Etiket: acun karadağ

  • Yüksel direnişçisi KHK’li Nazan Bozkurt tahliye oldu-VİDEO

    Yüksel direnişçisi KHK’li Nazan Bozkurt tahliye oldu-VİDEO

    PİRHA- OHAL KHK’ları ile ihraç edilen ve 4 yıldan fazla bir süredir Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde İşimizi istiyoruz’ talebiyle eylem gerçekleştiren Yüksel Direnişçileri 3. kez hakim karşısına çıktı. Nazan Bozkurt tahliye olurken, Avukat Mehmet Refik Atalay, ‘’Tamamen siyasi bir davadır. Müvekkillerim hakkını aradığı için cezalandırılıyor” dedi. Duruşma 4 Haziran’a ertelendi. 

    OHAL KHK’ları ile ihraç edilen ve 4 yılı aşkın süredir Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde ‘İşimizi istiyoruz’ talebiyle eylem yapan Yüksel Direnişçileri 3. kez hakim karşısına çıktı.

    Ankara Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya 6’sı tutuksuz 3’ü tutuklu 8 sanık katıldı.

    Tutuklulardan KHK  Mehmet Dersulu kaldığı Bolu F Tipi Hapishanesi’ndeki teknik nedenlerden dolayı duruşmaya katılamadı.

    Duruşma, savcılığın tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi yönünde görüş bildirmesiyle başladı. Daha sonra tutuklu sanıkların savunmalarına geçildi.

    ALEV ŞAHİN: MÜCADELEM EKMEK KAVGASIDIR

    Duruşmada söz alan ilk sanık Alev Şahin savunmasında şunları dile getirdi:

    ‘’İddianamede yazanlar asılsızdır. Somut tek bir delil yoktur. Varsayımlarla hareket edilmektedir. Özgür irademle hakkımı aradım. İşimden oldum. Örgüt talimatıyla değil AKP’nin zorbalığı ve baskısı yüzünden sokağa çıktım. Eylem yaptım. Benim mücadelem ekmek kavgasıdır. Direndiğim için örgüt üyeliği yaftasıyla karşı karşıya kaldım. KESK ve TMMOB üyesiyim. İşim, ekmeğim, onurum için direnmeye devam edeceğim. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum.’

    NALAN BOZKURT: TEDAVİ OLAMIYORUM

    Alev Şahin’in ardından tutuklu sanık Nazan Bozkurt söz alarak savunmasını yaptı.

    Bozkurt savunmasında iddianamenin asılsız ve temelsiz varsayımlar üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, ‘’Dosyada bana ait suçlamalara ilişkin tek bir somut delil yoktur. İddialar asılsız ve polisin komplosu üzerine kuruludur. Beni direnişimden dolayı örgütle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Ben sadece hakkımı aradım. Haksız yere burada tutuluyorum. Hapishane koşulları çok kötü. Koronavirüs bu hapishanede çok fazla artış gösterdi. Çok ciddi risk altındayız. Hırsız, katil, tecavüzcüler 3, 5 ay yatıp çıkarken ben 8 aydır tutukluyum. Birçok hastalığım var. Tedavi olamıyorum. Korona bahanesiyle bu engelleniyor. Ayrıca benimle birlikte ailem de mağdur ediliyor. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum.’’ şeklinde konuştu.

    AVUKAT ATALAY:AYM’NİN EMSAL KARARLARI VAR

    Sanıkların ardından avukatları Mehmet Refik Atalay söz alarak müvekkillerinin savunmasını yaptı.

    Atalay savunmasında şunları söyledi:

    ‘’Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararları var. Müvekkillerim suç işlememiş hak aramıştır. Herhangi bir örgütle bağdaştırılamaz. AYM açıkça verdiği kararda yapılan yüksel eylemlerinin örgütle bağlantılı olmadığını belirtmiş ve buna dair hiçbir somut delilin bulunmadığını söylemiştir. Yapılan eylemler KHK ihraçlarına karşı ifade özgürlüğüdür. Demokratik yasal hak kullanımıdır. Tutuklamalara bir an önce son verilmeli ve müvekkillerim beraat ettirilmelidir.”

    Atalay’ın ardından diğer bir sanık avukatı Can Atalay söz alarak savunmaya ilişkin, ‘’Yüksel eylemleri Türkiye’de ki sessizlik ortamına ses olduğu için bu dava açılmıştır. Hakkını aramak isteyenlere ışık tuttuğu için açılmıştır. Siyasi bir davadır. Tahliye ve beraat istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Nazan Bozkurt’un bulunduğu ili terk etmeme şartıyla adli kontrol tedbiri uygulayarak tahliyesine karar verirken, Alev Şahin ve Mehmet Dersulu’nun kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

    ACUN KARADAĞ: ELBETTE Kİ BİZ KAZANACAĞIZ

    Mahkeme bitiminde davada tutuksuz yargılanan KHK mağduru Acun Karadağ PİRHA’ya konuştu.

    Karadağ davaya dair açıklamasında şunları dile getirdi:

    ‘‘Nazan Bozkurt tahliye oldu. Elbette ki sevindik ama Alev Şahin ve Mehmet Dersulu’nun tutukluluğunun devamı yönünde karar verdiler. Bu gerçekten de avukatların söylediği ve Alev’in de kendi beyanlarına bakacak olursak dosyada arkadaşlarımızın tutukluluğunun devamına karar verecek herhangi bir kanıt, delil olmadığı halde sırf polisin kanaati, polisin ‘böyle düşünüyorum’ ifadesi ile savcılık suçlamaları ile hiçbir somut delile dayanmadan arkadaşlarımızın ‘tutukluluğuna devam’ yönünde karar verildi. Üstelik mahkeme 4 Haziran’a ertelendi. Tutuklulukları 11 ay kadar sürecek. Bizi böyle yıldıramazlar. Konuşmamızı bu şekilde engelleyemezler. Elbette ki biz kazanacağız. Haziran’da arkadaşlarımızı alacağız.’’

    Karadağ’ın ardından Avukat Mehmet Refik Atalay’ da davaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunalrı kaydetti:

    ’Mehmet Dersulu ve Alev Şahin’in tutukluluğunun devamına karar verildi. Yüksel eylemleri bilindiği üzere 2016 yılından bu yana süren eylemlerdir. Bugüne dek bu eylemlere katılan sanıklar hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı verilmedi. Hatta geçtiğimiz haftalarda Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yine örgüt üyeliği suçlaması ile yargılandıkları bir davadan beraat ettiler. Yine Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın geçmişte tutuklu olarak yargılamaları beraat ile sonuçlandı. Geçtiğimiz yaz aylarında bu karar onandı. Yine geçtiğimiz ay tahliye kararı verilen Nazan Bozkurt hakkında bugünkü dosya ile oldukça benzer iddialara ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi tarafından ‘hak ihlali’ kararı verildi ve bunun sonucunda Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi. Dolayısıyla ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerine Muhalefet’ suçlaması ile ‘terör propagandası’ yapmak suçlaması ile açılan davaların da berat ile sonuçlandığını söylemek isterim. Kısacası Yüksel eylemcileri bugüne dek hiç cezalandırılmadı. Hiç mahkumiyet kararı verilmedi. Bugünkü tutukluluk bu anlamda bütünüyle hukuka aykırıdır ve artık uzamıştır. Fakat buna rağmen mahkemenin ısrarının hukuksal olmaktan uzak olduğu kanaatindeyiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Yüksel Eylemcisi Acun Karadağ tahliye oldu

    Yüksel Eylemcisi Acun Karadağ tahliye oldu

    PİRHA-KHK ile ihraç edilmeleri ardından protesto gösterileri yapmaları sebebiyle tutuklanan Yüksel eylemcilerinin davasında Acun Karadağ tahliye edilirken, üç kişinin tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikten sonra Ankara’nın Yüksel Caddesi’nde “İşimizi geri istiyoruz” eylemi yapan ve 22 Ağustos 2020’de tutuklanan Acun Karadağ, Alev Şahin, Nazan Bozkurt, Mehmet Dersulu, Armağan Özbaş ve Mahmut Konuk’un ikinci duruşması Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

    Tutuklu Alev Şahin savunmasında, bir gece yarısı KHK ile ihraç edildiğini aktararak, aynı gece işi için eylem yapacağını ve direnmeye karar verdiğini belirtti. Şahin, “Geceden sabaha kimden talimat alabilirim?” diye sorarak şöyle devam etti:

    Kendi işim için direnirken işi ve ekmeği için direnen başka pek çok emekçi ile dayanışma gösterdim. Ve onlar da benim direnişimi ziyaret ettiler. Direnişimizin sesini duyurmak için kullandığımız araçlar suç unsuru gibi gösteriliyor.

    Dosyaya suç delili gibi sunulan tapeler, evimden alınan eşyalar aslında benim hayatımda işim için direnmekten ve işi için direnenlerle gösterdiğim dayanışmadan başka bir şey olmadığını ortaya koymaktadır.”

    “ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ BIRAKILDIK”

    Gözaltına alındığında “Abla” lakaplı bir kadın polisin işkencesine maruz kaldığını anlatan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunun için ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ sloganı attım, savcı işkenceye uğramamı sorgulayacağına bunu suç unsuru gibi dosyamıza koydu. Dün de bu duruşma için Kayseri’den Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesi’ne getirildiğimizde çıplak aramaya maruz bırakıldık.”

    “İŞKENCE GÖRDÜK”

    Tutuklu sanıklardan Acun Karadağ ise savunmasında şunları söyledi:

    “ ‘Tekli ringle gelmek istemiyorum’ şeklinde dilekçe vermeme rağmen tekli ringle getirildim. Dün Sincan 3 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde çıplak arama işkencesine tabi tutulduk.

    Direnişimizin masum hak arama eylemi olmaktan çıktığını söylüyor iddianame. Hak arama eylemi özü itibariyle masumdur. Ne zaman masum olmaktan çıkmış olabilir bir hak arama eylemi?

    Defalarca gözaltına alındık, işkence gördük. Kesilen para cezaları iptal edildi, açılan davalardan beraat ettik. Gördüğümüz işkencelere ilişkin davalar açılacak mı polislere? İçişleri Bakanı bu dosyayla işte bu suçlarını bastırıyor.”

    Avukat savunmaları ardından mütalaasını açıklayan iddia makamı, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

    KARADAĞ’A TAHLİYE

    Mahkeme, tutuklu sanıklardan Acun Karadağ’ın tahliyesine, Alev Şahin, Mehmet Dersulu ve Nazan Bozkurt’un tutukluluk halinin devamına karar verdi.

    Davanın bir sonraki duruşması 5 Nisan tarihine ertelendi.

    PİRHA/ANKARA

  • Gözaltındaki İnsan Hakları Anıtı ‘serbest bırakıldı’

    Gözaltındaki İnsan Hakları Anıtı ‘serbest bırakıldı’

    PİRHA – Ankara Yüksel Caddesi’nde bir yılı aşkın süredir abluka altında tutulan İnsan Hakları Anıtı’nın önündeki bariyerler kaldırıldı.

    Ankara Kızılay’daki Yüksel Caddesi’nde, KHK ile ihraç edildikleri işlerine dönmek için eylem yapan, açlık grevine başlayan ve daha sonra tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın önünde eylem yaptıkları İnsan Hakları Anıtı, tutukluluğa karşı direnişin başlamasının ardından bölgede eylem yapılmasın diye bariyerlerle çevrilmişti. Bir yılı aşkın süredir ‘gözaltında olan’ anıtın etrafındaki bariyerler bugün kaldırıldı. Öte yandan, caddeye koyulan polis karakolunun hala yerinde durması dikkat çekti.

    “DİRENİŞ BİR ZAFER DAHA KAZANMIŞTIR”

    Bunun üzerine KHK ile işinden atılan yüksel direnişcisi Acun Karadağ şunları söyledi;

    “İnsan Hakları Anıtının çevresindeki bariyer bugün kaldırılmış. Peki neden bariyer konulmuştu? Yüksel Direnişi orada başladı. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça orada açlık grevi eylemine başlamışlardı. Kitlelerin oraya toplanması, iktidarın Ohal ve KHK zulmüne karşı kitlelerin sözünü orada söylemesi AKP’yi korkuttu. Nuriye ve Semih’i tutukladı. Yüksel direnişçilerini gözaltına aldı. Meydanı boş bulunca tomalarını getirip anıtı ablukaya aldı. Yetinmedi, karakol kurdu. O günden beri gazına, plastik mermisine, işkencesine kafa attık iktidarın. Yüksel Direnişinin bugün 625. Günü. Israrımız, kararlılığımız anıtın çevresindeki bariyeri kaldırmalarını sağladı. Karakol da kalkacak. Israrımız, kararlılığımız devam edecek. İşimize döndüğümüzde o anıtın çevresinde yine halay çekeceğiz dostlarla. Direniş bir zafer daha kazanmıştır. Yaşasın Yüksel Direnişi, Yaşasın, ekmek, Adalet ve onur mücadelemiz.”

  • ‘Gülmen ve Özakça açlık grevini bitirebilir’- VİDEO

    ‘Gülmen ve Özakça açlık grevini bitirebilir’- VİDEO

    PİRHA- Yüksel Caddesi’nde bir yıldan fazladır eylem yapan ve onlarca kez gözaltına alınıp, biber gazı, plastik mermi ve kötü muamele ile karşı karşı kalan sosyolog Veli Saçılık, PİRHA’ya yaptığı açıklamada, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın OHAL Komisyonu’nun vereceği olumlu karar sonrası açlık grevini bitirebileceğini söyledi.

    HABERİN VİDEOSU

    Nuriye Gülmen’in tutuklu, Semih Özakça ve Acun Karadağ’ın tutuksuz yargılandığı davada dün Nuriye Gülmen’e mahkumiyet verilip tahliye edilirken, Semih Özakça ve Acun Karadağ beraat etti.

    Mahkemenin verdiği kararı ve bundan sonrasını PİRHA’ya değerlendiren Veli Saçılık, Nuriye Gülmen’in güneşsiz ortamdan güneşe çıkmasını ve gün yüzüyle karşılaşmasından dolayı çok mutlu olduklarını ifade ederek şunları belirtti:

    “Tabi ceza verildi. Aslında 389 gündür bizim bir suçumuz vardı. Mevcut iktidarın hukuksuzluğuna, adaletsizliğine karşı direnmekti. Bu bedeli ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. Umarım, kısa sürede açlık grevi de bitebilecek (En azından komisyonun açıklamasıyla birlikte). Bunu bekliyoruz. Biz Yüksel Caddesi’nde çok iyi direndik. Karşımızda bakanlar ve çok derin kuvvetler vardı. Biz onlara dedik ki; biz kazanacağız. Şu an ‘biz kazandık’ diyorum. Bizim elimizde haklılığımız vardır, onlarda çok güçlüydü. Bizim haklılığımız karşısında ezildiler. Bize bir bedel ödettiler, ödetmeye de devam etmek istiyorlar. Biz o bedeli ödemek istemiyoruz. Biz işimize geri dönmek istiyoruz.”

    “ÖLMEK DEĞİL İŞİNE DÖNMEK İSTİYORLAR”

    Açlık grevi bitebilir mi? sorumuza ise Saçılık şu cevabı verdi:

    “Arkadaşlarım ölmek istemiyor. Nuriye, Semih asla ölmek istemiyor, işine dönmek istiyor. OHAL Komisyonu süründürüp duruyor. Komisyon kararını verdikten sonra arkadaşlarımız kendi kararını verecektir. Ben açlık grevinin bitebileceğini düşünüyorum, umutluyum. Açlık grevinin bittiği gün, biz artık orada olmayacağız. Biz de sırtımızdaki sopanın ve işkencenin son bulmasını istiyoruz. ‘Orada olmayacağız’ şu değildir; mücadeleyi bırakacağız anlamı çıkmamalıdır. Sadece bu eylem tamamlanmış olacaktır.”

    Diren Keser/MERSİN