Etiket: akp milletvekili

  • Şenyaşar davasında, Yıldız ailesinden 4 kişi tutuklandı

    Şenyaşar davasında, Yıldız ailesinden 4 kişi tutuklandı

    PİRHA- Şenyaşar davası kapsamında, Urfa’da gözaltına alınan AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız’ın da aralarında olduğu 11 kişiden 4’ü tutuklandı.

    Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde Şenyaşar ailesinin dükkanına yapılan baskın ve Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan saldırıda Şenyaşar ailesinden 3 kişi öldürülmüş, 2 kişi ise yaralanmıştı.

    Söz konusu olaya ilişkin önceki gün gözaltına alınan AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız, yeğeni Osman Şah Yıldız, Şeğsin Yıldız, Mustafa Amaç, İbrahim Şimşek, Mikail Şimşek ve Osman Yıldız’ın aralarında olduğu 11 kişi, Urfa Adliyesi’ne sevk edildi.

    Yapılan savcılık sorgusunun ardından gözaltına alınan 11 kişiden Osman Şah Yıldız ve Osman Yıldız serbest bırakılırken 9 kişi ‘Adam öldürmek’ ve ‘Delil karartmak’ iddiasıyla tutuklanmaya sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliği’nde ifadeleri alınan Celal Yıldız, Mikail Şimşek, Müslüm Yıldız, İbrahim Şimşek tutuklanırken, 5 kişi ise adli kontrolle bırakıldı.

    NE OLMUŞTU?

    Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınları seçim çalışmaları sırasında iş yerlerini ziyaret ettiği Şenyaşar ailesine saldırmış, başlayan olaylarda Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar kardeşler çeşitli yerlerinden yaralanmıştı. AKP’li Yıldız’ın yakınları Suruç Devlet Hastanesi’nde de saldırılarını sürdürmüş, ağır yaralı Celal ve Adil Şenyaşar ile hastaneye çocuklarını ziyarete giden baba Hacı Esvet Şenyaşar eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri önünde linç edilerek katledilmişti. Yaşanan olaylarda AKP’li milletvekilinin ağabeyi Mehmet Şah Yıldız da bulunamayan bir silahtan çıkan mermi ile yaşamını yitirmişti.

    Olaya ilişkin yürütülen soruşturma, aynı gün olmasına rağmen işyeri ve hastane olarak iki ayrı dosyaya ayrıldı. İşyeri dosyası ile ilgili açılan davada, Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay, Enver Yıldız’a ise 18 yıl ile hapis cezası verildi. Hastanede yaşanan katliama dair 4 yıldır ‘Gizlilik’ kararı ile yürütülen soruşturma dosyasında ise dün ilk gözaltılar yaşandı.

    Şenyaşar ailesinden anne Emine Şenyaşar ve saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar ise, 411 gündür Urfa Adliyesi önünde işyeri dosyasından tutuklanan diğer bireyleri Fadıl Şenyaşar’ın serbest bırakılması ve hastane dosyasının davaya dönüşüp yargılamanın başlaması için Adalet Nöbeti tutuyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • MESOB Başkanı Şevket Keskin: Bunlar ne yazık ki şirket vekiliymiş

    MESOB Başkanı Şevket Keskin: Bunlar ne yazık ki şirket vekiliymiş

    PİRHA- MESOB Başkanı Şevket Keskin, Malatya Şeker Fabrikası’nda üretilen şekerin esnafa değil de özel bir şirket aracılığı ile piyasaya sürülmesine tepki göstermişti. Keskin, tepkiye AKP Malatya Milletvekili Hakan Kehtalı’nın şirketin ortağı olarak açıklama yapması üzerine, “Biz bunları milletin vekilleri olarak gönderdik, ama bunlar ne yazık ki şirket vekiliymiş” dedi.

    Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Malatya Şeker Fabrikası’nda üretilen şekerin esnafa değil de özel bir şirket aracılığı ile piyasaya sürülmesine tepki göstermişti. Keskin, tepkiye AKP Malatya Milletvekili Hakan Kehtalı’nın şirketin ortağı olarak açıklama yapması üzerine, “Biz bunları milletin vekilleri olarak gönderdik, ama bunlar ne yazık ki şirket vekiliymiş. Biz esnafı ve milleti savunacağız, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunacağız” dedi.

    “TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKINI SAVUNACAĞIZ”

    Keskin yaptığı yazılı açıklamada şunları dile getirdi:

    “Ben esnaf kuruluşu başkanı olarak elbette esnafımı, elbette yaşadığım şehrimin hak ve hukukunu savunacağım. Malatya Şeker Fabrikası’nda üretilen şekere benim esnafım 3 el değiştirdikten sonra ulaşabiliyorsa, hiç kimseden çekinmeden buna karşı çıkarım, esnafımın hakkını, hukukunu korumanın mücadelesini veririm. Biz milletin hakkını, hukukunu korumanın mücadelesini verirken, bu milletin vekili olarak siyaset yapanların çıkıp şirketin ortağı olarak açıklama yapmasını kınıyorum.  Biz bunları milletin vekilleri olarak gönderdik, ama bunlar ne yazık ki şirket vekiliymiş. Biz esnafı ve milleti savunacağız, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunacağız, bu milletvekilleri de şirketleri savunacaklarmış. Yazıklar olsun.”

    “ŞİRKETİN ORTAĞI MİLLETVEKİLİ OLMASAYDI O ŞİRKET O İŞİ ALABİLİR MİYDİ?”

    Milletvekillerinin halkı savunacakları yerde şirketleri savunduğunu söyleyen Keskin; “Bu şirketleri savunan milletvekillerine hodri meydan diyoruz. Gelin hepimiz hesap verelim. Bütün herkesi hesap vermeye davet ediyorum, yarın bu hesabı millete ve devlete vereceksiniz. Milletvekili olarak kutsal bir görevi üstlenmişseniz, kendi özel şirketinizin iş ve işlemlerini takip edemezsiniz. Ya milletvekili olacaksınız, ya da gidin ticaretinizi yapın. İkisini aynı anda götürmek ahlaki değildir, vicdanı değildir, hukuki değildir.  O şirketin ortağı milletvekili olmasaydı o şirket o işi alabilir miydi?” ifadelerini kaydetti.

    PİRHA/MALATYA

  • Suç örgütü elemanı Peker: Hürriyet baskınını ben yaptırdım; Soylu, Kalın’ı takip ettiriyor

    Suç örgütü elemanı Peker: Hürriyet baskınını ben yaptırdım; Soylu, Kalın’ı takip ettiriyor

    Organize suç örgütü elemanı Sedat Peker, devlet içerisindeki çatışmanın kırılma noktalarını anlatarak, Hürriyet gazetesine yapılan saldırıyı bir milletvekilinin istemi üzere kendisinin yaptırdığını ve Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı takip ettirdiğini söyledi.

    Susurluk Davası’nda “Suç örgütü yöneticiliğinden” ceza alan dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla gündemden düşmeyen organize suç örgütü elemanı Sedat Peker, Youtube üzerinden 6. videosunu yayınladı. Peker, bu  videosunda devlet içerisindeki yapılarla yaşanılan çatışmanın kırılma noktalarını anlattı.

    İLK KIRILMA

    İlk kırılma noktasının yazar Michel Rubin’in yazdığı bir yazı olduğunu kaydeden Peker, yazıda “Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında oraya simge olarak birinin seçilmesini sağlar arka perdeden de ülkeyi o yönetir” dendiğini ve bu yazının “tuzak” olduğunu düşündüğünü söyledi. Peker, “Dedim ki bu tuzak. Bize tuzak kurdular. Tayyip Erdoğan sonrasına kimin planları varsa bizi mahvedecekler dedim” diye kaydetti.

    İKİNCİ KIRILMA

    “Derin Mehmet” olarak nitelendirdiği Ağar’ın kendisini arayarak Elazığ’a yapacağı ziyareti iptal etmesini istediğini aktaran Peker, kendisinin bu teklifi reddettiğini daha sonra Elazığ Valiliği’nin ziyaret gerçekleşmesin diye miting yasağı getirdiğini kaydetti. İkinci kırılma noktasının bu olduğunu kaydeden Peker, “Bana dedi ki ‘orada CHP’nin de yanı gün mitingi var. Bilgi geldi devletten karışıklık çıkacak.’ Dedim ki ‘abi bizim yetiştiğim kültürde şehit aileleri devlet başkanından bile önce gelir benim buraya gitmem lazım.’ Sonra ‘kalabalık tekrar görüşelim ben seni arayayım’ dedim. Sonra bir daha aradı kendisi. Dedim ‘abi ben orada en az 30 bin arkadaşın geldi bir miting yaparım hem de çok güzel olur.’ Dedi ki ‘seni seviyorlar bizim oranın gençleri seni çok seviyor daha önce birçok ilde yaptın yine olur ama provokasyon çıkacak, çatışma çatışma saldırı’. Dedim ‘abi devletin polisi var.’ Sonra telefonu kapattık ama konu netleşmedi” şeklinde konuştu.

    Sonrasında Elazığ’daki gazetelerde “Sedat Peker Elazığ mitingini iptal etti” şeklinde haberler çıktığına dikkati çeken Peker, “Ben de dedim ki açıklama yapın, arkadaşlarım hazır olun Elazığ’a gidiyoruz oradaki kardeşlerimizle buluşacağız. Sonra yine hükümetin içinde bakanlık yapan bir beyefendi o zaman özel kalem müdürü kendisi benim bir yakınımla görüştü ya oraya gitmesin karışıklık olacak diyor. O arkadaş da bana söyledi. Dedim ki ya şehit aileleri çağırdı, ahmet mehmet çağırsa iptal edeyim ama olmaz. Sonra valilikten karar çıkardılar. Güvenlik nedeniyle iptal edildi diye. İkinci kırılma noktası bu oldu” dedi.

    “Bizi herhalde kullanışsız gördüler” diyen Peker, “Biz emir ve tahakküm altına girmeye ruh dünyamız uygun olmadığı için boynumuzu hiçbir suretle hiç kimseye eğmediğimiz için bizi herhalde kullanışsız gördüler. Kendi inanmadığım doğruya ne kendimi ne kimseyi sürüklemedim sürüklemem.

    PİS İŞLERİ KİM BİLECEK?

    Peker, şunları söyledi: “Çakma gazetecileri unuttuğumu sanmasınlar. Bunlar diyorlar ki ‘Suç örgütünün liderine inanılır mı?’ Cami hocasının dediğine mi inanacaksın, bu işler pis iş, pis işleri kim bilir pislikler (Süleyman Soylu’nun kendisine pislik demesine atfen) bilir… Dünyadaki en büyük skandallar cami hocalarının ya da bir kilise papazının anlattıklarından mı ortaya çıktı? Benim söylediklerimi etkisiz hale getirmek için üretebildikleri en büyük hikaye bu…

    Suç örgütü olmadan dünyada büyük skandallar ortaya çıkar mı ya da devletin içinden bir adam olmadan, cami hocası mı anlatacak skandal olacak bu işleri… Çakma gazeteciler siz ne verirlerse onu diyorsunuz, siz hediye, prim peşindesiniz, şerefiniz maaşınız kadar.”

    HÜRRİYET’İ BEN BASTIRTTIM  

    Peker, 7 Eylül 2015’e Hürriyet Gazetesine yapılan taşlı sopalı saldırıyı da kendisinin yaptırdığını açıkladı. Peker, şöyle konuştu: “Gazeteciler diyor ya ‘organize suç örgütünün dediğinden bişey mi olur?’ Tamam, kendi yaptırdığımı anlatacağım, ispatlarıyla anlatacağım, delilleriyle. Hürriyet gazetesindekilerden, pambık Demirören ekibi dinliyor musunuz? Şatafatlı gazeteciler, ünvanlı gazeteciler, sizin gazetenizi ben bastırttım. Bak suç ikrarı yapıyorum. Hürriyet’i bastırmadan önce gelen milletvekilinin telefon sinyallerine de bakın, ismini söylemeyeyim ayıp olur, bakabilirsiniz. ‘Bizim gençlik kollarından bir takım arkadaşlar gidecek, eee, ama onlar profesyonel değil, sen böyle arkada’ dedi milletvekili, tamam dedim, ben gönderdim. Savcılar alın size ağır delil, ikrar; Milletvekili rica etti, ben de yaptırdım. Milletvekili rica etti böyle böyle diye…

    KOLTUĞUNDA EMEĞİM VAR

    Eeee, Aydın Doğan yaşlı adam, bir yandan ölüm korkusu sardı, bir yandan devam eden mahkemeler, ben ölürüm çocuklarıma dert kalmasın, ondan sonra hoopp (Hürriyet gazetesinin Demirören’e satışı…) Senin (Demirören) oturduğun koltukta benim emeğim var, ben pisliğim siz temiz ha. Pambık Demirören, seni elime aldım, adım adım takip edeceğim, Azerbaycan, her şeyde…

    SUÇ ÖRGÜTERİ TÜRKİYE’Yİ SARMIŞ 

    Bir gün Tayyip Abi (Erdoğan) görecek, uluslararası ölçekte suç örgütleri var, ahtapot gibi, Türkiye’yi, çevre ülkeleri sarmışlar. Tüm dünyanın bir çok ülkesine çöreklenmişler. Çevresini saran bunları budayacağına inanıyorum.”

    AKP’Lİ BOYNUKALIN

    Size bir delil daha söyleyeyim; AK Parti’nin gençlik kolları Abdurrahim Boynukalın, milletvekili, spor bakanı yardımcısıydı, şimdi hangi görevde bilmiyorum. O bir kaç gazeteciyle röportaj yapıyor, yanında da AK Parti’nin kelle isimleri, gazeteci soruyor ‘İşte sizin adınız da geçiyor (Hürriyet baskını)…’ Yok diyor, gazeteci dövdürme olayıyla, Hürriyet binasının basılması olayını Sedat Peker’in yaptırdığı anlaşılınca ben rahatladım’ diyor. Adam da bunu yazmış mı, açın bundan büyük delil olur mu sayın savcılar?

    Sülü sen öyle plancısın, öyle plancısın, ama Allah yardım etti pisliklerin ortaya çıktı. Bizi yenemezsin. Bir de diyorlar FETÖ’den bilgi alıyor diye, FETÖ kim… Biz milyonlarca kişiyiz, belki senin arabanı süren şoför kardeş, belki sana yemek getiren, belki bahçıvan, gittiğin yerdeki… Biz herkesten kalabalığız, vatan fedaileri, arasında gözle görülmeyen bağlar vardır…

    ARACILARLA BENİ KANDIRAMAYACAKSINIZ

    Bu sefer yolladığınız aracılarla beni kandıramayacaksınız. Çünkü ölümler insanlara bilgi bırakır. Hazreti Ali Efendimize yaptığınız gibi mızrakların ucuna Kuran yaprakları koyup en hassas yerinden vuramayacaksınız. Zaman kazanmak için o yolları yemem ben. Tezgahçı Sülü…Ehl-i Beyt’e kurulan tezgahın aynısını kuruyordun, yakalandın…

    613 KİŞİYE DİNLEME KARARI 

    Şimdi 613 kişiye dinleme kararı almışlar, bir organizasyon içindeler. Ancak hem kendisi hem yardımcısı, danışmanı hep FETÖ kelimesini geçiriyor, yapmayın. Devletin namusunu yaraladınız ama devletin aklını yaralarsanız mahvoluruz. İnsanların kafasındaki FETÖ sorgulamalarını yüzde 50’ye 50’ye getirdiler, şaibeli bunlar, hile var diye, yapma büyük hata. Bana Sedat Peker terör örgütü soruşturması açın, cezadan korkmam. FETÖ derseniz, bu sefer insanlar bu yargılamalar sahte diyecek, aptallık yapma.

    NEREDE BU UYUŞTURUCU?

    Peker, Soylu ailesiyle ilgili de bazı yeni iddialar ortaya attı. Peker, şunları söyledi: “Resul var, organizeden sorumlu emniyet genel müdür yardımcısı. Senin özel operasyon adamın. Geldik bir daha aslan Sülü. Bu dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu diye bir operasyon yaptınız ya. Gazetelerde herkese inandırdınız buna. Dünyanın en büyük operasyonunda yarım kilo uyuşturucu olmazdı, nerede bu uyuşturucu? Sayın savcılar, delilleriyle anlatacağım, dinleyin. O operasyonda Nevzat Kaya diye bir şahıs var, Yeniköy Motors’un sahibi. Operasyondan 10 gün öncesine kadar kendi bindiği arabada Süleyman Soylu’nun oğlunun ihtisaslı plakası var. Yani oradan geçer, buradan geçer. Yani İçişleri Bakanı’nın ailesine ait görünüyor ve durdurulmaz. Ayrıcaklıklı, benim gibi. Ben de öyleydim, şimdi küstüm benim ayrıcalıklarımı aldılar.

    5 MİLYONA DOSYADAN ÇIKARIRIZ

    Operasyondan 10 gün önce gidiyor, Engin, oğlu. Diyor böyle böyle büyük bir operasyon olacak, bu ihtisası iptal etmemiz lazım diyor. Tarihe bakın, operasyondan kaç gün önce. O Nevzat Kaya’nın aracının ihtisası 10 gün önce iptal edildi. Telefon irtibatları Engin’le ne zaman kesildi, 10 gün önce. Engin buna diyor ki, 5 milyon dolar verirsen seni bu dosyadan çıkarabiliriz. O da diyor ki ben onlara iki araba sattım niye para vereyim, anlamıyor. Operasyon oluyor, bunu da alıyorlar. Sonra karısı Engin’i arıyor. Bunlar dostlarına yaparlar, en güzel özellikleri, çok severiz, boğ.

    Bu Resul var, bu operasyonu bir anlatayım, bizimkini de bağlayacağım. Bu operasyonda kaç kişi gözaltına alındı. Hiçbirinin Ankara ile bir alakası yok. Sen Ankara’dan bu operasyonu nasıl yapıyorsun, Resul, orada tamam. Bir de MASAK’ın başkanının avukat eşi hakkında FETÖ soruşturması diye bir şey yapmışlar. Adamı köle gibi yapmışlar, adam Hazine Bakanlığı’na bağlı, bu diyor gel, adam tak yanında. MASAK raporunu çıkarıp Ankara’dan yapıyor, kim, Resul. Resul kim, bunun evlatlık.

    Suçun hiçbirinin Ankara’yla bir alakası yok, operasyon Ankara’dan. Bir buçuk yıl geçti, niye hala dava açılmıyor. Oğlu Engin ve senin saz heyeti, sanıkların hepsinin var 150, 150 milyon dolar parası. Hepsine gidiyorlar, işte bak senin işin çok tehlikeli ama hallederiz. Argo tabirle kesiyorlar milletin parasını. Dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu, asla gördüğünüze inanmayın kardeşim.”,,

    Peker, Soylu’nun DYP Genel Başkanlığı’na seçilirken kendisinin “elemanı” olan sabıkalı Erdal Aras’ı DYP MKYK üyesi yaptığını iddia etti. Peker, şöyle devam etti:

    “Süslü Sülo diyor ya, delil nerde? Erdal Araz… Benim adamım diye gözaltına alındı. Herkes biliyor, benim adamım, sabıkalı. Sabıkası olan Erdal Araz’ı 14 farkla oyla genel başkan seçildiğinde MKYK’ya üye sen yapmadın mı, sabıkası var, nasıl yaptın? Savcılar gelir bir gün, vallahi tutuklanacaksın, 10 tane en az ağırlaştırılmış müebbet alacaksın. Unutma. Alacaksın. FETÖ, FETÖ, siz bu hale getirdiniz. FETÖ’nün çocuğu gibi dolanıyordun peşinde. Hep bu zenginler mi FETÖ’cü, senin ilgi alanına zenginler giriyor.

    SURİYE’DEKİ ESRAR

    Suriye açıklarında bir buçuk ton esrar yakalandı. Bir buçuk ton otun değeri 300 bin dolar. Lan 5 ton kokain yakalasana, bir buçuk ton esrar yakalandı filan. Lan paranıza bile kıyamıyorsunuz, derin Mehmet hastanede şimdi ona söylemeyeceğim. Onun ekibi.”

    KALIN’I TAKİP ETTİRİYOR

    Peker’in Soylu’yla ilgili bir iddiası da, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı takip ettirdiği yönünde oldu. Peker, şu iddiayı ortaya attı: “İbrahim Kalın, Twit paylaşıyor sana destek veriyor. Bu İbrahim Kalın’ı takip ettiriyor biliyor musunuz? Günün bombalarından biri de bu olsun. Senin haberin yok, sana söyleyeyim, kıyağım olsun. O Resul var ya, tak bir tanesi resimleri vermiş. Özel Kalem Müdürü Hasan Bey’i de takip ettiriyorlar. Sen nasıl bir adamsın arkadaş ya. Sen AK partidekileri kandırabilirsin. Ben yemem.”

    (MA)

     

  • AKP’li vekilin evinde şüpheli şekilde ölen Kadirova’nın dosyası kapatılıyor

    AKP’li vekilin evinde şüpheli şekilde ölen Kadirova’nın dosyası kapatılıyor

    AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde şüpheli şekilde ölen Nadira Kadirova’nın dosyasına takipsizlik kararı verildiği öğrenildi.

    İstanbul Adli Tıp Kurumu, AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde “şüpheli” şekilde yaşamını yitiren Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı Nadira Kadirova’nın ölümüne ilişkin hazırladığı raporu, savcılığa gönderdi. Raporda, Kadirova’nın ölümünün “intihar” olduğu yönünde tespitlere yer verildi. Savcılığın da rapor üzerine soruşturmada “takipsizlik kararını yazmaya başladığı” öğrenildi.

    ŞİRİN ÜNAL’IN NADİRA’YI TACİZ ETTİĞİ İDDİALARI

    Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre Nadira Kadirova (23), bir yıldır bakıcı olarak çalıştığı AKP’li Ünal’ın evinde, 23 Eylül 2019 tarihinde, akşam üstü silahla vurulmuş şekilde bulundu. Kadirova’nın ölümünün üzerinden henüz iki gün geçmişken, Ankara Emniyeti “intihar” yönünde açıklama yaptı. Kadirova’nın naaşı da jet hızıyla ülkesine gönderilerek, toprağa verildi. Ankara Başsavcılığı, Şirin Ünal’ın bilgisine başvurdu. Ünal, olayın intihar olduğunu savundu. Kadirova’nın İstanbul’da yaşayan Özbek arkadaşı ise Şirin Ünal’ın onu taciz ettiğine yönelik iddialarda bulundu. Savcılık, Kadirova’nın kesin ölüm sebebinin açığa çıkması için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istedi. Adli Tıp, olayın üzerinden 5 ay geçmesinin ardından Kadirova’nın ölümüne ilişkin raporunu geçen hafta tamamlayarak, savcılığa gönderdi. Kadirova’nın bitişik atış yapmak suretiyle göğüs bölgesinin 5-6 santimetre üzerine isabet eden mermi neticesi öldüğünün, dolayısıyla olayın intihar olduğunun değerlendirildiği bilgisine yer verildi.

    Kadirova’ya ait günlük ve mektuba ilişkin tercümelerin de savcılığa ulaştığı öğrenildi. Günlük ve mektupta herhangi bir şüpheli duruma rastlanılmadığı belirtildi.