Etiket: ağır hasta

  • ’82 yaşındaki ağır hasta mahpus Hüseyin Ortaç serbest bırakılsın’

    ’82 yaşındaki ağır hasta mahpus Hüseyin Ortaç serbest bırakılsın’

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 82 yaşındaki ağır hasta tutuklu Hüseyin Ortaç’ın, 2 yılda 4 cezaevine gönderildiğini belirterek, acil tahliye edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.
    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla eylemlerinin 442’nci haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması yaptı.
    “Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartının açıldığı eylemde, açıklamayı İHD Ankara Şube Eş Başkanı Sevil Turgut okudu.
    “DEPREM CEZAEVLERİNİ DE ETKİLEDİ” 
    Turgut, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hüseyin Ortaç’ın durumuna dikkat çekerek şunları dile getirdi:
    “Maraş merkezli gerçekleşen depremler ağır can kaybına ve yıkıma yol açtı. Depremin yarattığı ağır yıkım ve acı o bölgelerdeki hapishanelerde tutulan mahpusları ve ailelerini de etkilemiştir. Mahpus yakınları tarafından yapılan başvurularda ve görüşmelerde kimi mahpus ailelerinde can kayıpları ve yaralanmalar olduğu, evlerinin yıkıldığı öğrenilmiştir.”
    “KANTİN VE REVİR YOK”
    Deprem bölgesindeki cezaevlerinde kalan tutukluların Antalya, Samsun, Kırşehir, Ereğli, Kırıkkale, Tokat, Yozgat, Erzincan, Bodrum’daki cezaevlerine götürüldükleri bilgisini paylaşan Turgut, “Bu sevkler esnasında ve sevk edildikleri yerlerde mahpusların ailelerine ulaşmasında sıkıntılar yaşanmış, sevkler esnasında verilmeyen eşyalarının hala gönderilmediği öğrenilmiştir. Özellikle henüz açılmaya hazır olmayan hapishanelerde revir ve kantinin olmaması mahpusların yaşam koşullarını zorlaştırmaktadır. Bu hapishanelerde tutulan hasta mahpusların durumları, tedaviye erişimde yaşanacak sorunlardan kaynaklı olarak daha da riskli hale gelmiştir. Durumları ağır olan hasta mahpusların, tedaviye erişimleri daha kolay yerlere yerleştirilmemeleri anlaşılabilir değildir. Depremden etkilenen illerde bulunan ailelerin depremzede olması, evlerinin yıkılması yoksulluğu daha da derinleştirmiş ve mahpusların ihtiyaçlarını karşılama olanağından da yoksun hale gelmişlerdir. Bu mahpusların tüm ihtiyaçları mutlak surette idare tarafından karşılanmalıdır” dedi.
    “AİLEDEN UZAK OLMAK HAK İHLALİDİR” 
    Hasta tutuklu Hüseyin Ortaç’ın Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulduğunu aktaran Turgut, “Aslen Mardinli olan Hüseyin Ortaç, 2021 yılında Mardin Hapishanesi’ne konulmuş, oradan Rize/Kalkandere L Tipi Hapishanesi’ne götürülmüştür. Daha sonra buradan alınarak Erzurum/Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hanesine götürülmüştür. Burada tek kişilik odada tutulmuş ve son olarak Erzurum H Tipi Kapalı Hapishanesi’ne götürülmüş, şu anda orada tutulmaktadır. İleri yaşta olan ve hasta olan mahpus 2 yıl süre içinde 4 hapishane arasında dolaştırılmıştır. Ailesi ve çocukları Adana’da ikamet eden Hüseyin Ortaç’ın bu kadar uzak hapishanelerde tutulması da ayrı bir hak ihlalidir” ifadelerini kullandı.
    “İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYOR”
    Ortaç’ın yaşının kimlikte 77, fakat gerçekte 82 olduğu bilgisini veren Turgut, son olarak şunları aktardı:
    Sağlık sorunları hapishanede kaldığı süre zarfında daha da ilerlemiştir. Bir gözünü çocukken kaybetmiştir. Bir bardak çay bile tutamayacak şekilde elleri titriyor ve bunun için muayene olmuş ancak hastalığının ismini dahi bilmiyor. Akciğerlerinde kitle tespit edilmiştir. Nefes almakta zorlanıyor ve çok öksürüyor. Parmakları sakat ve bunun için kemik testi istemesine rağmen bu yapılmamıştır. Hastalıklarından kaynaklı olarak haftada iki defa mutlaka doktora gitmek zorunda kalmaktadır. Şu anda 3 kişilik odada tutulan Hüseyin Ortaç, kendisine oda arkadaşlarının baktığını ve ihtiyaçlarını karşıladığını aktarmıştır. Ortaç’ın ilerlemiş olan yaşı, ağır hastalıkları ve kendine bakamayacak durumda olması göz önüne alınarak, bir an önce tahliyesi sağlanmalıdır. Bu süre içerisinde de ailesine yakın bir hapishaneye gönderilme talebi de karşılanmalıdır.
    PİRHA/ANKARA
  • ‘Yaşam savaşı veren ağır hasta tutuklu Yıldırım Demir tahliye edilmelidir’

    ‘Yaşam savaşı veren ağır hasta tutuklu Yıldırım Demir tahliye edilmelidir’

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, tüm ağır hasta tutuklular için bir an önce kapsamlı bir çalışma yapılması çağrısı yaparak ağır hasta tutuklu Yıldırım Demir’in tahliyesini talep etti. İnisiyatif adına yapılan açıklamada, “Ağır hasta mahpuslar cezaevlerinde adeta yaşam savaşı veriyor. Yıldırım Demir’in birden fazla hastalığı mevcut. Acilen tahliye edilmelidir” dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 374’üncü haftasında da İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Bu haftaki açıklamayı İHD Ankara Şubesi yöneticilerinden İhsan Seylan yaptı. Seylan, Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Yıldırım Demir’in sağlık durumunu aktararak bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.

    “YAŞAM SAVAŞI VERİYORLAR”

    İnsan Hakları Derneği olarak tespit ettikleri 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpusun bulunduğu bilgisini veren Seylan şunları dile getirdi:

    “Bu hastaların içerisinde kronik ve çoklu rahatsızlıkları olanlar, akciğer hastaları, kalp hastaları, kanser hastaları, yaşlı ve yaşamını tek başına devam ettiremeyecek kadar hasta olanlar, cezaevlerinde ısrarla tutulmaya devam edilmektedirler. Ağır hasta mahpuslar cezaevlerinde adeta yaşam savaşı veriyor ve tüm taleplere rağmen ne tedavileri tam yapılabiliyor ne de tahliye ediliyorlar.”

    “SAĞ GÖZÜ %95 GÖRMÜYOR”

    Seylan, bu hafta Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan Yıldırım Demir’in durumunu aktararak şunları kaydetti;

    “Demir, İHD’ye yolladığı mektupla sağlık sorunlarını iletti. Yıldırım Demir’in sağ gözü %95 görmüyor ve tedavisinin olmadığı söylenmiş. Sol gözünden de yaklaşık 2 yıl önce katarakt ameliyatı olmuştur. Şu anda sol göz merceğinde kirlenme var ve doktor lazerle temizlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Daha sonra kontrole gittiğinde ise başka bir doktor tarafından gerek yoktur denilerek geri gönderilmiştir. Her kontrole gittiğinde suni gözyaşı damlası verilerek hapishaneye geri gönderiliyor. Sol gözü artık her şeyi bulanık görüyor. Şimdiye kadar göz için 6 kez anjiyo olmuştur. Midesinde reflü, gastrit ve ülser var. İki kez mide kanaması geçirmiştir. Revir doktoru diyet yazmasına rağmen diyet yemeği yenilmeyecek durumda ve besin değeri de çok düşüktür.

    Demir çok ileri aşamada boyun fıtığı ve ameliyat için Bolu’dan Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edildi. Numune Hastanesi’nde ki doktor “ameliyattan sonra felç kalırsın” dediği için ameliyat olmadan hapishaneye tekrar geri döndü. 2016 yılında Nevşehir Devlet Hastanesi, %41 engelli raporu verdi. Demir İstanbul Adli Tıp Kurumuna yolladı ve Adli Tıp Kurumu tarafından “Cezaevinde kalabilir” raporu verildi. Şu anda yaşamış olduğu hastalıklardan bağırsak sorunları ve ileri düzeydeki boyun fıtığı Adli Tıp Kurumuna gönderildikten sonraki süreçte meydana gelmiştir. Tedavi edilmeyen hastalıklarının gittikçe de ağırlaştığını belirtmiştir. Yıldırım Demir’in gittikçe ağırlaşan hastalıkları için tetkik ve tedavileri eksiksiz olarak yapılmalı, randevularına götürülmelidir. Bunların yanı sıra hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek düzeyde hastalıkları için Adli Tıp Kurumuna tekrar sevki yapılmalı ve daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliyesi sağlanmalıdır.”

    “HASTA MAHPUSLAR ACİL TAHLİYE EDİLMELİDİR”

    Ağır hasta tutukluların bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini vurgulayan Seylan son olarak, “Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 374. Haftada, cezaevlerinde bulunan hasta mahpusların salgından korunmasını, ayrıca tüm ağır hasta mahpuslar için, bir an önce kapsamlı bir çalışma yapılarak, eşitlik ilkesi gözetilerek tahliyelerinin gerçekleştirilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Ağır hasta Fatma Güler’in hapishanede kaldığı her an yaşamına ağır tehdittir’

    ‘Ağır hasta Fatma Güler’in hapishanede kaldığı her an yaşamına ağır tehdittir’

    F Oturması’nın 472.’sinde İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 75 yaşındaki ağır hasta tutsak Fatma Güler’in durumuna dikkat çekildi; yetkililer göreve, kamuoyu ise duyarlılığa çağırıldı. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek, tedavilerinin önündeki engellerin kaldırılması ve derhal tahliye edilmeleri için düzenlediği 422. F Oturması’nda İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 75 yaşındaki ağır hasta tutsak Fatma Güler’in durumuna dikkat çekildi.

    Online düzenlenen eylemin metnin İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu. Yoleri, “Hakkında verilen 5 yıl 3 ay hapis cezası kesinleştiği için 2018’den bu yana tutuklu bulunan Fatma Güler, tutuklanmadan önce mide kanseri nedeniyle iki defa ameliyat geçirmiş olup, aynı zamanda astım, yüksek tansiyon ve karaciğer hastasıdır. Hapishane koşulları nedeniyle  hastalıkları ilerlemiş, pandemi nedeniyle tedaviye erişimin durma noktasına gelmesi sağlığına yönelik riski artırmıştır” dedi.

    Avukatından alınan bilgiye göre; ileri derecede görme bozukluğu ve kulaklarında ağrılar başlayan Gülerin, ağrılar nedeniyle uyku düzeninin bozulduğunu aktaran Yoleri, “Göğsünde koltuk altına yayılan şişlikler oluşmuş, karaciğerindeki hastalığın verdiği rahatsızlık artmıştır. Fatma Güler bu arada guatr ameliyatı da olmuş, teşhisi öğrenilememiştir” diye konuştu.

    “FATMA GÜLER’İN HAPİSHANEDE KALDIĞI HER AN AĞIR TEHDİT”

    Yoleri, Fatma Güler’in hapishanede kaldığı her anın yaşamı için ağır tehditler oluşturduğuna dikkat çekerek, “Fatma Güler için Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan “Yaşlılık ve hastalık nedeniyle cezasının ertelenmesi” talebi reddedilmiştir. Tahliyesi için CİMER’e yapılan başvuruya ise hiçbir cevap verilmemiştir. Hastalıkları nedeniyle yaşamını tek başına sürdüremeyen Fatma Güler’in hapishanede kaldığı her an yaşamına ağır bir tehdit oluşturmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak, Fatma Güler ve tüm hasta mahpusların tedavilerinin önündeki engellerin kaldırılmasını, pandemi koşulları da gözetilerek derhal serbest bırakılarak yaşam haklarının korunması gerektiğini bir kere daha hatırlatıyor, yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)