katılımla gerçekleşti. Etkinlikte konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevi-Bektaşi toplumunun bireyleri olarak hiç kimseyi inancından, etnik kimliğinden, dilinden dolayı ötekileştirilmesine izin vermeyelim. Bizler birlikte yaşamı, kardeşliği, barışı savunmak zorundayız” dedi.

    Balkanlar’ın kırk ereninden birisi olarak kabul edilen, yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra bile adına yapılan etkinlikle başta tüm Trakya bölgesi olmak üzere, insanları buluşturup, kaynaştırmayı başaran Topçu Baba, adına yapılan etkinlikle anıldı.

    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Etkinlikleri’nin 28’incısı düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği ve Alevi Bektaşi Fecerasyonu tarafından her yıl haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

    Etkinliğe Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF yönetimi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu’nun yanı sıra Kırklareli, Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden gelen yüzlerce yurttaş katıldı.

    Anma etkinliklerinde çeşitli bölgelerinden gelen Kapaklı, Edirne, Silivri, Çorlu ve Hubyar Sultan talipleri semahlar döndü.

    Yine etkinlikte Zakir Ersin Şahan, Ozan Yavuz, Halk Ozanı Ali Balı ve Ali Ekber Eren, nefesler ve deyişler okudu.

    “BİZLER BİRLİKTE YAŞAMI VE BARIŞI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”

    Toğu Baba Anma Etkinliği’nde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Bizler Alevi-Bektaşi toplumunun bireyleri olarak hiç kimseyi inancından, etnik kimliğinden, dilinden dolayı ötekileştirilmesine izin vermeyelim. Pirlerimiz, babalarımızi yol ulularımız bize bu mirası bıraktı. Bizler birlikte yaşamı, kardeşliği, barışı savunmak zorundayız. Yılda on binlerce insanın geldiği, pirinin huzuruna çıktığı bu dergahta hizmet eksiliğini bizler burada da gördük. Buraya gelebilecek rahat bir yola ihtiyaç var” diye belirti.

    Sanatçıların sahne aldıkları etkinlik sonunda geleneksel olarak, yöre insanın kendi katkılarıyla hazırlanan kurbanlar ve lokmalar paylaştırıldı.

    PİRHA/KIRKLARELİ

     

     

     

     

     

  • Alevi örgütlerinden tepki: AKD Genel Başkanı’na verilen ceza Alevilere gözdağı ve tehdittir!-VİDEO

    Alevi örgütlerinden tepki: AKD Genel Başkanı’na verilen ceza Alevilere gözdağı ve tehdittir!-VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş’ta bulunan Alevi kurumları, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’a verilen 3 günlük disiplin hapis cezasına tepki gösterdi.  Alevi örgütleri adına Hacıbektaş’ta açıklama yapan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Şengünlü Yılmaz’a verilen hapis cezasının bütün Alevi örgütlülüğüne tehdit ve gözdağı olduğunu vurguladı. 

    Hacıbektaş’ta bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Avustralya Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel başkanları ve yöneticilerinin katıldığı toplantı sonrasında AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’a verilen hapis cezasına dair açıklama yapıldı.

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile Antep Şube Başkanı olarak atanan Hasan Çolak hakkında “İhtiyati Tedbire Muhalefet” nedeniyle hapis cezası verilmişti. Ankara’da 1 Mart 2024’te yapılan duruşmada AKD Genel Başkanı Yılmaz ile Antep Şube Başkanı Çolak hakkında 3 gün disiplin hapsi cezası uygulanması yönünde karar çıkmıştı. Seher Şengünlü Yılmaz, Cuma günü İzmir Bayraklı Adliyesi’nden teslim olacak.

    “AKP Alevilerden ve örgütlerimizden korkuyor” başlığıyla Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan’ın yaptığı açıklamada, kararın Alevi kurumlarının verdiği eşit yurttaşlık mücadelesine karşı ve Alevi kurumlarına kindar bakışın göstergesi bir karar olduğu vurgulandı.

    “AKP YARGISININ KARARI, ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜNE KARŞI GÖZDAĞIDIR”

    “Taraftar yaptığı bir avuç yol düşkünü zavallıdan medet umuyor” diyen Aslan, Seher Sengünlü Yılmaz’a verilen cezanın Alevi örgütlülüğüne karşı gözdağı olduğu ifade ederek, “Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’a AKP yargısının verdiği hapis cezası bütün Alevi örgütlülüğüne tehdit ve gözdağıdır. Dernek tüzüğünü işlettiği için yargılanan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Antep şubesi başkanı Hasan Çolak’a verilen ceza AKP’nin Alevi politikasının özeti niteliğindedir. Bu karar, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak açtıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına karşı haklı ve meşru tavrımıza karşılık verilmiştir. Bu karar Alevi kurumlarının omuz omuza verdiği eşit yurttaşlık mücadelesine karşı verilmiştir. Bu karar, devletin Alevisi olmak isteyenleri meşrulaştırma ve kurumlarımıza kindar bakışın kararıdır” dedi.

    “AKD BAŞKANI SEHER ŞENGÜLLÜ YILMAZ’I YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Bu yıl 61’incisi düzenlenecek olan Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerini sabote etmek isteyenlerle ile hapis cezası verenlerin aynı tarafta olduğuna atıfta bulunan Aslan şöyle devam etti:

    “Canlar bu karar ile görüyoruz ki; aslında  iktidarın yeni anayasa hazırlığı da ülkenin aydınlık yarınlarına değil baskı ve dayatmaya dayalıdır.

    Bu yıl 61’incisi düzenlenecek olan Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerini sabote etmek isteyenlerle, genel başkanımıza ceza verenler aynı bulanık sudan içenlerdir. Ama ne yapsalar da boşunadır. Çünkü Aleviler olarak farkındayız, Hünkarı anmak, yoksula yoldaş olma bilinci ister, birlik ve beraberliği canlı tutmayı gerektirir. Hünkarı anmak kadın canlarımıza yöneltilen her türden şiddete ve manüpülasyonlara karşı duran bilinci gerektirir.

    Birliğimizden rahatsız olanlara, kadın düşmanlarıyla omuz omuza yürüyenlere, milyonlarca insanı açlığa mahkum edenlere övgüler dizenlere sesleniyoruz; Siz Mervani biz Bektaşi, siz bir yana biz bir yana. Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı tam da Muharrem ayında cezaevine girecek. Muharrem ayı Alevilerin oruç ve matem ayıdır. Varlığımızdan dâhi rahatsız olanlar inancımıza da saygı duymamaktadır. 5 Temmuz Cuma günü İzmir’de cezaevine girecek olan AKD Genel Başkanımızı yalnız bırakmayacağız. Madımak katillerini serbest bırakan zihniyetle omuz omuza yürüyenler, intikam ve yıldırma politikaları ile verilen bu cezaya seviniyorlar ama nafile, ne Seher başkan ne de herhangi birimiz asla yalnız yürümeyeceğiz. Çünkü bizim köklerimiz Şah Kalender’in ve Pir Sultan  Abdalların tarihsel duruşuna dayanıyor. Bu da size dert olsun!”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

  • Madımak Katliamı belgeselinin gösterimi İzmir’de yapıldı: Tarihe mal olacak bir çalışma- VİDEO

    Madımak Katliamı belgeselinin gösterimi İzmir’de yapıldı: Tarihe mal olacak bir çalışma- VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’nin belgesel filmi ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu- Madımak Katliamı ve Ötesi Üzerine Bir Film’in gösterimi İzmir’de gerçekleşti. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile oluşturulan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi çalışmalarının beşinci ayağı olan belgesel film İzmir Alsancak’taki Mimarlar Odası’nda gösterildi.

    Gösterime Alevi örgütleri, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, Madımak’ta katledilen Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, insan hakları savunucusu Akın Birdal, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve çok sayıda kişi katıldı.

    “TARİHE MAL OLAN VE ÖZKAYNAKLA YAPILAN BİR PROJE”

    programın açılış konuşmasını Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan Ozan Ali Çağan yaptı. Tarihe mal olacak bir projeyi başardıklarını belirten Çağan, “Tarihe karşı bir sorumluluk olarak böyle bir belgeselde yer aldım. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak bu çalışmanın kararı aldık. Katliamın üzerinden 28 yıl geçmişti ve bir yığın yanlış bilgiler vardı. Bu dönemi tarihe bırakacak bir çalışma yapılmamıştı. 1,5 yıllık çalışmadan sonra sanal müzeyi oluşturduk. Bu kadar kapsamlı bir proje diğer yapılacaklara da ilham olacaktır. 30 yıldır bozulmayan yataklar, saklanan eşyalar var. Uzun yıllar katliamdan sağ çıktığımı söyleyememiştim. Canlarımızı tarihe mal edecek bir çalışmayı başardık diyebilirim. Bu proje Alevilerin helal lokması ile yapıldı. Türkiye ayağında bu çalışma için herhangi bir maddi kaynak alınmadı, Alevilerin kendi öz kaynakları ile yapıldı. Bu katliamın hesabının bir gün sorulacağını biliyorum” dedi.

    CUMARTESİ ANNELERİ VE MADIMAK AİLELERİNİN MÜCADELESİ SELAMLANDI

    “Verdiğimiz mücadele ete kemiğe büründü” diyen Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Cumartesi Anneleri’nin 1000 haftadır süren mücadelesini selamladı. Kamilağaoğlu şöyle konuştu:

    “Bugün Cumartesi Anneleri’nin 29 yıldır sürdürdüğü mücadelenin 1000. haftası. Türkiye’nin en acı günlerini yaşadığı 90’lı yıllarda ve Madımak’ta yaşananlar gibi anaların acısı hala yüreğimizde. Bugün 90’lı yıllarda anaların acıları günümüze kadar geldi. Onlar da yakınlarını kaybetti, tıpkı bizim 33 canımızı kaybettiğimiz gibi. Tarih açısından yaşanılan bu insanlık suçlarını hafızalara kazınması gerekiyor. Sis perdesinin dağılması, hakikatlerin açığa çıkması için bizler mücadele edeceğiz ve sürdüreceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

    CUMA ERÇE: FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER, KATLİAMLAR VE MADIMAK ARASINDA DOĞRU BAĞ KURMAK LAZIM

    Maraş Katliamı ile başlayıp 90’lı yıllardan sonra süre gelen katliamlar ve Madımak Katliamı arasında kurulacak doğru bağın asil failleri ortaya çıkaracağını ifade eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Cumartesi Anneleri’nin şiddete, gözaltına ve davalara rağmen boyun eğmeyen direnişlerinin 1000. haftasını selamlıyorum. Katliamın üzerinden 31 yıl geçti. 30. yıl ise katliamın sorumlularının Cumhurbaşkanı tarafından affedildiği bir yıldı. Yine Madımak Davası’nın zaman aşımı kararı ile düşürüldüğü bir yıldı. Biz bu kararı tanımayacağız ve biz var oldukça Madımak Davası sonsuza kadar sürecek. Sivas’ın unutturulmaması için elimizden çabayı yine göstereceğiz. Bizler ve bizden sonrakiler insanlığa karşı işlenmiş insanlık suçunu geleceğe aktaracaklar ve tüm katliamların hesabını soracaklar. 90’lı yıllardaki faili meçhul cinayetler, aydınların katledilmesi, yakılan köyler, maden cinayetleri, deprem cinayetleri ve bütün katliamlar arasındaki bağı doğru kurmak durumundayız. Bu bağı kuramaz isek Madımak’ı doğru anlatamamışız sayarız. Maraş’ın kara kutusu açıldığında bugünkü siyasal iktidarın nasıl iş başa geldiğini anlamış oluruz” şeklinde konuştu.

    MUSTAFA ASLAN: İNKARA RAĞMEN BU PROJE HAZIRLANDI

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan da Cumartesi Anneleri’nin direnişini selamlayarak projede emeği geçenlere teşekkür etti. Aslan şöyle devam etti:

    “Böyle bir projede geleceğe bırakacağımız bir hafıza ve miras var. Özenle hazırlanmış bir çalışma. Bu emeğin eksik kalan bir tarafı varsa elbette eleştiriler bizim için değerli. Devletin tüm inkarına rağmen belgeleri, tanıkları ve arşivleri bularak bu projeyi hazırlamak hiçte kolay olmadı. İyi ki tüm eksikliklerine rağmen Alevi örgütleri 35 yıldır emek veriyor.”

    “KATLİAMLARIN ARKASINDAKİ FAİLLER VE FAŞİZME YÜZLEŞECEĞİZ”

    Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Projesi Koordinatörü ve Sanal Müze Yönetmeni Eylem Şen ise, “Biz bu projeyi yaparken Madımak’ta hayatını kaybedenlerin yakınlarına ulaşmaya çalıştık. Sadece bu projede çalışmadık. Biz yıllardır sokakta mücadelemizi sürdürüyoruz.  Çok öfkeliyiz. Asıl suçlular tutuklanmadı. Devlet hakikatin üstünü örttü. 31 yıldır adalet tesis edilmedi. Devlet katliamlarında delil aranmaz. Madımak Katliamı Hafıza Merkezi, hakikat arayışı için yapıldı. Bu katliamın öncesini göreceksiniz bu projede. Madımak’a giden süreci göreceksiniz. Bunun arkasında her kim olursa olsun faşizmle yüzleşmeden hakikat arayışı devam edemez. Tanıklarla birlikte hakikatin belleğini oluşturuyor bu proje. Ve bizler bu katliamların arkasındaki faillerle yüzleşeceğiz” diye belirtti.

    Son olarak konuşan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’nin bir ürünü olarak ortaya konulan web belgeselinin yönetmenliğini yapan Yücel Tunca web belgeselin oluşum süreçleri ile ilgili bilgi verdi.

    Konuşmalar sonrasında tanıtım filmi ve 4 buçuk saat süren belgesel film gösterilmeye başlandı.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Cemevi Başkanlığı; Aleviliği teslim alma siyasetidir, hedefte örgütlü Aleviler var’

    ‘Cemevi Başkanlığı; Aleviliği teslim alma siyasetidir, hedefte örgütlü Aleviler var’

    PİRHA- Berlin Alevi Toplumu Cemevi tarafından ‘T.C Alevi-Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı ve Asimilasyon’ başlığıyla gerçekleştirilen panelde, Aleviliğe dönük son yıllardaki asimilasyon politikaları konuşuldu. Panelde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Alevilerin yeni yöntemlerle teslim alınmaya çalışıldığını, Türkiye ve Avrupa Alevi hareketinin hedef alındığını vurguladılar. 

    Berlin Alevi Toplumu (BAT) Cemevi tarafından ‘T.C Alevi-Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı ve Asimilasyon’ başlığıyla panel yapıldı.

    Berlin Cemevi ana salonda gerçekleştirilen panel, sunucu Ercan Atmaca’nın selamlama konuşması ve ardından Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede’nin verdiği gülbenkle başladı. Gülbengin ardından ise müzisyen Erdal Kaya deyişlerden oluşan dinleti sundu. Moderatörlüğünü Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yüksel Özdemir’in yaptığı panele konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Mustafa Aslan ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat katıldı.

    “ALEVİ İBARESİ YASAKTI”

    İlk sözü ABF Genel Başkanı Mustafa Alan aldı. Alevilerin metropollere göç etmesinin ardından yaşanan katliamların ve asimilasyon süreçlerinin yeni bir boyut kazandığına dikkat çeken Aslan , “1988’de Pir Sultan Abdal adı altında örgütlenmeler başladı ama bir turizm derneği adı altında kuruldu. Daha sonra 1990’ların başında Hacı Bektaş ve Hubyar Sultan gibi Alevi yol ulularının önemli isimleri altında örgütlenmeler olsa da bu derneklerin tüzüklerinde Alevilik inancı ile ilgili ibareler geçmiyordu çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrımcı tekçi anayasası buna izin vermiyordu”

    “BÖLÜCÜLÜKTEN YARGILANDIK”

    Aslan, dönemin Alevi kurum yöneticilerinin Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde yargılandığı hatırlatarak, “Tabi 1993 Sivas Madımak Katliamı ve 1995 Gazi Katliamı sonrası dernek, vakıf, federasyon gibi örgütlenme çalışmaları Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de giderek arttı. Her ne kadar bu örgütlü kurumlarımız olsa da Alevi, Kızılbaş, Bektaşilik gibi tanımlamaları kullanmak yasalar çerçevesinde “ayrımcılık bölücülük” olarak tanımlanıyordu. Bir çok arkadaşımız DGM mahkemelerinde bu nedenle yargılandı. Türkiye’nin AB sürecindeki uyum yasaları kapsamında Danıştay kararıyla Alevi Bektaşi isimlerini kullanmak, dernek vakıf kurmak yasal oldu. Tabi verilen bu karar sonrası Alevilerin bütün sorunları bitti mi? Aleviler devlet nezdinde tanınıp kimlikleri inançları özgürleşti mi? Maalesef hayır” diye konuştu.

    “CEM VAKFI DEVLET EMRİ İLE KURULDU”

    Aslan şöyle devam etti:

    “Aleviler 1990’lı yıllardan beri örgütlenmesine ve örgütlenme konusunda bazı yasal haklar elde etmesine rağmen devlet durmadı. Dernekler ve vakıflar yasası çerçevesindeki dernekleştik vakıflaştık ama inancımız, kimliğimiz, ibadetlerimiz ve ibadethanelerimiz yok sayıldı. Trakya’dan, Anadolu’nun başka bölgelerinden, Dersim vb.. yerlerden göç ederek metropollerde bir araya gelen Alevilerin bir birini tanıması ve örgütlenmeleri elbette devlet için yeni bir tehlikeydi. Buna karşı devlet dönemin Cumhurbaşkanı aracılığıyla İzzettin Doğan’ı çağırarak “Aleviler örgütleniyor ve Alevileri kontrol altına almak için sana ihtiyacımız var, bir vakıf kur” deniliyor ve daha sonra “Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı” yani Cem Vakfı kuruluyor.”

    “AKP-MHP-VATAN PARTİSİ ELİYLE ALEVİ ÖRGÜTLENMESİ OLUŞTURULUYOR”

    Gülen Cemaati’nden sonra AKP, MHP, Vatan Partisi Perinçek eliyle yeni Alevi örgütlenmeleri oluşturulduğunu kaydeden Aslan, “Devlet 90’lardaki katliamların ardından metropollerde artık asimilasyon politikalarına farklı bir boyut kazandırdı. Kendi Alevilerini yarattılar, kendi Alevi derneklerini kurmaya başladılar. Mesela Fetullah Gülen cemaati tarafından Alevi dernekleri kurulduğu ve Alevi imamlar atandığı ortaya çıkmıştı. Asimile edip içimize koyduğu Aleviler vardı ve bunlar aramızda geziyordu. Örneğin Osman Eğri gibi isimlerin bu iş için görevlendirildiği ortaya çıktı. İşte bu gibi insanlarla Alevi inancını planlı programlı şekilde içerden değiştirmeye çalıştılar. Dün Gülen eliyle yapılanlar bugün AKP, MHP, Vatan Partisi Perinçek eliyle yeni yeni Alevi örgütlenmeleri oluşturuluyor ve Alevilerin içinden insanlarla yeni asimilasyon politikalarını geliştiriyorlar” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLİĞİ TESLİM ALMA SİYASETİDİR”

    AKP tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın misyonunu ‘Alevileri teslim alma’ olarak yorumlayan Aslan, şunları belirtti:

    “AKP iktidarı bildiğiniz üzere 2009-10’lu yıllarda ‘Alevi, Kürt, Roman Çalıştayları’ adı altında açılımlar gerçekleştirdi. Bu açılımlarda Aleviler haklarını masaya koydu ve bu hakları konusunda ısrarcı oldu. Devlet ve iktidar Alevileri bir masa etrafında toplayıp açılımların kendi istediği doğrultuda olmayacağını anladı ve diğer 6 çalıştayda Aleviler dışında başka kesimlerle yeni formüller çizmeye çalıştılar. Daha önce Alevilik hakları ile ilgili mecliste görüştüğümüz AKP temsilcileri daha önce bize Alevilerin anayasal olarak tanınmayacağını ve cemevlerine ibadet statüsü verilmeyeceğini açıklamışlardı. Kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ilk bakışta size, dün tanımadığı Alevileri artık tanıdığı iyimser bir şekilde düşünebilirsiniz ama bu başkanlığın iyi niyetli olmadığını, Aleviliği yeni yöntemlerle değiştirip dönüştürüp teslim almaya çalıştığını görüyoruz. Bu yeni asimilasyon siyaseti içinde maalesef bazı Alevi ocaklarının evlatları var. İşte biz elimizden geldiğince bu başkanlığın ne yapmaya çalıştığını anlatmaya çalışıyoruz.”

    “EGEMENLERİN OLDUĞU HER YERDE ASİMİLASYON VAR”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise Almanya’daki Alevi örgütlenmesi sürecine ve kazanımlara ilişkin başlıklara değindi.

    “Türkiye’de Alevi kimliği inancı ve bu tanımlamalar yasakken ilginçtir Avrupa da yasak olmamasına rağmen Aleviler yine farklı isimler altında ilk kez örgütlenmeleri yapıyorlar” diyen Mat sözlerine şöyle devam etti:

    “Yani öyle bir psikolojik durum travma ve acı var ki Alevilik isimleri altında örgütlenmeler akıllarına gelmiyor. Bu çok önemli bir nokta. Avrupa’da da 1990’lardan sonra Alevi isimleri altında örgütlenmeleri başladı. Tabi ilk kuşaklar buraya geldiğinde para kazanıp geri dönmeyi düşünürken, Türkiye’deki katliam baskı ve asimilasyon politikaları nedeniyle buraya yerleştiler ve bir yaşam kurdular. Burada da örgütlenmeye başladılar çünkü asimilasyon sadece Türkiye’de değil egemen kimliğin olduğu, üniter ulus devlet yönetim modellerinin olduğu her yerde vardır çünkü bu yönetim modellerinde tekleştirme siyaseti vardır. Avrupa’ya gelen ilk kuşakla birlikte giderek örgütlenme mücadelesi büyüdü. Kurumlar, dernekler, federasyonlar, cemevlerinin açılmasının ardından sonraki kuşaklar da anayasal haklarının alınması konusunda çalışmalar yaptılar” şeklinde konuştu.

    “AVRUPA VE TÜRKİYE ALEVİ HAREKETİ HEDEFTE”

    Türkiye’deki asimilasyon çalışmasına da dikkat çeken Mat, saldırılar ile Avrupa ve Türkiye Alevi hareket önüne set çekilmek istendiğini sözlerine ekleyerek şunları kaydetti:

    “Cem Vakfı’nın, Alevileri devletin Alevisi yapmaya çalışmasına dikkat çektiğimiz de bazı arkadaşlarımız bizlere kızdılar. 2009-10 yıllarından itibaren yapılan Alevi çalıştaylarının raporlarını mutlaka okuyun arkadaşlar. Ne talep etmişsek reddedilen bir rapor çalışması olduğunu görürsünüz. Ve o raporda çok önemli bir nokta vardı; ‘bu verdiklerimizle yetinmelisiniz’  vurgusu. Peki Bu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın hedefindekiler kimlerdir? Bunun altını çizerek belirtmek istiyorum! Örgütlü Alevilerdir. Daha dün tüzüğünde Alevi Bektaşi isimleri altında kurumlar kurulmasına izin vermeyen devlet bugün Ankara’nın göbeğinde bu isimler altında başkanlık kuruyor. Dünden bugüne ne değişti de bu oldu. Çünkü Aleviler örgütlendi, ‘Artık yeter’ dedi, ‘Biz yönetilen değil bu ülkede olan Kürtler Ermeniler Ezdiler gibi kimliklerle eşit yurttaşlık temelinde anayasada yer alıp yönetimde söz sahibi olmak istiyoruz’ dediler. İşte bu yüzden Alevi kurumlarına karşı hep saldırı oldu. Avrupa Alevi hareketine de ciddi saldırılar oldu, olmaya devam ediyor. Türkiye Alevi Hareketi ile Avrupa Alevi Hareketi arasına duvar örmeye çalışıyorlar. Gri pasaportlu dedeleri gönderiyorlar. Ama burada elde ettiğimiz her kazanım Türkiye’deki Alevilerin hak mücadelesinin daha görünür olması anlamına geliyor, devletin teşhir olması anlamına geliyor. Uluslararası diplomasi açısından onu sıkıştırıyor.”

    Panel konuşmaların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Alevi kurumlarının genel başkanları, CAN TV’yi ziyaret etti-VİDEO

    Alevi kurumlarının genel başkanları, CAN TV’yi ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak miting kapsamında CAN TV’yi ziyaret etti. Türkiye’de özgürlük, demokrasi ve insan hakları adına sözü olan herkesi 10 Aralık mitingine davet ettiklerini söyleyen ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Hep birlikte bu ülkenin demokratikleşmesi için birlikte mücadele edelim” dedi.

    Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Mitinge herkesin katılması için çağrılar sürüyor.

    Bu kapsamda, Alevi kurum başkanları, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak miting için bugün CAN TV’yi ziyaret etti. Ziyarete Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Bağcılar Cemevi Başkan Yardımcısı Özgül Ateş ve Gazeteci İsmail Pehlivan katıldı.

    “HERKESİ 10 ARALIK MİTİNGİNE DAVET EDİYORUZ”

    Alevi kurumları olarak 10 Aralık’ta İstanbul’da miting yapacaklarını hatırlatan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Türkiye’de yaşanan ekonomik, siyasi ve hukuki sorunlara sokakta ses vermek adına miting yapacağız. Miting için siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve medya kuruluşlarını ziyaret ediyoruz. Bugün de CAN TV’yi ziyaret ettik, medyanın sesimize ses vermesi adına önemli. Türkiye’de özgürlük, demokrasi ve insan hakları adına sözü olan herkesi 10 Aralık mitingine davet ediyoruz. Hep birlikte bu ülkenin demokratikleşmesi için birlikte mücadele edelim” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI, DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE’NİN YARATILMASINA ÖNCÜLÜK YAPIYOR”

    Böyle bir dönemde Alevi kurumlarının bu içerikte miting yapıyor olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin, “Alevi kurumları şu anda demokratik bir Türkiye’nin yaratılmasının öncülüğünü yapıyorlar” diye belirtti.

    “UMARIM, EŞİTSİZ YAŞADIĞINI DÜŞÜNEN HERKES 10 ARALIKTA MİTİNGE KATILIR”

    “Aleviler hareket ettiğinde Türkiye demokrasisinde her zaman rol model olurlar” diyen CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Çilem Küçükkeleş, ise şunları söyledi:

    “Aleviler gibi toplumun diğer kesimleri de hem ortak bileşkede hem de kendi özgün durumunu da anlattığı bir duruma dönüşür. Türkiye’de kendisinin eşitsiz yaşadığını düşünen herkes 10 Aralık’a katılır. Biz de elimizden geleni sonuna kadar yapacağız.”

    FLASH TV VE TELE 1’E DE ZİYARET

    Alevi kurumlarının genel başkanları, bugün Flash TV ve TELE 1’i de ziyaret ederek, miting için dayanışma gösterilmesi istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanları 10 Aralık’ta yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla buluştu

    Alevi kurum başkanları 10 Aralık’ta yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla buluştu

    PİRHA- Alevi kurumları başkan ve temsilcileri 1o Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla bir araya gelerek mitinge davette bulundu.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ve kısaca ÇEDES olarak adlandırılan Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum projesinin iptal edilmesi için, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda” Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık” mitingi düzenlenmişti.

    Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de ise “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.

    Mitinge geniş katılım olması için çağrılar sürüyor.

    Miting hazırlıkları kapsamında Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Topçu Baba Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can ve Akademisyen Ali Çakır’ın katılımı ile Şarköy Cemevi’nde halk toplantısı yapıldı. Toplantıya halkın katılımı yoğun oldu.

    PİRHA/TEKİRDAĞ

     

     

  • Hacı Bektaş Veli adına yapılan ‘Dört Kapı Kırk Makam Heykel Alanı’ açıldı-VİDEO

    Hacı Bektaş Veli adına yapılan ‘Dört Kapı Kırk Makam Heykel Alanı’ açıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Hacı Bektaş Veli adına Heykeltıraş Esen Kesecioğlu’na yaptırılan Dört Kapı Kırk Makam Heykel Alanı açılışı gerçekleşti. Açılışta konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Ülkenin savaş alanına döndüğü bir dönemde Hacı Bektaş’ın barış fikriyatına ihtiyacımız var” dedi. 

    İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Hacı Bektaş Veli adına yaptırılan Dört Kapı Kırk Makam Heykel Alanı açılışı gerçekleşti.

    Bornova ilçesinde bulunan Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda gerçekleşen açılışa projeyi yapan Heykeltıraş Esen Kesecioğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’un yanı sıra Alevi kurum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açılış öncesinde deyişler okundu, deyişlerin ardından Hıdır Gül Dede, gülbenk verdi.

    KESECİOĞLU: HACI BEKTAŞ’IN İNSAN OLMA YOLUNA BAKTIM VE ORALARDA GEZİNDİM

    Açılışta ilk sözü alan Heykeltıraş Esen Kesecioğlu, projenin kendisine gelmesiyle Hacı Bektaş Veli’nin bir yanında ceylan diğer yanında aslan olan sonsuzca oturmuş imgenin aklına geldiğini ifade ederek, “Ben biraz dolambaçlı bir yoldan gittim. Bu yaşadığımız dünyada Hünkar’ın fikrini öğretisini bilmeye, gönlümüzü barışa açmaya ihtiyacımız var diye düşündüm. Onun kamil insan olma yoluna bakmaya ve oralarda gezinmeyi tercih ettim. Öğrenebildiğimi,  bilebildiğimi, gönlümün derininden, hürmetle ve hizmet isteğiyle; heykel, peyzaj  ve alan tasarımı kurgusu içinde  canlandırıma yoluna girdim. Çalışma arkadaşlarım; ilk alan keşfini yaptığım kentsel tasarımcı arkadaşımdan, son gül demetini diken emekçi arkadaşıma kadar projeye eli değen emeği geçen herkes, gönülden ve hürmetle çalıştı” dedi.

    Kesecioğlu, ayrıca Dört Kapı Kırk Makam Heykel Alanı çalışmasına dair bilgi verdi.

    ASLAN: HACI BEKTAŞ’IN BARIŞ FİKRİYATINA İHTİYACIMIZ VAR

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ülkede ve bölgede yaşanan savaşlara değinerek Hacı Bektaş’ın barış fikriyatına ihtiyaç olduğunu söyledi. Aslan, “Ülkenin savaş alanına döndüğü bir dönemde Hacı Bektaş’ın barış fikriyatına ihtiyacımız var. Hacı Bektaş’ın barışı simgeleyen aslan ve ceylan figürüne tahammül edemeyenler var. Bu ülkeyi yönetenlerin, tüm renklerin bir arada yaşamasını kendine düstur eden yöneticilere ihtiyacımız var. Hünkarın ışığı bize rehber olsun” diye konuştu.

    ALTIOK: HOŞGÖRÜ VE SEVGİ ÇERAĞI HİÇ SÖNMEYECEK

    Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok ise, Hacı Bektaş’ın diller, ırklar ve cinsiyetler arasında bir köprü kurduğuna ve  bir arada yaşamaya katkı sunduğunu söyleyerek, “Hacı Bektaş Nevşehir’e geldiğinde insanları bir araya getirmenin sevgiden geçtiğini biliyordu. İnsanları ayrıştırmadan bir araya getirmiş, diller, ırklar, cinsiyetler arasında köprüler kurmuştur. Aslanla ceylanı nasıl yakınlaştırmış ise insanları da öyle yaklaştırmıştır. Uyandırdığı sevgi ve hoşgörü çerağı bugün olduğu gibi gelecekte de hiç sönmeyecektir. Düşünceleri insanlığın yolunu aydınlatmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

    SOYER: BEKTAŞİLİK FELSEFESİ BÜTÜN ÇAĞLARI VE İNSANLIĞI KAPSAR

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de, “Hacı Bektaş Veli Anadolu kültürünün en büyük düşünürlerinden biridir. Bektaşilik felsefesi bütün çağları ve insanlığı kapsar. 2021 Hacı Bektaş Veli Yılı ilan edilmişti. Bu öğretiyi besleyen anıt yapma çalışmalarımıza başlamıştık. Bu anıt çokluk işinde birlik, birlik içinde çokluğun birliğine bir alan açıyor” şeklinde konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • Alevi Kurum Başkanları’ndan Sivas katliamı davasına çağrı-VİDEO

    Alevi Kurum Başkanları’ndan Sivas katliamı davasına çağrı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan 14 Eylül’de Ankara’da görülecek olan Sivas Katliamı Davasına çağrıda bulundu. Alevi başkanları, herkesi 14 Eylül’de görülecek olan duruşmaya katılarak, 30 yıldır süren adalet arayışının bir parçası olmaya davet etti.

    Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında Madımak Otelinde 33 Alevi yurttaşın yakılarak öldürülmesine ilişkin görülen dava zamanaşımı sınırına geldi. 14 Eylül Perşembe Günü Ankara’da görülecek olan davada karar verilmesi bekleniyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, 14 Eylül’de görülecek duruşma için çağrı yaptı.

    “BU DAVA ARTIK İNSANLIK DAVASIDIR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Katliamı için adaletin 30 yıldır sağlanmadığını hatırlatarak, “Biz 30 yıldır Sivas için adalet herkes için adalet dedik bunu niçin söylediğimizin çok iyi anlaşılmış olması gerekiyor artık çünkü geçmişiyle, tarihiyle yüzleşmeyen toplumların, devletlerin çürüdüğünü zaten biliyoruz onlarca tarihin çöktüğüne gitmiş yapılanmalar var, imparatorluklar var, devletler var. 30 yıldır adalet arıyoruz, 30 yıldır sağlanamayan bir adalet ile karşı karşıyayız. Ne yazık ki bu adalet arayışını sürdüren 33 aydınımızın, 33 gencimizin ailelerini de birer birer hakka uğurlamaya başladık. En son Mahmut amcayı gönderdik, Nurcan Şahin’in babasını gönderdik.

    Yarın arana katiller yönünden devam eden bir duruşma var Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde biz bir kez daha kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz, özellikle hukukçulara, siyasetçilere, demokratik kitle örgütlerine, bütün demokrasiden, eşitlikten, adaletten yana olduğunu söyleyen bütün kesimlere çağrı yapıyoruz gelin adalet arayışımızı bir koldan, bir elden devam ettirelim. Ortak sese ses olun ve çağırımıza uyun çünkü biz böyle yapmaz isek biz bu adalet arayışımızı eğer birleştirmez isek ne yazık ki var olan, içeride olan katiller de serbest bırakılmaya devam edecek. En son örneğini Hayrettin Gül’de gördük. Cumhurbaşkanı bir katili daha affetti. Aslında katliamın başından beri devletin aldığı tutum belliydi. Başından beri devlet katliamcılardan ve katillerden yana bir tavır sergiledi bunu devam ettiriyor. Biz de buna karşı ısrarla ve inatla adalet demeye devam edelim. Yarın saat 14.00’de Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde yan yana gelelim birlikte adalet diyelim çünkü insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zamanaşımı olmadığını biliyoruz onlar da biliyor, bir kez daha birlikte hatırlatalım. Bu dava artık insanlık davasıdır. İnsanım diyen, insanlık adına laf söyleyen herkesin orada olmasını bekliyoruz” dedi.

    “ADALET ÖNÜNDE KATİLLER VE CANİLER HESAP VERMEDİLER”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise 14 Eylül’de herkesi Ankara Sıhhiye Adliyesine çağırdı. Arslan, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Biliyorsunuz 30 yıl önce bu topraklarda, Sivas Madımak’ta canlarımız katledildi. Bugün o canlarımızı katleden zihniyet 30 yıl geçmesine ve suçu sabit olmasına rağmen canileri ve katilleri serbest bırakıyor. 14 Eylül’de Ankara’da yapılacak olan Sivas Madımak Duruşması bu anlamıyla daha da önem kazanıyor. 30 yıldır Adaletin bütün hukuksuzluğunu gördük. Adalet önünde katiller ve caniler hesap vermediler ve hesap sorulmadı. 14 Eylül saat 14’de Ankara Adliyesi’nde hep beraber olalım bu ülkedeki katillere, canilere, hukuksuzluğa, adaletsizliğe dur diyelim.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ paneli yapıldı. Devletin Alevileri Alevilerle asimile etmeye çalıştığı vurgulanırken, bu kez tehlikenin sadece Aleviler için değil, seküler yaşamı benimseyen herkes için söz konusu olduğu belirtildi. Devletin herkesin hakkını, adaletini sağlaması gerektiği kaydedilen panelde, Türkiye tipi şeriatla karşı karşıya olunduğu ifade edildi. 

    Dersim’de düzenlenen 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ konulu panel yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Almanya’nın Bıschofsheım Belediye Meclisi Üyesi Ali Kadır Tanrıverdi yaparken, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Fetiye Yıldırım ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak yer aldı.

    YILMAZ: TALEPLERİMİZ MASA, SANDALYE DEĞİL

    2023 yılında halen eşit yurttaşlık talep ettiklerini söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “İçişleri Bakanı’nın ülkedeki cemevlerini gezdiğini, taleplerin ne olduğu sorusuna cemevlerinin “Masa, sandalye” dediğini hatırlattı. Yılmaz, ancak taleplerinin masa, sandalye olmadığını, cemevlerine statü, taze beyinlerin asimilasyonuna uğramaması, eğitimde fırsat eşitliği istediklerini söyledi.

    Yılmaz, “Alevi kurumları olarak örgütlü mücadeleyi büyüteceğiz ve birbirimize omuz vererek bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    ERÇE: BU KEZ TEHLİKE SADECE ALEVİLER İÇİN DEĞİL

    Dersim’in direnenlerin, başkaldıranların, zulüm önünde eğilmeyenlerin kenti olduğunu belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Dersim’in sadece acıları ve katliamlarıyla anılmaması gerekiyor. Bu doğada ziyaretgahlarımız, her bir su damlası, göze bizim için ziyaretgahtır. Bu acılar bu kente çektiriliyor. Dili, kültürü, inancı yasaklanmış bir kent. Bütün bu acılara rağmen boyun eğmiş bir kent değil bu kent. Bizi bizle asimile etmeye çalışıyorlar ama başarılı olamayacaklar. Aleviler bugünden sonra da bu inancı gelecek kuşaklara taşıyacaklar. Bu sefer tehlike sadece Aleviler için değil, seküler yaşamdan, aydınlanmadan yanayım diyenler için de var. Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız. Bu tehlikeyi bertaraf edeceğimizin altını çiziyorum” diye belirtti.

    YILDIRIM: ZULÜM GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR

    DAD yöneticisi Fethiye Yıldırım ise, “Alevilik tarih boyunca inanç, kültür ve rıza toplumu olarak her zaman iktidarların hedefi olmuştur. Günümüzde de yaşadığımız budur. Zulüm günümüzde de devam ediyor. Zulmün Koçgiri’den, Sivas ve Maraş’tan bu yana sürdüğünü biliyoruz” dedi.

    ASLAN: DEVLETİN ALEVİLERE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMEDİ

    Devletin ve sistemin Alevilere bakış açısının bu kadim topraklara dönük değişmediğini belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “2009-2010 yılları arasında AKP Alevi Çalıştayı yaptı. AKP ilk kez bugüne kadar Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Aleviler ile ilgili düşüncelerini kağıda yazdılar. Bize ‘biçtiğimiz elbiseyi giyerseniz sizi kabul edeceğiz’ dediler. Her hükümet farklı oyunlarla Alevilere yaklaşıyor ama buna karşı ise örgütlü duruş gerekiyor. Ocakların, dergahların öz halini korumaları gerekir, kendi dilleri ve itikatinden vazgeçmemeleri gerekiyor. Ocak evlatları yeniden buluşmayı sağlamalı. Bunu yaptığımızda devletin oyunları boşa düşecektir” diye konuştu.

    MAT: HERKESİN HAKKI VE ADALETİ SAĞLANMALI

    “Avrupa devletleri Alevilere haklarını veriyorlar da Türkiye devleti neden Alevilere haklarını vermiyor diye sormak lazım” diyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat da, “Resmi devlet ideolojisi ‘bu ülkede yaşayan herkes Türk’tür ve Müslüman’dır’ diyor.’ Ama biz diyoruz ki bu ülkede yaşayan herkes Türk de değildir, Müslüman da değildir. Demokratik ve laik bir ülke olduğunuzu iddia ediyorsanız eşit yurttaşlık temelinde herkesin hakkını ve adaletini sağlayacaksınız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi başkanlar panelde konuştu: Asimilasyona karşı ocaklarımızı korumalıyız-VİDEO

    Alevi başkanlar panelde konuştu: Asimilasyona karşı ocaklarımızı korumalıyız-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 19. Düzgün Baba İnanç ve Kültür Etkinliği kapsamında ‘Alevilerin ocak inanç ve itikat mekanları ile karşı karşıya kaldığımız sorunlar’ paneli yapıldı. Alevileri yok sayan sisteme karşı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulanan panelde, asimilasyon politikalarına karşı Alevi ocaklarının korunması gerektiği vurgulandı. 

    Nazımiye Belediyesi, Düzgün Baba Cemevi Derneği, Nazımiyeliler Derneği, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan 19. Düzgün Baba İnanç ve Kültür Etkinliği, Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’nde başladı.

    ‘Alevilerin ocak, inanç ve itikat mekanları ile karşı karşıya kaldığımız sorunlar’ konulu panel düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Şıx Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete yaptı.

    Panele konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Hessen Bölge Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kadir Tanrıverdi katıldı.

    “BİZ HİÇBİR ZAMAN NEHAK ZİHNİYETİN YANINDA OLMADIK”

    ‘Bu coğrafyanın insanları kendi ocaklarını bulunduğu her yerde yaşatmak için ne emeğini ne de enerjisini bir tarafa bırakmamıştır’ diyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Buradaki inanç insanların dokusuna öyle bir işlemiştir ki nereye giderse gitsinler damarlarındaki kan gibi gittikleri her yere inançlarını taşımışlardır ve var etmek için emeklerini esirgememişlerdir. 1938 yılında katledildikten sonra Dersim evlatları demokrasi ve eşitlik mücadelesi neredeyse biz orada olmuşuz. Bu toprakların çocukları hiçbir zaman nehak zihniyetin yanında olmamıştır. Bizler her zaman haklının ve mazlumun yanında olmuşuzdur” diye belirtti.

    “YEZİTLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    AABF Hessen Bölge Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kadir Tanrıverdi ise, “Ülkeyi yönetenler kendi değerleriyle var olan bu topluma sapkın Aleviler diyor. Kimsenin bizlere sapkın demeye hakkı yoktur. Alevi inancı barıştır, zulme karşı olmaktır. Aleviler olarak Yezitlere boyun eğmeyeceğiz” diye ifade etti.

    “KADINLARA VE GENÇLERE DAHA BÜYÜK ALAN TANIMALIYIZ”

    Örgütlenme mücadelesinde kadınlara ve gençlere çok büyük bir alan tanımaları gerektiğini belirten AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Her şeyi değiştiremeyiz ama biz kelebek etkisi yaratabiliriz. Ben Alevi başkan olarak kadınlara daha fazla yer ayıracağıma söz veriyorum. Çünkü örgütlenmeyi büyütenler kadınlardır” dedi.

    BU TOPRAKLARIN HER KARIŞINDA KATLİAM VAR”

    Uğrunda çok büyük bedeller ödeyerek Alevi inancını bugünlere kadar getirdiklerini vurgulayan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Alevi inancının felsefesine baktığımızda haksızlığa karşı kesinlikle direnen bir inanç olduğunu tarihimiz bize söyler. Dergahlarımızı, ziyaretlerimizi, cemevlerimizi kolay elde etmedik. Değerlerimiz uğruna büyük bedeller ödedik, bu toprakların her bir karışında katliam var” diye belirtti.

    “OCAKLARIMIZI KORUMAMIZ LAZIM”

    Alevileri yok sayan sisteme karşı bir duruş sergilemeleri gerektiğini vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Bugün Düzgün Baba mekanına gelirken turist gibi gelmeyeceğiz. Ziyaretlerimizin toprağına, taşına, doğasına zarar vermeden buraları korumamız lazım. Sistem Alevilerin yaşadığı bütün topraklarda asimilasyon politikasını yürütüyor. Menfaat ve çıkar beklemeden ocaklarımızı korumamız lazım” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

     

     

     

     

     

    Panelin ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi heyetten direnişe ziyaret: Akbelen’den Cudi’ye, Dersim’e doğa katlediliyor-VİDEO

    Alevi heyetten direnişe ziyaret: Akbelen’den Cudi’ye, Dersim’e doğa katlediliyor-VİDEO

    PİRHA- Muğla Milas Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için devam eden ağaç kesimine karşı başlatılan direniş alanını ziyaret eden ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “AKP iktidarının doğaya, canlıya ve insana olan düşmanlığını biliyoruz. Bu rantçı zihniyet sadece Akbelen’de değil Cudi’de, Dersim’de ve daha çok yerde doğayı katlediyor, canlılara kıyıyor” diye konuştu.

    Muğla Milas Akbelen Ormanı’nda kömür ocağı için devam eden ağaç kesimine karşı başlatılan direnişe destek büyüyor.

    Bugün Alevi kurumlarından oluşan heyet İkizköylülerin başlattığı nöbete destek ziyaretinde bulundu. Heyette Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aytaç Ural, Alevi Bektaşi Federasyonu Kadından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo ve Muğla’da bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu bileşenleri katıldı.

    Burada köylüler ile görüşen heyet, Akbelen Ormanı’nı korumak için bulundukları her alanda mücadele edecekleri sözünü verdi.

    “AKBELEN’DEN CUDİ’YE VE DERSİM’E DOĞA KATLEDİLİYOR”

    Görüşmenin ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Akbelen direnişini selamladıklarını söyledi. Akbelen direnişinin yalnız olmadığını vurgulayan Aslan, “AKP iktidarının doğa, canlı ve insana olan düşmanlığını biliyoruz. Bu rantçı zihniyet sadece Akbelen’de değil Cudi’de, Dersim’de ve daha çok yerde doğayı katlediyor, canlılara kıyıyor. Bizde buraya bizim için önemli bir günde geldik. Bugün Kerbela’da bu zihniyet İmam Hüseyin’i katletti. Torunları ise katliam yapmaya devam ediyorlar. Biz de mazlumun yanında, zalimin karşında olacağız. Akbelen’de mücadele veren, doğaya, canlıya sahip çıkanların direnişini bizde sürdüreceğiz” dedi.

    Aslan, ayrıca 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleşecek ‘Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık’ mitingine davette bulunarak, bölgedeki ekolojik yıkımı mitinge taşıyacaklarını kaydetti.

    PİRHA/MUĞLA

  • Aslan: Muharrem ayı bize bu topraklarda tekrar acılar yaşamamayı vesile etsin-VİDEO

    Aslan: Muharrem ayı bize bu topraklarda tekrar acılar yaşamamayı vesile etsin-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Muharrem ayı bize bu topraklarda tekrar acılar yaşamamayı vesile etsin” dedi.  Aslan bu topraklarda Alevilerin nice Kerbelalar yaşadığını hatırlattı. 

    Video eklenecek

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi toplumu için bir yas ayı olan Muharrem ayı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    “ALEVİLER HÜSEYNİ DURUŞUNU BUGÜNE KATLİAMLARA MARUZ KALARAK GETİRDİ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Kerbela Katliamı’nın Alevi toplumunda unutulmamasının nedeninin Hüseyni duruş olduğunu belirterek, “Zalime karşı boyun eğmeyen Hüseyni duruşunu bugüne kadar bu coğrafyada farklı dönemlerde katliamlara maruz kalarak getirdi. Kerbela sadece Kerbela’da başlayıp Kerbela’da bitmedi. Kerbela halen devam ediyor bu topraklarda ve özellikle Alevi toplumunda. Bugün Alevi toplumu Muharrem ayında oruç tutuyor. Aslında bu oruç, biz büyüklerimizden pirlerimizden şunu biliyoruz ki sıradan bir oruç değil, bir yas, bir matemdir. Yakınınızı kaybettiğinizde, sevdiğinizi kaybettiğinizde yaşadığınız duygu neyse Muharrem’de Aleviler oruç tutarken bu duyguyla orucu tutuyor ve o yası tutmaya çalışıyor” dedi.

    “BU TOPRAKLARDA ALEVİLER NİCE KERBELALAR YAŞADI”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Yezid’in halen yaşadığının, farklı sıfatlar ile hala aramızda olduğunun altını çizdi. Aslan konuşmasına şöyle devam etti:

    “Dünün Yezidleri bugünün Yezidleriyle aynı şekilde, sadece sıfat olarak, kişi olarak değişiyor. Alevi toplumu üzerinde o Yezidlik, o zalimlik, o zulüm, devam ediyor. Bu topraklarda Aleviler nice Kerbelalar yaşadı. Suruç da bizim için bir Kerbela’dır. Sivas da bizim için bir Kerbela’dır. Maraş, Çorum, 10 Ekim gibi bu topraklarda bir çok Kerbela yaşadık. Alevi toplumunun bunu bugün bu coğrafyadaki tüm zulme karşı bütünleştirmesi gerekiyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • 26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi -VİDEO

    26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi -VİDEO

    PİRHA- 26. Geleneksel Topçu Baba Anma Etkinlikleri büyük katılımla gerçekleşti. Etkinlikte konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Topçu Baba’nın düşünceleriyle onun yarenleri kardeşçe bir aradalar, yan yanalar. Bizim birlikte mücadele etmeye, yana olmayı ihtiyacımız var” dedi.

    Balkanlar’ın kırk ereninden birisi olarak kabul edilen, yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra bile adına yapılan etkinlikle başta tüm Trakya bölgesi olmak üzere, insanları buluşturup, kaynaştırmayı başaran Topçu Baba, adına yapılan etkinlikle anıldı.

    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Etkinlikleri’nin 26’ncısı düzenlendi. Topçu Baba’yı Anma Kültür ve Sanat Derneği tarafından her yıl haziran ayında yapılan etkinliklerde Alevi Bektaşi gelenekleri yaşatılıyor.

    Etkinliğe Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Garip Dede Dergahı Vakfı Başkanı ve Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve Kırklareli’nin yanı sıra Tekirdağ, Edirne gibi çevre illerden gelen yüzlerce yurttaş katıldı.

    “CEMEVLERİ İBADATHANEMİZDİR, BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM”

    Anma etkinliğinde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Topçu Baba’nın düşüncelerinin büyük bir alana etki ettiğini belirterek, “Aleviler bu topraklarda hiçbir insanı ötekileştirmediler. Bizler pirlerimizin, Yol erenlerimizin barış ve sevgi dilinin ülkenin her yerinde filizlenmesini istiyoruz. İnancımızdan dolayı bu topraklarda acılar yaşıyoruz. Bizleri olduğumuz gibi kabullenmemek için diretiyorlar. Cemevlerinin diğer tüm inançlarda olduğu gibi ibadethane olarak sayılmasını istiyoruz. Diğer inançlar için ibadet mekanları nasıl ki kutsal ise, cemevleri de bizim için kutsaldır. Topçu Baba’nın yarenleri düşünceleri ile kardeşçe bir aradalar, yan yanalar. Bizim birlikte mücadele etmeye, yan yana olmayı ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    Sanatçıların sahne aldıkları etkinlik sonunda geleneksel olarak, yöre insanın kendi katkılarıyla hazırlanan kurbanlar ve lokmalar paylaştırıldı.

    PİRHA/KIRKLARELİ

  • ABF Genel Başkanı Aslan’dan çağrı: Oylara sahip çıkalım-VİDEO

    ABF Genel Başkanı Aslan’dan çağrı: Oylara sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de oyunu Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Ülkenin ikinci yüzyılına girerken cumhuriyeti demokrasi ve laiklik umuduyla karşılama umudunu taşıyoruz” dedi.

    Ülkede sabah 08.00 itibariyle başlayan oy kullanma işlemi kapsamında halk ve adaylar sandıklara giderek oylarını kullandı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için oyunu kullandı. İzmir’in Narlıdere ilçesindeki özel bir okulda oy kullanan Aslan, cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerin demokrasi ve eşit yurttaşlık umudu taşıdığını kaydederek, oylara sahip çıkma çağrısında bulundu.

    “DEMOKRASİ VE LAİKLİK UMUDUYLA KARŞILIYORUZ”

    Aslan, “Oyumuzu kullandık. Anneler günü dolayısıyla başta Cumartesi Anneleri olmak üzere; çocuklarını yatağa aç koyan, çocukları için göz yaşı döken, çocukları katledilen annelerin Anneler Günü kutlu olsun. Oyumuzu barış, kardeşlik, sevgi ve huzur için kullandık. Ülkenin ikinci yüzyılına girerken cumhuriyeti demokrasi ve laiklik umuduyla karşılama umudunu taşıyoruz. Tüm yurttaşlarımıza oyuna sahip çıkmaya ve sağduyuya davet ediyoruz. Ülkemiz için hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İZMİR

  • Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Narlıdere Cemevini ziyaret etti-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Narlıdere Cemevini ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın Narlıdere Cemevini ziyaret ederek, 14 Mayıs’ta yapılacak seçime ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Akın, İnançların özgürce yaşanabilmesi için, İnanç Bakanlığı kuracaklarını belirterek, herkesin inancını özgürce yaşayabilmesi gerektiğini söyledi.

    Yeşil ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmaları kapsamında Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili adaylarının katılımı ile çalışmalarını sürdürüyor. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın Narlıdere Cemevini ziyaret ederek, 14 Mayıs’ta yapılacak seçime ilişkin fikir alışverişinde bulundu.

    Cemevi ziyaretinde konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, İzmir’e gelmeden önce Diyarbakır’da çalışmalar yürüttüğünü hatırlatarak, iki tarafın temsil edildiği bir seçim olduğunu söyledi. Akın, “Bir taraftan Yeşil Sol Parti var. Öbür taraf tan devletin bütün imkanlarıyla her sokakta zırhlı aracıyla var olan bir taraf var. 14 Mayıs kritik bir seçim. Bütün bütçenin savaş bütçesi haline geldiği bir durum var. Ve bu durum ekonomik krize neden oluyor. Ülkemizde büyük bir deprem yaşandı. Ve binlerce insanımızı kaybettik. Tek adam rejimi çok tahribatlar yarattı. Yeşil Sol Partiye çok büyük önem düşüyor” dedi.

    “İNANÇLAR ÖZGÜRCE YAŞAYABİLMELİ”

    14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde Alevilerin de desteklerini beklediklerini kaydeden Akın, inançların özgürce yaşanması için seçim beyannamelerinde de bu konuya yer verdiklerini ifade etti. Akın, “Seçim beyannamemizde de belirttik. Diyanet İşleri Başkanlığını kapatarak yerine İnanç Bakanlığını kuracağımızı belirttik. Bu şekilde başka inanca sahip insanlarımızın inancını özgürce yaşaması gerekiyor. Aleviler de bu toplumda inançların özgürce yaşayabilmeli” diye konuştu.

    Narlıdere Cemevi ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan da ülkenin değişime ihtiyacı olduğunu, bu noktada Yeşil Sol Parti’nin sorumluluğunun çok olduğunu ifade eden Arslan, başarılar dileğinde bulundu.

    NARLIDERE BİLDİRİ DAĞITIMI

    Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Semra Kıratlı, Mustafa Okçu, Narlıdere Çatalkaya Mahallesi’nde bulunan Pazar yerinde bildiri dağıtımı yaparak aday tanıtımını gerçekleştirdi. Bildiri dağıtımının gerçekleştiği Pazar yerinde halkın yoğun ilgisi ile karşılaşan heyet halka bildiri dağıttı.

    Pazar yerinde söz alan Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Semra Kıratlı, 14 Mayıs seçimlerinden daha güçlü çıkmak için çalışmalarını sürdüklerini hatırlatarak, Türkiye’nin 2’inci yüzyılında daha eşitlikçi, demokratik, kadın ve gençlerin özgür olabileceği bir ülkeyi inşa etmek için mücadele ettiklerini, bu mücadelelerini büyüterek sürdüreceklerini söyledi.

    PİRHA/İZMİR

  • Aleviler, Malatya’da bir araya geldi: Alevilerin inancını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız-VİDEO

    Aleviler, Malatya’da bir araya geldi: Alevilerin inancını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasaya yönelik Malatya’da toplantı gerçekleştirdi. AKP iktidarının Alevilerin taleplerinin elektrik, su ve yol gibi anlatmaya çalıştığını vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevilerin talepleri kendi inançlarını ve kendi ritüellerini anayasal güvence altında rahatlıkla yapmayı talep ediyorlar. Devlet nasıl camiyi, kiliseyi, havrayı, sinagogu ibadethane olarak kabul ediyorsa cemevlerini de ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

    Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasaya yönelik Malatya’da toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo ve PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş konuşmacı olarak katıldı.

    Toplantıda, ‘Cemevlerine yönelik yasa tasarısı, cumhurbaşkanlığı kararnamesini kabul etmiyoruz’, ‘Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz’ ve ‘Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir’ pankartları açıldı. Konuşmalardan önce sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “DEVLETİN HER İNANCIN YASAL GÜVENCESİNİ SAĞLAMASINI İSTİYORUZ”

    AKP iktidarının Alevilerin taleplerinin elektrik, su ve yol gibi anlatmaya çalıştığını vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevilerin talepleri kendi inançlarını ve kendi ritüellerini anayasal güvence altında rahatlıkla yapmayı talep ediyorlar. Devlet nasıl camiyi, kiliseyi, havrayı, sinagogu ibadethane olarak kabul ediyorsa cemevlerini de ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz. Hangi Aleviye sorarsanız sorun Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi de cemevidir. Alevilerin inancını, ibadetini, ibadethanesini ve inanç kimliğini kabul etmeyen ve yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Geçmişten beri asla inancımızı kabul etmediler şimdi ise inancımızı, ibadetimizi ve ibadethanemizi yasal olarak Aleviliğin bir inanç olmadığını yasaya koydular, cemevlerini turistik bir mekanmış gibi bir çerçeve çizdiler. Biz devletin her inancın yasal güvencesini sağlamasını istiyoruz. Türkiye devleti laik ve demokratik olmadığı sürece cemevleri yasal statüye kavuşsa bile Alevilerin sorunlarının bitmeyeceğini biliyoruz” dedi.

    “KİMSE BİZE KENDİ KUBBESİNİ DAYATARAK İNANCIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞMAMALI”

    Aleviliğin inanç olduğunu kabul etmeyen zihniyeti kendilerinin de kabul etmeyeceğini ifade eden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, “AKP iktidarının Aleviliği inanç, cemevlerini de ibadethane olarak tanımaması ve zamanında Diyanet İşleri Başkanı’nın bizlerle ilgili ‘Müslümanların ibadet yeri camidir, camiler hem Sünni hem de Alevilerin ibadet yeridir’ ifadeleri asla iyi niyetli ifadeler değildir. Bu sözler yüzlerce yıldır Aleviliğe şekil vermeye çalışan bir zihniyetin dışa vurumudur. Kimse bize kendi kubbesini dayatarak inancımızı, ibadethanemizi ve ibadet şeklimizi anlatmaya çalışmamalıdır” diye belirtti.

    “HİÇBİR TALEBİMİZ ÇIKARTILAN YASADA VE KARARNAMEDE YER ALMAMAKTADIR”

    AKP iktidarının Alevi inancına yaklaşımını inkar yaklaşımı olarak değerlendiren PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, “Geçmişte Aleviler öldürülüyordu bugün ise Alevi inancı öldürülmek isteniyor. Israrımız ve talebimiz nettir Alevilik kendine özgü bir inançtır ve hiç kimsenin Aleviliği tanımlamaya ve tarif etmeye hakkı yoktur. Biz tarif edilmek değil tanınmak istiyoruz taleplerimizin hepsi nettir, hiçbir talebimiz çıkarılan yasada ve kararnamede yer almamaktadır” diye konuştu.

    Toplantı, konuşmalardan sonra yurttaşların fikirlerini ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.

    PİRHA/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER

    >Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

  • Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

    Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- 8 Alevi çatı örgütünün çağrısı ile bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin yöneticileriyle İzmir’de torba yasaya yönelik toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Aleviliğin hükümet tarafından bir güvenlik sorunu olarak görüldüğünü belirterek, torba yasaya karşı birlikte mücadele çağrısında bulundu. AKD Genel Başkanı İsmet Kurt da, “Yol önderlerimiz gibi direnmemiz lazım. Bu yolda Hakk aşkına mücadele edenleri unutmamak lazım” dedi. 

    Aleviler; AKP ve Cumhur İttifakı’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmak amacıyla bu adımları attığını ifade ederken; sorunların çözümü noktasında iktidarı samimi bulmadıklarını bir kez daha dile getirdiler.

    Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve torba yasaya karşı Alevi örgütleri, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri İzmir’de bir araya geldi.

    Narlıdere Cemevinde gerçekleşen toplantıda,  torba yasasına karşı tavır almak adına bir araya gelen kurum ve yöre dernekleri temsilcileri fikir ve önerilerini paylaştı.

    “HÜKÜMET ALEVİLERİ GÜVENLİK SORUNU VE TEHLİKE OLARAK GÖRÜYOR”

    Toplantıda ilk sözü alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Aleviliğin hükümet tarafından bir güvenlik sorunu ve tehlike olarak görüldüğünü belirterek, “AKP iktidarı farklı toplumsal kesimlere Alevi, Kürt ve roman açılımları yaptı. Örgütlü Alevi kurumları Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini sürekli kamuoyunda dinlendiriyor. AKP, yok sayılan Alevileri bu sefer de anayasal olarak yok saymaya devam ediyor. Katliamlara, sürgünlere rağmen inancımızdan vazgeçmedik. Sürekli Alevileri, inançlarını ve ibadet şeklini kendileri tarif ettiler, etmeye devam ediyorlar. 2009 çalıştaylarının sonucu hüsran ile bitti. AKP, Alevilere bir elbise biçti ve Aleviler bu elbiseyi kabul etmediler. İçişleri Bakanlığı aracığıyla kurulan heyet Aleviler güvenlik sorunu gibiymiş gibi ziyaret etme gereği duydular. Alevilerin talepleri yol, su, boya gibiymiş algısı yarattılar. AKP’nin zihniyetini Hüseyin Gazi Türbesi’nde gördük. Alevilerin yol önderlerinin resimlerinden korktular ve tahammül edemediler” diye konuştu.

    “ALEVİLİĞİ BU TOPRAKLARDAN SİLME PROJESİ”

    Aslan, Alevi toplumuna ‘demokratik açılım’ olarak sunulan torba yasanın Aleviliği kendi topraklarından silme projesi olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanı Alevilerin taleplerine dair samimi ise oturup görüşürüz. Bunlar göz ardı edilerek Aleviler için yapılacak açılım ise tamamıyla inkar olacaktır. İstanbul Belediye Başkanı iken  Şahkulu Dergahı’nı yıkmak için kepçe yollayan zihniyet bugün yine Şahkulu Dergahı’nı ziyaret ederek Alevilere sözde demokratik açılım müjdesi verdi. Bu proje Alevilerin çember içine alınarak zaman içinde Aleviliği bu topraklardan silme projesidir. Alevi toplumu duymayan iktidar cemevlerini ibadethane dışında tutarak torba yasaya koydu. Alevi kurumlarının meclis önündeki  basın açıklamasına karşı şiddet kullanıldı. Sabaha karşı çıkarılan yasa ile bir daire yaratıldı. Alevi inancını katliamlarla yok edemeyen zihniyet bu sefer bu yolla Aleviliği tarif etmeye, onun ibadetini belirlemeye kalkışıyor.”

    BİRLİK VE SORUMLULUK ALMA ÇAĞRISI

    Mustafa Aslan, Alevilerin böylesi kritik süreçte birlikte hareket etmesi ve sorumluluk alması çağrısını yineleyerek, “35 yıllık Alevi hareketi olarak itirazlarımızı ve eşit yurttaşlık taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz. Bu asimilasyon politikasına karşı taleplerimizi ve inancımıza daha çok sahiplenmeye ihtiyacımız var. Yol önderlerimiz gibi yola sahip mi çıkacağız yoksa teslim mi olacağız? Bizlerin eksikleri olabilir. Hepimize daha büyük sorumluluk düşüyor. Böl, yönet ve yok et politikaları devam ediyor. Alevi kurumlarının içinin boşaltılması için yeni federasyonlar kurdurttular. Alevileri, Aleviler ile bölmeye çalışıyorlar. Birliğe her geçen günden daha çok ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİN SORUNU SU, TADİLAT DEĞİLİR”

    Toplantıda konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt ise, Alevi toplumunun sorununun elektrik, su, tadilat gibi ihtiyaçlar değil eşit yurttaşlık olduğuna vurgu yaparak, “Torba yasa içerisine konulan kanunla Alevileri yok sayan bir çalışma içerisine koydular. Rızalık vermediğimiz bir daire başkanlığı kuruldu. Alevilerin her evi cemevidir. Zorunlu göçler ile birlikte Aleviler sürekli alan değiştirdi. Bir ihtiyaç olarak cemevleri yaptık. Yolun ortasında cenazesini pakladı, öyle sırladı Bu toplum kendi lokmalarıyla cemevlerini yaptı. Alevilerin sorunu elektrik su ve tamirat değildir. Cemevleri ibadet olarak kabul edilmeli. Meclisteki belli partiler bu kanun teklifine ret oyu verdiler” şeklinde konuştu.

    “FARKLILIKLARIMIZA RAĞMEN BERABER YÜRÜMELİYİZ”

    İsmet Kurt, tüm farklılıklarına rağmen Alevilerin iktidarın bu hamlesine karşı birlikte yol yürümesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Yol önderlerimiz gibi direnmemiz lazım. Bu yolda Hakk aşkına mücadele edenleri unutmamak lazım. Bir iri olup meydana çıkmak lazım. Bugün evimizin, dergahlarımızın eşiğini incitmemek gerekir. Tüm farklılıklarımıza rağmen yolu beraber yürüyoruz. Herkesle elbette görüşeceğiz, konuşacağız. Ama görüştüğümüze benzemeyeceğiz. Alevi kurumları olarak bu hamleleri geri püskürttük.”

    Toplantıda,  torba yasasına karşı tavır almak adına bir araya gelen kurum ve yöre dernekleri temsilcileri fikirlerini ve önerilerini paylaştı.

    PİRHA/İZMİR

  • Alevi başkanlar Erdoğan’ın cemevi ziyaretini yorumladı: Samimi bulmuyoruz-VİDEO

    Alevi başkanlar Erdoğan’ın cemevi ziyaretini yorumladı: Samimi bulmuyoruz-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi’ne yaptığı ziyarete tepki gösteren ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, ziyaretin samimiyetten uzak olduğunu belirterek, “Aleviler içinde ayrıştırma yaratarak kendilerine göre devletin Alevisini yaratmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandılar.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Cemevi’ne gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin tepkiler devam ediyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi’ne yaptığı ziyareti PİRHA‘ya değerlendirdiler.

    “İKTİDARIN SAMİMİYETSİZLİĞİ BİZE İKİYÜZLÜ GELİYOR”   

    Cumhurbaşkanının taleplerinin muhatabı olduğunu belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Cumhurbaşkanı elbette ki inanç yerlerine gelmeli ancak bugüne kadar Alevilerin taleplerine karşı sessiz kalan iktidarın samimiyetsizliği bize ikiyüzlü geliyor. Bu samimiyetsizliğin tüm Aleviler tarafından iktidar temsilcilerinin yüzlerine vurulması gerekiyor. Devlet her yönüyle saldırıyor, asimilasyon politikalarını sürdürüyor. Alevi kurumları ve toplumunun bu oyuna gelmemesi ve bu yaklaşımın samimiyetten uzak bir yaklaşım olduğunu bilmeleri gerekiyor” dedi.

    “DEVLETİN ALEVİSİNİ YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Erdoğan’ın cemevlerine ucube dediğini hatırlatan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise, “Cumhurbaşkanı bu samimiyetsizliğini neyle örtmeye çalışacak? Cemevlerini ziyaret etmelerinden rahatsız değiliz tabi ki ülkeyi yönetenler bu tür ziyaretler yapabilirler ancak çözümleri ne olacak ve bugüne kadar yaptıkları samimiyetsizlikleri nasıl ortadan kaldıracaklar. Alevilerin taleplerine nasıl karşılık verecekler, cemevlerini ibadethane olarak kabul edecekler mi? Alevi inancını anayasal güvence altına alacaklar mı? Biz bu konularda devletin somut adımlar atmasını istiyoruz ama bunun yerine iktidar Aleviler içinde ayrıştırma yaratarak kendilerine göre devletin Alevisini yaratmaya çalışıyorlar ve Alevileri içeriden bölmeye çalışıyorlar. Seçimler yaklaştı, ekonomik ve siyasi kriz var. O yüzden seçimlerde istedikleri sonucu almak için Alevilerin taleplerini yerine getirmekten uzak ziyaretleri samimi bulmuyoruz” diye belirtti.

    “CEMEVLERİNE YAPILAN ZİYARETLER BAŞKA AMAÇLAR İÇERMEKTEDİR”

    Devletin Alevilerin talep ettiği hiçbir hakkı kabul etmediğini vurgulayan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise, “Cemevlerimizi cümbüş evi olarak gören ve eşit yurttaşlık taleplerimizi reddeden, zorunlu din dersleri ile çocuklarımızı asimile eden bir anlayışın cemevlerine seferler düzenlemesi samimiyetten uzaktır. Cemevlerine yapılan ziyaretler başka amaçlar içermektedir, Alevileri kendi içerisinde bölüp parçalamayı hedeflemektedirler. Elbette cemevlerimize devletin yetkililerinin gelmesini isteriz, ancak bize gelirlerken taleplerimizi kabul ederek gelmelidirler” diye konuştu.

     

  • Alevi başkanlar: İktidar Aleviler üzerinden toplumsal kaos yaratmaya çalışıyor-VİDEO

    Alevi başkanlar: İktidar Aleviler üzerinden toplumsal kaos yaratmaya çalışıyor-VİDEO

    PİRHA-Ankara ve İstanbul’da Alevilere ve kurumlara yönelik düzenlenen saldırılara tepki gösteren ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, saldırıların arkasındaki gücün bulunmasını istediler. Başkanlar, “Yapılan saldırılar ilk değildi, son olmayacağını da biliyoruz. Ülkeyi yönetemez durumda olan iktidar Aleviler üzerinden toplumsal kaos yaratmaya çalışıyor” ifadelerini kullandılar. 

    Ankara’da 30 Temmuz’da Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlendi. Saldırıyı gerçekleştiren Ahmet Ozan Karaca tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    İstanbul’da ise Alevi Vakıfları Federasyonu 2. Başkanı ve Kartal Cemevi Başkanı Selami Sarıtaş, evinin önünde kimliği henüz belirlenmeyen kişi ya da kişilerin saldırısına uğradı. Saldırıyı gerçekleştiren şahısların adres sorma bahanesiyle Sarıtaş’a yaklaşıp saldırdıkları belirtildi. Hastanede kontrolden geçen Sarıtaş’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Cemevlerine ve Alevilere yönelik düzenlenen saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe saldırılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “İKTİDAR TOPLUMSAL KAOS YARATMAYA ÇALIŞIYOR”

    Ülkeyi yönetemez durumda olan iktidarın toplumsal kaos yaratmaya çalıştığını belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Bu topraklarda yıllardır beslendikleri kaosun en uç noktası Aleviler olarak görülmüştür ve yine kendi iktidarlarının devamını sağlamak için Aleviler üzerinden toplumsal kaos yaratmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda iktidar cemevlerini ziyaret ederek Alevi toplumunun örgütlü yapısını ayrıştırma adına geçmişte olduğu gibi bugün de çalışmalarına devam ediyor. Biz bu anlayışın ikiyüzlülüğünü, ayrıştırıcı dilini ve samimiyetsizliğini çok iyi biliyoruz. İnancı yok sayılan, cemevleri ibadethane olarak kabul edilmeyen ve Alevilerin taleplerine sağır, dilsiz kalan iktidarın bugün seçimler yaklaştıkça Alevilere hoş görünmek için cemevlerini ziyaret etmesinin altındaki ikiyüzlülüğü görmemiz gerekiyor” dedi.

    “ALEVİLERİ KONTROL ALTINA ALMAK İÇİN BASKICI VE TEKÇİ ANLAYIŞ DEVAM ETTİRİLİYOR”

    Alevileri ve muhalifleri korkutmak, kontrol altına almak isteyen devlet üst aklının baskıcı ve tekçi anlayışı devam ettirdiğini vurgulayan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise, “Kartal Cemevi başkanına saldırı düzenlendi, muharrem oruçlarının ilk gününde Ankara’nın göbeğinde cemevlerine saldırı oldu. Bizim tarafımız çok net, diyoruz ki inancı, kimliği, dili ne olursa olsun herkes bir arada kardeşçe, eşit koşullarda yaşasın biz barıştan yanayız ama birileri kendi egemen güçlerini bizlere dayatmaya çalışıyorlar  biz buna karşı tutum sergiliyoruz. Devletin Alevilere, Kürtlere ve diğer toplumsal kesimlere uyguladığı politikaların son birkaç hafta içerisinde devam ettirileceğini görmüş olduk” ifadelerini kullandı.

    “SALDIRILAR İLK DEĞİLDİ SON DA OLMAYACAK”

    Ankara’da cemevlerine yapılan saldırının ilk olmadığını ve son da olmayacağını bildiklerini söyleyen PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe de “Çünkü siyasal iktidarlar ülkeyi yönetemediği durumlarda toplumun dikkatini başka taraflara çekebilmek adına her zaman Aleviler hedefe konulmuştur. 72 milleti aynı nazarla görürüz, şiddetten beslenmeyiz, kinden ve kibirden uzak dururuz, herkesin kardeşçe bir arada yaşamını savunuruz. O nedenle Kartal’da ve Ankara’da gerçekleşen saldırıları kınıyorum. Saldırıların arkasındaki gerçek senaristlerini ve oyuncularını istiyoruz” diye belirtti.

    Cihan BERK/PİRHA

  • 1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    1938’de Zini Gediği’nde katledilenler Erzincan’ın Kılıçkaya köyünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-Zini Gediği’nde katledilen 97 can katliamın 84. Yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Alevi kurum başkanları, katliamlar yaşanmasının nedenin tekçi, ırkçı anlayış olduğunu vurguladılar. 

    1938’de Erzincan Kılıçkaya ve çevre köylerinden toplanarak Zini Gediği’nde katledilen 97 can anıldı. Anma programına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Zini Gediği İnisiyatifi, HDP Erzincan İl Örgütü, EMEP Erzincan İl Örgütü, CHP Erzincan İl Örgütü, PSAKD Erzincan Şubesi, Eğitim-Sen Erzincan Şubesi ve Erzincan Dersimliler Kültür Derneği katıldı.

    Anma programında ‘Zini Katliamını unutmadık’ ve ‘Zini Gediği’nde katledilen canlarımızı anıyoruz’ pankartları açıldı. Program Kureyşan Ocağı’ndan Derviş Erdemin okuduğu gülbeng ile başladı.

    Zini Gediği İnisiyatifi adına anma programının açılış konuşmasını yapan Kenan Düzgünkaya, “8 Ağustos 1938’de herhangi bir sorgulama ve yargılama olmadan köylerinden toplanan 100’e yakın insan aç, susuz bir halde saatlerce yürütülerek Zini Gediği’nde topluca kurşuna dizildi” ifadelerini kullandı.

    “TARİHİMİZİN KATLİAMLAR TARİHİ OLMASI TESADÜFİ DEĞİL”

    Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “Katliamlar yaşanmasının nedeni tekçi, ırkçı anlayış. Bu topraklar içerisinde herkes Türk ve Sünni olacak, bunun dışındaki bütün kimlikleri tanımayan bir devlet üst aklı var. Tarihimizin katliamlar tarihi olması tesadüf bir durum değil, artık katliamları anmaktan başka bir şey yapamaz durumdayız” dedi.

    “BİZİ YOK SAYAN TEKÇİ ANLAYIŞA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Bu topraklarda yaşanan katliamların tek nedeninin kendi dışında herkesi yok sayan anlayış olduğunu belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Tekçi, inkârcı anlayış bu ülkede 84 yıldır iktidarda ve iktidarda olmaya da devam ediyor. 84 yıl önce inancından dolayı katledilen atalarımıza saygıdan dolayı kendi inancımızdan ödün vermeyeceğiz, kimseye benzemeyeceğiz ve kimseye de benzeşmeyeceğiz. Biz bugün kendi inancımızdan uzaklaştık, bizi yok sayan tekçi, ırkçı anlayışa karşı birlikte mücadele etmeliyiz” diye belirtti.

    “ÖRGÜTLENMEDİĞİMİZ SÜRECE KATLİAMLARI YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Örgütlenmedikleri sürece katliamları yaşamaya devam edeceklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Niçin katlediliyoruz, niçin sürekli baskıya, şiddete, ayrımcılığa uğruyoruz sorularının yanıtını bulmak zorundayız. Çünkü biz bu zihniyetin değişiminden yana olanlarız” diye konuştu.

    Anma, konuşmaların ardından lokmalar pay edildikten sonra sona erdi.

    PİRHA/ERZİNCAN