Etiket: agit akipa

  • GÜNCELLENDİ/Cumartesi Anneleri, İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbetini sordu!-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Cumartesi Anneleri, İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbetini sordu!-VİDEO

    PİRHA-Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1081. haftada Galatasaray Meydanı’nda 34 yıl önce gözaltında kaybedilen İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbeti sordu.

    Cumartesi Anneleri/İnsanları, bir kez daha ellerinde karanfiller ve kayıplarının fotoğraflarıyla polisin kapalı tuttuğu Galatasaray Meydanı’nda kayıplarının akıbetini sordu.

    1. haftasına giren eylemde 34 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Agit Akipa ve İbrahim Demir’in akıbeti soruldu.

    Basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Maside Ocak okudu.

    “ZAMAŞIMI KARARLARI KALDIRILMALI”

    Maside Ocak, açıklamada şunları ifade etti:

    “Gözaltında kaybedilişlerinin 34. yılında, İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasındaki zamanaşımı  kararlarının kaldırılmasını, soruşturmanın yeniden açılmasını, etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini talep ediyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim Demir ve Agit Akipa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    “HAKİKAT ARAYIŞIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    34 yıldır hakikat arayışından vazgeçmediklerini vurgulayan Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa, “Umut ediyoruz ki içinde bulunduğumuz sürecin devletin hakikati araştırmasına vesile olmasını diliyorum. Süreç arkamızda bulunan barikatlardan belli olur, eğer devlet samimiyse Cumartesi Anneleri’nin eylem alanının tamamen açsın. Bir ömür de geçse davamızdan ve hakikat arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    34 yıldır babasının faillerini aradıklarını belirten İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir, “Aslında babamın failleri belli onların cezalandırılmasını bekliyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin failler yargılanana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz ve alanlarda olacağız. Bu ülkeye adalet ve demokrasi gelene kadar meydanları terk etmeyeceğiz” dedi.

    Konuşmaların ardından İbrahim Demir’in oğlu Metin Demir’in Didim’den gönderdiği mektup okundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri, Demir ve Akipa’nın akıbetini sordu-VİDEO

    Cumartesi Anneleri, Demir ve Akipa’nın akıbetini sordu-VİDEO

    PİRHA – 1029. haftada, 33 yıl önce gözaltında kaybedilen İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbeti soran Cumartesi Anneleri, dosyadaki zamanaşımı kararlarının kaldırılmasını, soruşturmanın yeniden açılmasını, etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini talep etti.

    Cumartesi Anneleri/İnsanları, bir kez daha ellerinde karanfiller ve kayıplarının fotoğraflarıyla polisin kapalı tuttuğu Galatasaray Meydanı’nda kayıplarının akıbetini sordu.

    1. haftasına giren eylemde 33 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Agit Akipa ve İbrahim Demir’in akıbeti soruldu.

    Basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Gönül Sonbahar okudu.

    CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI

    36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa’nın, 12 Aralık 1991 tarihinde İdil’den evlerine dönmek için  köylülerle birlikte bindikleri traktörün, yolda askerler tarafından durdurularak. Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındıklarını belirten Sonbahar, devamında şunlara yer verdi:

    “Jandarma karakoluna giden ailelere, karakol komutanı “Onları hiç görmedik” dedi.Bir asker gizlice aileleri “mağaralara gidin” diye yönlendirdi. Aileler köylülerle birlikte askerin işaret ettiği bölgeyi karış karış aradı. 13 Aralık 1991 tarihinde girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaşıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada, İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ile ilgili er ve erbaşların “adam öldürme” suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi. Ancak, Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu, savcılığa soruşturma izni vermedi, bu da şüphelilerin yargılanmasını engel oldu.

    DOSYA ZAMANAŞIMI GEREKÇESİYLE KAPATILDI

    2011 yılında, aileler, avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden suç duyurusunda bulundu.Yeni bir soruşturma başlatan savcılık, dosyaya ulaşmak için ilgili kurumlara başvurdu. Ancak bütün kurumlar, arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi ya da belgeye rastlamadıklarını bildirdi.Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan soruşturma başlattı. Ancak, yürütülen soruşturmalardan bir sonuç alınmadı ve dosya zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.

    “ZAMAŞIMI KARARLARI KALDIRILMALI”

    Gözaltında kaybedilişlerinin 33. yılında, İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasındaki zamanaşımı  kararlarının kaldırılmasını, soruşturmanın yeniden açılmasını, etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini talep ediyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim Demir ve Agit Akipa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    “ÖMRÜMÜZ YETTİĞİ KADAR ADALETİN PEŞİNDE OLACAĞIZ”

    İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir, söz alarak “Bu meydanlarda olacağız çünkü en kıymetlimizi bizden aldılar. Her yerde ve her alanda bu katillerin peşinde, ömrümüz yettiği kadar da adaletin peşinde olacağız” dedi.

    “KATİLLERİN YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Agit Akipa’nın kızı Suzan Akipa da şunları ifade etti:

    “Cumartesi annelerinin mücadelesi, bugüne kadar hala dimdik ayakta. Kaybetme politikaları şekil değiştirmiş biçimde hala devam ediyor. Toplumsal özgürlüğün büyümesi açısından bu mücadelenin yükseltilmesi gerekiyor. Agit Akipa ve İbrahim Demir’in aileleri gibi kayıplarının akıbetini soranlar olarak bu dosyalarda özellikle zamanaşımı kararının biran önce çıkarılmasını ve katillerin yargılanmasını talep ediyorum. ”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri: İbrahim Demir ve Agit Akipa için adalet-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: İbrahim Demir ve Agit Akipa için adalet-VİDEO

    1991 yılında gözaltında kaybedilen İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasının 30 yıl sonra failleri korumak amacıyla zaman aşımı bahanesiyle kapatıldığını hatırlatan çocukları, kayıp yakınlarının adalet mücadelesi ve direnişinin sahiplenilmesini istedi. Cumartesi Anneleri 871. hafta açıklamasında da yetkililere sorumlulukları hatırlatıldı. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve Cumartesi Anneleri 871. hafta eylemlerini sosyal medyadan gerçekleştirdi. 871. hafta açıklamalarında demokratik devletlerin, bireylerin haklarını etkin bir adalet sistemi ile korumakla görevli olduğunu belirten Cumartesi Anneleri, 30 yıl önce öldürülen Agit Akipa ve İbrahim Demir için adalet istedi.

    “KAYIP YAKINLARININ DİRENİŞİ TOPLUM TARAFINDAN SAHİPLENİLMELİ”

    İlk olarak 12 Aralık 1991’de kaybedilen Agit Akipa’nın çocukları Suzan ve Fehmi Akipa seslendi. Suzan Akipa, kayıplar mücadelesi yürütenlerin yaşadığı acının başta olmak üzeri toplumsal hafıza açısından ilk günkü tazeliğini koruduğuna dikkat çekti. Faillerin yargılanmadığı gibi tespit dahi edilecek bir soruşturma yürütülmediğini dile getiren Akipa, toplumsal adalet karşısında hiçbir anlam ifade etmemesi gereken zaman aşımı gerekçe gösterilerek kayıp dosyalarının cezasız bırakılmasının tek nedeninin faili meçhullerin üstünü örtmek amaçlı olduğunu kaydetti.

    Akipa, “Cumartesi Annelerinin hakikat arayışı ve talepleri demokrasi yolundaki en büyük adımlardan biridir. Bu direniş geleneği toplum tarafından sahiplenmeli” dedi.

    “YILMADAN ADALETİ ARAYACAĞIZ”

    Fehmi Akipa ise 30 yıl geçmesine rağmen adaletin peşinde koştuklarını ve katilleri tanıdıklarını kaydederek, “Gözle görülen her insanın bildiği bir şey vardır ki o dönemde katledilen herkesin katili belliydi. Ama ne yazık ki adaleti olmayan Türkiye’de adalet peşinde koşmaya devam edeceğiz; usanmadan, yılmadan adaletimizi arayacağız” diye konuştu.

    “3 BİN YIL DA GEÇSE VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    İbrahim Demir’in oğlu Metin Demir ise katliamın hemen ardından katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin girişimiyle adalet mücadelesine başladıklarını anımsattı. Demir, “Rahmetli Tahir Elçi 2015’te katledildikten sonra 2017’de davamız AİHM’de zaman aşımı dolayısıyla reddedildi. 30 yıldır davamızın peşindeyiz, üç bin yıl da geçse davanın takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

    “DEMİR VE AKİPA DOSYASINI ADİL BİR ÇÖZÜME KAVUŞTURUN”

    Basın metnini Murat Aslan’ın kardeşi Fatma Aslan okudu. Aslan, 871. hafta açıklamasında bir kez daha yetkililere seslendi ve Demir ve Akipa dosyasının hakkaniyete uygun, adil bir çözüme kavuşturulmasını istedi. Aslan, “Kaç yıl geçerse geçsin İbrahim Demir ve Agit Akipa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan172 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak’ın İdil İlçesi’ne bağlı Çukurlu Köyü’nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Köye giriş ve çıkışlar asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konularak askerler yerleştirilmişti.

    İbrahim Demir ve Agit Akipa, askerlerin okulu ve evleri boşaltmaları için önce Kaymakamlığa ardından İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Başvurudan sonra üzerlerindeki baskı daha da arttı.

    12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil’deki bir siyasi cinayet taziyesinden evlerine dönmek için köylülerle birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındı.

    Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı “Onları hiç görmedik” dedi. Bir asker gizlice aileleri “mağaralara gidin” diye yönlendirdi. Aileler köylülerle birlikte askerin işaret ettiği bölgeyi karış karış aradı. 13 Aralık 1991 tarihinde girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaşıldı.

    Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların “adam öldürme” suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi. Bunun üzerine 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için dosyayı Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’na gönderdi. Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde “men’i muhakeme” kararı verdi.

    2011 yılında aileler avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvuruda bulundu. Yeni bir soruşturma başlatan Savcılık dosyaya ulaşmak için ilgili kurumlara başvurdu. Ancak bütün kurumlar arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi veya belgeye rastlamadıklarını bildirdi. Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan soruşturma başlattı.  Ancak yürütülen soruşturmalardan bir sonuç alınmadı. Sonuçta dosya zaman aşımı gerekçe gösterilerek kapatıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘819 değil 8 bin 19 hafta da geçse faillerin peşini bırakmayacağız’-VİDEO

    ‘819 değil 8 bin 19 hafta da geçse faillerin peşini bırakmayacağız’-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Annelerinin 819’uncusunu gerçekleştirdiği eyleminde konuşan ve 29 yıl önce gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbeti soruldu. İbrahim Demir’in oğlu Metin Demir, “Kayıp yakınları ailesi olarak faillerin peşini bırakmayacağız” derken, Agit Akipa’nın kızı Suzan Akipa, “Aslında babayla beraber bir yaşam nasıl olur sorusunun cevabını hiç veremiyoruz” diye konuştu.

    Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması için her hafta düzenledikleri eylemlerinin 819’uncusunu gerçekleştirildi. Koronavirüs nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen eylemde bu hafta 12 Aralık 1991 tarihinde Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu köyünde gözaltına alınan ve bir daha geri dönemeyen İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbeti soruldu.

    “BİZ FAİLLERİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    İlk olarak konuşan İbrahim Demir’in oğlu Metin Demir, “Bugün 819. Haftadır biz cumartesi anneleri olarak alanlardayız. Babam İbrahim Demir ve amcam Agit Akpa bugün 29 yıldır faili meçhule gittiler. Babam ve amcam 12 Aralık 1991 tarihinde İdilden çukurlu köyüne dönerken JİTEM tarafından yolları kesilerek gözaltına alındılar. Biz aile olarak ertesi gün her iki kişinin cansız bedenlerine eski bir mağarada ulaşıldı. Babam İbrahim Demir işkenceyle katledildi, amcam Agit Akipa silahla vurularak katledilmişti. Biz o günden bugüne hukuk arayışındayız. Failleri bulunana kadar 819 hafta değil 8019 hafta da meydanlarda olacağız. Faillerin peşini bırakmayacağız, failler adalete teslim olmayana kadar cumartesi anneleri olarak, kayıp yakınları ailesi olarak faillerin peşini bırakmayacağız. Babam ve amcam sivil insanlardı, babamın 8 tane çocuğu vardı, amcamın 12 tane çocuğu vardı. Babam 39 yaşındaydı, amcam ise 42 yaşındaydı yani daha genç insanlardı. Ben o zaman 12 yaşındaydım. Biz faillerin peşini bırakmayacağız, failler adalete teslim olmayana kadar söz veriyoruz ki meydanlarda haykıracağız” dedi.

    “BEN HAYATIM BOYUNCA BABAMI GÖRMEDİM”

    Ardından söz alan Agit Akipa’nın kızı Suzan Akipa, “Ben hayatım boyunca babamı hiç görmedim. Çünkü babam Agit Akipa ve amcam İbrahim Demir katledildikleri zaman henüz yeni doğmuştum. Aslında babayla beraber bir yaşam nasıl olur sorusunun cevabını hiç veremiyoruz. Ama birilerinin senin elinden senin ailenden, senin yaşamından babanı zorla ve baskıyla almaları ve katletmeleri nasıl olur sorusu ya da babasız yaşam nasıl olur sorusunun cevabını aslında bütün hücrelerimizde yaşıyoruz ve bunun en canlı ve en yakın tanıklarıyız. Hatta hiç unutmam ilkokulda öğretmenlerimizin ilkokula geldiği o tanışma dersinde adınız, soyadınız ve babanız ne iş yapar sorusuyla karşılaştığımız zaman aslında içimizde bir şeylerin eksik kaldığını çok iyi hatırlıyorum. İçimden inşallah bir sonraki öğretmenimiz bu soruyu sormaz diye geçirdim. Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim bir babanın katledilmesi sadece bir babanın katledilmesi değildir bunun farklı anlamlarını da içinde barındırıyor. Hayatta kalan annenin yoldaşını kaybetmesi, yaşamını yarım bırakması, çocukların babalarını kaybetmeleri gibi birçok felakete de neden olmaktadır. Ama şunun da en büyük tanığıyız annelerimizin, cumartesi annelerinin hak arama, hakikat arayışları, adalet talep etmeleri ve bu yoldaki ısrarları ve mücadeleleri bize güç veriyor ve bu mücadelenin de her zaman olacağını biliyoruz onun için çok değerli olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    “HİÇBİR ZAMAN UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa,“ Babam Agit Akipa 12 Aralık 1991 yılında İdil’den çukurlu köyüne dönerken askerler tarafından ve köylümüz olan işbirlikçiler tarafından pusuya düşürülerek katledildi. Babam ve amcam faili cinayete kurban edilmiştir. Aslında katillerimiz bellidir dönemin cumhurbaşkanı, başbakanı, içişleri bakanı ve o dönemde yetkili olan herkes bu insanların sorumlusudur. Aradan geçen 28 yıla rağmen o gün dün gibi aklımızda hiçbir zaman unutmadık unutturmayacağız, kanımızın son damlasına kadar bu davanın takipçisi olacağız. Adaleti olmayan bir Türkiye’de adalet bekliyoruz ama bıkmadan usanmadan davamızın takipçisiyiz” dedi.

    “İNSANLIK DIŞI UYGULAMA HUKUKUN İNKARIDIR”

    Eylemlerinin 819. Haftasına dair basın açıklamasını ise Cumartesi İnsanlarından Öykü Dilara Keskin okudu.

    Keskin, “İbrahim Demir ve Agit Akipa için adalet istiyoruz. Bir insanın gözaltına alındıktan sonra bunun inkar edilmesi, o kişinin hiçbir yasal koruma olmaksızın savunmasız bir şekilde faillerine bırakılması demektir” diyerek şunları aktardı:

    “Bu acımasız ve insanlık dışı uygulama aynı zamanda hukukun da inkarıdır ve insanlığa karşı suçtur. Devlet yetkilileri bu suçun faillerini ve suça iştirak edenleri soruşturmak ve cezalandırmakla mükelleftir. Ancak devletin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi kayıp yakınlarını dertleriyle baş başa bırakıyor. Hukukun aşılması sonucunda hukuk ve adalet sisteminin adeta çökmesi kayıp yakınlarının adalete ulaşmasını imkansızlaştırıyor. Artık adaletin yerini bulmadığı bizzat onu yerine getirmekle yükümlü olan devlet yetkilileri tarafından da dile getiriliyor. 819. Haftamızda 29 yıldır hukukun işletilmediği, kayıp yakınlarının tüm çabalarına rağmen dertleriyle baş başa bırakıldığı İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyası ile kamuoyunun karşısındayız. 36 yaşındaki İbrahim Demir ile 39 yaşındaki Agit Akipa Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu köyünde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Köy giriş ve çıkışları asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el koyularak askerler yerleştirilmişti. İbrahim Demir ve Agit Akipa askerlerin okul ve evleri boşaltmaları için önce kaymakamlığa ardından İçişleri bakanlığına başvurdu. Ancak başvurunun ardından üzerindeki baskı daha da arttı. Karakol komutanı tarafından sizi yaşatmayacağız diye tehdit edildiler. 12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa idilde ki bir taziyeden evlerine dönmek için diğer köylüler ile birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa Dargeçit anıt tabur komutanlığına bağlı ağaçlı mezrasında bulunan piyade bölük komutanları ve askerleri tarafından gözaltına alındılar. Jandarma karakoluna giden ailelere karakol komutanı onları hiç görmedik dedi. Bir asker gizlice ailelere mağaralara gidin diye yönlendirdi. Yönlendirildikleri yeri karış karış gezen aileler 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış mağarada kayıpların işkence görmüş ve gözleriyle, elleri bağlanmış bir şekilde cansız bedenlerine ulaştı. Olay hakkında başlatılan soruşturmada ilin cumhuriyet başsavcılığı ağaçlı mezrasında bulunan piyade bölük komutanı üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların adam öldürme suçuna kanaat getirdi. Bunun üzerine 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için derviş kaymakamlığı ilçe idari kuruluna gönderdi. Derviş kaymakamlığı ilçe idari kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde veli muhakeme kararı verdi. 2011 yılında aileler ve avukatları Tahir elçi aracılığıyla ilin cumhuriyet başsavcılığına tekrar başvurdu. Yeni bir soruşturma başlatan savcılık dosyaya ulaşmak için ilgili kurumlara başvurdu. Ancak bütün kurumlar arşivlerinde herhangi bir dosya veya belgeye rastlamadığını bildirdi. Bunun üzerine ilin cumhuriyet başsavcılığı, dosyayı kaybeden derviş kaymakamlığı görevlileri hakkında görevi kötüye kullanmaktan soruşturma başlattı ancak yürütülen soruşturmalardan bir sonuç alınamadı. Soruşturma zaman aşımı gösterilerek kapatıldı. Suçun faillerine af sağlandı. Demir ve Akipa’nın kaybedilişlerinin 29’uncu yılında bir kez daha iktidarı ve adli makamları göreve çağırıyoruz. Demir ve Akipa’yı gözaltına alanlar, işkence ile sorgulayıp öldürenler ve sonrasında bu fiilleri inkar edenler üzerindeki cezasızlığa son verin, onların adil bir biçimde cezalandırılmalarını sağlayın.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Müvekkilden vekile devrolan kanlı tarih-VİDEO

    Müvekkilden vekile devrolan kanlı tarih-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri İbrahim Demir, Agit Akipa ve avukatları Tahir Elçi için adalet istedi. 

    Kayıplarının akıbetini arayan Cumartesi Anneleri eylemlerini 716. haftada da sürdürdü. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin bulunduğu Çukurlu Çeşme Sokak’ta yapılan eylemde polisler yine eylemcilerden fazlaydı. Polis ablukası altında yapılan eylemde İbrahim Demir, Agit Akipa ve avukatları Tahir Elçi için adalet talep edildi.

    “HAYIR BİTMEDİ”

    Eylemde basın metnini gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Galatasaray’da buluşmalarının engellenişinin 17. haftası olduğunu hatırlatan Tosun, “Hak ve özgürlük talep ettikleri için kaybedilen insanları gelecek kuşakların hatırlamaması, baskıcı iktidarların en büyük arzusudur. Onların varlığını inkâr etmeleri, onları mezarsız yani mekansız bırakmaları bu yüzdendir. İnsanları yaşaması gerekenler ile ölmesi gerekenler, hatırlanması gerekenler ile unutulması gerekenler olarak ayırırlar ve toplumdan da bunu kabullenmesini isterler. ‘Kaybettim, bu mesele bitti’ diye düşünürler. Bizler tüm engellemelere karşı yurttaşlık bilinciyle ‘Hayır bitmedi!’ deme sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz” diye konuştu.

    TEHDİT EDİLMİŞLER

    27 yıl önce gözaltında kaybedilen Agit Akipa ve İbrahim Demir dosyalarını kamoyuna duyurmak için burada olduklarını kaydeden Tosun, 36 yaşındaki İbrahim demir ile 39 yaşındaki Agit Akipa’nın Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu Köyü’nde yaşadıklarını ve Agit Akipa’nın köyün muhtarı olduğunu belirtti. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırmanın baskısı olduğunu köye giriş ve çıkışların asker kontrolü altında olduğunu altında olduğu bilgilerini veren Tosun, “Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konmuş ve askerler yerleştirilmişti. Agit Akipa ve İbrahim Demir, askerlerin okulu, evleri ve köyü boşaltması için Kaymakamlığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Başvurudan sonra üzerlerindeki baskı daha da arttı ve Karakol Komutanı tarafından ‘sizi yaşatmayacağız’ diye tehdit edildiler” dedi.

    GİRİŞİ TAŞLA KAPATILMIŞ MAĞARADA BULUNDULAR

    Tosun sözlerini şöyle sürdürdü: “12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil’den köye dönmek için diğer köylülerle birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındılar. Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı ‘Onları hiç görmedik’ dedi. Bir asker gizlice aileleri ‘mağaralara gidin’ diye yönlendirdi. Bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaştı. Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların ‘adam öldürme’ suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi ve 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için dosyayı Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’na gönderdi. Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde ‘men’i muhakeme’ kararı verdi.”

    “KANLI TARİH MÜVEKKİLDEN VEKİLE DEVROLDU”

    2011 yılında ailelerin avukatları Tahir Elçi aracılıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvuruda bulunduklarını ifade eden Tosun, savcılığın dosyaya ulaşmak için başvurduğu ilgili kurumların hiçbirinin arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi veya belgeye rastlamadıklarını kaydetti. İdil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Agit Akipa ve İbrahim Demir’in zorla kaybedilmesi ve dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’tan yeni bir soruşturma başlatıldığını belirten Tosun, yürütülen soruşturmadan hiçbir sonuç alınamadığını söyledi. Dosyanın avukatı olan Tahir Elçi’nin de müvekkilleri gibi 28 Kasım 2015 tarihinde infaz edildiğini ifade eden Tosun, “Bu kanlı tarih müvekkilden vekile devroldu. Yargı makamlarını İbrahim Demir, Agit Akipa ve Tahir Elçi dosyalarında etkin bir soruşturma ve yargılama faaliyeti icrası için göreve çağırıyoruz” dedi.

    “100 SENE BİLE GEÇSE PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Gözaltında kaybedilen İbrahim Demir’in kızı Demiz Demir, “Babamız, amcamız ve avukatımız Tahir Elçi için adalet istiyoruz” dedi. Tüm yasaklara rağmen bu davadan vazgeçmeyeceklerini söyleyen Demir, “100 sene bile geçse peşini bırakmayacağız. Bu davanın peşinde olacağız” dedi.

    “ADALETİ OLMAYAN BİR ÜLKEDEN ADALET İSTEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Gözaltında kaybedilen Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa ise babalarının katledilmesinin üzerinden 27 yıl geçtiğini hatırlatarak bu davadan vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Akipa, “Adaleti olamayan bir ülkede adalet aramak o kadar zor ki. Adaleti olmayan bir devlette hiç olmazsa hakim karşısına çıkıp da yargılanmalarını talep ediyoruz. Babam için, İbrahim Demir için, Tahir Elçi için adaleti olmayan bir Türkiye’den adalet talep etmeye devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Müvekkilden vekile devrolan kanlı tarih’-VİDEO

    ‘Müvekkilden vekile devrolan kanlı tarih’-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri eyleminin 662. haftasında 1991 yılında gözaltından kaybedilen Agit Akipa ve İbrahim Demir’in akıbetini sorarken onların avukatı olan Tahir Elçi’yi de ölümünün 2. yılında andı. 

    Haberin Videosu

     
    Cumartesi Anneleri, kayıp yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için 662. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Üzerine kırmızı karanfillerin bırakıldığı “Failler belli kayıplar nerede” pankartı açılan eylemde, kayıpların fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı.

    Bu haftaki eylemde 1991 yılında Şırnak’ta gözaltında kaybedilen Agit Akipa ve İbrahim Demir’in akıbeti soruldu.  Katledilişinin 2. yılında kayıpların avukatı Tahir Elçi de unutulmadı. Eyleme Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, CHP Milletvekili Mahmut Tanal,  HDP Milletvekilleri Garo Paylan, Filiz Kerestecioğlu, HDP eski milletvekili Hasip Kaplan, Cumartesi İnsanları avukatlarından Kemal Aytaç, Emek Partisi MYK Üyesi Levent Tüzel, kayıp yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ELÇİ FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİN PEŞİNDE KOŞARKEN KATLEDİLDİ”

    İlk sözü 1980’de gözaltında kaybeilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren aldı. Eren, “Tahir Elçi faili meçhul cinayetlerin peşinde koşarken, barış isterken, bu coğrafyada silahlar gömülsün dediğinde katledildi. 2 yıldır failleri bulunamadı, sözüm ona onca polisin içinde, faili bulunamadı” diye konuştu.
    Eren, “Elçi ailesinin bizden tek farkı çiçek koyacak bir mezarları var ama bunun dışında bir fark yok. Tahir Elçi’nin de bizim gibi dosyası açılmadı ve faili meçhul durumda” dedi.

    “BARIŞ KAZANACAK”

    İkbal Eren’in ardından söz alan Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa, “26 yıldır adalet arayışımız devam ediyor. Tahir Elçi boyunca 24 yıldır adalet arayışında bulundu. İki yıl önce Tahir Elçi’yi de katlettiler. Adalet ararken Barış elçimizi katlettiler. Adalet ararken mezarlarımızı yıktılar, harap ettiler. Adaletin olmadığı bir ülkede adalet arayışındayız. Biliyoruz barış kazanacak” şeklinde belirtti.

    “FAİLLERİ BELLİ CİNAYETLER”

    Akipa’nın konuşmasının ardından Demir ailesinin gönderdiği mektup okundu. “Biz o zaman daha çocuktuk büyüdük ve şuan çocuklarımız var” denilen mektupta şunlar söylendi: “Ölüm, hayatın bir gerçekliğidir ama bizim yaşadığımız ölümler, kayıplar bir gerçeklik değil bir zalimlik, bir acımasızlık ve vicdansızlıktır. Öldürülen, kaybedilen, sevdiklerimizin katledildikleri yetmiyormuş gibi adeta alay eder gibi kayıtlara ‘faili meçhul’ olarak geçirilmesi bizler açısından ayrı bir yara, ayrı bir acıdır. Bunlar faili meçhul cinayetler değil failleri belli cinayetlerdir. Yatağında ölmek bu coğrafyada az görülen bir olay, Azrail’in keyfine diyecek yok doğrusu, görevini eli kanlı cellâtlara devretmiş,  daha iki yıl önce Tahir Elçi de olduğu gibi. Barışın elçisi ve bu davanın avukatı olan Tahir Elçi yine aynı oyunla katledildi. Tahir Elçi, babamın davasının da avukatıydı. Onun kaderi de babama benzedi. İkisi aynı kaderi paylaştılar. İkisinin de faili ayni. Daha önceki cellatları korudukları gibi Tahir Elçi’nin de cellatlarını koruyorlar.”

    “BABAMIN KATİLİ BELLİ”

    Eylemde söz alan İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir ise şunları ifade etti: “Henüz babamın katillerini ortaya çıkarmış değiller. ‘Katil belli değil’ diyorlar. Babamın katili belli. Devlettir. Faili ortaya çıkarmadığı için. Katilleri unutmayacağız, unutturmayacağız. Ne biz ne çocuklarımız unutturmayacak.”

    Ardından Demir ailesinden torunları adına Zilan Demir söz aldı. Demir, Agit Akipa ve Tahir Elçi için adalet istediğini söyledi.

    Son olarak basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Maside Ocak okudu.

    Tahir Elçi katledildiğinde dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı’nın “Failler bulunacak” dediğini hatırlatan Ocak, “Bugüne kadar yürütülen adli ve idari soruşturmalarda somut hiçbir bir ilerleme kaydedilmedi. Yaşanan süreç, ömrünü cezasızlıkla mücadeleye adamış avukatımızın infazının da cezasız bırakılmak istendiğine dair kuşkularımızı destekler nitelikte” diye belirtti.

    İBRAHİM DEMİR VE AGİT AKİPA’NIN AKIBETİ SORULDU

    Ardından İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın hikayelerini anlatan Ocak, “36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu (Xenduk) Köyü’nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Köye giriş ve çıkışlar asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konmuş ve askerler yerleştirilmişti. Bu ortamda İbrahim Demir ve Agit Akipa defalarca gözaltına alındı, ağır işkence gördü. 12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil’den köye dönmek için diğer köylülerle birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa traktörden indirildi. Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığına bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındılar” diye konuştu.

    CENZAZELER MAĞARADA BULUNDU

    Ocak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Traktördeki diğer kişiler köye ulaşınca durumu ailelere anlattılar. Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı ‘Onları hiç görmedik’ dedi. Bir asker gizlice aileleri ‘mağaralara gidin’ diye yönlendirdi. Bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada kayıpların cansız bedenlerine ulaştı. Gözleri ve elleri bağlanmış halde bulunan İbrahim Demir işkence edilerek, Agit Akipa da başından silahla vurularak öldürülmüştü.”
    İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasının kaybedilmek istendiğini söyleyen Ocak, “26 yıldır yürütülen soruşturmalardan bugüne kadar bir sonuç alınmadı. Dava ailelerin avukatı Tahir Elçi tarafından 2012 yılında AİHM’e taşındı” dedi. Ocak, kayıpların yerel sorumlularını saydıktan sonra “İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın kaybedilmesinden Süleyman Demirel’in Başbakan, İsmet Sezgin’in İçişleri Bakanı olduğu 49. hükümet ve dönemin Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş sorumludur” sözlerini kaydetti. (HABER MERKEZİ)