Etiket: abf inanç kurulu

  • ABF İnanç Kurulu Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı

    ABF İnanç Kurulu Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı

    PİRHA-ABF İnanç Kurulu, Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı. İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz tarafından yapılan açıklamada, her yıl olduğu gibi, bu yıl da cemevlerinde 13-14-15 Şubat günlerinde Hızır orucunun tutulacağı belirtilerek, “Cümle canlarımızın oruçları, lokma ve kurbanları Hakk katında kabul, Şah-ı Merdan Ali Bozatlı Hızır yar ve yardımcınız olsun” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz, 15 Ocak’ta başlayıp 15 Şubat’ta sona erecek olan Xızır ayına ilişkin açıklama yayınladı.

    “CÜMLE CANLARIMIZIN ORUÇLARI, LOKMA VE KURBANLARI HAKK KATINDA KABUL OLSUN”                    

    “ABF İnanç Kurulu’nun yıllardan beri uyguladığı kurumsal karar gereğince, her yıl olduğu gibi, bu yıl da cemevlerimizde 13-14-15 şubat günlerinde Hızır orucu tutulacaktır. İnanç ve ibadetimizin doruk noktasına ulaştığı günler Hızır günleridir” denilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

    “Bir yıla yakın süreden beri, ülkemizi ve dünyayı tehdit eden korona salgını nedeniyle, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi gereğince, her yıl oruç süresince cemevlerimizde yapılan ‘’oruç açma’’, ‘’muhabbet programları’’ ve oruç sonunda yapılan ‘’Hızır cemi’’ bu yıl yapılmayacaktır. Öncelikli görevimiz insanlarımızın sağlığını korumaktır. Ancak; Hızır orucu süresince her cemevi, çalışanlarının, yöneticilerinin ve dedelerinin katılımıyla her akşam oruç açmada çerağ uyandırılıp, lokma paylaşılacaktır. Pandemi nedeniyle cemevlerimizin ayakta kalabilmelerini ve hizmet sunmalarını sağlamak üzere cemevleri üyeleri ve tüm alevi canlar, Hızır lokmalarını, kurban ve bağışlarını bulundukları alanlardaki cemevlerine vererek destekte bulunabilirler. Cümle canlarımızın oruçları, lokma ve kurbanları Hakk katında kabul, Şah-ı Merdan Ali Bozatlı Hızır yar ve yardımcınız, Hızır ayınız mübarek olsun. Aşk ile…”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ABF İnanç Kurulu, Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili genelge yayınladı

    ABF İnanç Kurulu, Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili genelge yayınladı

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu, Hakk’a yürüme/uğurlama erkanı ile ilgili yeni bir genelge yayınladı. İnanç Kurulu, “Kurum yöneticilerimizin ve inanç hizmeti sunan dedelerimizin, ehil kişilerin bu açıklamalara uyması konusunda gerekli hassasiyeti göstermelerini önemle arz ve rica ederiz” dedi. 

    Son zamanlarda sanatçı Engin Nurşani’nin Hakk’a uğurlama erkanında, sanatçıların bağlama eşliğinde deyiş seslendirmelerinin bazı çevreler tarafından eleştiri konusu yapılması üzerine ABF inanç Kurulu açıklamada bulundu.

    Pandemiden önce ABF İnanç Kurulu yönetimi olarak Erzincan, Gaziantep, Mersin ve İzmir bölge toplantılar yapıldığının hatırlatıldığı açıklamada, bölge sorumluları ve o bölgede inanç hizmeti yürüten dedelerin, şube başkanlarının katılımıyla başta Hakk’a yürüme erkanı olmak üzere, diğer erkanlar ile ilgili bilgilendirmelerin yapıldığına değinildi.

    “HOCA, İMAM, MÜFTÜLERİN ERKAN YÜRÜTMESİ SÖZ KONUSU DAHİ DEĞİL”

    Gönderilen erkannamelerde hizmeti yürütenlerin, takke, fes, mes, cüppe giyecekleri, erkânları Arapça yapacakları ile ilgili hükmün bulunmadığına vurgu yapılarak, inançsal uygulamalarda hoca, imam, müftülerin erkan yürütmesinin söz konusu dahi olamayacağının altı çizildi.

    “ERKANNAMELERDE CÜPPE-FES TAKILIP ARAPÇA YAPILACAĞI HÜKMÜ YOK”

    Maddeler halinde yayınlanan açıklamanın başlıkları şöyle:

    2010 yılında Hacı Bektaş Veli Dergâhında Alevi kurumlarının temsilcileri, yazarlar, ozanlar, akademisyen ve dedelerin katılımıyla başlayan ve 4 yıl süren, yurt içinde ve dışında 60’a yakın toplantının yapılması sonucunda hazırlanan başta Hakk’a Yürüme Erkânı olmak üzere Cem, Dar, Dardan İndirme Erkânları şekillendirilmiş, hazırlanan erkânnameler tüm Alevi kurumlarına gönderilmiştir. Daha sonra oluşan ABF İnanç Kurulu aynı doğrultuda güncellemeler yapıp, yeni bir Hakka Yürüme Erkânnamesi hazırlayarak, ABF bileşenlerine bağlı kurumlar aracılığıyla cem evlerimize iletilmişti. Bu erkânnameler, inanç hizmeti sunanlar için birer yol göstericidir. Tıpa tıp uygulanması zaten mümkün değildir. Ancak, bu erkânnamelerde hizmeti yürütenlerin, takke, fes, mes, cüppe giyecekleri, erkânları Arapça yapacakları ile ilgili hiçbir hüküm bulunmamaktadır.

    Hakk’a yürüyen kişi hangi dili konuşmuşsa, erkâna katılanlar hangi dili konuşup anlıyorlarsa, erkânlar o dille yapılacaktır. Çünkü Alevi yol ulularımız, pirlerimiz, dedelerimiz, ozanlarımız söylem ve eylemlerinde Arapça kullanmamışlar, toplumun anladığı, konuştuğu dille hizmetleri sunmuşlardır.

    “İNANÇ UYGULAMALARINDA HACI, HOCA VE MÜFTÜYE DANIŞILMAMIŞTIR”

    Aleviler olarak, biz bütün dinlere, mezheplere, inançlara, kültürlere, dillere saygılıyız. Duanın dili, kalıbı, uzunu, kısası, şekli yoktur. Her toplum inancına uygun ve konuştuğu dille hizmet ve erkânlarını yerine getirir. Kadimden gelen Alevi inancı birçok dinden, inançtan aldığı değerleri potasında harmanlamıştır ama hiçbir inancın tekeline girmemiş, yaşanılan katliam ve sürgünlere, uygulanan asimilasyonlara rağmen, bin yıllardır bu inancı dilden dile, gönülden gönüle, telden tele bugünlere taşımayı başarmıştır. Alevilik aklın inancıdır. Aleviler, Cenab-ı Hakk’ın kudret eliyle var ettiği ve yazdığı en yüce varlığın insan olduğuna inanmış, yönünü ve yüzünü insana çevirmiş, kıblem insandır demiş ve insandan kıble oluşturmuştur. İnançsal uygulamalarda hacıya, hocaya, imama ve müftüye danışmamışlardır.

    “YÖNETİCİLERİMİZ İNANCIMIZIN ŞİİLEŞTİRİLMESİNE, SÜNNİLEŞTİRİLMESİNE İZİN VERMEMELİ”

    Bazı yörelerimizde ve cemevlerimizde dedelerden ve ehil kişilerden oluşan gruplara, Diyanetin imamları çağrılarak, Hakk’a Yürüme Erkânlarıyla ilgili Hanefi mezhebi içtihadına uygun kurs aldıkları, katılanlara sertifika verildiği yönünde inanç kurulumuza ve Alevi kurumlarına bilgiler gelmektedir. Bu çalışmalar Alevi inancını asimile etme amaçlıdır. Bu kurslara katılanlar rant beklentisi içinde olup Alevi kurumlarına zarar vermektedirler, bu asla kabul edilemez. Cemevlerimizin yöneticileri ve inanç kurullarında görevli dedeleri buna müdahale etmeli, inancımızın Sünnileştirilmesine ve Şiileştirilmesine izin vermemelidirler.

    “ALEVİ İMAMLAR YETİŞTİRİLDİ”

    1925 yılında 677 sayılı yasa ile Alevi dergâhları ve tekkeleri kapatıldığında, Diyanet İşleri Başkanlığı Alevilerin yaşadıkları köylerden çağrılan kişilere Sünni- Hanefi mezhebine uygun açılan kurslarda Hakk’a yürüme erkânıyla ilgili bilgiler vererek Alevi imamlar yetiştirilmiştir. 1950 yılında demokrat parti iktidara gelince, bu kurslar yinelenmiş, asimile amaçlı bu kurslarda yetiştirilenler 1980’li yıllara kadar Hanefi mezhebine içtihadına uygun Alevi köylerinde cenaze kaldırdılar. Hala bazı cemevlerimizde bu geleneği sürdürenlerin hizmet vermeleri, asimilasyon ve takkiyenin devam ettiğinin en önemli kanıtıdır. Yöneticilerimizin ve dedelerimizin bu duruma seyirci kalmamaları gerekir.

    HİZMETİ YÜRÜTENLER TAKİYYEDEN KAÇINMALI

    Rehber, Pir, Mürşit makamları soydan ve ocaktan gelen makamlardır. Okullarda okuyarak, yüksek lisans ve doktora tezleriyle elde edilemez. Bu makam sahibi seyitler, dedeler okumak araştırmak, yol erkân konusunda bilgi görgü sahibi ve toplumu doğru bilgiyle eğitmek ve sorumluluk sahibi olmak zorundadırlar. Günümüzde tüm Alevi erkânlarının hele hele Hakk’a uğurlama erkânlarının açık yapıldığı ortamlarda hizmetleri yürütenlerin kesinlikle takkiyeden kaçınmaları inancımıza zarar vermemeleri gerekir. Bütün erkânlarımız öncelikle cemevlerimizde görevli seyitler(dedeler) tarafından yürütülecektir. Dedelerin sayıca ya da bilgice yeterli olmadığı durumlarda, dedelerden el alan (izin alan) kişiler erkânları yürüteceklerdir.

    “HAKK’A YÜRÜMEDE ZAKİRLER DEYİŞ SESLENDİREBİLİR”

    Saz, söz Alevi inancının tüm erkânlarında var olduğu gibi Hakk’a Uğurlama Erkânlarında da var olmuştur. Hakk’a yürüyen kişinin vasiyeti varsa, ailesinin de rızalığıyla, onun yaşamında sevdiği deyiş ve ağıtlarla zakirler bağlamalarıyla bir üçleme seslendirebilirler. İnançsal olarak bu konuda hiçbir sakınca yoktur. Hakk’a uğurlama hizmeti ve zakirlerin üçlemeleri, o günün hava durumu, katılanların sayılarına bakılarak yaşanmakta olan pandemi ve insanlarımızın sağlığı göz önünde bulundurarak açık ya da kapalı alanlarda yapılmasında sakınca yoktur. Katılanların kalabalık olması durumunda maske ve sosyal mesafeye uyularak, katılanlar uyarılarak Hakk’a uğurlama hizmetlerinin açık alanda yapılması daha doğrudur.

    Kurum yöneticilerimizin ve inanç hizmeti sunan dedelerimizin, ehil kişilerin bu açıklamalara uyması konusunda gerekli hassasiyeti göstermelerini önemle arz ve rica ederiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Nevruz bayramı kardeşliğe, birlikteliğe vesile olsun

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Nevruz bayramı kardeşliğe, birlikteliğe vesile olsun

    PİRHA- Newroz Bayramı vesilesiyle mesaj yayınlayan ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Kılavuz, Nevruz Bayramı’nın, 5000 yıldan beri, Ortadoğu’da hüküm süren çeşitli uygarlıkların kültür ve geleneklerinden süzülerek geldiğine işaret ederek “ülkemizde yaşayan, haklar ve inançlar arasında, düşmanlık, kin, öfke ve kavgadan uzak, kardeşliğe, dostluğa, birlikteliğe vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Hz Ali’nin Doğumu ve Sultan Nevruz ile ilgili açıklamada bulundu.

    Kılavuz ‘’ Ortadoğu halkları arasında 21 Mart Nevruz çeşitli farklıklarla kutlanır. Bu halkların büyük çoğunluğunun ortak özeliği 21 Mart Nevruz’u yeni gün ve baharın başlangıcı olarak kabul görmeleridir. Nevruz; 5000 yıldan beri, Ortadoğu’da hüküm süren çeşitli uygarlıkların kültür ve geleneklerinden süzülerek gelmiştir. Nevruz; Asya’nın bir ucundan başlayarak bin yılların akışı içerisinde, savaşlar, seferler, göçlerle, Dicle ve Fırat boylarını aşarak Avrupa’nın giriş kapısı olan Balkan ülkelerine kadar girmiştir. Bugünü, kimi yılbaşı, kimi bahar bayramı, kimi de mücadele ve kurtuluşun başlangıç günü diye kutlar. Halklar, kendi gelenek ve görenekleri gereği Nevruz’a ayrı anlam yükleyerek binlerce yıldır coşkulu bir şekilde kutsayıp, kutlayarak günümüze kadar getirmişlerdir. Bu kutlamaların çok eski efsanelerden beslendiğini, sözlü ve yazılı kaynaklardan aktarıldığını görüyoruz’’ diye konuştu.

    “NEVRUZ, ŞAH-I MERDAN ALİ’NİN KÂBE’NİN İÇİNDE 21 MART 598’DE DOĞDUĞU GÜNDÜR”

    Kılavuz, açıklamasının devamında şunlara yer verdi:

    ‘’Nevruz ülkemizde 1995 yılında bayram olarak kabul edildi. Türki cumhuriyetlerde milli bayram gibi törenler yapılarak kutlanıyor. Nevruz geleneği, İslamiyet’ten çok önceye dayanan bir gelenektir. Yani bir dinin veya mezhebin bayramı değildir. Bu yüzden Nevruz’un herhangi bir mezhep, din, etnik menşe adına bağlı gösterilmesi, istismar edilmesi, bir ayrılık unsuru olarak takdim edilmeye çalışılması yanlıştır. Tarihin ve kültürün bütün gerçeklerine aykırıdır. Şahı Merdan Ali’nin Kâbe’nin içinde 21 Mart 598’de doğduğu gündür. Hz. Ali ile Hz. Muhammed’in kızı Fatma’nın evlendiği gündür. Hz. Muhammed, Alevi Bektaşi inanç mensuplarının önemsediği Gadir Hum’daki hutbesini 21 Mart Nevruz günü söylemiştir. Bugünde, kutsal ocaklar, Alevi dergâh ve türbeleri ziyaret edilir, dilekler dilenir, mumlar yakılır, kurbanlar kesilir, lokmalar bölüştürülür, kabir ziyaretleri yapılır ve dualar edilir.’’

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASINA SON VERİLMELİ”

    “Bir bahar daha geldi, Alevilerin yıllardan beri bekleyen inançsal sorunları yine çözülmedi. Alevilerin sosyal tepki birikiminin böyle olması, geçmişten günümüze kadar gelen iktidarların ülkemizdeki Alevilerin inanç gerçekliklerini, oy alma uğruna görmezden gelmesindendir” diyen Kılavuz, şunları belirtti:

    “Hz Mevla’nın bir sözüdür. ‘’İki elinizle yüzünüzü kapatsanız ve güneşe bakınız. Güneşi görebiliyor musunuz?  Hayır! Siz görmüyorsunuz diye güneş yok mu?’’ Bu topraklarda yaşayan 20 milyondan fazla Alevi inanç mensubu var. Bütün iktidarlar Alevilerin sorunlarını görmezden geldi, sorunları çözmediler ve samimi davranmadılar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları 2015 yılından beri, Danıştay kararları 2016 yılından beri uygulanmıyor. Cemevlerinin yasal statüsü yoktur. Taleplerimiz gayet nettir. Cemevlerinin elektrik giderleri, tadilat ve onarım giderleri karşılanmıyor. Okullardaki mecburi Din ve Ahlak Bilgisi derslerinde, Alevilik öğretilmiyor. Tam tersi Alevi çocuklar asimile ediliyor. Hazırlanan müfredat programları, Alevi kanaat önderlerine ve akademisyenlere danışılmadan ve komisyonlara davet edilmeden hazırlanıyor. Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmeli, Alevi dergâhları Alevi kurumlarına verilmelidir. Bir caminin yasal statüsü neyse, hangi haklardan yararlanıyorsa, cemevleri için de onu istiyoruz.”

    “NEVRUZ BAYRAMI KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”

    Kılavuz, “Memleketimizde hep kardeşlik türküleri söylensin, ağıtlar yakılmasın, anneler ağlamasın, çocuklar yetim kalmasın. Dileğimiz odur ki, ülkemizde zengin ve fakir, sen ve ben farkı olmasın. Vatansızlık çok zordur. Ülkemize sığınan milyonlarca insanların sıkıntısı son bulsun, ailemizin selam verdiği bir duvar komşusu, ülkemizin barışık olduğu sınır komşusu olsun. Bu Nevruz bayramının ülkemizde yaşayan, halklar ve inançlar arasında, düşmanlık, kin, öfke ve kavgadan uzak, kardeşliğe, dostluğa, birlikteliğe vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim” diyerek konuşmasını tamamladı.

    PİRHA/MERSİN

    Pir Hasan Kılavuz Çorum Katliamı - Röportaj

  • İzmir’de, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi temsilcilerle bir araya geldi -VİDEO

    İzmir’de, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi temsilcilerle bir araya geldi -VİDEO

    PİRHA – HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu, İzmir’de Alevi temsilcileriyle bir araya geldi. Yapılan konuşmalarda HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Xızır orucunun barışa, kardeşliğe ve demokrasiye vesile olmasını istediğini belirtti. HDP’li Ali Kenanoğlu ise Türkiye’de Alevilerin yüz yıllardır en çok baskıya maruz kalan kesim olduğunu vurgulayarak, mecliste en çok Alevilikle ilgili şeylerin dillendirilmesi gerektiğini kaydetti. 

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Örgütü ve partinin Halklar ve İnançlar Komisyonu, Alevi temsilcileriyle bir araya geldi. HDP Milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Ali Kenanoğlu’nun katıldığı kahvaltıya çok sayıda Alevi kurum temsilcisi hazır bulundu.

    Öncelikle Sinemilli Ocağından Süleyman Deprem Dedenin gülbeng okumasıya başlayan toplantıda yapılan konuşmalarda önemli mesajlar verildi.

    “XIZIR BARIŞA, BİRLİKTE YAŞAMA VESİLE OLSUN”

    İlk olarak konuşan HDP İzmir Eş Başkanı Kadir Baydur, Xızır sonrası böyle bir toplantıda bir araya gelmenin önemli olduğunu belirterek, “Xızır orucumuz kabul ola, demokrasiye, kardeşliğe, birlikte yaşamaya vesile olsun. Bizim bir yanımız eksikti onu tamamlamaya çalıştık. Sizlerle bir araya gelerek önerilerinizi almak istedik” dedi.

    “TEK AMACIMIZ TÜRKİYE’DE BARIŞI İNŞA ETMEK”

    Daha sonra HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay konuştu. Xızır orucunun barışa vesile olmasını dileyen Kemalbay, “Tek amacımız Türkiye’de barışı, demokrasiyi ortak bir yaşamı el birliğiyle inşa edebilmek. Tek adam rejimine karşı halkların eşitliği, inançların özgürlüğü temelinde işçilerin, emekçilerin, kadınların özgür olduğu bir Türkiye yaratmak istiyoruz. Bunun için mümkün olduğunca çaba harcıyoruz” dedi.

    Kemalbay, 23 Şubat’ta kongreye giderken Alevilerin de görüşlerini almak istediklerini söyledi.

    “XIZIR ORUCU ALEVİLERİN EN ÖNEMLİ RİTÜELİDİR”

    Kemalbay’dan sonra HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuştu. Xızır inancının Türkiye’de devletin görmek istemediği bir inanç olduğunu belirten Kenanoğlu, Xızır orucunun Alevilerin en önemli inanç ritüeli olduğunu söyledi. Xızır inancının doğayla bütünleşen bir inanç olduğunu kaydeden Kenanoğlu, Muharrem orucunun görünür olmasının sebebininin asimilasyon aracı olarak kullanıldığını belirtti.

    “HDP OLARAK BULUNDUĞUMUZ HER YERDE ALEVİLERİN SORUNLARINI GÜNDEMLEŞTİRİYORUZ”

    “Alevi kurumlarının Xızır orucuna yönelik daha önem affeden bir yerden güncellemeleri gerektiğini söyleyen Kenanoğlu, Alevilerin bu topraklarda yaşadıkları sıkıntıların bu topraklarda yaşayan bütün halkların tamamından daha fazla ve uzun süreli sıkıntılar olduğunun altını çizen Ali Kenanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi toplumu en uzun süreli baskıya, asimilasyon, imhaya ve zulme tabi tutulmuş bir toplumuz. Bu devam ediyor. Kimimiz Selçuklu’daki Malya Ovası’ndan alırız bunu Baba İlyaslardan alırız günümüzde Madımak katilinin serbest bırakılması da bir katliamdır. Yaşadığımız süreç kesintisizdir. Bu toplumun hem parlementoda hem de siyaset de hem de toplum hayatında yer bulamaması, yeteri kadar temsiledilememesi hepimizin bir derdidir. Bizim açımızdan davamızı savunmak önemlidir. Bizler bulunduğumuz alanlarda da bu toplumun mağduriyetlerini dile getirip gündemleştiriyoruz.”

    “ALEVİ KURUMLARI ALEVİLİK MESELESİNDE YOKLAR”

    Meclisin gündeminin yarısından fazlasının Alevilerin sorunlarıyla dolması gerektiğine dikkat çeken Kenanoğlu, “Meselenin çözülüp çözülmemesi önemli değil ama o sorunu oraya not etmemiz gerekiyor. Her partiden bir kişinin bunu konuşması o açıdan önemlidir” dedi.

    Kenanoğlu, “Alevi toplumuna Alevi kimliğinin hassasiyetleri üzerinden bir politikleşmeye ihtiyacımız var” diyen Kenanoğlu, “Bizim toplumumuz çok politik ama Alevilik dışında her şeyde politik. Sendikalarda biz varız, partilerde biz varız, her tarafın yönetimizdeyiz. Ama Alevi meselesiyle ilgili yokuz. Bu ciddi bir eksiklik. Böyle olduğu zaman da partilerin Alevilere yaklaşımları da ona göre oluyor. Alevilerin gündemleri de ona göre oluyor. O anlamda Alevi kurumları bu konuyu kendilerine öncelik olarak almalıdır” dedi.

    Türkiye’de demokratik bir yasanın olmamasına değinen Kenanoğlu, “HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu olarak bu topraklarda yaşayan bütün halkların sorunlarının aynı olduğuna inanıyoruz. Bunun omuz omuz birlikte mücadele ile çözüleceğine inanıyoruz. Derdimiz, bu ülkenin demokratik ve laik bir ülke olmayışıdır” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI PARTİLERİN ARKA BAHÇESİ OLMASIN”

    Alevi toplumuna, mücadelelerine sahip çıkma çağrısı yapan Kenanoğlu, Alevi kurumlarının partilerin arka bahçesi olmasını istemediklerini belirtti. Kenanoğlu, “Hiçbir Alevi kurumunun HDP’li olarak anılmasını istemiyoruz. Alevi kurumu Alevi kurumu olarak anılsın. Alevi kurumu, Alevilerin temel hak ve talepleri üzerinden kendi ilkesel duruşunu oluşturursa bizler zaten yan yana bir yerde buluşuruz” ifadelerini kullandı.

    Kenanoğlu, Muaviye zihniyetine karşı demokrasi mücadelesi verilmesi gerektiğini belirterek, 23 Şubat’ta Ankara’da yapılacak kongreye herkesi davet etti.

    Yapılan konuşmaların ardından kahvaltıya katılan Alevi kurum temsilcileri de söz alarak HDP’den beklentilerini ve önerileri dile getirdi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • ABF İnanç Kurulu’ndan bir ayrılık daha

    ABF İnanç Kurulu’ndan bir ayrılık daha

    PİRHA- Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevine ziyareti sonrası görevinden istifası istenen ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz’un bu talebi yerine getirmemesi üzerine Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de ABF İnanç Kurulu’ndan ayrıldığını açıkladı. 

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Mersin Valisi Ali İhsan Su ve beraberindeki heyet Eylül 2019’da Mersin Cemevini ziyaret etmişti. Erbaş’ı burada Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz ve yönetim kurulu üyeleri karşılamıştı.

    Diyanet İşleri Başkanı’nın ziyaretine ilişkin açıklama yapan Alevi kurumları, ABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz’un istifa etmesini ve görevden alınmasını istemişti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İnanç Kurulu’nun ABF İnanç Kurulu’ndan ayrılmasının ardından Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de inanç kurulundan ayrıldığını açıkladı.

     “İNANÇ KURULU, MİSYONUNDAN UZAKLAŞMAYA DEVAM ETMEKTEDİR”  

    Yazılı bir açıklama yapan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Dursun Önal, Aleviliğe ciddi katkı ve kazanımlar sağlayacağını umut ederek kurulan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun misyonu ve vizyonuyla örtüşmeyen gelişmeler yaşadıklarını kaydetti.

    Önal, “Yüzlerce yol ereni ile kuruluşunu ilan eden bu birlik, Aleviliğin inançsal yaşanan sıkıntılarına çözüm üretmesi, asimilasyon politikalarına karşı inançsal duruş sergilemesi ve kendi örgütlenmelerimiz içinde yaşanan sorunlara inançsal müdahaleyi yapabilmesi amacıyla yola çıkmıştı. Yanlış yönetimler ve aldıkları kararlar sonucu sadece iki buçuk yıllık bir süreçte küçülmeye neden olanlar sebebiyle İnanç Kurulu misyonundan uzaklaşmaya devam etmektedir” dedi.

    “RIZALIK ESASI YOK SAYILMIŞTIR”

    En son yapılan genel kurulda ve sonrasında rızalık esasına uyulmadığını, yine yakın zamanda Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı seçilen Hasan Kılavuz’un Diyanet İşleri Başkanı ile görüşme şeklinde rızalık esasının yok sayıldığını belirten Önal şunları dile getirdi:

    “Bugün gelinen noktada ABF İnanç Kurulu Başkanı’nın, gerek Alevi inancına gerekse diğer inançlara hakaret eden, Sünni İslam’ı yayma ile görevli, cemevleri kırmızı çizgimizdir, diyen, Aleviliği yok sayan Diyanet İşleri Başkanını kabul etmiştir. Yapılan görüşmelerin içeriğinin ne olduğu hakkında herhangi bir bilgi verilmemesi, görüşmenin sonunda basından öğrendiğimiz kadarıyla Diyanet İşleri Başkanı’nın ABF İnanç Kurulu Başkanı’na adeta İslam’ı tebliğ etmek için Kuran hediye etmesi ve Hasan Kılavuz’un bu hediyeyi kabul etmesi bizleri derinden yaralamıştır.”

    “ABF İNANÇ KURULUNDAN AYRILDIĞIMIZI KAMUOYUNA BEYAN EDERİZ”

    ABF İnanç kurulunda ayrıldıklarını beyan eden Önal son olarak şunları kaydetti:

    “Geçerken uğradım anlayışı bizi değersizleştiren bir yaklaşım taşırken, kaldırılmasını istediğimiz kurum ziyaretini Alevi kamuoyuna kazanım diye sunması değerlerimizden ve taleplerimizden uzaklaştığının göstergesidir. Bu nedenle Hasan Kılavuz’un bu görevi bizler adına devam ettirmesini kabul edemeyeceğimizi ABF ve kamuoyu ile paylaşmıştık. Son yapılan İnanç Kurulu toplantısında Hasan Kılavuz’un inanç kurulu üyesi dedelere hakaret etmesi, “Gücü yeten varsa gelsin istifa ettirsin” gibi ifadeleri kullanarak toplantıyı terk etmesi; ayrıca son yapılan ABF Danışma Kurulu sonrasından bugüne kadar konuyla ilgili herhangi bir adım atılmadığından dolayı böyle bir birliğin içinde daha fazla yer alamayacağımızı ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’ndan ayrıldığımızı Alevi toplumuna ve kamuoyuna beyan ederiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Dede Sezer’den İnanç Kurulu’na uyarı: Dayatmalarla Yol yürümez

    Dede Sezer’den İnanç Kurulu’na uyarı: Dayatmalarla Yol yürümez

    PİRHA- Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Üyesi Erdoğan Sezer Dede, yazılı bir açıklama yaparak İnanç Kurulu’ndaki işleyişi eleştirdi. Düşüncelerine, çağrılarına önem verilmediğini savunan Sezer, “Dayatmalarla, kutuplaşmalarla Yol’un yürüyemeyeceğini kaydetti.

    Alevi Bektaşi Bileşenleri İnanç Kurulu Üyesi Erdoğan Sezer Dede, “Sevgili canlar, pirler, dedeler, analar” başlığıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    Sezer açıklamasında, “Rızalık alınmadan, görev dağılımı yapılmadan, diğer kurum ve yöneticilerini hiçe sayarak, maddi olanakları öne sürerek, Mersin Şubesi, İnanç Kurulu’nun merkezi yapıldı” diyerek, ABF İnanç Kurulu’ndaki işleyişi eleştirdi.

    Şu anki ABF İnanç Kurulu’nun başkanının da rızalık alınmadan başkan seçildiğini belirten Erdoğan Sezer Dede, “Yandaş kişilerin listelere kayıt yapılmasını, kutuplaşılmasını ve yönetim kurulu üyeleri hakkında araştırma yapılmasını, toplum adına hareket edilmesini, açıklamalar yapılmasını doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

    “DAYATMAYLA ALEVİ YOLU YÜRÜMEZ”

    Dayatma sistemiyle Alevi Yolu’nun yürümeyeceğini vurgulayan Erdoğan Sezer Dede, şunları kaydetti:

    “Rızasız Yol’a gidilmeyeceğini ve inancımız için Yol aşkına canını vererek nasıl gelmişsek, inancımızı gelecek kuşaklara aynı şekilde aktarmamız gerektiğine inanıyorum. Yolumuzu süren dedelerimizin maddiyat meselesi gibi  rızasız lokma yenmesini unutup hiç bir öneriyi önemsemeyerek çok ısrarcı tavırlar alınması, ikinci toplantıya da Mersin Cemevi dayatması yolun çıkmaz sokak olduğunun göstergesidir.

    “ÇAĞRILARIMIZ, GÖRÜŞLERİMİZ DUYMAZLIKTAN GELİNİYOR”

    Düşünce ve görüşlerimizin liyakat usulü, ABF inançtan sorumlu başkan yardımcısına iletilerek yapılan çağrıların duymazlıktan gelinip yok sayılması, ciddiye alınmaması, liyakat sistemini yok sayarak ‘benim dediğim, benim istediğim olacak, her şeyi ben bilirim’ tavrı ile başka fikir ve düşünce önerilerini yok sayarak diretici bir yapı ile bu kadar sorunlu ve şaibeli yolda yürümeyeceğimden dolayı, çağrılarımızı yok saydıklarından dolayı Erzincan toplantısına katılmadım. Yaşadığım, hizmet ettiğim toplum ve gelmiş olduğum ocağım adına Alevi kamuoyuna ve canlara duyurulur.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Engin ve Açıktepe’nin ihracı görüşüldü, süreç devam ediyor-VİDEO

    Engin ve Açıktepe’nin ihracı görüşüldü, süreç devam ediyor-VİDEO

    PİRHA – Mersin Cemevi İnanç Kurulu’ndan hizmet vermeleri engellenen ve dernekten ihraç edilen Kureyşan Ocağı evlatlarından Dede Kazım Açıktepe ve Efe Engin, konuyu ABF İnanç Kurulu’na taşıdı. Engin ve Açıktepe, konunun görüşüldüğünü, şuan beklemede olduklarını dile getirdi. 

    Alevi Kültür Derneği Mersin Şubesi İnanç Kurulu’nda yaklaşık 5 yıl görev yaparken Temmuz 2018’den itirbaren İnanç Kurulu’nda hizmet vermeleri engellenen ve 16 Nisan 2019 tarihinde ise dernekten ihraç edilen Kureyşan Ocağı evlatlarından Dede Kazım Açıktepe ve Efe Engin, 1-2 Haziran’da Erzincan’da gerçekleşen Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu toplantısında dara durmak istediklerini, sorunun çözülmesini talep etmişlerdi.

    Erzincan Cemevi’nde hazır bulunan Engin ve Açıktepe, kurul üyeleri ile görüşme sağladı. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Efe Engin, “Önce kendi inanç kurulumuza başvurduk. Daha sonra en büyük organizasyon olarak federasyonun İnanç Kurulu’na dilekçeyle başvurduk. Önce birtakım çelişkiler oldu ama daha sonra kabul edildi” dedi.

    “KURULDA GÖRÜŞÜLDÜ; BEKLEMEKTEYİZ”

    Engin, kurul toplantısında yaşananları şöyle aktardı:

    “İçeride bizim bu konuyla ilgili açıklama yapmamızı kabul ettiler. Hüseyin Güzelgül’ün başkanlığında toplanan İnanç Kurulu’na gittiğimizde bu sorunu teşkil eden Hasan Kılavuz’un, Erdoğan Sevin’in olmadığını gördük. Muhataplarla ayrı ayrı konuşabileceklerini belirttiler. Biz de derdimizi anlattık. Biz mahkemeye başvurmadan önce bu yolun gerekli kuralları olduğu için kurula başvurduk. Kabul olunmadığı için federasyonun inanç kuruluna başvurmak zorunda kaldığımızı söyledik. Yapılan toplantıda bizi dinlediler. Bu konuda kurumlar üzerinde ancak tavsiyede bulunabileceklerini belirttiler. Yapılan görüşmede inanç kurulu üyelerimizin kanaatlerinin bizim üyeliklerimizin geri iade edilmesi kanaatleri olduğunu bize ifade ettiler. Görüşme yapılması için birkaç gün sabredilmesi gerektiğini söylediler. Biz de inancımız gereği yapılacak bir girişim varsa biz de bu konuda fedakarlık edip yasal süreleri aştırmamak kaydıyla bu konuda sabredeceğimizi, bekleyeceğimizi söyledik. ”

    “BİRLİĞE, BERABERLİĞE İHTİYAÇ VAR”

    Kazım Açıktepe ise, “Yola çıkışımızın amacı; bizlerin ihraç edilesi değildi. Biz ne ilktik ne de son olacaktık. Kurum yöneticilerinin ve inanç önderlerinin bu konuda hassasiyetlerini dile getirmek için bu yola başvurduk” dedi.

    Yaklaşık sekiz aydır bu çabalarının devam ettiğini belirten Açıktepe,”İnanç Kurulu ile görüşme yaptık. Biz yolumuzun gereklerini, darını, didarını dile getirerek yola çıktıysak bu meclisin de kararlarına uyacağız. Diliyorum, üyeliğimizin geri verilmesiyle sonuçlanır. Bundan sonra bu tür ihraçların yaşanmamasını diliyorum. Çünkü birliğe, beraberliğe, dayanışmaya daha çok ihtiyaç olduğu bir zamanda birbirimizi ötekileştirerek başkalarının yaptığı yanlışlar üzerinden kendimizi var etmemeliyiz. Kendi özümüzü dara çekmek gerekiyor. Hizmet eden herkesin bu yol erkana uyma zorunluluğu vardır. Ya yola hizmet edeceğiz yahut yoldan çekileceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • ‘Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı birlik için İnanç Kurulu toplantısını yaptık’-VİDEO

    ‘Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı birlik için İnanç Kurulu toplantısını yaptık’-VİDEO

    PİRHA – 1-2 Haziran’da Erzincan’da gerçekleşen Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu toplantısına ilişkin PİRHA’ya konuşan PSAKD temsilcisi Hasan Doğan ile HBVAKV temsilcisi Kurtuluş Halis Çelik, “Alevi inancı ve toplumu üzerindeki haksızlığı görüyoruz; birlik sağlamak amacıyla bu toplantıyı gerçekleştirdik” ifadelerini kullandılar. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu, Alevi toplumunun sorunlarını görüşüp çözüm yolları bulmak adına 1-2 Haziran tarihlerinde Erzincan Cemevi’nde toplantı gerçekleştirdi. İnanç Kurulu’nda Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına bulunan Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına bulunan Kureşan Ocağı dedelerinden Kurtuluş Halis Çelik, toplantının içeriği ve alınan kararlarla ilgili PİRHA’ya konuştular.

    Hasan Doğan, Şubat ayında gerçekleşen kurultayda bu toplantıyı kararlaştırdıklarını belirterek “Bu toplantıda görev dağılımları, bölge sorumluları belirlendi. Birinci gündem oydu. Daha sonra bazı Alevi kurumlarının içerisine yansıyan problemler vardı; o problemler kısmen ele alındı. Detaylı olarak ele alınamadı. İhraç kararlarının yeniden gözden geçirilmesi, o tasfiyelerin oradaki muhataplarına iletilmesi kararı alındı. Bizim yaptırım gücümüz yok, tasfiye kararı aldık. Öyle bir görüş birliğine girildi” diye konuştu.

    ” MAZLUMUN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kurtuluş Halis Çelik ise, Alevi inancı ve toplumu açısında önemli bir toplantı gerçekleştiğini belirtti.

    Çelik, “İnanç Kurulu olarak birliktelik sağladık. Tekrardan bu kurulla bir arada olup ikrarımızı tazeledik. Güncel konularımızı, yolumuzu daha da geliştirmek, ileriye sürmek, sorunlarımızı özgürce tartışma kararına vardık. Alevi inancının tüm gerekleri, inancımızın değerini ve önemini tüm Türkiye’de bulunan Alevi hareketine birliğimizi belirtmek isteriz. Biz her zaman ileriye doğru düşünen, çağdaş yaşama destek veren, birlikteliğimizi sağlayan bir inancız” dedi.

    “Sevgi, barış, hoşgörüyü savunan bir toplumuz. Her zaman ezilen toplumun yanındayız. Zalimin karşısında mazlumun yanındayız. O nedenle biz burada İnanç Kurulu olarak bir araya geldik. Türkiye’de Alevi toplumu ve inancı üzerine yapılan haksızlıkları, hukuksuzlukları görüyoruz. Onlar için birlik sağlamak amacıyla çok değerli bir toplantıda bulunduk” diye konuşan Çelik, bundan sonraki süreçte hak, hukuk, barış içerisinde mazlumun yanında yer almaya devam edeceklerini ifade etti.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • ABF İnanç Kurulu toplantısında Alevi toplumuna ilişkin önemli kararlar – VİDEO

    ABF İnanç Kurulu toplantısında Alevi toplumuna ilişkin önemli kararlar – VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu’nun Erzincan’da gerçekleştirdiği toplantı sona erdi. Toplantıda, görev dağılımları, bölge toplantıları, Alevi ziyaretgahlarında cem ibadeti, Hakka uğurlama erkanları ve asimilasyona karşı mücadele konularında aktarımlarda bulunuldu. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu’nun toplantısı sona erdi. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Erzincan Şubesi Cemevi’nde 1-2 Haziran’da gerçekleşen toplantıya ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, ABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz ve bölge temsilcileri katıldı. Federasyonun İnançtan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Celal Abbas, iki gün süren toplantıyla ilgili bilgiler verdi.

    Önceki kurullarda tamamlanan görev dağılımının tekrar görüşüldüğünü belirten Abbas, “Merkez kurul üyelerinin görev dağılımları, bölge sorumlularının belirlenmesi, kutsal mekanlarda cem ibadetinin yapılması, Hakka uğurlama erkanlarında yapılacaklar konuşuldu ve bunlarla ilgili bazı kararlara varıldı.  Bu kararları daha sonra Alevi toplumuna deklere edeceğiz” diye konuştu.

    “ASİMİLASYONU DURDURMAYA YÖNELİK ÇALIŞMALARIMIZ VAR”

    Abbas, “Toplantıların içeriği, Aleviliğin asimile edilişini engellemek amaçlıdır. Bu asimilasyon politikalarını frenleme, durdurma anlamında çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

    Toplantıya katılan Sevim Yalıncakoğlu ise, Hakka uğurlama erkanlarındaki ritüeller hakkında çalışmalar yapılacağı kararının verildiğini, erkanların Alevi yol erkanına göre yapılması gerektiğinin konuşulduğunu, ortak fikre bağlandığını ifade etti.

    Anadolu’nun her yerinde bölge toplantılarının ve kurul toplantılarının süreceğini belirten Yalıncakoğlu, bu toplantıların sadece İstanbul, İzmir, Ankara temelli olmaması gerektiğini, Alevilerin yaşadığı her yerde bu toplantıların, çalışmaların yapılması gerektiğini kaydetti.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • ABF İnanç Kurulu toplantısı devam ediyor-VİDEO

    ABF İnanç Kurulu toplantısı devam ediyor-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu’nun toplantısı bugün Erzincan’da gerçekleşti. Federasyon başkanı Hüseyin Güzelgül, toplantının bir gün daha süreceğini ve toplantıda kurumların birbirilerine ikrarlarının tazelendiğini, çalışmaların niteliğine ilişkin aktarımlarda bulunulduğunu belirtti.

    ABF İnanç Kurulu, Erzincan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda toplantı gerçekleştirdi.

    2 Haziran’da da devam edecek olan toplantıya ilişkin ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, PİRHA’ya aktarımlarda bulundu.

    “ALEVİLERİ TEMSİL EDECEK KURUL; ABF İNANÇ KURULUDUR”

    Güzelgül, toplantının Erzincan’da gerçekleşmesinin önemine şöyle değindi:

    “1500lü yıllarda Şah Hatayi gelip Sarıkaya Yaylası’nda Alevi inanç önderleriyle gelip bir toplantı yapıyor. 1504’te de Kızılbaş Alevi Devleti’ni kurdu, onun için önemi büyük.

    1 Haziran’da da Hüseyin Cevahir şehit olu. Ondan dolayı 1-2 Haziran’da inanç toplantısını Erzincan Cemevi’nde yapma kararı aldık. Burada güzel bir birliktelik sağlandı.

    Alevileri temsil edecek kurul Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olduğunu savunan Güzelgül, şöyle devam etti:

    “Buraya bağlı PSAKD, AKD, HBVAKV ve ABF kurumuna bağlı şubelerle temsil ediyor. Türkiye’de Alevilerin inancını temsil edecek kurum, ABF İnanç Kurulu’dur. Devlet bunu bilmeli. Kendisinin yaratmış olduğu derneklerle Alevileri temsil etmez.”

    “ENGİN VE AÇIKTEPE’NİN DURUMU GÜNDEME ALINDI”

    Mersin Cemevi’nden ihraç edilen Efe Engin ve Kazım Açıktepe’nin kurul toplantısında dar görülmesi istemine değinen Güzelgül, “Alevi canlarımızın bir müşkülatı olduğu sırada tarihten bugüne kadar o müşkülatları kendi içlerinde hallolmuştur, mahkeme kapısına gitmemişler, kadıdan, hacıdan, hocadan fetva almamışlardır. Bir halk mahkemesi, piri, rehberi, mürşidi ve canlarla birlikte oturup o müşkülatı kendi içinde çözüp gereken ceza neyse ona göre verilir. O da topluma kazandırma adına yapılıyor. yalnız düşkünlük olursa onu ancak piri, mürşidi tarafından o düşkünlük sorgulanır, ne gerekiyorsa yapılır. Buradaki müşkülat ise her kurumun bir tüzüğü vardır; o tüzük doğrultusunda hareket edilir. Onların da iç sorunlarıdır. Bu iç sorunları kendi içinde çözmeleri gerekir. Gündeme alınmıştır. Değerlendirme yapıldıktan sonra gerek açıklamayı kamuoyuna yapacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Engin ve Açıktepe, ABF İnanç Kurulu toplantısında dar görülmesini bekliyor-VİDEO

    Engin ve Açıktepe, ABF İnanç Kurulu toplantısında dar görülmesini bekliyor-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu, Erzincan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Cemevi’nde toplantı gerçekleştiriyor. Mersin Cemevi’nden ihraç edilen Kureyşan evlatlarından Efe Engin ve Kazım Açıktepe, toplantıda dara kalkmak istediklerini dile getirdiler. 

    ABF İnanç Kurulu, Erzincan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Cemevi’nde toplantısına devam ediyor.

    Toplantıda dara durmak isteyen Mersin Cemevi’nden ihraç edilen Kureyşan evlatlarından Efe Engin ve Kazım Açıktepe, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    Engin ve Açıktepe, “Yolumuza uygun olarak dar görülmesini istedik. Bu bir müşküldür. Müşkül çözülür düşkün çözülmez. Bizim müşkülümüzün inanca uygun bir şekilde çözülmesini istedik. Mesajlarımıza dönüş olmadığı için Erzincan’da dilekçe ile başvurduk. Başvuru üzerine toplantıda görüşülen maddelere eklendiği ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül tarafından belirtildi. Şu an beklemedeyiz” ifadelerini kullandılar.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • Engin ve Açıktepe’den ihraç mesajı: Dara durmak istiyoruz

    Engin ve Açıktepe’den ihraç mesajı: Dara durmak istiyoruz

    PİRHA- Alevi Kültür Derneği Mersin Şubesi İnanç Kurulu’ndan ve dernekten ihraç edilen Dede Kazım Açıktepe ve Efe Engin, ABF İnanç Kurulu’na bir mesaj göndererek, ihraç ile ilgili dara durup bu sorunun çözülmesini talep ettiler.  

    Alevi Kültür Derneği Mersin Şubesi İnanç Kurulu’nda yaklaşık 5 yıl görev yaparken Temmuz 2018’den itirbaren İnanç Kurulu’nda hizmet vermeleri engellenen ve 16 Nisan 2019 tarihinde ise dernekten ihraç edilen Kureyşan Ocağı evlatlarından Dede Kazım Açıktepe ve Efe Engin, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu’na bir  mesaj gönderdi.

    1-2 Haziran’da Erzincan’da toplantı yapacak olan ABF İnanç Kurulu’na toplantı öncesi gönderilen mesajda, Erzincan’da yapılacak toplantıda ihraç ile ilgili dara durup bu sorunun çözülmesi talep edildi.

    ABF İnanç Kurulu’na gönderilen mesaj şöyle:

    “Kıymetli analar, dedeler, babalar. AKD Mersin Şubesi İnanç Kurulu’nda 5 yıla yakın görev yapmaktayken, 2018’in 7. ayından itibaren İnanç Kurul toplantılarına katılmamız ve hizmet vermemiz sebep belirtilmeksizin engellendi. 3 dedenin İnanç Kurulu’nda dara durma ve müşkülü çözme isteğimizi iletmesine rağmen sessiz kalındı. 16 Nisan 2019 günü yönetim kurulu kararıyla ihraç edildiğimiz tebliğ edildi. Haksızlığa karşı ses olacağınız inancıyla Erzincan’da 1-2 Haziran’da yapılacak ABF İnanç Kurulu toplantısında dara durup bu müşkülün çözülmesini talep ediyoruz. Aşk ile.” (HABER MERKEZİ)