Etiket: ahmet paket

  • İsrail’e silah taşıyan gemi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    İsrail’e silah taşıyan gemi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- İsrail’e savaş mühimmatı taşıyan geminin Mersin Limanı’na gelmesini protesto eden Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, “Nexoe Maersk isimli gemi, emperyalist ABD’nin savaş stratejisinin ve Siyonist İsrail’in katliam politikalarının bir parçasıdır. Mersin Limanı savaşın değil, barışın limanı olmalıdır” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Amerika’dan İsrail’e giden, F-35 parçaları ve savaş mühimmatı taşıyan Nexoe Maersk isimli geminin Mersin Liman’ına gelmesini protesto etti. Mersin International Port (MIP) kapısı önünde yapılan basın açıklamasında “Bizim denizler soykırıma izin vermeyecek, Filistin’deki soykırımı durdurun” yazılı pankart açıldı ve sık sık “Katil İsrail Mersin’den defol”, “Denizden nehire özgür Filistin” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını Platform Dönem Sözcüsü BES Şube Başkanı Kemal Göçmen okudu.

    “TÜRKİYE SİLAH TAŞIMACILIĞININ DURAĞI HALİNE GELMİŞ”

    Kemal Göçmen, geminin taşıdığı silahların Filistin halkını katleden silahlar olduğunu belirterek, “Bugün Mersin Limanı’na yanaşması beklenen Nexoe Maersk isimli gemi, emperyalist ABD’nin savaş stratejisinin ve Siyonist İsrail’in katliam politikalarının bir parçası olarak ülkemiz limanlarını kullanacağı haberini öğrendik. Bu geminin taşıdığı F-35 parçaları, Filistin halkına karşı yürütülen saldırıların bir parçası olduğunu biliyoruz. Geminin Haifa Limanı’ndan Mersin’e boş dönmesi, bu silahların teslim edildiğini ve Türkiye’nin bu taşımacılıkta lojistik bir ara durak haline getirildiğini gösteriyor” dedi.

    “Türkiye limanları, halkların katledildiği savaşların sevkiyat noktası olamaz, olmamalı! Mersin Limanı savaşın değil, barışın limanı olmalıdır” diyen Göçmen, tüm kamuoyunu bu sevkiyatın durdurulması için ses çıkarmaya çağırdı.

    “İSRAİL’LE TÜM ANLAŞMALARA SON VERİLSİN”

    DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Bu soykırım gemisi sadece 7 Ekim 2023’ten ekim 2024’e kadar 2 bin 500 kez soykırıma mühimmat taşımış durumda. Soykırım gemisinin taşıdığı silah, taşıdığı ölüm ortada. Saray rejimine sesleniyoruz; bize hamasi nutuklar çekmekten vazgeçin. Eğer bu söylemde samimiyseniz İsrail ile bütün anlaşmalara son verin. İş birliğinizi gizli anlaşmalarla bizlere yediremeyeceksiniz” sözlerini kullandı.

    EMEP İl Başkanı Sedat Başkavak, 2024’ün Kasım ayında Mersin Limanı’ndan İsrail’e savaş mühimmatları gönderildiğini hatırlatarak, “Aynı dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail’e terör devleti diyordu. Terör devleti dediği bir ülkeye silah taşıyan gönderen bir siyasi iktidarın Filistin halkının yanında olması mümkün müdür? AKP iktidarı ve onun gibiler emperyalizme secde ediyor” diye konuştu.

    TİP İl Başkanı Ahmet Paket, silah parçaları taşıyan gemiye ambargo uygulanması gerektiğini ifade etti.

    Son olarak Devrimci Parti İl Yöneticisi İsmet Akdağ, “AKP ilk iktidara geldiğinde Irak’a savaş mühimmatlarının limandan gönderilmesine Meclis’te onay çıkmamıştı. Bu liman özelleştirildikten sonra silahların, savaş mühimmatlarının bu limanlardan çok rahat bir şekilde taşındığını görüyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’den Suriye’deki katliama tepki: Katliamcı politikalara derhal son verilmeli- VİDEO

    Mersin’den Suriye’deki katliama tepki: Katliamcı politikalara derhal son verilmeli- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevilere yönelik yapılan katliamlara Mersin’den ses yükselten Emek ve Demokrasi Platformu, bu katliamların bir an önce durdurulması çağrısı yaparak, “Suriye’yi ve bölgeyi çatışmalara sürükleyen, etnik ayrımları derinleştiren, katliamlara yol açan, sivil halkı tehdit eden katliamcı ve tehditkâr politikalara derhal son verilmelidir” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, HTŞ’nin Suriye’de Alevilere dönük yaptığı katliam ve işkencelere ilişkin Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya başta Alevi örgütleri olmak üzere siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda demokratik kitle örgütü katıldı.

    “Suriye’de yaşanan insanlık dışı katliamları lanetliyoruz” yazılı pankartın açıldığı eylemde sık sık “Katil HTŞ işbirlikçi AKP”, “Susma haykır katliama hayır”, “Kurtuluş yok tek başına, ye hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. Katliamda yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    “AMAÇ MEZHEPSEL YAPIYI DEĞİŞTİRMEK”

    Basın açıklamasını okuyan Mersin Emek Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Kemal Göçmen, HTŞ ve ona bağlı radikal grupların Suriye’de etnik, mezhepsel yapıyı değiştirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu nedenle yıllardır Alevilere, Hristiyanlara, Ezidilere, farklı kimlik ve inançlardan insanlara yönelik katliam politikalarını yürütüldüğünü söyleyen Göçmen, “Cihatçı çeteler farklı inanç gruplarına zorla din değiştirme, köleleştirme, infaz, kadınlara yönelik sistematik şiddet ve sürgün gibi insanlık suçları işlemekteler. Bu suçların en bilinen örnekleri, geçmişte İdlib ve çevresindeki Alevi köylerine yapılan saldırılar, Ezidi kadınların köleleştirilmesi ve Hristiyan nüfusun zorla yerlerinden edinmesi olmuştur. Son bir haftada yoğunlaşan yeni saldırılar HTŞ ve bağlı grupların cihat çağrıları eşliğinde katliamlarını sürdürmekte kararlı olduklarını göstermektedir” diye konuştu.

    “SOMUT ADIMLAR ATILMALI”

    Saldırılar karşısında uluslararası toplumun sessiz kalmasını eleştiren Göçmen, “Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlar, Suriye’deki azınlıklara yönelik bu zulmü durdurmak için acilen harekete geçmelidir. HTŞ’nin işlediği savaş suçları ve insan hakları ihlalleri uluslararası platformlarda gündeme getirilmeli, sorumlular hesap vermelidir. Son günlerde yaşanan ve sayıları on binleri bulan insanların öldürülmesine Bu insanlık dışı drama vahşete katliama artık bir son verilmesini ve bunun için tüm dünya ülkelerinin ve ülkemizin somut adımlar atmasını ısrarla talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    AKP’YE ORTAK ÇAĞRI: KATLİAMI DURDURUN!

    Açıklamanın ardından birçok kurum temsilcisi Suriye’de yaşananlara dair konuşmalar yaptı.

    EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, AKP hükümetine seslenerek, “Suriye’de kadınları kaçırıp tecavüz eden, Alevi olduğu için insanlara zulmeden HTŞ’ye desteklerinizi geri çekin” dedi.

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, katliamı kınayarak, katliamın durdurulması için ulusal ve uluslararası güçlere çağrı yaptı.

    HTŞ’nin terör örgütü olduğunu söyleyen Türkiye İşçi Partisi İl Başkanı Ahmet Paket, “Biz HTŞ’yi IŞİD’den, El Kaide’den tanıyoruz. Terörist bir örgüttür HTŞ. Türkiye Cumhuriyeti hala HTŞ’ye arka çıkmaya devam ediyor. Ülkemizin hükümetini de bölgedeki diğer devletleri de uyarıyoruz; teröristten devlet olmaz. Onları desteklemekten vazgeçsinler” şeklinde konuştu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK Üyesi Hakkı Demir, yaşanan katliamlara sessiz kalınmasının yeni saldırılara zemin hazırlamada payı olduğunu dile getirdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Eş Başkanı Hüsniye Çelik, HTŞ’nin varlığını tanıyan emperyal güçlerin tüm bu katliamlarda rolü olduğuna dikkat çekerek, “Başta Aleviler olmak üzere diğer kesimlere karşı yapılan katliamlara sessiz kalmayacağız. Bu zulüm karşısında hep beraber sesimizi yükseltememiz gerek” dedi.

    CHP’li Aytuğ Atıcı, Suriye’de yaşananların bir soykırım olduğunu vurgulayarak, “Arap Alevi kesimine karşı saldırılar adım adım ilerledi. Biz soykırımın ayak sesleri duyuluyor dedikçe bunlar münferit olaylardır denildi. Bugün gelinen nokta ise belli. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu soykırımı durdurmak için bir an önce harekete geçmeli” diye kaydetti.

    SOL Parti’den Çağdaş Oğul Arı ise şunları söyledi:

    “Kıravat takmış katilleri, terörstleri Türkiye Cumhuriyeti devleti saraylarda kırmızı halılarla karşıladı. MİT Başkanı İbrahim Kalın’la beraber Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan, bu teröristlerle Suriye’de cirit attı. Bu bile laikliği ne kadar savunmamız ve iktidardaki cihatçı katil sürülerinin ortaklarını devirmemiz gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Suriye’yi kan gölüne çevirenlere karşı sesimizi yükseltmek zorundayız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’den açıklama: Ortadoğu halklarının yanındayız-VİDEO

    Mersin’den açıklama: Ortadoğu halklarının yanındayız-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların durdurulması talebiyle eylem yapıldı. Açıklamada, “Suriye ve Rojava halklarının yaşam hakkına saldırıları, öncelikle Suriye’nin ve Bölge halklarının barış ve özgürlük umutlarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır. Suriye’de bu cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesiyle Alevi, Kürt, Durzi gibi farklı kültür ve inançlara mensup halktan vahşice katletmesine yönelik yazılı ve görsel basında yer alan görüntüler, katliamın boyutlarını gözler önüne sermektedir” denildi.

    DEM Parti Mersin İl Örgütü, saldırılara ilişkin il binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile Mersin Halkevleri yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AKP BESLEMESİ ÇETELERİN BU SALDIRILARININ KARŞISINDA OLACAĞIZ”

    Açıklamayı yapan TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarla Suriye krizinin daha da derinleştiğini belirtti. Paket, şu ifadelere yer verdi:

    “13 yıldır süren Suriye iç savaşında farklı ülkelerden gelen bu cihatçı çeteler, Alevileri, Kürtleri, Şiileri, kendilerine biat etmeyen Sünnileri katletmiştir. Yağmayı, tecavüzü kendine hak gören bu cihatçı anlayış kadınları, kız çocuklarını köle pazarlarında satmış, katletmiştir. Şam yönetimini ele geçiren El Kaide uzantısı HTŞ ve onun ortağı olan DAIŞ uzantısı Suriye Milli Ordusu, Suriye ve Rojava halklarının yaşam hakkına saldırıları, öncelikle Suriye’nin ve Bölge halklarının barış ve özgürlük umutlarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır. Suriye’de bu cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesiyle Alevi, Kürt, Durzi gibi farklı kültür ve inançlara mensup halktan vahşice katletmesine yönelik yazılı ve görsel basında yer alan görüntüler, katliamın boyutlarını gözler önüne sermektedir.

    “ROJAVA’YA YÖNELİK SALDIRILAR, SURİYE KRİZİNİ DERİNLEŞTİRMEKTE”

    Rojava’ya yönelik sürekli devam eden saldırılar, Suriye krizini daha da derinleştirmektedir. 27 Kasım’dan itibaren yoğunlaşan bu saldırılar, Rojava’nın demokratik yaşam modelini, ulus- devlet kodlarına karşı gelişen enternasyonalist mücadele ruhunu ve kadın devrimini hedef almaktadır. Bugün SMO’nun Rojava’da yaptığı zulüm DAIŞ’in önceki yıllardaki katliamlarını hatırlatmaktadır. Kadınlar, çocuklar kaçırılmakta, insan onuruna bağdaşmayan bir biçimde katledilmektedir. AKP beslemesi çetelerin bu saldırılarının karşısında olacağız. Rojava’nın hedef alınması, sadece Kürt halkının değil, tüm Suriye halklarının geleceğini tehdit etmektedir. Rojava’da inşa edilen yeni yaşam modeli, Ortadoğu’da yaşanan krizlere karşı önemli bir çözüm adresidir. Bu nedenle, bu saldırılara karşı bugün her zamankinden daha güçlü bir dayanışma ve savunma ihtiyacı vardır. Bizler, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Halkevleri olarak bu saldırılar karşısında Ortadoğu halklarının yanında olduğumuzu ve Rojava’ya yönelik her türlü saldırının halkların demokrasi ve özgürlük taleplerine vurulan bir darbe olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.”

    “CİHATÇI ANLAYIŞIN HAKİM OLMADIĞI BİR COĞRAFYA İNŞA ETMEK BİR ZORUNLULUKTUR”

    Ahmet Paket açıklamada, “Suriye’nin demokratik ve eşit biçimde yeniden inşa edilmesi için her türlü diyalog ve barış politikaları hayata geçirilmelidir. Bu politikaların hayat bulması için emperyalist müdahalelerin ve cihatçı anlayışın hakim olmadığı bir coğrafya inşa etmek bir zorunluluktur. Demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşa edilmesinin başat koşulun bu olduğunu belirtiyoruz. Çetelere ve emperyalist güçlere karşı vereceği her türlü mücadele gerçek eşitlik ve özgürlüğe Türkiye halkları da dahil olmak üzere tüm Ortadoğu’nun egemen güçler karşısında cihatçı giden yolu açacaktır” dedi.

    GÖZALTILAR PROTESTO EDİLDİ

    Basın açıklamasının ardından DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, Mersin’de bu sabah aralarında DEM Parti İl Eşbaşkanı Reşat Aşan’ın da bulunduğu 6 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin konuştu. Bedriye Kuş, “Tek bir adım geri atılmayacaktır. Mücadelemiz onurlu bir mücadeledir, örgütlü bir mücadeledir. Bizler demokrasi için, barış için mücadelemizi her geçen gün büyütüyoruz, büyütmeye de devam edeceğiz. İktidara buradan çağrımızdır; bu gözaltılar siyasi soykırım operasyonlarıdır. Bu operasyonların hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Tamamen keyfi uygulamalarla gözaltına aldığınız tüm arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın” dedi.

    Açıklama, sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Mersin’de hukukçular, Kuran kursu inşaatındaki iş cinayetinin aydınlatılmasını talep etti- VİDEO

    Mersin’de hukukçular, Kuran kursu inşaatındaki iş cinayetinin aydınlatılmasını talep etti- VİDEO

    PİRHAMersin’de Nur Pınarı Vakfı’na ait Kuran kursu inşaatında çalışan işçilerin kaldıkları evde çıkan yangında iki kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin hukukçular basın açıklaması yaptı. Hukukçular bunun bir iş cinayeti olduğunu belirterek, “Bu iş cinayeti hakkında neden etkili bir soruşturma yürütülmediğini, olayın cemaat bağlantısının neden araştırılmak istenmediğini, şüphelinin Nur Pınarı cemaati ile bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi’nde inşaat işçilerinin kaldığı evde meydana gelen yangında iki kişinin yaşamını yitirmesi, dört kişinin de yaralanmasına ilişkin Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Mersin Şubeleri, ölen işçilerin avukatı ve yakınları Mersin Adliyesi’nde basın açıklaması yaptı.

    “İş cinayetleri aklanamaz” yazılı pankartın açıldığı eylemde basın açıklamasını Adalet İçin Hukukçular’dan Ahmet Paket okudu.

    “TALEPLER YERİNE GETİRİLMEDİ”

    Ahmet Paket, olay sebebiyle başlatılan soruşturmada günler boyunca bir kişinin dahi dosyaya şüpheli olarak eklenmediğini, kolluk tarafından gerekli araştırma yapılmadan tahkikatın tamamlandığına dair fezleke düzenlendiğini, şüpheli olarak ifadesi alınması gereken şahısların öncelikle bilgi sahibi sıfatıyla ifadesinin alındığını belirtti.

    Araştırmaya dayanan yoğun ısrar sonucunda bir şahsın şüpheli sıfatıyla dosyaya eklendiğini söyleyen Paket, “İşçilerin can verdiği gecekondunun sahiplerinden iki kişi dosyaya şüpheli olarak kaydedilmiştir. Müştekilerce yapılan çevre araştırmasında inşaatın Nur Pınarı Vakfı adına inşaat ruhsatı bulunmadan yapıldığı, bu vakfın bir cemaat örgütlenmesi olduğu, şüphelilerden birinin bu cemaatin örgütlenmesinde söz sahibi olduğu anlaşılmış, ancak şüpheli bu hususta sorgulanmamıştır. Müştekiler tarafından sunulan dilekçeler ve yapılan görüşmelerde durum savcılığa anlatılmış ve inşaat sahibi ile cemaat hususunun ısrarla araştırılması, konu hakkında bilgi sahibi olan yerli tanıkların dinlenmesi talep edilmişse de talepler yerine getirilmemiştir” dedi.

    “CEMAAT BAĞLANTILARI ORTAYA ÇIKARILSIN”

    İşçilerin ölümünde ihmaller zinciri olduğunu ve göz göre göre ölüme gidildiğini ifade eden Paket, şunları söyledi:

    “Gecekondunun uzun zamandır, özellikle kış aylarında kullanılmayan eski bir ev olduğunu, elektrik tesisatının iki ısıtıcının aynı anda çalıştırılmasını dahi karşılayamayacak yetersizlikte olduğunu göstermektedir. Bu suretle elbette ki olası kastla işlenen bir iş cinayetidir.

    Fethullah Gülen Cemaatinin ne şekilde bir terör örgütüne dönüştüğünü hatırlatmak isteriz. Olası kastla işlenen bu iş cinayeti hakkında neden etkili bir soruşturma yürütülmediğini, olayın cemaat bağlantısının neden araştırılmak istenmediğini, cemaat bağlantılı şüphelinin korunmaya mı çalışıldığını merak etmekte; etkili soruşturma yürütülmesini, inşaatın bulunduğu parselin kim/kimler adına kayıtlı olduğunun, inşaatın kime ait olduğunun, Nur Pınarı Vakfı ve Cemaatinin varlığının, şüphelinin Nur Pınarı Cemaati ile bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep etmekteyiz.”

    “BAŞSAVCILIK TALEPLERİMİZİ DİKKATE ALSIN”

    Yangında yaşamını yitiren Abdullah Reşitoğlu’nun akrabası olan ve dosyanın avukatı olan  Mervan Reşitoğlu, yaşananların bir iş cinayeti olduğuna vurgu yaparak, “Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğumuz taleplerin neredeyse hiçbiri yerine getirilmemiştir. Bu iş cinayetine karışan faillerin hepsi bulunsun, cemaatin kurumsal kimliği ortaya çıkarılsın, cemaat yetkilileri adalet önünde adil bir şekilde yargılansın istiyoruz. Türkiye’de iş cinayetleri bir şekilde aklanmaya çalışılıyor. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı bu dosyaya basit bir dosyaymış gibi yaklaşmamalı. Bu olayda ihmali olanların, faillerin aklanmadan adalet önünde yargılanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

    İLGİLİ HABER:

    -Cemaatin evinde yanarak ölen işçilerin avukatı: İşveren önlem almadan işçileri çalıştırmış

  • Mersin’de DEM Parti’den çağrı: AKP, Suriye’deki çetelere destek vermekten vazgeçmeli- VİDEO

    Mersin’de DEM Parti’den çağrı: AKP, Suriye’deki çetelere destek vermekten vazgeçmeli- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, Suriye’de cihatçı grupların saldırılarına tepki göstererek, “İktidarın desteklediği bu saldırılar halkların birlikte barış içinde yaşama iradesini yok etmeyi amaçlamaktadır. AKP bu çetelere destek vermekten vazgeçmeli” dedi.

    Suriye’de ordu ile Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki cihatçı grupların çatışmaları 27 Kasım’dan bu yana devam ediyor. Saldırılara ilişkin Mersin’de DEM Parti İl Örgütü basın açıklaması yaptı. İl binasından Özgür Çocuk Parkı’na yürümek isteyen kitleye polis barikat kurdu. O sırada bir polisin yaşlı bir adamı itmesi sonucu gerginlik çıktı. Peyder pey yürümeyi kabul etmeyen parti yöneticileri, il binası önünde basın açıklamasını yaptı.

    Açıklamaya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve Barış Anneleri de katıldı.

    İKTİDARA ÇAĞRI

    Açıklamadan önce konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, iktidara çağrı yaparak “Eğer bir yandan barış deyip diğer yandan da kafa kesen, katliam yapan, halkları ayrıştıran çetelere yatırım yapıyorsanız samimi değilsiniz. Bunun bedelini halklar ödemek zorunda değil” dedi.

    Basın açıklamasını okuyan İl Eş Başkanı Bedriye Kuş ise Ortadoğu’daki çatışmaların Suriye’ye sıçramasıyla birlikte Şehba, Tel Rıfat ve Halep’te halkların ciddi bir tehdit altında olduğuna işaret etti. Buradaki silahlı grupların IŞİD’in yöntemlerini sürdürerek Kürtler, Araplar, Süryaniler ve Suriye’deki bütün halklara karşı katliam yaptığını söyleyen Kuş, “İktidarın desteklediği bu saldırılar, Kürt halkının kazanımlarını ve halkların birlikte barış içinde yaşama iradesini yok etmeyi amaçlamaktadır. AKP-MHP iktidarının Ortadoğu politikası, bölgede kaosu ve istikrarsızlığı derinleştirirken, sınır ötesindeki Kürt halkına yönelik saldırılarla Türkiye içinde barışın sağlanamayacağı açıktır” dedi.

    “SALDIRILAR İNSANLIĞI TEHDİT ETMEKTEDİR”

    Kürtler, Araplar, Süryaniler ve Nusayriler başta olmak üzere tüm halkların ve inanç gruplarının soykırım riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kuş, “Bu saldırılar, sadece Ortadoğu’da değil, dünya genelinde insanlık değerlerini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Bedriye Kuş, Ortadoğu’da barış ve halkların ortak yaşam umudunu savunmak için her kesime çağrı yaptı.

    “SAVAŞA KARŞI BARIŞI SAVUNACAĞIZ”

    Açıklamadan sonra söz alan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özbay, Ortadoğu’da savaşı körükleyen güçlerin ellerini bu topraklardan çekmesi gerektiğini vurgulayarak, “Başta Suriye olmak üzere tüm Ortadoğu’da savaşa karşı barışı savunuyoruz” dedi.

    Emek Partisi’nden Sedat Başkavak, AKP iktidarının Suriye’deki kıyımla yakından ilgisi olduğunu söyleyerek, barışa ayrılması gereken bütçenin savaşı büyüttüğünü dile getirdi.

    Son olarak konuşan TİP İl Başkanı Ahmet Paket ise emperyalizme karşı mücadele edeceklerinin altını çizerek, barışın tesisi için omuz omuza duracaklarını ifade etti.

    Açıklama, konuşmaların ardından sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de nükleere tepki: Bu akıl almaz proje derhal durdurulmalı- VİDEO

    Mersin’de nükleere tepki: Bu akıl almaz proje derhal durdurulmalı- VİDEO

    PİRHA- Akkuyu NGS’nin birinci güç ünitesi için işletmeye alma izni verilmesine tepki gösteren TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, “Rusya ve ortağı olan sarayın inatla sürdürdüğü Akkuyu NGS Projesi’nin yapımının sürdürülmesi bir akıl tutulmasıdır. Bu akıl almaz proje derhal durdurulmalı” dedi.

    Rusya tarafından Mersin’in Gülnar ilçesinde inşa edilen Akkuyu Nükleer Santrali, ilk reaktörün işletmeye alınması için Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan gerekli izinleri aldı. Konuya ilişkin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Mersin İl Örgütü, Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı.

    “Rantınıza da reaktörünüze de geçit yok” yazılı pankartın açıldığı eyleme emek ve demokrasi güçleri ile çok sayıda çevreci destek verdi.

    “TÜM AKDENİZ’İ YOK EDECEK BİR PROJE”

    Basın açıklamasını okuyan TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, nükleerin tüm Akdeniz’i yok edecek bir proje olduğunu belirterek, AKP iktidarını bu ısrarı yüzünden eleştirdi. “Bu nükleer yerli ve milli” diyerek halka yalan söylendiğine işaret eden Paket, Topraklarımızın 100 yıllığına Rusya’ya kiralanması bir yana, daha geçtiğimiz yıl yaşanılan yangınlara müdahale etmekte geciken, yılı bile dolmayan ve on binlerce yurttaşımızın hayatını yitirdiği depremlere önlem almak bir yana canlarını hiçe sayacak uygulamalara imza atan AKP iktidarının ısrarla sürdürdüğü Akkuyu NGS Projesi’nin yapımının sürdürülmesi bir akıl tutulmasıdır” dedi.

    Nükleer Santral inşaatında yaşanan iş cinayetlerine de değinen Paket, buranın bir işçi mezarlığına dönüştüğünü ve üstünün örtüldüğüne de dikkatleri çekti.

    “RUSYA’NIN TÜRKİYE’DEKİ ÜSSÜ”

    Yapımı süren nükleer ile toprakların Rusya’ya peşkeş çekildiğini dile getiren Ahmet Paket, söylenenin aksine yurttaşların daha pahalıya elektrik kullanmasına neden olacağını söyledi:

    “Öncelikle bu santralin sahibi yüzde 100 Rusya olacak. Yapım maliyeti ise 22 milyar dolar. 15 yılda Rusya’ya ödenecek toplam alım garantisi tutarı 38 milyar dolar. 60 yılda Rusya’ya ödenecek olan toplam tutar en az 284 milyar dolar. Rusya bir koyup 13 kazanacak, Türkiye kendi sınırları içerisinde yabancı bir santralden yıllarca ithalat yapmak zorunda kalacak. Bu sözleşmeyle Rusya Türkiye’de bir nevi ilk Rus askeri üssünü de kurmuş olacak. 11 kilometrelik vatan toprağı 100 yıl boyunca göz göre göre yabancı bir ülkeye verilmiş olacak.”

    NÜKLEER PROJESİNİN İPTALİ İÇİN ÇAĞRI

    En ufak bir nükleer sızıntıda tüm habitatın yok olacağını vurgulayan Paket, “Rusya ve ortağı olan sarayın inatla sürdürdüğü nükleer inşaatında reaktörler devreye sokulmadan bu akıl almaz proje durdurulsun. Reaktörler daha devreye girmeden iklim krizi nedeniyle 2 derece ısınan Akdeniz’de yapılmaması gerek bu projeden vazgeçin. Mersinliler olarak yaşamda inat ediyoruz ve nükleer projesi durdurulana kadar sokaklarda olmaya devam edeceğimizi yeniden duyuruyoruz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ MERSİN