Etiket: af yasası

  • HDP Eş Genel Başkanı Sancar: İktidar önce toplum mu diyecek para mı?-VİDEO

    HDP Eş Genel Başkanı Sancar: İktidar önce toplum mu diyecek para mı?-VİDEO

    PİRHA – Gündeme dair açıklamalarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Prof.Dr. Mithat Sancar, “Koronavirüs sonrasında göreceğimiz şey açık ve net, iktidar toplum mu diyecek yoksa para mı?” dedi.

    Haberin videosu;

    23 Şubat’ta düzenlenen HDP’nin 4. Olağan Kongresinde TBMM Başkanvekili iken HDP Eş Genel Başkanı seçilen Mardin Milletvekili Anayasa Hukukçusu Prof.Dr. Mithat Sancar CAN TV’de soruları yanıtladı.

    Gündeme dair HDP’nin görüşlerini belirten Sancar, iktidarın süreç idaresindeki tavrından yapılması gerekenlere kadar birçok konuda düşüncelerini belirtti.

    “İKTİDAR SALGINI BİLEREK KÖTÜ YÖNETİYOR”

    Koronavirüs karşısında hükümetin tavrını eleştiren Sancar, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un “Sokağa çıkıp soralım koronavirüs mü zararlı yoksa HDP mi” sözlerine yönelik de şöyle dedi:

    “Toplumun tamamını tehdit eden çok ciddi bir salgın ile karşı karşıyayız. Bu iktidar bu salgını gerçekten yönetemiyor, yönetememenin ötesinde kötü yönetiyor üstelik bilerek kötü yönetiyor. Çünkü belli tercihlere sahip bu iktidar. Bu tercihlerde toplumu önceleyen bir nitelik taşımıyor. Dolayısıyla topluma zarar verecek her türlü adımı atmakta tereddüt etmiyor. Böyle bir ortamda alıştıkları yöntemlerle durumu idare etmeye çalışıyorlar. İktidarın en çok alıştığı yöntemde kutuplaştırma ve ötekileştirerek toplumda bu kutuplaştırma sayesinde kendi konumu sağlamlaştırmak. HDP’yi de bu açıdan iktidar sözcüleri olağan düşman konumuna yerleştiriyorlar.”

    “İNSANLAR HAYATINI KAYBETTİĞİNDE HESABI KİM VERECEK?”

    İçişleri Bakanlığı’nın 10 Nisan Cuma akşamında uygulanmasına 2 saat kala açıkladığı sokağa çıkma yasağını eleştiren Sancar, “O süre içinde insanların dışarıya çıkması kimin sorumluluğundadır? İnsanlar enfekte oldularsa ki büyük bir ihtimalle on binlerce kişi virüsü kapmıştır. Peki bunların sağlığının tehlikeye girmesinden kim sorumlu?  Eğer bu insanlar hayatını kaybederse bunun hesabını kim verecek ?  İçişleri Bakanı çıkıp ben yanlış yaptım diyor, öngöremedim diyor, ortada bir hata olduğunu kabul ediyor. Ortada bir hatadan öte bir aymazlık var. Bu aymazlığın sonucu basit değildir. Milyonlarca insanın sağlığı tehlikeye girmiştir. Milyonlarca insanda bundan çok büyük zararlar görecek. İçişleri Bakanının istifasını kabul edilmemesinden sonra düşünmemiz gereken budur bunun hesabını kim verecek sorumlu olan kim” dedi.

    “İKTİDAR VİRÜSTEN FIRSATÇILIK YAPIYOR”

    HDP’li Belediyelere kayyum atanmasına da değinen Sancar “İktidar kötü yönetiyor dedik, bir de fırsatçılık yapıyor. Bizim belediyelerimize kayyum atadı. 8 belediyemizi salgın sürecinde gasp ettiler. Böylesine salgın sürecinde yerel yönetimlerin hayati bir rolü olduğu aklı başında olanların kabul edeceği bir şeydir. Yerelde başlar mücadele, çünkü halkın ihtiyaçlarını en bilen yerellerdir, belediyelerdir. Yerelin çalışmasını engellerseniz bu salgını nasıl kökten çözülecek” dedi.

    “İSTANBUL VE ANKARA BELEDİYELERİNE DE AYNI TÜR BASKI VAR”

    İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul ve Ankara Büyüşehir Belediyelerinin CHP’li başkanlarına açtığı soruşturmaya da değinen Sancar “Siz iyi çalışan belediyeleri görevden alıyorsunuz, her şeyi kendi tekelinizde topluyorsunuz, aynı mantıkla İstanbul ve Ankara belediyelerine de yapıyorlar. Kayyum atamak değil ama biliyorsunuz soruşturma açıldı. Niye soruşturma açıldı, halka yardım etmek için bağış toplamışlar. Böylesine iyi bir niyeti cezalandıran zihniyet nasıl bir zihniyettir. Bu iktidar fırsatçıdır. Sadece kötü yönetmiyor, bir de kötülük saçıyor” ifadelerini kullandı.

    “İNSANLARA EKONOMİK GÜVENCE SAĞLAMAK ZORUNDASINIZ”

    Koronavirüs sürecinde çalıştırılan işçilerin mücadelesi üzerine de değerlendirmelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar “Biz diyoruz ki işçileri korumak için toplumun devamı açısından zorunlu alanlar dışında üretimi durdurun. Bunu bir süre yapın. Bunu yapacağınız zamanda insanlara ekonomik güvence sağlamak zorundasınız. Ekonomi insan sağlığından daha önemli değil ama salgın büyürse ve yayılırsa yarın öbür gün ekonomi kendinden duracak. Yani çalışacak insan bulamayacaksınız. İşçiler kitlesel bir şekilde hastalanırsa veya hayatlarına bir şey gelirse siz ekonomiyi de yönetemeyeceksiniz. Kötü yönetemiyorlar derken demek istediğim şey bu kendi tercihlerinde de tutarlı değiller” dedi.

    “HALKA KARŞI SUÇ İŞLİYORLAR”

    10 Nisan akşamında telaşla marketlere koşuşturan insanlara yandaş gazetecilerin sarfettiği hakaretleri hatırlatan Mithat Sancar “Halka böyle bir panik yaratırsanız üstelik bunun sorumluluğunu kabul etmişsiniz. Bunun faturasını halka çıkaramazsınız. Haddiniz değil. Halka hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir. Halk kendine hakaret edenleri unutmaz ve unutmayacaktır. O gün halkı aşalıyan o yandaşların sicillerini halk kendi vicdanında tutmuştur ve bunun hesabını soracaktır” dedi.

    NASIL BİR AF YASASI OLACAK?

    TBMM’de kabul edilen İnfaz yasası düzenlemesi üzerine değerlendirmeler yapan HDP Eş Genel Başkanı Prof.Dr. Mithat Sancar “Bu iktidar kötülük yapıyor. Salgını infaz düzenlemesi için fırsat olarak kullandı. İnfaz indirimi isteği çok önce MHP tarafından gündeme getirilmişti. Gündeme getirenler bunun ne amaçla getirildiği de belli etmişti. Çakıcı için hazırlanmış bir teklifti. O dönem AKP ve MHP arasında olan ittifaktan dolayı askıya alınmıştı. Bugün bu salgın bahane edilerek yeniden gündeme getirildi. Bizim sözcülerimiz parlamentoda bu düzenleme için Yandaş Affı tanımını kullandılar ve bu doğrudur. Kendi yandaşlarının serbest kalmasını istiyorlar.  Bunların içerisinde çete liderleri var, soyguncular, hırsızlar gibi tacizciler, tecavüzcülerin olduğu çeşitli kademelerde bulunan bunların dışarıya çıkması sağlandı. Kimler içeride tutuldu, iktidarın kendine düşman olarak belirlediği muhalif olarak kodladığımız çok geniş bir kesim tutuldu. Mesela rüşvetçiyi dışarı çıkardı ama rüşveti ortaya çıkarını içeride tutuyor.  Tacizciyi çıkarıyor çete liderlerini çıkarıyor ama bunlarla ilgili tweet atanı içeride tutuyor” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Prof.Dr. Mithat Sancar, bu sürecin atlatılması için partisel anlamda mücadelelerini güçlendireceklerini belirterek bu süreçte verdikleri mücadelenin insan hayatının öneminin daha çok hissedildiği için anlamlı olduğunu aktardı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Sivas Katliamı hükümlülülerinin de serbest bırakılmasından kaygılıyız’-VİDEO

    ‘Sivas Katliamı hükümlülülerinin de serbest bırakılmasından kaygılıyız’-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Diyarbakır Şubesi Eski Başkanı Av. Cafer Koluman, 69 Maddeden oluşan yeni İnfaz Yasası’nın toplumsal barışa hizmet etmediğini söyledi. MHP ve AKP tabanının hassasiyeti gözetilerek değişikliklerin yapıldığına dikkat çeken Koluman, “İnfaz Yasası’yla Sivas Katliamı hükümlülülerinin de serbest bırakılmasından kaygılıyız” dedi. 

    PSAKD Diyarbakır Şubesi Eski Başkanı Avukat Cafer Koluman İnfaz Yasası’na ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

    “SALGIN SÜRECİNDE BU YASA DEĞİŞİKLİĞİNİN ÇIKMASI FARKLI YERLERE HİZMETTİR”

    69 maddeden oluşan yeni İnfaz Yasası’nın toplumsal barışa hizmet etmediğini ve toplumun vicdanını yaralayan bir değişiklik olduğunu söyleyen Avukat Koluman, “Koronavirüs salgınının yaygın olduğu ve insanların sokağa çıkamadığı, adli işlemlerin durdurulduğu, birçok resmi işlemlerin durdurulduğu böylesi bir süreçte bu yasanın bu değişikliğin seri bir şekilde, acelece görüşülerek çıkması farklı bir yerlere hizmettir” dedi.

    “AKP VE MHP’NİN HASSASİYETLERİ GÖZETİLDİ”

    İnfaz Yasası’nda yapılan değişikliklerin yapılan tahliyelerle kimlere hizmet ettiğinin kanıtı olduğunu belirten Koluman, toplumsal hassasiyetten ziyade MHP ve AKP tabanının hassasiyeti gözetilerek değişikliklerin yapıldığına dikkat çekti.

    Siyasi suçların bu yasa kapsamına alınması gerektiğinin altını çizen Koluman, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Her şeyden önce toplumsal barışa hizmet adına, kamu barışına hizmet adına toplumun tüm tabakalarına yayılması gerekirdi. Toplumun tüm tabakalarının, sivil toplum örgütlerinden tutunda vakıfların, siyasi partilerin, mecliste bulunan muhalefet partilerinin, tümünün görüşü alınarak bir ortaklaşmaya gidilmesi gerekirken maalesef sadece Cumhur İttifakı’nın hassasiyeti gözetilerek böyle bir değişiklik yapılmıştır. Kime hizmet ettiği de apaçık ortadadır. Biz şunu söylemiştik: Gerçekten bir değişiklik yapılacaksa hukuk devleti adına, sosyal devlet adına, demokratik devlet adına bir değişiklik yapılacaksa öncelikle siyasi suçların bu kapsama dahil edilmesi gerekirdi.

    Birtakım kriterlerinin olması gerekirdi. Tabii ki çocuğa karşı işlenen suçlar, cinsel saldırı suçları, kadına karşı şiddet suçları bu kapsam dışında tutulması kaçınılmaz bir durumdur ama siyasi suçların bu kapsama alınması demokratik bir tutum olurdu. Maalesef bu yapılmadı. Çünkü bugün devlet bir af yasası çıkartacaksa kendisine karşı işlenen suçlardan başlaması gerekirdi. Kendisine karşı işlenen suçlar nelerdir? İşte bu siyasi suçlar dediğimiz sinemacılar, belediye başkanları, milletvekilleri, siyasi partinin genel başkanları olmak üzere yüzbinlerce şu an tutsaktan bahsediyoruz. Dolayısıyla böyle bir alana yönelik değişiklik yapılmış olsaydı gerçekten de toplumsal barışın sağlanması adına bir adım atılırdı. Ama bu maalesef yapılmadı. Toplumsal barışı sağlamaktan ziyade toplumsal ayrışmaya hizmet eden bir değişiklik olduğunu ifade etmek isterim.”

    “SİVAS KATLİAMI DAVASI HÜKÜMLÜLERİNİN DE SERBEST BIRAKILMASINDAN KAYGILIYIZ”

    Tahliyelerin başladığını hatırlatan Koluman, “Yapılan tahliyelere bakıldığında ‘suç örgütü ve yöneticisi kapsam dışıdır’ ama onlarca sabıkası olan, organize işe karışan, cinayete karışan Alaattin Çakıcı gibi şahısların tahliye olduğunu görünce kime hizmet ettiği apaçık ortadadır” ifadelerini kullandı.

    Koluman, bu yasa ile Sivas Katliamı davasından dolayı halen içeride hükümlü olan kişilerin de aftan yararlanarak kısa sürede serbest bırakılması gibi kaygılarının olduğu söyledi.

    Yapılan değişikliğin demokratik, hukuk ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ifade eden Koluman, “Bu nedenle bu değişikliğin derhal iptal edilmesi, geri çekilmesi gerekir. Siyasi suçları kapsaması gerekir” dedi.

    “ANAYASA MAHKEMESİ HUKUKA UYGUN İNCELEME YAPMALI”

    Muhalefet partilerinin kısa sürede Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gerektiğini ve bu değişikliğin derhal iptal edilmesi gerektiğinin altını çizen Koluman, “Anayasa Mahkemesi tabii ki bu iptal talebi önüne geldiği zaman gerçekten de kriterlerini iyi koymalıdır. Hukuka uygun bir şekilde bir inceleme yapmalı, vicdana uygun bir şekilde inceleme yapmalı. toplumsal barışa hizmet edecek şekilde bir inceleme yaparsa bunun iptal edilmesi kaçınılmazdır. Bizim de beklentimiz budur. Bu nedenle bu değişikliğin bir an önce iptal edilerek istediğimiz çerçevelerde toplumsal barışa, kamusal barışa hizmet edecek bir şekilde bir değişikliğin derhal olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Sanatçı Soyer’den Adalet Bakanı’na çağrı: Tüm siyasi mahpuslar serbest bırakılsın-VİDEO

    Sanatçı Soyer’den Adalet Bakanı’na çağrı: Tüm siyasi mahpuslar serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA – Almanya’da yaşayan sanatçı Soner Soyer, koronavirüs salgını nedeniyle evlerine kapandığını belirterek, bu süreçte sosyal medyada canlı yayın yaparak yurttaşları bir araya getirdiklerini söyledi. Soyer, yeni çıkarılacak infaz yasasında cezaevinde bulunan düşünce suçlusu siyasi mahpusların bu süreçten muaf tutulduğunu belirterek tepki gösterdi.

    Koronavirüs salgınından korunmak için birçok yurttaş evlerine kapandı. Almanya’da yaşayan Kırmançki müziğinin önemli temsilcilerinden sanatçı Soner Soyer, tüm dünyada yaşanan koronavirüs krizi ile ilgili herkese geçmiş olsun dileklerini iletti ve evde kalarak bu salgından korunduklarına dikkat çekti.

    “ALMANYA DEVLETİ İNSANLARIN RAHAT OLMASI İÇİN TÜM TEDBİRLERİ ALMIŞ”

    Hayatın en faal ve sosyal alanında kendini konumlandırmış müzisyenler için bu sürecin daha zor olduğunu söyleyen Soyer, “Kendini dış dünyadan izole etmek, eve kapanmak dış dünyayla hiçbir şekilde teması kuramamak müzik yapamamak sahneye çıkamamak gerçekten dahası da her anı kaygıyla yaşamak çok kötü bir süreç. Ben bütün insanlığa ve bütün dünya hepimize tekrar bir kere daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umarım en kısa zamanda bu sürecin başarıyla atılacağını ve gelecekteki sağlıklı günlere hep birlikte döneceğimizi umut ediyorum” dedi.

    Almanya’nın Başkenti Berlin’de yaşayan Soyer, Almanya’yla Türkiye’yi kıyaslayarak orada durumun normal olduğunu, devletin insanların hem panik olmaması için hem de rahat olmaları için bütün tedbirleri aldığına vurgu yaptı. Soyer, insanların da alınan tedbirlere ve kararlara son derece saygılı ve uyumlu bir davranışı sergilediğini kaydetti.

    “CANLI YAYINLARLA İNSANLARI BİR ARAYA GETİRİYORUZ”

    Müzisyenlerin bu süreçte sosyal medya hesaplarından canlı yayınlar yaparak hem insanları bir araya getirmek hem de moral bulmalarını sağladığını belirten Soyer, onların yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışarak bu süreci en asgari düzeyde atlatmaya çalıştıklarını kaydetti.

    Geçtiğimiz gün meclise gelen ve siyasi tutukluların kapsam dışında bırakılmak istenen yargı paketini de değerlendiren Soner Soyer, dünyanın birçok ülkesinde ki yetkililerin sürecin buraya evrileceğini gözeterek cezaevlerinde bulunan tüm tutuklu ve mahkumları ayrım gözetmeksizin ivedi bir şekilde tahliye ettilerini hatırlatttı. Soyer, Türkiye’de kapasitesinin çok üzerinde bir doluluğa ulaşmasına rağmen henüz hiçbir tahliyenin gerçekleştirilmediğine dikkat çekti.

    “TERÖR SUÇU ADI ALTINDA  SİYASİ TUTUKLULAR KAPSAM DIŞI BIRAKILIYOR”

    Soyer, “Yetkililer, yeni çıkaracakları infaz yasası ile ilgili olarak ‘terör suçu’ adı altında cezaevlerinde bulunan siyasi mahpusları bu süreçten muaf  tutarak onlara karşı besledikleri düşmanca duyguları açıkça bir kez daha ortaya koyuyorlar. Bu son derece endişe verici bir durum” dedi.

    “CEZAEVLERİNDE YAŞANAN TÜM ÖLÜMLERDEN DEVLET SORUMLU”

    Bu süreçte cezaevlerinde yaşanacak ölümlerden devletin sorumlu olduğunu belirten Soner Soyer, Adalet Bakanı’na şu çağrıyı yaptı:

    “Cezaevlerinde bulunan tüm mahpusların cezaevinde bulundukları sürece can güvenliğinden devlet ve Adalet Bakanı bizzat sorumludur. Yaşanabilecek en ufak bir ölümden ve yaşanacak bu felaketten yine Adalet Bakanı ve devlet sorumludur. Tüm sorumlulara ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Şu an cezaevinde bulunan düşünce suçlusu  tüm siyasi mahpusları ayırt etmeksizin, özellikle aylardır açlık grevinde olan grup yorum üyelerinin tamamının hiçbir mazeret gösterilmeksizin derhal serbest bırakılmalarını istiyorum. Siyasi mahpusların cezalarının ertelenerek tahliye edilmelerini, Türkiye’deki tüm demokratik kamuoyu, hukuk, adalet ve insan hak ve özgürlüklerine saygılı tüm yurttaşlar adına talep ediyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL