Etiket: ahadder

  • 7 Mart Mitingine çağrı: Gelin savaşa ve katliamlara dur diyelim!- VİDEO

    7 Mart Mitingine çağrı: Gelin savaşa ve katliamlara dur diyelim!- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevilere dönük süren soykırıma karşı 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitinge katılım çağrısında bulunan insan hakları savunucuları ve Alevi kurum temsilcileri, “Gelin canlar bir olalım, birbirimizin Xızır’ı olalım, savaşa ve katliamlara dur diyelim” dedi.

    Suriye’de Alevilere dönük süren soykırımın birinci yılı geride kalıyor. 7 Mart’ta başlayan saldırılarda on binlerce Alevi katledildi, yerinden edildi. Kadınlar kaçırılıp tecavüze uğradı ve satıldı, çocuklar ailelerinden koparıldı. Alevilerin topraklarına ve mallarına el konuldu, işlerinden atılarak açlığa mahkûm edildi.

    Alevi kurumları, kadınlar, sanatçılar, yazarlar ve aydınlar Samandağ’da düzenlenecek büyük mitinge katılım çağrısında bulunmaya devam ediyorlar. Mitingde, Suriye’de Alevilere yönelik devam eden soykırımın durdurulması, faillerin yargılanması ve mağdurların haklarının iade edilmesi talep edilecek. Aleviler, saldırıların unutulmaması ve uluslararası kamuoyunun sessizliğinin kırılması için herkesin 7 Mart’ta meydanlarda olmasını istedi.

    “SAVAŞA DUR DİYELİM

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Eş Başkanı Zeynep Kaya, “Suriye’de başta Aleviler olmak üzere orada yaşayan azınlık halklara yönelik IŞİD ve benzeri çetelerin yapmış olduğu saldırıların ve katliamların birinci yılındayız. Bu katliamlara ve orada devam eden savaşa dur demek için 7 Mart’ta Samandağ’da buluşuyoruz” dedi.

    “7 MART DÜNYANIN UTANÇ GÜNÜDÜR”

    Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD-DER) Başkanı Hamit Karaoğullarından, 8 Aralık 2024 Suriye halkları adına karanlık kapıların açıldığı günü olduğunu vurgulayarak, şunları ifade etti:

    “Selefi, cihadist ve başına ödül konan eli kanlı Colani’nin altın tepsi ve kırmızı halılarla liderliğe getirildiği gündür. Colani mezhepçi yaklaşımları ve Esad’ın Alevi olması sebebiyle Alevileri hedef noktası haline getirmiş, 6 Mart kara perşembe gecesi sonrası katliamlar soykırım noktasına varmıştır. 7 Mart dünyanın utanç günüdür. Alevi katliamı yıldönümü olması sebebiyle Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği olarak, katile katil diyebilmek, faşizme dur demek, yobazlığa hayır diyebilmek için 7 Mart Cumartesi saat 13.00’te Samandağ 75. yıl parkındayız. Sesimize ses olmanız için gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

    “SESE SES OLALIM”

    İHD Mersin Şube Yöneticisi Elif Sert de, 7 Mart tarihi Suriye’de Alevilere yapılan katliamın yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Yeşil dalı kırmayan, yaşamı kutsayan bir inançtan geliyoruz. Savaşa ve katliamlara karşı olan tüm canlarımızı Hatay Samandağı’nda buluşup sese ses olalım, ses verelim, birbirimizin Xızır’ı olalım” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

  • Adana Alevi Platformu, köy köy dolaşarak Alevilerle buluşuyor-VİDEO

    Adana Alevi Platformu, köy köy dolaşarak Alevilerle buluşuyor-VİDEO

    PİRHA-Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Hamit Karaoğullarından, Alevi köylerini ziyaret ettiklerini ifade ederek, Yolda birlik adına Alevi toplumunu yan yana getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Torba yasayı kabul etmediklerini belirten Karaoğullarından, “Umudumuz nettir, çağrımız nettir. Gelin canlar bir olalım diyoruz” dedi.

    Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD-DER) Başkanı Hamit Karaoğullarından, platform çalışmalarına ve AKP’nin Aleviliği içine alan torba yasa ile Alevileri Kültür ve Truzim Bakanlığı’na bağlama girişimlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLERİN YAŞADIĞI KÖYLERİ ZİYARET EDİYORUZ”

    Adana Alevi  Platformu bileşenleri olarak “Gelin canlar bir olalım” söylemi ile yolda birlik adına çalışma yürüttüklerini belirten Hamit Karaoğullarından, “İkrarlaştığımız Alevi süreklerimizle; birliğimizi, beraberliğimizi ve bütünlüğümüzü sağlamak, vereceğimiz örgütlü mücadele ile olacağını, bu hakikatten hareketle “Gelin canlar bir olalım” söylemini tarihi vasiyet olarak kabul ettik. Yolda birlik ve beraberlik adına yerelde bulunan tüm Alevi süreklerinin yaşadıkları yerleşkelere ziyaretler gerçekleştirmeye başladık” dedi.

    “BİRLİĞİMİZİ, BÜTÜNSEL HALE GETİRMEMİZ ZORUNLUDUR”

    Hamit Karaoğullarından, köy çalışmalarından şehirlere doğru gelen örgütlenme sistemi oluşturduklarını ifade ederek, “Bizim halklar arasındaki geçişi, halklar arasındaki dayanışmayı güçlendireceğini bildirmek isterim ve bu birliktelik tüm halklar ve inançlar için ışık olacaktır. Yerelde var olan yapılanma, tekleşen dünya düzeniyle, ulus devletlerin varlığıyla beraber  varlığımızı ve birliğimizi, bütünsel hale getirmemizi zorunlu kılmıştı” diye konuştu.

    “GELİN CANLAR BİR OLALIM

    Hamit Karaoğullarından, AKP-MHP iktidar blokunun cemevlerini “kültür merkezi” olarak tanımlamasını, dedelere maaş bağlaması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”nı kurmasına ilişkin de değerlendirmede bulunarak, şunları ifade etti:

    “Alevilere dayatılan torba yasaları Adana yerelindeki Aleviler ve ABF bileşenlerine bağlı Aleviler olarak kesinlikle reddediyoruz, kabul etmiyoruz. Alevilerin tanımlanmayacağını, Aleviliğin tanınacağını, tanınan bir Alevilik çerçevesinde birliğimiz, bütünlüğümüz ve tüm halklarla birlik içinde yaşayacağımız bir dünya umut ediyoruz. Umudumuz nettir, çağrımız nettir. Gelin canlar bir olalım diyoruz.”

    Diren KESER/ADANA

  • ‘Okullarda yoğun şekilde kültürel soykırım uygulanmıştır’

    ‘Okullarda yoğun şekilde kültürel soykırım uygulanmıştır’

    PİRHA- Arap Halkı Alevileri Derneği (AHAD-DER) tarafından düzenlenen “Türkiye’de Eğitim sistemi” konulu panelde konuşan Öğretim Üyesi Adnan Gümüş, bugünkü imam hatiplerin vahabi bir anlayışa göre dizayn edildiğini belirtti. Eğitimci Pir Zeynel Kete ise, “Eğitimdeki yeniden yapılandırma, ötekilerin tasfiyesi üzerine kuruludur” diyerek “yeni resmi ideolojinin tedrisatında dün olmayanlar bugünde yoktur” ifadesini kullandı. 

    Arap Halkı Alevileri Derneği’nin (AHAD-DER) düzenlediği “Türkiye’de Eğitim sistemi, Müfredat programlarının Asimilasyondaki etkisi, yeni müfredat programı, nasıl bir Eğitim” konulu panel düzenledi. Panelde Çukurova üniversitesi Eğitim fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş ile eğitimci Pir Zeynel Kete katıldı.

    “MEVCUT MÜFREDATLAR FARABİ, ARİSTO EĞİTİM ANLAYIŞININ ÇOK GERİSİNDE”

    Panelde konuşan Prof. Dr. Adnan Gümüş, değerler eğitiminin, uluslararası sermayenin önce kendi toplumunda denediği, sonra ülkemize gönderdiği uluslararası bir proje olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Mevcut müfredatlar bir yıl önceki müfredattan çok daha geridedir. Farabi’nin de, Aristo’nun da, İbn-i Sina’nın da eğitim anlayışının çok çok gerisindedir. Laiklikte asıl olan zümre, kültür, inanç ayrımı yapmamaktadır. Laikliği sadece din ekseninde anlamak eksik olur. Gerçek laiklikte Kürt, Türk, Fars v.s ayrımını, dil ayrımını yapamazsın. Hukuki olarak ayrım yapamazsın. Sınavlar eşit olamayan bireyleri ayırır, ayrıştırır. Ha Sünni, Alevi ayrımı yapılmış, ha başarılı, başarısız ayrımı yapmışsınız. Mahalle mektepleri ile şehirde üst düzeyde sınıfsal ayrımcılık en üst düzeyde yapılmaktadır.”

    “İMAM HATİPLİSELERİ OSMANLI’NIN MEDRESELERİNDEN DAHA GERİCİDİR”

    Gümüş, “Nitelik olarak eğitim içeriklerini düzenlemeliyiz” diyerek şunları belirtti:

    “Sınavsız sistemde, her öğrencinin istediği okula gitme hakkı vardır. Her gencin istediği üniversiteye gitme hakkı vardır. Lise ve üniversitelerde bir baraj olabilir. Bütün eğitim sistemiyle yüzleşmeliyiz. Diploma ayrıştırıyor. Ayrıştırarak değil, genel akademik eğitim verilmeli. Bugünkü ortaokul ve liseler Osmanlı’nın medreseleridir. Bugünkü imam hatipler Osmanlı’nın medreselerinden daha gericidir. Vahabi bir imam hatip anlayışı vardır. Bizim ortaokul ve liselerdeki derslerimiz, Suudi Arabistan’da şeriat dersleri olarak okutuluyor. Suudi Arabistan bile bu yapıda dönüşümü düşünürken, biz geriliyoruz. Dubai bile PİSA sınavlarında bizden ilerdedir. İmam hatip liselerinde zorunlu Din Kültürü ve Ahlak dersi kaldırıldı. Niye kaldırıldı? Kültür sözünü kaldırıp din ve ahlak bilgisi olarak değiştirildi. Zorunlu grupta hiçbir fen dersi yok. Matematik zorunlu değil. Okullardaki müfredat bir ideolojiyi içselleştirmek ve meşrulaştırmak için görev görür. Çok güçlü bir içsel meşruluk olmazsa günde beş vakit namaz kılınır mı?”

    “TOPLUMSALLIK YÜKLÜ BİLGİYİ ÜRETMEK ZORUNDAYIZ”

    Eğitimci Pir Zeynel Kete de, eğitim sisteminin bireyi mekanikleştirip amaca uygun hareket etmeleri için programlar oluşturmak olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Bilgi bu amaca uygun verilir. Bilgelik ve kemaletten ziyade, bilgi iktidar oluşturmak için verilir. Bilgi iktidarlaştıkça bireyciliği, tekelciliği, kar hırsını, rekabetçiliği, cinsiyetçiliği, tekçiliği, son kertede Nemrudi anlayışların elinde eşitsizliği besleyen konumdadır. Buna karşın anlam ve toplumsallık yüklü bilgiyi üretmek zorundayız. Çünkü bütün ideolojiler, felsefeler, disiplinle kendilerini eğitim yoluyla kurumsallaştırmaktadır. Ulus devlet sürecinde tekçi zihniyet, çağdaş kavramlarla süslenerek kabul görülmenin bütün araçlarını oluşturmuştur. Bunu için önce anaokullarına, ilkokullara yöneldiler. Asıl hedef toplumu nahak anlayışın kurallarına göre şekillendirme, bundan hareketle eğitim alanıyla dini alanı iç içe geçirmektir. AKP hükümeti iktidara geldiği günden bugüne kadar belki de en fazla eğitim ve öğretimde değişiklik yaptı. Gelinen aşamada nemrudi zihniyete uyumlu bir müfredat programı oluşturmakla işe başladı. Aslında başlı başına bir toplumsal mühendislik projesi ile karşı karşıyayız.”

    “OKULLARDA KÜLTÜREK SOYKIRIM UYGULANIYOR”

    Pir Kete, “Cumhuriyet modernitesi tekçi zihniyet dışındaki unsurların (özellikle etnik köken olarak Kürtler, inanç alanında da reyahaq Alevi süreklerinin) hak ve adalet taleplerinin nedenlerini yerleşik hayata geçememek, cahil olmak, medenileşmemek ve Türkçe bilmemek olarak tanımlayarak, okullarda yoğun bir şekilde kültürel soykırım uygulamıştır” diye konuştu.

    Kete “Yeni müfredat programında da paralel bir mantık yürütülmüştür” diyerek şunları ekledi:

    “Özellikle Ankara Katliamı’yla başlayan öldürme süreci, görevden el çektirme, uzaklaştırma, sürgün, gözaltı ve hapis cezalarıyla devam etmektedir. Sonuç olarak eğitimdeki yeniden yapılandırma, ötekilerin tasfiyesi üzerine kuruludur. Yeni resmi ideolojinin tedrisatında dün olmayanlar bugün de yoktur.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Adana’da Evvel Temmuz bayramı kutlandı

    Adana’da Evvel Temmuz bayramı kutlandı

    PİRHA- Arap Aleviler için önemli bayramlardan biri olankutlamalardan bir olan Evvel Temmuz Adana’da kutlandı. Adana Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHADER), ilk kez dernek binasında kutladı.

    AHAD-DER çok sayıda yurttaşın katılımıyla Evvel Temmuz bayramını kutladı. Kutlamada konuşan AHADER üyesi Canser Dayanır, Evvel Temmuz’u yaşatıp büyüteceklerini ifade ederken, AHADER Başkanı Yusuf Köse de bu bayramı her yıl kutlayacaklarını belirtti. Son olarak konuşan AHADER Gençlik Meclisi Üyesi Nilay Barutçu ise ülkede yaşanan hukuksuzlara değinip, bu hukuksuzluk içinde diriliş bayramı olan Evvel Temmuz’u kutladıklarını belirtti.

    Konuşmalar ardından şiir ve müzik dinletisi ile kutlama sona erdi.

    Diren Keser/MERSİN