Etiket: adfe

  • Bahçelievler Cemevi’nde ‘Muharrem Ayı ve Kerbela’ konuşuldu -VİDEO

    Bahçelievler Cemevi’nde ‘Muharrem Ayı ve Kerbela’ konuşuldu -VİDEO

    PİRHA- Bahçelievler Cemevi’nde Muharrem Ayı sebebiyle “İnanç ve hafıza ekseninde Muharrem Ayı ve Kerbela” konulu sohbet yapıldı.

    Bahçelievler Cemevi’nde Yası Kerbela Orucu’nun birinci gününde “İnanç ve hafıza ekseninde Muharrem Ayı ve Kerbela” başlıklı sohbet yapıldı.

    ADFE Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş’ın konuşmacı olarak katıldığı sohbette Zakir Murat Yaman ve Feraye Güler deyiş ve nefesler okudu.

    Ufuk Emre Bektaş, Kerbela’nın önemine ve Aleviler için ne anlam taşıdığına dair değerlendirmelerde bulundu. Yapılan sohbetin ardından lokmalar pay edilerek oruçlar açıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Federasyonu’ndan net mesaj: Alevilikte Ramazan Cemi yoktur

    Alevi Federasyonu’ndan net mesaj: Alevilikte Ramazan Cemi yoktur

    PİRHA-Türkiye Alevi Federasyonu, son dönemde bazı cemevlerinde “Ramazan Cemi” adıyla yapılan uygulamalara tepki gösterdi. Açıklamada, Aleviliğin kendi erkânı ve inanç sistemi olan bağımsız bir yol olduğu vurgulandı.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), 19 Mart 2026 tarihli yazılı açıklamasında Alevilik inancına ilişkin tartışmalara dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Federasyon, özellikle son dönemde bazı cemevlerinde “Ramazan Cemi” adıyla yürütülen uygulamaların Alevi inancıyla bağdaşmadığını belirtti.

    Açıklamada, Aleviliğin tarihsel kökleri, erkânı ve ritüelleriyle kendine özgü bir inanç sistemi olduğu vurgulanarak, bu yolun rızalık, ikrar, görgü, cem ve paylaşım üzerine kurulu olduğu ifade edildi. Alevilikte ibadetin şekilsel değil, insanın kendini bilmesi ve toplumsal adaletin sağlanması temelinde ele alındığı belirtildi.

    Federasyon, Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı’nın Alevi inanç sisteminin bir parçası olmadığına dikkat çekerek, “Ramazan Cemi” adı altında yapılan uygulamaların Alevi erkânında yer almadığını açık bir dille ifade etti. Açıklamada, Aleviliğin Sünni İslam’ın ibadet takvimine göre şekillenen bir inanç olmadığı, kendi takvimi, yasları ve erkânı olan bağımsız bir yol olduğu vurgulandı.

    “Bu yolu başka inanç kalıplarına benzetmeye çalışmak, yolun inkârı anlamına gelir” denilen açıklamada, Aleviliğin ancak kendi hakikatiyle var olabileceği belirtildi. “Ramazan Cemi adı altında yapılan şey cem değildir” ifadesiyle söz konusu uygulamalara net bir itiraz dile getirildi.

    Federasyon, tüm Alevi kurumlarına ve topluma çağrıda bulunarak, inancın özüne sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda ise eşitlik, adalet ve rızalık temelinde Aleviliğin değerlerini koruma ve gelecek kuşaklara aktarma kararlılığı yinelendi. Ayrıca Ramazan Bayramı’nı kutlayan yurttaşlara saygı mesajı iletildi.

    HABER MERKEZİ

  • Türkiye Alevi Dernekleri Federasyonu: Celal Fırat’a yönelik yapılan saldırıyı kınıyoruz!

    Türkiye Alevi Dernekleri Federasyonu: Celal Fırat’a yönelik yapılan saldırıyı kınıyoruz!

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE), yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, DEM Parti Milletvekili Celal Fırat’a yönelik gerçekleştirilen polis şiddetini kınadı.

    İstanbul’da bugün Rojava’daki saldırılara tepki göstermek amacıyla gerçekleştirilen barışçıl protestolara polis sert bir şekilde müdahale etti.

    Polis müdahalesi sonucu çok sayıda gözaltı yapılırken, protestoculardan yaralananlar da oldu. Yaralananlar arasında DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat’ ta vardı.

    Türkiye Alevi Federasyonu yaptığı yazılı açıklamayla, Celal Fırat’a ve eyleme katılan diğer milletvekillerine yönelik saldırıları en sert şekilde kınadı.

    “DEMOKRATİK HAKLARIN KULLANIMI ENGELLENEMEZ”

    Türkiye Alevi Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, demokratik hakların kullanılmasını engelleyen ve barışçıl protestolarda şiddet uygulayan tüm aktörler sorumluluklarını yerine getirmeye çağrıldı. Açıklamada, herhangi bir saldırı veya hukuka aykırı müdahalenin, demokratik temsil makamlarına ve seçilmiş siyasetçilere karşı saygısız bir girişim olduğu vurgulandı.

    “BARIŞ TALEBİ SALDIRIYLA SUSTURULAMAZ”

    Federasyon, temsilcilerinin yurttaşlarla birlikte barış talebini ifade etmelerinin hiçbir şekilde fiziki müdahaleyi haklı kılmadığını belirtti. Barışçıl protestoların hedef alınmasının, siyasetin ve demokratik hak arama yollarının sistematik biçimde engellenmesi anlamına geldiği kaydedildi.

    Türkiye Alevi Federasyonu, milletvekillerinin ve tüm katılımcıların fiziksel bütünlüğünün korunmasını talep ederek, yetkilileri ve güvenlik güçlerini hukukun üstünlüğüne uygun davranmaya davet etti.

    Milletvekili Celal Fırat’a geçmiş olsun dileklerini ileten Federasyon, demokratik siyaset ve barış taleplerinin bu tür saldırılarla susturulamayacağını bir kez daha ilan etti.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Celal Fırat polis tarafından darp edildi, hastaneye kaldırıldı!-VİDEO

     

     

  • Zeynel Abidin Koç: Sürecin barışa ulaşması için her türlü fedakarlığı yapacağız!-VİDEO

    Zeynel Abidin Koç: Sürecin barışa ulaşması için her türlü fedakarlığı yapacağız!-VİDEO

    PİRHA – ADFE Başkanı Zeynel Abidin Koç, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne tam destek verdiklerini belirterek “Sonuca ulaşması için her türlü fedakarlığı yapacağız” diye konuştu. Alevi kurumlarının, sürece dair ciddi hazırlık içerisinde olduğunu söyleyen Koç, “Denemek lazım. Her adım, bir önceki adımdan daha kıymetlidir” diye de ekledi.

    Abdullah Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ardından başlayan yeni süreç Alevi toplumu tarafından da olumlu karşılandı. Mecliste kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda Alevileri temsilen Celal Fırat’ın da yer alması, kurumların büyük ölçüde sürece dahil olmasına olanak sağlayacağı yorumlarına yol açtı.

    19 Ağustos’ta dördüncü toplantısını gerçekleştirecek komisyonda çatışmalarda yakınlarını yitiren taraflar dinlenecek. Gelecek toplantılarda ise Alevi toplumunun, demokratikleşme konusunda önerileri de gündeme getirilecek.

    ALEVİLER İÇİN ÇOK OLUMLU”

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Abidin Koç da gelinen aşamayı değerli bulduğunun altını çizdi. Sürecin, Alevi örgütlerinin cephesinden nasıl okunduğuna dair konuşan Koç, şu görüşü paylaştı:

    “Bir demokratikleşme sürecinin başlaması tüm halkları sevindirdi. Çünkü Türkiye, çok uzun yıllardır baskı altında yönetilen bir ülke haline dönmüştü. Bu çok olumlu bir adım. Özellikle silah bırakma eyleminden sonra Türkiye’de bütün siyasal partilerin bir araya gelerek TBMM’de kurdukları komisyon da çok kıymetli. Bu seferki açılım, bir önceki açılıma da benzemiyor. Bütün sivil toplum örgütlerini bu sürece dahil edip, onların fikirlerini, taleplerini almak gibi bir çalışma düzeni oluşturuyorlar. Bu da çok kıymetli. Çünkü Türkiye’deki tüm halkların söz kurması bizim açımızdan çok değerli. Ama Aleviler açısından şöyle bir farklılığı daha var; Alevilerin taleplerinin yüzde 99’u Türkiye’de yaşayan tüm halkların özgürleşmesiyle ilgilidir. Yüzde biri ise cemevlerinin ibadethane statüsünde kabul edilmesidir.

    Ama burada da şöyle bir nokta var; Aleviler sessiz bir şekilde bir devrim gerçekleştirdi. Yok sayıldıkları bir ülkede, 20 yıllık bir sürede 2500’e yakın cemevi yapıldı, federasyonlar kuruldu. Türkiye’nin dışında 17 ülkede örgütlenildi. 13 ülkede federasyon kuruldu. Doğal olarak bugün dünyanın hangi coğrafyasına giderseniz gidin, ‘Alevilerin ibadethanesi neresidir?’ derseniz cemevi olduğu ifade edilir. Dünya nezdinde cemevlerinin ibadethane olması zaten kabul görmüş. Ama Türkiye’deki asıl talebimiz devletin dinden çıkmasıdır. Yani dini hiçbir işlevin içerisinde olmamasından bahsediyorum. Devletin, inançlardan elini çekmesini talep etmemizle birlikte yasal çerçevede Alevilerin ibadethanesinin ‘cemevi’ olarak kabul edilmesi de bu masaya gelecek konulardan bir tanesidir.

    Doğal olarak böyle bir sürecin başlamasını Aleviler için çok olumlu, çok doğru görüyoruz ve bunun iyi bir sonuca ulaşması için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazır olduğumuzu ifade ettik.”

    “TAVRIMIZ NET!”

    Zeynel Abidin Koç, AKP Hükümetinin 25 yıllık yönetim boyunca toplumsal ayrışma yarattığını söyleyerek, sürece dair tedirginliği olan kesimleri de anlayabildiklerini belirtti. Koç, “Ancak ‘Barış’ ismi masaya geldiği andan itibaren tüm olumsuzlukları bırakmak zorundayız” diyerek şöyle devam etti:

    “Geçmiş tecrübelerimiz var. Yapılan yanlışlar görüldü. Geçmişte sadece iktidarla bir parti arasında geçen bir çalışma varken bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi dahil edildi. Artı o günkü ret oranı gibi bir oran da yok. Yani bugün Türkiye’de savaşın iki tarafı da çok bedel ödemiş toplumlar; Alevileri örnek alırsanız işte Koçgiri, Maraş, Sivas, Çorum, Gazi; bu kadar çok soykırıma uğramış bir toplum bile barışın adı masaya geldiği andan itibaren sahipleniyor. Herkesin bu sürece katkı vermesi gerektiğini Alevi felsefesinde 72 millete bir nazarda bakarız sözüyle hareket ederek ama elindeki güç ve kudreti de bırakmadan onurlu bir mücadele için masaya oturması gerektiğinin altını biz daha çiziyoruz. Yani çok olumsuz bakılmasından yana değiliz. Sonuçta barış ortamı sağlandığı zaman bir iktidar her şekilde olacak. Bu iktidar zaten Türkiye’de demokratikleşmeyi kendine dert edinmiş olsaydı bugün bu masa kurulmazdı.

    Alevi örgütleri olarak barış veya demokratikleşme söz konusu geldiği andan itibaren tavrımız net. Barış masaya geldiği andan itibaren savaşı, kötülüğü geride bırakmak lazım. Biz her dönemde ‘barış’ diyerek karşı tarafın bize benzemesinden tarafız. O yüzden olumlu taraftan bakılmasını bir kere daha rica ediyorum.”

    “ALEVİLERİN BU MASADA OLDUĞUNUN AÇIK KANITI!”

    ADFE Başkanı Koç, “Süreçle birlikte herkes kazanan olmak istiyor. Oysaki asıl kazanan barış olmalı” eleştirisini de yaptı. Koç, değerlendirmesine şu cümlelerle devam etti:

    “Bir kısım da konuşmalarında hep ‘İslam kardeşliği’ni öne çıkarıyor. Tabii Aleviler kendilerini ‘özgün bir inanç’ olarak tanımlıyor. Şimdi doğal olarak bizim aynı inancı paylaşmak gibi bir bakış açımız yok. Ama bizim baktığımız noktada Türkiye’deki bir inancın bir temsilcisi varsa onun bile bir demokratik hak çerçevesinde yaşamasında, özgürlük açısından baktığımız için biz bu işi dinler üstü ve ırklar üstü görüyoruz. Çünkü binlerce yıllık ortak yaşam kültürümüz var.

    ‘Aleviler bu işin neresindedir?’ sorusuna şöyle cevap vermek lazım; TBMM’de Alevileri temsilen bir vekilimiz var; Sayın Celal Fırat. Bu vekilimiz şu anda Alevi dünyasının temsilcisi olarak bu 51 kişilik komisyondaki yerini aldı. Yani doğal olarak Alevi örgütlerinin talepleri Sayın Celal Fırat’ın vasıtasıyla masada temsil ediliyor. Yani biz ilk günde şunu söyledik; biz bu masada olmak istiyoruz! Alevi örgütleri her zaman barıştan yanadır. Söz kurmak istiyoruz ve şu anda da Celal Fırat vasıtasıyla sözümüzü o masada kuruyoruz. Doğal olarak Alevilerin bu masada olduğunun bu bir açık kanıtıdır. Yani biz sözümüzün arkasındayız. Önümüze bir ‘ama’ koymuyoruz. ‘Böyle olursa barış olsun, şöyle olursa barış olsun’ demiyoruz. Ama bunu taçlandırmak istiyorsak bunun adına demokratikleşme paketi dememiz lazım. Çünkü demokratik bir ülke içerisinde kimse ırkından, inancından dolayı sorgulanamaz. Doğal olarak Alevi örgütleri, yaşananlara daha çok demokratikleşme açısından bakıyor.

    Bu anlamda tabii ki Türkiye’nin geleceği üzerinde Alevi-Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, yaklaşık 10 yıldır her alanda ortak yol yürüyor. Celal Fırat dedemiz, en azından bu örgütlerin temsilcisi olarak bugün o masada yer alıyor.”

    ÖNCELİKLİ GÜNDEM, BARIŞ!

    Zeynel Abidin Koç, gelinen süreçle birlikte Alevi örgütlerinin öncelikli gündeminin barış olduğunu vurgulayarak “30 yıl önce Alevi toplumunun cenazesini kaldıracakları bir mekan yoktu. Ama bugün, verdiğimiz mücadeleyle biz bu sorunları aştık. Yani Alevilerin inançsal ritüellerini yerine getirdikleri tüm sorunlar artık cemevlerimizin vasıtasıyla karşılanıyor. Federasyonlar ise daha çok siyasal konularla ilgileniyor.

    Örnek vermek gerekirse dün siyasal partiler komisyona hangi kurumlarla görüşülmesi gerektiğini listeleyerek verdiler. Alevi örgütleri de bu liste içerisinde. Şu anda Alevi örgütleri tabii ki bu masaya davet edildikleri zaman dosyalarını hazırlıyorlar. Alevi örgütleri, demokratikleşme konusunda tüm görüşlerini bir dosya hazırlayarak hem sözlü hem de yazılı sunum olarak o komisyona vereceklerdir. Alevi örgütleri olarak günlük görüşme halindeyiz. Alevi örgütlerinin sadece başkanlarının değil, hukuk komisyonlarımız, akademisyen komisyonlarımız, genel sekreterlik komisyonlarımız sürekli çalışıyor. Yeni bir anayasa için yeni çalışmalar yapılıyor” diye konuştu.

    HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPACAĞIZ”

    ADFE Başkanı Zeynel Abidin Koç, barış müzakerelerine dair “Uzun soluklu bir süreç olacak. Şu anda doğru temelde yürüdüğüne inanıyorum” diye belirtti. Koç, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Eğer bu mücadele, bu diplomatik görüşmeler, bu çözüm süreci sekteye uğrarsa mücadele devam edecektir. Bir önceki mücadelede gördük bazı şeyler yaşandı. Bugün de bunlar yaşanabilir. Doğal olarak biz sonuca ulaşması için her türlü fedakarlığı yapacağız. Onurlu bir sonuç için sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

    Kaybımız ne olur? Aslında her gün her bir gün kayıptır. İnsan hayatının bu kadar kısa olduğu bir dönemde mutlu yaşamak varken, sizi mutsuzluğa itmelerine izin vermemek lazım. Adaletsizliğin karşısında mücadele etmek gerekir. Düşünün ki demokratikleşme paketi komple Meclisten geçti. Türkiye’de hukuksuzluk bitecek mi? Dünyanın hangi ülkesinde hukuksuzluk yok? Mücadelemiz kaldığı yerden devam edecek. Kanunların değişmesiyle halk bir günde değişmez. O kanunların bir de uygulanabilirliği önemli. Bugün Türkiye’de trafikle ilgili çok ciddi kanunlar var ama trafik hukuksuzluğu halen devam ediyor.

    Önümüzdeki en büyük sorun, siyasal partilerin oy kaybı korkusu. Oysa ki hepiniz oy kaybedin ama Türkiye halkları kazansın. Yeter ki onurumuzu, ahlakımızı, insanlık sevgimizi, şerefimizi kaybetmeyelim. Gerisinin bir kıymeti yok. Denemek lazım. Yol yürümek lazım. Her adım, bir önceki adımdan daha kıymetlidir.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısı yaptı. Başkanlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinliği ise kınayarak yurttaşların bu etkinliğe katılmaması çağrısında bulundular.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    “HACIBEKTAŞ’TA YAPILACAK ALTERNATİF ETKİNLİĞE KATILMAMAYA DAVET EDİYORUM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Yıllardır Alevileri inkâr eden, yok sayan, her türlü asimilasyon politikası uygulayan AKP iktidarı bu yıl Hacıbektaş’ta 12-13 Ağustos’ta alternatif etkinlik yapmaktadır. Bu alternatif etkinliğe katılmamaya, reddetmeye, asıl olan 16-17-18 Ağustos’ta hep birlikte Hünkar’ın huzurunda buluşmaya davet ediyorum” dedi.

    “TALEPLERİMİZİ BİR KEZ DAHA EN YÜKSEK SESTEN DİLE GETİRECEĞİZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16-17 ve 18 Ağustos tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde bir araya geleceğiz. Gönüllerimizi birleyeceğiz ve taleplerimizi bir kez daha en yüksek sesten dile getireceğiz. Her yıl düzenlemiş olduğumuz bu etkinliğe yönelik iktidarın hazımsızlığı devam ediyor. Özellikle son birkaç yıldır alternatif etkinlikler koyarak, yapmış olduğumuz etkinliklerin altını boşaltarak kendi tahakkümlerini kurma noktasında büyük bir çaba harcıyorlar. Yapılan bu anti-demokratik uygulamalar ve yapılan bu haksızlıklar karşısında bizler her yıl serçeşmemizde, pirimizin huzurunda, kararlılığımızı bir kez daha dünyaya sesleneceğiz” diyerek herkesi Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi kurumlarının yapacağı ortak etkinliğe davet etti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI KARŞISINDAKİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, bütün yurttaşları Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine çağırarak, “Alevileri asimile etmek için kurulmuş olan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın 12-13 Ağustos Hacıbektaş’ta yapmış olduğu etkinliği kınıyoruz ve karşısındaki mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGÂHI SERÇEŞMEMİZDİR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirterek, şunları ifade etti:

    “Hacı Bektaş Veli Dergâhı serçeşmemizdir, mabedimizdir, ibadethanemizdir. Kültür Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı’nın alternatif olarak düzenlediği 12-13 Ağustos tarihinde yapılacak olan etkinliğe ilişkin tüm canlarımıza, tüm kurumlarımıza çağrımızdır; bu yapıyı reddediyoruz. Bu alternatif törenlere katılmıyoruz. 16, 17, 18 Ağustos’ta bir olmak, iri olmak, dergahımıza, inancımıza sahip çıkmak üzere herkesi Serçeşme’ye bekliyoruz. Gelin canlar, bir olalım.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI SİVAS KATİLLERİNİ SERBEST BIRAKAN ZİHNİYET TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR”

    Cemevi Başkanlığı’nın düzenleyeceği etkinliğe kimsenin katılmaması gerektiğinin altını çizen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Sivas katillerini serbest bırakan bir zihniyet tarafından oluşturulmuş olan ve Aleviliğin bir anlamıyla asimilasyon üssü haline getirilmiş Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta yapmayı planladığı alternatif etkinliğe canlarımızı katılmamaya çağırıyorum. 16, 17, 18 Ağustos tarihlerinde Aleviler ve Alevi kurumları tarafından Hacıbektaş Belediyesi’nce ortak düzenlenecek olan anma etkinliğinde Hacıbektaş’ta bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurum temsilcilerinin de bulunduğu heyet Süleymaniye’ye doğru yola çıktı!

    Alevi kurum temsilcilerinin de bulunduğu heyet Süleymaniye’ye doğru yola çıktı!

    PİRHA- Alevi kurum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcisi, gazeteci ve yazarlardan oluşan grup, PKK’nin Süleymaniye’de yapacağı töreni izlemek için Diyarbakır’dan yola çıktı.

    PKK, PKK Önderi Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrı üzerine yarın Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde silah bırakma töreni düzenleyecek.

    PKK’nin “silah yakma” merasimi gözleri törenin yapılacağı Süleymaniye’ye çevirdi.

    Töreni izlemek için Diyarbakır’da bir araya gelen ve aralarında Alevi kurum temsilcileri, siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcisi, gazeteci ve yazarların da olduğu grup, Süleymaniye kentine doğru yola çıktı. Yaklaşık 150 kişilik grup, Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan Amed Stadyumu önünde toplandı.

    DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti İstanbul milletvekili Celal Fırat, DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, ÖHD Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, İHD, MED TUHAD-FED’den de isimler yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ADFE’den İktidara İmamoğlu tepkisi: Hukuk siyasallaştı, demokrasi can çekişiyor!

    ADFE’den İktidara İmamoğlu tepkisi: Hukuk siyasallaştı, demokrasi can çekişiyor!

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), son dönemdeki tutuklamaları ve hukuksuz uygulamaları kınayarak, “Hukuk siyasal bir araç haline getirildi, demokrasi can çekişiyor” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını “Cumhurbaşkanı olma şüphesi” olarak yorumlayan ADFE, “Zulme karşı birlikte direneceğiz” mesajı verdi.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), son günlerde artan hukuksuz uygulamalara ve tutuklamalara yönelik bir açıklama yayımladı. Açıklamada, HBVAKV Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun’un karşılaştığı akıl ve vicdanlara sığmayan uygulama, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat gibi isimlerin tutuklanması eleştirilerek, “Bu tutuklamalar, seçmen iradesine ve toplumun tümüne yapılmış bir darbedir” denildi.

    ADFE, yargının siyasi bir araç haline getirildiğini vurgulayarak, “Yargıyı bir sopa olarak kullananlar, düşman hukukunun en somut örneğini ortaya koymuştur. Hukuk siyasal bir araç haline dönüşmüş, toplumsal muhalefet sindirilmeye çalışılmıştır” ifadelerine yer verdi.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNE MARJİNAL DİYEN ZİHNİYET”

    Açıklamada, Emrah Şahan’ın yerine atanan ve Alevi örgütleri için “marjinal” ifadesini kullanan bürokratın atanmasına da tepki gösterildi. ADFE, bu atamanın arka planındaki “nefreti” kınayarak, “Seçilerek göreve gelenlerin yerine atananlar, demokrasinin değil, baskının temsilcisidir” denildi.

    “HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYACAĞIZ”

    ADFE, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma gerekçesine de değinerek, “İmamoğlu, kaçma şüphesiyle değil, Cumhurbaşkanı olma şüphesiyle tutuklandı. Bu, iktidarın korkusunun ve otoriterleşme eğiliminin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada, Alevi toplumunun tarih boyunca mazlumun yanında yer aldığı hatırlatılarak, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız. Pir Sultan’ın ve Şah Hüseyin’in duruşunu göstereceğiz” denildi. ADFE, iktidarın baskıcı politikalarına karşı tüm demokrasi güçleriyle birlikte mücadele edeceklerini belirterek, “Gelin canlar, zulme karşı bir olalım, birlikte duralım” çağrısında bulundu.

    “BARIŞ SÜRECİ SAMİMİYETİNİ KAYBETTİ”

    ADFE, hükümetin yeniden demokratikleşme ve barış sürecine dair samimiyetini yitirdiğini de vurguladı. Açıklamada, “Bu hukuksuz uygulamalar, barış sürecini gölgelemiş ve hükümetin samimiyetini tümden yok etmiştir” ifadelerine yer verildi.

    Son olarak, sokaklarda barışçıl gösterilerle adalet talebinde bulunan yurttaşlara yönelik baskıların kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, “İfade ve toplanma özgürlüğüne aykırı bu uygulamalar, demokrasinin temel ilkelerine zarar vermektedir” denildi.

    ADFE, tüm demokrasi güçlerini hukuksuzluklara karşı birlikte mücadeleye davet ederek, “Hakikatin yanında yer almaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Kurumları’ndan açıklama: Cuma Erçe yalnız değildir!

    Alevi Kurumları’ndan açıklama: Cuma Erçe yalnız değildir!

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in avukatı aracılığıyla yaptığı şikayet üzerine ifadeye çağrılmasına tepki gösteren Alevi kurumlar ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 35 yıllık örgütlülük tarihinde herhangi bir baskıya ve tehdide boyun eğmemiştir. Genel başkan Cuma Erçe ile ilgili başlatılan soruşturma karşısında da geri adım atılmayacaktır” denildi.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemev Başkanı Ali Rıza Özdemir’in avukatı aracılığıyla yaptığı şikayet üzerine Cuma Erçe’ye soruşturma açıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in avukatı aracılığıyla yaptığı şikayet üzerine Cuma Erçe’ye soruşturma açılmasına ilişkin ortak açıklama yayınladı.

    “ALEVİLER, NE SARAYA NE DE ONUN BASKILARINA BOYUN EĞMEYECEK”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Biz de atılacak geri adım yok! Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 35 yıllık örgütlülük tarihinde herhangi bir baskıya ve tehdide boyun eğmemiştir. Genel başkan Cuma Erçe ile ilgili başlatılan soruşturma karşısında da geri adım atılmayacaktır. Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için demokratik ve meşru zeminde verilen mücadelemiz genel anlamda saray rejimini özel olarak da ‘’Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını’’ Ali Rıza Özdemir’i rahatsız etmiş olacak ki Cuma Erçe hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Çeşitli platformlarda ve kamuoyunda Alevi olduğunu iddia eden Ali Rıza Özdemir 2 Temmuz katillerini ‘’affeden’’ saray ile omuz omuza yürümektedir. İnanç merkezimiz olan Cemevlerini birer devlet dairesine dönüştürmek istemektedir. Biz buna asla izin vermeyiz! Ali Rıza Özdemir kendi toplumuna karşı inançsal anlamda dürüst davranmamaktadır. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlü Alevi Hak mücadelesinde çok önemli bir yerde durmaktadır. Bu bağlamda PSAKD’nin duruşu bizlerin de duruşudur. Genel başkanın söylediği sözler bizim de sözümüzdür.

    Aleviler, ne saraya ne de onun baskılarına boyun eğmeyecek. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve genel başkanı Cuma Erçe yalnız değildir.

    Kadılar Müftüler Fetva Yazarsa/ Biz de bu yayladan Şah’a gideriz…”

    PİRHA/ANKARA

     

    İLGİLİ HABERLER

    >PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ifadeye çağrıldı

    >PSAKD: Günümüzün Hızır Paşa’ları var ise, Pir Sultan Abdal’ları da olacaktır!

     

  • Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    PİRHA-Alevi kurumları, gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar” denildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun işaret ettiği bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesini “izinsiz olarak kayda alarak paylaştıkları” suçlamasıyla gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “TÜRKİYE FAŞİZME TESLİM OLMAYACAK”

    Alevi kurumları tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halk TV gazetecilerinden Serhan Asker, Barış Pehlivan ve Seda Selek gazetecilik faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı. Görülen o ki bu gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. Ülkede denetimsizlikten bir otelde insanlar gözler önünde yanarak can verirken, maden kazaları olurken, binalar insanların başına yıkılırken, geziden 12 yıl sonra insanlar tutuklanırken ve en önemlisi halk yoksulluk kıskacında yaşamaya çalışırken halkın sesi olan gazetecilerin gözaltına alınması ülkede ses çıkaran herkesi sindirmeyi hedeflemektedir.

    Ama hiçbir güç halkın gücünün üstünde değildir ve sonunda halk bu zalimliğe gerekli cevabı verecektir. Başta Aleviler olmak üzere derdi halkın refahı olan muhalifler korku duvarını yıkmıştır artık. Halkının derdini kendi derdi bilmeyenin piri olmaz diyen Pir Sultan Abdal direnen halkların ışığı olmuştur. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar. Eşitlik, demokrasi ve adalet mücadelemizin önüne geçemeyeceksiniz. Bu vesile ile bir kez daha haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Halk TV yalnız değildir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

  • Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu

    Alevi örgütlerinin yöneticileri Meclis’te bir dizi temasta bulundu

    PİRHA- Alevi örgütlerinin yöneticileri, Suriye’deki Alevilere dönük katliamlara ve baskılara dair Meclis’te temaslarda bulundu. Görüşmeler gün boyu sürerken, herhangi bir açıklama yapılmadı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Adana Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD) Başkanı Gültekin Cuvalak, ADFE Genel Başkan Yardımcısı Özgül Ateş ve Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş, ABF Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esad Ünsal ve Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin yetkilileriyle görüştüler.

    Suriye’deki Alevilere dönük katliamların ve baskıların konuşulduğu görüşmeler gün boyu sürerken, kurumların yöneticileri görüşmelere yönelik bir açıklama yapmadı. 

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi kurumlarının genel başkanları Meclis yolunda!

  • Alevi kurumlarının genel başkanları Meclis yolunda!

    Alevi kurumlarının genel başkanları Meclis yolunda!

    PİRHA- ABF, ADFE, PSAKD, AKD ve HBVAKV Genel Başkanları, Suriye’deki Alevi Katliamı, Alevilere yönelik nefret söyleminin artmasına dair Perşembe günü Meclis’te grubu bulunan partilerle görüşecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanları, Suriye’deki Alevi Katliamı ve Alevilere yönelik nefret söyleminin artmasına dair Perşembe günü Meclis’te grubu bulunan partilerle görüşecek.

    Perşembe günü saat 12.00’de DEM Parti, 12.30’da CHP, 15.00’de ise AKP ile görüşme yapacak olan Alevi kurumlarının genel başkanları, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, AB Temsilciliği ve ABD Ankara Büyükelçiliği’nden de randevu talep etti. Taleplerinin kabul edilmesi durumunda görüşmelerin gün içinde veya sonraki gün yapılacağı gelen bilgiler arasında.

    PİRHA/ANKARA

  • Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    Türkiye Alevi Federasyonu’ndan HDK’ye ziyaret -VİDEO

    PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu, HDK Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette Suriye konusu görüşüldü.

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü olarak göreve gelen Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti.
    Toplumsal barışın doğru bir temelde tesis edilmesi ve Suriye meselesi üzerine değerlendirmelerin yapıldığı görüşmede karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
    PİRHA/İSTANBUL
  • ‘Şahismail Güyük’ün davası Alevi toplumuna karşı açılmış davadır, takipçisi olacağız’-VİDEO

    ‘Şahismail Güyük’ün davası Alevi toplumuna karşı açılmış davadır, takipçisi olacağız’-VİDEO

    PİRHA- Yerine kayyım atanan Muhtar Şahismail Güyük’ün duruşması sonrası açıklama yapan Alevi kurumlarının temsilcileri basın toplantısı yaptı. Alevi yöneticiler, eşit yurttaşlık mücadelesi yürüten Şahismail Güyük’ün davasının Alevilerin davası olduğunu söyledi. Yerine kayyım atanan Şahismail Güyük de, Alevi olduğu için yargılandığını, Alevi yurttaşların haklarını savunması gerektiğini vurgulayarak, Alevilerin bulunduğu her alanda sesini yükseltmesi ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkması çağrısında bulundu. 

    Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Burmadere (Sors) Köyü Muhtarı Şahismail Güyük, AKP’nin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı çıktığı için 10 yıl önce devrimci önderlerlerle ilgili sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış, ardından yerine kayyım atanmıştı. 26 Kasım’da görevden alınan Güyük hakkında “Örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan davanın duruşması bugün görüldü. Duruşma 9 Ocak 2025 tarihine ertelendi.

    Şahismail Güyük’ün duruşması sonrası Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan il binasında basın toplantısı yapıldı. Toplantıya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultan Gazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş ile Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Güner Kökat, Gazeteci Musa Ağacık ve yurttaşlar katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, eşit yurttaşlık hayata geçene kadar mücadeleye devam edeceklerini belirterek, milyonların devrimci önderleri andığını, anmaya devam ettiğini dile getirdi.

    “BUGÜN YARGILANAN ALEVİLİKTİR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, hem ülkedeki hem de dünyanın birçok yerinde faaliyet yürüten Alevi kurumları adına Ardahan’da olduklarını belirterek, “Yargılanan Aleviliğin kendisidir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi başkanlığı köy köy dolaşarak Aleviliği teslim almak istiyor. Buna karşı çıkan muhtarımız yargılanmak istenmektedir. Bizim açımızdan bu suç değildir. Bu suçsa bunu işlemeye devam edeceğiz. Bu dava Alevi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle açılmıştır. Alevi kurumları olarak bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bugün yargılanan Aleviliktir, Alevi kurumlarıdır. Bu kayyım siyasetine karşı olmaya devam edeceğiz. Kayyımlar gidecek biz kalacağız” dedi.

    “ARDAHAN VALİSİ, MUHTARLA UĞRACAĞINA, YOKSULLUKLA UĞRAŞIN”

    Damal Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Güner Kökat, dosyada suç teşkil edecek bir unsurun olmadığının altını çizerek, “Kayyım politikasının neyi ifade ettiğini biliyoruz. Muhtarımız bütün ömrünü özgürlük mücadelesine adamış bir isimdir. İktidar makul muhtar yaratmanın peşinde. Buna karşı duran, Pir Sultan Abdal gibi direnen muhtarımıza dava açıldı. İnanıyoruz ki, bu davadan vazgeçilir. Her kimliğin eşit yurttaşlık hakkının verilmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Ardahan’ın Türkiye’nin en yoksul kentlerden biri olduğunu söyleyen Kökat, Ardahan Valisi’ne seslenerek, “Muhtarla, onun sözleriyle uğracağınıza, yoksullukla, fuhuşla, kumarla uğraşın” şeklinde ifade etti.

    “ŞAHİSMAİL GÜYÜK’Ü SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri Ufuk Emre Bektaş ise Şahismail Güyük’ün kurduğu sözün Alevilerin, hakikatin sözü olduğunu vurgulayarak, “Biz bugün kendi davamıza geldik. Ankara’da barış sesi yükselmeye başladı. Nasıl barışacağız? Kürtlerle barışmak için Mardin’e kayyım mı atayacaklar? Alevilere Dersim’de, Ovacık’ta, Damal’da kayyım atayarak mı barış yapacaklar? Böyle barış olmaz. Aleviler yıllardır, barış, eşitlik, adalet diyor” şeklinde konuştu.

    Şahismail Güyük’ü Alevi olduğu için yargılandığına dikkat çeken Bektaş, “Muhtarımızı yargılayanların cesareti olmadığı için başka gerekçeler bulmaya çalışıyor. Biz buradayız, 9 Ocak’ta da burada olup, Şahismail Güyük’ü savunmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

    “MARDİN’E ATANAN KAYYIMLA, SORS KÖYÜNE ATANAN KAYYIM AYNIDIR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultan Gazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş da kayyım anlayışını kınadığını ifade ederek, “12 Eylül’den bunları tanıyoruz. Binlerce insanımızı katlettiler, işkenceden geçirdiler ama bizler bu anlayışa boyun eğmedik. Katliamdan, zulümden geçirilen Aleviliği foklorik bir unsura dönüştürmek için iktidar çaba içerisinde. Pirlerimiz, analarımız haram lokmaya el uzatmaz. Bizim tuğlaya, çimentoya, boyaya, badanaya ihtiyacımız yok. Bizim eşit yurttaşlığa ihtiyacımız var. Bu kayyımlar bir darbedir. Mardin’e atanan kayyımla, Sors köyüne atanan kayyım aynıdır. Bu zihniyete karşı çıkmalıyız. Ardahan’da sesleniyoruz, bu dava insanlık davasıdır. KHK ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını tanımıyoruz. Hiç kimse hiçbir inanca baskı yapamaz. Bizleri baskı altına alamazsınız. Pir Sultan Abdal’ın da dediği gibi ‘Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan.’”

    Yerine kayyım atanan Muhtar Şahismail Güyük ise sürece dair yaşananları aktararak, duruşmada sözlerini tekrar ettiğini belirtti. Alevi yurttaşların haklarını savunması gerektiğini vurgulayan Güyük, Alevilerin bulunduğu her alanda sesini yükseltmesi ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkması çağrısında bulundu.

    PİRHA/ARDAHAN

    İLGİLİ HABERLER

    Yerine kayyım atanan Muhtar Şahismail Güyük’ün duruşması 9 Ocak’a ertelendi-VİDEO

  • ‘Suriye’de Alevi katliamı tehlikesine karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO

    ‘Suriye’de Alevi katliamı tehlikesine karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO

    PİRHA-HDK’nin “Savaşa Hayır” forumunda konuşan Alevi kurum temsilcileri, Suriye’de süren savaşta katliama maruz kaldıklarını vurgulayarak, barışın sesinin yükseltilmesi için birlikte hareket etme çağrısında bulundu.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), “Filistin’den Suriye’ye, Gazze’den Rojava’ya halklara dayatılan savaşa hayır” başlıklı forum düzenledi. Foruma HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ile Ali Kenanoğlu, ABF, ADFE, DAD gibi Alevi kurumlarının yanı srıa onlarca siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    “KUZEY DOĞU SURİYE’DE DİRENEN, DESTAN YAZAN KADINLAR VAR”

    Forumun açılış konuşmasını yapan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, savaşın en yüksek olduğu günlerde, barışın sesinin yükseltilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, “Ortadoğu’daki savaşın 1990’lı yıllarda ara ara kesintilere uğrasa da devam etti. Emperyalist güçlerin rant kavgasının sonucunu görüyoruz. Mülteci krizi devam ediyor. Savaştan kaçan Suriyelilerin yüzlercesi deniz aşırı ülkelerde hayat kurmak için çıktıkları yolculuklarda öldü. Milyonlarcası Türkiye’de ayrımcılığa uğruyor. Büyük bir nüfus krizi doğuyorSavaştan en çok kadınlar mağdur oluyor. Buna karşı kadınların Kuzey Doğu Suriye’de direnen, destan yazan kadınlar var” dedi. İkitdarın savaşa karşı olan halkların sesini kısmaya çalıştığını belirten Meral Danış Beştaş, “Gözaltı ve tutuklamalarla barış baskınlanmak isteniyor. Buna karşı barışı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “ALEVİLER KATLİAM TEHDİTİ ALTINDA”

    Alevilere yönelik bir tehditin Suriye’de süren savaşta yükseldiğini vurgulayan Meral Danış Beştaş, “Bütün bunlara karşı birlikte savaşa karşı tutum almalıyız. Emperyalistleri yenebiliriz. Sözümüz, gücümüzü, enerjimizi birleştirirsek, savaşı isteyenlerin sesini kısabiliriz. Çoklu krizin nedeni savaştır. El verirsek bu savaşı durdurabiliriz” dye belirtti.

    “ALEVİLER BU CAĞRAFYADA YERİNDEN YURDUNDAN OLDU, KATLEDİLDİ”

    Alevi Bektaşi Fedrasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, savaşın bir kıyım olduğunu ifade ederek, “Savaşlar aynı zaamanda ırkçılık, gericiliği de besliyor. Suriye’de yaşayan halklar ve inançlar açısından çok vahim bir boyut var. Aleviler bu cağrafyada yerinden yurdundan oldu, katledildi. İnançsal olarak en fazla zulüm gören Aleviler oldu. Halkların, inanç topluluklarının birlikte mücadele etmeye, Türkiye’nin dör bir yanından  ihtiyacımız var” şeklinde ifade etti.

    “ORTAK MÜCADELE HATTINI ALANLARA OLMALIYIZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Suriye’de Alevi toplumuna yönelik uzun yıllardır, katliamla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bugün Suriye’de can pazarı yaşanıyor. Ortadoğu’da oynanan bir oyun olduğunu düşünüyorum. Emperyalist ülkeler mevcut düzenlerini korumak, rantı sürdürmek istiyorlar. Ülkemizde de kayyım uygulamaları gibi anti-demokratik süreç yürüyor. Mücadele eden kesimleri pasivize etmeye çalışıyorlar. Onun için demokrasi mücadelesi verenlerin birlik içinde, ortak mücadele hattını alanlara olmalıyız” dedi.

    Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu, savaşa karşı bir barışın yolunun oluşturulması gerekitğine işaret ederek, “Oradaki halklar için ne yapabiliriz? Kürtlerin bir kazanım elde etmemesi için bu savaş Türkiye’nin işine geliyor. Türkiye ile bağlantısını kurmak mümkün. Bahçeli’nin Meclis’te DEM Parti’ye el uzatması, söylemleri ve hemen akabinde kayyım ve savaşın başlaması yeni bir savaş sürecinin başlamasından bağlantısız değildir. Bu savaşa karşı ise hep birlikte mücadele vermeliyiz” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMUN DİĞER KESİMLERİNE BARIŞ KONUSUNU TAŞIMALIYIZ”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Eğitim Sekreteri Ali Ekber Cömert, barış gündemiyle bir arada olmanın önemli olduğunu ifade ederek, savaş isteyenlere karşı barışı savunulması gerektiğinin altını çizdi. Ortak mücadele etmenin yanında çözüm odaklı olunmalı dedi.

    Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçı, barış çağrısının  önemli olduğunu vurgulayarak, “Türkiye işbirliği yaptığı çetelerle ilişkisini kesmelidir. Çeteler insanlığa karşı suç işliyorlar. Destek verenlerde bu suçu işliyor. İran’ı kuşatmaya yönelik bir süreç yürüyor. Emperyalist güçlerin savaşına karşı mücadele ediyoruz. Halkların sürdürdüğü mücadeleye desteğimizi sürdüreceğiz” diye belirtti.

    Erdoğan Aydın, emperyalist güçlerin ortaklığına dikkat çekerek, “Rusya susmaya mecbur kaldığı ortada. Barış isteyenleri doğrudan ilgilendiren çok önemli bir süreç işliyor. Birden bire çözüm olasılığından Kürtlerin mevcut statüsünün tehlikeye girdiği bir serece evrilme tehlikesi var. Mevut birliğimiz mevcut olması gerekenin çok gerisinde. Hala ortak gündem oluşturmada eksiklikler yaşanıyor. Ortak gündemlerimizi güçlendirmemizi zorunlu kılıyor. Toplumun diğer kesimlerine barış konusunu taşımalıyız. Sadece Suriye’nin değil, Türkiye’deki barışın da tehlikeye girmemesi için mücadele çeperimizi genişletmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmalarla forum sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kayyım atanan Dersim Belediyesi önünde ortak açıklama: Asla teslim olmayacak, diz çökmeyeceğiz-VİDEO

    Kayyım atanan Dersim Belediyesi önünde ortak açıklama: Asla teslim olmayacak, diz çökmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- HDK, DEM Parti ve Alevi kurum başkanları, Dersim Belediyesi’ne kayyım atamasını Dersim Belediyesi önünde yaptıkları açıklamayla protesto etti. HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, ” Halkın irdaseini yok sayarak barış tesis edemezsizsiniz. Barış bir arada yaşam iradesidir. Kayyımlarla barış olmaz” dedi.

    DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı. Belediyelere peş peşe atanan kayyımlara ülkenin dört bir yanından tepkiler yükseliyor.

    Dersim Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı Belediye Eş Başkanlarına yapılan destek ziyaretinde Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Demokratik Alevi Dernekleri( DAD) Eş Başkanı Kadriye Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Dersim İttifak Bileşenlerinin olduğu bir heyet Ovacık Belediyesine atanan kayyım kapsamında Başkanı Mustafa Sarıgül’e dayanışma ziyareti gerçekleştirdi.

    “BU GASPÇI İRADEYİ REDEDİYORUZ

    HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, bütün bir coğrafyanın talan edilmesi, inancına kültürüne saldırıdır. Buranın iradesini gasp edenler halkın ve doğanın inancın düşmanlığını yapıyorlar. Bu anlayışı mahkum etmek için buradayız. Dersim halkının direnişini selamlıyoruz. Bu halk sizin zulmünüzü kabul etmiyor. Demokrasiler sandıktan ibaret değildir. Halkın irdaseini yok sayarak barış tesis edemezsizsiniz. Barış bir arada yaşam iradesidir. Biz Dersim’den bu gaspçı iradeyi redettiğini söylemek istiyoruz. Dersim halkının yanında olmaya devam edeceğiz”

    “ZULMÜN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Biz bugün burada milyonlarca Alevinin iradesi olarak Dersim’de olduklarını vurgulayarak, “Darbe hukuku bu ülkede ilk yaşanan durum değil. Bugün dağlarımıza, ırmaklarımıza kayyım atayanlar, belediyelerimize kayyım atıyorlar. İnanç merkezlerimize, dergahlarımıza kayyım atayanlar belediyelerimize kayyım atayanlardır. Kayyımcı anlayış, tekçidir, asimilasyoncudur. Tükenmekle karşı karşıya olduklarını biliyorlar. Halkın gerçek sorunlarını gizlemek için kayyım atıyorlar. Alevi kurumları olarak mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz. Asla teslim olmayacak, diz çökmeyeceğiz, bu zulmün karşısında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “DİRENMEYE, MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, kayyımların halkın iradesine darbe olduğunun altını çizerek, “Dersim halkının direnişini selamlıyorum. Bu ülkenin başına böyle bir zihniyet daha önce gelmemişti. Alevi toplumu olarak kayyımı Hacı Baktaş Dergahı’na atanan kayyımdan biliyoruz. Biz uğurda bedel veren Pirlerin torunlarıyız. Direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Sözcüsü Mahir Gürz, “Arkamızdaki fotoğrafın anlamı gasptır. Halkın iradesine yapılan bir gasptır. Kayyım gerçekliğini görmekteyiz. Karşımızda cebberut bir iktidarla karşı karşıyayız. Dersim’e, Alevi’ye, Kürde, yaşama düşman bir iktidar var karşımızda. Dersim halkı dün olduğu gibi bugün de boyun eğmeyecekti. Tarihine doğasına sahip çıkacaktır. Kayyum deneyimi hırsızlıktır, darbedir, sömürgedir” ifadelerini kullandı.

    Sanatçı Erdoğan Emir, “Biz her daim gerçeğe bağlandık. Kurdun, kuşun yaşam değerlerini koruduk. Her türlü egemeliğe karşı birlikteliğimizi koruduk. Burası Harde Derweştir. Dünya bizim evimizdir. Kayyıma karşıyız. Bu bir kötülüktür. Eş Başkanlarının yanındayız” şeklinde konuştu.

    Açıklama oturma eylemiyle son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi kurumları, HDK ve DEM Parti Ovacık’ta: Yurdumuzu kayyıma teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    Alevi kurumları, HDK ve DEM Parti Ovacık’ta: Yurdumuzu kayyıma teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- HDK, DEM Parti ve Alevi kurum başkanları, Ovacık Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı belediye başkanı Mustafa Sarıgül’e yapılan destek ziyaretinde buludu. Belediye önünden iktidara seslenen DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Zulüm edebilerler ama bu halkın hakikatini karartamayacaklar. Tarihimize, kefensiz yatanlara borcumuz var. Birlikte mücadele edip, birlikte kazanacağız” dedi.

    Ovacık Belediyesi’ne kayyım atamasına karşı belediye başkanı Mustafa Sarıgül’e yapılan destek ziyaretleri devam ediyor.

    Bu günde aralarında, Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Demokratik Alevi Dernekleri( DAD) Eş Başkanı Kadriye Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Dersim İttifak Bileşenlerinin olduğu bir heyet Ovacık Belediyesine atanan kayyıma karşı Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e dayanışma ziyareti gerçekleştirdi.

    Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yaptığı konuşmada ziyaret eden, destek sunan kurum başkanlarına teşekkürt etti.

    “TARİHSEL SORUMULULUKLA OVACIK’A SAHİP ÇIKACAĞIZ

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Ovacık’ın direnişin, Aleviliğin ser çeşmesi, Munzur’un başlangıç yeridir. Ovacık’ın pirleri, rayberleri bizlere direnişi emanet etti. Küresel güçlerin maden şirketleri uzun yıllardır buraya göz dikmiş. Yeniden bir göçe zorluyor. Kayyım bunun temsilcisidir. Yüzyıldır bu halkın inancından, kültüründen vazgeçiremediniz. Burası Munzur Baba’nın, Seyit Rıza ve arkadaşlarının, Alişer’in, Zarife’nin yurdudur. Bu tarihsel sorumululukla Ovacık’a sahip çıkacağız. Biz halkımızın acılarında da sevinçlerinde de yanında olacağız. Asıl görevimiz tarhimize, kültürümüze, değerlemize sahip çıkacağız. Bu bina onların olsun, demokratik yerel yönetim anlayışı sürdüreceğiz. Faşizme karşı birlikte direnceğiz” dedi.

    “DİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Zulüm edebilerler ama bu halkın hakikatini karartamayacaklar. Asla ama asla başaramayacaklar. Kayyım darbedir. Yargı kararlarıyla darbe yapıyorlar. Barışa, bir arada yaşama düşman bir iktidarla karşı karşıyayız. Bizler demokrasi, özgürlük mücadelesi devam edecek. Kızılbaşların Kabe’sidir. Köksüzleştirilmek, el konulmak, isteniyor. Mesele sadece belediye değildir. İşte buna karşı mücadele etmek gerekiyor. Tarihimize, kefensiz yatanlara borcumuz var. Birlikte mücadele edip, birlikte kazanacağız. Nice Yezitler, Muaviyeler gördük, nice kılıçlar gördük. Ama Kerbela’dan bu yana baş eğmemiş insanlarız. İkrar verdiğimiz yoldan dik durmaya devam edeceğiz. Hiç kimse bundan kuşkusu olmasın. Bir birliktelik kazanacağımızın göstergesidir” diye konuştu.

    “KAYYIMCI ANLAYIŞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ

    Alevi kurumları adına konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, iktidarların tarih boyunca Alevilere nice katliamlar yaşattığını belirterek, “Ama direnci, baş eğmemeği sağlayan bir coğrafyadayız. İktidara sesleniyoruz; siz bu topraklarda zulüm ediyorsunuz, ama bu halk size boyun eğmedi. Cemevi Başkanlığı da Alevi toplumuna kayyım olarak atanmıştır. Bu aynı zihniyettir. Bu anlayışa karşı mücadele eden, direnenler her yerde vardır. Bu kayyımcı anlayışa boyun eğmeyeceğimizi tekrar ediyoruz. Mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Alevilerin ne eğecek başı  nede çökecek dizi vardır. Bilin ki bu toprakların dilini, kültürünü, inancını kayyımcı zihniyete teslim etmeyeceğiz” diye vurguladı…

    Kayyımı darbe olarak değerlendiren EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, 2019 yılında yerine kayyım atanan Peri Belediye Başkanı ve ESP MYK üyesi Orhan Çelebi Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan Hasan Geçkin birlikte mücadele vurgusu yaptılar.

    Yapılan açıklamanın ardından heyet Dersim’e doğru yola çıktı.

    PİRHA/OVACIK

  • ADFE ve PSAKD’den kayyım tepkisi: Halkın iradesine saygı gösterin

    ADFE ve PSAKD’den kayyım tepkisi: Halkın iradesine saygı gösterin

    PİRHA- ADFE ve PSAKD yapıkları yazılı açıklamada, Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine atanan kayyıma tepki göstererek, “halkın iradesine yapılan bu müdahaleleri kınıyor; demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışının temel değer olarak korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi.

    İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına dair Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) açıklama yaptı.

    “ANTİ-DEMOKRATİK BU UYGULAMADIR

    ADFE, yaptığı yazılı açıklamada şunlar ifade etti:

    “Bugün bir kez daha, seçilmiş belediyelere kayyum atanarak halk iradesi yok sayılmıştır. Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine yapılan bu müdahale, geçtiğimiz günlerde Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyum kararının devamı niteliğindedir. Anti-demokratik bu uygulamaları kaygı ve üzüntü ile izliyoruz.

    Toplum olarak demokrasiyi güçlendirmek, halk iradesine saygıyı tesis etmek zorundayız. Kayyum atamaları, demokratik süreçlerin ihlal edildiği, seçmen iradesinin yok sayıldığı bir yaklaşımdır. Sessiz kalmak, bu tür uygulamaların daha da yaygınlaşmasına ve halkın özgür iradesinin daha da zedelenmesine neden olacaktır. Geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmazsak, daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye Alevi Federasyonu olarak, halkın iradesine yapılan bu müdahaleleri kınıyor; demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışının temel değer olarak korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.”

    “HALK İRADESİ KAZANACAK!”

    PSAKD de yaptığı açıklamada, “Halk İradesine yapılan darbeyi kabul etmiyoruz! Bu sabah Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine açıkça darbe yapılmıştır. Halkın iradesiyle seçilen belediye başkanları hukuksuz bir biçimde görevden alınarak kayyum atanmasını asla kabul etmiyoruz. İktidarın kayyumcu, darbeci anlayışı yenilecek! Halk iradesi kazanacak!” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var” – VİDEO

    “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var” – VİDEO

    PİRHA – “Siyasal Katılım Arayışları, Siyasal Özne Olma / Yerel Yönetimlere Katılım ve Temsil” panelinde konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Seçimler geldiğinde siyasi partiler, diğer toplumsal kesimlerle ilişki kurarken, söz konusu Aleviler olunca bu ilişki tam tersine dönüşüyor. Oy istemeye geliyorlar. Alevileri oy deposu olarak görüyorlar ve sürekli Alevilerden isteyen taraftalar” dedi.

    Cumhuriyetin 100. yılında Aleviler Konferansı “Siyasal Katılım Arayışları, Siyasal Özne Olma / Yerel Yönetimlere Katılım ve Temsil” paneli ile devam ediyor.

    HDP 27. dönem İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Tahtacı Alevileri temsilen Celal Necati Üçyıldız katıldı.

    “ALEVİLERİ SADECE OY DEPOSU OLARAK GÖRÜYORLAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevilerin yerel yönetimlerden talepleri olduğunu belirterek “Siyasi partilerin Alevilere bakış açısında bir sıkıntı var. Örneğin genel seçimler geldiğinde genel seçimlerde siyasi partiler, diğer toplumsal kesimlerle ilişki kurarken söz konusu Aleviler olunca bu ilişki tam tersine dönüşüyor. Oy istemeye, adaylarına destek istemeye geliyor. Alevileri, tabiri caizse oy deposu olarak görüyorlar ve sürekli Alevilerden isteyen taraftalar” dedi.

    Aslan şöyle devam etti:

    “DİYANET KAPATILSIN DİYEN HDP, 1  KASIM’DA NEDEN BUNDAN VAZGEÇTİ”

    “Aleviler her seçim öncesi nasıl bir Türkiye, nasıl bir siyaset, nasıl bir TBMM ya da nasıl bir yerel yönetim gibi defalarca kez bildirilerini, söylemlerini dile getirdiler. Türkiye’de siyasi unsurlar kurucu aklın etkisinden kurtulamıyorlar. Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın diyen HDP 1 Kasım’da neden bundan vazgeçti? Bizim yoldaşımız dediğimiz siyasi kurumlarla da ilişkiler sıkıntılı. Alevilerin yerel yönetimlerden talepleri çok net. Biz bir yerel yöneticinin doğaya, insana dair eşit ve demokratik davranmasını istiyoruz. Adil davranmasını istiyoruz. Diğer toplumsal kesimlere hangi değeri ve hakkı veriyorlarsa, Alevilere de aynı eşit mesafede bakmalılar. Belediyenin işe alırken kişinin inanç kimliğine bakmaması lazım. Biz Alevilere bu ayrımın yapılmasını istemiyoruz. Siyasi partiler meclis yapısını bile oluştururken söz konusu Aleviler olunca parmak hesabı yapıyor.”

    “YEREL SEÇİMLERDE CİDDİ TALEPLERDE BULUNMAMIZ LAZIM”

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevilerin taleplerini arka arkaya dizip siyasetçilere vermelerinin zaman alacağını söyleyerek şunları kaydetti:

    “30 yıllık bir Alevi hareketi var. Biz 30 yıl önce dernekçiliği, vakıfçılığı bilmiyorduk. 30 yıl içinde çok mesafe aldık. Özellikle son yerel seçimde örgütlenme modelini geliştirip değiştirmemiz lazım. Hem genel hem yerel seçimlerde çok ciddi taleplerde bulunmamız lazım. Biz Türkiye’de yaşayan tüm halkların özgürce yaşayabilmesi yolunda destek verirken onlar böyle bakmıyor. Alevi örgütlerinin yerel seçimlerden çıkacak sonuçlara göre yeni bir örgütlenme modeline geçme zorunluluğu var. Alevi halkı bugüne kadar hiçbir çıkar için boynunu eğmemiş ve yolundan dönmemiştir. Bizim tek çatı olmamız lazım.”

    “TAHTACILARIN SOSYAL GÜVENLİKLERİNİN OLMASI LAZIM”

    Tahtacı Alevileri temsilen konuşan Celal Necati Üçyıldız ise, Tahtacıların sorunlarına değinerek, “Tahtacıların sosyal güvenliklerinin olması lazım. Tahtacılar ormancı oldular diyorlar. Çünkü AKP’ye üye olunmazsa orman işleriyle uğraşamazsınız” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Binler Kadıköy’den seslendi: Karanlığa teslim olmayacağız-VİDEO

    Binler Kadıköy’den seslendi: Karanlığa teslim olmayacağız-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” şiarıyla yapılan mitinge binlerce yurttaş katıldı. Mitingte yapılan ortak açıklamayı okuyan AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Ülkemizi karanlığa sürükleyen bu anlayışa karşı birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur. Faşizme geçit vermeyeceğiz. Karanlığa teslim olmayacağız” dedi.

    “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” şiarıyla yapılan miting öncesi kurumlar, siyasi parti ve sendikalar, İstanbul Kadıköy’deki Boğa Heykeli önünde bir araya gelerek, kortejler halinde mitingin yapılacağı İskele Meydanı’na giriş yaptı.

    Mitinge, HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ve Musa Kulu, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı (HVAKV) Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, HEDEP İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ve Celal Fırat, HDP önceki dönem milletvekilleri Alican Önlü, Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Biz Aleviler olarak demokrasi için buradayız. Biz cumhuriyetin demokratikleşmesi için mücadele ediyoruz. Biz diyoruz ki bu ülkeyi herkesin kendi dilini ve inancını yaşayabildiği bir çiçek tarlasına çevirelim. Eğitim laik ve bilimsel olsun diyoruz, iktidar okulların tümünü medreseler çeviriyor. Diyanet eğitim bakanlığı gibi çalışıyor. Her sokakta mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Sadece Kadıköy’de bir araya gelmedik. Başka illerde de bir araya geleceğiz. Tekci, inkarcı iktidarının göndermek için alanlarda olacağız. Biz Alevi kurumlarının birlik olmasını istiyoruz. AKP kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor buna izin vermeyeceğiz” dedi.

    Kurumlar adına ortak açıklamayı AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe okudu. Yapılan açıklamada, ülkeyi yöneten ve milyonları açlığa, sefalete, işsizliğe mahkûm edenlere, toplumu kutuplaştıranlara, halkları ayrıştıranlara, inkarcılara, asimilasyonculara itiraz ettiklerine dikkat çekilerek, “Çerağlarımızı uyandırıp topluma ışık tutuyoruz. Birliği, beraberliği, kardeşliği, barışı haykırıyoruz. İnancından, kimliğinden, cinsel yöneliminden ve politik görüşünden dolayı ötekileştirilenler olarak AKP/MHP hükümetinin ve tekçi ve inkarcı siyasal iktidarın baskılarına boyun eğmiyor ve karanlığa teslim olmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Omuz omuzayız. Zulmün zorbalığın, yobazlığın, gerici, şeriatçı, ırkçı politikaların ve faşizmin tam karşısındayız” denildi.

    Tekçi, dayatmacı, yobaz ve inkarcı politikaların ancak omuz omuza verilerek durdurabileceğine vurgu yapılan açıklamada, “Ülkemizi karanlığa sürükleyen bu anlayışa karşı birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur” diye belirtildi.

    Aleviler dünyanın neresinde olursa olsun, amasız, fakatsız mazlumun yanında zalimin karşısında olduklarını ifade eden Erçe ve Şengüllü Yılmaz, “Suriye’de savaş suçu işleyenler Orta Doğu’da barış çağrısı yapamazlar. Biz Aleviler Suriye’ye alkış çalan, Gazze’ye ağıt yakan iki yüzlü bir tutum içinde olmayız. Savaşa hayır, barış hemen şimdi demeye devam ediyoruz. Bugün bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz. Yaşasın barış, inadına barış” dedi.

    Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Savaşta ve çözümsüzlükte inat eden siyasal iktidar, halkın oyları ile seçilen belediyelere kayyum atayıp, milletvekillerini cezaevinde tutarak halkın iradesini yok saymaktadır.  İnsanlığa karşı işlenen suçların başında gelen Madımak davasını zaman aşımına uğratan, 33 canımızın katillerini serbest bırakan anlayış ile kardeşimiz Hrant Dink’in katilini, kadın düşmanlarını, çocuk tacizcilerini, mafya liderlerini, uyuşturucu baronlarını serbest bırakıp, devrimcileri, sosyalistleri, aydınları, gazetecileri haksız ve hukuksuz bir biçimde cezaevlerinde ağır tecrit koşullarında tutsak eden anlayış aynı anlayıştır.

    Antidemokratik 12 Eylül Anayasası’na dahi uymayarak Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını tanımayıp, hukukçulara parmak sallamak darbeciliktir.

    TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ’NE KAYYUM ATAMAK DARBECİLİKTİR

    Siyasal iktidar, dağlarımızı ovalarımızı, akarsularımızı, esen rüzgarı dahi parsel parsel satıyor. Başta Alevi yerleşkelerini yasaların ve yönetmeliklerin arkasına sığınarak yeniden gasp ediyorlar. Kentsel dönüşüm kapsamına alınan mahalleler rezerv alan gibi hukuksuz kararnameler ile talan ediliyor. Bunlara izin vermeyeceğiz. Yaşam alanlarımıza sahip çıkmaya, deremize, ırmağımıza, dağımıza, taşımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

    ÇEDES ve benzeri projeler ile, çocuklarımızın geleceğini, cinsiyetçi ve şeriatçı kuşatma ile kadınların özgürlüğünü, soygun ve sömürü düzeni ile emekçilerin alınterini, “alttakine din iman üsttekine han hamam” siyasetiyle milyonlarca genci işsizliğe mahkum ediyorlar.

    FAŞİZME GEÇİT VERMEYECEĞİZ, KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ

    Kültür ve turizm Bakanlığı’na bağlı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurarak, dedelerimize maaş adı altında rüşvet teklif ediyorlar. Hükümetin asimilasyon üssü haline gelen bu başkanlığı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz. Devletin Alevisi olmayacağız. Dedelerimizi hükümetin memurları yapmayacağız. Retçi, inkarcı ve asimilasyoncu politikalarınızı, gerici, ırkçı, tekçi, dinci eğitim sisteminizi kabul etmiyoruz ve hep birlikte bu saldırılarınızı püskürteceğiz. Laik, demokratik, bilimsel, parasız ve ana dilinde eğitim mücadelemizden asla vaz geçmeyeceğiz.

    Çocuklarımıza zulmediyorsunuz. Zorunlu din derslerini kaldırın. Ülkemizin ve halkımızın alın terlerini rızalıklarını almadan dini kurumlara, Diyanet İşleri Başkanlığı’na, cemaatlere ve tarikatlara aktarıyorsunuz. Bilimin ve aydınlanmanın önünde en önemli engel haline gelen Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kaldırın. Alevilerden gasp ettiğiniz dergahlarımızı, vakıflarımızı, ibadethanelerimizi gerçek sahipleri olan Alevilere teslim edin. Madımak Oteli’ni utanç müzesi haline dönüştürün ve tüm katliamlarla yüzleşin. Cem ibatetimiz, Cemevleri ibadethanemizdir. Cemevlerimizi ve inancımızı anayasal güvence altına alın.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI DERHAL FESHEDİN

    Yıllardır mücadele ettiğimiz ve en önemli talebimiz olan eşit uurttaşlık hakkı talebimizi bir kez daha haykırıyoruz..

    Hükümeti, Türkiye’nin imzaladığı İstanbul Sözleşmesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere bütün  uluslararası sözleşmelere uymaya ve uygulamaya, meclisi de imzasının arkasında durmaya davet ediyoruz.

    AKP/MHP ortaklığının zulmünü saymakla bitiremeyiz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Zulme boyun eğmeyeceğiz, zalime biat etmeyeceğiz. Hak ve hakikat mücadelemizden, laik demokratik cumhuriyet idealimizden vaz geçmeyeceğiz.

    Cumhuriyetin birinci yüzyılında ötekileştirilmiş bütün halklar olarak bir araya gelip, omuz omuza mücadele edecek ve bu ülkeyi birlikte özgürleştireceğiz. Bugün bu meydanda bunu bir kez daha ilan ediyoruz. Kurtuluş kendi kollarımızdadır. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz diyoruz.

    Çağrımıza kulak verip bu alanda taleplerimizi ortaklaştırdığımız yarenler yoldaşlar can dostlar, hepinize aşk olsun. Sorumluluğumuz büyük, yükümüz ağır ama umudumuz sonsuzdur. Hepimize kolay gelsin. Bozatlı Hızır hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Unutmayın yoldaşlar ve inanın, biz kazanacağız, er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız.”

    Miting zakirlerin okuduğu deyişlerle sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ABF Genişletilmiş Danışma Kurulu Sonuç Bildirgesi: Irkçı-şeriatçı saldırıları durduracağız!

    ABF Genişletilmiş Danışma Kurulu Sonuç Bildirgesi: Irkçı-şeriatçı saldırıları durduracağız!

    PİRHA-ABF’nin Genişletilmiş Danışma Kurulu’nun sonuç bildirgesi açıklandı. Seçimlerin ardından şeriatçı politikaların hayatın her alanına sirayet ettiği vurgulanan bildirgede, “Tüm devrimci demokrat çevrelere, 2024 yılının ırkçılıkla mücadele ve eşit yurttaşlık yılı olarak ilan etmeyi önermekteyiz. Tarihimizden aldığımız güç ve bilinç ile ırkçı-şeriatçı saldırıları durduracağız” denildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) Genişletilmiş Danışma Kurulu 21-22 Ekim’de Hacıbektaş’ta yapıldı. Toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) temsilcileri katıldı.

    Toplantıda; ÇEDES ile başlayan ve yeni müfredat ile birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı’na (DİB) tanınan eğitim yetkileri ile eğitimin dinselleştirmesine yönelik yapılacak eylemler, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı geliştirilecek tavır hakkında görüşler, Maraş Katliamı’nı anma hazırlıkları ve İnanç Meclisi’nin oluşturulması ile ilgili konular tartışıldı.

    “ŞERİATÇI POLİTİKALAR HAYATIN HER ALANINA SİRAYET ETTİ”

    Seçimlerin ardından şeriatçı politikaların hayatın her alanına sirayet ettiği vurgulanan açıklamada, “Emeği ile geçinmeye çalışan milyonlarca yurttaşı açlık ve sefalete mahkûm eden iktidar, tek çarenin şeriatçı yaşam olduğunu dayatmaktadır. İçerde herhangi muhalif bir sese tahammül edemeyen iktidar, Orta Doğu ve dünyada demokrasi havarisi kesiliyor. Özellikle İsrail ve Hamas arasında devam eden çatışmalar konusunda ikiyüzlü politika sürdürüyorlar. Bu, kuzuyu kurt ile yiyip, çoban ile ağlama politikasıdır. Aleviler, İsrail Devleti ve Hamas’ın sivilleri katlettiği bilinci ile tüm savaşlara karşıdır. Suriye’de, başta Aleviler, Ezidi’ler ve Kürtler katledilirken, bırakalım karşı çıkmayı açıkça taraf olanlar bugün demokrasi ve adaletten bahsedemez. Ülkemizi ve Orta Doğu’yu kan gölüne dönüştüren Büyük Orta Doğu Projesi’dir. Dolayısıyla dökülen kandan Büyük Orta Doğu Projesi eş başkanı da sorumludur. Danışma kurulumuzun toplandığı 21 Ekim günü, Hünkâr’ın huzurunda inancımızda doğa ve insan yaşamının kutsallığı vurgusunun yapıldığı basın açıklaması ile başta Orta Doğu olmak üzere yaşanan savaşların biran önce bitirilmesi ve barış için girişimlerin başlatılması çağrısı da yapıldı” diye belirtildi.

    “İZMİR’DE YAPILAN MİTİNGİN İKİNCİ AYAĞININ İSTANBUL’DA YAPILMASI KARARI ALINDI”

    Alevi örgütlenmesinin ırkçı ve şeriatçı saldırılara karşı hayati öneme sahip olduğu vurgulanan açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “AKP’nin Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı ve ÇEDES projeleri ile yoğunlaştırdığı asimile ve yok sayma saldırılarına karşı sahada somut adımların atılacağına vurgu yapıldı. Bu çok yönlü kuşatmanın kırılması Alevi hareketinin ilkeli duruşu ile olacaktır. Bu bağlamda, 16 Eylül’de İzmir’de “Laik yaşam laik eğitim ve eşit yurttaşlık hakkı” şiarı ile yapılan mitingin ikinci ayağının İstanbul’da yapılması kararı alındı. Danışma kurulu olarak; Alevilik ve Alevilerin küresel kuşatma ve saldırı altında olduğu bilinci ile birleşik mücadeleyi yükselteceğimizin altını bir kez daha çizeriz.

    Bu bağlamda örgütü güçlendirmek, federasyona daha çok cemevini katmak önemlidir. Köylerde ve mahallelerdeki dernekler, federasyonlar ve cemevleri ile daha kapsamlı görüşmeler yapılacaktır. Örgütlerimizi güçlendirirken, örgütsel bütünlüğümüze zarar verecek faaliyet sürdüren yapıları federasyonumuza asla bileşen olarak almama kararlılığına devam edeceğiz. Bu, hükümetin “Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı” ve ÇEDES benzeri saldırılarına karşı direncimizi artıracaktır. Kurumsallaşmanın gereği ve yeni dönem örgütlenme süreci için, diplomasi gruplarının oluşturulması, ortak mücadele hattı için, 5-10 yıllık stratejik programların çıkarılması, Dede-Ana-Baba örgütsel eğitimlerinin yapılması önemlidir.

    “IRKÇI VE ŞERİATÇI SALDIRILARI DURDURACAĞIZ!”

    AKP’nin yargı sisteminin Madımak Katliamı davasını zamanaşımına uğratırken, bir yandan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın affı ile Madımak katilleri serbest bırakıldı. Yine AKP polisi, taraftan da bileşenimiz PSAKD’nin genel başkanı, genel sekreter ve örgütlenme sekreteri ve federasyonumuzun iki genel başkan yardımcısını ters kelepçe ile gözaltına alıyor. Danışma kurulumuz, bu saldırıları kınarken, eşit yurttaşlık mücadelemizden asla geri adım atmayacağımızın altını çizeriz. Danışma kurulumuza katılan kurumlarımızdan, AABK’nin Madımak Katliamı’nın 30. yılında yaptığı ‘Sanal Müze’ çalışmasının sunumu, küresel kuşatmaya karşı küresel örgütlülüğümüzün bir yanıtı niteliğinde olmuştur. Aleviler ırkçı ve şeriatçı AKP’den demokrasi beklemiyoruz. Bugün anayasa değişikliği teklifi yapanlar ile  ‘’kindar ve dindar nesiller’’ diyenler aynı kişilerdir. Biz Aleviler olarak kadın, çocuk, doğa, devrimci, demokrat ve bilim ile gidilen yola düşman olanlarla asla yan yana gelmeyecektir. Cezaevleri AKP muhalifleri ile doluyken yeni anayasadan bahsedenler, aslında rejimi tamamen değiştirme çabası içindedir. 22 yılda anayasanın ilk 4 maddesi dışında hemen hemen tümünü değiştiren AKP, şeriat düzenini meşrulaştırmak istiyor.

    45. yılında Maraş Katliamı’nda Hakk’a yürüyen canlarımızı anma programı için Maraş yerelde ilçelerde ve köylerde halk toplantıları yapılarak anma programına davet etme kararı alındı. İnanç Meclisi’nin toplantıya katılan musahip kurumların da katkıları ile birlikte biran önce oluşturulması kararı alındı. 35 yılı aşan ‘’eşit yurttaşlık’’ mücadelemizin yeni bir aşamasına geldiğimiz bilinci ile tüm devrimci demokrat çevrelere, 2024’ün “Irkçılıkla mücadele ve eşit yurttaşlık” yılı olarak ilan etmeyi önermekteyiz. Danışma kurulumuz, ülkemizde ve Avrupa merkezli Dünya örgütlülüğümüzü selamlarken, önümüzdeki zorlu süreci omuz omuza vererek aşacağımızı bir kez daha belirtiriz. Tarihimizden aldığımız güç ve bilinç ile ırkçı-şeriatçı saldırıları durduracağız.”

    PİRHA/ANKARA