PİRHA- Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından yapılan protestolarda 14 kişi gözaltına alındı. A.D. isimli yurttaşın elinde ikiye bölünmüş limon bulundurduğu için eyleme katıldığı varsayılarak gözaltına alındığı ileri sürüldü.
Mersin’de 10 Ocak’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Aslan ile Belediye Meclis üyeleri Özgür Çağlar, Neslihan Oruç, Hikmet Bakırhan’ın tutuklanmasının ardından Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atandı. Tutuklamalara ve kayyıma karşı eylem ve protestolar 6 gündür sürüyor.
14 Ocak Salı akşamı Akdeniz ilçesinin Yenipazar caddesinde kayyıma karşı yapılan yürüyüşte polis, eylemcilere biber gazı sıkarak müdahale etti. Yapılan protestolarda 14 kişi “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına eylem ve faaliyette bulunma, mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi” gerekçesiyle gözaltına alındı.
LİMON VE PUŞİ TEHLİKELİ MADDE SAYILDI
Protestoların yaşandığı bölgeden geçen A.D., elinde limon olduğu için “Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirilmesi” gerekçesiyle gözaltına alındı. Puşi taşımak da aynı maddeden dolayı gözaltı gerekçesi yapıldı.
Öte yandan gözaltına alınanların darp edildiği de iddia edildi.
PİRHA- Akdeniz Belediyesine kayyım atandıktan sonra kentteki müdahaleyi takip ederken polis şiddetine maruz kalan muhabirimiz Fatoş Sarıkaya’nın görüntü almasına izin verilmedi. Polis, gözaltıları görüntüleyen Gazeteci Sarıkaya’nın kamerasına müdahale ederken, ayrıca basın kartını yere attı.
Mersin’in Akdeniz ilçesi Belediyesi Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan ile Belediye Meclis üyeleri Özgür Çağlar, Neslihan Oruç ve Hikmet Bakırhan’ın tutuklanması ve kayyım atanması sonrasında haber takibi yapan PİRHA muhabiri Fatoş Sarıkaya’ya polisler tarafından darp edildi.
Polis müdahalesinde gözaltına alınan çocukların görüntüsünü çeken Sarıkaya, kendisine yönelen polislerce darp edilerek görüntüsü alması engellendi. Sarıkaya’ya yönelik müdahale ayrıca görüntülere yansıdı.
Polis ayrıca, gazeteci olduğunu belirten Sarıkaya’nın basın kartını alarak yere fırlattı.
PİRHA-Gözaltına alınan Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Nuriye Arslan ile Hoşyar Sarıyıldız gönderdikleri mesajda “Buradan halkımızı iradesine, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Haklı mücadelemiz er ya da geç kazanacak, halkın iradesi bu düzene karşı mutlaka galip gelecektir. Biz kazanacağız, halk kazanacak, adalet kazanacak!” dediler.
Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Nuriye Arslan ile Hoşyar Sarıyıldız, Başkan Yardımcısı Özgür Çağlar, meclis üyeleri Yakup Danış, Neslihan Oruç ve Hikmet Bakırhan dün sabaha karşı evlerine yapılan baskınla gözaltına alındılar. Akdeniz Belediyesi’nin etrafı ise polis bariyerleriyle çevrildi.
Gözaltının ikinci gününde avukatlar Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne giderek müvekkilleriyle görüşmeye başladı. Avukatlardan alınan bilgilere göre soruşturma dosyasının 2024 Mayıs ayında açıldığını, bugün ifade işlemlerinin başlanacağı aktarıldı. Avukatlar ayrıca eşbaşkanların morallerinin yüksek olup bir mesaj gönderdiklerini kaydetti.
“BİZ KAZANACAĞIZ”
DEM Partili Akdeniz Belediye Eşbaşkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan avukatları aracığıyla belediye önünde eylemde olan yurttaşlara şu mesajı gönderdi:
“Bizler, halkımızın iradesiyle, hizmetlerini adalet ve eşitlik temelleri üzerine inşa ettiğimiz Akdeniz Belediyesi’nin eş başkanları olarak, meclis üyelerimiz ile birlikte hukuksuz ve antidemokratik bir şekilde gözaltına alındık. Sağlık durumumuz iyi ve moralimiz gayet yüksektir. Bu uygulamalar, sadece bizleri değil, bizi seçen halkın iradesini ve onurunu da cezalandırmayı amaçlamaktadır. Ancak bizler, bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğimizi ve her koşulda halkımız için mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Buradan halkımızı iradesine, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Haklı mücadelemiz er ya da geç kazanacak, halkın iradesi bu düzene karşı mutlaka galip gelecektir. Biz kazanacağız, halk kazanacak, adalet kazanacak! Serkeftin.”
PİRHA – Hakkari Belediyesi’ne kayyım atama kararı Mersin’de de protesto ediliyor. Milletvekili Ali Bozan, kayyım kararını kabul etmeyeceklerini belirterek “Eyy Erdoğan! Biz bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz” diye konuştu.
Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından ülkenin dört bir yanında protestolar da sürüyor.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Akdeniz Belediyesi önünde düzenlenen direniş nöbetinde kayyım atanmasını kabul etmeyeceklerini belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:
“Eyy Erdoğan! Biz bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz. Sarayın kapısına ‘Fermanlar yazdı, fermanları döndü dolaştı kendisini yaktı’ yazacağız. Sarayın nefreti ve öfkesi bitmediği için Hakkari Belediyesi ile başladı, yeniden kayyım atadı. Bu kararları veren Erdoğan’a en iyisi onun üslubu ile hitap etmek. Eyyy Erdoğan! Biz; ekilir ekin geliriz, ezilir un geliriz. Bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz. Seni gönderdiğimizde sarayın kapısına ‘Kendini padişah sandı fermanlar yazdı, yazdığı fermanlar döndü dolaştı kendisini yaktı’ yazacağız. Bu da Erdoğan’a sözümüz olsun”.
PİRHA- Akdeniz’i geçmeye çalışan bir mülteci teknesinin alabora olması nedeniyle biri çocuk 8 kişi hayatını kaybetti.
Afrika’dan Avrupa’ya geçişte sıkça kullanılan düzensiz göç güzergahlardan Orta Akdeniz’de göç akışı ve buna bağlı olarak tekne kazaları yaşanmaya devam ediyor.
İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Akdeniz’in Malta arama-kurtarma bölgesinde (SAR) batan bir tekneye İtalya Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri müdahale etti. İtalya Sahil Güvenliği, 23 kişiyi kurtarırken, biri çocuk 8 kişinin cansız bedenini tekneden çıkardı.
Kurtarılanların ilk ifadelerinde, teknenin battığı sırada denizde kaybolan başka insanlar olduğunu ve bunların sayısının da bilinmediğini aktardığı belirtildi.
Hayatını kaybeden 8 kişi arasında hipotermiden (Vücudun ısı kaybetmesi)ölenler olduğu kaydedildi.
Lampedusa Belediye Başkanı Filippo Mannino da son yaşanan tekne kazasına dair yaptığı açıklamada, denizdeki bir trajedinin daha adalarını sarstığını belirterek, “Aralarında küçük bir kızın da bulunduğu 8 ölü az önce getirildi. Bu, artık bitmek bilmeyen bir sayım haline geldi. Deniz koşulları berbat ve insan tacirleri bu zavallı, çaresiz insanları suyun üstünde bile duramayan küçük teknelerle göndermeye devam ediyor. Her zaman aynı hikâye. Pek çok kişi denizde ölmek için para ödüyor” ifadelerini kullandı.
“YILBAŞINDAN BU YANA 385 GÖÇMEN DENİZDE KAYBOLDU”
Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) kayıp düzensiz göçmenlere yönelik verilerine göre, Orta Akdeniz’de yılbaşından 8 Nisan’a kadar 385 göçmen denizde kayboldu.
İtalya İçişleri Bakanlığı verilerine göre ise, bu yıl 1 Ocak-10 Nisan döneminde ülkeye denizi aşarak gelen düzensiz göçmen sayısı 15 bin 774 oldu. Geçen yıl aynı dönemde bu sayı, 31 bin 128 idi.
PİRHA- Mersin’de, yerel seçimde seçmenlerin büyük desteğiyle Akdeniz Belediye Başkanlığı’nı kazanan DEM Partili Eş Başkanlar Hoşyar Sarıyıldız ile Nuriye Arslan, mazbatalarını teslim aldılar. Eş Başkanlar Sarıyıldız ve Arslan’ın ilk işi, Akdeniz Belediyesi Başkanlık makamının kapılarını matkaplar yardımıyla sökmek oldu.
Mersin’de, 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde seçmenlerin büyük desteğiyle Akdeniz Belediye Başkanlığı’nı kazanan DEM Partili Eş Başkanlar Hoşyar Sarıyıldız ile Nuriye Arslan, halkın yoğun ilgisi altında mazbatalarını aldılar.
Mazbatanın alınmasından sonra kitlesel bir yürüyüşle belediye binasına geçen eş başkanları, belediye çalışanları çiçeklerle karşıladı.
Meclis üyelerinin yanı sıra yüzlerce vatandaşın katıldığı buluşmada söz alan Akdeniz Belediye Eş Başkanı Nuriye Arslan, “Seçim sürecinde emeği geçen il ve ilçe yönetimimize, mahalle komisyonlarımıza bütün halkımıza çok teşekkür ediyoruz. Bu mazbata bütün halklarımızın mazbatasıdır. Akdeniz’de yaşayan bütün renklerin ve dillerin mazbatasıdır. DEM Parti gelirse şöyle yapacak, yok işçileri emekçileri işten çıkaracak gibi iddialar, kesinlikle DEM Parti’nin kültüründe böyle bir anlayış söz konusu olamaz. Geleneğinden geldiğimiz siyasi kültürümüz, bize böyle bir şeye asla müsaade etmez ki biz iki eş başkan olarak da asla böyle bir girişimde bulunmayız. Halkımız, Akdeniz halklarımız, bizden önceki belediye başkanına notunu verdi. Bizlere de not verdi işte notumuz burada. Hep birlikte kazandık, hep birlikte yöneteceğiz” diye konuştu.
“AKDENİZ’DE DEMOKRASİ İNANCIMIZ TEKRAR YEŞERDİ”
Eş Başkan Hoşyar Sarıyıldız ise, Akdeniz’de büyük ve önemli bir işe imza attıklarının altını çizerek, “Sadece bir belediyenin veya yönetiminin değişiminden ibaret değil bu seçim. Aynı zamanda toplumu kutuplaştıran, toplumda nefret dilini yaygınlaştıran, ayrıştıran, toplumu birbirine kırdıran bir anlayışın toplum tarafından nasıl benimsenmediğini, asıl olanın halk olduğunu, halk iradesi olduğunu, hasbelkader seçilmiş olanların bile nasıl devrilebileceğini bu toplum tekrar bize göstermiş oldu. Akdeniz’de demokrasi inancımız tekrar yeşerdi” dedi.
SARIYILDIZ: TEKÇİ BİR ANLAYIŞLA HAREKET ETMEYECEĞİZ”
Sarıyıldız, “Biz Akdeniz’den, Türkiye’ye örnek bir pratik sergileyeceğiz. Halkımızın vermiş olduğu mesajı doğru anlayacağız ve pratiğimizle de bunu doğru şekilde yaşama geçireceğiz” diyerek şöyle devam etti:
“Çünkü Akdeniz sıradan bir kent değil. Akdeniz; Kürt’ün, Türk’ün, Arap’ın, Roman’ın, Rum’un, Alevi’nin, Sünni’nin yaşadığı bir kent. Binlerce yıldır bu coğrafyada kardeşçe yaşayan halkların birbirine kırdırılmak istenerek kendine yol yapmak isteyenlere müsaade etmeyen bir yer. Tam da bu noktada diyoruz ki Akdeniz ve özelde Mersin; Türkiye’ye güzel bir örnek kent olacak. Kültürlerin, dillerin, inançların merkezi olacak. Biz Akdeniz’i, gençlerin, kadınların, işçilerin, emekçilerin hizmet aldığı, kendilerini belediyenin sahibi gördükleri bir noktaya getireceğiz. Bunu yaparken de halkımızla birlikte yapacağız, halkımıza danışacağız. Merkeziyetçi, tekçi bir anlayışla hareket etmeyeceğiz. Aksi halde karşıtımıza benzemiş oluruz. Biz bu anlayışın karşısında, çoğulculuğu ve demokrasiyi yeşerteceğiz ve Akdeniz’de Türkiye’ye örnek bir pratikle halkımıza, tıpkı Fazıl (Fazıl Türk) Başkan ve Yüksel (Yüksel Mutlu) Başkan döneminde olduğu gibi herkesin rahat bir şekilde bu kapıdan girebildiği bir pratiğe imza atacağız.”
Konuşmaların ardından Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız ile Nuriye Arslan, ellerine aldıkları matkaplar yardımıyla başkanlık makamının kapılarını sökerek yerinden çıkardı.
PİRHA- Mersin’de sabahın erken saatlerinde başlayan oy kullanma işlemi yoğun bir katılımla sürüyor. DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eş Başkan adayı Nuriye Arslan, tüm yurttaşlara oy kullanmaları ve sandıklarda oylarına sahip çıkmaları çağrısında bulundu.
Yurt genelinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimine ilişkin Mersin’de oy kullanma işlemi yoğun bir katılımla devam ediyor. Mersin’de 4 bin 455 sandığın kuruldu seçimde 1 milyon 387 bin 345 seçmenin oy kullanması bekleniyor.
Mersin’in önemli bir ilçesi olan Akdeniz’de ise 65 mahallede 550 sandık kuruldu. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Akdeniz Belediyesi Eş Başkan adayı Nuriye Arslan oy kullandıktan sonra “Demokratik ve katılımcı bir belediyecilik için oy kullandık” diyerek, tüm yurttaşlara oy kullanmaları ve sandıklarda oylarına sahip çıkmaları çağrısında bulundu.
PİRHA- Mersin’de seçim bürosu açılışında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Arap Alevi halkına seslenerek, “Alevileri yok sayanlar, onların inançlarını görmezden gelenler, Kürt’ü yok sayanlar, onların taleplerini görmezden gelenlere 31 Mart’ta çok güçlü bir yanıt vereceğiz. Karabasan gibi tepemizde çöreklenmiş olan bu iktidara en büyük dersi 31 Mart seçimlerinde hep beraber vereceğiz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Akdeniz İlçesine bağlı Kazanlı Mahallesi’nde partisinin seçim bürosu açılışına katıldı. Açılıştan önce Hatimoğulları ve beraberindekiler ilçeye bağlı Karaduvar Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Arap Alevi halkının yoğun bulunduğu esnaf ve halk, heyeti coşkuyla karşılayarak 31 Mart seçimlerinde oylarını DEM Parti’ye vereceklerinin sözünü verdi. Ardından Hatimoğulları, Kazanlı Mahallesi’ne geçti. Kazanlı Arap Alevi halkı, heyeti alkış ve halaylarla karşıladı. Arap Alevi halkı kültürüne ait tütsü yakıldı ve ardından seçim bürosunun olduğu yere doğru yürüyüş yapıldı. Seçim irtibat bürosu açılışı öncesi Arap Alevi halkı Hatimoğulları ve beraberindeki heyeti davul zurna eşliğinde halaylarla karşıladı.
“HALKLARIN KARDEŞLİĞİNİ PARÇALAYAMADILAR”
DEM Parti Akdeniz Eş Başkan Adayı NuriyeArslan, açılışa gelen kitleyi selamlayarak, kendilerine dönük algı operasyonlarına tepki gösterdi. Arslan, “İşte bu günlerde algı operasyonlarını sürdüren zihniyetin korkusu belli oldu. Buradaki birliktelik, buradaki renklilik, buradaki inançlar mevcut yönetimi sarstı ve kaybettiğini anladı. Bunun içindir ki bu kaç gündür bize algı operasyonu yürütmeye çalışıyor. Ama bizden buradan onlara sesleniyoruz: Diyoruz ki yıllardır bizim partimize karşı algı operasyonlarını yürüttünüz ama başaramadığınız en önemli şey halkların kardeşliğini parçalayamadınız. Bunu başaramayacaksınız. Onların oyunları olabilir. Ama bizim de kardeşlik birlikteliğimiz bu oyunları boşa çıkaracak ve 31 Mart’ta tüm kardeşlik duygularımızla halaya duracağız diyorum” dedi.
“TARİHİ YOL AYRIMINDAYIZ, BUNLARI GÖNDERELİM”
Arslan ardından konuşan DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Adayı Hoşyar Sarıyıldız, etkinliğe katılan kitlenin kendilerine güç verdiğini dile getirdi. Halkları birbirine düşürüp, kırdırtmak isteyenlere buradaki kitlenin güzel bir cevap verdiğini belirten Sarıyıldız, “Bizim görmek istediğimiz resim bu. Sizin görmek istediğimiz görüntü bu. Halayın başında Arap’ın, halayın ortasında Kürt’ün, halayın sonunda Türk’ün olduğu, özgürlük halaylarında buluştuğumuz, horonlarda tepiştiğimiz, zılgıtlarda buluşmak istediğimiz görüntü bu. Biliyorsunuz önümüzde tarihi bir seçim var. Sizler buradan güzel bir mesaj verdiniz, bunlar sandığa yansıyacak. Ama biz şunu tekrar hatırlatmak istiyoruz: Karşımızda siyasi partilerin yarıştığı, seçimin ötesinde tarihi bir yol ayrımındayız. Ya yolsuzluğa, hırsızlığa, vurguna, talana da izin vereceğiz ya da hep birlikte bu çürümüşlüğe bir ses vereceğiz Bunları hep birlikte gönderelim” diye konuştu.
“AKDENİZ’İ ORTAK YAŞAM KENTİNE HEP BERABER ÇEVİRELİM”
Sarıyıldız’ın ardından konuşan Tülay Hatimoğulları, Akdeniz’in kozmopolitik yapısına değinerek, “Bizler 2024 yerel seçimlerine hazırlanırken Akdeniz’in tam da DEM Parti’nin programında olduğu gibi bütün farklı halkların ve inançların bir arada barış ve huzur içinde yaşayabildiği Akdeniz Belediyemizi yeniden ait olduğu ortak yaşam kentine hep beraber çevirmeye var mıyız? diye sordu. Kitle ise “Varız” diye yanıt verdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın devletin tüm olanaklarını seferber ederek seçim kampanyası yürüttüğüne işaret eden Hatimoğulları, Erdoğan’ın “Her kim mezhebi kimliği üzerinden siyaset yapıyorsa, bu ülkenin iyiliğini istemiyor demektir. Her kim bölgecilik yapıyor, insanları etnik kökenine göre ayırıyorsa bu milletin huzurunu istemiyor demektir” sözlerine atıfta bulunarak, “Hayde oradan” ifadelerini kullandı.
“İRADEMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM”
Hatimoğulları, son olarak ise tüm halka şu çağrıyı yaptı: “Geleceğimizi karartanlar, bizler hakkında ayrımcı politika güdenler, Alevileri yok sayanlar, onların inançlarını görmezden gelenler, Kürt’ü yok sayanlar, onların taleplerini görmezden gelenlere bizler 31 Mart’ta hep beraber çok güçlü bir yanıt vereceğiz. Karabasan gibi tepemizde çöreklenmiş olan bu iktidara en büyük dersi 31 Mart seçimlerinde hep beraber verecek miyiz? Bu iktidara biz öyle büyük bir ders vereceğiz ki; bu iktidar genel seçimleri nasıl kaybedeceğinin bu yerel seçimlerde bir kez daha görecek. Ve bunun için değerli arkadaşlar, gece demeden, gündüz demeden, hep beraber çalışacağız. Akdeniz’i mutlaka ve mutlaka değiştireceğiz. Akdeniz’e Akdeniz halkının ortak iradesi elbette bu seçimlerde gelecek. Bundan hiç şüphemiz yok. Bu vesileyle diyoruz ki eş başkan adaylarımıza ve belediye meclis üyelerimizin etrafında onları sahiplenerek sımsıkı kenetlenerek hep beraber 31 Mart zaferinde belli bir çay içmeye hazır mıyız? Evet buradan saray duysun. DEM gelecek devran dönecek. Devran dönecek DEM gelecek. DEM her türlü gelecek, her türlü bu da onlara dert olsun. Ve 31 Mart’ta Çukurova’nın incisi Akdeniz’den, onlara büyük bir ders vermeye, onları 31 Mart’ta seçimlerinde sandıkta gömmeye burada ara hep beraber sözleşeceksek eğer son sözümüz şu olsun, yolumuz açık olsun. Hızır yar ve yardımcımız olsun.”
Konuşma sonrası büro açılışı büyük bir coşku ile gerçekleştirildi.
PİRHA-DEM Parti Mersin İl Örgütü, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak lehine algı yarattıklarını belirttikleri 3 gazetecinin seçmen kayıtlarında usulsüzlük olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, “Bunlardan biri Mehmet Selvi, bir diğeri Reşit Doğan. Bir diğeri ise Yasemin Toklucu”dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, Akdeniz’deki hayalet seçmenlere ilişkin il binasında basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, kentteki 3 gazetecinin de bu hayalet seçmenler arasında olduğunu belirterek, kamuoyuyla isimlerini paylaştı.
AŞAN: AYRIŞTIRANLARA KARŞI BİRLEŞTİREN BİR SİYASET ORTAYA KOYUYORUZ
DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Hayalet seçmen olarak Gültak’ın (AKP Mersin ili Akdeniz ilçesi Belediye Başkanı)aynı zamanda kendisi gibi hayalet seçmen olan sponsorlu basın ekibini açıklayacağız. Öncelikle seçim çalışmalarımız başladığından beri, DEM Parti’nin herkesi ve her kesimi kapsayıcılığı içerisinde yer aldık. Biz bu kentte seçim süreçlerinde ayrıştıranlara ve kutuplaştıranlara karşı birleştiren bir siyaset ortaya koyuyoruz” diye konuştu. Gazetecilik mesleğinin öneminden söz eden Aşan, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak adına ötekileştirme algısı yaratan basın ekibini eleştirdi. Aşan, “Kendisi gibi hayalet seçmen olan sözde 3 gazeteci belediyedeki rantı, talanı ortaya çıkarması gerekirken, ayrıştırıcı dile ön ayak oluyorlar” dedi.
BOZAN: USULSÜZ SEÇMEN OLAN 3 GAZETECİ AYNI ZAMANDA RANT KOMŞULUĞU YAPIYOR
DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, daha öncesinde Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ve belediye ekibinin hayalet seçmen olduklarını kamuoyuyla paylaştıklarını belirterek, “Bu hayalet seçmenlerin diğer rant ortakları, kendisine ‘gazeteciyim’ diyen 3 kişi. Bu 3 kişi sadece rant ortağı değil, aynı zamanda kendi içlerinde rant komşuluğu yapıyorlar. Bunlardan biri Mehmet Selvi, bir diğeri Reşit Doğan. Bu 2 kişi seçmen kayıtlarını Hamidiye Mahallesi’nde aynı adrese taşımışlar. Bu adreste 30 kişiyle birlikte ikamet ediyor görünüyorlar. Bir diğeri ise Yasemin Toklucu. 19 kişiyle birlikte diğer ortaklarıyla aynı apartmana seçmen kaydını taşımış. Yasemin’in adresinde Konya Karatay ve Ankara Sincan’dan usulsüz seçmenler de var” bilgisini paylaştı.
Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın 31 Mart’ta kaybedeceğini bildikleri için seçmen taşımaya dahil olduklarını söyleyen Milletvekili Bozan, şöyle devam etti:
“Akdeniz Belediyesi 2023 yılı denetim raporunda 26 milyonun Basın Yayın Müdürlüğü’ne harcandığı tespit edilmiş. Denetimi yapan belediye meclis üyeleri ilgili müdürlükten evrak istemişler. Ancak kendilerine verilen yanıtta personel yetersizliği gerekçe gösterilerek basın yayına harcandığı söylenen 26 milyona dair herhangi bir bilgi, evraka ulaşılamamış. Yine aynı denetim raporuna göre 1 saatlik ulusal bir TV kanalı yayınına 540 bin TL ödeme yapılmış. Biz buradan Akdeniz Belediyesi’ne sesleniyoruz. Akdenizli yurttaşların hakkı olan bu 26 milyonun ne kadarını bu 3 gazeteciye harcadınız? Çünkü 5 yıl boyunca Akdeniz Belediyesi’nden nemalandıklarını biliyoruz. Bugün sponsorlu haberler yaptıklarında bu sponsorlu haberlerin kaynağının ne olduğunu biliyoruz. Kaynak, Akdenizli yurttaşların parası.”
Milletvekili Bozan, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ne de seslenerek, “Seçmen kayıtlarında usulsüzlük tespit ettiğimiz bu 3 gazeteci sizin üyeniz mi değil mi? Eğer sizin üyeleriniz ise; birisi 19 kişiyle diğer ikisi 30 kişiyle adreslerde görünen, kendisine ‘gazeteciyim’ diyen kişiler için herhangi bir işlem başlatacak mısınız” diye sordu.
PİRHA- Mersin’deki halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu önemli seçimde yüzyıldır bizi yok sayan bu zihniyete en iyi yanıtı vermek zorundayız. Umudunu bize bağlayan Kürdün, ezilen emekçinin, inancı kabul edilmeyen Alevi’nin, kadınların, gençlerin cevabını bu seçimde vereceğiz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı TuncerBakırhan, Mersin ziyaretini Akdeniz ilçesindeki halk buluşmasıyla sonlandırdı. Buluşma etkinliğine DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eşbaşkan adayları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız’ın yanı sıra kentte bulunan birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile binlerce yurttaş katıldı.
“31 MART’TA AKDENİZ’İ ALACAĞIZ”
Buluşmada ilk olarak sahneye çıkan DEM Parti Akdeniz Belediyesi Eşbaşkan adayları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız kitleyi selamlayarak, bu seçimi kazanacaklarını vurguladı. Ardından Tuncer Bakırhan, Mersinlilere seslenerek 31 Mart Yerel Seçimlerine işaret etti. Akdeniz’i yeniden alacaklarını dile getiren Bakırhan, “Biz bu hırsızları göndereceğiz. Biz tekrardan Akdeniz Belediyesi’ni halk belediyesi yapacağız. Ben inanıyorum ki 31 Mart Yerel Seçimlerinde hem Akdeniz’de hem ülkenin birçok yerinde halkımız kayyumlara, faşizme ve zulme karşı cevap verecek” dedi.
“ALEVİLERİ REDDEDEN ANLAYIŞA GEREKEN CEVABI VERECEĞİZ”
Çok önemli bir seçim sürecine girdiklerine dikkat çeken Bakırhan, AKP-MHP iktidarının kendileri için “Tekrar Akdeniz’i kazanamayacak. Kürdistan’da yerel seçimlerini alamayacaklar” söylemine karşı; “Size söylüyorum: Bu yalancılar mı doğru söylüyor yoksa bu halk mı? Değerli halkımız bu önemli seçimde bizler yüz yıldır bizi yok sayan bu zihniyete en iyi yanıtı vermek zorundayız. Bizler bu seçimde umudunu bize bağlayan Kürdün, ezilen emekçinin, yoksulun, inancı kabul edilmeyen Alevi’nin, yoksulların, işsizlerin, kadınların, gençlerin en iyi cevabını onları reddeden bu sisteme bu seçimde vereceğiz. Onların kayyımlarını göndereceğiz. Onların yapmış oldukları usulsüzlükten yolsuzluklarının hesabını soracağımıza emin olabilirsiniz” diye konuştu.
“MÜCADELEYİ ZAFERE ULAŞTIRACAĞIZ”
Bakırhan, yürütülen mücadelenin zafere ulaşması için gece gündüz demeden çalışacakları sözünü vererek şunları söyledi:
“Boşuna mücadele etmiyoruz, direnmiyoruz, bedel ödemiyoruz. Çünkü arkamızda bugün burada olduğu gibi onurlu bir halk var. Size layık olmak için gece demeden, gündüz demeden, saat demeden, uyku demeden sizin taleplerinizin karşılığını bulması için genel merkezimizle birlikte mücadele edeceğimize, sizinle beraber yürüttüğümüz mücadelenin zafere ulaşması için elimizden geleni yapacağımıza emin olabilirsiniz.”
Bakırhan’ın konuşmasının ardından seçim irtibat bürosu açılışı alkış ve sloganlar eşliğinde açıldı.
PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, usulsüz seçmen taşıma girişimlerine AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de dahil olduğunu söyledi. Bozan, “Bu kişilerin farklı ilçelerde oturmalarına rağmen seçime az bir zaman kala adreslerini Akdeniz ilçelerine taşıdıklarını tespit ettik. Bu durum AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını gösteriyor” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler öncesi, kentin farklı ilçelerinden Akdeniz ilçesine taşındığını tespit ettikleri şaibeli seçmenlere ilişkin il örgütünde basın toplantısı yaptı.
Açıklamaya DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, Akdeniz İlçe Eş Başkanları Sevim Müjde ile Nizar Esen, DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan Adayı Hoşyar Sarıyıldız ve DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan katıldı.
“AKDENİZ BELEDİYE BAŞKANI VE İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DE HAYALET SEÇMEN LİSTESİNDE”
Toplantıda ilk olarak konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, usulsüz seçmen taşıma işlemlerini yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Halkın iradesini gasp edenlere karşı alandayız. Tüm bu hilelere karşı Akdeniz Belediyesi’ni geri alacağız” dedi.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, ‘hayalet seçmen’lere karşı 1 Ekim tarihinden bu yana alanda olduklarını, bu usulsüz ‘hayalet seçmen’ taşıma girişimlerinde kentte üst düzey bürokratların da yer aldığını belirtti. Bozan, AKP’li Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın ve Mersin Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de ‘hayalet seçmen’ listesinde yer aldığına dikkat çekti.
“AKP’NİN KİRACILIĞINA SON VERECEĞİZ”
Ali Bozan, Belediye Başkanı Güktak’ın Yenişehir ilçesinde ikamet etmesine rağmen ailesinin ve kendisinin de bulunduğu 28 seçmeni Akdeniz ilçesinde bulunan Dikilitaş Mahallesi’nde bir yere taşıdığını ifade etti. Gültak’ın bu seçmen taşıma işlemini Mayıs seçimlerinde yaptığını tespit ettiklerini söyleyen Bozan, “Bu neyi gösteriyor biliyor musunuz? Akdeniz Belediye Başkanı, belediye seçimlerini kaybedeceğini anlamış ki kendisinin ve ailesinin oyuna muhtaç olduğunun farkında. Yani bu kadar çaresizler, bu kadar düşmüşler. Bunun bir gün tespit edileceğini hiç düşünmediniz mi?” diye sordu.
“DEM Parti 31 Mart seçimlerinde kiracı olan AKP’nin Akdeniz Belediyesi’ndeki kiracılığına son verecek” diyen Bozan, bunun sözünü halka verdiklerini de kaydetti.
EMNİYET MÜDÜRÜ DE SEÇMEN KAYDINI TAŞIMIŞ
Akdeniz Emniyet Müdürü Ebubekir Fil’in de Mezitli ilçesinde otururken, kendi ikametini Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdığının da bilgisini de veren Bozan, emniyet müdürünün Mayıs seçimlerinde Akdeniz Belediye Başkanı ile beraber sandıkların kurulduğu okullarda provokasyon yarattığını da hatırlatarak, “Fil de kendisi ve ailesiyle beraber 11 kişiyi Akdeniz İlçesi’nde bulunan Siteler Mahallesi’ne taşıdı. Bu tespitten sonra o adrese arkadaşlarımız 3 gün boyunca gitti ama hiç kimse o adreste görünmüyordu” dedi.
“EMNİYET MÜDÜRÜ AÇIĞA ALINMALI”
AKP, Emniyet ve kent bürokrasinin Akdeniz Belediyesi için her türlü usulsüzlüğü göze aldığını ifade eden Bozan, usulsüz seçmen taşıma işleminden sonra yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:
Seçmen kayıtlarına yaptığımız itirazlar üzerine şu ana kadar yapılan tahkikatların yeniden yapılması gerekmektedir.
Usülsüz seçmen kayıtlarını yapan nüfus memurları hakkında soruşturma açılmalı ve görevden alınmalılar.
İçişleri Bakanlığı, Akdeniz İlçe Emniyet Müdürü hakkında soruşturma başlatmalı ve açığa alınmalı.
Akdeniz Belediye Başkanı, Akdeniz’de yaşayan yurttaşlar başta olmak üzere 85 milyon yurttaştan özür dilemeli.
PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Akdeniz ilçesinde fabrika atıklarının dereye akıtılmasından dolayı mahalleye yayılan kötü kokuya isyan eden Sarıibrahimli sakinleriyle halk toplantısında buluştu. Halkın şikayetlerini dinleyen Bozan, ilgili kurumlara seslenerek, “Topu birbirinize atmayı bırakın. Halk sağlığını tehdit eden bu sorunu çözün” dedi.
Mersin’de Aves yağ fabrikasındaki atıkların dereye akıtılmasından dolayı oluşan yoğun koku yurttaşların yaşamını tehdit ediyor. Kanalın yüzeyinde katı tabaka oluşturan atıklar, etrafa yaydığı kötü kokudan dolayı başta Sarıibrahimli olmak üzere kanalın geçtiği civar mahalleleri yaşanmaz hale getirdi. Konu ile ilgili Sarıibrahimli Mahallesi sakinlerinin başvurmadıkları kapı kalmasa da henüz bir muhatap bulunmuş değil.
Yeşil Sol Parti Mersin İl ve Akdeniz ilçe örgütü, Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ve Akdeniz Belediyesi Meclis üyeleri mahalleliyle halk toplantısında buluşarak, bölge halkının şikayetlerini dinledi, sorunu yerinde inceledi.
BOZAN: SORUNU ÇÖZMEK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ
Mahalleliyi dinledikten sonra açıklama yapan Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, mahallede fabrika atıklarından dolayı yaşanan koku sorununun yaşamı çekilmez hale getirdiğini söyledi.
“Gördüğümüz tek şey şu: Yetkililerin tamamı topu birbirine atıyor” diyen Milletvekili Bozan, Akdeniz Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, DSİ ve Valiliğe bu sorunu çözme noktasında çağrı yaptı. Bozan, “Burada birkaç fabrika daha fazla kazanacak diye, kesinlikle burada yaşayan insanların hayatlarını çekilmez hale getirmeye kimsenin hakkı yok. Burada yaşayan insanların aslında yaşam Hakkı tehdit ediliyor. Sizlerin vekili olarak hem Mersin’de hem de Meclis boyutuyla bu sorunu çözmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Gerekirse az önce bahsettiğim kurumların hepsine teker teker gideceğiz. Diyeceğiz ki; ‘Gelin burada siz yaşayabiliyor musunuz?’ Eğer siz burada bu kokudan durabiliyorsanız, o zaman tamam bizim buradaki yurttaşlarımız da yaşayabilir. Ama eminim ki buraya geldiklerinde o kokudan tek bir saat dahi duramayacaklar, kokudan kaçıp gidecekler” dedi.
ÇAĞLAR: SORUNU MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDIK
HDP’li Akdeniz Belediyesi Meclis Üyesi Özgür Çağlar ise, meclis üyeleri olarak bölgedeki sorunu kent ve Belediye Meclisi’nin gündemine kattıklarını ancak çözüm olacak bir sonuç alamadıklarını söyledi. Belediye Meclisi’nde iki kez gündeme getirdiklerini ifade eden Çağlar, ancak Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ın, kendi ilçe sınırları arasında kalan bir mahallenin yaşadığı bu problemi Aves fabrikasında gerçekleştirdiği ziyarette bir cümleyle dahi gündeme getirmediğini kaydetti.
MAHALLELİ ÇARE ARIYOR
Mahalleli toplantıda, fabrikaların kanala bıraktığı atıklardan dolayı yaşamlarının çekilmez hale geldiğini belirtti. Kanaldaki balıkların da tükendiğini söyleyen mahalleli, dertlerine çare istedi.
PİRHA- Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, Hatay’ın Erzin ilçesinde yapılmak istenen plastik fabrikası başta olmak üzere Doğu Akdeniz’deki tesislerin zararlarına ilişkin panel düzenledi. Panelde, tesislerin yaratacağı eko-kirliliğin Akdeniz’deki yaşamı yok edeceğine vurgu yapıldı.
Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) ‘Plastik ve Ekosistem: Erzin’de Plastik Fabrikasının, Dörtyol’da Petrokimya Tesisinin Zararları’ konulu panel gerçekleştirdi. Biyolog Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği (AÇTKD) Başkanı Sadun Bölükbaşı ve DAÇE Ortak Sekreteri Sabahat Aslan’ın konuşmacı olduğu panele Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu, çevreci dernekler ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“BU TESİSLER AKDENİZ’İ ÖLDÜRECEK”
DAÇE Ortak Sekreteri Sabahat Aslan, Marmara denizindeki ekosistemin tesisler yüzünden öldüğünü hatırlatarak aynısının Akdeniz’de de yaşanacağının altını çizdi. Tüm kirli yatırımların Doğu Akdeniz Bölgesine yönlendirildiğini söyleyen Aslan, “Bundan önce yatırımlar Marmara’da yapılıyordu. Bu kirli yatırımlar sebebiyle orada yer kalmadı ve Marmara denizi öldü. Oradan soğutma suyu alınamayacak duruma geldiği için şu anda bu tür tesisleri Akdeniz Bölgesine yönlendirdiler. Bu tesisler Akdeniz’i de öldürecek. Akkuyu Nükleer Santrali’ndeki deşarj sistemi sebebiyle Akdeniz’in ısısı 2 ile 6 derece arttı. Buradaki tesislerde aynı sistem uygulanacak. Bu da denizimizin ısısının daha da artacağını gösteriyor bize. Ve bu ısı artışları denizdeki canlıların çoğunun ölmesi demek” dedi.
Avrupa’nın, verdiği zararlar sebebiyle bu tür tesisleri kendi bölgelerinde yapmaktan vazgeçtiğini ve az gelişmiş ülkeler üzerinden bunu gerçekleştirdiğini belirten Aslan, “Avrupa nükleerden, polipropilenden, petrokimya gibi tesislerden vazgeçti çünkü Avrupa Birliği ülkeleri bu tesislerin vermiş olduğu etkiyi azaltamıyor. Bu tesislerin kurulumu bizim gibi demokrasisi, toplumsal muhalefeti az olan ülkelere yönlendiriyorlar. Bu ülkeler plastik atıklarını bile imha etmekten dahi imtina ediyor. Bu ülkelerin tonlarca plastiği Mersin limanına gelip çeşitli şehirlere dağıtılıyor. Geri dönüşüm adı altında bu plastikleri yakıyorlar, yakamadıkları yerlerde de denizlere, derelere atıyorlar” sözlerini kullandı.
“ÇED RAPORLARI İNSAN SAĞLIĞINI YOK SAYIYOR”
AÇTKD Başkanı Doktor Sadun Bölükbaşı,da, tesislerin insan sağlığında yaratacağı olumsuz durumlar hakkında bilgi verdi. ÇED raporlarında insan sağlığının yok sayıldığını ve bunun yeteri kadar dile getirilmediğini söyleyen Bölükbaşı, şu ifadeleri kullandı:
“Üretim aşamasında gazlar ve kimyasalların etrafa saçılması, soğutma sisteminin deniz ekosistemini bozması besin zinciriyle insana ulaşıyor. Plastikler küçüldükçe risk de artıyor. Nano plastikler insan kanına karışıyor. Etrafındaki toksik atıkları bünyesine alıyor ve siz de onu yediğinizde içtiğinizde üzerinde taşıdığı kanserojen, toksik kimyasalları da alıyorsunuz. Bu da kansere yol açıyor ve hormonal dengeyi de bozuyor. Bu riskler uzun bir sürece yayıldığı için insanlar bunu görmüyor veya yok sayıyor. Biz toksik kimyasala birileri para kazanacak diye maruz kalmamalıyız. Bunu istemek de en temel hakkımız.”
GÜNDOĞDU: TESİSLER MÜSİLAJ RİSKİNİ ARTIRIYOR
Biyolog Doç. Dr.Sedat Gündoğdu ise, tesislerin ciddi oranda kimyasal atık ürettiğini dile getirdi. Bölgede müsailaj tehlikesine dikkati çeken Gündoğdu, “Bölgede müsilaj tehlikesi var ve bu tehlikeyi kimse bilmiyor. Özellikle İsken termik santralinin olduğu bölgede bir müsilaj oluşumunu gözlemliyoruz. Özellikle yaz aylarında su sıcaklığının artmasının üzerine bir de tesislerin soğutma suyunun bırakılması müsilaj oluşumunu artırıyor. Bu tarz soğutma suyu kullanacak olan bir sürü tesis kurulacak. Buraya kurulacak olan tesis de denizden su alıp tekrar denize bırakacak. Bir tesis denizden su aldığında sadece ısıtmıyor onu, aynı zamanda içindeki kimyasallar sebebiyle su, deniz canlılarının ölümüne de sebebiyet veriyor” şeklinde konuştu.
Çevre kıyımı yapan bu tesislere karşı mücadele yürütmenin zorluğuna vurgu yapan Gündoğdu, “Çok ciddi bir rant var burada. Petrokimya çok güçlü ve elleri kolları her yere uzanıyor. Tek dayanak tırnak içerisinde hukuk sistemi. Toplumsal muhalefet ve mücadele burada belirleyici olacak” dedi.
Lübnan’dan Avrupa’ya ulaşmak isteyen mültecileri taşıyan teknenin batması sonucu 34 mülteci öldü, onlarca kişi ise kayıp.
Akdeniz mültecilerin mezarı olmaya devam ediyor. Her yıl savaştan, yoksulluktan, baskıdan kaçan yüzlerce mültecinin yaşamını yitirdiği Akdeniz’de yine onlarca mülteci yaşamını yitirdi.
Lübnan’dan Avrupa’ya geçmeye çalışan mültecileri taşıyan tekne, Suriye’nin batısındaki Tartus ili karşısında bulunan Ervad Adası yakınında battı. Sham FM haber sitesinin bir yetkilinin açıklamasına dayandırdığı haberine göre, ilk belirlemelerde teknede bulunan 34 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı açıklandı. 20 kişi kurtarılırken, onlarca kişiden haber alınamıyor. Teknede en az 150 mültecinin bulunduğu belirtiliyor.
PİRHA-Akdeniz’in Girit Adası açıklarında bu sabah 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi ile Kandilli Rasathanesi bilgilerine göre bugün saat 08.07 civarında Akdeniz’in Girit Adası açıklarında 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin merkez üssünün Muğla Datça’ya 401.4 kilometre uzaklıkta olduğu ve yerin 15 kilometre altında gerçekleştiği belirlendi.
PİRHA-Antalya’nın Kaş ilçesine 189.11 kilometre uzakta Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) yapılan açıklamada, Akdeniz’in 130.19 kilometre açıklarında, 36.10 kilometre derinlikte, saat 08.32’de 6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi aynı depremi 6.1 büyüklüğünde ölçtü.
Deprem Antalya kent merkezinin yanı sıra, çevre iller ve ilçelerde de hissedildi. Depremin merkez üssünün, Antalya’nın Kaş ilçesine 189.11 kilometre uzakta olduğu kaydedildi.
PİRHA-Milletvekili Ali Kenanoğlu, Manavgat ilçesinde başlayan ve 7 gün içerisinde 35 ilde yaşanan orman yangınlarına ilişkin Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve 7 gün içerisinde 35 ilde 140’dan fazla yerde yaşanan orman yangınlarına ilişkin Meclis’e önerge sundu.
Kenanoğlu, orman yangınlarına sebep olan unsurların açığa çıkarılması, yangından zarar gören alanların yeniden ekolojik yaşama kazandırılması ve yangınların bir daha yaşanmaması için Meclis’te araştırma komisyonunun kurulmasını talep etti.
HDP’li Kenanoğlu, önergesinde “Çok sayıda yerleşim yeri, mahalle ve köyler yanmış veya yanma tehlikesi altında kalmış, 8 vatandaşımız yaşamını yitirmiştir. Türkiye’nin orman yangınlarında yaşadığı bu acı tablo yangının nedenlerinden tutun da söndürülmesinde yaşanan eksiklikler, yaratılan spekülatif haberler gibi birçok soru işaretini de beraberinde getirmiştir. Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının önlenmesi, yangına sebep olan unsurların açığa çıkarılması ve yangında zarar gören ormanların yeniden ekolojik yaşama kazandırılması amacıyla Anayasa’nın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim” ifadelerine yer verdi.
“ORMANLARIN RANT UĞRUNA YOK OLMASINA SEYİRCİ KALINMAMALI”
Ali Kenanoğlu, sunduğu önergenin ‘Gerekçe’ bölümünde ise şu cümlelere yer verdi:
“Büyük felaket diyebileceğimiz bu orman yangınlarının neden ve nasıl gerçekleştiği bir muammadır. Söndürülme çalışmalarında yaşanan basiretsizlikler, kamuoyunun yeterli ve doğru bir şekilde bilgilendirilmemesi, yangının geniş alanlara yayılarak can ve mal kaybına sebep olması ise bütün Türkiye’yi derinden üzmüştür.
Her gün yeni bir ekolojik yıkım veya felaketle karşı karşıya kalıyoruz. Ülkenin dört bir yanından doğanın talanı, afet, yangın, kuraklık, sel haberleri gelmektedir. Antalya Manavgat’ın dört farklı bölgesinde başlayan yangınlar bir hafta içerisinde Akdeniz ve Ege kıyıları ile birlikte, Dersim ve Muş’un da aralarında olduğu orman alanlarının bulunduğu iç kentlerde de yaşanmış, buna karşılık ülke yönetiminden sorumlu olan iktidar, kelimenin tam anlamıyla yangınlara seyirci kalmıştır.
13 uçağa sahip olduğu söylenen saray iradesinin Marmaris’te vatandaşa çay atması, her yere özel uçağı ile giden Tarım ve Orman Bakanı’nın ‘yangın söndürme uçaklarının envanterde bulunmadığı’ açıklaması, Antalya’nın Gündoğmuş Belediye Başkanı Mehmet Özeren’in, TOKİ evlerinden yararlanmak için eski evleri olanların ‘keşke bizimde evimiz yansaydı’ şeklindeki söylemine birlikte bakılınca nasıl bir trajikomik tablo içinde olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.
İklim uzmanlarının ve yine küresel ekoloji hareketlerinin iklim krizi dolayısıyla orman yangınlarına dair uyarılarının dikkate alınmaması, önlem alınmaması da iktidarın yangınlardaki sorumluluğuna başka bir boyut kazandırmıştır.
Ortak mirasımız olan ormanların rant uğruna veya tedbirsizlik nedeniyle yok olmasına seyirci kalınmamalıdır. Yangın söndürme uçaklarının olmaması, söndürme faaliyetlerinin yetersizliği, erken müdahalede geç kalınması, böylece yangınların rüzgâr ve sıcaklığın etkisiyle yayılarak geniş alanları tahrip etmesi yaşanan felaketin büyümesine sebep olmuştur. Tunceli’de yaşanan orman yangınına vatandaşların müdahale etmesinin engellenmesi ise ayrı bir garabet olarak yaşanmıştır.
Halkların Demokratik Partisi Grubu olarak yukarıda açıkladığımız üzere, Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının sebeplerinin açığa çıkarılması, ilk günden erken müdahale yapılamamasının nedenlerinin araştırılması, yangın söndürme uçaklarının, ormanları ayıran orman içi erişim yollarının yeterli olmamasının nedenleri gibi birçok hususun detaylıca incelenmesi, yanan ormanların imara açılmaması, orman yangınlarını önleyici tedbirlerin artırılması, yangınların makul sürede kontrol altına alınması için yeterli yangın söndürme ekipmanlarının hazır bulunması, ormanların güvenliği gibi konularda da gerekli önlemlerin acilen alınması amacıyla araştırma komisyonunun kurulmasını çok önemli ve gerekli görmekteyiz.”
Libya açıklarında mültecileri taşıyan teknenin batması sonucu 100’ü aşkın insanın hayatını kaybetmiş olmasından endişe ediliyor. Birleşmiş Milletler, Akdeniz’de kurtarma faaliyetlerinin yeniden başlatılması çağrısı yaptı.
Libya’nın Khoms kenti açıklarında, 25 Temmuz Perşembe günü mültecileri taşıyan bir tekne battı.
Bunun sonucunda 100’ü aşkın mülteci Akdeniz sularında kayboldu. Libya sahil güvenlik yetkililerine göre kaybolan mülteci sayısı 115.
Tekneden kurtarılan 87 mültecinin tekrar Libya kıyılarına getirildiği, 84 kişinin ise Tacura’daki mülteci kampına götürüldüğü belirtiliyor.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ise 150 civarındaki insanın hayatını kaybetmesinden endişe edildiğini açıkladı.
IOM, yaklaşık 300 kişiyi taşıdığı tahmin edilen teknenin batmasını Akdeniz’de bu yıl yaşanan ‘en ağır mülteci faciası’ olarak tanımladı.
BM’DEN ÇAĞRI
Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yaşanan bu son durumun ardından Akdeniz’de mülteci kurtarma çalışmalarının yeniden başlatılması çağrısında bulundu.
Her iki kurum ayrıca, mültecilerin Libya’daki kamplarda gözaltına alınmamasını talep etti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada ‘dehşete uğradığını’ belirterek, “Göçmenler ve mülteciler için güvenli yasal güzergahlara ihtiyacımız var. İyi bir hayat arayan tüm göçmenler güvenliği ve haysiyeti hak ediyor” dedi.
Akdeniz’de şu anda özel kurtarma gemileri bulunmamakta. Ancak 100’ü aşkın mültecinin kaybolmasının ardından yardım örgütü Sea Eye, “Alan Kurdi” adlı kurtarma gemisinin Libya kıyılarına doğru gideceğini açıkladı. Geminin 30 Temmuz Salı günü bölgeye ulaşması bekleniyor.
AKDENİZ’DEKİ SON DURUM
Akdeniz, Avrupa’ya ulaşmak isteyen mülteciler için en tehlikeli güzergahlardan biri.
Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre sadece 2019 yılının ilk 7 ayında 680’den fazla insan Akdeniz’de hayatını kaybetti.
Binlerce mülteci için geçiş ülkesi olan Libya’da halen 3 bin 700’den fazla insan mülteci kamplarında tutuluyor.
2018 yılında ise yaklaşık 117 bin mülteci Akdeniz’i geçmek için botla tehlikeli bir yolculuk yapmak zorunda kalmıştı.
Birleşmiş Milletler’in verilerine göre 2018 yılında Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçmek isteyen en az 2 bin 262 mülteci hayatını kaybetmişti.
Akdeniz’de hayatını kaybeden mültecilerin sayısı 2018’in ilk altı ayında 1400’ü aştı.
Bu yılın başından itibaren Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçmek isteyen bin 405 mültecinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Cenevre’de yaptığı açıklamada, rakamın şu ana kadar tahmin edilenin yüzde 40 üzerinde olduğu vurgulandı.
Bu rakamlara 19 ve 20 Haziran’da yaşanan ölümlerin de dahil olduğu belirtildi.
SON 4 GÜNDE 300 MÜLTECİ YAŞAMINI YİTİRDİ
DW Türkçe’nin haberine göre, Cuma günü Libya’nın başkenti Trablus açıklarında mültecileri taşıyan bir balıkçı teknesinin alabora olması sonucu 104 kişi hayatını kaybetti.
Pazar günüyse Trablus’un doğusunda benzer bir olay yaşandı, 114 kişi yaşamını yitirdi.
IOM’un açıklamsında yer almanyan son olay Pazartesi günü yaşandı ve yine Libya açıklarında bir şişme bottaki 104 kişiden, 63’ü yaşamını yitirdi.
EN ÇOK KAYIP HAZİRAN’DA
Birleşmiş Milletler verilerine göre Haziran ayında 692 mülteci daha, Avrupa’ya geçmek isterken hayatını kaybetti.