Etiket: aile hekimleri

  • Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    Aile hekimlerinin iş bırakma eylemleri 3’üncü gününde

    PİRHA- Aile hekimlerinin iş bırakma eylemi 3’üncü gününde. Sağlık emekçileri de bu kapsamda birçok kentte 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.

    Aile hekimleri ve Aile Sağlık Merkezi çalışanları, Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği iptali istemiyle üçüncü kez iş bırakma eylemine giderken, bu kapsamda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Türk Tabipler Birliği (TTB) ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemine gitti. Aile hekimlerinin, Aile Sağlık Merkezleri çalışanları ile SES ve TBB iş bırakma eylemlerine ilişkin birçok kentte açıklama yapıldı.

    İSTANBUL

    SES ve İstanbul Tabip Odası (İTO), “İnsanca yaşam için 8 Ocak’ta G(ö)revdeyiz” şiarıyla İstanbul Beyoğlu’nun bulunan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, “Emek bizim söz bizim, herkese eşit ücretsiz sağlık, çetelere değil sağlığa bütçe” pankartı taşınırken, “Sağlıkta özelleştirme ölüm demektir”, “Aşılar Fizandan mı geliyor”, “Bakan Memişoğlu, işine bak reçeteme bakma”, “Sağlıkta kar ölüm demektir” dövizleri taşındı. Açıklamada, “Herkese eşit ücretsiz sağlık”, “İktidar zammını al başına çal”, “Genel grev genel direniş”, “Direne direne kazanacağız”, “Halkımız iktidar yalan söylüyor”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklamada, kısa bir konuşma yapan SES İşyeri Temsilcisi Muhsin Uysal, vergide adalet istediklerini ve direneceklerini belirterek, “İtaat etmiyoruz. Bizlere, ‘Siz memursunuz, konuşmayın biat edin’ diyorlar. Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz. Biz buralarda hizmet üretiyoruz ve onun karşılığını talep ediyoruz” dedi.

    Çalıştığı işyeri olan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan sorunlara değinen Uysal, “Taksim Hastanesi 250 yataklıdır. Burada resmi rakamlara göre açıklanan hemşire sayısının yarısı yok. Bugün burada 1 hemşire 2 hemşirenin işini yapıyor. İşte bizim isyanımız bunadır. Bu hastanede bir kreş bile yok. Mevzuatta bunlar var ama bunlar mevzuatı da uygulamıyor” ifadelerini kullandı. Uysal, 13 Ocak’ta da bütün iş kollarında iş bırakacaklarını söyledi.

    Uysal’ın konuşmasının ardından açıklamayı yapan İTO Temsilcisi Remzi Gediz, sağlıkta performansa dayalı sistemin kaldırılması gerektiğini kaydetti.

    Gediz, “Bizler, emek ve meslek örgütlerimizin çağrısıyla, sağlık sisteminde yaşanan çöküşü protesto etmek, sesimizi hep birlikte yükseltmek, taleplerimizi haykırmak adına bugün ülkenin her bir köşesinde, meydanlarda bir araya gelmiş hekim, diş hekimi, hemşire, ebe, ATT, paramedik, teknisyen yani sağlık emekçileriyiz. Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsiz yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi say say bitmeyecek sorunlarla boğuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

    İstanbul Tıp Fakültesi önünde de basın açıklaması yapılarak, talepler dile getirildi. Eyleme tüm branşlardaki doktorlar destek verdi.

    ANKARA

    Hacettepe Üniversitesi bahçesinde de Ankara Tabip Odası öncülüğünde, aile hekimlerinin sesini duyurmak için basın açıklaması yapıldı.

    KOCAELİ

    Kocaeli’de Şehir Hastanesi önünde Aile Hekimleri ve tüm basamaklarda iş bırakma eylemi yapıldı.

    URFA

    Urfa’da Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu bileşenlerinin destek verdiği açıklamada, “Ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilde sağlık” talebinin yazılı olduğu önlükler giyildi.
    “Eziyet yönetmenliğini kabul etmiyoruz. Meslek onurumuz için iş bırakıyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada konuşan SES yöneticisi Salih Tekinalp, “Bir halk sağlığı sorunu var. Sağlık sistemi her gün daha kötüye gidiyor. Buna ses çıkarmamız gerek. Biz kesinlikle kendimiz için bir şey istemiyoruz. Kimseden de bir lütuf istemiyoruz. Haklarımızı ve hastalarımızın haklarını istiyoruz. Sağlık ticarileşmesin istiyoruz. Sağlık temel bir hak ve kimse onu ticarileştirilemez” dedi.
    SAĞLIKÇILARIN TALEPLERİ

    Açıklamalarda şu talepler dile getirildi:

    “* Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınması, etkili şiddet yasası çıkartılması ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmasıdır.

    * Tüm sağlık mesleklerine yönelik tanımlar net olarak yapılmalı, angarya çalıştırma yasaklanmalı, üniversite hastaneleri başta olmak üzere çalışanların tayin hakları, özlük ve sosyal hakları garanti altına alınmalıdır.

    * Hekim, ebe, hemşire ve tüm sağlık emekçilerine performans ve ciro odaklı sistemin yerine emekliliğe yansıyacak insanca ücret ödenmelidir. Sabit ödemeler genel bütçeden karşılanmalı, ek zamlar temel ücretlere ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmelidir. Bu talebimiz gerçekleşinceye kadar acil olarak ilave ek zam emekliliğe yansıtılacak şekilde düzenlenmeli ve mevcut memur emeklilerine de yansıtılmalıdır

    * Bütün kamu emekçilerin vergi diliminin yüzde 15’de sabitlenmelidir.

    * Teşvik, sabit ödeme gibi adı değişen ama içeriği ayni olan farklı ödeme türleri yerine emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin insani yaşam standartlarına çıkartılmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık çalışanlarından 6-10 Ocak tarihlerinde iş bırakma kararı -VİDEO

    Sağlık çalışanlarından 6-10 Ocak tarihlerinde iş bırakma kararı -VİDEO

    PİRHA- 30 Ekim’de yayınlanan “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği” üzerine Adıyaman’da sağlık çalışanları 6 ve 10 Ocak günleri arasında iş bırakma kararı aldı. Adıyaman SES Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, Sağlık Bakanlığı’nın Aile Hekimleri üzerinde yapılan sözleşmeye tepki göstererek, “Bakanlık birinci basamağı güçlendirmek istiyorsa daha ciddi sorunlarla uğraşmalıdır. Öncelikle ASM’leri ticarethane mantığından çıkarmalıdır” dedi.

    Adıyaman’da sağlık örgütleri ve çalışanları, 30 Ekim 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aile sağlığı merkezi çalışanları tarafından ‘Eziyet Yönetmeliği’ olarak nitelendirilen ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e karşı 6 ile 10 Ocak günleri arasında iş bırakma kararı aldıklarını söyledi. Adıyaman Halk Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan sağlık çalışanları, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e karşı olduklarını belirterek uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini belirti. Birçok sağlık örgütü kararın geri çekilmesini protesto etmek amacıyla 4 gün boyunca iş bırakma eylemi kararı aldıklarını söyledi.

    Sağlık emekçileri adına konuşma yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, Eziyete dönüşen Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği derhal geri çekilmelidir” çağrısında bulundu.

    Yapılan açıklamaya; Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Tabipleri Birliği (TTB), HEKİM SEN sağlık örgütleri katıldı.

    “HAKLIYIZ, KARARLIYIZ, YARATTIĞINIZ SORUNLAR ÇÖZÜLENE KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, açıklamasında üçüncü defadır iş bıraktıklarını söyleyerek kararın geri alınmasını talep etti. Aydın, şöyle konuştu:

    “Bugün sağlık emek meslek örgütleri ile birlikte sahada canla başla çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçileri olarak binlercemiz yeniden sağlık müdürlüklerinin önündeyiz. Üçüncü defa iş bırakıyoruz. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz. Halkın sağlığını korumak ve geliştirmek istiyor musunuz? Hekimlerin, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerinin sorunlarını çözmek istiyor musunuz?  Bu yönetmelikle hekimlerin yazdığı reçeteler baskı altın alınmakta; antibiyotik, ağrı kesici ve mide ilaçları yazmamız kısıtlanmaktadır. Hastaların tıbbi durumu, ihtiyacı neyi gerektiriyorsa bizler o ilacı yazmakla yükümlüyüz. Hastasını tedavi etti diye hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirinin azaltmak hangi mantığa sığar? Soruyoruz!

    “PARA GETİREN TEDAVİ EDİCİ HİZMETLERİ SÜREKLİ ÖNE ÇIKARTTINIZ”

    Yönetmelikle, Sorumlu olduğumuz nüfus içinden 6 ay Aile Sağlık Merkezi’ne (ASM) başvurmayan kişiler için de gelirimiz kesiliyor. Hastalarımız verdiğimiz tedavi ve önerilerimizle sağlıklı olduysa bize neden başvursun?  Yine soruyoruz: Hastasının sağlığını korudu diye hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirinin azaltmak hangi mantığa sığar? Ey Sağlık Bakanlığı, 2025 bütçesinde de kaynakların %50’den fazlasını hastaneler ayırdığınızı gördük. Her bir kişinin yılda 12 defa doktora başvurmasıyla övündüğünüzü duyuyoruz.  Para getiren tedavi edici hizmetleri sürekli öne çıkarttınız, hastaların gerekmediği durumlarda bile 3. Basamak hastanelere, özel hastanelere gitmelerini teşvik ediyorsunuz. Herkesin her istediği zaman, istediği hastaneye başvurmasının önünde hiçbir engel yokken, yılda 7 defadan fazla hastaneye başvuran hastalarımız için aile hekimliği çalışanlarından para kesmek hangi mantığa sığar? Sevk zincirinin gerektirdiği koşulları sağlamadan, gizli bir sevk sistemine zorluyorsunuz. Aile hekimliğini amacı dışındaki iş yükü ile işlemez hale getirmişken hastaların hastaneye başvurmasını nasıl ve niçin engellememizi bekliyorsunuz?”

    Bu yönetmelik hekimleri ve hekimler üzerinden hemşire, ebe ve sağlık emekçilerinin tamamını yukarıda anlattığımız gibi hastaya faydası olmayan hizmetler ve kriterler üzerinden puanlamaktadır. Yetmiş puanın altında puanımız olursa sözleşmemizi feshedilmektedir.  Bu şekilde hekimler puan toplayan bilgisayar oyun figürlerine dönüştürülmekte, işine son verme tehdidiyle meslek bağımsızlığı ve meslek onuru ayaklar altında alınmaktadır.

    “BİZLER HEKİMİZ, ESNAF DEĞİLİZ”

    Bakanlık birinci basamağı güçlendirmek istiyorsa daha ciddi sorunlarla uğraşmalıdır. Öncelikle ASM’leri ticarethane mantığından çıkarmalıdır. ASM’lerin giderleri Aile Hekimleri tarafından devletin verdiği cari giderden karşılanmaktadır. Aile sağlığı merkezlerine verilen cari gider içindeki elektrik su tıbbi malzeme asgari ücret giderleri enflasyon oranının kat ve kat üzerinde artarken cari gideri verilen memur enflasyonu kadar artış cari gideri birçok aile sağlığı merkezinde yapılan giderleri karşılayamaz hale getirmiştir. Birçok aile sağlığı merkezinde aile hekimleri cebinden para harcar duruma gelmiştir. Dolayısıyla aile sağlığı merkezinin finansmanı aile hekiminin üzerine yıkılmıştır. Bizler hekimiz, esnaf değiliz! Hastalarımızın sağlığından başka bir şey düşünmek zorunda bırakılmak istemiyoruz.

    “SİZİN YARATTIĞINIZ SİSTEM BEBEKLERİ ÖLDÜRÜRKEN SEYİRCİ KALDINIZ”

    Bizler aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekim, hemşire, ebe ve sağlık emekçileri olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak bu hafta iş bırakıyoruz. Sağlık Bakanlığı iş bırakma süresinde ne yapıyor? Bebek ölümlerini engelleyecek denetimleri yapacak eleman zaman bulamayan müdürlükler her gün ASM’leri günde iki defa dolaşarak tutanak tutuyor hukuksuz bir şekilde cezalar vererek eylemimizi engellemeye çalışıyor. Oysa biz Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Çünkü sağlık sistemini bir sorunlar yumağı haline getirdiniz. Hastanelerde, ASM’ler de çalışan hekimleri sağlık emekçilerini tükettiniz. Sağlık kurumlarımızı ticarethaneye, hastalarımızı sadece hastalıklarından para kazanılan kişilere çevirdiniz. Sizin yarattığınız sistem bebekleri öldürürken seyirci kaldınız. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile yarattığınız sistem ne hastaları ne de bizi mutlu etmiyor. O nedenle sadece biz değil hastalarımız da yanımızda.”

    Aydın, sağlıklı bir toplum ve iyi çalışan bir sağlık sistemi için 5 maddeden oluşan taleplerini açıklayarak yerine getirilmesini istedi. Aydın maddeleri şu şekilde sıraladı:

    “-Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

    -Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    -Aile Hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri; Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir. Aile Sağlığı Çalışanlarının Kanun değişikliği gerektiren teşvik ücreti katsayısı en az iki katı ve tavan ücreti en az üç katı oranında artırılmalıdır.

    -Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve   sağlık emekçilerine   emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    -Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.

    Taleplerimiz sadece kendi haklarımız için değil halkımızın eşit, ücretsiz, erişilebilir ve daha nitelikli bir sağlık hizmeti almasını sağlamak için önemlidir. Bu nedenle eylemlerimize halkımızın da desteğini bekliyoruz. Taleplerimiz gerçekleşene kadar çeşitli eylem ve etkinliklerle sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Sağlık Emekçileri iş bıraktı: Eziyet yönetmeliğine hayır!-VİDEO

    Sağlık Emekçileri iş bıraktı: Eziyet yönetmeliğine hayır!-VİDEO

    PİRHA-Sağlık emekçileri, “Aile Hekimliği Yönetmeliği”ne karşı bugün greve çıktı. Grev 10 Ocak’a kadar sürecek. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada, “Sağlıkta şiddeti artıracak bu durumun mesuliyeti Bakanlıktadır. Aile hekimi arkadaşlarımızı hastalarla karşı karşıya getirecek bu düzenleme birinci basamakta istenmeyen olaylara neden olacaktır” denildi.

    Sağlık emekçileri, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı 6-10 Ocak tarihleri arasında iş bırakma eylemi yapıyor.
    İş bırak eyleminin ilk günü olan bugün sağlık emekçileri, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü önünde, “Eziyet yönetmeliğine hayır, haklarımızı savunuyoruz” diyerek basın açıklaması yaptı.
    Ankara Diş Hekimleri Odası (ADO), Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Aile Sağlığı Çalışanları Ebe ve Hemşire Dernekleri Federasyonu (ASEF), Ankara Aile Hekimliği Derneği (ANKAHED), Ankara Tabip Odası (ATO), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS), Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, Dev-Sağlık-İş, Genç Sağlık Sendikası, Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş), Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği), Hürriyet Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası (Hürriyet Sağlık Sen), Sağlık Çalışanlarına Hak ve Mücadele Derneği (SAHADER), Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİMSEN), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Tabipleri Birliği adına açıklamayı, SES Ankara Şube Eş Başkanı İbrahim Kara okudu.

    “‘EZİYET YÖNETMELİĞİ’Nİ GETİRDİLER”

    “Meslek onurumuz ve halkın sağlık hakkı için mücadeleye devam ediyoruz” diyen İbrahim Kara, “Sağlık Bakanı geçtiğimiz günlerde ‘Sağlıkta Türkiye Yüzyılını Başlatacaklarını’ duyurdu ancak Türkiye sağlık ortamının sorunlarına karşı seyirci kalmaya devam ediyorlar.
    44 haftadır Vergide Adalet için, 10 haftadır ise Eziyet Yönetmeliğine karşı aile hekimleri, hemşireler, ebeler, teknisyenler, sağlık memurları kısacası tüm sağlık çalışanları olarak alanlardayız!
    Kasım ayının ilk haftasında üç gün, 2-6 Aralık tarihlerinde ise beş gün iş bıraktık. Sesimizi duyurmak için Sağlık Bakanlığı’nın önüne kadar gittik ama kapı duvar!
    Sağlık Bakanlığı tarafından sorunlarımızın dinlenmesini ve birlikte çözüm yolları oluşturmayı planlarken, bizi ve eylemlerimizi küçük gören tavırlarla karşılaştık.
    Bizler; zorlu koşullarda Birinci Basamakta halkın sağlığı için çalışırken, Bakanlık hekimlerin mesleki özerkliğini yok eden, sağlık emekçilerinin iş ve gelir güvencesini ortadan kaldıran ‘Eziyet Yönetmeliği’ni getirdi” dedi.

    “HASTA İLE HEKİMLER YİNE KARŞI KARŞIYA GELECEKTİR”

    Çalışma koşullarını daha da ağırlaştıran, birinci basamak sağlık ortamını tümden istikrarsızlaştıran yasa teklifinin de yıl bitmeden Meclise getirildiğini belirten Kara şunları kaydetti:

    “Sağlık Bakanlığı’nın düzenlemeleri hem bizim meslek onurumuzu ve özlük haklarımızı, hem de halkımızın sağlık hakkını hiçe sayıyor!
    Henüz yeterli bilimsel veriler bulunmayan geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamalarının aile hekimleri birimlerinde mesai dışında paralı olarak yapılmasının önü açıldı. Bakanlık gerçekten halk sağlığını düşünseydi GETAT uygulamalarını değil, birinci basamakta bilimsel koruyucu tıp uygulamalarını yaygınlaştırırdı.
    Aile hekimliğinde ücretsiz olarak verilen raporlar ücretli hale getirildi. Şimdiden uyarıyoruz; sağlıkta şiddeti artıracak bu durumun mesuliyeti Bakanlıktadır. Aile hekimi arkadaşlarımızı hastalarla karşı karşıya getirecek bu düzenleme birinci basamakta istenmeyen olaylara neden olacaktır.
    Bizler; nitelikli ve ücretsiz sağlık hakkı talep ederken, bakanlık katkı ve katılım paylarını artırıyor. Hastalarımız eğer daha az katkı payı ödemek istiyorsa 2. ve 3. Basamak sağlık kuruluşuna aile hekimliğinden sevkle gitmesi gerekecektir. Eziyet Yönetmeliği, 2. Ve 3. Basamağa yaptığı sevklerden dolayı aile hekimini gelirini keserek cezalandırmaktadır. Bu durumda sevk isteyen hasta ile hekimler yine karşı karşıya gelecektir. Sağlık Bakanlığı bizim de talep ettiğimiz sevk zincirini hastalarla hekimleri karşı karşıya getirerek, hekimlerin kazancı üzerinden kurmaya çalışmaktadır.”

    “ÖNERİLERİ DİKKATE ALMADAN HİÇBİR SORUNU ÇÖZEMEZSİNİZ”

    Sağlık Bakanlığını uyaran İbrahim Kara, “Sorun yumağına dönüşmüş sağlık sistemini performansa dayalı, bilimsel yaklaşımdan uzak, keyfi yönetmelikler ile düzeltemezsiniz.
    Hekimlerin ve sağlık emek örgütlerinin görüşlerini ve önerilerini dikkate almadan hiçbir sorunu çözemezsiniz. Kamusal bir hizmet olan aile hekimliği kamuya ait mekânlarda sunulmalıdır. Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman, ekipman ve olanak sağlanmalıdır.
    Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır. Birinci basamakta bilimselliği tartışmalı GETAT uygulamalarına son verilmelidir” diye konuştu.

    “AİLE HEKİMLERİ İŞVEREN OLMAMALIDIR”

    Aile Hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmediklerinin altını çizen İbrahim Kara açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli; aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Aile hekimleri işveren olmamalıdır!
    Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri mesleki sorumluluklarının dışında kriterlerden oluşmakta iken, Aile Sağlığı Merkezleri’nde çalışan ebe hemşirelere ödenecek ücret Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir.
    Aile Sağlığı Çalışanlarının kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır.

    “ETKİLİ ŞİDDET YASASI ÇIKARILMALI”

    Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.
    Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil, şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.”

    Açıklama sloganlar ve alkışlar ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Sağlık emekçileri, 6-10 Ocak’ta yeniden greve gitme kararı aldı

    Sağlık emekçileri, 6-10 Ocak’ta yeniden greve gitme kararı aldı

    PİRHA-Aile hekimleri, yeni sözleşme ve ödeme yönetmeliğine karşı 6-10 Ocak’ta yeniden greve gitme kararı aldı. Sağlık meslek örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, “Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık hizmetlerini ve koruyucu hekimlik uygulamalarını güçlendirecek yapısal düzenlemeler yerine “Performans ve Ödeme Yönetmeliği” ile torba kanun teklifleriyle sorunları daha da çözülmez hale getirdi” denildi.

    Kasım ve Aralık aylarında, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı iş bırakma eylemi yapan aile hekimleri, sağlık çalışanları ve ebeler, 6-10 Ocak 2025’te yeniden iş bırakacak. İkinci ve üçüncü basamak hastanelerdeki hekim ve sağlık çalışanları da, dayanışma, meslek onuru ve halk sağlığı için 8 Ocak’ta grevde olacak.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Aile Sağlığı Çalışanları Ebe ve Hemşire Dernekleri Federasyonu (ASEF), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın da aralarında yer aldığı sağlık meslek örgütleri konuya ilişkin ortak açıklama yaptı.

    “SAĞLIK BAKANLIĞI, SORUNLARI DAHA DA ÇÖZÜLEMEZ HALE GETİRDİ”

    Yapılan açıklamada, “Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık hizmetlerini ve koruyucu hekimlik uygulamalarını güçlendirecek yapısal düzenlemeler yerine “Performans ve Ödeme Yönetmeliği” ile torba kanun teklifleriyle sorunları daha da çözülmez hale getirdi. Bizlerin bilimsel çalışmalardan ve dünya örneklerinden yola çıkarak getirdiğimiz kalıcı çözüm önerilerini içeren taleplerimizi duymazdan gelmekte, yanlışta ısrar etmektedir. Bakanlığın bu yanlışlardan dönmesini sağlamak için yaptığımız sayısız görüşme ve Kasım ayında uyarı amacıyla gerçekleştirdiğimiz 3 günlük iş bırakma etkinliği sonuç vermeyince halkın sağlığını ve meslek onurumuzu korumak için 2-6 Aralık tarihlerinde 5 gün iş bırakma eylemi yapmak zorunda kaldık. Bakanlık, Performans ve Ödeme Yönetmeliği ile getirdiği bazı uygulamaları geçici olarak ertelemek veya kotayı azaltmak zorunda kalmıştır. Ancak bu geri adımlar halkın sağlığı ve meslek onurumuzun korunması için yeterli değildir. Bakanlık bu geri adımların geçici olduğunu ifade etmektedir. Bu yönetmeliğin, yürütülmesinden sorumlu kişi olan Sağlık Bakanı tarafından tamamen kaldırılması da mümkündür ve bizim öncelikli taleplerimizden birisi budur” denildi.

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARININ CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI”

    Sağlık meslek örgütleri, sağlık emekçilerinin taleplerini ise şöyle sıraladı:

    -Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalı.

    -Halka nitelikli bir sağlık hizmeti sunulabilmesi için yeterli zaman ve olanak sağlanmalı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar aile sağlığı merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalı.

    -Aile hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdam kabul edilmiyor. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmeli. Aile sağlığı çalışanlarının kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalı.

    -Aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve  sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmeli.

    -Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aile hekimleri 4 gündür grevde, yarın da sürecek

    Aile hekimleri 4 gündür grevde, yarın da sürecek

    PİRHA- Aile hekimleri, “Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği”nin geri çekilmesi ve iptali için 4 gündür iş bırakma eylemindeler.  

    Aile hekimleri, “Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği”nin geri çekilmesi ve iptali için 2 Aralık’ta 5 günlük iş bırakma eylemine başladı. Hekimlerin eylemleri 4’üncü gününde devam ediyor. Aile hekimleri, Diyarbakır, Adana ve Antalya’da düzenledikleri açıklamalarla taleplerini tekrarladı.

    DİYARBAKIR

    Sağlıkçılar Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bulunan İlçe Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Çok sayıda sağlık emekçisinin katıldığı açıklamada, “Aile Sağlığı Merkezleri’ni yönetmelikler ile eziyete dönüştürmeyin” pankartı açıldı. Açıklamayı yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu üyesi Muhammed Can, Sağlık Bakanlığı’nın sorunlara dair çözüm üretmek yerine çıkarılan yönetmeliklerle sorunları derinleştirdiğini ifade etti. Can, “1 Kasım’da yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği halkın sağlığını, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana daha da kötüye götürecek uygulamalar içermektedir” dedi.

    ADANA

    Adana’da Tabip Odası’nda açıklama yapıldı. Adana Sağlık Platformu bileşenlerinin katıldığı açıklamayı yapan Adana Tabip Odası Başkanı Özden Polatöz, “Sağlık Bakanlığı; aile hekimlerini simide mahkum ediyor. Bakanlık, Aile Hekimliği Yönetmeliğini geri çekmelidir” dedi.

    ANTALYA

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi üyeleri de Kepez İlçe Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. SES üyeleri, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun göreve geldiği günden beri sorunları çözeceğini söyleyip hiçbir sorunu çözmediğini hatta aksine çıkardığı yönetmelikler ve uygulamalarla sağlık emekçilerinin sorunlarını derinleştirdiğini belirtti. SES üyeleri, Bakan Memişoğlu’na kırmızı kart göstererek istifaya davet etti.

    TALEPLER

    Yapılan açıklamalarda aile hekimleri, taleplerini şöyle sıraladı:

    “* Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri binaları kamu tarafından sağlanmalıdır.

    * Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilmeli Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    * Aile Hekimliği’nde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmelidir, Aile Hekimleri işveren olmamalıdır. Aile Sağlığı çalışanlarına ödenecek ücret Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmeli, Kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır.

    * Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    * Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Aile Hekimliği’nde güvencesiz istihdamı kabul etmiyoruz-VİDEO

    Dersim’de sağlıkçılar iş bıraktı: Aile Hekimliği’nde güvencesiz istihdamı kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Sağlık örgütleri, Aile Hekimleri Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ne karşı bugün iş bırakma eylemi yaptı. Dersim’de Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapan sağlık emekçileri, “2-6 Aralık 2024 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkezleri çalışanları olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz” dedi.

    Aile hekimliği çalışanları “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırdıkları yeni “Aile Hekimleri Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi talebiyle bugün iş bırakma eylemi yaptı.

    Dersim’de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), yeni yönetmeliği protesto etmek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı SES Dersim Şubesi Hukuk Sekreteri Meral Gülbenat Şimşek okudu. Açıklamada, ‘Performans ve ödeme yönetmeliğine değil, nitelikli çalışan sağlık sistemine ihtiyacımız var’ pankartı açıldı.

    “SONUÇ ALINCAYA KADAR MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Yapılan düzenlemelerin halk ve hizmet sunan emekçiler açısından kalıcı bir çözüm getirmediğini ifade eden Meral Gülbenat Şimşek, “Aile Sağlığı Merkezleri’ndeki sağlık hizmetleri ücretli olma yolunda hızla ilerliyor. Sağlık Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyoruz sorun yumağına dönüşmüş sağlık sistemini performansa dayalı, bilimsel yaklaşımdan uzak yönetmelikler ile düzeltemezsiniz. Alanın öznesi olan bizlerin, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin örgütlerinin yapılan değişikliklere yönelik görüşlerimizi ve önerilerimizi dikkate almayarak, yok sayarak ne halk sağlığını geliştirebilirsiniz ne de sağlık emekçilerinin sorunlarını çözebilirsiniz. Eziyete dönüşen Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin iptalini ve Meclis’te sunulan yasa taslağının geri çekilmesini istiyoruz. 2-6 Aralık 2024 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkezleri çalışanları olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Bu haklı taleplerimiz gerçekleşene kadar çeşitli eylem ve etkinliklerle halkımızın sağlığı ve haklarımız için sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz” dedi.

    “SAĞĞLIK ÇALIŞANLARININ CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR”

    Şimşek, sağlık emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:

    -Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

    -Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    -Aile Hekimliği’nde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Aile Hekimleri işveren olmamalıdır. Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri mesleki sorumluluklarının dışında kriterlerden oluşmakta iken Aile Sağlığı Merkezleri’nde çalışan ebe hemşirelerine ödenecek ücret Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir. Aile Sağlığı Çalışanlarının Kanun değişikliği gerektiren tavan ücreti katsayısı artırılmalıdır.

    -Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve   sağlık emekçilerine   emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    -Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • Sağlık emekçileri 3 günlük greve başladı!

    Sağlık emekçileri 3 günlük greve başladı!

    PİRHA – Aile hekimleri ile birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’ni protesto ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın yeni kararına “Eziyet Yönetmeliği” diyen sağlıkçılar, ülke genelinde bugünden itibaren 3 gün boyunca eylem yapacak.

    Türk Tabipleri Birliği tarafından; aile hekimlerinin yaşadıkları sorunları, taleplerini ve nitelikli sağlık hizmetine erişimin önündeki engelleri toplumla paylaşabilmek için, 5-7 Kasım’da sağlık hizmetlerinin resmi tatillerdeki gibi sunulacağı kamuoyuna duyurulmuştu.

    Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği, hekimler ve sağlık çalışanlarının itirazlarına rağmen 1 Kasım’da yürürlüğe girdi. Türk Tabipleri Birliği (TBB), sendikalar ve meslek örgütlerinden oluşan 14 kuruluş, yönetmeliği protesto etmek üzere Aile Sağlık Merkezleri’nde üç günlük iş bırakma kararı aldı.

    Ülke genelinde eylemde olacak sağlıkçılar, gün içerisinde basın açıklamaları yaparak taleplerini bir kez daha kamuoyuna duyuracak.

    UYARI AMAÇLI 3 GÜNLÜK EYLEM!

    Sağlık emekçileri, üç gün süreyle uyarı amaçlı iş bıraktıklarını belirterek, taleplerini şu şekilde sıralamıştı:

    “*Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.

    *Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.

    *Kadrolu ve güvenceli istihdam modeli ile yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir.

    *Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.

    *Gelire katkısı %20’yi geçmeyecek ve yapılan hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir.”

    TTB’DEN HUKUKİ BİLGİLENDİRME!

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, iş bırakma eylemi hakkında hukuki bilgilendirme notu da paylaştı. Yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi:

    “Sağlık çalışanlarının meslek kuruluşunun ve sendikaların aldığı karara dayalı yapacağı bu etkinlik, anayasal haklar arasında yer alan örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanımı niteliğindedir. Örgütlenme özgürlüğü önündeki hukuki engeller, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hem de ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda yeniden düzenlenerek bu konudaki engeller kaldırılmaya çalışılmıştır.

    Sağlık çalışanlarının görevlerini yerine getirirken, yetkili mercilere gerekli kararların aldırılmasında kamuoyu oluşturmak için çaba göstermesi, baskı grubu oluşturması ve bunun için hukuka uygun bütün yöntemleri kullanması demokrasinin gereklerindendir. Anayasa’nın 26. maddesi ile herkesin, düşüncelerini söz, yazı, resim ve başka yollarla tek başına veya toplu olarak yayma hakkında sahip olduğu belirtilerek ifade özgürlüğü teminat altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin çok sayıda kararında belirtildiği üzere, herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersin’de sağlık emekçileri polis engelini tanımadı: Hakkımızı istiyoruz

    Mersin’de sağlık emekçileri polis engelini tanımadı: Hakkımızı istiyoruz

    PİRHA- Bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiren sağlık emekçileri, yetersiz istihdamın ve kışkırtılmış sağlık talebinin karşısında tükenmekte olduklarını, angarya ile çalışmaya zorlandıklarını belirterek, iktidara “Hakkımızı istiyoruz” diye seslendi.

    Sağlık emekçileri, çalışma koşulları ve özlük haklarının yerine getirilmesi talebiyle “Beyaz G(ö)rev” kapsamında bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

    Mersin’de iş bırakan sağlık emekçileri, Tabip Odası, Diş Hekimleri Odası, SES Şubesi, Birlik Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş ve Aile Hekimleri Derneği, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tarsus, Erdemli ve Toros Devlet Hastaneleri önünde bir araya geldi. Sağlık emekçilerinin Özgür Çocuk Parkı’na yapacakları yürüyüş polis tarafından engellendi.

    Engellemeyi protesto eden sağlık emekçileri Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya geldi.

    “SESİMİZ YİNE DUYULMAZSA DAHA UZUN SÜRELİ G(Ö)REV’LERE HAZIRIZ”

    “Oyalama değil hakkımızı olanı istiyoruz” ve “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” pankartlarının açıldığı açıklamada, “Ağam bizle eylenir”, “Sermayeye değil, emekçiye bütçe” ve “Sağlıkta şiddet tutuklu yargılansın” dövizleri taşındığı eylemde açıklama yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Antmen, Ekim 2021 tarihinden bu yana başlattıkları eylemlilik sürecinin sonucunda ülkenin dört bir yanında ‘BEYAZ G(ö)REV’de’ olduklarını dile getirerek, “Sağlık Bakanı’ndan 463 gün önce istediğimiz randevuya ne yazık ki hâlâ yanıt verilmiş değil. Bu nedenle sesimizin duyulması için bugün alanlardayız ve sesimiz yine duyulmazsa daha uzun süreli G(ö)REV’lere hazırız” dedi.

    “HİZMET ÜRETİMİNDEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANMAYA HAZIRIZ”

    “Sağlığı alınıp satılan bir meta, hastaneleri işletme, hastaları müşteri, doktorları tüccar ve sağlık çalışanlarını köle olarak gören anlayışın yürürlüğe koyduğu sağlıkta dönüşüm programı ile hekimlerin ve tüm sağlık emekçilerinin emeği ucuzlatılmış, çalışma koşulları kötüleşmiş, halkın sağlık hakkı elinden alınmış, gelinen aşamada sağlık sistemi işlemez hale gelmiş” diyen Antmen, şunları kaydetti:

    “Taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde, tüm meslek örgütleri ve sendikalar olarak haklarımızı alana kadar daha güçlü eylem ve etkinliklere hazır olduğumuzu, hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

  • Aile hekimleri iş bıraktı: Ceza yönetmeliği geri çekilsin-VİDEO

    Aile hekimleri iş bıraktı: Ceza yönetmeliği geri çekilsin-VİDEO

    PİRHA-‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni “ceza yönetmeliği olarak tanımlayan aile hekimleri iş bırakarak, basın açıklaması yaptı. “Bunca emeğe rağmen bize uygun görülen ceza yönetmeliği artık bardağı taşıran son damla oldu” denilen açıklamada, ‘Ceza yönetmeliği’nin geri çekilmesi istendi.

    İstanbul Aile Hekimliği Platformu üyesi aile sağlığı merkezi çalışanları ile hekimler, ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni Çemberlitaş’taki İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.

    Hekimler, “Ceza yönetmeliği” olarak tanımladığı ve 1 Temmuz’da yürürlüğe giren, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi için bir araya geldi.

    İstanbul’daki açıklamaya, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş Sendikası), İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), İstanbul Aile Sağlığı-Sağlık Memuru-ATT-Hemşire ve Ebe Derneği (İSAHED), İstanbul Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu (İTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul şubeleri (SES), Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası İstanbul şubeleri (Türk Sağlık-Sen), Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği İstanbul şubesi (TAHUD), İstanbul Aile Hekimliği Platformu adı altında katılım sağladı.

    Platform adına açıklamayı, İSAHED Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Çelik okudu.

    “CEZA YÖNETMELİĞİNİ KABUL ETMEDİK, ETMEYECEĞİZ”

    Aile hekimliği çalışanları olarak, özlük haklarının düzeltileceği, maddi kayıplarının giderileceği, çalışma koşullarının iyileştirileceği bir yönetmeliği sabırla beklediklerini ifade eden Çelik; “Bunca emeğe rağmen bize uygun görülen ceza yönetmeliği artık bardağı taşıran son damla oldu. Bir sistemin yazılarak kurulamayacağını ancak ve ancak sahadan kişilerle bir araya gelip, pratikten görüş alınarak kurulabileceğini defalarca dile getirmemize rağmen masa başında yazılan bu yönetmeliği kabul etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Yönetmeliğe dair bilgiler veren Çelik, şunları söyledi:

    “Yönetmelik; “basında veya sosyal medyada izinsiz bilgi veya demeç verirseniz evrakta sahtecilik yapmak suçu ile eşit görürüm ve size en yüksekten 50 ceza puanı veririm, tekrar ederseniz 100 ceza puanını eklerim” demektedir. Bizler, yıllar içinde çok büyük maddi kayıplarımızın olduğunu, yaptığımız işin asla karşılığı olmayan ücretlere çalıştığımızı anlatırken, yönetmelik, “Sizlere uygulanması imkansız kronik hastalık takibi tanımlıyorum, imkansızı başaramadığınız için de bunca yıldır kaybettiğiniz yetmez ücretlerinizi kesmeye devam edeceğim” demektedir. Yani aile hekimliği çalışanlarının yoksulluk içinde bu iş yükü ile çalışmaya devam etmesi istenmiştir

    Bizler, anayasal hakkımız olan ücretli yıllık izin, istirahat, gebelik izinlerimizin sözleşmelerimize tanımlanmasını beklerken, yönetmelik, “Hayır, izinli olduğunuz zaman ya meslektaşınız iki kat çalışmaya ya da ücretiniz kesilmeye devam edecek. Hele bir de entegre hastanede çalışıyorsanız hasta da olsanız, kaza da geçirseniz dahi beş kere nöbete gelmezseniz dilersem işinize son veririm” demektedir. Yani çalışan olduğumuzu bırakın insan olduğumuz dahi unutulmuştur.

    Bizler pandemiyi yok etmek için yüz binlerce kişiyi aşıya ikna etmiş, milyonlarca doz aşı yapmış ama hakkını alamamış, aşı karşıtları kadar değerli görülmeyen, sizlere bugün mitingde seslenecekken binlerce kişi ile basın açıklaması yapan aile hekimliği çalışanları..

    Ne kadar iyi çalıştığımızı biliyoruz. Her zaman doğrunun, haklarımızın, mesleğimizin savunucusu olacağız. O yüzden korkmuyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz. Sonuna dek toplum sağlığını korumak ve yükseltmek, özlük haklarımızı iyileştirmek, kayıplarımızı geri kazanmak için mücadele edeceğiz.

    Talebimiz bugün çok net: Ceza yönetmeliği geri çekilsin.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Aile hekimleri AKP hükümetini bir kez daha uyardı

    Aile hekimleri AKP hükümetini bir kez daha uyardı

    Aile hekimleri, “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği”nde geri adım atılmaması durumunda

    27 Ağustos’ta tekrar iş bırakıp, 28 Ağustos’ta da Ankara’da “Beyaz Önlük Mitingi” düzenleyecek.
    Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 30 Haziran 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği”nin geri çekilmesini talebiyle dün iş bırakma eylemi yapan aile hekimleri ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları AKP iktidarını bir kez daha uyardı.
    Bir ceza yönetmeliği niteliğinde olması, iş güvencesinin yok edilmesi ve hak kayıplarına yol açması nedeniyle bu yönetmeliğe itiraz eden Aile Hekimleri, yönetmeliğe ilişkin geri adım atılmaması durumunda 27 Ağustos’ta tekrar iş bırakıp, 28 Ağustos’ta da Ankara’da “Beyaz Önlük Mitingi” düzenleyecek.
    Türk Tabipler Birliği (TTB) dün ASM çalışanları tarafından ülke genelinde yapılan iş bırakma eylemine ilişkin yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “İş bırakma eylemleri kapsamında yapılan basın açıklamalarında ASM çalışanlarının pandemi sürecinde çok sıkıntılı günler yaşadığı, COVID-19 hastalığına yakalandığı ve yaşamlarını dahi yitirdiği hatırlatıldı. İş güvencesi ile düşünce açıklama özgürlüğünü ortadan kaldıran, özlük haklarını gasp eden ve sağlığın daha da piyasalaştırılmasını amaçlayan sözleşmenin derhal geri çekilmesini isteyen ASM çalışanları; herhangi bir geri adım olmaması durumunda 27 Ağustos günü tekrar iş bırakacaklarını ve 28 Ağustos’ta ise Ankara’da “Beyaz Önlük Mitingi” yapacaklarını duyurdu.”
    DANIŞTAY’A DAVA 
    Açıklamada, TTB Hukuk Bürosu’nca yönetmeliğin iptali talebiyle Danıştay’da dava açıldığı bilgisi de yer aldı.
    (HABER MERKEZİ)