Etiket: ajanlık

  • Kete’den MİT’in yarışmasına tepki: Çocukların ruh dünyasına uygun değil-VİDEO

    Kete’den MİT’in yarışmasına tepki: Çocukların ruh dünyasına uygun değil-VİDEO

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı, Eğitimci Zeynel Kete, MİT’in, 23 Nisan dolayısıyla okullarda, çocuklardan ‘güvenlik’, ‘istihbarat’ ve ‘gizli ajan’ kelimelerini resimle ya da mektupla kağıda dökmelerini istediği bir yarışma düzenlemesine tepki gösterdi. Kete, “Çocuklar MİT’e karşı bir duruş mu sergiliyor ya da milli savunmayı ve istihbaratı zaafiyete mi uğratıyorlar da böyle bir yarışma düzenleniyor. Bu yarışma çocuğun ruh dünyasına asla uygun değildir” dedi.

    Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuklardan ‘güvenlik’, ‘istihbarat’ ve ‘gizli ajan’ kelimelerini resimle ya da mektupla kağıda dökmelerini istediği bir yarışma düzenlemesi tepkilere yol açtı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı, Eğitimci Zeynel Kete, konuya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “YAPILACAK YARIŞMA ÇOCUKLARIN RUH DÜNYASINA UYGUN DEĞİLDİR”

    Hükümetin, 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı istihbarat, güvenlik şeklinde çocuğun ruh dünyasına uygun olmayan kavramlarla bir yarışma düzenlemesine tepki gösteren Zeynel Kete, “Çocuklar MİT’e karşı bir duruş mu sergiliyor ya da milli savunmayı ve istihbaratı zaafiyete mi uğratıyorlar da böyle bir yarışma düzenleniyor. Yapılacak yarışma çocuğun ruh dünyasına pedagojik olarak da psikolojik olarak da asla uygun değildir. Çocuğun beyninde bir algı oluşturmaya yönelik bir duruştur. Niye sevgiyle, paylaşımla, kardeşlikle ve hoşgörüyle ilgili yarışmalar düzenlenmiyor da ağırlıklı olarak bu kavramlar üzerinde bir yarışma düzenleniyor. Yapılacak yarışma çocuk haklarına da aykırıdır. Son dönemde hemen hemen bütün kurumların çocuklara yönelmesi boşuna değil” dedi.

    “ÇOCUKLAR KONTROL ALTINA ALINMAK İSTENİYOR”

    Çocuğun bir hafızayı inşa edebilecek en genç dinamik olduğunu ifade eden Kete, şöyle devam etti:

    “Çocuğun hafızasına neyi yerleştirirseniz çocuk ileride onu dışarı verir. Çocuğu kontrol ve denetim altına alıp belirli bir şekil verildiği zaman çocuklar ileride ona hizmet eder. Çocuğa yönelmeleri bundandır. İktidarın ana sınıflarına kadar İslam’ın tekçi zihniyetini anlatması boşuna değildir. Buna karşı veli dernekleri, öğrenci dernekleri, okul aile birlikleri buna hayır diyebilmelidir. Çünkü aslında bu yarışma ile çocuğa psikolojik şiddet de vardır. Yapılacak yarışma ile resim yoluyla çocuğun bilinç altına inip çocuğun hafızasına yönelme, çocuğu kontrol altına alma var. Biz bunu kabul etmiyoruz.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Polis ajanlık dayatıyor, kabul etmeyenler tehdit ediliyor-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Polis ajanlık dayatıyor, kabul etmeyenler tehdit ediliyor-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi öğrencileri, polis tarafından kendilerine ajanlık dayatılmasına ilişkin İHD Dersim Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Öğrenciler yaptıkları açıklamada, “Bir süredir arkadaşlarımızın aileleri aranıyor, özel hayatlarına dair bilgiler ailelere aktarılıyor, gençlere arkadaşlık adı altında ajanlık dayatılıyor. Kabul etmeyen arkadaşlarımız tehdit ediliyor, zorbalığa maruz kalıyor” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencileri, polis tarafından kendilerine ajanlık dayatılmasına ilişkin İHD Dersim Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Öğrenciler adına açıklamayı Okan Yılmış okudu.

    “ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK BASKI ARTIYOR”

    Munzur Üniversitesi öğrencilerine yönelik baskıların arttığını belirten İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, “Yetkililere çağrı yapıyoruz, öğrencilerin tedirgin edilmemesi gerekiyor” diye belirtti.

    Avukat Kenan Çetin ise, “Anayasa’nın en temel maddesi olan özgürlük ve güvenlik maddesi ortadan kaldırılıyor. İnsanların telefonla aranıp, huzurunun bozulması da bir işkencedir” dedi.

    “AJANLIĞI KABUL ETMEYEN ARKADAŞLARIMIZ TEHDİT EDİLİYOR”

    Haklarını arayan öğrencilerin üzerinde baskı kurulmaya çalışılmasını ve ailelerinin aranmasını kabul etmediklerini söyleyen Okan Yılmış, “Birçok üniversite öğrencisinin ve gencin aileleri haklı taleplerini savunduğu için kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce aranıyor, ajanlık dayatılıyor, arkadaşlarımız korkutulmaya çalışılıyor. Bu durumun açıkça suç olduğunu belirtiyoruz. Bir süredir arkadaşlarımızın aileleri aranıyor, özel hayatlarına dair bilgiler ailelere aktarılıyor, gençlere arkadaşlık adı altında ajanlık dayatılıyor. Kabul etmeyen arkadaşlarımız tehdit ediliyor, zorbalığa maruz kalıyor” dedi.

    “BÜTÜN GENÇLERİ ÖRGÜTLÜ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Ajanlık dayatmasına karşı suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden Yılmış, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizi içine sıkıştırmak istedikleri cendereye karşı örgütlü mücadelemizle cevap verelim. Başta Munzur Üniversitesi öğrencileri olmak üzere Dersim’deki bütün gençleri beraber mücadele etmeye ve örgütlü olmaya çağırıyoruz ve bu politikalara karşı geri adım atmayacağımızı belirtiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de ajanlık dayatmasına karşı suç duyurusu

    Dersim’de ajanlık dayatmasına karşı suç duyurusu

    PİRHA- İHD, Sefkan Kazan’a ajanlık dayatmasında bulunan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacak.  

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, orman yangınlarına dikkati çekmek amacıyla merkezde esnafları gezerek bilinçlendirme çalışması yapan Sefkan Kazan’a ajanlık dayatılmasına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya İHD yönetici Agit Aral, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eşbaşkanı İbrahim Kasun ve Sefkan Kazan ile Emek Partisi İl başkanı Ergin Tekin katıldı.

    Dersim’de özellikle son dönemde insanların ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya olduğunu belirten İHD Yönetim Kurulu Üyesi Agit Aral, bu tür dayatmaların sokakta tacize kadar vardığını söyledi.

    Ajanlık dayatılan Sefkan Kazan, 16 Eylül 2021 tarihinde 0538 883 99 78 numaralı cep telefonundan kendisini arayanların Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne çağırdıklarını söyledi. Emniyete gittiğinde 2 polisin kendisini beyaz renkli 62 AE 781 plakalı dustır marka arabaya bindirdiğini kaydeden Kazan, polislerin kendisini araçla Pülümür Vadisi’nde bulunan Kuttu Dere mevkiine götürdükleri kaydetti.

    POLİS: ÇAY İÇMEYE GELİR MİSİN?  

    Polislerin kendisine birkaç kişinin ismini sorduğunu ve kendisinin söz konusu kişileri tanımadığını kendilerine beyan ettiğini anlatan Kazan, “Herhangi bir siyasi parti üyeliğimin olup olmadığını sordular ama onlara herhangi bir siyasi partiye üye olmadığımı söyledim. Daha sonra bana ajanlık dayatmasında bulundular ama reddedince bana karşısında ki insanı yüzde seksen çözdüğünü ve psikoloji eğitimi aldığını söyledi. Daha sonra ‘bir daha çay içmeye çağırsam gelir misin’ diye sordu ve beni arayacaklarını söylediler” diye konuştu. Kazan, polislerin daha sonra kendisini Tunceli İl Emniyet Müdürlüğünde götürerek bıraktığını belirtti.

    İHD, Kazan’a yönelik ajanlık dayatmasına karşı suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘İstihbaratçılar’ın kaçırdığı HDP’li Kaya, yaşananları anlattı-VİDEO

    ‘İstihbaratçılar’ın kaçırdığı HDP’li Kaya, yaşananları anlattı-VİDEO

    PİRHA – HDP üyesi Ahmet Kaya, kendisini polis ve istihbaratçı olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılarak, şantajla ajanlık teklif edildiğini anlattı.

    Ankara Etimesgut ilçesinde kendilerini polis ve istihbaratçı olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılarak ajanlık teklif edilen bir önceki dönem HDP PM üyesi Ahmet Kaya ile İHD Genel Merkezi’nde basın toplantısı yapıldı. Basın toplantısına HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Tuhay-Der Ankara Şube Temsilcisi Mehmet Baytekin ve İHD Ankara Şube Eş Başkanı katıldı.

    İHD Genel Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan, “İstemediğimiz, karşı çıktığımız üzücü bir olay nedeni ile karşınızdayız. Maalesef Türkiye‘de başkentte başkentin göbeğinde insanlar kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından tehdit edilmeye, geçici süre alıkonularak zorla mülakat yaptırılmaya, maruz bırakılıyorlar. Özellikle son yıllarda OHAL ilanından sonra çok sık karşılaştığımız bir işkence yöntemi. Biz bu yöntemi işkence yöntemi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü her türlü işkence ve kötü muamele, onur kırıcı davranış ve aynı zamanda tehdit suçu, aslında bir dizi suçun işlendiği bir olayla karşı karşıyayız” dedi.

    Bu konuda hazırladığı raporu Meclis İstihbarat ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Selami Altınok’a aktardıklarını belirten Türkdoğan, “9 Mart 2020 günü Ankara’da siyasetçi Ahmet kaya arkadaşımız kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından zorla bir araca bindirilip, birkaç saat zorla mülakat adı altında sorguya tabi tutulmak istenmiş” diyerek sözlerini tamamladı.

    TEHDİT, AJANLIK TEKLİFİ

    Kaçırılan Ahmet Kaya ise olayı şöyle anlattı:

    “Pazartesi günü saat 14-15 civarında Etimesgut’ta bir arkadaşımla görüşmeye giderken sokakta yürüdüğüm esnada aniden birisi önüme çıkarak kendisini polis olarak tanıttı, benim kendileriyle birlikte arabaya kadar gelmemi istediler. Ben de hayırdır niye geliyorum arabaya kadar dedim, seninle konuşmak istiyoruz dediler. Sonra beni zorla arabaya bindirerek Etimesgut’un dışında tenha bir yere götürerek, tahminen 3 saate yakın beni sorgulayarak kendileriyle işbirliği yapmamı istediler.

    Bunu yapamayacağımı, bunun için bir şey kabul etmeyeceğimi söyleyince de tehdit etmeye başladılar. ‘Ankara’ya niye geliyorsun, Ankara’ya bir daha gelmeyeceksin, Ankara sana yasak’ diye altını çizerek belirttiler. Ben de siyasetçi olduğumu Ankara’ya gelebileceğimi söyledim. Bunun karşılığında bana ihtiyaçlarım varsa biz ihtiyaçlarını karşılarız, sağlık sorunların var biliyoruz, sana yardımcı oluruz ve benzeri şeyler söylediler. Ben onların bu taleplerini kesin bir dille reddedince de,  bu sefer şantaja başvurdular. Seni götürürüz Rojava’da bu tarafa geçti diye gözaltına alırız yıllarca cezaevinde yatarsın diye tehdit ettiler. Bölgeye gidersen bölgede çalışabilirsin. Sonra o dili de değiştirdiler, tamamıyla siyaseti bırakırsan biz de senin peşini bırakırız dediler.”

    “TOROSLARIN YERİNE TRANSPORTERLAR GELDİ”

    HDP Batman milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki ise şunları belirtti:

    “Keşke basın ile böyle bir şey için bir araya gelmesek.  Buz gibi bir yüz ifadesi ile sizinle konuşuyoruz. Ama gerçekten acı bir olay üzerine konuştuğumuz şey. Bu ülkede karşılaşılan herkes için ciddi korku ve yılgınlık yaratacak bir şey. Bizim böyle bu masanın başında anlattığımıza bakmayın. Ama onlarca düzinelerce polis sizi alıp bir araca koyup bir yere götürdüğünde aklınıza gelecek şey sadece ölüm olacak.  Bu saatten sonra dolayısıyla gerçekten çok korkunç bir olaydan bahsediyoruz. Bu ülkenin tarihine çok karanlık sayfalar olarak yer almış bir olay var. Biz Vedat Aydın’ ları 90’lı yıllarda kendisini polis olarak tanıtıp kaçırılmış yüzlerce insanı biliyoruz. Bir daha haber alamadığımız,  tekrar karşılaştığımız her olay bir daha 90’lı yıllara, korkunç günlere geri dönüyor muyuz düşüncesi yaratıyor bize.

    Umarım böyle değildir,  Öztürk başkanın da söylediği gibi gerçekten 15 Temmuz darbesi ve 20 Temmuz siyasi darbesi sonrası OHAL ilanının ardından bu ülkede beyaz Torosların yerine siyah Transporterler geldi.

    İnsanlar tekrar kaçırılmaya, ölümle tehdit edilmeye başlandı; anlaştırılmaya başlandı. Bunun son olmasını istiyoruz.”

    “YAŞANANLAR İNSAN HAKLARINA UYGUN DEĞİLDİR”

    Tuhay-Der Ankara Temsilcisi Mehmet Baytekin de olaya tepki göstererek “Türkiye‘nin başkentinde legal siyasetle uğraşan bir arkadaşımızın böyle korsanvari bir şekilde dağ başına götürülüp ölümle tehdit edilmesi, Ankara’ya girişinin yasaklanması kabul edilebilir bir şey değil. Bu sorunların bu şekilde hal olması mümkün değil, bu sorunun muhatapları bellidir, tek tek bireyleri kaçırarak tehdit ederek bu sorunu böyle çözemezsiniz. Bu ne uluslararası hukuka ne de insan haklarını uygun bir şeydir” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA