Etiket: akçalı köyü

  • Adıyaman’da araziden yangın çıktı: Köylüler tedirgin-VİDEO

    Adıyaman’da araziden yangın çıktı: Köylüler tedirgin-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’ın merkeze bağlı 3 köyün bulunduğu bölgedeki otluk alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Yangın, Akçalı, Ahmet Hoca ve Kayaönü köyleri sınırları içerisindeki bölgede meydana geldi. Yangının köye sıçrayabileceği söyleniyor.

    Adıyaman’ın merkeze bağlı 3 köyün bulunduğu bölgedeki otluk alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Eş Başkanı Hüseyin Çoşkun ve beraberindeki partililer olayı yerinde inceleyerek kendi imkanlarıyla yangını söndürmeye çalıştıklarını söyledi.

    Hüseyin Çoşkun, “Tıpkı Mardin ve Diyarbakır’daki yangın gibi  herhangi müdahale edilmediğini görüyoruz. Kayaönü köyüne yangının sıçrama ihtimali var. Yangın birçok yerde aktif olmuş durumda ve birçok alan küle dönmüş. Alanda herhangi  bir ekip daha ulaşmamış. Yetkililerin acilen gelip yangın söndürme faaliyetlerine başlaması gerekiyor” diye konuştu

    PİRHA/ADIYAMAN

  • ‘Köyümüzde, 40 yıldır cem yapılmıyor’-VİDEO

    ‘Köyümüzde, 40 yıldır cem yapılmıyor’-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman merkeze bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı Akçalı köyünde yaşayan Abuzer Erkenek, “Çocukluk yıllarımızda köyümüze dedeler gelip cem yaparlardı. Ama yaklaşık 40 yıldır bu köyde cem yapılmıyor” dedi.

    Haberin videosu

    Adıyaman’da Ğısor coğrafyasında Kürt Alevilerin yaşadığı bölgede bulunan köylerde bir dönem cemler yapılırken ve Alevilik yol erkanı yürütülürken bugün onlarca köyün bulunduğu bölgede ancak bir kaç köyde cem yapılıyor. Bir çok köyde ise Alevilik yol erkanı yürütülmüyor ve cem yapılmıyor.

    Adıyaman Merkeze 20 km uzaklıkta bulunan Akçalı köyünde yıllar önce yapılan cemler bugün pir- talip ilişkisinin kopması ile birlikte Alevilik yol erkanında yapılan bir çok gelenek ve görenek bugün kaybolmuş durumda.

    Akçalı köyünde doğan ve bugün köyde eşi ile birlikte yaşamaya devam eden 80 yaşında, 6 çocuk babası Abuzer Erkenek, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ZAMAN VE KOŞULLAR İYİ AMA İNSANLIK KALMAMIŞ”

    80 yaşında 6 çocuk babası olan ve eşi ile birlikte köyde yaşayan Abuzer Erkenek, “Akçalı köyünde doğdum o gün bugündür köyde yaşamaktayım. O dönemler köyde mısır ve tütün ekerdik. Hayvancılık da yoğun bir şekilde yapılırdı. Yaylara çıkar çok zor koşullarda yaşardık. O dönem herkes gibi daha 18 yaşıma girmeden benden beni amcamın kızı ile evlendirdiler. O dönemler çok zor şartlarda yaşadıysakta birlik ve beraberlik vardı. Akrabalık bağı daha güçlüydü ve insanlar birbirine yardımcı olurdu. Şimdi de yaşam koşulları daha iyi ama insanlar iyi değil. 80 yaşındayım geriye dönüp baktığım da bu dönemden daha iyi bir dönem görmedim. Fakat akrabalık dostluk ilişkisi ortadan kalkmış. Komşu komşunun halini çocuk annesini babasını sormaz olmuş” diye konuştu.

    “PİR-TALİP İLİŞKİSİ SIKI TUTULMALI”

    Adıyaman merkeze bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı Akçalı köyünde 17 Şubat 1933 yılında dünyaya gelen ve hayatını köyde geçiren Abuzer Erkenek, çocukluk, gençlik yıllarında köyde yaşanan Alevilik yol erkanını ve bugünü ise şöyle anlattı:

    “Çocukluk ve gençlik yıllarımda köyde evi geniş olan Hüseyin amca vardı. Cemler onun evinde yapılırdı. O dönem kurbanlar kesilir musahiplik cemleri yapılırdı. Cemleri Üryan Hızır ocağı evlatları Mehmet (Hemık) Dede ve Hüseyin Dede yürütürdü. Dedelerin geleceğini rehber haber verirdi köylüler de hazırlık yapardı. Geldiklerinde birkaç gün kalır cemler yaparlardı. Bizlere Alevilik yol erkanını anlatırlardı. Yaşadığımız bölgenin tamamında Alevi köyleri bulunmakta. O dönem yaşanan baskılardan dolayı dağlık bölgelere yerleşmiş ve burada yaşamaya başlamışlar. O dönem yaşanan bütün baskılara rağmen Alevilik yol erkanının yaşandığı köyümüzde insanlar Muharrem ve Hızır Oruçlarını tutarlar ve cemlerini yaparlardı. Ama bugün köyün tamamını gezsen köyde yaşayan insanlar arasında Muharrem ve Hızır Orucunu tutan bir iki kişi bulamazsınız. Yaklaşık 40 yıldır köyümüzde cem yapılmıyor. Pir talip ilişkisini daha sıkı tutarak Alevilik yol erkanın sürmesi ve yaşaması için onun ritüellerini yerine getirerek çocuklarımıza öğretmeliyiz.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • Tütün üreticileri: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz-VİDEO

    Tütün üreticileri: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’ın dağ köylerinde yaşayan Kürt Alevilerin en büyük gelir kaynağı tütünün hasat zamanı başladı. Gün doğmadan sabahın erken saatlerinde gittikleri tütün tarlasında emek veren üreticiler, iki yıl önce çıkarılan yasa ile birlikte sıkıntı yaşıyor ve emeklerinin karşılığını alamıyorlar. 

    Haberin videosu

    Adıyaman’ın dağlık bölgesinde yaşayan yöre halkının en önemli gelir kaynağı ve halkın vazgeçilmez ürünü olan tütün hasadı başlarken, kadın çocuk demeden yediden yetmişe çiftçiler tarlalarda yoğun şekilde çalışıyor.

    Tütün üreticileri, gün doğmadan sabahın erken saatlerinden itibaren araçlarla tarlalara geliyor. Tarlada kesimi yapılan tütünler, ardından traktörlere yüklenerek evlere getiriliyor. Burada yapraklara ayrılan ve iskelelere asılan tütünler, bir süre bu şekilde kurutulduktan sonra satışa hazır hale getiriliyor.

    “TEK GELİR KAYNAĞIMIZ TÜTÜN”

    “Bu bölge insanın tek gelir kaynağı sarmalık tütün. Sabahın erken saatlerinde tarlaya gelip topluyoruz” ifadelerini kullanan Mehmet Sarıyıldız tütünün işlem aşamalarını şu şekilde anlatıyor:

    “Topladığımız tütünü eve götürüp dalından bıçak ile ayırıyoruz. Sarı olan yaprakları şiş ile saplıyor ipe diziyoruz. Yeşil olan yaprakları da birkaç gün bekletip sararmasının ardından saplıyoruz. Tütünün sarı renkli olan yaprağı daha çok fiyata satılıyor. Yeşil yaprakları ise sarmalık olarak kullanılıyor. Tütün yoğun emek ve zaman istiyor. Mart ayında tütün sadırını topağa atıyoruz. Mayıs ayının sonlarında ise tarladaki ekimine başlıyoruz. Bu dönem ise tarlada toplama işlemini yapıyoruz.”

    “ÜRETİCİ VE SATICI MAĞDUR EDİLİYOR”

    Tütün üreticisi Sarıyıldız, “Tütünde en büyük sıkıntıyı satışını yapanlar yaşıyor. Çevre illere satışını yapmaya gittiklerinde yolda yakalanıyorlar, büyük para cezaları veriliyor. Yine kargolarda gönderilen tütünlere el konularak üretici ve satıcı mağdur ediliyor. Bu bizim emeğimiz, alın terimiz çocuklarımızın geleceği için tek gelir kaynağımız bunların yaşanmaması gerekiyor” dedi.

    “KADINLAR BÜYÜK BİR EMEK VERİYOR”

    Tütünde sadece üretici ve satıcı değil bunun yanında yevmiyeciler de kendi evinin ihtiyaçlarını karşılamak için emek veriyor. Eşi ile birlikte komşu köyden Akçalı köyüne gelen Elif Ülger şunları ifade ediyor:

    “Sabahın erken saatlerinde kalkıp tarlaya gidiyoruz. Daha sonra eve getirdiğimiz tütünün bıçakla yaprağını kesiyoruz, çok zor şartlarda hazırlanıyor. Bu işte en büyük emeği de kadınlar veriyor. Çünkü kadınlar hem tarla işlerinde hem de ev işlerinde çalışıyor. Bu emeğimizin boşa gitmesini istemiyor karşılığını almak istiyoruz. Dağlık bölgede yaşadığımız için tütün olmazsa hiçbir şey yapamayız. Tütünden kazandığımız para ile çocuklarımızı okutuyor, büyütüyor ve evlendiriyoruz.”

    “BÜTÜN HAYATIM TÜTÜN İÇİNDE GEÇTİ”

    Yetmiş yaşında olmasına rağmen bugün büyük bir emek veren ve gün boyunca tütün işlerinde çalışarak ailesine katkı sunan Elif Erkenek, “Ben kendimi bildim bileli tütün ile uğraşıyorum. Atalarımızdan bu yana bu yörenin tek geçim kaynağı tütün. Bütün hayatım bu işin içinde geçti. Eskiden yaprakları ile birlikte demetler halinde tütünü çevre illere götürerek satıyorduk. Bir ara bu işten para kazanmaya başladık. Tam o dönem iktidarın çıkarttığı yasa ile birlikte sorunlar yaşadık. Bugün de onun mağduriyetini yaşıyoruz” diye konuştu.

    “TÜTÜN SATILMAZSA ÇOCUKLARIMIZI OKUTAMAYIZ”

    “Bu bölgede tarlalar az olduğu için tütün dışında ne ekerseniz masrafını çıkarmaz. O yüzden bizler de bu bölgede tütün ekiyoruz” diyen Şeyho Doymaz, “Bölgede eskiden hayvancılık vardı. Meralarımız orman işletme müdürlüğüne verildiği için hayvancılıkta bitti. Tek geçim kaynağımız tütün. Eğer tütün satılmazsa çok büyük sıkıntılar yaşarız. Evimizin bütün ihtiyaçlarını bununla karşılıyoruz. Çocuklarımızın okula gitmesi eğitim alması bu tütünün satışına bağlı eğer satılmazsa çocuklarımızı okula bile gönderemeyiz. Çıkan yasa ile birlikte büyük sorunlar yaşıyoruz. Bazı aileler üç yıldır tütününü satamıyor. Yöre halkı bu nedenle çok mağdur” ifadelerini kullandı.

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN