Etiket: Ahmet Telli

  • Şair Ahmet Telli’ye ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla 10 ay hapis cezası

    Şair Ahmet Telli’ye ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla 10 ay hapis cezası

    PİRHA – Şair Ahmet Telli’nin 2017 yılında katıldığı basın açıklaması ve kendi kitabından okuduğu şiir gerekçesiyle “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılandığı davada 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Ceza ertelendi.

    Şair Ahmet Telli’nin 2017 yılında katıldığı basın açıklaması ve kendi kitabından okuduğu şiir gerekçesiyle “terör örgütü propagandası” suçundan yargılandığı davada 10 ay hapis cezası verildi.

    MLSA’dan Sibel Yükler’in haberine göre şair Ahmet Telli’nin, 2017 yılında katıldığı basın açıklamasında yaptığı konuşma ve “Dövüşen Anlatsın” kitabından okuduğu şiir gerekçesiyle yargılandığı davanın üçüncü duruşması bugün Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmayı, Bilim Sanat Edebiyat Derneği ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi ile yurtdışından ve Türkiye’den 50’den fazla hak savunucusu takip etti.

    Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, söz konusu konuşma ve şiirin “terör örgütü propagandası” olduğunu iddia ederek Telli’nin 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti.

    “MAKSADIM ŞİİR OKUMAKTI”

    Mütalaaya karşı savunma yapan Telli, basın açıklamasına aydın sorumluluğuyla katıldığını söyleyerek, “Maksadım şiir okumaktı. Artık 26. basıma ulaşan Dövüşen Anlatsın kitabımdaki şiir ‘terör örgütü propagandası’ yaptığım iddia ediliyor. Bir aydın olarak toplumsal meselelerde daha önce de bulundum, bu benim görevim” dedi. Suçlamayı reddeden Telli, beraatini talep etti.

    Avukat Umut Vedat Acar ise 2017 yılındaki açıklamaya katılan 75 kişi hakkında ayrı ayrı açılan davaların hiçbirinde ceza verilmediğini hatırlatarak, “Mahkeme heyetleri fezlekenin iddianameye, iddianamelerin mütalaaya dönüştüğünü ve ortada suça ilişkin herhangi bir delil olmadığını görüyor. Hiçbir mahkeme bu açıklamayı ‘terör örgütü propagandası’ suçundan cezalandırmadı” diyerek, beraat kararı verilmesini talep etti.

    Kararını açıklayan mahkeme, Telli’nin üzerine atılı suçu işlediğini belirterek “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, cezanın ertelenmesine karar verdi.

    NE OLMUŞTU: ‘HALKLARIN KARDEŞLİĞİ’ DEMEK ‘ŞİDDETİ ÖVMEK’

    Duruşma savcısı, Telli’nin açıklamada yaptığı, “Dostlar, dostlar biz aylarca, yıllarca bu sokakları, bu caddeleri ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ diye inlettik. Halkların kardeşliğinin nasıl gerçekleşeceğini bize Ulaş Bayraktaroğlu gösterdi. Demek ki dövüşe dövüşe kazanılacak bu kardeşlik” konuşması ile “Dövüşen Anlatsın” kitabından okuduğu şiirle “terör örgütü propagandası” yaptığını iddia etmişti.

    Davaya, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ulaş Bayraktaroğlu’nun Suriye’de öldürülmesinin ardından 11 Mayıs 2017 tarihinde Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde yapılan basın açıklaması gerekçe gösterilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kızıldere Katliamı’nın 50. yılında Mahir Çayan ve yoldaşları anıldı

    Kızıldere Katliamı’nın 50. yılında Mahir Çayan ve yoldaşları anıldı

    Mahir Çayan ve 9 yoldaşı Kızıldere Katliamı’nın 50. yılında mezarları başında anıldı. Ankara’daki anmada konuşan şair Ahmet Telli, “Kızıldere Katliamı; dayanışmanın, direnişin, yoldaşı için ölümü göze alma girişiminin sonucudur” dedi.

    Ankara’daki emek ve demokrasi güçleri, 30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde katledilen THKP-C lideri Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak için Karşıyaka Mezarlığı’nda bir araya geldi. Çayan’ın mezarına yürüyen kitle mezarlığa karanfiller bıraktı.

    Anmada; Halkların Demokratik Partisi (HDP), 68’liler Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Halkevleri, Dostluk Kültür Derneği (DKD), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Kaldıraç, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Öğrenci Kolektifleri, Yeşil Sol Gelecek (YSG), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP). Emekçi Hareket Partisi (EHP), Öğrenci İnisiyatifi ve Samsun Devrimci 78liler yer aldı.

    Ortak açıklamayı Devrimci 78’liler Federasyonu Genel Başkanı Şair Ahmet Telli okudu.

    Yarım asır sonra bir kez daha anıtsal yoldaşlarının hatırası önünde olduklarını söyleyen Telli, “Egemen sınıfın en azgın aygıtlarının hunharca saldırılarına asla boyun eğmemiş olan 68 kuşağının unutulmaz kahramanlarının yanı başındayız. Onları özlemle, saygıyla anmaktayız. Mahir Çayan ve yoldaşlarının katledilmesiyle tarihin bu sayfasının kapandığını sananlar yanılıyorlar. Evren yanıldı, Özal yanıldı, Demirel en başta yanıldı, elbette bugünün egemenleri büsbütün yanıldılar” dedi.

    “KIZILDERE KATLİAMI DAYANIŞMANIN, DİRENİŞİN, YOLDAŞI İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALMA GİRİŞİMİNİN SONUCUDUR”

    Telli, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

    “Kaybettiklerimizin yasını tutmak geleneğimizdir; onların yaşayan bizlere nasıl bir ukde bıraktıklarını hatırlamak, onları asla unutmamak bizi var eden olguların asıl mayasıdır.

    Unutmayalım ki Kızıldere Katliamı; dayanışmanın, direnişin, yoldaşı için ölümü göze alma girişiminin sonucudur. Tarihte benzerine az rastlanan örneğidir. Bunu asla unutmayalım. Bu gözüpekliği, bu duyguyu hayatımıza çağırabildiğimiz ölçüde dayanışma ve mücadele kültürümüz kökleşecektir. Ama eksiklerimizi ve yanlışlarımızı, alacakaranlıkta kimi zaman kör dövüşüne dönüşen yönelimlerimizi de bilince çıkarmaya devam edeceğiz.”

    Kızıldere’de katledilen THKO önderlerinden Cihan Alptekin ise Rize’nin Ardeşen ilçesine bağlı Yeniyol (Oce) köyünde bulunan mezarı başında anıldı. Ailesi tarafından organize edilen anma törenine Halkevleri, Sol Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), 68’liler Vakfı, Devrimci Gençlik, Cumhuriyet Halk Partisi ve Emek Partisi üyeleri katıldı.

    “50 YIL ÖNCE AÇILAN O YOL BİZİ AYDINLATIYOR”

    Anmada konuşma yapan Halkevleri Artvin Şube Başkanı Uğur Karakuş, “Bugün Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak için bir araya geldik. Onları anmak sadece tarihsel anı, olayı anmak değildir. Onların bize bıraktığı tarihsel direnişi ve bugünün devrimciliğini tartışmak ve gereğini yerine getirmektir. Onlar devrimci dayanışmanın en güzel örneğini gösterdiler. Bugün ekoloji, kent ve hak mücadelesinde bir yolumuz varsa bu onların açtığı yoldur. 50 yıl önce açılan o yol bizi aydınlatıyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘PİRHA doğru habere erişebildiğimiz birkaç kaynaktan birisidir, susturulamaz’ -VİDEO

    ‘PİRHA doğru habere erişebildiğimiz birkaç kaynaktan birisidir, susturulamaz’ -VİDEO

    PİRHA- PİRHA’ya Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirilmesine tepki gösteren Şair Yazar Ahmet Telli, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Akademisyen Çağlar Deniz ve Yazar Mesut Özcan, “PİRHA doğru habere erişebildiğimiz birkaç kaynaktan bir tanesiydi. Aleviler PİRHA’ya uygulanan sansür yüzünden kolsuz kanatsız bırakılamaz. PİRHA ile birlikteyiz. Özgür basın susturulamaz” dediler. 

    Merkezi İstanbul’da bulunan, 2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren, Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) 9 Mart’ta Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    PİRHA’ya erişim engeli getirilmesine yönelik tepkilerini dile getiren Şair Yazar Ahmet Telli, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Akademisyen Çağlar Deniz ve Yazar Mesut Özcan, PİRHA’nın ezilenlerin ve özellikle Alevilerin sesi olduğunu söyleyerek uygulanan bu tür sansür ve baskılarla PİRHA’nın asla susturulamayacağını vurguladılar.

    “BU TÜR BASKILARA KARŞI MÜCADELE EDENLERİN YANINDA OLMAK GEREKİYOR”

    Şair Yazar Ahmet Telli, dayanışma mesajında şunları dile getirdi:

    “Özgürlüğün referansı ile yaşamak, insanlığımızı yaşamaktır. Özgürlüğü sadece kendi alanları ile sınırlayanlar aslında insanlık dışı bir eylemde bulunduklarının farkında değiller. Ne yazık ki ülkemizde uzun bir süredir devlet eliyle uygulanan baskı, terör ve sansür gittikçe mevcut hükümetçe tahkim edilmeye devam ediyor. Düşünmeyi bilen insanların bir araya gelerek örgütlenmesi gerekir. Örgütsüz bir toplumun kolayca yönetildiğini bildikleri için her alandaki örgütlenmeleri engellemeye çalışanlara karşı direnebilmek, özgürlüğü savunabilmek gerekiyor. Örneğin internet siteleri kapatılıyor. Bunun yerine yenilerini koymak gerekiyor. Tarihte Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgazların yaptığı Marko Paşa deneyimleri var. Sonradan Malum Paşa oldu. Ad değiştirerek ama mutlaka ve mutlaka örgütleyerek ve örgütlenerek mücadele etmek gerekiyor. Mücadele edenleri de yalnız bırakmamak gerekiyor.”

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ise, “Anti demokratik ülkelerde basın emekçilerinin üzerindeki baskı büyük, bunu biliyoruz. Ancak bir şeyi daha çok iyi biliyoruz, özgür basın susturulamaz” dedi.

    “PİRHA DOĞRU HABERE ERİŞEBİLDİĞİMİZ BİRKAÇ KAYNAKTAN BİR TANESİ”

    Akademisyen Çağlar Deniz de mesajında, “Ülkemizin haber alma özgürlüğünün gitgide kısıtlandığını görmek çok üzücü. PİRHA bizim bu anlamda doğru habere erişebildiğimiz birkaç kaynaktan bir tanesiydi. PİRHA’nın erişime kapatıldığını duymak, böyle bir baskıya maruz kaldığını görmek ve bu konuda çok fazla bir şey yapamamak bizleri çok üzüyor. Umarım en kısa zamanda tekrar yayın hayatına kendi ismiyle geri döner diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “PİRHA’YA UYGULANAN SANSÜR KABUL EDİLEMEZ”

    Yazar Mesut Özcan da, “PİRHA’ya uygulanan sansür kabul edilemez. Çünkü PİRHA Türkiye’de hem ezilenlerin hem de özellikle Alevilerin sesidir. Aleviler PİRHA’ya uygulanan sansür yüzünden kolsuz kanatsız bırakılamaz. PİRHA ile birlikteyiz. PİRHA kapatılamaz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Şair Ahmet Telli’nin davası bugün Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü

    Şair Ahmet Telli’nin davası bugün Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü

    PİRHA- Şair Ahmet Telli, kendisine ait olmayan Facebook hesabından “Cumhurbaşkanına hakaret” ettiği iddiasıyla hakim karşısına çıktı. Duruşma 7 Ocak 2021 tarihine ertelendi.

    Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı ve Şair Ahmet Telli hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan davanın duruşması Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Musa Piroğlu, Rıdvan Turan, Kemal Bülbül, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Devrimci 78’liler Federasyonu yöneticileriyle onlarca insan hakları savunucusu Telli’ye destek olmak için duruşmaya katıldı.

    “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan davanın duruşması kimlik tespiti ile başlarken duruşmada konuşan Telli, “Hakaret eden hesaplar bana ait değil. Benim adım kullanılarak hayran sayfası açılmış. Benim adımda çok fazla sahte hesap var. Beraatimi istiyorum” dedi.

    “İSPATI MÜMKÜN DEĞİL”

    Duruşmada söz alan Telli’nin avukatı Gülhan Tabak, “Bize göre iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi. Somut delil yok. Hangi telefondan paylaşım yapıldığı ise araştırılabilir. İsim benzerliği ve kendisine ait fotoğrafların sayfada olması ile ilgili bağlantı kurulmuş ama müvekkilimin internette onlarca fotoğrafı var. Bunun kendisine ait olduğunun ispatı mümkün değil. Müvekkilim tanınan bir şair” diye konuştu.

    “SAVCI HAYALİ İLİŞKİ KURUYOR”

    Söz konusu davanın açılmaması gerektiğini söyleyen Telli’nin avukatlarından İlyas Tanyeli ise “Cumhurbaşkanı tarafsız ve bağımsız ilkesini kaybetti artık bir partinin genel başkanı. Siyasi rakiplerine ‘illet’ diyen biri. Bu davanın açılması TCK’da 2016’da yapılan değişikliğe aykırı. Savcılık soruşturması eksik olmakla beraber, eksik soruşturma hak ihlalidir. İnternette onlarca hayran sayfası var. Müvekkilim sadece şair değil aynı zamanda yazardır. Bu denli hakaret edemeyecek eğitime aittir. Savcılık bu iddianame ile hayali bir ilişki kuruyor. Bu sayfanın bize ait olmadığını ifade etmemize rağmen dava açıldı. Derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Telli, 2017’de aktif kullandığı hesap dışında başka hesabının olmadığını, diğer hesaplarda yapılan paylaşımların dikkate alınmaması gerektiğini söylemişti” şeklinde konuştu.

    “FACEBOOK VERİ PAYLAŞMIYOR”

    Cumhurbaşkanı avukatı Hüseyin Aydın, “Erdoğan’ın devletin başı” olduğunu Anayasanın bunu değiştirmediğini belirti. Paylaşım yapan hesabın verilerinin, Telli’nin elektronik hesapları ile eşleştirilmesini talep eden Aydın, Facebook’un Türkiye ile veri paylaşmadığını belirtti. Telli ‘Ahmet Telli’ adında bir tane az kullandığı Facebook hesabı olduğunu belirtti.

    Mahkeme hakimi, “İnternetten baktım baya hesap var” dedi. Bahse konu olan paylaşımların kime ait olduğu konusunda yeterli araştırma yapılmasını ve konu ile ilgili rapor düzenlemesine karar verilerek, bir sonraki duruşma 7 Ocak 2021 saat 9.30’a erteledi.

    PİRHA/ANKARA

  • Doktor ‘Bir şey olmaz’ dedi ancak vücudunu kanser sardı-VİDEO

    Doktor ‘Bir şey olmaz’ dedi ancak vücudunu kanser sardı-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu Cihat Özdemir için doktorlar, “Bunlar herkeste olan şeyler. Bir şey olmaz” dedi fakat kanser hücreleri beyin ve böbrekleri de sardı. Skandal bununla da sınırlı kalmadı. Özdemir’in vücudundaki mevcut tümörlerin temizlenmesi için bir yıl sonrasına randevu verildi.

    Cihat Özdemir’e Ses Ol Komitesi, hasta tutuklular sorununu gündeme getirerek İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Sanatçı Mehmet Özer ve Şair Ahmet Telli de destek verdi.

    Basın açıklamasını okuyan Umut Deniz, Türkiye’de cezaevi koşullarının temel insan hakları açısından ‘katmerli bir cezalandırma sistemi’ barındırdığını söyledi.

    Umut Deniz İHD verilerine göre son 17 yılda cezaevlerinde 3500 hasta tutuklunun hayatını yitirdiğini söylerken, günümüzde 457’si ağır 1333 hasta tutuklunun olduğuna işaret etti.

    DOKTOR ‘BİR ŞEY OLMAZ’ DEDİ FAKAT VÜCUDUNU KANSER SARDI

    Deniz, 2000 yılında politik sebeplerden ötürü cezaevine konulan ve ömür boyu hapse mahkum edilen Cihat Özdemir hakkında şunları söyledi:

    “Cihat yaklaşık bir buçuk yıl önce rahatsızlıklarından dolayı hapishane doktoruna gidiyor ve doktor kendisini tiroid kanseri şüphesi ile Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk ediyor. Burada yapılan muayenede tiroid bezinde 19×11 ebatında bir nodül tespit ediliyor ve kendisi ameliyat talebi ile bu defa Yüksek İhtisas Hastanesi’ne sevk ediliyor. Bu süreçte de nodül hızla büyüyor ve 19×22 ebatlarına varıyor.

    Yüksek İhtisas’taki doktorlar, Cihat’ı ameliyat etmek yerine ‘Bunlar herkeste olan şeyler. Bir şey olmaz’ diyerek geri gönderiyorlar. Rahatsızlıkları devam eden Cihat, bu bir buçuk yıllık süreçte teşhis konulması ve tedavi edilebilmesi için mücadele ediyor ve sonunda bir ay önce yapılan muayene sonucunda kendisinde boğaza yayılmış tiroid bezi kanseri teşhisi konuyor. Ancak maalesef kanser beyine ve böbreklere de sıçramış durumda.

    KANSER HASTASINA 1 YIL SONRASI İÇİN RANDEVU!

    Bir buçuk yıl önce rahatça tedavi edilebilecek bir hastalık bugün Cihat’ın hayatını tehdit eden bir aşamaya gelmiştir. Cihat 3 Aralık günü hayati tehlikesi büyük ilk ameliyatına girdi. Tiroid bezi civar lenfler temizlendi. Bir ihtimal ses telleri büyük zarar gördü ve konuşamayacak. Vücutta bulunan diğer tümörler için Cihat’a bir yıl sonrasına randevu verilmiş. Bu insan aklıyla dalga geçmektir.

    Cihat Özdemir’in arkadaşları olarak geçmişte bu ihmalde sorumluluğu olanlar hakkında gereken hak mücadelesini elbette vereceğiz. Ancak şimdi daha yakıcı olan şey Cihat’ın tedavi sürecinin sağlıklı koşullarda ve ailesinin arkadaşlarının yanında geçirebilmesi için infazının ertelenmesi talebidir. Sizlerden bu talebimize destek olmanızı bekliyoruz.”

    PİRHA / ANKARA

  • Mehmet Ayvalıtaş adına kurulan vakıftan 30 Aralık’da dayanışma konseri

    Mehmet Ayvalıtaş adına kurulan vakıftan 30 Aralık’da dayanışma konseri

    Mehmet Ayvalıtaş-Fadime Ayvalıtaş Gençlik Ve Dayanışma Vakfı (MAFAV), vakfa katkı sağlaması için dayanışma konseri düzenleyecek. 

    Mehmet Ayvalıtaş-Fadime Ayvalıtaş ve Dayanışma Vakfı dayanışma gecesi düzenliyor. Vakfa katkı sağlamak amacıyla düzenlenen konser 30 Aralık’ta İstanbul’un Ataşehir ilçesindeki Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde saat 16.00’da başlayacak. Etkinliğe oyuncu Fuat Özmen, sanatçı Erdal Güney, şair Ahmet Telli ve oyuncu Orhan Aydın gibi isimler katılacak.

    Bu yıl kurulan MAFAV, konseri ‘Köklerimiz Gezi’de, gelecek ellerimizde!’ sloganıyla duyurdu. 20 yaşındaki Ayvalıtaş, Gezi eylemleri sırasında İstanbul E-5 otoyolunda aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmişti.

    “TÜM GEZİ DOSTLARININ GECEYE DESTEK OLMASINI BEKLİYORUZ”

    ‘Köklerimiz Gezi’de, gelecek ellerimizde!’  sloganı ile yapılan konsere Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, şöyle çağrıda bulundu:

    “Benim oğlum şehit edildiğinde çalışıyordu. Tek amca okumaktı lakin ekonomik şartlardan okuyamadı. Oğlumun ve annesinin adını yaşayarak geleceği umut olmak istiyorsanız, herkesi desteğe çağırıyoruz.”

    Vakfın kurucu üyesi Aydın Aydoğan da şunları dile getirdi:

    “Mehmet kardeşimiz, okuyamayıp çalışmak zorunda kalan emekçi bir kardeşimizdi. Bu sebepten vakfın temel ilkesi, okuyamayıp çalışmak zorunda kalan yoksul insanlara destek olabilmektir. Mehmet’in hayalinin başka gençlerin hayalinde yaşamasını istiyoruz. Vakıf ilk olarak Ataşehir Belediyesi’nin verdiği arsa üzerine bir kütüphane kurdu. Şimdi bunu büyüterek vakıf amaçlı çalışmaya başlayacak. Gezi’ye bu kadar yüklenildiği bir sırada böyle bir şeye kalkışarak aslında Gezi’nin ne kadar saf ve masum bir halk hareketi olduğunu kamuoyuna anlatmış olacağız. Birleşerek Gezi ruhunu böyle faydalı işlerde kullanacağız. Gezi’yi kendi siyasi amaçlarına kimseyi malzeme yaptırmadan, sadece toplum amaçlı farkındalık yaratacağız. Tüm Gezi dostlarının gecemize gelmesini ve destek olmasını bekliyoruz.”

  • Ülkücülerin saldırdığı Şair Ahmet Telli’ye destek: Şair, şiir ve vicdan teslim alınmaz

    Ülkücülerin saldırdığı Şair Ahmet Telli’ye destek: Şair, şiir ve vicdan teslim alınmaz

    PİRHA – Hacettepe Kitap Topluluğu’nun davetiyle gittiği Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki ‘Cumhuriyet Döneminde Edebiyat’ konulu söyleşisine saldırı düzenlenen şair Ahmet Telli’ye, şair, yazar ve sanatçılardan oluşan onlarca isimden destek açıklaması geldi.

    Kendilerini ülkücü olarak adlandırılan kalabalığın, ‘Hacettepe sana mezar olacak’ diye bağırarak etkinliğine saldırdığı şair Ahmet Telli için yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Şair Ahmet Telli, Hacettepe Üniversitesi Kitap Kulübü’nün çağrısıyla gittiği söyleşide
    Şairin “Toplumsal vicdan nedir” sorusuna “Toplumların vicdanı yoktur linç kültürleri vardır, vicdan bireyseldir” yanıtından sonra, bir grup “Size bu ülkeyi mezar edeceğiz, devlet biziz” sloganları atarak sözlü saldırıda bulunmuştur. Ahmet Telli ve söyleşiyi dinlemek için gelenleri hakaretleriyle taciz ederek etkinliği engelleyen grubun olası linç girişimi, şairin soğukkanlı davranışıyla bertaraf edilmiştir.
    Biz aşağıda imzası olanlar, “Saldırganların tavrı sözümün kanıtıydı, linç etmeye gelmişlerdi. Bu tür faşist hezeyanların bizim mücadele azmimize bir etkisi olamaz. Yine çağırsınlar, yine giderim” diyen Ahmet Telli’nin yanındayız. Şair, şiir ve vicdan teslim alınamaz.”

    A. Galip Kabasakaloğlu-Şair
    Adnan Gül-Yazar
    Ahmet Aziz Nesin- Gazeteci
    Ahmet Bozkurt-Şair
    Ahmet Can Akyol-Şair
    Akın Yanardağ-Şair
    Akif Kurtuluş-Şair
    Ali Duran Topuz- Yazar
    Altay Ömer Erdoğan-Şair
    Armağan Kargılı-Gazeteci
    Asuman Susam-Şair
    Ataol Behramoğlu-Şair
    Atilla Yüceak-Şair
    Aydemir Çimen-Yazar
    Aydın Öztürk-Şair
    Aydın Şimşek-Şair
    Ayşe Batumlu Kaya-Yazar
    Berivan Burkay Kaya-Şair
    Betül Dünder-Şair
    Binali Duman-Şair
    Burhan Gündoğan-Şair
    Burhan Sönmez-Şair
    C. Hakkı Zariç-Şair
    Can Ceylan-Şair
    Celal Başlangıç–Gazeteci
    Celal Çimen-Şair
    Celal Erciyes -Şair
    Cenk Gündoğdu-Şair
    Cezmi Ersöz-Yazar
    Coşkun Şimşekli-Şair
    Dedocan Luvi-Şair
    Deniz Bayrak-Müzisyen
    Deniz Durukan-Şair
    Devrim Tekinoğlu-Yönetmen
    Dicle Anter-Aktivist
    Emin Şir-Şair
    Emir Ali Yağan- Şair
    Eren Aysan-Şair
    Erol Özkoray-Yazar
    Fadıl Öztürk-Şair
    Faruk Balıkçı-Gazeteci
    Fehim Işık–Gazeteci
    Fergun Özelli-Şair
    Ferhat Tunç-Sanatçı
    Gülümser Çankaya-Şair
    Hakan Kuyumcu-Fotoğrafçı
    Hakan Tahmaz-Yazar
    Halide Yıldırım-Şair
    Hasan Özkılıç-Yazar
    Hasan Sağlam- Sanatçı
    Haydar Doğan-Yazar
    Haydar Egülen-Şair​
    Hayri K.Yitik-Şair
    Hıdır Işık-Şair
    Hicri İzgören-Şair
    Hidayet Karakuş-Şair
    Hülya Deniz Ünal-Şair
    Hüsam Kurt-Şair
    Hüseyin Cengiz-Yazar
    Hüseyin Şahin-Şair
    Hüseyin Yurttaş-Şair
    İkbal Kaynar-Yazar
    İlkay Akkaya-Sanatçı
    İshak Karakaş-Gazeteci
    İsmet Alıcı-Şair
    Kemal Yurtbay-Yazar
    Koray Düzgören-Gazeteci
    Lal Laleş-Şair
    Leyla Onomay-Şair
    M. Mahsun Doğan-Şair
    Mahmut Temizyürek-Şair
    Mazlum Çetinkaya-Şair
    Mehmet Çetin-Şair
    Mehmet Özer-Fotoğrafçı
    Mehtap Meral-Şair
    Mesut Aşkın-Şair
    Muharrem Akgün-Müzisyen
    Muharrem Erbey-Yazar
    Mustafa Işık-Yazar
    Mutlucan Güvendir-Şair
    Namık Kuyumcu-Şair
    Nesimi Aday-Şair
    Neslihan Yalman-Şair
    Neşe Özgen-Yazar
    Nevzat Çelik-Şair
    Nihat Behram-Şair
    Nurhan Yıldırım Obuz-Ressam
    Önder Birol-Şair
    Önder Kızılkaya-Şair
    Özgün Enver Bulut- Şair
    Pelin Batu-Şair
    Ragıp Zarakolu- Yazar
    Rahmi Emeç-Şair
    Sebahattin Umutlu-Şair
    Semih Çelenk-Şair
    Serap Erdoğan-Şair
    Sercihan Alioğlu-Heykeltıraş
    Servet Kocakaya-Sanatçı
    Sezai Sarıoğlu-Şair
    Suat Çelebi-Avukat
    Suavi-Sanatçı
    Şaban Ol-Şair
    Şenel Gökçe-Şair
    Şenol Akdağ-Sanatçı
    Şükrü Erbaş-Şair
    Tahir Şilkan-Yazar
    Tevfik Taş-Şair
    Tuğrul Keskin-Şair
    Tunay Bozyiğit-Sanatçı
    Uğur Sümer-Yazar
    Umay Umay-Sanatçı
    Umur Hozatlı- Yönetmen
    Ümit Yaşar Işıkhan-Şair
    Ünal Ersözlü-Şair
    Vecdi Erbay-Şair
    Yıldız İlhan-Yazar
    Yusuf Alper-Şair

    (HABER MERKEZİ)

  • Şair Telli: ‘Toplumların vicdanı yoktur, linç kültürleri vardır’ derken saldırı gerçekleşti

    Şair Telli: ‘Toplumların vicdanı yoktur, linç kültürleri vardır’ derken saldırı gerçekleşti

    PİRHA- Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinin çağrısı üzerine gittiği üniversitede ülkücülerin saldırısına uğrayan Şair Ahmet Telli, PİRHA’ya yaptığı açıklamada, “Tesadüfe bakın ki tam da ‘Toplumsal vicdan nedir?’ sorusu sorulmuştu o an. Ben de ‘Toplumların vicdanı yoktur, linç kültürleri vardır. Vicdan bireyseldir’ yanıtını vermiştim ki saldırı gerçekleşti” dedi. 

    Şair Ahmet Telli, Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinin çağrısı üzerine gittiği üniversitede saldırıya uğradı, ölümle tehdit edildi.

    Üniversite Kitap Kulübünde “Cumhuriyet Döneminde Edebiyat” konulu bir konuşma yapan şairin söyleşisi sürerken, kapıda biriken 30-40 kişilik bir grup salonu basmaya çalıştı.

    Tehdit ve sözlü saldırıya uğradığını söyleyen şair Ahmet Telli, PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “SALDIRGAN GRUPLARIN ORTALARINDAN GEÇİP ÜNİVERSİTEDEN ÇIKTIM” 

    Telli, saldırı anını ve sonrasında ne yaptıklarını şöyle anlattı:

    “Öğrencilerin daveti üzerine Hacettepe Üniversitesi’ne gitmiştim. Oldukça sıcak geçen bir söyleşi yapıyorduk. Sonra bir grubun kapıda toplandığını öğrendik. Bölüm başkanının ‘kapıdakileri tutamıyorum’ uyarısı üzerine, olası bir linç girişimini boşa çıkardık. Öğrenciler grubun dışarıdan geldiğini söylediler, tanıyamamışlar çünkü. Bağımsız bir sanat etkinliğinin bile saldırıya uğradığı bir sürece girmişiz. Tesadüfe bakın ki tam da ‘Toplumsal vicdan nedir?’ sorusu sorulmuştu o an. Ben de ‘Toplumların vicdanı yoktur, linç kültürleri vardır. Vicdan bireyseldir’ yanıtını vermiştim ki saldırı gerçekleşti.  Beni dinlemeye gelen gençlere saldırı olmasın diye söyleşiyi kesip, önce onların dağılmasını sağladım. Sonra da saldırıya hazırlanan gruba yöneldim, ortalarından geçip üniversiteden çıktım. Ben aralarından geçerken “Bu ülkeyi sana mezar edeceğiz. Devlet biziz” ve benzeri sloganlar atıp, küfür ettiler. Sonradan fark ettim ki arkalarında polisler de varmış.”

    Polislerin ne amaçla orada olduklarını, neden müdahale etmediklerini bilemediğini söyleyen şair Telli, “Saldırganların tavrı sözümün kanıtıydı, linç etmeye gelmişlerdi. Bu faşist hezeyanların bizim mücadele azmimize bir etkisi olamaz. Yeniden çağırsalar yine giderim” dedi.

    Ahmet Telli’ye yapılan saldırı sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında birinci sıraya çıktı. Çok sayıda sanatçı ve yazar şaire yapılanlara tepki gösterdi.

    Öte yandan kendilerini ‘Hacettepe Üniversitesi Ülkücüleri’ olarak tanıtan bir sosyal medya hesabından saldırı üstlenildi.

    Ahmet Telli’nin “Kürt halkının mücadelesi hepimizi kurtarabilir” sözlerine atıfta bulunan ‘milliyetçiler’ “Türklüğün hıncı hepinizi boğacak” tehditinde bulundu.

    Şair Ahmet Telli’nin Twitter hesabı da bir süre önce benzer gruplar tarafından hacklenmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili ve aydınlardan Demirtaş’ın duruşmasına çağrı-VİDEO

    Milletvekili ve aydınlardan Demirtaş’ın duruşmasına çağrı-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 12-13-14 Aralık tarihlerinde Sincan’da görülecek duruşması öncesi HDP Ankara İl Örgütü ve HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu’nun katılımıyla duruşmaya katılım için ortak açıklama yapıldı.

    HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olarak yargılandığı davanın duruşması 12, 13 ve 14 Aralık tarihlerinde saat 10:00’da Sincan Cezaevi Kampüsü duruşma salonunda görülecek. Dava öncesi HDP Ankara İl Örgütü, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Şair Ahmet Telli, KHK ile görevinden ihraç edilen Veli Saçılık ve Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanı Dinçer Demirkent’in katılımıyla Tüm Bel-Sen’in konferans salonunda açıklama yapıldı.

    “DEMİRTAŞ SERBEST BIRAKILMALI”

    Açıklamada ilk olarak HDP Ankara İl Eş Başkanı Hüseyin Gevher konuştu. Gevher, Demirtaş’ın AİHM kararına rağmen Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tahliyesinin reddedildiğini belirterek, Selahattin Demirtaş “12 Aralıktaki duruşmaya geliyorum söyleyeceklerim var” sözlerini hatırlattı.

    Gevher, Demirtaş’ın siyasi rehine olarak  tutulmasını kabul etmediğinin altını çizerek, AİHM’in  Demirtaş’ın siyasi nedenlerle tutuklandığına, ifade, seçme ve seçilme özgürlüğünün ihlal edildiğini ve serbest bırakılması gerektiği kararını hatırlattı.

    Hüseyin Gevher, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’inde serbest bırakılması gerekirken hala tutuklu olduğunu belirtti. Gevher, Güven’in kendisine yapılan haksızlığa ve İmralı tecridinin kaldırılması için “tecrit kalkmalıdır” talebi ile süresiz dönüşümsüz açlık grevini sürdürmekte olduğunu belirtti.

    “HERKESİ DEMİRTAŞ’IN YANINDA OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Gevher, mücadele vurgusu yaparak Demirtaş’ın 12-13-14 Aralık’da Sincan Cezaevi’nde görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

    “Sonuç olarak yukarıda saydığımız bir çok gerekçelerden dolayı haklı olarak Selahattin Demirtaş’ın 12-13-14 Aralık 2018 tarihinde Sincan Cezaevi yerleşkesinde görülecek mahkemesinde yalnız bırakmamak ve onun şahsında bu ülkede adaletsizliğin, hukuksuzluğun önünde durabilmek ve sesimizi haykırmak için siz değerli aydınları, gazetecileri, sendikacıları, toplumun vicdanı olan tüm dostlarımızı mahkemeye dayanışmaya çağırıyoruz. Sizlerin Sayın Demirtaş’ın yanında olmanız kendisine güç verecektir.”

    “Gerçekten geleceğimizi ele geçiremeyecekler” diyen HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da “Bunu bütün arkadaşlarımızın gözlerinden bütün gençlerimizin bütün kadınlarımızın gözlerindeki ışıktan görebiliyoruz” dedi.

    “ANAYASAYA UYULMAMASI GAYRİ NİZAMİ HUKUKUN BİR PARÇASIDIR”

    Daha sonra KHK ile ihraç edilen Veli Saçılık konuştu. Saçlık da Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve tüm vekillerin, bütün belediye başkanlarının esaretinin aslında 90’lı yıllardan beri işletilen kirli savaşın devamı olduğunu belirtti.

    Saçılık, Selahattin Demirtaş ile birlikte olduklarını belirterek şunları söyledi:

    “Geçmiş günlerde Lice ve diğer katliamların aklandığını gördük. Mahkemelerde eskiden şöyle bir terim vardı: Gayri nizami harp. Şimdi biz buna gayri nizami hukuk mahkemesini de ekleyebiliriz. Selahattin Demirtaş ve bütün arkadaşlarımızın tahliye edilmemeleri, uluslararası hukuka ve anayasaya, kanuna uyulmaması gayri nizami hukukun bir parçasıdır. Demirtaş ve bütün arkadaşlarımız oradan çıkacaklar ve bugün bunu yapanlar gelecekte bunun hesabını vereceklerdir. Selahattin Demirtaş ile birlikteyiz.”

    “SELAHATTİN DEMİRTAŞ DA REHİN TUTULMAKTADIR”

    Demirtaş’ın tutuklu bulunmasına ilişkin konuşan Mülkiyeliler Birliği Başkanı Dinçer Demirkent ise milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığı olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:

    “Kürsüde, mitinglerde söylediği şeylerden dolayı yargılanamaz. Asıl önemli olan milletvekili dokunulmazlığının nasıl kaldırıldığıdır. Türkiye’de bir parlamento olacaksa bütün parlamanterlerin, bütün istediklerini bağımsız ve özgürce söylemesi gerekir. Türkiye’de bir yargı olacaksa bütün yargıçların vicdana göre karar verebilmesi gerekir. Bugün Türkiye’de düşman hukuku olduğu için istenilen milletvekili rehin tutulabilmektedir. Türkiye’de bir değişim, gelecek umudu olabilecek Selahattin Demirtaş da rehin tutulmaktadır.”

    Şair Ahmet Telli de bir hafta önce Van’a gittiğini ve orada bulunan gençlerle muhabbet ettiğini söyledi. Telli, “Van’daki gençlerle buluşup sohbet ederken onların konuşmalarından müthiş bir siyasi görgü hissettim. Politik söylemleri hep insana ve geleceğe dairdi. Daha o günlerde işi bitiririz sözleri kulaklarımda çınlarken Selahattin Demirtaş ve Van’daki gençler gelecekten bugünü konuşuyorlar. Geleceği elbette onlar belirleyecektir” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA