Etiket: adfe genel sekreteri ufuk emre bektaş

  • PSAKD Genel Kurulu: Katliamlar ile yüzleşmek için örgütlü mücadele etmeliyiz-VİDEO

    PSAKD Genel Kurulu: Katliamlar ile yüzleşmek için örgütlü mücadele etmeliyiz-VİDEO

    PİRHA-PSAKD 17. Olağan Genel Kurulu konuşmalar ile devam ediyor. Yapılan konuşmalarda Suriye’de kaçırılan Alevi kadınların akıbetine dikkat çekilirken, 24 Nisan’da Samandağ’da gerçekleşecek ‘Barış Duvarı’ buluşmasına çağrı yapıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 17. Dönem Olağan Kurulu ilk günde yapılan selamları konuşmaları ile devam ediyor.

    “ÖNÜMÜZDEKİ ZOR SÜREÇTE ALEVİ KURUMLARI İLE BİRLİKTE YÜRÜYECEĞİZ”

    Madımak Katliamı’nda katledilen Gülsüm Karababa’nın abisi Hüseyin Karababa Anayasa Mahkemesi’ni dava ettiğini belirterek 3 yıllık bir hak gaspı olduğunun altını çizdi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, genel kurulu selamlayarak başladığı konuşmasında, “Önümüzdeki zor süreçte Alevi kurumları ile birlikte yürüyeceğimizi bildirmek için buradayız. Yeni bir operasyon ile karşı karşıyayız. Sarayın Alevilerini yaratmaya çalışan anlayışa karşı dimdik duracağınıza eminim” dedi.

    TAŞÇIER: YAŞADIKLARIMIZLA ÖRGÜTLÜ OLARAK BAŞ EDEBİLİRİZ

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, Özgür Özel’in CHP’nin Yozgat’ta yapacağı miting nedeniyle genel kurula katılamadığını belirterek, “Bizim yüzyıllardır alışık olduğumuz ama kara günlerden geçiyoruz. Unuttukları bizim korkuyu Kerbela’da bıraktığımız. Biz şunu biliyoruz ki bütün bu yaşadıklarımızın üstesinden bir arada olarak, örgütlü bir şekilde baş edebiliriz” dedi.

    BAKIRHAN VE HATİMOĞULLARI’NDAN KURULA MESAJ

    DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Eş Başkanların Sırrı Süreyya Önder’in kalp krizi geçirmesi nedeniyle kurula katılamadıklarını belirterek, eş başkanların mesajlarını okudu. Tuncer Bakırhan ve Hatimoğulları’nın mesajları şöyle:

    “Kadim bir inancın, yüzyılladır bir direnişin taşıyıcıları olarak sizleri selamlıyoruz. Aleviler inkar ve asimilasyonun hedefindedir. Alevileri kendi hesaplarına alet etmek istiyorlar. Madımak Katliamının üzerinden yıllar geçmesine rağmen cezası verilmemiştir. Toplumsal vicdana indirilen ağır bir darbedir. Sadece Türkiye’de değil Aleviler bölgenin her yerinde kuşatma altındadır. Alevi kadınlar kaçırılıyor. Herkes gereken girişimleri yapmalıdır. Bu ülkede sahici bir barış olacaksa bu demokratik bir ülkeden geçer. Aleviler olmadan, Alevilerin rızası olmadan barış da, demokrasi de olmaz.”

    UÇAR: DAHA ÖRGÜTLÜ BİR MÜCADELE ÖRMEMİZ GEREKİYOR

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Uçar, “Alevi halkına yönelik soykırımını konuşacağız. Madımak Katliamı’nın faillerinin serbest bırakılması bize çok şey anlatıyor. Daha örgütlü bir mücadeleyi örmek zorundayız” diye konuştu.

    SAĞLAM: MADIMAK’I UTANÇ MÜZESİ YAPMAK İSTİYORUZ

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkan Yardımcısı Binali Sağlam şunları söyledi:

    “Ülkede şu an yurtdışı yasağı ile tutsak kaldım. 33 canımız Madımak’ta katledildi. Biz o günden beri orayı utanç müzesi yapmak istedik. Olmadı ama mücadele etmeye devam edeceğiz. İki başkanımın Pir Sultan’ın yoldaşları olarak hakkaniyetli olarak mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum.”

    GEÇMEZ: KATİLLERİ TANIYORUZ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ise şunları ifade etti:

    “Yüzyıllardır Pir Sultan’la, Hacı Bektaş’lar çıkmıştır. Verdiğimiz mücadele ülkenin daha demokratik olması için verdiğimiz mücadeledir. Alevilerin mücadelesini sadece Aleviler için verdiğini düşünen ülke gündemini anlamıştır. Aleviler onurlu bir barış için mücadele veriyor. Başından beri Türkiye’deki ve Ortadoğu hakkında Aleviler uyarıda bulundu. Aleviler ateş yerinde. Biz katilleri tanıyoruz.”

    TOMBUL: ARTIK LAİKLİĞİN ESAMESİ OKUNMUYOR

     

    Sol Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul, artık laikliğin esamesinin okunmadığını belirterek, “Laikliği yeniden kazanmak hepimizin sorumluluğu. Madımak katliamı faillerini aklayanlar Suriye’de katliam yapanları ağırlıyorlar. Hepimize tarihi bir sorumluluk düşüyor” ifadelerini kullandı.

    KARAGÖZ: ALEVİLER HER TÜRLÜ MİLLİYETÇİLİĞİ REDDEDER

    KESK Eş Başkanı Ahmet Karagöz yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Yüzyıllık cumhuriyet tarihine baktığımızda, katliamların çoğunluğunun Alevilere yönelik olduğunu belirtmek isterim. Bu zihniyeti mahkûm etmediğimiz sürece yeni katliamlarla baş başa kalacağız. Aleviler yetmiş iki millete bir nazardan bakar bu nedenle Alevilik her türlü milliyetçiliği ve tek dil dayatmasını reddeder. Bizim birbirimize ihtiyacımız var.

    ŞENGÜNLÜ YILMAZ: 24 NİSAN’DA SAMANDAĞ’A BEKLİYORUZ

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Seher Şengünlü Yılmaz ise, Alevi kadınlar öncülüğünde Hatay Samandağ’da gerçekleşecek buluşmaya çağrı yaparak, “Demokrasinin, hukukun, adaletin ayaklar altına alındığı bir dönemden geçiyoruz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi toplumunun en büyük sorunlarından birisidir. Alevi toplumunun başında bir devlet memuruna ihtiyacı yok, biz nu yolu yüzyıllardır pirlerimizle yürüdük. Demokratik Alevi hareketini parçalamak için vakıflar kuruyorlar. 24 Nisan’da Samandağ’da Suriye’deki kadınlar için bir eylem yapacağız. 24 Nisan’da herkesi Samandağ’a bekliyoruz” diye konuştu.

    BEKTAŞ: YÜZYILLARDIR DEMOKRASİ, BARIŞ DİYORUZ

    Türkiye Alevi Federasyonu Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş, bu genel kurulda görev alacakların üzerinde büyük sorumluluk olduğunu belirterek, “Cemevi Başkanlığı Alevi kurum başkanlarını tehlike olarak göstererek davalar açmaya başladı. Biz yüzyıllardır demokrasi, barış diyoruz. Gerçekten bir barış sağlanacaksa Alevisiz olmaz” dedi.

    KARABUDAK: İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ DÖNEM ALEVİLER İÇİN BİR DÖNEMEÇTİR

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak da, “Bugün Malatya Katliamı’nın yıl dönümü önümüzde diğer katliamların anmaları da var ama ne yazık ki bütün katliamların davası düşürüldü. Devletin katliamlar ile yüzleşmesi için örgütlü mücadele etmeliyiz. İçinden geçtiğimiz dönem çok önemli ve Aleviler için bir dönemeçtir. Seçilecek başkana başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından genel kurula yemek arası verildi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Cemevi Başkanlığı yalan veriler yayınlıyor; 16-18 Ağustos’ta Hünkara sahip çıkalım’-VİDEO

    ‘Cemevi Başkanlığı yalan veriler yayınlıyor; 16-18 Ağustos’ta Hünkara sahip çıkalım’-VİDEO

    PİRHA- 3. Altınoluk Alevi Festivali’nde konuşan AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yayınladığı grafikte cemevlerinin kendileri ile işbirliği içinde olduğu iddiasına tepki göstererek, “Bu Alevilerin içine nifak tohumu etmektir. Ellerinde böyle bir veri yok, yalan konuşuyorlar. Bu tablo tamamen yalandan ibaret. Çıksın açıklasınlar görelim” diye belirtti. HBVAKV Başkanı Ercan Geçmez de “Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı sürekli bir grafik yayınlıyor. Sen kimsin ya? Babanın malını mı verdin?” diyerek tepki gösterdi. 

    Alevi Kültür Dernekleri’nin Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde bu yıl 3’ncüsünü düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin 4. gün etkinlikleri “Alevilerin Sorunları ve Çözüm Yolları” başlıklı panel ile devam etti.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve moderatörlüğünü Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş’ın yaptığı panele, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Temsilcisi Ahmet Tutay konuşmacı olarak katıldı.

    Panelin moderatörlüğünü yapan Ufuk Emre Bektaş, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına alternatif bir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliği düzenlemesine tepki göstererek, “’Alevilerin kuramadığı cumhuriyeti, 1,5 sene evvel bir Alevi olan Kılıçdaroğlu yönetme şansı yakaladı, lakin olmadı. ‘Ama Alevi’ cümlesi Alevileri kıran, döken bir noktadadır. Alevilerin sorunları günden güne daha da büyüyor. Alevi kurumları dışında, Hacıbektaş’ta Alevisiz bir anma etkinliği düzenlemek isteniyor. Yüzü Ali, dili Yezid gibi olanlar bunu yapıyor. Katliamla başaramadıklarını dönüştürerek yapmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

    TUTAY: DEVAM EDEN SÜREKLİ BİR FAŞİZM VAR

    Ekinlikte ilk sözü alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Temsilcisi Ahmet Tutay, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Alevilere ve farklılıklara yönelik sürekli bir faşizm halinin olduğuna vurgu yaparak, “Aleviler haktan, eşitlikten yanadır. Eğer Aleviler Cumhuriyeti kursaydı gerçek anlamda demokrasi şöleni olurdu. Bizim kültürümüzde ne sınır ne de sınıf vardır. Cumhuriyetin kuruluşuyla başlayan ve devam eden sürekli bir faşizm var. Burada ırkçılık, inkar vardır. Demokratik ve laik bir cumhuriyet asla olmadı. Aleviler burada yok sayıldı, baskı altında tutuldu. Bu süreç yeni yöntemlerle son sürat devam ediyor. Alevileri bölmek adına Diyanet benzeri bir kurum olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. Bizler buna müsaade etmeyeceğiz. Dilimizi Alevice kullanmak durumundayız. Yola sahip çıkmaz isek asimile olmaya mecburuz. Mesele haklara sahip çıkma meselesidir” dedi.

    GEÇMEZ: DEMOKRATİK BİR ANAYASA OLMADAN SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, demokratik bir anayasa üretilmeden Alevilerin ve farklı toplulukların sorunlarının çözülemeyeceğine işaret etti. Geçmez şöyle konuştu:

    “Alevilerin sorunu yok. Sorun bu ülkede demokratik bir anayasa yok. Siz demokratik bir anayasa üretmemiz iseniz bu sorunları tekrar konuşursunuz, ara pansumanlarla geçiştirirsiniz. Bu örgütlere daha çok gelerek çalışmak gerekiyor. Sünnilerin inancını devletin elinden kurtarmalıyız. Evet cemevlerimizde siyaset yapmalıyız; bizim siyasetimiz dinimiz, dinimiz siyasetimiz olmalı. Eşitlikçi bir politika ile cemevlerine siyaseti koyacağız. Mekan kutsal değildir kutsal olan insandır, yaşam hakkıdır.

    Cesaretle toplumsal bir yüzleşmeyi gerçekleştirmeliyiz. Toplumsal bir yüzleşme çıksaydı belki Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı veya Ankara’yı yaşamayabilirdik. Alevi sözcüğünü 2000’li yıllarda kullanmadık, yasaklıydı. Bu mücadele Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesidir. Örgütlerinizi küçümser iseniz kaybedersiniz. Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı sürekli bir grafik yayınlıyor. Sen kimsin ya? Babanın malını mı verdin? Yeniden bir mesaj vermemiz gerekiyor ve bizler buradayız. Alevi örgütleri olduğu her yerde kimsesizlerin evi olmuş durumda. Hepimizin elini taşın altına koyması lazım. Birlikte yaşayabilmenin yolu demokratik ve laik bir anayasadan geçiyor.

    ŞENGÜNLÜ YILMAZ: TABLO YALANDAN İBARET, ÇIKIP AÇIKLASINLAR!

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yayınladığı grafikte cemevlerinin kendileri ile işbirliği içinde olduğu iddiasına tepki gösteren Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı 15 Ağustos’ta korsan bir açılış yapacaklar. Biz devletiz, bizler yapacağız sizler çekilin diyorlar. Asıl siz çekilin bizler Aleviyiz, buralar bizim dergahımız. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bir grafik yayınladı ve genel merkezlerin şubeleri ile işbirliği içinde olduğunu belirttiler. Bu Alevilerin içine nifak tohumu etmektir. Ellerinde böyle bir veri yok, yalan konuşuyorlar. Bizim dedemize maaş verip hutbe vermelerini istemeyin. Bu tehlikeleri gördüğümüz için bu kurumdan uzak duruyoruz. Bu tablo tamamen yalandan ibaret. Çıksın açıklasınlar görelim” diye konuştu.

    “16-18 AĞUSTOS’TA HÜNKARA SAHİP ÇIKALIM”

    Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına alternatif bir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliği düzenlemesine karşı tepki göstererek, Alevilerin sahip çıkması çağrısında bulundu ve şöyle devam etti:

    “Bizim mücadele ettiğimiz alan inancımızın dönüştürmesine karşı olmamızdır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir kimi yazılarında cemevlerine mescit yapılması çağrısında bulunuyor. Caminin içinde cemevi, cemevi içinde cami olmaz. Ben bu projenin bir FETÖ projesini çağrıştırdığını söylemiştim. Kendisi bana geçen günlerde kullandığım cümlelerden kaynaklı tazminat davası açmış. Biz doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz. 16-17-18 Ağustos’ta Hünkara gelin ve sahip çıkalım. Yarın belki gidebileceğimiz bir dergahımız olmayacak. Bir kuşatma halini yaşıyoruz ve asla teslim olmayacağız.”

    PİRHA/BALIKESİR