Etiket: ağabey erkan yıldırım

  • Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi: AYM’nin tutukluluğa devam kararı vermesini teşhir etmeye devam edeceğim-VİDEO

    Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi: AYM’nin tutukluluğa devam kararı vermesini teşhir etmeye devam edeceğim-VİDEO

    PİRHA-Adil yargılanma talebiyle 256 gün ölüm orucu eyleminin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında infaz erteleme kararı kaldırılarak, 22 Kasım’da Silivri Cezaevine götürülmüştü. AYM Başkanı Zühtü Arslan’a kardeşinin hukuksuz bir şekilde tekrar tutuklanması ve tedavi hakkının gasp edilmesi ile ilgili görüşme talebi için Çağlayan Adliyesi’nden göndermek istediği dilekçesi AYM’ye sadece başvuruda bulunulabileceği gerekçesi ile reddedilen Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, posta yolu ile de olsa dilekçesini Zühtü Arslan’a ulaştıracağını ve AYM’nin Gökhan Yıldırım hakkında “hapishanede kalamaz” raporu olmasına rağmen verdiği tutukluluğa devam kararını teşhir etmeye devam edeceğini belirtti.

    Adil yargılanma talebiyle 256 gün ölüm orucu direnişinin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırılıp, 22 Kasım’da Silivri Cezaevine götürülmüştü.

    Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan’a kardeşinin hukuksuz bir şekilde tekrar tutuklanması ve tedavi hakkının gasp edilmesi ile ilgili görüşme talebi için Çağlayan Adliyesi’nden dilekçe göndermek istedi. Erkan Yıldırım’ın talebi AYM’ye dilekçe gönderimi yapılmadığı sadece başvuruda bulunulabileceği gerekçesi ile reddedildi.

    “KARDEŞİM CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORUNA RAĞMEN HALEN CEZAEVİNDE TUTULUYOR”

    Anayasa Mahkemesi’nin kardeşi hakkında “hapishanede kalamaz” raporu olmasına rağmen tutukluluğa devam kararını teşhir etmeye devam edeceğini belirten Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, “Bugün kardeşim Gökhan Yıldırım için AYM Başkanı Zühtü Arslan’a Çağlayan Adliyesi’nden bir dilekçe göndermek istedim ama dilekçenin buradan gönderilemediğini öğrendim. Gökhan’ın hukuksuz bir şekilde tekrar tutuklanmasına buradan olmasa bile kendi imkânlarımızla bütün mecralardan teşhir etmeye devam edeceğiz. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın kendi beyanlarına dayanarak Gökhan’ın cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen halen cezaevinde tutuluyor. Ben buradan bu dilekçeyi veremedim ama internet üzerinden olsun ama posta yoluyla olsun bu dilekçemi AYM’ye ulaştırıp onlarla görüşme talebimi ısrarlı bir şekilde sürdürmeye devam edeceğim”  dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi: Kardeşimin sağlığı yeniden kötüye gitmeye başladı

    Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi: Kardeşimin sağlığı yeniden kötüye gitmeye başladı

    PİRHA-Adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eyleminin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında infaz erteleme kararı kaldırılarak 22 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevine götürülmüştü. Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, kardeşinin sağlığının cezaevinde yeniden kötüleşmeye başladığını söyledi. 

    Adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu direnişinin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım, hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırılarak 22 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevine götürülmüştü.

    Gökhan Yıldırım’ın avukatları tarafından infaz ertelemesi kararının kaldırılması ile ilgili İnfaz Hakimliğine yapılan itirazın ardından İnfaz Hakimliği Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının kaldırılmasına karar verdi. Ancak Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 29 Kasım’da verdiği kararla, infaz hakimliğinin tahliye yönündeki kararını kaldırdı.

    Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, kardeşinin tutuklanmasına ve sağlık durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SAĞLIĞI CEZAEVİNDE YENİDEN KÖTÜLEŞTİ”

    Kardeşinin tutuklandıktan sonra 15 gün boyunca tekli hücrede tutulduğunu söyleyen Erkan Yıldırım, “Kardeşim cezaevinde kendi arkadaşlarının yanına geçmek istiyor ancak izin verilmiyor. Sağlığı cezaevinde yeniden kötüleşmeye başladı. Ölüm orucundayken el ve ayaklarının rengi kahverengiye dönmüştü, infaz ertelemeyle tahliye edilip ölüm orucuna ara verdikten sonra el ve ayaklarında düzelme olmuştu ancak cezaevinde el ve ayaklarındaki renk değişimi tekrar başladı. Cezaevinde kendi ilaçlarını kullanamadığı için tekrar vücudunda ödem oluşmuş durumda ve ağrıları nedeniyle uyuyamıyor” diye belirtti.

    “GÖKHAN, BENİM KUCAĞIMDA VEYA TEKERLEKLİ SANDALYEYLE BİR YERE GİDİYORDU”

    Erkan Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Gökhan tahliye olduktan sonra 1 ay boyunca benim yanımda kaldı ne zaman dışarı çıksak kucağımda veya tekerlekli sandalyede bir yere gidiyordu. Gökhan’a verilen infaz erteleme kararı 6 Şubat’ta bitecekti ama İstanbul siyasi şube polisleri, Gökhan’ın bir yerden güç alarak ayakta durmasının videolarını ve fotoğraflarını çekerek savcılığa delil olarak göstermişler. Biz gittiğimiz her yere savcılıktan izin alarak gidiyorduk ama İstanbul siyasi şube polisleri bunları göz ardı ederek Gökhan hakkında kaçma şüphesi olduğunu, güvenlik sorunu oluşturduğunu ve Twitter’da insanları galeyana getirdiğine yönelik söylemlerle infaz erteleme kararını bozdurmaya çalıştılar. İnfaz Hakimliği, Gökhan’ın lehine karar vermesine rağmen Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz Hakimliği’nin infaz erteleme kararını bozarak Gökhan’ı hapse attılar.”

    “KENDİ YASALARINA BİLE UYMAKTAN ACİZLER”

    Ülkede hukuksuzluk ve adaletsizliğin ayyuka çıktığını dile getiren Erkan Yıldırım, “Çünkü artık kendi yasalarına bile uymaktan acizler. Adli Tıp Kurumu’nun raporu var ve bu raporun bozulabilmesi için Adli Tıp Kurumu’nun yeniden karar vermesi gerekiyor. Gökhan’ın kaçma şüphesi yoktu çünkü gittiğimiz her yere savcılıktan izin alarak gidiyorduk. Gökhan’ın kaçma şüphesini bahane eden İstanbul siyasi şube polisleri, Gökhan’a olan hınçlarını onu tekrar tutuklatarak yaptılar. Çünkü Gökhan’ı gözaltına aldıkları gün karakola götürmeyip Nurtepe Mahallesi’nde İSKİ’nin bulunduğu bir yere götürüp işkence ederken, ‘7/24 kapında bekledik bunun acısını elbet çıkaracağız’ diyerek tehdit ediyorlar. En azından kendi yasalarına uymalarını bekliyoruz, eğer kendi yasalarına uymayacaklarsa da yalandan demokrasiden ve adaletten bahsetmesinler” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ölüm orucundaki Sibel Balaç 46, Gökhan Yıldırım 42 kiloya düştü

    Ölüm orucundaki Sibel Balaç 46, Gökhan Yıldırım 42 kiloya düştü

    PİRHA-Sibel Balaç 225, Gökhan Yıldırım 219 gündür ölüm oruçlarını sürdürüyor. Sibel Balaç 46, Gökhan Yıldırım ise 42 kiloya düştü. Artık kasları erimeye başladığı için kardeşinin yürüyemediğini söyleyen Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, “Çarşamba günü görüşe giderken yanıma tekerlekli sandalyeyle geldi” dedi.

    Ankara’da, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Sibel Balaç ve 6 yılı aşkın süredir tutuklu olan Gökhan Yıldırım ölüm orucunu sürdürüyor. Sibel Balaç açlık grevinin 225’inci gününde, Gökhan Yıldırım ise 219.

    Yıldırım ve Balaç’ın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor artık kalem tutamıyor, ağız içi yaraları var ve yürüyemiyorlar.

    Sibel Balaç’ta kalp çarpıntıları, ayaklarda şişme, halsizlik, şekeri katı yiyememe, kas ve eklem ağrıları var.

    Gökhan Yıldırım’da ise el ve ayaklarında damar çatlaklarından kaynaklı kızarıklar, ellerinin parmak aralarında yaralar, burun bölgesinde kızarıklıklar, ensesinde kızarıklıklar, hücresinden çıktığı zaman gitmek istediği yere tekerlekli sandalye ile gidebiliyor, katı şeker kullanamıyor sadece su, şeker, tuz ve limonla beslenebiliyor, el parmaklarının arasındaki yaralardan kaynaklı şu an yazı yazamıyor, kemik ağrılarından kaynaklı geceleri uyuyamıyor.

    “ADİL YARGILANMA UĞRUNA BEDENLERİNİ AÇLIĞA YATIRDILAR, ONLARIN SESİNİ DUYURALIM”

    Gökhan Yıldırım’ın ağabeyi Erkan Yıldırım, kardeşiyle cezaevinde en son çarşamba günü görüştü. Yıldırım, kardeşinin artık yürüyemediğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Artık kasları erimeye başladığı için yürüyemiyor. Görüş alanına giderken, berbere giderken, avukatla görüşürken yürüyemiyor. Çarşamba günü görüşüne giderken bizim yanımıza tekerlekli sandalyeyle geldi. El ve ayaklarından damar çatlamalarından dolayı morarmış, el parmak aralarında derisi çatladığından dolayı artık yazı da yazamıyor. Önceden katı şeker alıyorlardı ancak şu anda ağız yaralarından dolayı onu da alamıyor ve kemik ağrılarından dolayı geceleri uyuyamıyor. Kardeşim görüşmemizde bana ‘Biz halkımız için canımızı ortaya koymuşken medya neden bu kadar sessiz ve duyarsız. İlla ki ölmemiz mi gerekiyor birilerinin ses çıkarması için’. Adalet uğruna, adli yargılanma uğruna çocuklarımız bedenlerini açlığa yatırdı bizlerde nerede olursak olalım onların sesini duyuralım” dedi.

    Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri şöyle:

    – Dijital delillerle gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin.

    – Keyfi disiplin cezalarına son verilsin.

    – Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.

    – Hapishanedeki kitap, dergi kısıtlamalarına son verilsin.

    – Hapishanedeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

    – Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmeli.

    – Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli.

    – Halkımızın hak ve özgürlükler adalet mücadelesi engellenmemeli.

    – Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmeli.

    Cihan BERK/PİRHA