Etiket: Ahmet Atakan

  • Emsal Atakan: Ahmet yaşasaydı yine faşizme karşı en ön safta olurdu – VİDEO

    Emsal Atakan: Ahmet yaşasaydı yine faşizme karşı en ön safta olurdu – VİDEO

    PİRHA – Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesiyle başlayan ve kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılan Gezi Direnişi, 13. yılını geride bıraktı. “Gezi sürecinin üstünden tam 13 yıl geçti ve ben bu 13 yılı büyük bir üzüntü, öfke ve acıyla geçirdim” diyen Emsal Atakan, oğlu Ahmet Atakan için adalet arayışını sürdürüyor. Anne Atakan, “Adliyede sadece saray var, adalet yok” sözleriyle sürece ilişkin tepkisini dile getirdi.

     

    Gezi eylemleri sırasında 10 Eylül 2013’te Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Ahmet Atakan‘ın dosyasında adalet arayışı sürüyor. Yürütülen soruşturmada polisler hakkında soruşturma izni verilmezken, ailenin yaptığı itirazlar da reddedildi. 2021 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşınan dosyada yüksek mahkeme, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmederek dosyanın yeniden değerlendirilmesine ve Atakan ailesine 225 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak bu kararın ardından savcılığın kolluk kuvvetleri hakkında verdiği “işlemden kaldırma” kararına yapılan itiraz süreci sürerken, dosya zaman aşımı bürosuna devredildi.

    Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, Gezi’nin 13. yıl dönümünde PİRHA’ya konuştu. Antakya’da bir araya geldiğimiz anne Atakan, aradan geçen yıllara, depremin yarattığı büyük yıkıma ve adalet mücadelesine dair açıklamalarda bulundu.

    “13 YIL BÜYÜK BİR ÖFKE VE ACIYLA GEÇTİ”

    Oğlunun kaybından bu yana geçen 13 yılı adalet arayışıyla geçirdiğini belirten Emsal Atakan, bu süreçte hiçbir şekilde hukukun işletilmediğini vurguladı. Hatay’ın hem siyasi baskılarla hem de deprem felaketiyle büyük acılar yaşadığını söyleyen Atakan, kentteki genel durumu şu sözlerle özetledi:

    “Gezi sürecinin üstünden tam 13 yıl geçti ve ben bu 13 yılı hep büyük bir üzüntü, büyük bir öfke ve acı çekerek geçirdim. Çünkü bugüne kadar hiçbir şekilde adalet sağlanmadı. Adaleti görmedik.”

    Hatay halkının yaşadığı deprem felaketinin ardından büyük bir yaşam savaşı verdiğini ifade eden Atakan, hükümetin halkı yalnız bıraktığını ancak yaşananların unutulmadığını belirterek, “Hükümet yanımızda hiçbir şekilde olmadığından, insanlar yaşam savaşıyla mücadele ettikleri için ortalık durulmuş durumda. Ama Hatay halkının hiçbir zaman öfkeleri dinmeyecek ” dedi.

    “BİZLERİ ÇOCUKLARIMIZIN ONURLU MÜCADELESİ TANIŞTIRDI”

    Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren gençlerin aileleriyle daha önce tanışmadıklarını, onları bir araya getiren şeyin ortak acı ve çocuklarının mücadelesi olduğunu söyleyen Emsal Atakan, o dönemki iktidarın ve polisin sorumluluğuna dikkat çekti. Çocuklarının barış ve demokrasi için sokağa çıktığını dile getiren Atakan, yaşadıklarını şöyle aktardı:

    “Ahmet, Berkin, Ali İsmail, Abdullah, Ethem, Medeni, Mehmet bizleri tanıştırdı. Maalesef biz Gezi aileleri olarak acılarımız hep aynı olduğu için çocuklarımız bizi tanıştırdı. Çocuklarımız onurlu bir mücadele verdi.”

    Katillerin cezalandırılmadığını ve serbestçe dolaşmaya devam ettiğini belirten anne Atakan, “Benim oğlum Ahmet’in de katilleri polisler, Abdullah Cömert’in, Ali İsmail’in, Berkin’in, Ethem’in, Mehmet Ayvalıtaş’ın da… direnişçilerin arasına araba dalıyor, eziyor, onu öldürüyor… Katillerin hepsi dışarıda gezdi ve halen geziyor” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

    “AHMET HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYEN BİR GENÇTİ”

    Oğlu Ahmet Atakan’ın karakterini, toplumsal olaylara karşı duyarlılığını ve çevresiyle olan ilişkilerini anlatan anne Atakan, Ahmet’in çocukluğundan beri nerede bir haksızlık görse karşısında durduğunu söyledi. Van ve Erzincan depremlerinde Ahmet’in yardım toplamak için ev ev gezdiğini, Suriye’deki savaşa karşı çıktığını hatırlatan Emsal Atakan, oğlunun direnişteki kararlılığını şu sözlerle paylaştı:

    “Ahmet çok duyarlı bir gençti. Ahmet burada bizim mahallede kimin sorunu varsa, kimin yardıma ihtiyacı varsa hep onların yanına koşan bir gençti.”

    Sokakta yaşanan şiddete ve ölümlere karşı oğlunu korumak istediğini, ancak Ahmet’in geri adım atmayı reddettiğini belirten Atakan, aralarında geçen bir diyaloğu şöyle aktardı:

    “Ben bazen kızıyordum kendisine. Ya oğlum diyordum artık bir dur. Bak herkesin yardımına koşuyorsun, yoruluyorsun, mahvoldun. Bak ellerin, ayakların parçalanmış, yok anne diyordu, benim yüreğim kaldırmıyor. Ben haksızlığa gelemiyorum. Benim uykularım kaçıyor.”

    DOSYA ZAMAN AŞIMINA GÖNDERİLDİ: SADECE SARAY VAR, ADALET YOK!

    Ahmet Atakan’ın ölümüne ilişkin hukuki sürecin kasıtlı olarak tıkanmak istendiğini, dosyaya bakmak isteyen savcıların sürgün edildiğini ve davanın 12. yılında zaman aşımına gönderilmeye çalışıldığını belirten Emsal Atakan, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yaklaşımına da tepki gösterdi. Adalet arayışı uğruna evlerini, parsellerini sattıklarını ve yıllarca adliye kapılarında beklediklerini söyleyen Atakan, şunları dile getirdi:

    “Oğlum Ahmet’in nasıl katledildiğine dair görüntüler ortada olmasına rağmen oğlumun dosyasını zaman aşımına gönderdiler. Anayasa Mahkemesi Ahmet Atakan’ın ailesine yok işte 225 bin lira yıpranma bilmem neyi gönderecekmiş. Biz çok yıprandık!”

    Depremde hayatını kaybeden davanın avukatlarından Hatice Can’ı, tutuklu bulunan Hatay Vekili Can Atalay’ı ve avukat Ali Habib’i de anan Atakan, mevcut yargı sistemine dair eleştirilerini şu cümleyle özetledi:

    “Adliyeye gidiyoruz, bakıyoruz, orada Adalet Sarayı yazıyor. Sadece saray, adalet yok! Sadece orada Adalet Sarayı yazıyor. Yani biz eğer hukuka, adalete güvenmeyeceksek kime güveneceğiz? İsyanımız var, öfkemiz var.”

    “AHMET YAŞASAYDI ASLA BOYUN EĞMEZDİ”

    Son olarak Gezi Direnişi’nin ve Ahmet Atakan’ın mücadelesini sahiplenenlere çağrıda bulunan Emsal Atakan, faşizme karşı boyun eğmeyenlerin bu mücadeleyi asla bırakmayacağını söyledi. Oğlunun mirasını devraldığını belirten anne Atakan, “Oğlum Ahmet Atakan şimdi yaşasaydı faşizme karşı asla boyun eğmezdi, mücadelesine devam ederdi ve her zamanki gibi en önde, en ön saflarda olurdu, mücadelesini verirdi” dedi.

    Cevahir FINDIK/ANTAKYA

  • Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    PİRHA- Gezi Park protestolarında Berkin Elvan’ı kaybeden Gülsüm Elvan, adalet mücadelesini anlattı. Gülsüm Elvan, “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum” dedi.

    Gezi Parkı’nda ağaç kıyımına karşı 28 Mayıs 2013’te başlatılan protestolar, tüm ülkeye yayılırken, eylemlerde Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan’ın aralarında bulunduğu 8 yurttaş yaşamını yitirirken, binlerce yurttaşta yaralandı.

    Katledildiğinde 13 yaşında olan Berkin Elvan da, o isimlerden biri. Berkin Elvan, eylemler sürerken 16 Haziran 2013’te polisin gaz kapsülüyle başından darbe alarak ağır yaralanan Berkin Elvan, kaldırıldığı hastanede 269 gün boyunca direndi.

    11 Mart 2014’te Hakk’a yürüyen Berkin Elvan’ın katledilmesi dosyasında 18 polis yargılanırken, polis Fatih Dalgalı “kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Berkin Elvan’ın ailesinin ise adalet arayışı sürüyor.

    Gezi Park protestolarının yıl dönümünde, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, yıllardır süren adalet arayışını, annelerin ortak mücadelesini ve hâlâ yaşayamadığı yasını anlattı.

    “Biz cennetlik olmak istemiyoruz, çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz” diyen Elvan, “Ben hâlâ o fermuarı açmadım” sözleriyle yaşadığı derin acıyı dile getirdi.

    “ADALETİN KAPISINI YÜZÜMÜZE KAPATIYORLAR”

    12 yılı aşkın süredir adliye koridorlarında, meydanlarda ve sokaklarda adalet aradıklarını söyleyen Gülsüm Elvan, devletin adalet kapılarını halka kapattığını belirtti. Ancak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Elvan, “Adliyeye gidiyorsun, derdini anlatacaksın ama karşında kimse yok. Kapılar yüzüne kapanıyor. Biz o anahtarı arıyoruz, sokuyoruz, çeviriyoruz ama yine yüzümüze kapanıyor. Şimdi tamamen kapandı” dedi.

    “O ANAHTARI BULUP O KİLİDİ AÇACAĞIZ”

    Bu kapının ancak toplumsal mücadeleyle açılabileceğini söyleyen Elvan, şöyle konuştu:

    “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum. Bir çocuğun tırnağı kanamasın istiyorum. Çocukların toprağın altında değil, okul sıralarında olması gerekiyor.”

    “BİRİMİZ DÜŞTÜĞÜNDE DİĞERİMİZ KALDIRIYOR”

    Gezi Park protestoları sürecinde yaşamını yitiren gençlerin aileleriyle yıllardır yan yana olduklarını anlatan Gülsüm Elvan, anneler arasındaki dayanışmanın kendilerine güç verdiğini söyledi.

    “Elbette hepimiz farklı yerlerdeyiz ama birbirimizi arıyoruz, telefonla konuşuyoruz. Birimiz düştüğünde diğeri onu kaldırmaya çalışıyor. Dertleşiyoruz, birbirimize destek oluyoruz. Bu dayanışma olmasa belki çok daha zor olurdu.”

    “BİZ ANNE DEĞİL MİYİZ?”

    Yıllar boyunca bazı acıların görünür kılınırken kendi çocuklarının yok sayıldığını söyleyen Elvan, “Biz anne değil miyiz?” diye sorarak, haykırışının hâlâ karşılık bulmadığını ifade etti.

    “Eğer karşılık bulsaydı bugün hâlâ başka anneler aramıza katılmazdı” diyen Elvan, şöyle devam etti:

    “Bazı anneler sürekli mağdur gösterildi ama bizim çocuklarımız görülmedi. Bizim çocuklarımız hasta değildi, suçlu değildi. Biz sadece çocuklarımızı istiyoruz. Anneler Günü’nde ‘anneler cennetliktir’ diyorlar ama biz cennet istemiyoruz. Çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz.”

    “O FERMUARI HÂLÂ AÇMADIM”

    Aradan geçen yıllara rağmen yasını yaşayamadığını anlatan Gülsüm Elvan, toplumsal şiddetin ve ölümlerin devam etmesinin kendi acısını sürekli canlı tuttuğunu söyledi.

    “Onuncu yılda biraz yasımızı yaşayalım dedik ama yaşayamadık” diyen Elvan, kadın cinayetlerinden çocuk ölümlerine kadar ülkede süren şiddet ortamına dikkat çekti.

    “Elimi çocuklarımızın üzerinden çekene kadar mücadele edeceğim” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Kadınlar öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor, hayvanlar katlediliyor. Çocuklardan katil, terörist yaratılıyor. Birilerini kahraman ilan edip birilerini vatan haini dediklerinde sonuç bu oluyor. Onun için hâlâ o fermuarı açmadım.”

    “BERKİN BU TOPLUMUN VİCDANIDIR”

    “Hâlâ yasını yaşayamamış bir anne misiniz?” sorusuna Gülsüm Elvan, “Evet, gerçekten öyle” yanıtını verdi.

    Berkin Elvan’ın toplum hafızasından silinmeyeceğini söyleyen Elvan, oğlunun direnişinin genç kuşaklara umut olduğunu belirtti.

    “Berkin 269 gün direndi. Bu topluma direnmeyi öğretti” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Üniversitelerde gençler hâlâ Berkin’in ve Gezi’de yitirdiğimiz çocukların fotoğraflarını taşıyorsa, demek ki bu çocuklar bu ülkeye iyi bir şey öğretti. Berkin bu toplumun vicdanıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar onu bu toplumun hafızasından silemeyecekler.”

    İsmail Yıldırım/PİRHA

  • AYM’den Gezi Direnişi’nde hayatını kaybeden Ahmet Atakan kararı

    AYM’den Gezi Direnişi’nde hayatını kaybeden Ahmet Atakan kararı

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi direnişinde polisin müdahalesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın ‘yaşam hakkının ihlal edildiğine’ yönelik karar verdi. AYM, Ahmet Atakan’ın ailesine 225 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.

    Gezi Direnişi sırasında Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın ailesi uzun yıllardır hukuk mücadelesi veriyor.

    Atakan’ın ölümü üzerine soruşturmada sorumluluğu olduğu tespit edilen polisler hakkında Hatay Valiliği tarafından soruşturma izni verilmemiş, aile karara itiraz etmişti. 2017 yılında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden soruşturma izni vermiş, valilikten yine izin çıkmamıştı. Aile ise 2021 yılında AYM’ye başvurmuştu.

    Dosyayı görüşen AYM kararını duyurdu. Ahmet Atakan’ın yaşam hakkının ihlal edildiğine karar veren yüksek mahkeme, dosyanın yeniden ele alınması için kararın bir örneğini Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderdi.

    Söz konusu kararda, “İncelenen başvuruda İdari Dava Dairesinin Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği dikkatli ve özenli inceleme şartını yerine getirmemesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

    ATAKAN AİLESİNE 225 BİN TL TAZMİNAT

    Atakan ailesine 225 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden AYM karara ilişkin,

    “Somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucuların uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Dolayısıyla eski hale getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için yaşam hakkının usul boyutunun ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara müştereken net 225.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir” dedi.

    AYM, toplantı ve gösteri hakkının ihlaline yönelik başvuruyu ise “kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle” kabul etmedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hatay’da ‘Aleviler için eşit yurttaşlık’ kampanyası çalışması sürüyor-VİDEO

    Hatay’da ‘Aleviler için eşit yurttaşlık’ kampanyası çalışması sürüyor-VİDEO

    PİRHA- HDP, Hatay’da ‘Aleviler için eşit yurttaşlık’ kampanyası kapsamında Gezi eylemlerinde ve Rojava’da yaşamını yitirenlerden Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Halil Aksakal’ın ailelerini ziyaret etti. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 5 Mayıs itibari ile ‘Aleviler için eşit yurttaşlık’ kampanyasını başlattı. HDP, söz konusu çalışmayla birlikte Alevilerin taleplerinin yer aldığı bir de kitapçık hazırladı. Ülkenin dört bir yanına geziler düzenleyen HDP’liler, yurttaşlara kampanyalarını anlatmaya devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Alevi Masası, ‘Aleviler için eşit yurttaşlık’ kampanyası kapsamında 3 gün sürecek programın 2’inci gününde de Hatay’da.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ve HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası çalışmaları kapsamında Gezi eylemlerinde ve Rojava’da yaşamını yitirenlerden Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Halil Aksakal’ın ailelerini ziyaret etti.

    Ziyaretlerde yaşamını yitirenlerin anısına bağlı kalacaklarını belirten HDP Milletvekili Kemal Bülbül, “Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Halil Aksakal’ın mücadelesini büyüteceğiz” dedi.

    PİRHA/HATAY

  • Gezi’de katledilen Ahmet Atakan anıldı

    Gezi’de katledilen Ahmet Atakan anıldı

    Hatay’da Gezi eylemlerinde polis tarafından öldürülen Ahmet Atakan mezarı başında anıldı.

    Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Armutlu Mahallesi’nde 10 Eylül 2013’te Gezi eylemlerinde polisin attığı gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Ahmet Atakan, Antakya’daki mezarı başında anıldı. Anmaya Atakan ailesi, kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    POLİSE TEPKİ

    Anmada, Atakan için adalet talep edildi. Atakan’ın kardeşi Zafer Atakan, dokuz yıldır adalet mücadelesi verdiklerini, soruşturma sürecinde elde edilen tüm delillere valiliğin polislerin soruşturulmasını engellediğini vurguladı. Atakan’ın annesi Emsal Atakan, anma öncesi polisin mezarlığa gelmesini “Oğlumun katillerini oğlumun mezarı başında gördüm ve çok üzüldüm. Bir aile çocuğunu anmayacak mı?” diyerek tepki gösterdi. Baba Ali Atakan da Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenlerin yaptıkları itirazın ne kadar haklı olduğunu bugün daha da iyi anlaşıldığını ifade etti. Davadan adalet çıkmadığını vurgulayan avukat Ali Habip ise, toplumsallaşmış davalardaki adaletsizliği devletin bir politikası haline geldiğini, bu davalarda halk desteğinin çok önemli olduğunu söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ahmet Atakan mezarı başında anıldı

    Ahmet Atakan mezarı başında anıldı

    Hatay’da Gezi eylemlerinde polis tarafından öldürülen Ahmet Atakan mezarı başında anıldı. 

    Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Armutlu Mahallesi’nde 10 Eylül 2013’te Gezi eylemleri sırasında polis tarafından öldürülen Ahmet Atakan, Antakya’daki mezarı başında anıldı. 8 yıldır adalet arayan Atakan Ailesi’nin, şüpheli polisler hakkında soruşturma ve kamu davası açılması talebiyle Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan başvuru geçtiğimiz Haziran ayında reddedildi. Atakan ailesinin soruşturma izni talebi için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvurudan halen yanıt verilmiş değil. Anmaya Atakan ailesi, kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Anmada, Atakan için adalet talep edildi.

    Oğlunun mezarı başında gözyaşı döküp, adalet isteyen anne Emsal Atakan, “Oğlumun 8 yıldır mezarına sürekli geliyorum, dayanamıyorum artık. Katiller yargılana kadar adalet mücadelesinde vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gündüz ailesinden, Gezi Direnişi’nde katledilen Korkmaz ve Atakan’ın ailelerine ziyaret

    Gündüz ailesinden, Gezi Direnişi’nde katledilen Korkmaz ve Atakan’ın ailelerine ziyaret

    PİRHA- Ankara’da, 15 Temmuz 2020 tarihinde alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu Umut Gündüz’ün ailesinin yürüttüğü ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ devam ediyor. Aile, turun 6. gününde Hatay’da yaşayan, Gezi Direnişi sırasında katledilen Korkmaz ve Atakan’ın ailelerini ziyaret etti.

    Ankara’da, 15 Temmuz 2020 tarihinde alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu 19 yaşındaki Umut Gündüz için adalet arayışı sürüyor. Gündüz Ailesi, 1 Ağustos tarihinde ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ başlattı.

    Gündüz ailesi, başlattıkları turun 6. gününde Gezi Direnişi sırasında Eskişehir’de polis ve sivil faşistler tarafından dövülerek katledilen Ali İsmail Korkmaz ile Ankara’da polisin attığı gaz kapsülüyle katledilen Ahmet Atakan’ın ailesini ziyaret etti.

    “ADALET SÖZÜMÜZ VAR”

    Ziyaret sırasında konuşan baba Menderes Gündüz, “Karanlığa karşı aydınlık yüzlerimiz, gençlerimiz Ali İsmail Korkmaz ve Ahmet Atakan’ın aileleriyle bir araya geldik. Adaletin yerini bulması, herkes için adalete ses olmak için birlikteyiz. Umut’a verdiğimiz sözü Ali İsmail’in, Ahmet’in aileleriyle birlikte yineledik. Sözümüz var…” dedi.

    Aile saat 18:00’de ise Umut Gündüz gibi trafik cinayetinde hayatını kaybeden bisiklet sporcusu Umut Yorgun’un ailesini ziyaret edecek.

    PİRHA/HATAY

  • Hatimoğulları, Ahmet Atakan cinayetinin soruşturulmasını Adalet Bakanı’na sordu

    Hatimoğulları, Ahmet Atakan cinayetinin soruşturulmasını Adalet Bakanı’na sordu

    PİRHA- Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Ahmet Atakan cinayetinin soruşturulmasının yıllarca tamamlanmaması ve davasının açılmaması nedeniyle Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e “Gezi direnişinde öldürülenlerin dava süreçleri cezasızlık politikasına işaret etmektedir. Adaleti sağlamak ve bu cezasızlık politikasına son vermek üzere tarafınızca adım atılacak mıdır?” diye sordu.

    10 Eylül 2013’de, Hatay Armutlu’da Haziran direnişinde öldürülen Abdullah Cömert için ve ODTÜ’deki eylemlere destek vermek ve adalet istemek üzere yapılan eylemler sırasında Ahmet Atakan hayatını kaybetti. Ahmet’in öldürülmesinden sonra polisler Hatay Valisi’ne ve Adalet Bakanı’na kadar farklı açıklamalarda bulundu. Ahmet Atakan cinayetinin soruşturulmasının yıllarca tamamlanmaması ve davasının açılmaması nedeniyle Adalet Bakanlığına verilen soru önergeleri yanıtlanmamış, halen ölümünün aydınlatılması için somut bir adım atılmadı.

    “POLİS SALDIRISI SONUCU HAYATINI KAYBEDENLERİN DAVALARI CEZASIZLIKLA SONUÇLANDI”

    Konuyu Meclis gündemine taşıyan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Gezi direnişinin ardından birçok kişi eyleme katıldığı için yargılandı ancak polis saldırısı sonucu hayatını kaybedenlerin davaları ise cezasızlıkla sonuçlandığını belirtti.

    Haziran direnişi boyunca öldürülen sekiz kişiyle ilgili açılan davalarda para cezası, beraat, iyi hal indirimleri uygulandığını ve Ahmet Atakan’ın ölümüyle ilgili davanın dahi açılmadığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, “Oysa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen teknik bilirkişinin hazırladığı 29 Kasım 2018 tarihli raporda, olay yerinden elde edilen üç gaz kapsülü üzerindeki kanın Ahmet Atakan’a ait olduğunun belirlendiği açığa çıkmıştır. Elde edilen yeni delilin ardından Savcılık, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli altı polis memuru hakkında soruşturma başlatılması için Hatay Valiliği’ne başvuruda bulunmuş ancak Hatay Valiliği, “kan izlerinin kapsüllere nasıl sirayet ettiği yönünde aydınlatıcı bilgilere ulaşılamadığı ve kapsüller üzerinde herhangi bir parmak izine rastlanmaması”nı gerekçe gösterip delil yetersizliği iddiasıyla soruşturma izni vermemiştir” diye belirtti.

    “ADALETİ SAĞLAMAK ÜZERE TARAFINIZCA ADIM ATILACAK MIDIR?”

    Tülay Hatimoğulları, Ahmet Atakan cinayetinin soruşturulmasının yıllarca tamamlanmaması ve davasının açılmaması nedeniyle Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e şu soruları sordu:

    “1. Savcılığın delil olarak kabul edip polisler hakkında Hatay Valiliği’ne soruşturma talebinde bulunmasının ardından, Hatay Valiliği’nin yetersiz delil gerekçesiyle soruşturmaya izin vermeyerek davayı kapatmaya çalışmasının gerekçesi nedir?

    1. Ağır cezalık suçlarda Valilik iznine ihtiyaç mı vardır? İdare yargılama makamı gibi nasıl çalışabilir?
    2. Daha önce Jandarma Kriminal’in ‘Ne lekesi olduğu belirlenemedi’ raporuna rağmen o lekenin Ahmet Atakan’ın kanı olduğu belgelenmiştir. Jandarma Kriminal tarafından delillerin karartılma ihtimali söz konusu mudur?
    3. Söz konusu raporu hazırlayan Jandarma Krimanal personeli/personelleri hakkında soruşturma açılacak mıdır? Sorumlular hakkında işlem yapılacak mıdır?
    4. Üzerinde Ahmet Atakan’ın kanı olduğu kanıtlanmış olan gaz kapsülleri hangi polis/polisler tarafından ateşlenmiştir?
    5. Şüpheli polis memurları ve sorumlu idari amirleri hakkında soruşturma açılarak olayın aydınlatılabilmesi için Bakanlığınızca ön açıcı adımlar atılacak mıdır?
    6. Ahmet Atakan’ın öldürüldüğü gün görevli personeller hakkında Bakanlığınız herhangi bir işlem başlatmış mıdır?
    7. Soruşturmaların tamamlanarak davanın açılabilmesini hızlandırmak üzere Bakanlığınızca sorumluluk alınacak mıdır?
    8. Ahmet Atakan’ın ölümüne dair neden halen dava açılmadığı hakkında tarafınıza iletmiş olduğum soru önergelerine neden cevap verilmemiştir?
    9. Gezi direnişinde öldürülenlerin dava süreçleri cezasızlık politikasına işaret etmektedir. Adaleti sağlamak ve bu cezasızlık politikasına son vermek üzere tarafınızca adım atılacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Anne Emsal Atakan: Gençliğinin baharında hep 23 yaşında bıraktılar seni katiller

    Anne Emsal Atakan: Gençliğinin baharında hep 23 yaşında bıraktılar seni katiller

    PİRHA- Gezi direnişi sırasında Hatay’daki ODTÜ’ye destek eylemlerinde öldürülen Ahmet Atakan, doğum gününde anılıyor. 

    Gezi Direnişi sırasında 10 Eylül 2013’te Hatay Armutlu’da düzenlenen ODTÜ’ye destek eylemlerinde yaşamını yitiren ve ölümü aydınlatılmayan Ahmet Atakan, doğum gününde anılıyor.

    17 Şubat 1990 doğumlu Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, Facebook hesabından şunları yazdı:

    “Ahmet Atakan doğdu çok mutluyduk. Doğum günün kutlu olsun. İyiki doğdun iyi ki benim oğlumsun yiyidim. Şimdi hayatta olsaydın 31. doğum gününü büyük bir mutlulukla kutlayacaktık Ahmet’im. Gençliğin baharında hep 23 yaşında bıraktılar seni katiller ve 8 yıldır sağlanmayan adalet… Canımızdan can aldılar. Annelerin ahı var. 8 yıl geçti mezar başında göz yaşlarıyla doğum gününü kutluyoruz oğlumuzun. Hayatımızda derin izler kaldı, hep sol yanımız eksik ve ardından güzel bir gülüş haksızlığa karşı dimdik duran fedakar insan boyun eğmemeği bizlere büyük bir miras bıraktın delikanlım. Duruşun ve gülüşün ömre bedel. Annenin feryadı, çığlığı, sana olan hasreti derin yarası sonsuzdur oğul. Seni vuranlar cehennem ateşinde yansınlar inşallah. 8 yıldır bedenen aramızda değilsin ama ruhun her an bizimle bitanem. Canım oğlum seni çok özledim. Özlemin yakar kavurur beni iyi ki doğdun iyi ki Ahmet Atakan geçti hayatımızdan, onurumuzsun.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Ahmet Atakan’ın ölümünün 7. Yılı; hala bir dava açılmadı!

    Ahmet Atakan’ın ölümünün 7. Yılı; hala bir dava açılmadı!

    PİRHA – Gezi direnişi sırasında Hatay’da binadan düştüğü iddia edilen Ahmet Atakan’ın ölümünün 7. Yılı. Şu ana kadar herhangi bir davanın açılmamasında devletin sorumluluğunun olduğunu belirten Gezi Şehit ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici, Atakan’ı unutturmamak gerektiğini söyledi. 

    Gezi direnişi sırasında 10 Eylül 2013’de Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın ölümün üzerinden 7 yıl geçti. Gezi Şehit ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici, Atakan’ın öldürülüşünün 7. yılı olduğunu belirterek, Atakan ile ilgili açılmış bir davanın olmadığını sadece devam eden bir soruşturma dosyasının olduğunu söyledi.

    Kesanbilici, “Bunun dışında kendisinin düştüğü iddia edilmişti ama bizler öyle olmadığını biliyoruz. Ahmet özellikle hayat sokaklarında çok aktif, politik bir delikanlı. Oralarda hem halkın sevdiği aynı zamanda polisin de mimlemiş olduğu bir genç. Dolayısıyla o sır perdesi 7 yıldır duruyor” dedi.

    “ATAKAN DAVASININ ÜZERİ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILDI”

    7 yıldır herhangi bir davanın açılmamasında devletin sorumluluğunun olduğunu belirten Kesanbilici, bu konuda kamuoyunun da bu davanın açılmasını sağlayamadığı için sorumluluğu olduğunu söyledi.

    Kesanbilici, açılan davalarda da açılmaması için çok direnildiğini ama Ahmet Atakan davasının üzerinin örtülmeye çalışıldığını söyledi.

    Ahmet Atakan’ı unutturmamak gerektiğini kaydeden Kesanbilici, şu çağrıyı yaptı:

    “Sadece Ahmet Atakan için değil, bizimle direnenlere sahip çıkmalıyız. Daha sonra onlarla omuz omuza olmalıyız. Hepimiz oradaydık dediğimiz zamanlarda, sonrasında sağlık, hukuk meselesinde de dayanışmayı sürdürmek zorundayız. Aynı şekilde Ahmet Atakan için de unutturmayalım, davasının açılması, katillerinin bulunması için gündemde tutalım ve kamuoyu baskısı oluşturalım.”

    Bu arada, Ahmet Atakan, ölümünün 7. yılında Defne İlçesi’ne bağlı Pınarbaşı Mahallesi’ndeki mezarı başında anıldı.

    NE OLMUŞTU?

    Ahmet Atakan, 10 Eylül 2013 tarihinde Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

    Atakan’ın öldürülmesinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen, soruşturma henüz tamamlanmış değil.

    Soruşturma tamamlanmadığı için de mahkeme aşamasına geçilemedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Emsal Atakan, Dilek Doğan’ı öldüren polislere katil dediği için hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Emsal Atakan, Dilek Doğan’ı öldüren polislere katil dediği için hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA – Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’ın Dilek Doğan’ı evinde öldüren polislere sosyal medyada ‘katil’ demesi nedeniyle yargılandığı dava Hatay’da görüldü. 

    Haberin videosu;

    Gezi Direnişi sırasında Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde, 10 Eylül 2013’te Abdullah Cömert yürüyüşü ve ODTÜ direnişine destek eylemi sırasında polisin müdahalesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’ın Dilek Doğan’ı evinde katleden polislere ‘Katil’ demesi nedeniyle yargılandığı dava bugün Hatay Adliyesi’nde görüldü.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Duruşma sonrası yapılan basın açıklamasına Hatay Eğitim Sen, İHD, HDP İl Yönetimi, SYKP, TİP, Halkevleri, HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi ve babası katıldı. Duruşma 26 Mart 2020 tarihine ertelendi.

    “KATLEDİLEN ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ADALET TALEP EDİYORUZ”

    Emsal Atakan yaptığı açıklamada; “7 yılı aşkın süredir oğlum Ahmet Atakan için adalet arayışım sürerken oğlumun davasını bile açmadılar ancak bugün benim hakkımda dava açılıyor. Tüm Türkiye’nin gözü önünde Dilek Doğan’ın evinde nasıl katledildiğini herkes gördü. Katile katil dediğim için cezam talep ediliyor. Oysa katile katil denilir. Bizler değil, katiller hesap verecektir. Katledilen çocuklarımız için adalet talep ediyoruz.” dedi.

    “BU ÜLKEDE HUKUKUN YÖNLENDİRİLDİĞİNİ BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”

    Halkların Demokratik Partisi Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, yargılananın Emsal Atakan değil, düşünce özgürlüğü, Gezi’nin yarattığı ruh ve Gezi’nin ta kendisi olduğunu söyledi.

    Ahmet Atakan’ın faillerinin cezalandırılması için dava dahi açılmazken, Ahmet Atakan’ın annesinin yargılanmasının izah edilemez olduğunu vurguladı. Sonuna kadar tüm Gezi şehitleri ailelerinin yanında olacaklarını ve İstanbul’da görülen davada Kavala’lar nezdinde, müebbetle Gezi’nin yargılanmaya çalışıldığını ancak Gezi’nin de Emsal Atakan’ın da yargılanamayacağını söyledi. Emsal annenin derhal beraatinin verilmesini talep ettiklerini belirtti. Hatimoğulları; “Ali İsmail’in cezası onanmış failinin Gezi davasına müdahil edilmesi, Ahmet Atakan’ın cenazesine katıldığım gerekçesi ile dokunulmazlığımın kaldırılması için fezleke açılması ve Ahmet Atakan’ın katilleri değil de oğlu katledilen annenin yargılanması… Bu ülkedeki adaletsizliğin, hukukun iktidar tarafından nasıl yönlendirildiğini bir kez daha göstermiştir” şeklinde görüş belirtti.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Emsal Atakan’ın avukatı Hatice Can ise, “Emniyet güçlerini aşağılama iddiası ile Emsal Atakan’ın yargılandığı dava için buradayız. İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir paylaşım nedeni ile sanık olarak yargılanmaktadır. Maalesef sanığı emniyet güçleri olduğu zaman girdiğimiz davalarda cezasızlıkla mücadeleye dönüşür, kendileri demokratik zeminde sosyal medyada eleştirildiği zamanda ise eleştiriyi yapanlar sanık olarak yargılanmakta. Bizler adalet arayışımızdan, devletin hukuk devleti olmasından Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler uyarınca düşünce ve ifade özgürlüğünün sonuna kadar yaşama geçmesi yönünde mücadelemize devam edeceğiz.” şeklinde dava sürecine ilişkin bilgi verdi.

    Duruşmada; anne Emsal, yüreği yanan bir anne olduğunu, oğlu ile ilgili davanın henüz açılmadığını ve Dilek Doğan’ın bu şekilde öldürülmesinin kendisine çocuğunu hatırlattığını belirtti. Avukatlar ise savunmada TDK’da yer alan katil tanımını kullandılar ve öldürene mesleği fark etmeksizin katil deneceğinden hareketle bir savunma yaptılar. Dilek Doğan’ın katillerinin yargılandığı dosyada da apaçık bir şekilde ‘katillerin’ yer almakta olduğunu vurguladılar. Ayrıca suça bulaşan polislere itibarlarını geri vermenin mahkemelerin işi olmadığı ekseninde konuşmalar yapıldı.

    Müdahil Avukatlardan Gürkan Korkmaz, “Tekmesiyle kardeşimin ölümüne sebep veren polis, ayağı için rapor almış ve mağdur olduğu gerekçesi ile Gezi davasına müdahil edilmiştir”dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’a dava açıldı

    Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’a dava açıldı

    Gezi Parkı eylemlerinde polis müdahalesi sırasında hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, 18 Ekim 2015’te polisin evlerine düzenlediği operasyonda ölen Dilek Doğan’ın ölüm yıldönümünde sosyal medyadan yaptığı paylaşım nedeniyle hakim karşısına çıkacak. Emsal Atakan’ın, “Devletin askeri veya Emniyet teşkilatını alenen aşağıladığı” öne sürülerek cezalandırılması istendi.

    Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Emsal Atakan, “Yıllardır başka gençler öldürülmesin, katiller yargılansın diye adalet istedim. Adalet herkese lazım olacak. Yüreğim yanıyor, ben bir anneyim. 6 yılı aşkındır oğlum kara toprağın altında ama katiller geziyor. ‘Emri ben verdim’ diyenler oldu. Oğlumun davası bile açılmadı. Ben bir anne olarak katillere katil dediğim için yargılanacağım. İçim yanarken bana dava açılıyor. Bu çok acı. Neden yargılanacağım? Dilek Doğan’ı öldürenlere katil dediğim için. Katile katil denilmez mi?” dedi.

    Atakan’ın ailesi yaklaşık 7 yıldır adalet mücadelesini sürdürüyor. Atakan’ın ölümü ile ilgili soruşturma ise tamamlanamadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Emsal Atakan gözaltına alındı

    Emsal Atakan gözaltına alındı

    Gezi Direnişi eylemlerinde polisin müdahalesi sonucu yaşamını yitiren Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan gece geç saatlerde gözaltına alındı.

    Gezi Direnişi eylemlerinin yayıldığı kentlerden Hatay’da polisin müdahalesi sonucu yaşamını yitiren Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, gece geç saatlerde gözaltına alındı.

    Emsal Atakan’ın oğlu Zafer Atakan, annesinin gözaltına alındığını Twitter hesabından duyurdu.

    Emsal Atakan oğlu Ahmet’in ölümünün ardından halen devam eden dava sürecini takip ederken, Gezi sonrası dava ve etkinliklerde de aktif olarak yer alıyor.