Etiket: Ağuçan Ocağı piri İbrahim Erdoğan

  • Pir Erdoğan: 10 Aralık mitinginde bu despot gidişatın önüne geçelim-VİDEO

    Pir Erdoğan: 10 Aralık mitinginde bu despot gidişatın önüne geçelim-VİDEO

    PİRHA- Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi katılım çağrısı yaparak, “Bu mitingde buluşalım ve bu despot gidişatın önüne geçelim” dedi.

    AKP hükümetinin eğitim başta olmak üzere her alanı tamamen dinselleştirme girişimlerine karşı Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de saat 14.00’te “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, ülkedeki ekonomik gidişatın yarattığı tahribatın okullarda öğrencilerin aç kalmasının sonucunu doğurduğunu söyleyerek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    “BU ÜLKENİN EKONOMİSİ DESPOT BİR ŞEKİLDE İŞLENİYOR” 

    Erdoğan, ülkenin ekonomisinin despot bir şekilde yönetildiğini, buna kimsenin dur diyemediğini söyleyerek, “Bu yüzden bu ülkenin çocukları okullara aç gidip aç geliyor. İnsanlara ihtiyacı kadar maaş verilmiyor ve o insanlar da çocuklarına yeteri kadar para verip karnını doyuramıyor” dedi.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, mitinge dair ise şunları ifade etti:

    “10 Aralık’ta yapılacak miting de Demokratik Türkiye mitingi olarak gerçekleştirilecek. Bu mitingin öncülüğünü Alevi kurumları yapıyor. Alevi pirleri, dedeleri olarak bizim çağrımız da bütün cemevlerinin, Alevi kurumlarının, Alevi pirleri ve dedelerinin, Alevi taliplerinin, evlatlarının o gün Kadıköy’de olmaları gerekir. Onun dışında demokratik kitle örgütlerine, bütün iyi niyetli inanç önderlerine, kurumlara çağrımızdır. Bu mitingde buluşalım ve bu despot gidişatın önüne geçelim.”

    Devrim FINDIK – Cihan BERK/İSTANBUL 

  • Pirler ve Analar Meclisi: Çerağ olalım, zulmü durduralım-VİDEO

    Pirler ve Analar Meclisi: Çerağ olalım, zulmü durduralım-VİDEO

    PİRHA-Pirler ve Analar Meclisi, Türkiye’nin Federe Kürdistan bölgesine yönelik saldırısına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yapılan açıklamada, “Saldırılarla Kürt kırımının uygulanmaya çalışıldığı” vurgusu yapıldı.

    Pirler ve Analar Meclisi, Türkiye’nin Federe Kürdistan bölgesine yönelik sınır ötesi operasyonuna ilişkin Sultangazi’deki Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Kültür Dernekleri Cemevi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, “Kamil İnsanın dili barış, direnci barışmak üzeredir. Barışa Çerağ olalım. Zulmü durduralım” yazılı pankart açıldı.

    “BARIŞ GÜCÜ OLUŞTURALIM VE SAVAŞI DURDURALIM”

    Adaletin tecelli etmesi için birlik olunması gerektiğine işaret eden Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut, “Türkiye’de bağımsız bir yargı yok. İnsanlar yaşam savaşı veriyor, yarının ne olacağı korkusu ile yaşıyor. 2 binlik yıllık bir zihniyeti bugüne uyarlamaya çalışıyorlar. Hukukun olduğu yerde hukuksuzluk nasıl oluyor? Böyle bir sistemi tanımıyorum. Bu iradeyi tanımıyorum. Biz bu topraklarda ağır bedeller ödedik. Bunun başı var sonu yok mu? Kendi aramızda bunu tartışmamız lazım. Son zamandaki gelişmeler insanını midesini bulandırıyor. Bir cevap vermemiz lazım” diye belirtti.

    Yollarının savaşa karşı barışı, zalime karşı mazlumu koruma ve desteklemeyi emrettiğini söyleyen Ağuçan Ocağı Piri İbrahim Erdoğan, “Osmanlı ve öncesindeki devlet sistemine baktığımızda Alevilere yönelik insanlık dışı katliamlar var. Ancak Alevileri bölemediler ve yollundan edemediler. Cumhuriyet döneminden sonra çok sinsi çalışmalarla laikliği Alevi görevi haline getirdiler. Olmayan laiklik ile oyunlarla Alevi ve kurumlarını böldüler. Alevilerin bunlara karşı söylemi var ama eylemi yok. Yolumuz bunu kabul etmiyor. Ben buradan analara sesleniyorum; Alevi pirleri, anaları savaşan her iki gücün arasına girebilirler. Eğer bunu yaparlarsa milyonlarca insan peşinden gelir. Kürdistan’da yaşanan savaşın önüne analar geçmeli. Alevilere ve kurumlara sesleniyorum; gelin barış gücü oluşturalım ve bu savaşı durduralım. Dünya halklarına ve inançlarına örnek olalım” dedi.

    Alevilerin yolunun çok ince bir yol olduğunu ifade eden Kureyşan Ocağı Anası Elif Akyol ise, “Yolumuz, kıldan ince kılıçtan keskindir. Kürdü, Sünnisi, Alevisi diye ayrım yapmadan kardeşiz diyorum. Kardeşlik olmadan barış olmaz” dedi.

    insanların birbirlerine ve doğaya zulüm ettiği bir dönemden geçtiklerini dile getiren Baba Mansur Ocağı’ndan Hüseyin Esen, “Zülmü, zalimi reddettik. Onlara karşı barışı dillendirdik. Birçok yol önderimiz tarihte zalimlerce katledildi. Ancak hiçbir zaman biz yolumuzdan vazgeçmedik. Bugün dünyanın birçok yerinde egemenler haklara tecavüz ediyorlar. Bugünün Çağdaş Dehakları, iktidarları için çocuklarımızın canını alıyor. Yolumuz Dehaklara karşı durmayı emrediyor. Türkiye de iktidarın ne yaptığını biliniyor. Kendisinden olmayanı terörist ilan ediyor. Kürtlerin, Alevilerin, Arapların ve diğer halkların yaşam hakkının elinden alınıyor” diye konuştu.

    “SAVAŞ BİTMEDİKÇE YOKSULLUK, ADALETSİZLİK, ZULÜM BİTMEYECEK”

    Pirler ve anaların konuşmaların ardından basın metnini okuyan Alevi aktivist Selda Güneş, “Türkiye’de zulmün, nefret suçlarının, adaletsizliğin, ekonomik yıkımın her türlüsünün yaşanıyor. Kapılarımız işaretleniyor. Çocuklarımız zorunlu din dersleri, asimilasyon politikalarına maruz bırakılıyor. Cemevlerimiz ibadethane olarak kabul edilmiyor. Açılışında boy gösterdikleri cemevi başkanlarına durmadan iftar açtırıyor. Fakat yasal olarak hiçbir uygulamaya yanaşmıyorlar. İnsanlarımız her gün intihara sürükleniyor. Hanelere ateş düşüyor. Rızkını hanesine getiremedi diye yüzüne bakamıyor evladının. Zülmün en büyüğüdür bu, ana ve babanın evladına bir lokma ekmek getirememesi. Hanesinde ısınamaması, çöpten ekmek toplaması zulümlerin en büyüğüdür. Hak için kabul etmiyoruz, vicdanımız dayanmıyor. Adalet, inancımızın temel düsturudur. Devlet bilene tek sözümüz adalettir. İnancımız adaleti emreder devlete. Devlet demokrasi ve adalet ile küçülmelidir. Fakat adaletsiz bir oburlukla kendi iktidarı dışında farklı düşünen her varlığı mahkûm eden, terörist gören bir zulümkarlığa tanığız her gün. On binlerce insan düşüncesinden dolayı zindana konulmuş. Hasta tutsaklar hepimizin gözleri önünde her gün zindanlarda işkence altında tabutlar ile çıkabiliyor ancak. Aysel kızımızda binlercesi gibi zulüm altında. Yoksulluğu, adaletsizliği gizlemek için savaş politikalarına yöneliyorlar. Yine gençlerimiz ölüme gönderiliyor. Halkların barış dileği görülmüyor. Kürt halkına kırım politikaları uygulanıyor. Irak ve Suriye’de Saddam rejiminden kalma katliamcı ruhla kırım politikasının devam ettiriliyor. 4 Mayıs Dersim Tertelesi günlerinde bu kırımı görmüş toplumun evlatları olarak bu zihni iyi tanıyoruz. Pir Seyit Rıza’nın nasihatini de asla unutmayarak, barış ruhu ile karşısında direniyoruz. Biliyoruz ki toplumsal birlik ruhu ile ancak zulüm geriletilerek, yok edilebilir. Fakat kurumlarımızın, toplumumuzun bu konuda duyarlılığı şarttır. Bu savaş bitmedikçe yoksulluk, adaletsizlik, zulüm bitmeyecektir. Canlarımızı inancımızın rahmet duygusu ile birliğe çağırıyor. Zülme karşı ortak dirence çerağ olmalarını umut ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Erdoğan: Aysel Tuğluk’u cezaevinde kendi kontrolünde tutmaya çalışıyorlar-VİDEO

    Pir Erdoğan: Aysel Tuğluk’u cezaevinde kendi kontrolünde tutmaya çalışıyorlar-VİDEO

    PİRHA-Adli Tıp Kurumu’nun Aysel Tuğluk hakkında verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporuna tepki gösteren Ağuçan Ocağı piri İbrahim Erdoğan, “Devlet, Aysel Tuğluk’un cezaevinden çıkması halinde toplumun onu sahipleneceğinden korktuğu için cezaevinde kendi kontrolü altında tutmaya çalışıyor” dedi. 

    Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk‘un sağlık durumunun kötüye gitmesi nedeniyle tutukluluğuna itirazlar yükselmeye devam ediyor.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, Adli Tıp Kurumu’nun Aysel Tuğluk hakkında verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporuna tepki gösterdi.

    “DEVLET AYSEL TUĞLUK’UN FİKRİNDEN KORKUYOR”

    Aysel Tuğluk’un kişiliğinden ve duruşundan, mazlumdan yana olmasından dolayı serbest bırakılmadığını söyleyen Ağuçan Ocağı piri İbrahim Erdoğan, “Aysel Tuğluk’un duruşu böyle olmasaydı çoktan hapishaneden çıkmıştı. Aysel Tuğluk hastalığından dolayı bir şey yapma gücü olmasa dahi devlet onun fikrinden korkuyor. Nasıl bizim şehit olan canlarımızın mezarlarına saldırıyorlarsa, Aysel Tuğluk’a yaptıkları da budur. Devlet, Aysel Tuğluk’un cezaevinden çıkması halinde toplumun onu sahipleneceğinden korktuğu için cezaevinde kendi kontrolü altında tutmaya çalışıyor. Aysel Tuğluk’u cezaevinde tutmakla ve orada şehit etmekle öldüremezler. Pir Sultanı nasıl öldüremedilerse Aysel Tuğluk’u da öldüremeyecekler çünkü onların duruşu, kişiliği, fikri nedeniyle toplum unutmayacaktır. Ankara’da 3 fidanımızı astılar ama onları halka unutturamadılar, Aysel Tuğluk’ta onlar gibi unutulmayacaktır” dedi.

    PİRHA/DERSİM