Etiket: ahmet nesin

  • Korur Fincancı: Sözümüzü daha güçlü kurana kadar mücadelemiz sürecek

    Korur Fincancı: Sözümüzü daha güçlü kurana kadar mücadelemiz sürecek

    PİRHA-Özgür Gündem Nöbetçi Yayın Yönetmenliği davasında beraat eden fakat istinaf mahkemesinin kararı bozmasının ardından Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’in yeniden yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. TTB Merkez Konseyi Başkanı Korur Fincancı, “Sözümüzü daha güçlü kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi. 

    Özgür Gündem Nöbetçi Yayın Yönetmenliği davasında daha önce beraat eden Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ile Ahmet Nesin istinaf mahkemesinin kararı bozması sonrası yeniden yargılanıyor. Davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Önderoğlu ile Fincancı duruşmaya katılırken; Nesin’in yurt dışında olduğu belirtildi. Önderoğlu ile Fincancı daha önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ifade etti. Tanık olarak dinlenmesi beklenen gazeteci İnan Kızılkaya’nın ise Covid-19 temaslı olarak karantinada olduğu kaydedildi.

    Ara kararını açıklayan mahkemeye heyeti, sanık Ahmet Nesin’in savunmasının alınması amacıyla yurt dışındaki adresine talimat yazılmasına; Kızılkaya adına duruşma gün ve saatinin bildirir tebligat çıkartılmasına hükmederek; bir sonraki duruşmayı 1 Şubat 2022 günü saat 13.30’a erteledi.”

    DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA YAPILDI

    Celse öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Genel Merkezi, Avrupa Birliği Delegasyonu, Britanya ve Almanya’dan diplomatik temsilciler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, TGS Başkanı Gökhan Durmuş, CHP İstanbul İl Teşkilatı, Barış Akademisyenleri, Hafıza Merkezi,  TMMOB, Eğitim-Sen ile çok sayıda gazetecilik ve hak kuruluşundan temsilciler katıldı.

    “5 YILDIR GİDİP GELEN BİR DAVANIN İÇİNDEYİZ”

    TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı dayanışma için gelenlere teşekkür ederken şunları söyledi:

    “5 yıldır gidip gelen bir davanın içindeyiz. Kafka’nın davasındaki gibi bina olarak da benzeyen mermerin soğukluğunda ama her zaman yan yana duruşumuzu hissettiğimiz insanın sıcaklığında bir mücadelenin içindeyiz. Ne için mücadele ediyoruz? Sözümüzü kurmak için, insan olmak için, insanlık için mücadele ediyoruz ve bu mücadeleden de vazgeçmiyoruz. Vazgeçmediğimizin kanıtı bizimle burada olan yol arkadaşlarımızdır.

    Bu ülkede Özgür Gündem gazetesinin yakılması, bombalanması, gazetecilerin faili belli cinayetlerle katledilmesi soruşturulmadı ama onların yanında olmak soruşturma konusu oldu hatta tutuklama nedeni sayıldı hatta bir kısmımız içinde cezaevinde yatma nedeni oldu.

    Her dava kendi içinde birbirinden farklı oysa işlediğimiz iddia edilen dayanışma suçu aynı dayanışma suçunun değişik cezalandırılmasıyla karşı karşıya kaldık. Ancak mücadeleden vazgeçmediğimiz muhakkaktır. Bu mücadeleyi sürdürme irademiz var. Ta ki bu topraklarda söz özgür olana kadar, insan özgür olana kadar biz haklarımız için sözümüzü daha güçlü kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

    “ERDOĞAN’IN KONUŞMASINDAN SONRA BERAAT KARARLARIMIZ BOZULDU”

    Erol Önderoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TTB’yi hedef alan açıklamalarının ardından beraat kararlarının bozulduğunu hatırlattı. Önderoğlu şöyle konuştu:

    “Erdoğan’ın Ekim 2020’deki konuşmasından bir hafta sonra beraat kararlarımız bozuldu. Beş yıllık sanıklıktan sonra bugün bu mahkemeden bu dosyayı ikinci bir beraat ile taçlandırmasını beklememiz oldukça zor. Yaptığımız bir gazete ile dayanışma olduğu için buradan beraat etmek isteriz fakat Türkiye’nin yargı bağımsızlığı ile ilgili meselesi dikkate alındığı zaman, bir ceza dosyasına bir cumhurbaşkanının müdahale edebileceği düşüncesi varken bunu bugün için dilemek kolay bir şey değil.

    Kendimi, hukuki zeminden kaymış bir dosyada çok fazla sanık olarak görmüyorum. Mahkum da olabiliriz, beraat de edebiliriz ancak buradaki zor karar asıl bu adliyede görev yapan savcı ve hakimlerin. Bizler elbette Türkiye’de şeffaflık, medya özgürlüğü için her biri yurttaşın söz özgürlüğü için mücadelemizi sürdüreceğiz. Herkesin bir işi varsa bizim işimiz son 25-30 yıldır bu oldu.”

    “BU DAVA BASININ VE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARININ ÜZERİNDE BİR SOPA”

    TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci ise “Bu dava sadece basının üzerinde bir siyasal sopa değil aynı zamanda insan hakları savunucuları üzerinde bir sopa. Bugün yargılamalara konu olan arkadaşlarımız evrensel insan hakları normlarında nitelenen bütün özelliklere sahip insan hakları savunucularıdır. Yargılansalar da tacize maruz kalan bir basın kuruluşuyla dayanışma içinde bulundular ve insan hakları savunucusu olmanın gereklerini yerine getirdiler. Dolayısıyla kabul edilemez bir dava ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

     

     

     

  • Hollanda Büyükelçisi ile Alevi yurttaşlar 23 Mart’ta Sivas’ta buluşacak-VİDEO

    Hollanda Büyükelçisi ile Alevi yurttaşlar 23 Mart’ta Sivas’ta buluşacak-VİDEO

    PİRHA-Hollanda Büyükelçiliği, Sivas Katliamı Davası için Alevi yurttaşlarla yapacağı randevuyu erteledi. Dışişleri Bakanlığının son anda Hollanda Büyükelçisini görüşmeye çağırdığı söylenirken, yapılması planlanan görüşme 23-24 Mart’ta Sivas’ta olacak. 

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın, Hollanda Büyükelçiliği’nin, Sivas Madımak Katliamı Davası’na katılması konusundaki girişimleri sürüyor.

    Hüseyin Karababa’nın daveti üzerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde (PSAKD) yapılması planlanan görüşme 23-24 Mart’ta Sivas’ta yapılacak. PSAKD’ye bir görevliyle birlikte çiçek gönderen Büyükelçilik, 23-24 Mart’ta Sivasta bir dizi görüşme yapılacağı bilgisini paylaştı.

    “DEVLET, KATLİAMLA YÜZLEŞMELİ”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, yakın zamanda Madımak Katliamı’ndan kaynaklı hapishanede olan sanık sayısını öğrenmek için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptıklarını belirterek, “Bakanlığa ayrıca Kültür Bakanlığı ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği arasındaki 1993 yılındaki yazışmaları talep ettik. Çünkü 1993’teki etkinlikte Kültür Bakanlığı, tertip komitesinde yer aldı” dedi. Kaplan, Madımak ile yüzleşmek adına geniş çaplı bir panel ya da sempozyum çalışması yürüttüklerini belirterek şunları söyledi:

    “Mayısın son haftası ya da haziran başında dönemin başbakanı, içişleri bakanı, kültür bakanı, Sivas Valisi, emniyet müdürü ve daha birçok ismi davet edeceğiz. Katılım sağlanır ya da sağlanmaması ayrı bir konu ama çağrıldıklarına dair davetiye gönderip kamuoyuna da bunun bilgisini vereceğiz. Devlet açısından bir yüzleşmenin gerekli olduğuna inanıyoruz.”

    “PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ise Sivas Madımak Katliamı Davası’nın kapatılmak istendiğini belirterek “Bugün memnuniyetle görüyorum ki giderek dayanışma daha da artıyor. Davanın üzerini kapatmaya çalışanlara inat örgütlü gücümüz daha da artıyor. Onun için biz gerçek anlamda suçlular cezalandırılanana kadar peşini bırakmayacağız. Sivas’ın ateşi hep yanacak.”

    “DAVADA ISRARCI OLMAK GEREKİYOR”

    CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya da katliamın aydınlatılması konusunda mücadelelerinin süreceğini belirterek şunları söyledi:

    “Dönemin arka planının açığa çıkartılması için mahkeme heyetinden konularda ısrarcı olmak gerekiyor. Özellikle Ahmet Nesin, davada tanık olmak istiyor. Geçen duruşmada Hollanda Büyükelçiliği’nin temsili düzeyde katılması oldukça önemli bir dönüm noktasıdır. Bunu çok iyi değerlendirmek lazım. Daha üst düzeye taşımak için neler yapılabilir, bunları hep beraber konuşuruz ama Madımak müzesini, tarihe tanıklık eden bir projeyi hayata geçirmek için bir an önce elimizden geleni yapalım.”

    Hollanda Büyükelçiliği ile yapılması planlanan toplantıda Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, PSAKD MYK üyeleri, Madımak Müze Komite Başkanı Alaattin Türkoğlu, Divriği Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyeleri de yer aldı.

    PİRHA/ANKARA

  • TİHV, Fincancı, Önderoğlu ve Nesin için dayanışma çağrısında bulundu

    TİHV, Fincancı, Önderoğlu ve Nesin için dayanışma çağrısında bulundu

    PİRHA- TİHV, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma gösterdikleri gerekçesiyle açılan davada yeniden yargılanacak olan Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin için dayanışma çağrısında bulundu. 

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma amacıyla bir günlük Eş Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstelendikleri için haklarında dava açılan ve yargılandıkları davadan beraat eden ancak İstinaf Mahkemesi tarafından bozulan davada yargılanan Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Temsilcisi Erol Önderoğlu ve yazar Ahmet Nesin’in İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 3 Şubat’ta görülecek olan ilk duruşması için yazılı açıklama yaptı.

    Dayanışma çağrısında bulunan TİHV, “Yan yana durarak dayanışmayı büyütelim. İfade ve basın özgürlüğüne sahip çıkalım. Hakikat arayışının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde ifade etmek için duruşma salonunda buluşmayı önemsiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Avukat Piroğlu’dan çağrı: Ahmet Nesin Sivas Davası’na müdahil olmalı

    Avukat Piroğlu’dan çağrı: Ahmet Nesin Sivas Davası’na müdahil olmalı

    PİRHA- Sivas Katliamı’nın bir terör eylemi olduğunu söyleyen Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, Yargıtay, Sivas Katliamı bir terör eylemi, ‘anayasal düzene karşı işlenmiş bir suç’ derken Sivas Cumhuriyet Başsavcısı’nın katliama olay demesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Piroğlu, 9 Eylül’de görülecek Sivas Katliamı Davası’nın duruşmasında Ahmet Nesin’in tanık olarak dinlenmesini isteyeceklerini söyleyerek, “Ahmet Nesin’in bu davaya müdahil olması gerekiyor” dedi.

    Zaman aşımına uğrayan Sivas Katliamı Davası’nda dosyası ayrılan üç firari sanığın yargılandığı davanın duruşmasına 9 Eylül’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.

    3 firari sanık Eren Ceylan, Murat Songur ve Murat Karataş’ın yargılandığı davada, katliamda ölen Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’nın Avukatı Coşkun Özgür Piroğlu, 8 Haziran’da Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in ve onu suçlayan Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin’in dinlenmesi talebinde bulunmuştu.

    Ahmet Nesin, Artı Gerçek’te 3 Temmuz 2019’da yayınlanan yazısında bazı tanıklıklarını paylaşarak Sivas Katliamı’nın fitilini ateşleyen Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri’nin babası tarafından değil Doğu Perinçek’in ekibi tarafından Aydınlık Gazetesi’nde yayımlandığını söylemişti. Nesin, “Aziz Nesin TGRT’ye Aydınlık Gazetesi’nde yayınlanan Şeytan Ayetleri’ni kendisinin yayınlamadığı ve haberi olmadığını söylediğinde Perinçek yeni bir kınama yazısıyla katliam planını büyük olasılıkla aynı anda kaleme alıyordu” demişti.

    Avukat Piroğlu, Ahmet Nesin’in söz konusu yazıyı ve sosyal medya paylaşımlarını sunduğu başvuruda, “Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumlularından biri olduğu konusunda müvekkilim Hüseyin Karababa’nın şüpheleri vardır. Bu konu aydınlatılmalıdır. Doğu Perinçek’in Sivas Katliamı’nın sorumluları arasında olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Doğu Perinçek şu anda Vatan Partisi’nin Genel Başkanıdır. Bu konuda Ahmet Nesin ve Doğu Perinçek’in ifadesi alınmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

    Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in dinlenmesi talebini, ‘soruşturmaya yer olmadığına’ karar vererek reddetti.

    PİRHA’ya konuşan Av. Piroğlu, Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek hakkında bulunduğu suç duyurusunun da reddedilmesine tepki gösterdi.
    Piroğlu, “Doğu Perinçek’i şikayet ettik ama Sivas Cumhuriyet Başsavcısı soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında ‘şüpheli’ olarak meçhul şahıslar demiş. Sanki biz meçhul şahısları şikayet etmişiz gibi. Biz meçhul şahısları şikayet etmedik, Doğu Perinçek’i şikayet ettik” dedi.

    “AHMET NESİN’İN 9 EYLÜL’DEKİ DURUŞMAYA KATILMASI LAZIM”

    Bu konuda artık Ahmet Nesin’in konuşması gerektiğini söyleyen Av. Piroğlu, “Ahmet Nesin’in de Fransa’dan gelmesi lazım. ‘Burada ben konuşacağım’ demesi gerekiyor. 9 Eylül’de duruşmamız var. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde. Mutlaka Ahmet Nesin’in o duruşmaya katılması gerekiyor” diye konuştu.

    “AHMET NESİN’İN TANIK OLARAK DİNLENMESİNİ İSTEYECEĞİZ”

    Avukat Coşkun Özgür Piroğlu şunları kaydetti:

    “Biz Ahmet Nesin’in tanık olarak dinlenmesini isteyeceğiz. Sonuçta Ahmet Nesin’in babası (Aziz Nesin) hedef alınmıştı. Ahmet Nesin bu davaya müdahil sıfatıyla katılabilir, müşteki sıfatıyla katılabilir. Ahmet Nesin’in bu davaya müdahil olması gerekiyor. Tanık olarak dinlenmesinden ziyade kendisinin gidip konuşması gerekiyor. Biz Ahmet Nesin’in tanık olarak dinlenmesini isteyeceğiz ama bu talebimiz reddedilebilir. Ahmet Nesin ‘ben bu davaya müdahil olacağım, müşteki olacağım, bu davada yer alacağım’ derse bunu Ağır Ceza heyeti de engelleyemez. Ahmet Nesin orada söylemek istediği her şeyi rahatlıkla söyleyebilir. Ahmet Nesin’den beklediğimiz bu aslında. 9 Eylül’deki duruşmaya katılması gerekiyor, bu bizim Ahmet Nesin’e çağrımız.

    “DOĞU PERİNÇEK CUMHURİYET DÜŞMANLARIYLA AYNI NOKTAYA DÜŞMÜŞTÜR”

    Doğu Perinçek Cumhuriyet düşmanlarıyla aynı noktaya düşmüştür. Cumhuriyet’e düşman kesimler Doğu Perinçek’le beraber zaten hareket ediyorlar ve her fırsatta Doğu Perinçek ve Cumhuriyet’e düşman gruplar birbirlerini çok açık bir şekilde kolluyorlar.”

    SİVAS CUMHURİYET BAŞSAVCISI’NIN KATLİAMA ‘OLAY’ DEMESİ

    Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, 30 Haziran’da ise Sivas Valisi Salih Ayhan hakkında, katliama “Sivas olayları”, katledilenler için de ‘vefat edenler’ demesi üzerine Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na  suç duyurusunda bulunmuştu. Av. Piroğlu, Vali Ayhan’ın söz konusu açıklamalarıyla teröristlere destek verdiğini savunmuştu. Av. Piroğlu, Sivas Cumhuriyet Başsavcısı’nın Sivas Katliamı’na ‘olay’ dediğini, bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.

    “SAVCILAR TERÖRİSTLERLE AYNI SÖYLEMLER İÇİNDE OLMAMALI”

    Av. Piroğlu şöyle devam etti:

    “Cumhuriyet savcısı terör katliamını yapanların tanımlamalarına uygun davranmış, onlarla aynı tanımlamayı yapmış. Bir tarafta katliamı yapanlar var, bir tarafta da katliama uğrayanlar var. Katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarının söylemleri ‘katliam’ şeklinde. Katliamı yapanların çevrelerinin söylemleri de ‘olay’ şeklinde. Cumhuriyet Savcısı katliamı yapanların söylemleriyle hareket ediyor ve bunu, soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına yazmış. Bu çok sıkıntılı, çok saygısız. Cumhuriyet Savcısı bunu bilinçli mi yapıyor, bilinçdışı mı yapıyor, o ayrı bir konu ama Cumhuriyet Savcılarının teröristlerle aynı söylemler içinde olmamaları gerekiyor. Özellikle verdikleri kararlarda da, yazdıkları iddianamelerde de, mütalaalarda da mutlak surette teröristlerle yan yana gelmemeye özen göstermelidirler. Ama bu özeni orada görmedik.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

  • Özgür Gündem davasında Fincancı, Önderoğlu ve Nesin’e beraat

    Özgür Gündem davasında Fincancı, Önderoğlu ve Nesin’e beraat

    KHK’yle kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak amacıyla başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin hakkında açılan davada beraat kararı çıktı.

    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak amacıyla başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katıldıkları için “örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazeteci-Yazar Ahmet Nesin’in onuncu duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, Fincancı ile müdafileri hazır bulunurken, yurtdışında bulunan Önderoğlu ve Nesin duruşmaya katılmadı. Duruşmayı, HDP Milletvekili Ahmet Şık, gazeteciler Şanar Yurdatapan, Barış İçin Akademisyenler, Norveç PEN, IPI, AB Delegasyonu, Article 19, RSF ve Britanya Elçiliği ile çok sayıda kişi izledi.

    Duruşmada ilk olarak söz alan savcısı, önceki duruşma verdiği mütalaasını tekrar etti. Ardından söz alan Fincancı, hazırlan yargı reformu paketinin beklenmesi talebiyle süre istedi. Mahkeme heyeti, önceki celse savunma için süre verildiğini, bu nedenle süre verilmesi talebinin reddine karar verdi. Ardından savunmasına devam eden Fincancı, “Biz Dünya Basın Özgürlüğü gününde Özgür Gündem’e yönelik baskılar karşısında bir dayanışma ortaya koyduk” dedi. Özgür Gündem 30 Mayıs 1992’de yayın hayatına başladığını, o tarihten bu yana kapatmalarla, baskılarla geçen bir yayıncılık yaptığını belirten Fincancı, katledilen Özgür Gündem gazetesi muhabir ve yöneticilerinin isimlerini saydı.

    17 yıl aradan sonra Özgür Gündem’in 2012’de yeniden yayın hayatına başladığını hatırlatan Fincancı, “Bu süreci ne kadar önemli bulduğumuzu, düşünce özgürlüğünü ne kadar önemli bulduğumuzu 100 insan bir araya gelerek gösteriyoruz” dedi.

    “AKLIMIZI SORUMLUCA KULLANMAMIZ LAZIM”

    Fincancı, “Sadece aklımızı kullanmamız yetmez, bu aklımızı sorumluca kullanmamız lazım. Devleti eleştirmeliyiz. Eleştiremiyorsa sorumlu yurttaş olamayız. Bir insan hakları savunucusu olarak sorumlu yurttaş görevimi yaptım. Suçlamaları kabul etmiyorum” diye belirtti.

    Ardından Avukat Tora Pekin, ifade özgürlüğünü konu alan bir davanın Anayasa Mahkemesi’nde karara çıkmak üzere olduğunu ifade ederek, AYM’nin vereceği kararın beklenilmesini istedi.

    MAHKEME BAŞKANI: BEKLEMEMİZE GEREK YOK

    Mahkeme başkanı taleplere karşı “Mahkumiyete bir koşullanma hissediyoruz. Biz yargı reformunu ve AYM’nin kararını beklemeksizin yargılamaya devam edelim. Beklememize gerek yok. Biz hakimiz. Bizim de kendimize göre bir irademiz var. Yargı reformuna gerek yok, AYM kararını beklemeye de gerek yok, bireysel başvuruyu beklemeye de gerek yok. Son kez süre verdiğimizi belirtmiştik. Biz de ona göre kararımızı verelim” ifadesini kullandı. Pekin savunmasını sonlandırarak, eski beyanlarını tekrar ettiğini ifade etti.

    AYŞE ÇELİK KARARINI HATIRLATTI

    Ardından Avukat Fikret İlkiz söz aldı. İlkiz, Anayasa Mahkemesi’nin Ayşe Çelik kararını hatırlatarak, verilecek kararda söz konusu kararın dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.  Ardından konuşan Avukat Özcan Kılıç, “Hakikat ve gerçekten kopmamanız gerekiyor. Yargı paketinin çıkacağına dair hükümet tarafından somut açıklamalar var. Bunların beklenilmesi gerekiyor” dedi.

    DURUŞMAYI BİTİRMEDEN ‘NİHAİ KARAR’ VERDİĞİNİ AÇIKLADI

    Avukat Meriç Eyüboğlu, süre verilmemesinin savunma hakkının ihlali olacağını ifade ettiği sırada mahkeme başkanı, “Bireysel başvuru sonucu beklemeksizin, bu konuda nihai bir karar verdiğimizi belirttik” dedi.

    “HER GÜNÜMÜZ ÇAĞLAYAN TESİSLERİNDE GEÇİYOR”

    Son sözü sorulan Fincancı, “Öncelikle bunların bu ülke için bir yük olduğunu söylemenize sevindim. Her günümüz Çağlayan tesislerinde geçiyor. Bir hekim olarak çok sağlıksız bir buluyorum. Ben zaten beraat kararı ifadesini de doğru bulmuyorum. İşlemediğimiz bir suçu insan hakları mücadelemize bir engel olarak görüyorum. Bu yargılamayı bir zaman kaybı olarak görüyorum. Ben suçsuzun. Burada bir suç tanımlanacaksa ifade özgürlüğünü engellemenin bir suç olduğunu bir kez daha söylemek isterim” diye konuştu.

    Verdiği kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, suç koşulu oluşmadığını belirterek, tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. (HABER MERKEZİ)

  • İfade Özgürlüğü Grubu’ndan Özgür Gündem için ortak açıklama

    İfade Özgürlüğü Grubu’ndan Özgür Gündem için ortak açıklama

    Aralarında uluslararası gazeteci örgütlerinin de olduğu 26 kurum Özgür Gündem davasında yargılananlar için beraat çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu dava asla cezai kovuşturmaya konu olmaması gereken mesleki bir dayanışmadan doğan hareket sonucu başlamıştır” denildi.

    Aralarında IFJ, IPI, Uluslararası PEN, Norveç Almanya İsveç PEN, Article 19, CPJ, ECPMF, CRNI, AEJ’nin de olduğu 26 basın ve ifade özgürlüğü örgütü, Özgür Gündem nöbetçi genel yayın yönetmenleri davasında hapisle yargılanan Fincancı, Nesin ve Önderoğlu için “beraat” istedi.

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı ve Evrensel Yazarı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Gazeteci-Yazar Ahmet Nesin’in yargılandığı davaya ilişkin 26 basın ve ifade özgürlüğü örgütünün imzasıyla yayımlanan metinde, “İmzacı gruplar olarak ayrıca Türkiye’de otokratik bir girişim altında muhalif tüm sesleri susturmak, bağımsız gazeteciliği engellemek adına gazetecilere karşı devam eden tüm tutuklama ve yargılamaları şiddetle kınıyor. Üç yıla yakın süren bu davada yargılanan Önderoğlu, Korur Fincancı ve Nesin’e tüm dayanışma ve desteğimizi gönderiyor, Türk hükümetinden gazeteci, akademisyen ve yazarlara karşı yürütülen bu baskı iklimini sonlandırmasını talep ediyoruz” denildi.

    “TÜRKİYE GAZETECİLERİN HAKLARINI İHLAL ETMEYE SON VERMELİ”

    Yayımlanan ortak açıklamaya ilişkin konuşan IPI Türkiye Savunuculuk Koordinatörü Caroline Stockford “Bu dava asla cezai kovuşturmaya konu olmaması gereken mesleki bir dayanışmadan doğan hareket sonucu başlamıştır. Türkiye, halkın haber alma ve haber yayma hakkı için çalışan gazetecilerin haklarını ihlal etmeye bir son vermeli” çağrısı yaptı.

    ARTICLE 19 Avrupa ve Orta Asya Koordinatörü Sarah Clarke ise şu ifadeleri kullandı:

    “Yetkililer, önde gelen insan hakları savunucularını hedef alarak, Türkiye’de sivil toplumdan geriye kalan ne varsa yok etmeye çalışıyorlar. Ancak başaramayacaklar. Meslektaşlarımızı yalnız bırakmıyoruz ve bitmek bilmeyen bu yargısal tacize bir son verilmesini talep ediyoruz.”

    Özgür Gündem, uzun yıllardır hedefte. Bugün pek çok dava ile yüz yüze kalan gazete son olarak ise İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla kapatıldı. Geçen ay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’nin Gazetenin Sahibi Ali Gürbüz’e yönelik 2004-2005 yılları arasında açtığı sistematik davalarla ifade özgürlüğü ihlali yaptığına hükmetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özgür Gündem davası 27 Şubat’a ertelendi

    Özgür Gündem davası 27 Şubat’a ertelendi

    Bugün görülen Özgür Gündem ile dayanışma davasında Ahmet Nesin hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. Esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyayı savcıya gönderen mahkeme heyeti duruşmayı 27 Şubat’a erteledi. 

    Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldıkları için yargılanan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, yazar Ahmet Nesin ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın yargılandığı davanın 8’inci duruşması İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Önderoğlu, Fincancı ve avukatları hazır bulundu.

    Duruşmayı RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire, RSF Almanya Temsilcisi Christian Mihr, RSF Avrupa Direktörü Johann Bihr ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Oya Ersoy, 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu’un aralarında bulunduğu çok sayıda kişi izledi.

    Yurt dışında bulunan Yazar Ahmet Nesin duruşmaya katılmazken, istinabe yoluyla ifadesinin alındığı görüldü. Nesin, alınan ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini dile getirerek, 11 gün İstanbul’da dava kapsamında cezaevinde kaldığını belirtti.

    Önderoğlu ile Fincancı, eski beyanlarına ekleyecekleri bir hususun olmadığını dile getirdi. İddia makamı da dosyadaki eksik hususların giderilmesini istemesi üzerine mahkeme heyeti, Nesin hakkında çıkarılan yakalama kararını, ifadesinin alınmış olmasını gerekçe göstererek kaldırdı. Esas hakkında mütalaasını hazırlamak için dosyayı savcıya gönderen heyet duruşmayı, 27 Şubat gününe erteledi.