Etiket: adf

  • Alevi kurumlarının temsilcileri HEDEP’i ziyaret etti- VİDEO

    Alevi kurumlarının temsilcileri HEDEP’i ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA-Alevi kurumları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ni (HEDEP) ziyaret etti. Birlikte mücadelenin önemine vurgu yapılan görüşmede, 10 Aralık’da İstanbul’da yapılacak olan ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitinginde, HEDEP’in de Alevi kurumları ile birlikte alanda olacağı belirtildi. Alevi kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir heyet, dün de Emek Partisi İstanbul İl Örgütü’nü ziyaret etti. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE), Alevi Kültür Derneği (AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Anadolu Alevi Canlar Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), HEDEP Genel Merkezi’ni ziyaret etti. HEDEP Genel Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ile görüşen kurumlar, HEDEP yönetimini kutlayarak 10 Aralık’ta yapılacak miting konusunda bilgi verdi.

    ALEVİ KURUMLARI HEDEP’E ÇAĞRI YAPTI: HERKESİN KENDİ RENGİYLE ORADA OLMASINI İSTİYORUZ

    HEDEP‘de yeni seçilen kadroya başarılar dileyen ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Süreç her geçen gün daha kötüye gidiyor. Artık insanların nefes alamadığı bir ortam var. Hepimizin karşı oldu yasayı bile arar olduk. Bu süreçte toplumsal muhalefetin daha kuvvetleri olması anlamında HEDEP’in önemi çok büyük. Koşullarımız zor. Sadece siyasal iktidar değil, sisteminde inancımıza saldırısı var. Hayatın her alanı dinselleştirildi. Biliyorsunuz Eğitim-sen ile İzmir’de miting yapmıştık. Eğitim-Sen kongresi nedeniyle çağırıcı kurum olamayacak. Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yaptığımız kurultay ile tüm Alevi kurumlarının çağırıcı kurum olmasını belirledik. 10 Aralıkta İstanbul’da miting düzenleyeceğiz. HEDEP’in de desteğini istiyoruz. Güçlü toplumsal bir muhalefete ihtiyacımız var. Herkesin kendi rengiyle, kendi diliyle orada olmasını istiyoruz. Kadıköy’ü bir çiçekler bahçesi yapmak istiyoruz” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, “Türkiye’nin sorunlarını size anlatacak değiliz en fazla yaşayan sizlersiniz. Bu miting ile bir nefes olmak istiyoruz. Halkların renklerini, çeşitliğini yansıtmak istiyoruz” diye konuştu.

    AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “ÇEDES sadece Alevilerin sorunu değil herkesin problemi. Dün de söyledim gelin aşure lokması gibi olalım. Bugün de aynı çağrıyı yapmak istiyorum” diye belirtti.

    ADFE yöneticisi Ufuk Emre Bektaş da HEDEP’in yeni yönetimini kutladı. Bektaş, “Bu ülkede laikliğin ne olduğunu tam olarak anlayamadık, yaşayamadık. Bu ülkede ötekileştirme sorununu yaşayanlardan biri Aleviler o yüzden laiklik bayrağını taşıması gerekenler Aleviler. Biz bu mitingi düzenlerken tüm taleplerin ve renklerin bir arada olması gerektiğini düşündük” şeklinde konuştu.

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe iktidarın asimilasyon polikalarını dile getirerek, “Devlet uzunca bir zamandır kendi dinini yarattı. Şimdi de kendi Alevi’sini yaratmaya çalışıyor. Aynı kendi Kürt’ünü yaratmaya çalışması gibi. Biz bu politikalara teslim olmamak için bu düzenin bütün mağdurlarını bir araya getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Alevi Canlar Federasyonu yönetiminden Bekir Güler de “Şöyle anlaşılmasını istemeyiz biz dine karşı değiliz, ancak insanların kendi istediği gibi yaşamasını istiyoruz” diye ekledi.

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise konuşmasında, “Biz Aleviler 100 yıldır cumhuriyetin eşitlik adalet getirmediğini deneyimledik. Bizi topraklarımızdan uzaklaştırmak ki deprem sürecinde de deneyimledik. İnancımızı değiştirmek, dönüştürmek, kendi Alevisini yaratma çabasını deneyimledik. Mücadelemiz bakidir. Bbu yüzden demokrasi mücadelesi verenlerin yanımızda olması bize güç katacaktır” ifadelerine yer verdi.

    “10 ARALIKTA ALEVİ KURUMLARI İLE BİRLİKTE ALANDA OLACAĞIZ”

    HEDEP Tülay Hatimoğulları, iktidarın farklı halk ve inançları tek tip insan haline getirmeye çalıştığına vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Miting çağrınıza partimiz olarak olumlu cevap vereceğiz. Sizinde söylediğiniz gibi Aleviler tarih boyunca çeşitli katliamlara, asimilasyon politikalarına maruz kalarak ne yazık ki bugüne geldik. Şimdi AKP iktidarının başka bir politika izlediğini hepimiz biliyoruz. Bugün Alevilik inancının, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasını basitçe ele alamayız. Bu asimilasyon polikasının bambaşka bir versiyonudur. Bunu bazen insanların AKP’nin oy devşirmek için yaptığına dair iddiaları olasa da konu bu kadar masun değil. Mesele katliamlar ile alt edemediği, yok edemediği Alevileri bu tür tırnak içinde destekler ile maddi olarak kendine bağlayarak farklı bir çalışma yönetimi izlediğinin altını çizmemiz lazım. Türkiye 72 milletin bir arada yaşadığı bir yerdir. Daha çok dayanışma, daha çok aynı alanda olmak bizim için de çok önemlidir”

    Halklar ve İnançlar Komisyonunun Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ise, “Bundan sonra yakıcı bir gündem bizi bekliyor. ÇEDES projesi sadece Alevilerin sorunu değil hepimizin sorunu, siyasi partilerin de bu alanda çalışmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bundan sonra ortak çalışmalar yapacağız, alanlarda birlikte olacağız” diye konuştu.

    DÜN DE EMEK PARTİSİ ZİYARET EDİLDİ

    Alevi kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir heyet, dün de 10 Aralık’ta “Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye” şiarıyla düzenlenecek miting öncesi Emek Partisi İstanbul İl Örgütü’nü ziyaret etti.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çam, AKD Bakırköy Şube Başkanı Taner Süslü’den oluşan heyeti Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ve İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros karşıladı.

    Alevi kurum temsilcileri, yapılacak mitinge ilişkin bilgi verirken, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, mitingin güçlü bir şekilde gerçekleşmesi için üzerine düşeni yapacaklarını belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • ADFE; Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Ahi Evran yılı nedeniyle bir dizi etkinlik yapacak

    ADFE; Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Ahi Evran yılı nedeniyle bir dizi etkinlik yapacak

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran’a atfetmesinin ardından yıl içerisinde bir çok etkinlik yapacaklarını anlattı. Fırat, “Hacı Bektaş, Yunus Emre ve Ahi Evran’ın çevresine kattığı o güzellikler günümüzde daha da yoğunlaşarak devam etmekte. Her gün onların fikirlerinden faydalanmaktayız” dedi. 

    UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran’a adamasının ardından Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Yönetim Kurulu 28 Nisan’da toplanarak yıl içerisinde yapacakları programlara dair çalışma yürüttü.

    ADFE yönetimi ile bileşenlerinin katıldığı toplantıda, İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde etkinlikler yapma kararı alındı.

    ADFE Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, UNESCO kararının ardından yapılacak programlara dair bilgi verdi. “Hacı Bektaş Veli, gelenek ve göreneklerimizde maneviyatı çok olan, Alevilerin olmazsa olmazlarından bir tanesidir” diyerek UNESCO’nun kararını olumlu bulduklarını belirtti.

    “HER GÜN ONLARIN FİKİRLERİNDEN FAYDALANMAKTAYIZ”

    Celal Fırat ayrıca, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre ve Ahi Evran’ın, insanlık tarihine önemli değerler kattığının altını çizerek “Hacı Bektaş, Yunus Emre ve Ahi Evran’ın çevresine kattığı o güzellikler günümüzde daha da yoğunlaşarak devam etmekte. Her gün onların fikirlerinden faydalanmaktayız. O anlamda Hacı Bektaş Veli biz Aleviler için çok büyük bir değer, Alevilerin olmazsa olmazıdır” ifadelerini kullandı.

    “HER YERE GÜZELLİK KATMAK İSTİYORUZ”

    Celal Fırat, ADFE’nin, bileşenleri ile bütün cemevlerinde yapacakları programlara ilişkin şöyle konuştu:

    “Özellikle İstanbul’daki cemevlerimizde, pandemi sürecini de göz önüne alarak paneller, etkinlikler düzenleyeceğiz. Özellikle Dersim coğrafyasında, Erzincan’da, Sivas’ta, Çorum’da, İzmir ve Ankara gibi yerlerde etkinlikler yapmak istiyoruz. Bu etkinlikleri, gittiğimiz yörenin özgünlükleri ile kanaat önderleriyle, sanatçılarıyla, o bölgenin yazarları ile buluşturmak istiyoruz. Bunları da ocaklarımızla birlikte yapmak istiyoruz.

    Belediyeler de bizimle bu konuda çalışma yürütmek istiyorlar ancak biz bu süreci kendi gelenek ve göreneklerimizle, sadece bir konser havasında değil, tamamen Hacı Bektaş’ı anlayarak, günümüze ışık verecek bir pozisyonda yarınları aydınlatmak istiyoruz. Yunus Emre der ya hani ‘Cümle alem birdir bize, düşmanımız kindir bizim’ sözü ile her yere güzellik katmak istiyoruz. Şu an mevcut iktidar da ‘Bizim Yunus’ gibi tanımlamada bulunuyor. Oysa ki bizim Yunus’un onların dünyasına uyacak bir pozisyonu da yok. Bunları da biz haykıracağız.

    Ahi Evran ile ilgili de yine aynı çerçevede, yoğun bir anlamda pandemi sürecini yaşıyoruz ama gelin görün ki esnaf şu an kan ağlıyor. Ahi Evran’in de günümüz koşuluna dair kelamları olacak. Tarihçi ve yazarlarımızın, Ahi Evran’ın düşüncelerini bizlere yansıtmalarını arzuluyoruz.”

    “ZULÜM YAPANLARI TEŞHİR EDECEĞİZ”

    Celal Fırat, yapılacak programların takviminin ise 21 Mayıs’ta ADFE genel kurulunda açıklanacağını söyledi. Etkinlik içeriklerine dair çalışmaların sürdüğünü belirten Fırat, şunları kaydetti:

    “Bütün yörelerimizde, oradaki canlarımızın öncülüğünde, örneğin Dersim coğrafyasına gittiğinizde o yörenin paydaşlarıyla birlikte muhabbetlerimizi yapmak isteriz. Örneğin Hacıbektaş’a gittiğimizde oradaki kanaat önderlerimiz, bölge halkı ile çalışma yapmak istiyoruz. Özellikle İstanbul’da yoğun bir şekilde paneller düzenlemeyi planlıyoruz.

    Şah-ı Merdan Ali buyurur ya ‘Bir yerde bir haksızlık, zulüm var ise ve onu engelleyemiyorsan zulmü yapanları teşhir et’ bizde programımızı bunun üzerine kurgulayacağız.

    Hacı Bektaş’ın ‘Dili, ırkı, rengi, kökeni ne olursa olsun iyiler iyidir’ ama gelin görün ki şu an Hacı Bektaş Veli’yi bir kalıbın içerisine hapsetmeye gayret gösteriyorlar. Anadolu’yu Türkleştirmek, Müslüman yapmak mantıyla geldiğini dinlendiriyorlar. Bizler gerçeği biliyoruz ama bu söylemler arasındaki tezatlığı da her canımızın bilmesini, etkinliklerden faydalanmasını istiyoruz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • ADFE Başkanı Fırat: Gazi Katliamı’nı gerçekleştirenler korunup, kollandı; lanetliyoruz!

    ADFE Başkanı Fırat: Gazi Katliamı’nı gerçekleştirenler korunup, kollandı; lanetliyoruz!

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Gazi Katliamı’nın 26. Yıldönümü sebebiyle açıklama yaparak, “Katliamı gerçekleştiren karanlık eller, sistem tarafından korunmuş, kollanmış Alevilerin adalet isteklerinin önü kesilmiştir” dedi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Gazi Katliamı’nın 26. yıldönümü sebebiyle yazılı açıklama yaptı.

    22 yurttaşın yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya dair “Gazi Katliamı acının kırılarak yüreğimize yerleştiği tarihtir” diyen Fırat, benzer şiddetlerle Alevilerin toplumsal hafızasının yok edilmek istendiğini söyledi.

    “GAZİ KATLİAMI, MAĞDURLARI SUÇLAYAN SÜRECE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    Celal Fırat, “Gazi Katliamı Alevilerin inançsal yaşamına yönelik kine dayalı bir katliamdır” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Alevi toplumunu yok etme görevini üstlenen başta siyasi kişilikler, onların nefret ve şiddete yönelik söylemleri 12 Mart 1995 yılında sistematik, planlı ve tüm halkları birbirine düşürme kastı ile Alevi katliamına dönüşmüştür. Ardından Alevi toplumunun belleğine siyasi, sosyolojik ekonomik ve psikolojik olarak işlenmiştir.

    “SİSTEMATİK SALDIRILAR”

    Yaşanan bu katliam yüzyıllardır Aleviler üzerinde uygulanan sistematik saldırıların bir parçasıdır. Bu saldırılar Alevilerin toplumsal hafızasını, değerlerini katliamlar ve asimilasyonla yok etmeyi amaçlamaktadır.

    Ebusuud’un Alevi katliamı fetvaları ile on binlerce Alevi halkı katledilmiş iken Diyanet yayınları başta olmak üzere birçok resmi kurum ve belgede bu kişi hakkında övgüyle bahsedilmesi ve yine binlerce Alevi’yi katleden Yavuz Sultan Selim gibi şahısların isimlerinin bazı yerlere verilmesi, bu sistematik katliamların süregeldiğinin göstergesidir.

    Dersim’den, Maraş’a, Maraş’tan, Sivas’a, Sivas’tan, Gaziye.

    Katliamı gerçekleştiren karanlık eller, sistem tarafından korunmuş kollanmış Alevilerin adalet isteklerinin önü kesilmiş.

    Gazi Davası, tıpkı Sivas, Çorum ve Maraş davaları gibi katliamı aklayan ve mağdurları suçlayan ve cezalandıran sürece dönüşmüştür.

    Gerici, faşist kimlikler kurgulanmış ya da yaratılmış kimliklerdir. Bunların toplumsal gerçeklilik üzerinde etkileri olmadığı için sadece katliam yaparlar. Her türlü şiddet eylemine girişebilirler. Her şiddet eylemini de uzun bir hazırlık döneminden sonra yani toplumların tarihsel, inançsal ve ideolojik zemininden beslenerek başlatırlar ve bu devlet kurumunun şiddeti organize etmesine kadar sürer.

    Hak ve adaleti eşitsizlik üzerinde devam ettirmek isteyen bu güçler devletin toplumları veya bireyleri itaatkâr ideolojiyle yönetmesi için çalışırlar, amaçları mevcut devlet gücünden daha fazla pay almak şiddet ve dehşetin boyutunu artırmaktır.

    İşte; kasıt unsuru ispatlanmış, devlet eliyle katliama dönüşen Gazi Katliamı da geçmiş tüm Alevi katliamlarında olduğu gibi suçun hep Alevilere yönelik işlendiğini ve de tutarlı olarak sistematik bir biçimde gerçekleştirildiğinin tekrarıdır.

    “BİR KEZ DAHA LANETLEİYORUZ”

    Geçmişten günümüze Anadolu’yu katliamlar coğrafyasına dönüştüren karanlık, gerici zihniyetle yüzleşilmeli ve gerçekler açıklığa kavuşturulmalıdır. Aksi takdirde, Türkiye’de toplumunun güvenliği sağlanamaz, bu tür katliamlara yaşam alanları açılmaya devam eder.

    Bu nedenle çağdaş, laik, demokratik bir Cumhuriyetin, herkes için eşit, hukuk devletine dönüşmesini diliyor, Gazi katliamını bir kez daha lanetliyorum.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Fırat: Cumhurbaşkanı Genelgesinde ayrımcılık gözden kaçmadı!

    Fırat: Cumhurbaşkanı Genelgesinde ayrımcılık gözden kaçmadı!

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, 29 Ocak’ta yayınlanan Cumhurbaşkanı genelgesinde ideolojik ayrımcılık yapıldığını belirtti. Hacı Bektaş Veli’ye genelgede yer verilmemesine tepki gösteren Fırat, genelgede ‘Bizim Yunus’ denilmesini de eleştirerek, “Sizin yunus değil. Yunus felsefesi Aleviliktir; sevgisizliği, öfkeyi, ret etmeyi, yok saymayı, kabul etmez” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli’nin, UNESCO, tarafından ‘evrensel öneme sahip şahsiyet’ olarak kabul edilmesini hatırlatarak, 29 Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı imzası ile yayınlanan genelgeyi eleştirdi.

    Celal Fırat, Cumhurbaşkanı imzası ile yayınlanan genelgede ‘ideolojik ayrımcılık’ yapıldığını ifade ederek, “2021 Unesco anma ve kutlama yıldönümleri arasına alınmış olan Hacı Bektaş Veli’ye yer verilmemesi gözlerden kaçmamış” dedi.

    “SİZİN YUNUS DEĞİL”

    ADF Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, ‘Sizin Yunus değil’ başlığı ile paylaştığı yazıda şu cümlelere yer verdi:

    “Kültür Bakanlığı; toplumun sahip olduğu mevcut her tür bilgi, ilgi, alışkanlık, değer yargıları, genel tutumlar, görüş, düşünce ve tüm davranış şekillerini yani; özünde toplumu oluşturan Kültür-inanç vb. tüm kavramları barındıran özellikleri korumak, yaşatmak, araştırmak ve gelecek kuşaklara doğru aktarılmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur.

    Özellikle son on beş yılda sadece gelir sağlayıcı etkisi düşünülerek tek taraflı Sünni İslam bakış açısıyla kültürel sermaye yok edilmiştir. Farklı kültür, inançsal değerleri ideolojik sınıflandıran bakanlık, sadece din üzerinde proje çıkarmış ve modern kültür arasında bağ kurmayı başaramamıştır ve Kültür Bakanlığı Cumhuriyet tarihinde en çok bakan değiştiren kurum olmuştur.”

    “YUNUS FELSEFESİ ALEVİLİKTİR”

    Celal Fırat, genelgenin derhal iptal edilmesini belirterek, şöyle devam etti:

    “UNESCO, tarafından evrensel öneme sahip şahsiyet olarak kabul edilen Yunus Emre ve Hacı Bektaş’ı Veli 2021 UNESCO Anma ve Kutlama Yıldönümleri arasına alınmıştır. Buna yönelik 29 Ocak 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı onayıyla yayınlanan genelgede yine ideolojik ayrımcılık gözlerden kaçmamış, 2021 Unesco anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alınmış olan Hacı Bektaş’ı Veli’ye yer verilmemiştir.

    ‘Bizim Yunus’ adıyla anma genelgesi hazırlanmış ‘özneyi nesneden önce kabul eden’ Yunus felsefesine ters düşülmüştür.

    “YUNUS FELSEFESİ SEVGİSİZLİĞİ, ÖFKEYİ, YOK SAYMAYI KABUL ETMEZ”

    Oysa Yunus felsefesi Aleviliktir; sevgisizliği, öfkeyi, ret etmeyi, yok saymayı, kabul etmez.

    Son yıllarda tarihsel kişilikler üzerinde ideoloji yayan, tarihsel kişilikleri Sünnileştiren, yozlaştıran hükümet, hatırlarsanız Mevlana’yı da FETÖ propagandası için kullananlara göz yummuştu.

    Bizler bu genelgenin derhal iptal edilmesini, Kültür ve Turizm bakanlığının 2021 UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri arasına alınan Yunus ve Hacı Bektaş’ı Veli kutlamalarının UNESCO’nun genel kabulüne uygun barış, kardeşlik insancıl anlayış ve yakınlaşmayı hedeflemesini istiyor bu ayrımcılığı ret ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA