Etiket: akbelen direnişi

  • Kordu, çevre aktivisti Esra Işık’ın tutuklanmasını Adalet Bakanı Gürlek’e sordu

    Kordu, çevre aktivisti Esra Işık’ın tutuklanmasını Adalet Bakanı Gürlek’e sordu

    PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Akbelen Ormanı ve İkizköy çevresindeki acele kamulaştırma ve çevre aktivisti Esra Işık’ın tutuklanmasına yönelik süreci, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorarak Meclis gündemine taşıdı.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı ve İkizköy çevresinde yürütülen maden sahası genişletme çalışmalarına ilişkin “acele kamulaştırma” kararlarını,  çevre savunucularına yönelik gözaltı-tutuklama uygulamalarını ve en son çevre aktivisti Esra Işık’ın tutuklanmasını Meclise taşıdı. Kordu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

    “ÇEVRE AKTİVİSTİ ESRA IŞIK’IN TUTUKLANMASI HUKUKA AYKIRIDIR”

    Kordu’nun önergesinde, Milas’ın 6 köyünde toplam 679 parsel özel mülkün acele kamulaştırma kapsamına alındığını, bu işlemlerin yargı denetimi tamamlanmadan uygulanmaya başlandığını vurguladı. Milletvekili, acele kamulaştırmanın istisnai bir idari işlem olduğunu ve bu kadar geniş uygulanmasının mülkiyet hakkı ile hukuk devleti ilkesi açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

    Önergede, barışçıl protestolar sırasında İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık’ın gece yarısı gözaltına alınıp tutuklanmasının ölçülülük ve zorunluluk ilkeleri açısından tartışmalı olduğuna dikkat çekildi. Kordu, sabit ikametgâha sahip olan bir kişinin bu şekilde tutuklanmasının, hem hak arama özgürlüğü hem de toplantı ve gösteri hakkının ihlali anlamına gelebileceğini belirtti.

    Milletvekili Kordu, Adalet Bakanı Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi:

    1. Esra Işık hakkında verilen tutuklama kararının somut gerekçeleri nelerdir?
    2. Gözaltı işleminin gece yarısı yapılmasının nedeni nedir ve bu uygulama ölçülülük ilkesiyle bağdaşmakta mıdır?
    3. Acele kamulaştırmaya karşı açılan davalar sürerken yurttaşlara yönelik cezai yaptırımlar, hak arama özgürlüğü yönünden nasıl değerlendirilmektedir?
    4. Barışçıl protestolara yönelik gözaltı ve tutuklamaların artış sebebi nedir?
    5. Tutuklama tedbirinin istisnai olduğu dikkate alındığında, bu tür olaylarda doğrudan tutuklama yoluna neden gidilmektedir?
    6. Barışçıl çevre eylemlerine en ağır koruma tedbiri olan tutuklamanın uygulanması, hukukun temel ilkeleri açısından nasıl yorumlanmaktadır?

    Ayten Kordu, önergesinde, “Anayasa’nın 2., 13., 34., 35. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan hakların korunması ve ihlallerin önlenmesi için bu süreçlerin şeffaf bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekir” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Akbelen’de asker şiddetine dair ‘soruşturmaya gerek yok’ kararı

    Akbelen’de asker şiddetine dair ‘soruşturmaya gerek yok’ kararı

    PİRHA – Akbelen Ormanı’ndaki kesime karşı duran yurttaşlara dönük asker saldırısına dair yapılan suç duyurusu için “soruşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.

    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda devam eden Adalet Nöbeti sırasında yaşanan asker şiddetine dair yapılan suç duyurusu için “soruşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.

    Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Uğur Toprak’ın 19 Ekim’de yaptığı suç duyurusunu değerlendiren Milas Cumhuriyet Başsavcılığı, kararında şu ifadelere yer verdi:

    “Görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerine dair herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihbar edenin ihbarına konu iddiaları yönünden Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma açılmasını gerektirir nitelikte suç ve suç unsuru içerir herhangi bir eylem bulunmadığından soruşturma olanağının olmadığı ihbar evrakından anlaşılmakla; ihbar dosyasına konu iddialar hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”

    “EMEKÇİ HALKIMIZIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİM”

    Konuya dair açıklama yapan Toprak, “Olayın yaşandığı 29 Temmuz’da Milas Devlet Hastanesi’nden aldığımız darp raporu ekte olmasına rağmen dikkate alınmamış. Ayrıca videolar ile fotoğrafları da yok sayılmıştı” diye kaydetti.

    Ormanın yok edilmesinin doğal yaşamın yok edilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Toprak, “Bu anlamda Akbelen direnişi bir yaşam direnişidir. Bildiklerimi her platformda, her daim yüksek sesle ve inatla söylemeye, bilimden, doğadan, insandan, emekten yana tavır sergilemeye ve rantçı, emperyalist, sömürücü şirketlerin ve yandaşlarının karşısında emekçi halkımızın yanında durmaya devam edeceğim” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yönetmen Serhat Sarışın, Akbelen direnişini çektiği ‘Zeytinliğin Ardı’nı anlattı

    Yönetmen Serhat Sarışın, Akbelen direnişini çektiği ‘Zeytinliğin Ardı’nı anlattı

    PİRHA – Yönetmen Mervan Serhat Sarışın, çektikleri ‘Zeytinliğin Ardı’ belgesel filmini anlattı. Sarışın, “Filmde izleyiciye vermek istediğimiz mesaj sadece ormanları koruyalım ile ya da sadece Akbelen Ormanı’yla sınırlı bir mesaj değil” dedi. Akbelen Ormanı’nda verilen mücadelenin çok değerli olduğunu söyleyen Sarışın, “Bu herkese örnek olacak bir mücadele ve direniş biçimidir” dedi.

    Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki ağaçların, Limak Holding’e ait Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’ne kömür sağlamak amacıyla kesilmesine karşı yaşam savunucuları haftalardır direnişlerine devam ediyor. Bu doğa talanını gözler önüne sermek isteyen yönetmen Mervan Serhat Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’ adlı bir belgesel filmi çekti. Sarışın, çektikleri belgesel filmin hangi fikirle ortaya çıktığı, içeriği ve filmle verilmek istenen mesajlar üzerine PİRHA’ya konuştu.

    “AKBELEN ORMANI’NA GİDEREK HİKAYEYİ ANLATMAYA KARAR VERDİK”

    Serhat Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’ belgesel filminin ortaya çıkış sürecini şöyle anlattı:

    “Akbelen Ormanı’nın maden sahasına dönüştürülmesine engel olmak için verilen mücadeleyi, çadır nöbeti tutan köylüler üzerinden anlattığımız bir belgesel film. Filmin ortaya çıkışı bir yönetmen arkadaşımla sohbetimiz sonucu onun beni bilgilendirmesiyle böyle bir mücadelenin varlığından haberdar oldum ve üzerine düşündü, konuştuk ve film yapmaya karar verdik. Sonrasında ise oradan mücadelenin baş aktörü olan Nejla(Işık) abla ile iletişime geçtik ve tanıştık; bize mücadeleden, çadır nöbetinden bahsetti. Biz de bu hikayeyi film yapmak istediğimizi söyledik. Kabul ettiler ve biz de kalkıp Muğla Milas’da bulunan Akbelen Ormanı’na İkizköy’e giderek hikayeyi anlatmaya karar verdik.”

    FİLMİN TAMAMLANMASI VE FESTİVAL SÜRECİ

    Çekim sürecinin çok güzel geçtiğini belirten Mervan Serhat Sarışın, “Şu anda yok edilmeye çalışılan ormanın içinde doğa ile baş başa filmin oluşumunu da olumlu yönde etkileyen bir süreçti. Oradaki köylülerle, mücadelecilerle, çevrecilerle tanıştık, sohbet ettik, röportajlarımızı aldık ve çekim sürecimizi tamamladık. Bir buçuk aylık bir kurgu aşamasından sonra filmimiz tamamlandı ve festival süreci başladı. ilk olarak 12. Uluslararası Suç Ve Ceza film Festivali’nde en iyi belgesel film için yarıştık, sonra İşçi filmleri festivali, Documentaristt gösterimleri oldu. Bu sıralarda ise Yunanistan’da iki film festivalinde finalist olduk. Bu arada Akbelen Ormanı’na yapılan müdahale sebebiyle 4 Ağustos’a kadar film, Documentaristt Youtube hesabından erişeme açılmıştı” dedi.

    “VERMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ MESAJ SADECE AKBELEN ORMANI İLE SINIRLI DEĞİL”

    Sarışın, ‘Zeytinliğin Ardı’belgeselinde izleyiciye vermek istedikleri mesajın sadece ormanların korunması ve Akbelen Ormanı’yla sınırlı bir mesaj olmadığını dile getirdi.

    Sarışın, doğanın, coğrafyanın, insanın ve emeğinin ne kadar kutsal ve uğruna mücadele etmeyi gerektiren bir şey olduğuyla ilgili olduğunu da söyleyerek, “Bu, bugünlerde sürekli yangın haberleri gelen Cudi için de geçerli, Kaz dağları için de geçerli, Akbelen Ormanı için de geçerli. Bunlara bir yerden bakmak gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “DOĞANIN TALANI BÜTÜN CANLILARIN YAŞAMININ GASPIDIR”

    “Doğanın yok edildiği yerlerde yaşam hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır” diyen Sarışın, doğanın talanının insanın, yaşayan bütün canlıların yaşamının gaspı olduğunu belirtti.

    Sarışın, Akbelen Ormanı’nda verilen mücadelenin çok değerli olduğunu da ifade ederek, “Bu herkese örnek olacak bir mücadele ve direniş biçimidir” diye kaydetti.

    ‘Zeytinliğin Ardı’ belgeselinin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Milletvekili Koca, CHP’li vekilleri Akbelen’de jandarmanın yanında olmakla eleştirdi

    Milletvekili Koca, CHP’li vekilleri Akbelen’de jandarmanın yanında olmakla eleştirdi

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Akbelen direnişinde CHP’li milletvekillerini jandarmanın yanında olup halkın arasına karışmamakla eleştirdi. Koca, “Bizler halkın vekilleri olarak biber gazları, jopu, kalkanı, TOMA’sı ile vahşice saldırıya uğrarken CHP’nin vekilleri kesim alanında jandarma komutanının sırtını sıvazlıyordu” dedi.

    Muğla’nın Milas İlçesinde Akbelen Ormanı’nın Limak Holdinge bağlı Yeniköy Kemerköy Termik Santrallerine kömür madeni sağlamak için kesilmesine karşı direniş sürüyor.

    Akbelen Ormanı direnişçileri barikat önünde açıklama yapmak isterken jandarmanın biber gazı, gaz fişeği ve joplarla müdahalesiyle karşılaştı. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın ile milletvekili Perihan Koca da, biber gazı sıkılarak darp edildi.

    Bu saldırılar yaşanırken CHP’li milletvekillerinin uzaktan izlediğini söyleyen Perihan Koca, bu tutumu eleştirdi. CHP’nin bu tavırla devlet ve sermaye ile göbekten bağlı olduğunun görüldüğünü belirten Koca, şu ifadeleri kullandı:

    “Bizler halkın vekilleri olarak biber gazları, jopu, kalkanı, TOMA’sı ile vahşice saldırıya uğrarken, CHP’nin vekilleri kesim alanında jandarma komutanının sırtını sıvazlıyordu. Devlet teşhir olurken CHP de bir kez daha devlet ve sermaye ile göbekten bağlı olduğunu göstererek Akbelen halkının gözleri önünde teşhir oldu.

    Bu muamele karşısında oturma eylemine başladığımızda CHP’nin vekilleri değil yanımıza gelmek uzaktan izlemekle yetindi. Yanımızda halkın onurlu duruşu vardı ne var ki. Tıpkı halkın onurlu duruşunun yanında bizim olmamız gibi. Saflar netleşirken herkes tercihini yapsın. Barikatın önünde mi yoksa ardında mısın halkın yanında mı karşısında mısın? Ortası yok.”

    PİRHA/ MUĞLA