Etiket: add

  • 18 kurum uyarıyor: Hapishanelerde ve askeri kışlalarda kitlesel ölümler kaçınılmaz olacak

    18 kurum uyarıyor: Hapishanelerde ve askeri kışlalarda kitlesel ölümler kaçınılmaz olacak

    PİRHA – 18 parti, sendika, dernek ve vakıf; iktidarı cezaevleri, sokağa çıkma yasağı ve karantina konusunda uyardı.

    Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bir çok mahallenin karantinaya alındığı Malatya’da aralarında siyasi parti, sendika, vakıf ve derneklerin de bulunduğu 18 oluşum, salgına karşı yapılması gerekenlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Hızla yayılan salgına karşı geç kalındığı belirtilerek, toplumun bir kesiminin izole edilip, bir kesiminin iş yaşamına devam ettirmenin çözüm olmadığı vurgulanan açıklamada, salgına karşı savunmasız olan yaşlı, engelli bireyler, azınlıklar, yerli halklar, mülteciler, göçmenler, evsizler ve yoksulların özen gösterilmesi gerektiği belirtildi.

    “KİTLESEL ÖLÜMLER KAÇINILMAZ”

    Hapishaneler ve askeri kışlaların virüsün yayılması durumunda en riskli alanlar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle hapishanelerde virüsün yayılma hızı dikkate alındığında kitlesel ölümlerin kaçınılmaz olacağı uyarısıda bulunuldu.

    Bu nedenle gündemdeki yargı paketinin bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak, sivil toplum örgütlerinin de talepleri doğrultusunda yasalaşması ve hapishanelerin doluluk oranı gibi önemli risk faktörlerinin azaltılmasının talep edildiği açıklamada, tüm sağlık çalışanlarına en kısa zamanda test yapılması istendi.

    “EVDE KAL AŞAMASI EVDE TUT AŞAMASINA GELMİŞTİR”

    SES, Belediye İş, BTS, BES, Eğitim Sen, Eğitim İş, İHD, TMMOB, CHP, HDP, Sol Parti, EMEP, ESP, PSAKD, Eşit Yurttaşlık Der, ADD, ÇGD ve Zeynel Abidin Vakfı’nın imzasıyla yayımlanan açıklamada şu talepler ve uyarılar yer aldı:

    • 27 Mart 2020 tarihinde açıklanan 7 maddelik yeni önlemler paketinin tek başına yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu gün geldiğimiz noktada geniş, yaygın ve etkin bir sokağa çıkma yasağı ve karantina hemen uygulanmalıdır. Artık sorun ‘Evde kal’ aşamasından ‘Evde tut’ aşamasına gelmiştir. İktidarı bir an önce bu önlemleri almaya çağırıyoruz!
    • Zaruri ihtiyaçlar dışındaki üretim faaliyetleri durdurulmalı, toplum hareketliliği asgari düzeye indirilmelidir. Kamu emekçilerine, işçilere ücretli izin verilmelidir. Serbest meslek sahipleri ve esnafın gelir kayıpları telafi edilmeli, geliri olmayan yoksul ailelere mutlaka sosyal ve nakdi yardımlar yapılıp, toplumsal izolasyon sağlanmalıdır.
    • Salgın boyunca elektrik, su, doğalgaz ve internete erişim ücretsiz olmalıdır. Elektrik ve doğalgaz dağıtım hizmetleri kamulaşmalıdır. Belediye hizmetlerinin aksamaması için belediyelere merkezi bütçeden kaynak aktarılmalıdır.
    • İşten çıkarma salgın süresince yasaklanmalıdır. Çalışanlar ücretli izinli sayılmalıdır. Bu izinler ‘mücbir sebep’ sayılmalı ve yıllık ücretli izinde mahsup edilmemelidir. Kapanan işletmelerin çalışanlarının ücretleri tam veya tama yakın bir şekilde ödenmelidir.
    • Sağlık hizmetleri kamu ve özel ayrımı olmadan, tamamen ücretsiz olmalı, sağlık kurumlarına kaynak aktarılmalı, gerekiyorsa tüm sağlık kurumları kamulaşmalıdır.
    • Sağlık emekçilerinin sağlığı için tüm gerekli önlemler alınmalıdır. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmek için kaynaklar seferber edilmelidir. KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile işine son verilmiş sağlık emekçileri derhal işlerine iade edilmelidir.
    • Tarımsal üretimin sürdürülmesi sağlanmalıdır. Bunun için çiftçilerin kooperatif ve bankalara olan borçları ertelenip, faizleri silinmelidir. Üretimi sürdürecek başta mazot desteği olmak üzere çiftçilere ekonomik destek verilmelidir.
    • Covid-19 testleri yaygınlaştırılmalı, bütün sağlık kuruluşları test yapar hale getirilmeli, salgının yaygın olduğu yerleşim yerleri kamuoyuna duyurulmalı, bu yerleşim yerlerine özel izolasyon uygulanmalıdır.
    • Cezaevleri, askeri kışlalar virüsün yayılması durumunda en riskli alanlardır. Özellikle cezaevlerinde virüsün yayılma hızı dikkate alınarak kitlesel ölümlerin olması kaçınılmazdır. Bu sebeple gündemdeki yargı paketinin bir an evvel, demokratik usuller göz önünde bulundurularak, sivil toplum örgütlerinin de talepleri doğrultusunda yasalaşması ve cezaevlerinin doluluk oranı gibi önemli risk faktörleri azaltılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD: ‘Dersim’ kararını sonuna kadar destekliyoruz

    PSAKD: ‘Dersim’ kararını sonuna kadar destekliyoruz

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği PSAKD, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Dersim Belediyesi kararına karşı paylaşımlarını kınayarak, “Tunceli adı Dersim halkı için acıdan, gözyaşından, baskıdan, zulümden başka hiçbir anlam ifade etmemektedir. Sonuna kadar alınan bu kararı destekliyoruz” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği’nin, ‘Dersim’ ismine yönelik tutumuna bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden geldi.

    “Atatürkçü Düşünce Derneği Ne Yapmaya Çalışıyor?” başlığı ile yazı paylaşan PSAKD Genel Merkezi, “Dersim Belediyesi Tunceli ismini Dersim olarak değiştirmekle doğru ve yerinde bir karar almıştır” ifadelerini kullandı.

    “TUNCELİ ADI ZULÜMDEN BAŞKA HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEMEKTE”

    PSAKD Genel Merkezi’nin mesajı şöyle:

    “ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu yayınladığı son açıklamada AKP iktidarının ve MHP yönetiminin inkar ve asimilasyonu esas alan ırkçı, ayrımcı ve ötekileştirici politik diliyle Dersim Belediyesi’nin ‘Tunceli’ ismi yerine ‘Dersim’ ismini kullanmasına karşı kararın iptali için mahkemeye başvuracağını ilan etmiştir. ADD böylece AKP, MHP, BBP ve Vatan Partisi gibi unsurlardan oluşan inkarcı koalisyonun yanında yerini alarak Dersim Belediyesi yönetimi nezdinde Dersim halkını tehdit etme cüretinde bulunmuştur.

    Öncelikle şunu belirtelim: Dersim Belediyesi ‘Tunceli’ ismini ‘Dersim’ olarak değiştirmekle doğru ve yerinde bir karar almıştır. Sonuna kadar alınan bu kararı destekliyoruz. Çünkü ‘Tunceli’ adı Dersim halkı için acıdan, gözyaşından, baskıdan, zulümden başka hiçbir anlam ifade etmemektedir. Tunceli ‘Tunç Eli’ gibi tamamen uydurma ve bölgeyle alakasız bir deyime dayanmaktadır. Bölge tarihin en eski dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk dönemlerine kadar Dersim olarak adlandırılmıştır. Osmanlı’da bölge Dersim Vilayeti olarak adlandırılmıştır. Tunceli yalnızca 1935 yılında çıkarılan bir kanunun adıdır. Tarihsel olarak Tunceli diye bir yer yoktur. Dersim Alevilerin en kadim topraklarından biri olup Dersim adı da Aleviler için son derece kutsal ve önemlidir. Dersim ‘Gümüş Kapı’ anlamına gelmektedir. Dersim adı, inancı, kimliği, kültürü, dağları, taşları, ormanları, nehirleri, nadir bulunan çeşit çeşit bitkileri ve hayvanları ile bir bütün olarak Aleviler için kutsal ve önemli bir bölgedir. Dersim aynı zamanda bir ocaklar diyarıdır. Birçok önemli Alevi-Kızılbaş ocağının merkezi Dersim’dedir. Dersim’in dünyada eşi benzeri olmayan özgün ve otantik yapısına dönük olarak ADD yönetiminin bu antidemokratik, inkârcı, baskıcı, tehditkar, ötekileştirici, nefret dolu, katliam yanlısı söylemlerini ve yaklaşımlarını protesto ediyoruz. Dersim Tertelesi’nde katledilen onbinlerce canımızın acısı halen yüreğimizdedir.

    Sizi uyarıyoruz: Bu yaralarımızı daha fazla kanatmayın. Yüreğimizi daha fazla acıtmayın. Dersim’e düşmanlık etmekten vazgeçin. Bunları yapmadığınız takdirde sizlerin bu ırkçı ve ayrımcı söylemlerinizi bulunduğumuz her ortamda sonuna kadar teşhir edeceğimizi ilan ediyoruz.”

    PİRHA / ANKARA