Etiket: akbük

  • Didim Akbük Cemevi için Birlik ve Dayanışma Konseri gerçekleştirilecek

    Didim Akbük Cemevi için Birlik ve Dayanışma Konseri gerçekleştirilecek

    PİRHA-Didim Akbük Cemevi için 14 Ağustos 2022 Pazar günü saat 19.00’da ‘Birlik ve Dayanışma Konseri’ verilecek.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Akbük Şubesi’nin düzenlediği, Sanatçı Şükran Çelik ve Yusuf Gül’ün katılacağı Birlik ve Dayanışma Konseri, 14 Ağustos 2022 Pazar günü saat 19.00’da Akbük Cemevi konser alanında verilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Dede Temiz’den Alevi köylerine cami yapılmasına tepki: Bırakın özgür yaşayalım-VİDEO

    Dede Temiz’den Alevi köylerine cami yapılmasına tepki: Bırakın özgür yaşayalım-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Akbük Şubesi/Cemevi dedelerinden Zeynel Abidin Ocağı mensubu Erdoğan Temiz, Alevi yerleşkelerine yapılan camilerin ve yüksek sesle okunan ezanın asimilasyon politikalarının bir aracı olduğunu söyledi. Temiz, “Benim gönlümde yatan Alevi inancı, Alevi sevgisidir. O yola duyduğum saygıyı, sevgiyi hiç kimse sökemez, ben de bir başkasının inancını sökemem. Bırakın özgür yaşayalım” diye konuştu.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Akbük Şubesi/Cemevi dedelerinden Zeynel Abidin Ocağı mensubu Erdoğan Temiz, Alevi yerleşkelerine yapılan camilerin ve yüksek sesle okunan ezanların asimilasyon politikalarının bir aracı olduğunu belirterek, yaşanan bu tür durumların insan haklarına aykırı bir tutum olduğunu söyledi. Temiz, tüm inançların özgürce yaşanmasının insanlık açısından büyük bir zenginlik olduğunu da vurguladı.

    “İNANÇ, ZORLA BAŞKASINI KENDİNE BENZETMEK DEĞİLDİR”

    İnancın özünün zorbalık değil sevgi ve saygı olması gerektiğini ifade eden Temiz şunları dile getirdi:

    “Biz nasıl ki sinagoga, camiye saygı gösteriyorsak onlar da bize saygı göstererek. Bu tip çalışmalardan vazgeçmelidir. Benim gönlümde yatan Alevi inancı, Alevi sevgisidir. O yola duyduğum saygıyı, sevgiyi hiç kimse sökemez ben de bir başkasının inancını sökemem. İnanç nedir? İnanç yaşadığımız dünyada sevgiyi paylaşmaktır. İçinde bir sevgi varsa onu paylaşmaktır. Zorbalık değildir, baskı değildir, zorla kendisine benzetmek değildir. Zorla hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Zorla yaptığınız bir şey toplumu huzursuz eder, üzer. O zaman saygınız azalır, toplum size saygı göstermez. Gitsem bir caminin veya bir kilisenin yanında yüksek sesle bağırsam hoşlarına gider mi? Ya da bir Sünni köyüne gitsem yüksek sesle bağırsam, cem yapmaya kalksam hoşlarına gider mi? O nedenle bizi de aynı şekilde görmelerini istiyoruz. Bizim de bir düşüncemiz var, inancımız var. Biz de insanız biz de kırılıyoruz, üzülüyoruz. O kadar çok haksızlıklarla karşılaşıyoruz ki, bize yakışmayan sözlerle karşılaşıyoruz üzülüyoruz. Bu doğru değil.”

    “İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE NEDEN MÜDAHALE EDİYORSUNUZ?”

    Uygulanan asimilasyon politikalarının insan haklarına aykırı olduğunu belirten Temiz sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bu yapılanlar insanlık açısından doğru değil. Günümüzde artık insan hakları diye bir şey var. Bugün artık doğa hakları var, hayvan hakları var, çocuk hakları var, yaşadığınız çevrenin hakkı var. İnsan hakkı da bunların başında geliyor. İnsan haklarının başında da inanç özgürlüğü var. O zaman siz inanç özgürlüğüne neden müdahale ediyorsunuz? Bu doğru değil. Bu açıdan yaklaşarak bu tür girişimlerin karşısında durmak gerekiyor. O nedenle kuruluşların, vakıfların, derneklerin bir araya gelerek bu tarz saldırılar karşısında ortak ses çıkarmaları gerekir. Sanıyorum ki o zaman bu tür saldırılardan, çalışmalardan vazgeçerler.

    Biz birçok yerde de görüyoruz ki Alevi köyünde cami var, hoca var. Ama bakıyorsun hoca tarlaya gitmiş çalışıyor yeri geliyor ezan bile okumuyor. Yazık değil mi, günah değil mi? O insanları sıkıntıya sokuyorsunuz. İmama da yazık, oradaki camiye de yazık. Orada yaşayan halka yönelik bir acımasızlık oluyor. İnsanların kalpleri kırılıyor, yürekleri yanıyor. Bu toplumu ayrıştırmak oluyor. Onun için bizim amacımız toplumu birleştirmek olmalı, sevgi ekseninde birleştirmek olmalı. Bütün dinlerin temelinde sevgi yatıyorsa, insanlık yatıyorsa o zaman niye birbirimizden ayrılalım. Şöyle düşünelim yüzlerce, binlerce inanç var. Binlerce kır çiçeği olarak düşünelim onları. İçinden birini soldurduğunuzda o güzelliklerden biri yok olup gider. Alevilikte o inançlardan bir tanesi. Niye solduruyorsunuz onu? Bırakın o güzellikler içerisinde oda yeşersin.”

    BIRAKIN ÖZGÜR YAŞAYALIM”

    “Biz insan olmaya geldim diyoruz” diyen Dede Temiz, “Benim kabem sevgidir diyoruz. O zaman niye sevgiye karşı çıkıyoruz? Gelin sevgide buluşalım. Bütün inançlar için geçerli bu. O inanca inanan insanlar kendi inancıyla yaşasın. Dünyanın neresinde olursa olsun ben katılayım veya katılmayayım, Afrika’da olur, Asya’da olur, Avrupa’da olur, eğer bir inanç, bir dil yok oluyorsa bir güzellik yok oluyordur, bir çiçek soluyordur. Bu nedenle Aleviliğin o insancıl yapısıyla, dünyaya örnek olan barışçıl duruşuyla yaşamasını istiyorum. Bırakın biz özgür yaşayalım. Siz de yaşayın, biz de” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/AKBÜK-AYDIN

  • Dede Erdoğan Temiz: Aleviliği içten bölmeyi amaçlayan gruplar var-VİDEO

    Dede Erdoğan Temiz: Aleviliği içten bölmeyi amaçlayan gruplar var-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Akbük Şubesi dedelerinden Erdoğan Temiz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Gri hizmet” pasaportuyla yurt dışına gönderdiği dedeler ile ilgili konuştu. Temiz, amaçlananın Aleviliği içten bölmek olduğunu belirterek, “Bize düşen görev Aleviliğin felsefesini, özününü, bizi biz yapan o değerlerinden hiçbir zaman vazgeçmeyelim yeter” dedi.

    Diyanet işbirliğiyle Avrupa’ya gri dedeler gönderilmesi Alevi toplumunun büyük tepkisini çekiyor.

    HBVAKV Akbük Şubesi dedelerinden Erdoğan Temiz ile iktidarın “Gri pasaportlu dedeler” projesini konuştuk.

    Zeynel Abidin Ocağı dedelerinden olan Erdoğan Temiz, “Alevi’yi Alevi yapan belli özellikler vardır” diyerek Alevi toplumunun, yaşadığı çevrede doğayla bütün olduğunu ve bütün insanları bir kardeş gördüğünü anlattı.

    Dede Erdoğan Temiz, Alevi toplumunun özgürce yaşayıp birbirine saygı göstermeyi amaçladıklarını da ekleyerek, “Bu özden dolayıdır ki demokrat oluşu, devrimci bakışı, geleceğe dönük yaşadığı dünyayı yaşanılır kılması, kim olursa olsun bütün inançlara saygı göstermesi; Hıristiyan ya da Yahudi olabilir; inanabilir, inanmayabilir, yine Sünni’lerle iç içe yaşıyoruz. ‘Sünni’ demek bana zor geliyor; bir kardeş olarak düşün insanları, bir kardeş gözüyle görmüştür, yine doğayı bir can olarak görmüştür. Bundan dolayıdır ki geliştirdiği bu felsefenin özü barışı getirir, barışık yaşamaktır” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER OLDUĞU SÜRECE ÜLKEYE İKİLİK SOKMAK ZORDUR”

    Dede Erdoğan Temiz, “Neden Aleviliğin özüne zarar verilmek isteniyor?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Bugüne kadar dışardan gelen tepkiler Alevilere pek zarar veremedi. Ne kadar asimilasyon olsa da bu eğitim yoluyla olsun, başka nedenlerle olsun Alevileri birbirinden koparmadı. Çünkü inançlarındaki o öz onları hep birleştirdi. Ne kadar farklılığımız olsa da örneğin bir kısmımız Yavuz’un zulmünden kaçarak dağlara çekilmiş, bir kısmımız ormanlara çekilmiş, bir kısmımız farklı yönlere gitmiş ama dedelerimiz o insanları, taliplerini bularak o özündeki doğruyu, gerçeği, insanlığı, barışı, anlatmışlardır, her yerde anlatılmıştır. Hiçbir dede hiçbir zaman sen kötü ol, sen hırsızlık yap dememiştir. Tam tersine insan ol, insana değer ver, doğanın içinde yaşıyorsun doğaya değer ver demiştir. Bundan dolayıdır ki o Aleviliğin özünden saptıramamışlardır. Fakat günümüzde ne yazık ki Aleviliği içten bölme amaçlanmaktadır, bunun özünde o yatıyor.”

    “ALEVİLERİ İÇTEN BÖLMEYİ AMAÇLAYAN KESİMLER VAR”

    Dede Erdoğan Temiz, Aleviliği yok etmeyi amaçlayan kesimlere de işaret etti. Günümüz asimilasyon politikalarının sinsi yöntemlerle yürütüldüğünü söyleyen Temiz, şunları söyledi:

    “Şimdi Alevi gibi görünüp de Aleviliğin özünü yok etmeye, varlığını sindirmeye çalışan belli bir grup var. Bu grup çeşitli yollarla geliyor. Ya devlet tarafından geliyor ya da farklı inançlardan da geliyor. Örneğin bu İran kaynaklı da olabilir, başka bir kaynakta da olabilir. Kendilerine benzetmek istiyorlar. Neden? Biz bütün inançlara saygı gösteriyoruz. Bizim beklediğimiz şudur: Bizim inancımıza saygı gösterin. Aleviliği ben yaşıyorum, ne yapacağıma ben karar veririm. Bir başkası benim yerime karar vermesin. Örneğin cemimi ben yaparım, ibadet yerim cemevidir. Biz bundan 60 yıl önce de cemevlerinde cemimizi yapardık, o zaman da bu güzellikleri yaşardık, yaşattık öyle yetiştik. Bugün de öyle yaşamak istiyoruz. Yani birileri kalkıp ta kendilerine benzetmeye çalışırsa o zaman bu Alevilik olmaz. O nedenle gri pasaportlu olsun, başka nedenle olsun bu tip Alevi olmayan, ya da Alevi olsa da dede olmayan insanları, dedeymiş gibi göstererek belli yerlere gönderip oradaki toplumu dönüştürmeye çalışmasınlar.

    Eskiden Yunanistan’da Sofistler vardı. Onların görevi, çok iyi konuşarak karşısındakini kandırmaktı. Çok iyi yetişmiş yetenekli insanları, cemevlerine, derneklere göndererek Alevileri içten bölmeyi amaçlayan bir kuruluş, saldırı var. Açıkçası bunu doğru bulmuyorum. Zaten Avrupa’daki Aleviler artık bunu öğrendiler. Buna karşı önlem almalarında yarar görüyorum.

    “ALEVİLER ALEVİLİĞİ YAŞAMALI”

    Bize düşen görev bizi biz yapan o özelliklerden hiçbir zaman vazgeçmeyelim. Örneğin; cemde kapıdan içeri giren herkes bir ‘kardeştir’ diyoruz. Küçüğüyle, kadınıyla, erkeğiyle oraya herkes girebilir. Sırf Aleviler değil. Sünniler de, Hıristiyanlar da geliyor, cemlerimizi görüyorlar. Cemi gördükten sonra lokmalarımızı yiyor ve şunu söylüyorlar: ‘Biz Alevileri böyle bilmiyorduk’. Onun için Aleviler, Aleviliği yaşamalı, kendileri anlatmalı. Gelin görün, insanız, biz de inanıyoruz. Bunu anlatmak gerekiyor. Ancak bu şekilde kendimizi koruyabiliriz. Birbirimize sımsıkı sarılarak, inancımızı yaşatarak koruyabiliriz.”

    “CEMLERİN ÖZÜNÜ TAKİP ETMELİYİZ”

    Dede Erdoğan Temiz, son olarak Aleviliğin nasıl korunması gerektiği konusunda şu bilgileri paylaştı:

    “Geçmişte dedelerimiz cemleri nasıl yapıyorlardı? Onları takip ederek, o cemlerdeki o özü, o felsefeyi, o inancı, o insanlığı, o barışı, o rızalık almayı bugün de uygulayarak eğer devam edersek bu dış etkenler, içimize giren o ayrılıklar sanıyorum ki bizi fazla etkilemeyecektir. Onun için buna dikkat etmek gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ AYDIN-AKBÜK

  • Kocaoğlu: Cemevimizin bulunduğu caddenin ismini Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilmesini istiyoruz-VİDEO

    Kocaoğlu: Cemevimizin bulunduğu caddenin ismini Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilmesini istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Didim Akbük Cemevi Başkanı Haydar Kocaoğlu, 2016 yılında yapımına başladıkları cemevi inşaatını,  pandemiden kaynaklı durma noktasına geldiğini belirterek, 4 dönümlük arazi üzerinde bulunan cemevinin önünden geçen bir caddenin UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli yılı ilan edilmesinden kaynaklı isminin Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilmesi için belediyeye talepte bulunduklarını ifade etti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Akbük Cemevi Başkanı Haydar Kocaoğlu cemevi faaliyetleri hakkında PİRHA’ya konuştu.

    “AKBÜK’TE CEMEVİ  İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTIK”

    Kocaoğlu, şubelerini 2012 yılında kurduklarını belirterek, “2013 yılında burada Akbük’te 72 millete aynı nazarla bakan bizler hiç kimsenin ırkına, diline, dinine, bakmaksızın bütün insanları seven eline, beline, diline hâkim olmayı kendisine felsefe edinmiş olan kişiler toplanarak buraya bir cemevi yapalım dedik. O amaçla Akbük’te bir imza kampanyası başlattık. Yaklaşık 400’e yakın imza toplayarak Akbük belediyesine müracaat ettik ve tahsis gerçekleşti” dedi.

    “PANDEMİDEN  SONRA HİÇBİR ETKİNLİK YAPAMADIK”

    2016 yılında çeşitli düzenlemeler yaparak etkinlikler gerçekleştirdiklerini ifade eden Kocaoğlu, pandemiden dolayı etkinlikleri durdurmak zorunda kaldıklarını söyledi.

    “ALEVİ İNANCINDA AĞAÇTA OLSA KESERKEN AĞACIN RIZALIĞI ALINIR”

    Cemevi inşaatı ile ilgili de bilgi veren Kocaoğlu, şunları belirtti:

    “Arsayı almakla yetmiyor ondan sonra asıl iş başlıyor. Buraya cemevini nasıl yapacağız? 2012 yılında kurulan vakıf şubemiz 3 yıl boyunca çalışarak, yazışarak temel atma törenine gelmek istedik. Onun içinde burada hafriyatı alacağız ama burada.  11 tane çam ağacı ve 20’ye yakın zeytin ağacı vardı. Bizim Alevi kültüründe hiçbir cana kıyılmaz, ağaçta olsa kesilirken onun rızalığının alınması gerekir. Onun için ağaçları kesmeden başka alana nakil yaptık. Hiçbir sorun olmadan hafriyatımızı yaptırdık.

    2016 YILINDA BÜYÜK BİR KATILIMLA AKBÜK’TE CEMEVİMİZİN TEMELİNİ ATTIK

    2016 yılında büyük bir katılımla temel atma töreni yaptık. Canlarımız sağ olsunlar bağışta bulunanlar dostlarımız da çok oldu.  2018 yılının 6. ayında da inşaatımıza başladık. 2020’nin sonuna kadar 1,5 yıl içeresinde inşaatımızı belli bir seviyeye getirdik. Ondan sonra da pandemi ortaya çıktı, hiçbir iş, hiçbir etkinlik yapamadık. Zaten bizim gelirimiz bağışlar, aidatlar bir de etkinliklerimiz oluyordu. Bunların üçü de olmayınca inşaatımız durdu.”

    Kocaoğlu inşaatla ilgili olarak ise, “Cem evimiz burada taban dâhil 3 kattan oluşuyor, bu şekilde bitirip içine girmeyi düşünüyoruz. Yemek salonumuz var, cem yapacağımız bölüm, konferans salonununuz, mutfağımız ve sosyal faaliyet yürüteceğimiz odalarımız var. Şimdilik yeterli buluyoruz. Yine gelen bağışlarla, yardımlarla öbür kısmında bitirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    ‘PARK YERİNİN VE CADDENİN İSMİNİN HACI BEKTAŞ VELİ  OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTİYORUZ’

    Kocaoğlu, 4 dönümlük arazi üzerinde bulunan cemevinin önünden geçen bir caddenin UNESCO tarafından 2021 yılının Hacı Bektaş Veli yılı ilan edilmesinden kaynaklı isminin Hacı Bektaş Veli olarak değiştirilmesi için belediyeye talepte bulunduklarını söyleyerek “umarız talebimiz uygun bulunur” diye belirtti.

    Cebrail ARSLAN/AKBÜK-AYDIN

  • Didim Akbük’te Cemevi yapımı için dayanışma etkinliği gerçekleştirildi

    Didim Akbük’te Cemevi yapımı için dayanışma etkinliği gerçekleştirildi

    PİRHA – Didim Akbük’te inşaatı devam eden Cemevi ve Kültür Merkezi için dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. 

    Aydın’ın Didim ilçesine bağlı Akbük’te Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı bünyesinde yapımına devam edilen Cemevi ve Kültür Merkezi için dayanışma etkinliği gerçekleştirildi.

    ‘Bir tuğla da senden olsun’ şiarıyla Didim’de yapılan dayanışma gecesine siyasi parti ve kurum temsilcileri, Alevi dernek temsilcileri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    (HABER MERKEZİ)