Etiket: akd altınoluk şubesi

  • ‘Maraş Katliamı’nda duyduğumuz feryatlar 46 yıldır anılarımızda’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı’nda duyduğumuz feryatlar 46 yıldır anılarımızda’-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliam’ında yaşamlarını yitirilenler, AKD Altınoluk Şubesi’nde anıldı. 46 yıl önce Alevilere karşı işlenen suçları günlerce seyrettiğini belirten AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “O günden bugüne İktidarlar değişiyor, yeni yasalar yeni kanundan çıkarılıyor ama kandan, gözyaşından ve inkar politikalarından beslenen zihniyet asla değişmiyor. Maraş Katliamı’nı unutmadık, hiçbir katliamı da unutturmayacağız” dedi.

    19 Aralık 1978’de gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nın acısı dinmiyor. Katliamın üzerinden 46 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı, yargılanmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı.

    46 yıl önce Maraş Katliam’ında katledilenler, Alevi Kültür Derneği (AKD) Altınoluk Şubesi’nde anıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada, AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan ve Maraş Katliamı tanığı Elif Tabak konuşma yaptı.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI UNUTMADIK”

    Devletin, 46 yıl önce Alevilere karşı işlenen suçları günlerce seyrettiğini belirten AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “Üzerinden neredeyse yarım asır geçmesine rağmen, gerçek suçlular asla cezalandırılmadığı gibi Aleviler hala kurbanlarının mezarlarını bulamadı. Alevi hukukçular tarafından mezar yerlerinin açıklanması için Türk Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanlığı’na yazılan sayısız dilekçeler cevapsız bırakıldı. Aradan 46 yıl geçmesine rağmen Maraş’ta tam olarak gerçekte kaç kişinin yaşamını yitirdiğini hala bilmiyoruz. Binlerce insanın göç etmek zorunda kaldığı böyle bir katliamda ceza alan saldırgan sayısı hala açıklanmıyor. O günden bugüne katledenleri seyretme politikası halen devam etmektedir. O günden bugüne İktidarlar değişiyor, yeni yasalar yeni kanundan çıkarılıyor ama  kandan, gözyaşından ve inkar politikalarından beslenen zihniyet asla değişmiyor. Maraş Katliamı’nı unutmadık, hiçbir katliamı da unutturmayacağız” dedi.

    “GİDİP KARANFİL BIRAKACAĞIMIZ MEZAR YERİMİZ YOK”

    34 yıl sonra Maraş’a yönünü dönebildiğini söyleyen Maraş katliamı tanığı Elif Tabak, “Benim için Maraş komple yerle bir olmalıydı çünkü bizlerin orada çok kötü anılarımız vardı. Gözlerimizle gördüğümüz ve kulaklarımızla duyduğumuz feryatlar 46 yıldır halen canlı bir şekilde anılarımızdadır, tıpkı 6 Şubat depremlerinde olduğu gibi. İnsanların hafızasından silemediği tek şey katliamlar ve depremlerdir. Bizi sadece Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde kalmakla sınırlıyorlar ve sokağa çıkmamız bile yasaklanıyor. Yürüyüş yaptığımızda hastanenin yakınına geldik ve 30 metre uzaklıkta öğretmenlerin öldürüldüğü yere karanfil bırakmamız engellediler. Maraş Katliamı’nda katledilenlerin %90’ının mezar yeri yok. O nedenle gidip karanfil bırakacağımız mezar yerimiz de yok. Olan mezarlara gidip ziyaret etmemiz de engellendi. Siyasetçilerin Maraş Katliamı’yla yüzleşip katledilenlerin mezar yerlerinin belirlenmesi ve katledilen canların isimlerinin yazılı olduğu bir anıtın yapılmasından asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/BALIKESİR

  • AKP’nin gençlik kampı ve Kerbela projesine tepki: Bizi içten vurabilmenin projesi-VİDEO

    AKP’nin gençlik kampı ve Kerbela projesine tepki: Bizi içten vurabilmenin projesi-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından yapılacağı belirtilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dede için Kerbela gezisiyle ilgili olarak konuşan AKD Altınoluk Şubesi Ekoloji Meclisi Sözcüsü Zeynel Karahan, “Baktılar ki Aleviler örgütlenmeye, Alevi gençliği uyanmaya başladı. Bunu engellemek için böyle bir yönteme başvurdular. Bizi içten vurabilmenin bir projesidir bu” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi Ekoloji Meclisi Sözcüsü Zeynel Karahan, üç bakanlık tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Karahan ayrıca 300 dede için yine iki bakanlığın finanse edeceği belirtilen Kerbela gezisine dair konuştu. İki programa da tepki gösteren Karahan, “Bizi içten vurabilmenin bir projesidir bu” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN ÖRGÜTLENDİĞİNİ GÖRENLER ‘DUR’ DEMEK İSTİYOR”

    Sözlerine “Alevilere yönelik olarak yüzyıllardan beri asimile edebilmenin bütün silahlarını kullandılar. Ve kullanmaya devam ediyorlar” diyerek başlayan Karahan, Alevi örgütlülüğünün siyasi iktidar tarafından hedef alındığını söyledi. Karahan şöyle devam etti:

    “Bugüne kadar biz Alevi olduğumuzu dahi dile getiremiyorduk. Sonra baktılar ki Aleviler örgütlenmeye, toplanmaya başladılar. Alevi gençliği uyanmaya başladı. Alevi kadını, “kadın” olduğunu anlamaya başladı. Özgürlüklerin kadınların yaşantısından geçtiğini kavramaya başladı. Bu kavramadan dolayı da egemen sınıflar, yüzyıllardan beri olduğu gibi şimdiki iktidar da bu sefer ne yapmaya başladı? Dedi ki “Biz bunları engellemeliyiz. Biz bunları yollarından saptırmalıyız.” Onun için ne yaptılar? Cemevlerine ibadethane olmaktan çıkarıp yani Alevilerin ibadet edeceği bir yer değil; İslam ideolojisine uygun olarak Sünnileştirebilmenin, asimile edebilmenin bir yolu olarak böyle bir yönteme başvurdular.

    “ALEVİ GENÇLİĞİNİN DÜNYA ÇAPINDAKİ DUYARLI VE KARARLI ÖRGÜTLENMESİNİ GÖRDÜLER”

    Şimdi gençlik kampları kuruyorlar. Gençlik kampları neden? Çünkü gençlik uyandı. Uyanan gençlik, sorgulayıcı, savaşan bir gençliktir. Artık dünyayı değiştirebilecek kadar etkin ve başarılı bir gençliktir. O zaman “biz bu gençliği bundan koparmalıyız” dediler. İki türlü yöntemi var. Birincisi bunları susturabilmek, hapishanelere doldurmak. “Konuşma gençlik, sus” dediler. Ama ne sustular, ne de durdular. Ve hızlı bir şekilde yayılmaya başladılar. Örgütlenmeler, Türkiye çapında değil, dünya çapında da Alevi gençliğinin çok daha duyarlı, azimli, kararlı bir şekilde mücadeleye sahip olduğunu gördükleri için “dur” dediler. Şu anda da gençlik kamplarını oluşturdular.”

    “CEMEVLERİ ARACILIĞIYLA ALEVİ DERNEKLERİNİ PASİFİZE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Karahan, tarihteki Alevi katliamlarını da hatırlatarak, şöyle konuştu:

    “Bu gençlik kampları esas itibariyle Sünnilerle birleştirilmeye çalışan, asimile edilmiş olan bir gençlik kısmını yakalamaya çalışıyorlar. Bunlar yeni bir örgütlenme biçimidir. Bizi içten vurabilmenin projesidir bu. Daha önce Maraş’ta, Sivas’ta yaktılar. Çorum’da, Malatya’da katlettiler. Ama dediler ki “Durmuyor bu gençlik. O zaman biz ne yapalım? Bunları asime edelim. Bunların saçlarını yanaklarını okşayalım. Bunlara güzel vaatlerde bulunalım. Öksü otu dediğimiz bir ot vardır. Öksü otunun içine sahte bir kuş koyarlar. Bütün kuşlar o sese gelir. Yapışıp kalır. Bir daha kurtulamaz. Çırpınarak ölürler. Dolayısıyla gençliğimizi böyle yapmak istiyorlar. Bunun için de bu birinci aşamaya “dur” demek, kabul etmemek lazım.

    İkinci olarak ise muhtarları vs. toplamaya çalışıyorlar. Veya ona benzer kanaat önderlerini etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar. Bunlardan en iyisini ve başarılısını cemevleri aracılığıyla yapıyorlar. Alevi derneklerini pasifize etmeye çalışıyorlar. Alevi dernekleri pasifize olursa biliyorlar ki yarın bir gün herhangi bir saldırı yaptıklarında karşılarında durabilecek insan kalmayacak. Onlara hizmet etsin, kul olsunlar diye uğraşıyorlar. Biz kul olma politikasına karşıyız. Kul olmaya karşı insanları örgütlendirmek, bilinçlendirmek zorundayız.”

    “BU SORUN ALEVİ DEĞİL İNSANLIK SORUNUDUR”

    “Bu sorun Alevi sorunu değil” diyen Karahan, Alevi akademisi kurulması gerektiğini kaydetti. Karahan, “Bu bir insanlık sorunudur. Alevilik demek insanlık demektir. Doğanın ve yaşamın kendisi demektir. Dolayısıyla gençliğimizi bunlar eğer elimizden alırlarsa bilin ki yarın bir gün çok büyük karanlık günler bizi bekliyor demektir. Bunlara biz asla izin vermeyeceğiz. Vermemek gerekir. Bu da size düşüyor. Hayata hayat katan, hayatı anlamlaştıran medya ayaklarımızı gerçekten ön plana çıkarmak lazım. Onlarla programlar yapmak lazım. Yeni nesli anlatmak lazım.

    “ALEVİ AKADEMİSİ AÇILMALI”

    Mesela Alevi Akademisi açmak gerekiyor. Alevi akademisi açılabilirse buradaki yeni nesil daha bilinçli, daha donanımlı, daha felsefi olarak dünyayı yorumlama şansına sahip olur. Onun için de gençliğin örgütlenmesi gerekiyor. Tek çatı altında birleşmesi gerekiyor. Şu anda birkaç tane kendine “Alevi” diyen ve proje olan dernekler var. Bu projeler aracılığıyla etkisiz hale getirilmeye yönelik çalışmalar var. Biz buna izin vermeyeceğiz. Onun için Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği bu konuda örnek çalışmalar yapıyor. Siz de bunun en önemli yapı taşlarından birisiniz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Gülten Önal: Alevi kadınların sorunu, diğer kadınların sorunlarından farklı değil-VİDEO

    Gülten Önal: Alevi kadınların sorunu, diğer kadınların sorunlarından farklı değil-VİDEO

    PİRHA-Kadın, erkek eşitliğine dair Alevi toplumu ve kurumlarına eleştirilerde bulunan AKD Altınoluk Şubesi Genel Sekreteri Gülten Önal, “Aleviler “Bizde kadın, erkek değil, can vardır” diyor. Öyle olduğuna ben şahsen inanmıyorum” ifadesini kullandı. Önal, sistemin kadını hep ötelediğini ve bunun Alevileri de etkilediğini vurguladı. 

    Alevi örgütleri içinde kadın, erkek eşitliğinin sağlanamadığını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi Genel Sekreteri Gülten Önal “Alevilikte ‘Bizde kadın, erkek değil, can vardır’ denir. Öyle olduğuna ben şahsen inanmıyorum” dedi.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN BU KONUDA DAHA DUYARLI OLMASI GEREKİYOR”

    Kadın sorununun topyekun ele alınmasını gerektiğini vurgulayan Önal, Alevi kurumlarına eleştiriler getirerek, şunları söyledi:

    “Kadın sorununu “Alevilikteki kadın” ile hiçbir zaman düşünmedim. Çünkü Alevi kadınlarının sorunu, diğer kadınların sorunlarından ayırabileceğimiz bir konu değil. Kadın sorunu aslında bir sistem sorunu. Bunu dünyadaki tüm kadınların sorunuyla birlikte eş değer olarak algılayamazsak zaten kadın sorununu da anlamamış oluruz. Alevi örgütlerinin de bu konuda daha duyarlı olması lazım. Alevilikte kadının daha iyi yerlerde olduğu söyleniyor. Alevilikte hep şöyle söylerler: Bizde kadın, erkek değil; can vardır. Öyle olduğuna ben şahsen inanmıyorum. Çünkü ne kadar olursa olsun artık sistem öyle bir yerleşmiş ki, kadını hep ötelemeyi, ikinci plana atmayı o kadar çok insanlara dikte ettirmiş ki; Aleviler istediği kadar desinler ‘Biz eşitiz, bizim kadınlarımız daha özgür.’

    “DERNEK YÖNETİMİNE GİRDİĞİMDEN BERİ MÜCADELE EDİYORUM”

    En basitinden geçen gün panelde gördük. Oradaki bütün arkadaşlarımızın içinde bir kadın yoktu. Yani Alevi kurumları, örgütleri kadın sorununu özellikle de Alevi kadınların sorunlarını dünyadaki bütün kadın sorunlarından ayrı düşünüp de böyle bir şey içine girerlerse bence çok yanlış yaparlar. Hepsini topyekun ele almakta fayda olduğunu düşünüyorum. Zaten bu derneğin yönetimine girdiğimden beri de bütün mücadelem en çok da kadın sorunları üzerineydi. Bir şeyler yapmaya çalıştık. Ne kadar başarılı olduk bilemiyorum. Onu tabii ki üyelerimiz değerlendirirler.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Altınoluk Cemevinin yıl içinde hizmete açılması hedefleniyor-VİDEO

    Altınoluk Cemevinin yıl içinde hizmete açılması hedefleniyor-VİDEO

    PİRHA- Toplumsal dayanışma ile temeli atılan AKD Altınoluk Cemevinin inşa çalışmaları devam ediyor.Cemevinin bu yıl içinde hizmete açılması planlanıyor. 

    Aleviler, Balıkesir Altınoluk’ta toplumsal dayanışma ve kolektif emekle bir cemevi inşa ediyor. Cemevinin ilk katının betonu atıldı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Balıkesir Altınoluk Şubesi tarafından Alevi yurttaşların lokmaları ile inşa edilen ve bitme aşamasına gelen cemevinin 2022 yılı içerisinde hizmete girmesi hedefleniyor.

    Altınoluk Cemevinin temel atma töreni geçtiğimiz ay gerçekleşmiş ve törene çok sayıda yurttaşın yanı sıra, özellikle çok sayıda kadın ve genç katılmıştı. Geçtiğimiz ay yapılan temel atma töreninden sonra çalışmalar hız kazanmış durumda.

    Yeni alınan arsa üzerinde inşaat çalışmaları devam eden ve ibadethane, eğitim, kongre vb. salonlardan oluşacak cemevi binasının kısa sürede tamamlanacağı belirtiliyor.

    PİRHA/İZMİR