Etiket: açık mektup

  • AABK’dan Alman basınına açık mektup: Alevi katliamına karşı neden suskunsunuz?

    AABK’dan Alman basınına açık mektup: Alevi katliamına karşı neden suskunsunuz?

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alman basınına yazdığı açık mektupta Suriye’deki Alevi katliamına suskun kalınmasını eleştirerek, “Suriye’de binlerce Alevi katledildi, yerinden edildi, işkence gördü. Kadınlar kaçırıldı ve tecavüze uğradı. Çocuklar öldürüldü. Neden acılarımızı gizliyorsunuz?” tepkisinde bulundu.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 6 Mart’tan bu yana devam eden Alevi katliamı ve Almanya’daki protesto eylemlerini görmezden gelen Alman basınına açık mektup yazdı.

    ‘Neden suskunsunuz ve çarpıtıyorsunuz?’ başlığıyla kaleme alınan açık mektupta, “Basın özgürlüğü, haksızlıkları ortaya çıkarmak için kullanılmayacaksa ne işe yarar? Susmak suç ortaklığıdır. Çarpıtma, basitleştirmedir” diye belirtildi.

    “NEDEN SUSKUNSUNUZ?”

    AABK’nin Alman basınına yazdığı açık mektupta şunlar kaydedildi:

    “Alman basınına açık mektup: Neden suskunsunuz ve çarpıtıyorsunuz?

    Bu açık mektubu şaşkınlıktan değil, kararlılıktan dolayı yazıyoruz. Başkaları gözlerini kaçırdığında artık sessiz kalmamaya kararlı. Görünür olanı yaratmaya kararlı Görünmez olması gerekeni görünmez kılmak. Üç ayda 7.000’den fazla ölü.

    Suriye’de binlerce Alevi katledildi, yerinden edildi, işkence gördü. Kadınlar kaçırıldı ve tecavüze uğradı. Çocuklar öldürüldü. Köyler yerle bir oldu. Bu gerçeklik olamaz göz ardı edildiler ve yine de siz onları göz ardı ediyorsunuz. Bildirmiyorlar. Sessiz kalıyorlar.

    “SESSİZ KALANLAR SUÇ ORTAĞIDIR”

    15 Mart 2025’te on binlerce insan Köln’deki Heumarkt’ta toplandı. Aleviler ve birçok ülkeden, kültürden ve topluluktan insanlar her yerden geldi. Bu sadece bir Alevi gösterisi değildi; aynı zamanda Aleviler adına bir çığlıktı. İnsanlık, demokrasi çağrısı. Özgürlük için. Her bir insan hayatını korumak için.

    Sınırlar ötesindeki bu dayanışma güçlü bir işaretti: Alevilerin soykırımı hepimiz. Bugün sessiz kalanlar, yarın suç ortağıdır. Ama sen tam da bunu yaptın. Sessiz kaldılar. En büyük mitinglerden biri Almanya’da buna benzer bir şey yok  ve büyük medyada neredeyse hiç yer almıyor.

    Bildirilmeyen şeyin var olmaması gerekir. Etkisi bu. Ve aktarıldığı zaman da çarpıtılıyor. Suriye’den gelen görüntüler bağlamından koparılmış. Şiddet siyasallaştırılmıyor. Failler ve mağdurlar eşit tutuluyor. Görecelileştirilmiş, gizlenmiş, çarpıtılmıştır. Ve tüm bunlarda asıl önemli nokta ortadan kalkıyor. Alevilere yönelik hedefli bir saldırı söz konusu. Bu bir soykırımdır.

    “NEDEN ACILARIMIZI GİZLİYORSUNUZ?”

    Siz gazetecilere soruyoruz;

    Neden acılarımızı gizliyorsun? Neden gerçekliğimizi göreli kılıyorsunuz? Almanya’da bulunan on binlerce kişinin sesini neden görmezden geliyorsunuz?

    Sokaklarda protesto mu? Kendilerine bağımsız diyorlar. Ama eğer kayıtsızlığa yol açıyorsa bağımsızlığın ne değeri var? Basın özgürlüğü, haksızlıkları ortaya çıkarmak için kullanılmayacaksa ne işe yarar?

    Susmak suç ortaklığıdır. Çarpıtma, basitleştirmedir. Biz Aleviler unutmuyoruz. Susturulmayacağız. Susmayacağız, ne bugün, ne yarın, ne de adaletsizlik devam ettiği sürece.”

    PİRHA/ALMANYA

     

  • EHP’den Merkez Bankası’na tepki: Çöküşün sorumlusu emekçiler değil, sizsiniz!

    EHP’den Merkez Bankası’na tepki: Çöküşün sorumlusu emekçiler değil, sizsiniz!

    PİRHA – Emekçi Hareket Partisi(EHP), hükümete ve kamuoyuna açık mektup yazan Merkez Bankası’na açık mektup yazarak tepki gösterdi. Mektupta, enflasyonun artışını asgari ücrete yapılan zamma bağlayan Merkez Bankası’na “Emekçi halka açık açık yalan söylüyorsunuz. Ekonomi küçüldükçe büyüyen işsizlik de sizin eseriniz olacak” denildi.

    Merkez Bankası, hükümete ve kamuoyuna açık mektup yazarak enflasyondaki artışı ücretlerin artmasına bağladı ve çözüm olarak asgari ücrete yılda yalnızca bir kez zam yapılmasını ve ücret artışlarında kendi enflasyon tahminlerinin baz alınmasını savundu.

    ASGARİ ÜCRETE İLİŞKİN VERİLER

    Emekçi Hareket Partisi(EHP) de Merkez Bankası’na açık mektup yazdı. EHP’nin Merkez Bankası’na yazdığı mektupta şunlara yer verildi:

    “Açlık sınırındaki bir asgari ücret ne gibi bir enflasyon yaratabilir? Elbette yaratamaz. Buyrun bunun bir safsata olduğunu ortaya koyan birkaç veri:

    – Merkez Bankası olarak kendi 2023 enflasyon raporunuzda; enflasyon artışında döviz kurlarının payını %19,9, ücretlerin payını ise %8,8 olarak açıklıyorsunuz. IMF ise Avrupa ülkelerinde fiyatlardaki artışı %45 oranında şirket karlarının artışına, %40 olarak da ithalat maliyetlerine dayandırıyor.

    – 2023’te şirketlerin kar oranları %400’lere varan artışlar gösterirken emekçilerin milli gelirden aldığı payın %20’lere gerilediğini TÜİK açıklıyor. En zengin kesimin milli gelirin %50’sini, en yoksul kesimin ise yalnızca %6’sını aldığını yine biz değil TÜİK söylüyor.

    – Üretimde kullandığı ara malların %85’ini ithal eden, hem ara mal hem hammadde hem de enerji olarak dışa bağımlı bir ülke olan Türkiye’de döviz kurlarındaki gün be gün artış ortada. Merkez Bankası olarak döviz kurunu sabitlemek için kendi kasanızı boşaltmak pahasına döviz satın aldığınız günlerin geride kalmadığını görüyoruz.

    – Patronlara ucuz krediler, vergi borcu silmeler, vergi muafiyetleri, vergi indirimleri, teşvikler sürerken; emekçilere ise vergi bindirimleri yapılmaya devam ediliyor.

    “EMEKÇİ HALKA AÇIK AÇIK YALAN SÖYLÜYORSUNUZ”

    Mektubunuzda çarpıtmak için elinizden geleni yaptığınız, bizim uydurmadığımız tüm bu veriler ışığında diyoruz ki: Merkez Bankası olarak emekçi halka açık açık yalan söylüyorsunuz. Emekçilerin yarısının asgari ücretle geçinmek zorunda bırakıldığı bu ülkede, asgari ücret açlık sınırının altında. Görülüyor ki kredi kartı faizlerine zam açıklamanızın hemen ardından şimdi de bu açlık sınırındaki asgari ücrete gözünüzü diktiniz.

    “BU ÇÖKÜŞÜN SORUMLUSU EMEKÇİLER DEĞİL, SİZSİNİZ!”

    Enflasyon oranının yanına bile yaklaşamayan bir oranda zam yapılan asgari ücretin, enflasyonu artıran başlıca faktör olduğunu savunmak tam da sizin gibi cin fikirli neoliberallere yakışır. Bu fikrin sizin çok özgün fikriniz olmadığını da biliyoruz elbette. Dünya çapında neoliberallerin ne zaman başları sıkışsa başvurdukları bu önerme, çoktan çöktü. Sadece bu önerme değil, sizlerin savunucusu olduğu ekonomi politikaları da çoktan çöktü. Bu çöküşün sorumlusu emekçiler değil, sizsiniz. Yetki bizde değil sizdeydi. Öyleyse sorumluluk da sizin. Siyasi iktidarla el ele yürüttüğünüz ekonomi politikalarının sonuçlarını emekçilere ödetemeyeceksiniz. “Enflasyondaki artışın sebebi, ücretlerin artmasına bağlı talepteki artış” diye süsleyerek sunduğunuz nedir? İleride fiyatlar daha artacak diye eline üç kuruş geçer geçmez ihtiyaçlarını satın almaya çalışan emekçi halk mı “talep” yaratarak enflasyonu artırıyor? Hayır. Enflasyonun sorumlusu sizin ekonomi politikalarınız.

    “EKONOMİ KÜÇÜLDÜKÇE BÜYÜYEN İŞSİZLİK DE SİZİN ESERİNİZ OLACAK”

    Kamu harcamalarının kısılacağını söylüyorsunuz. Halkın gıda, sağlık, eğitim, barınma gibi temel ihtiyaçlarından mı yoksa devasa bütçeli saraylarınızdan mı kısacağınızı açıklayın. Temel kamu hizmetlerini ‘zarar ediyor’ palavralarıyla özelleştirmeye, bir avuç patronu zengin ederken halkı temel ihtiyaçlarından mahrum bırakmaya dayalı neoliberal politikalarınızın nasıl iflas ettiğini görüyoruz. “Ekonomi küçülüyor, cari açığı bu sayede kapatıyoruz” diye övünüyorsunuz. Enflasyonu ekonomiyi durgunlaştırarak azaltacağınızı, bunu da emekçilere asgari ücret zammı vermeyerek yapacağınızı söylüyorsunuz. Ekonomi küçüldükçe büyüyen işsizlik de sizin eseriniz olacak. Emekçileri “işsizlik mi yüksek enflasyon mu” tercihi yapmaya zorlayan ekonomi politikalarınızın alaşağı oluşunu beraber göreceğiz. Ekonomik kriz varsa fedakarlık yapmak zorunda olan emekçiler olmayacak. Enflasyonu çözmek için önce tam bağımsızlık olacak. Kendi üretimimizi, dışa bağımlılığı ortadan kaldırarak yapacağız. Her ay enflasyon artıyorsa ücretlere de her ay zam yapılacak. Tam demokrasi olacak. Kamu kurumları kamu hizmeti verecek. Tam istihdam hedefini yakalayacağız. Tüm bunların sonucunda tam refahı konuşmaya başlayacağız. Sizin palavralarınızı değil.”

    PİRHA/İSTANBUL