Etiket: adil yargılanma talebi

  • 269 gündür ölüm orucuna devam eden Sibel Balaç 39 kiloya düştü

    269 gündür ölüm orucuna devam eden Sibel Balaç 39 kiloya düştü

    PİRHA-Adil yargılanma talebiyle 269 gündür ölüm orucuna devam eden Sibel Balaç, sağlık kurulu raporu için 6 gündür Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi’nde mahkum koğuşunda tutuluyor. Sibel Balaç’ın hastaneye götürüldüğü günden itibaren 2 kilo kaybettiğini belirten Balaç’ın avukatı Ceren Yılmaz, “Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi Sağlık Kurulu’nun bir an önce raporunu açıklaması, müvekkilimizin Adli Tıp Kurumuna sevkinin hızla gerçekleştirilmesi ve müvekkilimiz hakkında savcılıkça infaz erteleme kararı verilmesi gerekmektedir” dedi.

    Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde “adil yargılanma” talebiyle 29 Aralık 2021’de ölüm orucuna başlayan Sibel Balaç, hastaneye kaldırıldı. Sibel Balaç’ın avukatı Ceren Yılmaz, 6 Eylül’de İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında infaz ertelenme başvurusunda bulundu.

    Ölüm orucunu 269 gündür sürdüren Balaç, 7 Eylül’de Ankara Yıldırım Beyazıt Dışkapı Hastanesi’ne sevk edildi. Sibel Balaç’ın avukatı Ceren Yılmaz, 6 Eylül’de İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında infaz ertelenme başvurusunda bulundu. Tetkikleri için Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi’ne sevk edilen Balaç, 6 gündür ek binadaki mahkum koğuşunda tutuluyor.

    “SİBEL BALAÇ HAKKINDA İNFAZ ERTELEME KARARI VERİLMESİ GEREKİYOR”

    Sibel Balaç’ın hastaneye götürüldüğü günden itibaren 2 kilo kaybettiğini belirten Balaç’ın avukatı Ceren Yılmaz, “Müvekkilimiz şu anda Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi’nin ek binasında bulunan mahkum koğuşunda havasız, tuvalet kokan, pis bir hücrede tutuluyor. Müvekkilimize hastaneye götürüldüğü 6 Eylül tarihinden beri çok çeşitli tahliller yapılıyor. Bu tahliller nedeniyle müvekkilimiz oldukça yoruldu, kilo kaybı hızlandı ve 6 günde 41 kilodan 39 kiloya düştü. Müvekkilimizin ayaklarında, bacaklarında hissizlik, ağız içinde yaralar mevcut. Müvekkilimizin hızla kötüleşen bu sağlık durumu ile hapishanede kalamayacağı çok açık. Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi Sağlık Kurulu’nun bir an önce raporunu açıklaması, müvekkilimizin Adli Tıp Kurumuna sevkinin hızla gerçekleştirilmesi ve müvekkilimiz hakkında savcılıkça infaz erteleme kararı verilmesi gerekmektedir” dedi.

    Sibel Balaç’ın talepleri şöyle:

    – Dijital delillerle gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin.

    – Keyfi disiplin cezalarına son verilsin.

    – Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.

    – Hapishanedeki kitap, dergi kısıtlamalarına son verilsin.

    – Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın.

    – Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmeli.

    – Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli.

    – Halkımızın hak ve özgürlükler adalet mücadelesi engellenmemeli.

    – Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmeli.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Bir yıldır tutuklu, ne ile suçlandığını bilmiyor; 30 gündür ölüm orucunda -VİDEO

    Bir yıldır tutuklu, ne ile suçlandığını bilmiyor; 30 gündür ölüm orucunda -VİDEO

    PİRHA-15 Ekim 2021’den bu yana bir itirafçının iddialarıyla Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İleri Kızılaltun adil yargılanma talebiyle 30 gündür ölüm orucunda. Kızılaltun’un eşi Bahar Kızılaltun, “İleri, daha önce iki kere tahliye olduğu dosyadan tekrar tutuklandı. 11 ay boyunca mahkemenin açılmasını bekledik ve 6 Ekim’de mahkemesi görülecek. Neyle suçlandığınızı bilmeden bir yıl boyunca cezaevinde tutuluyorsunuz” dedi.

    15 Ekim 2021’den bu yana itirafçı iddialarıyla Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İleri Kızılaltun adil yargılanma ve hasta mahpusların serbest bırakılması talebiyle 30 gündür ölüm orucunda. Kızılaltun’un eşi Bahar Kızılaltun ise dışarıda eşine destek olmak için 1 aylık açlık grevine başladı.

    6 EKİM’DE DURUŞMASI VAR

    İleri Kızılaltun’un ölüm orucuna başlamadan önce 60 gün boyunca Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç’ın taleplerinin kabul edilmesi için destek açlık grevi yaptığı için çok hızlı kilo kaybettiğini belirten eşi Bahar Kızılaltun, “İleri, daha önce iki kere tahliye olduğu dosyadan tekrar tutuklandı. 11 ay boyunca mahkemenin açılmasını bekledik ve 6 Ekim’de mahkemesi görülecek. Yaşananlar bile başlı başına bir hak ihlali tutuklanıyorsunuz ama neyle suçlandığınızı bilmeden bir yıl boyunca cezaevinde tutuluyorsunuz. İleri Kızılaltun, 6 Ekim’de mahkemeye çıkacak ancak iddianamesi daha eline geçmedi. Kendisine ve halka yapılan haksızlıkları kabul etmeyeceğini ve adil yargılanma talebiyle bir an önce tahliye edilmek için ölüm orucuna başladı” diye belirtti.

    “SOHBET ETME HAKKI ÖLÜM ORUCUNDA OLDUĞU İÇİN ENGELLENİYOR”

    Tutukluların bir araya gelerek haftada 10 saat sohbet etme hakkı olmasına rağmen İleri Kızılaltun’un ölüm orucunda olduğu için sohbet hakkının engellendiğini söyleyen Bahar Kızılaltun şunları belirtti:

    “Cezaevi yönetimi, ‘Ölüm orucunda olduğun için seni sohbete çıkarmayacağız’ diyor. Tutsakların talepleri doğrultusunda hücre değişikleri oldu herkes üç kişi kalırken İleri Kızılaltun’un hücresinde 2 kişi kalıyor ısrarla üçüncü bir kişinin gelmesini engelliyorlar. İleri Kızılaltun, 60 günlük açlık grevinin ardından ölüm orucuna başladığı için enerjisi çabuk tükenmeye başladı. Kendisine yardımcı olacak birine ihtiyacı var ancak bu isteği yerine getirilmiyor. Hücresinde, şeker hastası ve haftada üç kere şeker krizine giren birisi olduğu için ona yardım etmek ve yemek vermek zorunda kalıyor. Yanındaki hücre arkadaşıyla birlikte birbirlerine yardımcı olmaya çalışıyorlar.”

    “MÜCADELEYİ BİRLİKTE YÜRÜTMEMİZ GEREKİYOR”

    Marmara Cezaevi yönetiminin İleri Kızılaltun’u hem fiziken yıpratmaya hem de yalnızlaştırıp moralini bozmaya çalıştığını dile getiren Bahar Kızılaltun, “İleri, kendisine ve halkına yaşatılan zulüm nedeniyle ölüm orucuna başladı. Bu tür baskıların arttırılması onun daha fazla direnmesini sağlar. İleri Kızılaltun’un bir an önce tahliye edilerek haksız ve hukuksuz uygulamaların sona ermesini istiyoruz. İleri Kızılaltun’un talepleri halkın talepleridir, o yüzden bu noktada mücadeleyi birlikte yürütmemiz gerekiyor” dedi.

    GRUP YORUM EMEKÇİLERİ DE AÇLIK GREVİ YAPTI

    Aynı zamanda Grup Yorum üyesi de olan Bahar Kızılaltun, tüm Grup Yorum emekçilerinin de 1 günlük destek açlık grevi yaptığını açıkladı. Grup Yorum emekçileri konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, “Sanatçılar ve aydınlarda bu adalet mücadelesinin bir parçası olmalıdır. Halkın adalet mücadelesine omuz vermelidir. Tüm duyarlı kesimleri grevlerimize destek vermeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cihan BERK/PİRHA

     

  • Sibel Balaç 249 gündür ölüm orucunda: Talepler kabul edilene kadar eylemimi sürdüreceğim

    Sibel Balaç 249 gündür ölüm orucunda: Talepler kabul edilene kadar eylemimi sürdüreceğim

    PİRHA-Sibel Balaç 249, Gökhan Yıldırım 243 gündür ölüm oruçlarını sürdürüyor. Sibel Balaç hakkında cezaevi yönetimi tarafından disiplin cezaları verildiğini söyleyen Avukat Merve Büyükalan, “Sibel şu anda ailesiyle görüşemiyor, açık görüş, kapalı görüş ve telefon görüşü yapamıyor. Bir ölüm orucu direnişçisinin en çok ihtiyaç duyduğu şey moral veya yakınlarıyla iletişime geçerek onların sesini duymaktır” dedi.

    Ankara’da, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan, KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Sibel Balaç ve 6 yılı aşkın süredir tutuklu olan Gökhan Yıldırım ölüm orucunu sürdürüyor. Sibel Balaç açlık grevinin 249’uncu gününde, Gökhan Yıldırım ise 243. Yıldırım ve Balaç’ın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor

    Sibel Balaç’ı 19 Ağustos’ta görmeye giden Avukat Merve Büyükalan, Sibel Balaç’ın sağlık durumuna ve taleplerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SİBEL DAHA ÇOK KAMUOYU OLUŞTURULMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ”

    Sürekli olarak kalp çarpıntısı, bacaklarında ağrı ve ellerinde kararmaların başladığını dile getiren Avukat Merve Büyükalan, “Sibel hakkında cezaevi yönetimi tarafından disiplin cezaları verildi. Sibel’in ölüm orucu eyleminde 42 kiloya düştüğü için son bir ayı kalmış diyebiliriz. Sibel’in son günlerinde disiplin cezalarını uygulamaya koydular. Sibel şu anda ailesiyle görüşemiyor. Açık görüş, kapalı görüş ve telefon görüşü yapamıyor. Bir ölüm orucu direnişçisinin en çok ihtiyaç duyduğu şey moral veya yakınlarıyla iletişime geçerek onların sesini duymaktır. Sibel daha çok kamuoyu oluşturulması gerektiğini söyledi. Yaşananların artık hasta mahpuslar özelinde olmadığı, bütün ülke gerçeği haline geldiğini, o yüzden bu uygulamaların son bulmasına yönelik talepleri vardı. Talepleri karşılanmadığı sürece eylemine devam edeceğini söyledi” diye belirtti.

    Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri şöyle:

    – Dijital delillerle gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin.

    – Keyfi disiplin cezalarına son verilsin.

    – Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.

    – Hapishanedeki kitap, dergi kısıtlamalarına son verilsin.

    – Hapishanedeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

    – Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmeli.

    – Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli.

    – Halkımızın hak ve özgürlükler adalet mücadelesi engellenmemeli.

    – Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmeli.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ölüm orucundaki Gökhan Yıldırım, bu kez R Tipi Cezaevi’ne gönderilmek isteniyor

    Ölüm orucundaki Gökhan Yıldırım, bu kez R Tipi Cezaevi’ne gönderilmek isteniyor

    PİRHA-Adil yargılanma hakkı talebiyle başlattığı ölüm orucunun 242’nci günündeki Gökhan Yıldırım’ın R Tipi Cezaevi’ne gönderilmek istenmesine tepki gösteren ağabeyi Erkan Yıldırım, “Cezaevinde kalamaz raporu veren aynı doktorlar şimdi Gökhan’ı R Tipi Cezaevi’ne göndermeye çalışıyor. Gökhan’ı katletmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar” dedi. 

    Adil yargılanma hakkı talebiyle ölüm orucuna başlayan Gökhan Yıldırım 242’nci gününde. Gökhan Yıldırım, 11 gündür zorla tutulduğu Tekirdağ Şehir Hastanesi’nin hazırladığı son raporla Rehabilitasyon (R) Tipi Cezaevi’ne gönderilmek isteniyor.

    Hastanenin Sağlık Kurulu tarafından verilen ilk raporda, Yıldırım’ın mahkumlara ayrılan bölümlerde tutulmasının kendisi için hayati tehlike arz ettiği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği ve infazının 3 ay ertelenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen tam 8 gün sonra aynı kurum tarafından ikinci bir rapor hazırlandı. Raporda, bu kez, Rehabilitasyon (R) Tipi İnfaz ortamı sağlayabilen bir kurumda cezasının infazının sürebileceğinin açıklanması, bu hususta ATK Tekirdağ Şube Müdürlüğü’nden görüş talep edildi.

    “KARDEŞİM ZORLA YOĞUN BAKIMDA TUTULMAYA DEVAM EDİLİYOR”

    Kardeşi Gökhan Yıldırım’ı R Tipi Cezaevi’ne göndererek katletmek istediklerini belirten Erkan Yıldırım, “Daha önce hem Adli Tıp Kurumu’nun hem de Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu kendi hazırladıkları raporlarda cezaevinde kalamaz raporu vermesine rağmen şimdi R Tipi Cezaevi’ne göndermek istiyorlar” dedi.

    Yıldırım şöyle devam etti:

    “Cezaevinde kalamaz raporu veren aynı doktorlar şimdi Gökhan’ı R Tipi Cezaevi’ne göndermeye çalışıyor. Üzerlerindeki siyasi baskıdan kaynaklı kendi mesleklerine ihanet ederek yeni bir rapor hazırladılar, insanlık açısından kabul edilebilir bir şey değil. Gökhan Yıldırım ölüm orucunun 242. gününde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda ancak halen zorla yoğun bakımda tutulmaya devam ediliyor. Gökhan hastanenin yoğun bakım servisinde yoğun bir tecrit altında, yoğun bakımda tutulmasının amacı bizimle görüştürmemek. 13 gün boyunca kardeşimi sadece cuma günü beş dakika gösterdiler bana, yanında olup refakatçisi olmak istiyorum ama kardeşimi göremiyorum. Gökhan’ı tahliye edip iyileştirmek yerine katletmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ölüm orucunu 111 gündür sürdüren Sibel Balaç’a verilen ceza onandı

    Ölüm orucunu 111 gündür sürdüren Sibel Balaç’a verilen ceza onandı

    PİRHA-Adil yargılanma talebi ile ölüm orucunu 111’inci gününde sürdüren Sibel Balaç’a verilen 8 yıl 1 ay 15 günlük ceza onandı.

    Adil yargılanma talebiyle 19 Aralık 2021 tarihinde ölüm orucuna başlayan ve 111’inci günde sürdüren Sibel Balaç’a Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 8 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ölüm orucundaki Sibel Balaç’ın annesi: Evladımın sesini duyun artık!-VİDEO

    Ölüm orucundaki Sibel Balaç’ın annesi: Evladımın sesini duyun artık!-VİDEO

    PİRHA- Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunun 103’üncü gününe giren eski öğretmen Sibel Balaç’ın annesi Nuray Balaç, Adalet Bakanlığı’na seslenerek, “Kızımın sesini duyun. Onu kaybetmek istemiyorum” dedi.

    Ankara’da, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski öğretmen Sibel Balaç, zihinsel engelliler öğretmenliği yaparken sürgün ve mobbinge uğradığını belirterek 2018 yılında görevinden istifa etti.

    Balaç, aynı yıl Kanun Hükmü Kararname’yle (KHK) işinden ihraç edilen memur, öğretmen ve akademisyenlerin, Ankara’da Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirdikleri ‘işimi geri istiyorum’ eylemlerine katıldı. Yüksel Caddesi’ndeki eylemcilerle birlikte 10 Aralık 2018’de gözaltına alınan Sibel Balaç, 18 Aralık’ta tutuklandı.

    Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ve kendisine komplo kurulduğunu söyleyen Balaç, 8 yıl 1 ay 15 gün ceza aldı. Aldığı cezanın ardından başta adil yargılanma hakkı olmak üzere birçok hukuki talebinin karşılanması için ölüm orucuna başladı.

    DOSYASI YARGITAY’DA İNCELEMEYE ALINDI

    Oluşturulan kamuoyu baskısı nedeniyle Balaç’ın Yargıtay’da bekleyen dosyası geçtiğimiz hafta incelemeye alındı. Balaç’ın dosyası birkaç ay içerisinde sonuçlandırılacak.

    Ölüm orucunun 103’üncü gününü geride bırakan Balaç’ın annesi Nuray Balaç, Ankara’ya kızının görüşüne geldiği sırada Meclis’te milletvekillerini ziyaret ederek Yargıtay’da incelemede bulunan dosyasının bozulması için sesini duyurmaya çalıştı.

    Siyasi partilerin yanı sıra birçok demokratik kitle örgütüyle de görüşmeler yaptıklarını kaydeden anne Balaç, Ankara Tabip Odası’na (ATO) başvurduklarını ve cezaevinde kızını hekimlerin görmesini talep ettiklerini belirtti. Anne Balaç, bu talebin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Müdürlüğü tarafından reddedildiğini aktardı.

    Kızı Sibel Balaç’ın talepleri arasında yer alan ‘sohbet hakkının uygulanması’ için de 45 avukatın Adalet Bakanlığı’na başvurduğunu söyleyen anne Balaç, bakanlığın hapishane idaresine yönlendirdiğini, hapishane idaresinin de bakanlığın inisiyatifinde olduğunu söylediğini belirterek hukuksuz ve belirsiz bir durumla karşı karşıya olduklarını vurguladı.

    “SESİMİZİ DUYURMAK İÇİN KAPI KAPI GEZİYORUZ”

    Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Gökhan Yıldırım’ın da kızı gibi adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olduğunu hatırlatan anne Balaç, kızının ve Yıldırım’ın haksızlığa tahammül edemedikleri için bu eyleme başladıklarını aktardı.

    Pazartesi günü kızının görüşüne giden anne Balaç, kızının 25 kilo kaybettiğini ve durumunun her geçen gün kötüye gittiğini ifade ederek şunları dile getirdi:

    “Kızımın durumu çok kötü. Kapalı görüş vardı ve bana yürürken başının döndüğünü söyledi. Bana belli etmiyor. Her sorduğumda ‘iyiyim’ diyor. Ama ben biliyorum, çok zayıflamış, halsizleşmiş. Ben üzülmeyeyim diye öyle söylüyor. 2 gündür kapı kapı geziyoruz. Meclis’e gittik milletvekilleriyle görüştük. Konuyu gündeme getirin dedik. Adalet Bakanlığı ve televizyon kanallarına mektup yazdım ancak bir yanıt alamadım. Kızım 8 yıl ceza aldı. Tamamen haksız, hukuksuz yere. Kızım AŞTİ’de otobüsten inince gözaltına almışlar. Çıplak arama yapmışlar. Sonra üzerinden SD kart çıktı demişler. Ama öyle bir durum yok. Karttan haberi bile yok kızımın. Kızıma komplo kurdular. Eylemlere katıldığı için ceza verdiler.”

    “KIZIMA 687 GÜN HÜCRE, 48 AY GÖRÜŞ CEZASI VERDİLER”

    Cezaevi idaresinin mahpuslara sürekli disiplin cezaları verdiğini de söyleyen anne Balaç, “Kızım hapishanede yaşanan hak gasplarına karşı çıktığı için 687 gün hücre cezası, 48 ay da görüş cezası aldı. Hapishane yönetimi, ölüm orucuna başladığı için hakkında 9 soruşturma daha açtı. Disiplin cezaları Sincan Kadın Hapishanesi’nde çok keyfi bir şekilde, gerçek hiçbir gerekçe olmadan veriliyor. Kızımın taleplerinden birisi de bu hukuksuz duruma son verilmesidir. Kızımla görüşmem, ondan sağlıklı bilgi almam engelleniyor. Şu an ölüm orucunda olduğu için hücreye koymuyorlar ama telefon, mektup, görüş gibi cezaları var. Bunlar uygulanırsa hiçbir şekilde haber alamam, göremem kızımı” şeklinde konuştu.

    “HAK ARAMAK SUÇ OLMUŞ”

    Kızının talepleri arasında kitap ve dergi kısıtlamalarının kaldırılması, sohbet hakkının genelgeye uygun olarak uygulanması ve hasta mahpusların serbest bırakılmasının da bulunduğunu aktaran anne Balaç, son olarak duyarlı tüm kesimlere şu çağrıyı yaptı:

    “Sibel sesinin duyurulması için ölüm orucuna başladı.  Ben evladımı ne zorluklarla büyüttüm. İnsan artık hakkını arayamayacak mı? Hak aramak suç olmuş. Evladımı nasıl kurtarabilirim bilmiyorum. Ben bir evladımı kaybettim bu evladımı da kaybetmek istemiyorum. Ben her zaman evladımın arkasındayım. Haksız yere bir insan bu kadar içeride tutulmaz. Evladıma bir şey olmadan sesini duysunlar. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere sesleniyorum, yalvarıyorum. Kızımın sesini duyun, onu serbest bırakın. Bir anne olarak daha ne yapmam gerekiyorsa yaparım. Lütfen kızımın sesini duyun artık.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA