Etiket: adaylık

  • Demirtaş Başak Demirtaş’ın adaylığı ve DEM Parti’ye dair yazdı: Kirlenmemiş şeyler uğruna!

    Demirtaş Başak Demirtaş’ın adaylığı ve DEM Parti’ye dair yazdı: Kirlenmemiş şeyler uğruna!

    PİRHA – Başak Demirtaş’ın adaylığının DEM Parti’nin üçüncü yol siyasetini görünür kılmak için olduğunu vurgulayan Selahattin Demirtaş, “Kürt sorunu, Türkiye’de yaşanan ağır demokrasi ve adalet sorunu bizim önceliğimizdir. Bu sorunların çözümü için konuşmak isteyen herkesle konuşuruz” diye kaydetti.

    Edirne 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başak Demirtaş’ın İstanbul adaylığına dair kararı ve sonrasında bazı çevrelerce ortaya atılan iddialara dair bir yazı kaleme aldı. Başak Demirtaş’ın X hesabından paylaşılan “Kirlenmemiş Şeyler Uğruna” başlıklı yazı

    “KİRLENMEMİŞ ŞEYLER UĞRUNA”

    Demirtaş’ın yazısı şöyle:

    “Halkın yararına, yoksulların, emekçilerin, ezilenlerin yararına siyaset yapmıyorsanız yaptığınız şey siyaset değil, ‘ucuz kasaba tüccarlığıdır.’ Şu son yirmi günde yaşanan tartışmalara bile bakarak maalesef ki şu tespiti rahatlıkla yapabiliriz; Türkiye’de artık siyaset değil ‘tüccarlık’ yapılıyor. Yaptığımız her siyasi hamlenin altında illaki bir hinlik, bir cinlik arayanlar herkesi kendileri gibi zannediyor. Kimsenin aklına, erdemli bir amaç için siyasi hamle yapılmış olabileceği gelmiyor. Çok yazık, çok üzücü ama siyasi partiler birer koltuk, makam, rant elde etme mekanizmasına dönüştü.

    O nedenle Başak Demirtaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adaylığını da DEM Parti’nin üçüncü yol çabalarını da anlamıyor, anlayamıyorlar. Herkesin aklına ilk olarak mutlaka kirli bir pazarlık yapılmış olma ihtimali geliyor ama kimse demokrasi ve barışın gelişmesi için insanların siyaset yapabileceğini düşünmüyor. Çünkü hakim siyaset yapma biçimi ‘çıkar siyaseti’ oldu, değerler siyaseti artık unutuldu. Bunun çok hazin ve vahim bir durum olduğunun ne kadar farkındasınız bilmiyorum ama bu toplumsal çöküş, önümüzdeki yılların çoktan kaybedildiğini gösteriyor, eğer şimdiden müdahale etmezsek.

    Mahkemelerdeki savunmalarım dışında uzun süredir konuşmuyordum, konuşmaya niyetim de yoktu. Fakat bizim dışımızda ama bizimle ilgili bunca spekülasyon yapılırken susmak da olmazdı. Her spekülasyonu, her yalanı ve iftirayı ciddiye alıp her birine tek tek cevap verecek değilim. Sadece söylemem gerekenleri söyleyip tekrar yerime çekileyim.

    Lafı hiç dolandırmadan, madde madde anlatayım.

    – DEM Parti ile AKP arasında bir görüşme trafiği var mı bilmiyorum. Ama eğer yoksa bu, iki parti için de büyük bir eksikliktir. Tüm partiler ülkenin, toplumun sorunlarının çözümü için görüşebilmelidir, konuşabilmelidir. Bu son derece meşrudur, hatta geldiğimiz süreç itibarıyla bir görev, bir sorumluluktur.

    – DEM Parti ile CHP arasında basına da yansıyan görüşmeler oldu. Çok daha fazla görüşmeliler, konuşmalılar. Aynı şekilde diğer tüm partiler de birbirleriyle konuşabilmelidir. Bunun aksini savunmak siyasetin doğasına aykırıdır.

    – Başak Demirtaş’ın adaylık iradesi kamplaştırmayı, kutuplaştırmayı, düşmanlaştırmayı bitirip herkesin herkesle konuşabileceği bir siyasi atmosferi yaratmaya katkı sunma amacıyla yapılmıştı. Halen dağlardan şehirlere gencecik evlatlarımızın cenazeleri gelmeye devam ederken ‘terörü kınama’ korosunun timsah gözyaşları dökmesi dışında, birilerinin elini taşın altına koyması tüm belediye koltuklarından daha değerli değil mi? ‘Değil’ diyenler bundan sonra -inşallah olmaz- asker cenazelerinde tespih boncuğu gibi dizilip boy göstermesinler.

    – Başak Demirtaş’ın adaylık iradesi, DEM Parti’nin ısrarla kurmaya çalıştığı üçüncü yol siyasetini görünür kılmak içindi. ‘Biz koltuk, makam, rant için değil, halkın acil ihtiyacı olan demokrasi, adalet, barış için siyaset yapıyoruz’ demek içindi. ‘Hayır, bu değerler benim belediye koltuğumdan kıymetli değil’ diyen varsa bundan sonra adaletten, demokrasiden dem vurmasın.

    – Başak Demirtaş’ın adaylık iradesi sıkılı yumrukları açmak, tokalaşmayı hatırlatmak içindi. Bunun kıymetini anlayamayanlar bundan sonra yumruk yediklerinde ah vah etmesinler en azından.

    – Başak Demirtaş’ın adaylık iradesi, en ağır bedelleri ödemesine rağmen demokrasi ve barış demekten vazgeçmeyen Kürt halkının ve DEM Parti’nin samimi, erdemli duruşunun göstergesiydi. Hayatı boyunca tek bir bedel ödemeden oturduğu yerden ‘kocası için pazarlık yaptı’ diyen ahlak yoksunları, en azından bundan sonra biraz olsun ahlaklı olmaya çalışsınlar.

    “İRADEMİZ DE, GÜCÜMÜZ DE, KARARLILIĞIMIZ DA VAR”

    Sonuç olarak;

    Kürt sorunu, Türkiye’de yaşanan ağır demokrasi ve adalet sorunu, ekonomik sorunlar bizim önceliğimizdir. Bu sorunların çözümü için konuşmak isteyen herkesle konuşuruz, ciddiyet ve samimiyet görürsek bir adıma karşılık iki adım atarız. Bunun için de kimseden ne izin ne de icazet alırız. Hele koltuk kavgasına tutuşmuş olanlara hesap verme gibi bir mecburiyetimiz asla olamaz. DEM Parti de bu özgüvenle hareket etmeli, iktidar partisi dahil ana muhalefet ve diğer tüm partilerle görüşebiliyorsa görüşmeli, ilkeler çerçevesinde ve demokrasinin gelişimi için uzlaşabiliyorsa uzlaşmalıdır. Bizim için 31 Mart seçimlerinden çok, 1 Nisan ve sonrası önemlidir.

    31 Mart seçimlerini aşırı derecede önemseyenler de bizim demokrasi, adalet, barış arayışımıza, ciddiyetle yaklaşmalıdırlar. CHP meseleyi sırf 31 Mart’tan ibaret görmemeli, uzun soluklu bir demokrasi mücadelesi ittifakını önemsemelidir. AKP ise seçimsiz geçecek bir dört yılı demokrasiye dönüşün fırsatı olarak ele almalıdır. DEM Parti de her iki parti dahil tüm partilerle görüşebilmeli, kim bu ilkelere bağlı kalacaksa onunla uzlaşma aramalıdır.

    Başak Demirtaş’ın adaylık iradesi bu yönleriyle, DEM Parti dışındaki siyasi aktörlerce doğru değerlendirilmemiştir. Bu nedenle, başka kıymetli arkadaşlarımızla seçim yarışına girileceği anlaşılmaktadır. Oysa biz bu siyasi hamleyi seçimden çok toplumsal barış için önemsiyoruz.

    Dolayısıyla toplumsal barış ve demokrasinin gelişmesi açısından diyalog ve müzakere için hiçbir zaman geç kalınmış değildir; tüm partiler birbirleriyle konuşabilmelidir. Herkes, meseleyi bu yönüyle ve serinkanlılıkla tekrar değerlendirmelidir. Biz demokrasiye, özgürlüklere ve barışa hizmet ederiz. Ödediğimiz bedeller başka hiçbir şey için değildir. Ve inanıyorum ki bu değerleri kazanacağız, hayata geçireceğiz. Bunun için irademiz de gücümüz de kararlığımız da var.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu duyurdu

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu duyurdu

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, kendisine teklif gelmesi üzerine Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu duyurdu. Fırat, “Eşit yurttaşlık temelinde verdiğimiz mücadeleyi meclis çatısı altında hep birlikte daha güçlü bir şekilde örgütlemek için bu teklifi değerli gördük. Adayız” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bir mesaj paylaşarak, Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu duyurdu.

    “Yeşil Sol Parti ile birlikte baharı getireceğiz” diyen Fırat, şunları kaydetti:

    “Alevi Dernekleri Federasyonu olarak uzun süredir Alevi hareketi içerisinde mücadele etmekte, inancımızın-erkanımızın yolunu sürdürmekteyiz.
    Bilinmesini isteriz ki federasyonumuz için; hukukun, eşitliğin, özgürlüğün, insan haklarının korunması, demokrasi bu ülkede yaşayan tüm halklar için vazgeçilmezdir.
    Yaşanan son süreçte seçim gündemi ile birlikte Yeşil Sol Parti’den federasyonumuzu temsilen milletvekilliği teklifi aldık. Eşit yurttaşlık temelinde verdiğimiz mücadeleyi meclis çatısı altında hep birlikte daha güçlü bir şekilde örgütlemek için bu teklifi değerli gördük.
    Yapılan bu teklifi, federasyonumuz yönetim kurulu ve bileşenleri ile birlikte istişare ederek, gönül birliği ile kabul etme kararı aldık. Adayız!

    “TAŞIN ALTINA ELİMİZİ KOYACAĞIZ”

    Kritik bir süreçten geçtiğimiz bugünlerde demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde sorumluluk alarak taşın altına elimizi koyacağız. Bilinmesini isteriz ki mecliste yürüteceğimiz mücadele de bu Alevi hareketinin geleceği ve halkların hakları için olacaktır.
    Bütün canlarımızı, can dostlarımızı bu sürece dahil olmaya ve omuz vermeye çağırıyoruz.

    Yeşil Sol Parti ile birlikte baharı getireceğiz…”

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Eski İzmir Barosu Başkanı YSK’ye başvurdu: Erdoğan’ın 3. defa adaylığı Anayasa’ya aykırı

    Eski İzmir Barosu Başkanı YSK’ye başvurdu: Erdoğan’ın 3. defa adaylığı Anayasa’ya aykırı

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasına itiraz eden eski İzmir Barosu başkanı Av. Özkan Yücel, dilekçesinde 2007 yılında yapılan değişikliğe vurgu yaparak bir kişinin iki defa seçilebileceğini söyledi.

    Recep Tayyip Erdoğan’ın 3’üncü kez Cumhurbaşkanı adayı olmasına bir itiraz da İzmir’den geldi. Yüksek Seçim Kurulu’na başvuran eski İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, başvuru dilekçesinde Anayasa’nın 101. maddesinde 2007 yılında yapılan değişikliğini hatırlatarak, “Değişikliğin tarihi dikkate alındığında -seçilme sayısına ilişkin sonradan yapılmış bir değişiklik de olmadığına göre- 2007 yılından sonra bir kişi, ancak iki defa cumhurbaşkanı seçilebilecektir”dedi.

    Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2007 yılından sonra ve değişiklik yürürlükte iken, 2014 ve 2018 yıllarında cumhurbaşkanı seçildiğini dile getiren Yücel, mevcut adaylığın üçüncü adaylık olmasıyla birlikte Anayasa’nın emredici hükmüne aykırı olduğunu söyledi.

    İki defa cumhurbaşkanlığına seçilebilme kuralının tek istisnasının da Anayasa’nın 116. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde, Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi” olduğunu dile getiren Yücel, bu kuralın, TBMM tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmiş olmaması nedeniyle uygulama alanı olmadığını kaydetti.

    YSK’ye verdiği dilekçede, Anayasa’nın 11. maddesi uyarınca Anayasa hükümlerinin bağlayıcılığını hatırlatan Yücel, YSK’ye seslenerek, “Anayasa’ya aykırı davranışların, her düzeydeki kamu görevlileri açısından suç oluşturacağını bildiğinizi varsayıyorum” dedi.

    Eski İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, dilekçesinin sonuç kısmında şu ifadelere yer verdi:

    – Üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilebilmek için başvuruda bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık başvurusunun reddine karar verilmesini,

    – Kurulunuzun, adaylık başvurusunun kabulüne yönelik 2023/254 sayılı kararının itirazım üzerine R.T. Erdoğan yönünden kaldırılmasını,

    – Kesin listede bu isme yer verilmemesini,

    – Aksi davranışın, kamu görevlisi olan kurulunuz üyeleri açısından suç oluşturacağının bilinmesini talep ederim.

    (HABER MERKEZİ)

  • İYİ Parti, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına itiraz edecek

    İYİ Parti, Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına itiraz edecek

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasıyla ilgili YSK’ye itiraz edeceklerini söyledi. Zorlu, “Gereken süreçlerin tamamlanması adına başvurumuzu yapıyoruz. Herkes gibi neticeyi göreceğiz ve seçim sürecini işleteceğiz” dedi.

    İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, parti merkezinde gündeme ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.

    Zorlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olmasıyla ilgili Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itirazda bulunacaklarını açıkladı.

    Zorlu, “Anayasa’ya göre bir kimse en fazla 2 defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. Anayasa yapıcı irade, bu maddeyi değiştirmemiştir ve bunun tartışmaya açık olmadığını ortaya koymuştur. Geçici madde de koymamıştır. Sorumluluğumuzun gereği olarak, önümüzdeki saatlerde partimizin Genel Sekreteri Uğur Poyraz, kapsamlı bir dilekçe ile YSK’ye başvuracak” dedi.

    “PARLAMENTER SİSTEMİ YENİDEN GÜÇLENDİREREK GETİRECEĞİZ”

    konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yarışın galibi biz olacağız. Milletimizin kafasını karıştırabilecek, bu seçimin meşruiyet sorunu yaratmaması adına sonuçlandırılması gereken süreçlerin tamamlanması adına başvurumuzu yapıyoruz. Herkes gibi neticeyi göreceğiz ve seçim sürecini işleteceğiz. Ülkemizdeki adalet kavramını görüyoruz adaletsizlik seçimlerde de gerçekleşmekte. Bir demokraside yegane araç seçimlerdir. Seçimlerin olmazsa olmazı adil olmasıdır. Milletimizin huzurunda şu gerçeğin altını çizelim. Miting yapmayacağını açıklayan Cumhurbaşkanı devletin hizmetlerini kullanarak miting tarzında temel atma törenleri yapıyor. Bu bakanlar bütün devletin imkanını kullanıyor. Evet Cumhurbaşkanı ancak partili bir Cumhurbaşkanı. Getirdikleri ucube sistemin bile kabul edemeyeceği bir şey bu. Parlamenter sistemi yeniden güçlendirerek getireceğiz. Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı için bugün YSK’ye itirazda bulunacağız.”

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • HKP’den, YSK’ye ‘Erdoğan’ın adaylığını reddet’ başvurusuna polis engeli-VİDEO

    HKP’den, YSK’ye ‘Erdoğan’ın adaylığını reddet’ başvurusuna polis engeli-VİDEO

    PİRHA- Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasının olmadığı, başvurduğu takdirde cumhurbaşkanlığı adaylığının kabul edilmemesi için YSK’ye başvuruda bulundu. YSK önünde açıklama yapmak isteyen parti üyelerini polis engelledi.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili bugüne kadar gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığını iddia ederek, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığının kabul edilmemesi için YSK’ye başvurdu.

    14 Mayıs seçimlerinde iktidar değişikliğine vurgu yapılan dilekçede, “Seçimler sonrasında Erdoğan’ın diplomasının araştırılmasına mecburen girişilecek ve onun iddiasının boş olduğu, resmi kurumlara verdiği diploma örneklerinin ya da çıkış belgesinin sahte olduğu ortaya çıkacaktır” denildi.

    Dilekçenin sonuç ve istem bölümünde şu ifadelere yer verildi:

    “14 Mayıs 2023 tarihinde birlikte yapılacağı kararlaştırılan Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde; Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olduğu ilan edilen Recep Tayyip Erdoğan’ın; Anayasa’nın 101 ve 6271 Sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 6. maddelerinde öngörülen ‘yükseköğrenim yapmış olma’ koşulunu taşımadığından, dolayısıyla ‘Seçilme Yeterliği’ne sahip bulunmadığından cumhurbaşkanlığı adaylığı başvurusunun kabul edilmemesine karar verilmesini müvekkil parti adına istiyor ve diliyoruz.”

    YSK ÖNÜNDE AÇIKLAMAYA ENGEL

    Yüksek Seçim Kurulu önünde açıklama yapmak isteyen HKP üyelerini polis engelledi. HKP avukatları ile polis arasında tartışma yaşandı.

    Öte yandan HKP’liler Kızılay Karanfil Sokak’ta basın açıklaması yaptı. HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Sait Kıran, YSK önünde açıklama yapılmasının engellenmesine tepki gösterdi.

    Kıran, “Yasal hakkımız olan basın açıklamamız engellendi. Bunu şiddetle protesto ediyoruz. Sorumlular hesap verecek” dedi.

    YSK üyelerine seslenen Kıran, “Hepiniz de adınız gibi bilmektesiniz ki Erdoğan’ın yüksekokul diploması yoktur” dedi.

    Anayasanın 101’inci maddesini hatırlatan Kıran, “Erdoğan’ın ne 2014’de ne 2018’de seçildiğinde üniversite diploması vardır. Bu nedenle, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimde de sırf bu yüzden yani dört yıllık bir üniversite diploması olmadığı için cumhurbaşkanlığına aday olması hukuken mümkün değildir. Geçmişte iki dönem cumhurbaşkanlığına seçilmiş olması da yok hükmündedir” ifadelerini kullandı.

    “YARGILANMAKTAN KENDİNİZİ KURTARAMAYACAKSINIZ”

    Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili konuya muhalefet partilerinin uzak durduğunu belirten Kıran, “Erdoğan’ın diplomasının olmadığı ve tek başına bu gerekçeyle bile aday olamayacağı gerçeği ortadayken üçüncü kez aday olup olamayacağı tartışmaları diplomasızlığına dolayısıyla hukuki, yasal ve meşru olmayan cumhurbaşkanlığına meşruiyet kazandırır” dedi.

    YSK üyelerine bir kez daha seslenen Kıran, şunları kaydetti:

    “Erdoğan’ın sahte diploma suretiyle sizi güya kandırıp onun kanunsuzluğuna ortak olmanız apaçık biçimde kanunsuzluğu Erdoğan’la birlikte yekten paylaşmanız anlamına gelecektir. Ve siz de bu sahte belgeyi gerçekmiş gibi işleme koyarak Erdoğan’ın kanunsuzluğuna aracılık ettiğiniz için net, kesin biçimde suç işlemiş olacaksınız ve yargılanmaktan kendinizi kurtaramayacaksınız.”

    Açıklama sırasında parti üyeleri, “Diploman yok, aday olamazsın”, “YSK suça ortak olma” sloganları attı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İlhan Cihaner CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı

    İlhan Cihaner CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı

    CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner partisinin 37. Olağan Genel Kurultayı’nda genel başkanlığa adaylığını açıkladı.

    CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısı ile adaylığını açıkladı.

    Cihaner yaptığı açıklamada, “Liderin seçtiği değil, üyelerin seçtiği Parti Meclisi’ne ihtiyacımız var. Bizler partimizin demokratik bir örgütle yönetim anlayışı ile çağdaş ve sol bir siyasetle başarıyla ulaşabileceğimize inanıyoruz. Bu nedenle CHP Genel Başkanlığı’na aday oldum” dedi.

    Bir soru üzerine Muharrem İnce ile de temasta olduklarını söyleyen Cihaner, “Kazanacağınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna ise “İnandığımız için bu yola çıkıyoruz” dedi.

    Aytuğ Atıcı da CHP’de daha önce genel başkanlık için aday adaylığını açıklamıştı. Cihaner’in ardından da Tolga Yarman’ın da saat 11.00’de aday adaylığını açıklaması bekleniyor.

    Genel Başkan adaylığı için 68 delegenin imzası gerekiyor.

    CHP’nin, 37. Olağan Kurultayı 25-26 Temmuz’da Ankara’da yapılacak.

    KURULTAY İÇİN HAZIRLIKLAR

    CHP’nin bu hafta sonu gerçekleştirilecek kurultayına katılmak isteyen onur üyeleri için özel hazırlık yapıldığı; bu kapsamda onur üyelerinin tek tek telefonla aranarak kurultaya katılıp katılmayacağı konusunda bilgilerine başvurulduğu öğrenildi.

    Bilkent Odeon’daki kurultayda onur üyeleri için özel bir alan oluşturulacağı; seçim işlemleri için açık havada 44 sandık ve toplam 132 kabin kurulacağı belirtildi. Buna göre toplam 1357 delegenin oy kullanacağı seçimlerde kabin başında 10 delege oy kullanmış olacak.

    Böylece seçim işleminin hızlı bir şekilde yapılması sağlanacak. Kurultayda Divan Başkanlığı’na ise Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun önerileceği ifade edildi.

    İLHAN CİHANER KİMDİR?

    23 Şubat 1968’de Kars’ta doğdu. Baba adı İsmail Hakkı, anne adı Zeynep’tir. Hukukçu, Cumhuriyet Savcısı; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Gazi Üniversitesi Kamu Hukuku Siyaset ve Sosyal Bilimler Bölümünde yüksek lisans yaptı.

    Reyhanlı, İdil, Çamlıdere Cumhuriyet Savcısı; Vezirköprü, Alaşehir, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı; Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptı. 2012, 2014 ve 2016’da yapılan CHP kurultaylarında Parti Meclisi Üyeliği’ne seçildi. 24. Dönemde Denizli Milletvekili seçildi.
    Cihaner, evli ve 1 çocuk babasıdır.

    İlhan Cihaner, eski cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet Halk Partisi eski milletvekili. 2012, 2014 ve 2016’da yapılan CHP kurultaylarında parti meclisi üyeliğine seçilmiş olup, halen bu görevi yürütüyor.  (HABER MERKEZİ)

  • Ahmet Şık HDP’den aday adaylığının gerekçelerini açıkladı

    Ahmet Şık HDP’den aday adaylığının gerekçelerini açıkladı

    PİRHA- Gazeteci Ahmet Şık, HDP’den İstanbul milletvekili aday adayı oldu. Twitter üzerinden bir açıklama yaparak kararının gerekçelerini sıralayan Şık, “Sessizlik çemberini kırmak, bu güzel ülkemizi hakikatin ışığıyla aydınlatmak için adayım” dedi. 

    Gazeteci Ahmet Şık, HDP’den İstanbul milletvekili aday adayı oldu.

    Şık, Twitter üzerinden bir açıklama yaparak kararının gerekçelerini sıraladı.

    Ahmet Şık’ın açıklaması şöyle:

    “Hayattaki anlamı sözlüklerdeki karşılığından daha fazla olan sözcükler var. Barış, demokrasi, eşitlik, adalet, özgürlük bir çırpıda aklıma gelenler. İçinde bulunduğumuz karanlıkla birlikte düşününce sanırım sizlerin de aklına bunlar geliyordur.

    Hakikat ve hakikati konuşanların düşman ilan edilip yok edilmeye çalışıldığı böylesi zulüm dönemlerinde kıymeti daha iyi anlaşılan umut ve dayanışma sözcüklerini de saydıklarımızın arasına eklemek gerek.

    Çünkü umudun da tıpkı umutsuzluk gibi bulaşıcı olduğu ve umutsuzluğu dayanışmayla yok edebileceğimiz zamanlar bunlar.

    Çünkü Oruç Aruoba’nın da dediği gibi; “Göğümüzü ve yerimizi yeniden kurmamızı gerektiriyor yaşadıklarımız.”
    Tam da bu nedenle ülkemize, geleceğimize dair hayallerim var…

    Siyasetten bürokrasiye, akademiden medyaya kadar dört bir yana sirayet edip tüm toplumu çürütmeye başlamış olan yalanı alt etmeyi ve ülkemizin hakikatin ışığıyla aydınlanmasını istiyorum.

    Çünkü;
    Hakikatin bilinmesi herkesi birbirine eşit kılar.
    Eşitlik temelinde yükselen adalet insanı özgürleştirir.
    Özgürlük varsa demokrasi yerleşik olur.
    Ve demokrasi barışın garantisidir.

    Yargının iktidara biat ettirilmesiyle gazeteciliğin, siyasetin, tek adam rejimine karşı duran herkesin esir edildiği, bilimsel özerkliğin ayaklar altına alındığı, barışı isteyenlerin bile suçlandığı bir çürümüş düzene karşı demokrasi güçlerinin yan yana durması gerektiğini biliyorum.

    Çocuklarımıza yaşanası, huzur içinde nefes alıp verecekleri, geleceği özgürce ilmek ilmek örebilecekleri bir ülke bırakabilmek için ırkçılığın sıradanlaşmasına, ayrımcılık ve nefret tohumlarının ekilmesine karşı bir arada yaşamın mücadelesini vermek zorundayız.

    Barış yerine savaş, yaşam yerine ölümü yücelterek eşitlik, özgürlük ve adaleti yok etmeye çalışanların tehdit ve hakaretlerinin daha çok duyuluyor olması, onların güçlü olmalarından değil sessizliktendir.

    Bizim düşlerimizde bambaşka bir ülke hayali var. Karanlıktan, kötülükten, zulümden beslenenlerin ufkunun alamayacağı bir ülkenin hayali bu. Yükünü sırtlayacağımız, kurmak için omuz vereceğimiz bir ülke.

    Bunun için dayanışmadan doğacak kuvveti açığa çıkararak birlikte mücadele vereceğiz. Her kimden gelirse gelsin şiddetin karşısında durup özlemini çektiğimiz barış, eşitlik, özgürlük ve adaleti mutlaka ama mutlaka hâkim kılacağız. İmkânsızla mümkün olan arasındaki farkı belirleyenin insanın kararlılığı olduğunu biliyoruz. Ve eğer her şey iyi olmamışsa henüz hiçbir şeyin sonuna gelmemişiz demektir.

    Umutluyuz.
    Umut kendi gerçeğini de yaratır geleceğini de.

    Söyledim, tekrarlayayım: Bu ülke yalanın karanlığını değil, hakikatin ışığını hak ediyor. Gazetecilikte olduğu gibi siyasette de temel şiarım, Nazım’ın dediği gibi “Annelerin ninnilerinden, spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta” yalanı yenmek olacak.

    İşte bu yüzden milletvekili adayıyım.
    Sessizlik çemberini kırmak, bu güzel ülkemizi hakikatin ışığıyla aydınlatmak için adayım.

    Halkların Demokratik Partisi’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş ve mücadele arkadaşlarının şahsında tutsak edilmiş tüm siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler ve avukat arkadaşlarımla dayanışmak için adayım.

    Özlediği hayat hep yarınlara ertelenmiş halkımızla birlikte bugünü kazanmak için adayım.

    Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayatı çıkarmak için adayım.

    Biliyorum ki, hayatı değiştireceksek, bu ancak birlikte başarılacak. Sen’le olacak! Biz olabilirsek olacak.

    Yolumuz açık, önümüz barış olsun.”