PİRHA- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Akşam gazetesi yazarı ve eski AKP milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürt ailelerinin çocuklarını yalancı yetiştirdiğini iddia ettiği köşe yazısı için inceleme yaptı. Besli’nin söylemlerinin nefret söylemi olduğuna karar verildi ancak Besli’ye para cezası kesilmedi.
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Akşam gazetesinin yazarı ve Eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu hedef aldığı yazısında Alevileri ve Kürtleri hedef aldığı köşe yazısı için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) kararını verdi.
Besli, Akşam gazetesinde 14 Kasım 2021 tarihinde yer alan “Mukaddime’ce/27 Yalan Söyleme Mecburiyeti ve Becerisi” başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı. Besli köşe yazısında “Alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı. Söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar” ifadelerini kullandı.
Yazısında Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Besli, “Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için, bir bakış açısına göre masum ve mecburi yalan söyleye söyleye, zamanla yalan söylemeyi ve yalancılığı karakter ittihaz etmiş oluyorlar” dedi.
Tepki çeken yazının ardından üyelerini AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığı TİHEK’in resen inceleme başlattığı açıklandı. TİHEK’in 21 Eylül 2022 tarihli kararında “H.B tarafından kaleme alınan ve bahsi geçen köşe yazısında ‘Alevi ve Kürt’ kimliğine sahip vatandaşlarımızın çocukluktan itibaren kimliklerini gizlemeye itilerek ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olarak yetiştiklerine ilişkin ifadelerin kamuoyunda tepkilerin oluşmasına sebep olduğu gözlemlenmiştir” denildi.
BESLİ’NİN AVUKATI: GEREKSİZ ALINGANLIK
Akşam gazetesinin avukatının yaptığı savunmada ise “Habere gereksiz alınganlık sergilemenin anlamsız olduğu hususları ifade edilmiştir” dediği belirtildi.
“NEFRET SÖYLEMİ OLUŞTURMUŞTUR” KARARI
TİHEK kararında, “10/6701 sayılı Kanun’un değer affettiği hoşgörü, sosyal barış, ayrımcılık yasağı gibi değerler ile bağdaşmadığı, etnik köken ve inanca yönelik ayrımcı, ötekileştirici ögeler barındırması nedeniyle nefret söylemi oluşturduğu kanaati hasıl olmuştur” denilerek, Hüseyin Besli’nin söylemlerinin nefret söylemi olduğuna oy çokluğuyla karar verildi.
Para cezası kesme yetkisi de olan TİHEK’in Besli’ye para cezası vermemesi de dikkat çekti.
PİRHA-HBVAKV Antalya Şubesi Dedesi Kenan Akbaba, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ şeklindeki nefret söylemine tepki gösterdi. Akbaba, Alevilere ve Kürtlere bu tür nefret söyleminde bulunanların edepsizlik yaptığını ve farklılıklara tahammül edemediklerini kaydetti.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Dedesi Üryan Hızır Ocağı’ndan Kenan Akbaba, Akşam Gazetesi yazarı /eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevilere ve Kürtlere yönelik ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ şeklindeki nefret söylemine ilişkin konuştu. Akbaba, bu tür nefret söylemlerinde bulunan zihniyetlerin Aleviler ve Kürtlerin bir araya gelmesine, dayanışma göstermesine tahammül edemediğini belirterek, Aleviler olarak inançlarından asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
“ALEVİLERLE KÜRTLERİN BİR ARAYA GELMESİNE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”
Alevilere ve Kürtlere bu tür nefret söyleminde bulunanların edepsizlik yaptığını ve farklılıklara tahammül edemediklerini ifade eden Akbaba şunları dile getirdi:
“Bunlar edebi bilmezler. Bunlar edepsizliğin en büyüğünü yapıyorlar. Aleviler ve Kürtler bugünlerde yan yana olduğu için bunlarda bu ülkenin birliğine, beraberliğine, temeline, taş koymak istedikleri için buna tahammül edemiyorlar. Çünkü bizim yolumuz bilim ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur. ‘Bilim, gerçeği ve yolu aydınlatan ışıktır’ diyor Hünkâr Hacı Bektaşi Veli. Yunus diyor ki, ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim. Dünya kimseye kalmaz.’ Muhyiddin İbnü’l-Arabî diyor ki, ‘Canı bizim canımızdır, teni bizim tenimizdir, sevgi bizim dinimizdir, başka dine inanmayız.’ Mevlâna da şunu söylüyor, ‘Sevgi dolu gönüller daima gül bahçesi olarak kalırlar. Dünya dikenlerle dolu olsa da.’”
“BİZ ALEVİLER HER ZAMAN GÜZELLİKLER YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Nefret söyleminde bulunanların düşüncesinde ve kalbinde sevgi, saygı ve hoşgörü olmadığını söyleyen Akbaba, “Bunlarda sevgi kalmamış. Bunlar insan haklarını ihlal eden, mazlumun, fukaranın hakkını yiyen, zalimden yana olan bir zihniyet. Nasıl ki Ebu Süfyan, Yezi,t yüzyıllarca Alevilere Kerbela olaylarını yaşattılar, bugün de bunlar böyle saldırılarda bulunuyor. Ama biz korkmuyoruz, buradayız. Her zaman o güzelliklerimizi yaratmaya devam edeceğiz. Çocuklarımıza öğreteceğiz. Bizim silahımız kalemimiz olacak. Biz bilime uyan, karanlığı kovan, ışığa koşan canlardan olacağımızı bir kez daha buradan söylüyoruz. Bunu güzel sözlerle tamamlamak istiyorum ve diyor ki, Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken de ölür. Arifler hem arıtır hem de arıtıcıdır. Akıl gibi zenginlik, iyi huy gibi dostluk, edep gibi miraç yoktur” şeklinde konuştu.
PİRHA-AKP eski milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine tepki gösteren Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt; “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” dedi.
Akşam Gazetesi yazarı ve AKP İstanbul eski milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine ilişkin bir tepki de CHP’li İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt‘tan geldi. Bozkurt, “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” ifadelerini kullandı.
Bozkurt, sosyal medya hesaplarından yayımladığı yazısında Besli’nin ifadelerini ‘alçaklık’ olarak değerlendirdi.
Bozkurt’un yazısı şöyle:
“Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesindeki bir haberi hayretle okudum. Haber, Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli’ye ait bir yazıyı konu ediyordu.
Köşe yazısında bir inanç ve bir ırk aşağılandığından, yazarını tanımak, dolayısıyla ne yapmak istediğini daha iyi anlamak için kimdir ve necidir diye araştırdım. Gördüm ki bu kişi geçmiş dönemlerde, Yeni Şafak Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in basın danışmanlığını, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Danışmanlığını, yine Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22. ve 23. dönem milletvekilliğini yapmış bir kişi.
Yazı sahibi, yazısında yalanın çıkış noktasının şeytandan geldiğini, bundan itibaren insanların da yalan söylediğini. Aleviler ve Kürtlerin de kimliklerini gizlemek için yalan söylediğinden ve dolayısıyla yalana alıştıklarından, Alevi ve Kürtlerin çocuklarının, iyi yalan söyleyince ailelerinden takdir aldığından, hatta yalan söyleme konusunda aileleri tarafından eğitildiklerinden ve başka saçmalıklardan bahsediyordu.
“BİRİLERİNE MESAJ VERME HIRSI İLE GÖZÜ DÖNMÜŞ”
Bu noktadan hareketle, seviyesizce Sayın Genel Başkan’ımızın kimlik analizini yapıyor, hem kökeninden hem de inancından yola çıkarak Sayın Genel Başkan’ımızdan ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olarak söz ediyordu. Aslında bu kişi, Sayın Genel Başkan’ımızın söylediklerinin ve üslubunun kamuoyunu olumlu bir şekilde etkilemesinden belli ki endişe duymuş ve Genel Başkan’ımızı kamuoyuna olumsuz gösterme gayretine girmiştir. Buna gerekçe uydurmaya çalışırken de Sayın Genel Başkan’ımızın ait olduğu bu topraklara ve bizi biz yapan değerler sistemine de hakaret etmiştir. Gündem olmaya çalışan bu şahsın, belli ki birilerine mesaj verme hırsı ile gözü dönmüş…
Kuruluşunun 98. yılını daha geçen günlerde el ele ve omuz omuza kutladığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindeki kökenleri, inançları ve kültürleri aşağılayan bu kişi, kökenlere ve inançlara bağlı olarak sınıf yaratma öz güvenini, yetkisini ve haddini kendinde neye dayanarak buluyor bilemiyorum. Haberi okuyunca kamuoyundaki yansımasını takip ettim, ancak pek bir ses çıkmadığını gördüm. Kamuoyu belli ki bu kişiyi çok da dikkate almamış.
Ben bir Belediye Başkanı olarak daha ziyade Esenyurt sorunlarına odaklanıyorum, çalışmalarımı Esenyurt üzerinden yürütüyorum ve genellikle sorulmadıkça ülke sorunlarına dair söz üretmeyi çok doğru bulmuyorum. Fakat bu seviyesizliğe sessiz kalmanın bizi insanlıktan uzaklaştırdığına ve ülkemizin dibine dinamit konmasına sessiz kalmakla eş anlamlı olduğunu düşünüyorum.
“İNSANLARI KÖKENİNE VE İNANCINA GÖRE AYRIŞTIRMAK ALÇAKÇA BİR TAVIRDIR”
Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır. Kaldı ki ülkemizdeki herhangi bir bireyin kimliğini söylemekten imtina etmesinin sorumluluğunun kimde olduğunu tüm toplumun iyi değerlendirmesi gerekir. İnsanları, kökenine ve inancına göre ayrıştırmak alçakça bir tavırdır. Unutmayalım ki Aleviler de Kürtler de Anadolu topraklarının en kadim halklarındandır. Benim tanıdığım Aleviler de Kürtler de mert, açık sözlü ve güvenilir insanlardır.
Bu kişi aslında, kendisinin ve onunla aynı kafadaki, ötekileştirici düşüncelilerin bu halklara bakışını itiraf ediyor. Bu şahıs, “Kimliklerini saklamak için yalan söylüyorlar!” iddiası ile Kürtlerin ve Alevilerin ayıplı bir yere ait olduğunu düşündüğünü itiraf ediyor.
Sen ve senin gibiler bilmelidir ki ülkemizde yaşayan her birey kimliği ve inancından bağımsız olarak bu ülkenin eşit yurttaşıdır. Hiç kimse ülkemizdeki herhangi bir yurttaşımıza ikinci sınıf insan muamelesi yapma hakkına da haddine de sahip değildir. Sizin gibiler anlasa da anlamasa da gerçek budur ve böyle olmaya da devam edecektir. Zira bizim topraklarımızın kültürel zenginliğinin kaynağı da buradan gelmektedir.
Sayın Genel Başkan’ımızı bir yerlere layık görmeme çabanız nafiledir. Bu topraklara asıl yakışmayan, sizin ayrıştırıcı ve ötekileştirici fikirlerinizdir.”
NE OLMUŞTU?
AKP eski milletvekili ve Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli, 14 Kasım’da yayımlanan yazısında, Alevi yurttaşların çocuklarına kimliklerini gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle çocukların ‘yalancı’ olduğu; Kürt-Alevi ailelerin ise her iki kimliği de gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle de çocukların ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olduğu gibi ipe sapa gelmez, ayrımcılık ve nefret suçu içeren ifadeler kullanmıştı.
PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Akşam yazarı AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine tepki göstererek, “Behey çifte Yezit, çifte iblis, çifte inkarcı, çifte faşist. İnancımıza, kültürümüze tarihimize, dilimize, kutsal değerlerimize hakaret edenler bu gücü bir zamanlar her türlü pervasızlığı yapıp, Madımak katilini affedenlerden ve bu zihniyeti sürdürenlerden alıyorlar” dedi.
Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alarak, “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.
Bülbül, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’ye tepki göstererek, Besli’nin bu gücü Alevilerin ibadethanesine cümbüş evi diyen ve Madımak katillerini affeden zihniyetten aldığını vurguladı.
Konuşmasında 84 yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve 21 yıl önce Hakk’a yürüyen sanatçı Ahmet Kaya’yı anan Bülbül, tutuklu kadın siyasetçiler Figen Yüksekdağ, Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk, Nurhayat Altun ve Edibe Şahin’i ziyaret ederek Türkiye halklarına selamlarını getirdiğini vurguladı.
“YÜKSEKDAĞ, KIŞANAK, TUĞLUK, ALTUN VE ŞAHİN’İN SELAMINI GETİRDİM”
Hafta sonu Kandıra Cezaevi’nde bulunan tutuklu kadın siyasetçileri ziyaret ettiğini belirten Bülbül, “Öncelikle hafta sonu kandıra hapishanesinde rehin tutuldukları yerde ziyaret ettiğim önceki dönem eş genel başkanımız sevgili Figen Yüksekdağ, Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk, Nurhayat Altun, Edibe Şahin arkadaşlarımızın Türkiye halklarına, demokrasi mücadelesi yürütenlere ve kadınlara sevgi ve saygılarını iletmeyi bir borç biliyorum. İkinci olarak bugün toprağa verilen ve demokrasi, eşitlik, özgürlük, adalet mücadelesinde sanatıyla bir efsane olan Ahmet Kaya’yı sevgi ve saygıyla anmayı da bir borç biliyorum” ifadelerini kullandı.
SEYİT RIZA’YI ANDI
Bülbül, 84. yıl önce idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşlarını da anarak, “Seyit Rıza’yı ve birlikte idam edilen 7 insanımızı sevgi, saygı ve aşk ile anıyorum. Ki Seyit Rıza’nın halkının uğruna mücadele ettiği eşitlik, özgürlük, adalet değerleri bizim için hala ulaşılması, mücadele edilmesi gereken özlemlerdir ve o uğurda mücadele ettiğimizi belirtmek isterim. Pir Seyit Rıza’nın ve 7 arkadaşının mezar yeri hala belli değildir, bu bir mahkeme değildir, bu bir suç örgütüdür. Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilirken hukuk işletilmemiş, katliam yapılmıştır” dedi.
“BEHEY ÇİFTE YEZİT HÜSNÜ BESLİ!”
Bülbül, Akşam yazarı AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine de tepki gösterdi.
Besli’nin bu gücü Madımak katillerini affeden ve cemevlerine cümbüş evi diyenlerden aldığına vurgu yaparak, şunları ifade etti:
“Alevi ve Kürtlere yönelik açık bir nefret suçu işlemiş. Ve nefret suçunda diyor ki Alevi ve Kürt olanlar çifte kavrulmuş yalancıdır. Kürt Aleviler makbul değildir, diyor ve yazısına devam ediyor. Şimdi behey çifte Yezit, behey çifte iblis, behey çifte inkarcı, behey çifte faşist, behey çifte ırkçı. Türkiye’de var olduğu günden bu yana Baba İshak’tan bu yana eşitliğe özgürlüğe adalete, varlığa, birliğe, dirliğe hizmet etmiş Hünkar Hacı Bektaş’tan Seyit Rıza’ya, Baba Tahir’den Şeyh Bedrettin’e, Torlak Kemal’den Ali Şer’e ve Besi Anadan, Adile Anaya kadar hakikate, adalete, eşitliğe ve özgürlüğü hizmet eden bu inanca ve bu inanç mensuplarına bu kadar ucuz dil uzatanlara aslında hakkın ve hakikatin aşıklarının birinin diliyle cevap vermek gerekiyor. Bunlar var ya aha bunlar, bunlar Zülfikar’dan anlar. Böyle ikide bir inancımıza, kültürümüze, tarihimize, dilimize, kutsal değerlerimize hakaret edenler bu gücü bir zamanlar cemevi cümbüş evi diyenlerden, Madımak katilini affedenlerden ve bu zihniyeti sürdürenlerden alıyorlar.”
PİRHA-CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik nefret yazısı nedeniyle Ankara Adliyesi’nde Besli hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu davası açılmasını isteyen Hakverdi, “Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır” dedi.
Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret sözlerini içeren yazısına ilişkin suç duyuruları yapılmaya devam ediyor.
Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.
Hüseyin Besli’nin, nefret söylemi içeren yazısı hakkında CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi de suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Hakverdi, suç duyurusunda; Besli’nin Kılıçdaroğlu’na Alevi ve Kürt kimliği üzerinden; yoğun tahrik, tahkir ve aşağılama içeren söylemlerde bulunduğunu belirterek, Besli hakkında TCK’nın 216. maddesi uyarınca “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçunu işlediğini belirtti.
Hakverdi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Alevi ve Kürt vatandaşlarımız için “Yalanı düstur edinmiş, çifte kavrulmuş yalancılar” diyen AKP’li eski vekil ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır. Anadolu, yüz yıllardır birçok inanca ve etnik kimliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu bizi ayrıştıran değil, tersine birleştiren ve güzelleştiren özelliğimizdir. Bu birlikteliği hazmedemeyenler, tarihin birçok evresinde zaman zaman ortaya çıkmıştır. En son ortaya çıkan da Hüseyin Besli olmuştur. Şunu unutmamak gerekir ki bu çabalar boşunadır. Hiç kimse bu ülkenin güzel insanlarını ayrıştıramayacak ve kadim Anadolu kültürünü yok edemeyecektir. Yaptığı açıklama ile halkın bir bölümünü aşağılayan Besli hak ettiği cezayı mutlaka almalıdır“ ifadelerini kullandı.
PİRHA-Alevi örgütlerinin genel başkanları ve Alevi yurttaşlar, Akşam yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemini protesto etmek için Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’deki binası önünde bir araya geldi. Aleviler adına basın açıklamasını okuyan Alevi Vakıfları Federasyonu Haydar Baki Doğan; Besli ve benzerlerinin her zaman iftira attığını, yalanları vicdansızca söylediklerini vurguladı.
Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içeren yazısına Aleviler kitlesel bir basın açıklamasıyla tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.
Akşam Gazetesi yazarının bu nefret söylemlerine karşı Alevi örgütleri genel başkanları ve Alevi yurttaşlar, İstanbul İkitelli’de bulunan Akşam gazetesi önünde toplandı.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri adına basın açıklamasını okuyan Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Besli ve benzerlerinin her zaman iftira attığını, yalanları vicdansızca söylediklerini kaydetti.
“NİYET VE YALANDAN FAYDA SAĞLAMAK SİZİN İŞİNİZ”
Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Özellikle son dönemlerde toplumun önde gelen ve toplum mühendisi rolünü üstlenmiş, bu anlamda kendi din anlayışına ve ideolojisine göre toplum modeli açıklayan entelektüel, sosyal bilimciler hatta siyasiler çoğalmıştır. Bu durum Alevi toplumu üzerinde yürütülen asimilasyona yönelik olayların ve olguların düğümlendiği noktayı göstermeye yetiyor.
Alevi toplumunu azınlık gibi görüp haklarını inkâr etme üzerine; her gün kin, öfke ve nefret kusan bu tip şahıslar gündem oluşturarak Alevileri politik ve siyasi araç olarak kullanmaktadırlar.
Bu şahısların açıklamalarına baktığımızda tarihte gerici-merkeziyetçi yönetim anlayışının katletmek istediği Aleviler için verdiği fermanların kokusu var.
‘Allah, Şeyh Haydar’ın ve kafir müritlerinin belasını versin’ diyen II Beyazıt, tutsak edilen tüm Alevilerin katledilmesini emretti ve bu sözle binlerce Alevi katledildi. Ve onun oğlu Yavuz; Alevi kanına doymak istedi, 40 bin Alevi’yi öldürdü ve ‘defterleri dürülen Kızılbaşların hepsi kılıçtan geçirilecek’ ifadesiyle Şeyhülislam Ebussuud Efendinin fermanına konu oldu. Sonra II Mahmut ‘sapkınlık’ ve ‘ahlaki bozukluk’ adı altında binlerce Alevi Bektaşi’yi kuyulara diri diri gömdü.
Yüzyıllarca saygısızlığa, iftiraya ve katliamlara maruz kalan Aleviler, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve yakın zamanda Gezi’de hep bu bahanelerle katledildiler. Oysa Alevilikte ne Emevi sapkınlığı, ne Vahhabî bağnazlığı, ne hırsızlık ne talan ne de riyakarlık vardı. Bu bir kindi, bu kin Şah Hüseyin’e düşmanlık edenlerin kiniydi, bitmedi bitmiyor…
Bakınız Hüseyin Besli ne diyor; ‘Alevi ve Kürt Çocukları çifte kavrulmuş yalancıdır’ diyor. Bu sözler aslında Hüseyin Besli ve onun zihniyetinin Alevilere kuşkulu, şüpheci, aşırı ağır travmatik faşizan duygularının sonucudur.
Sizler kötü niyetiniz üzerine Alevi çocuklarına hep iftira attınız, kapılarını işaretlediniz, katlettiniz, okullarda, işyerlerinde ve sokakta hep ötekileştirdiniz, siz; toplumun diğer kesimini kindar yaparak onları insanlık dışı kanılara yönlendirdiniz, komşuyu komşuya düşman ettiniz
Yalan söyleme davranışları ve kandırma konusuna gelince; size ve sizin zihniyetinize birkaç sözümüz var;
AİHM’in cemevleri ilgili kararlarının hala uygulanmaması,
Alevilerin vergileriyle Diyanetinizin sosyal ve ekonomik yönden koruma altında olması
Alevi vatandaşların köylerine camii yapmanız ve imam atamanız
Alevilerin inanç merkezlerine, dergâh ve türbelerine el koymanız
Okullarda Alevi çocuklarına namaz kıldırmanız
Alevilerin ibadethanelerine ‘cümbüş evi’ demeniz
Devleti İslamlaştırarak, Sünni mezhebe dayalı bir rejim inşası adına Alevileri düşman saymanız
Sokakta, mahallelerde Sünni vatandaşları kışkırtarak sosyal ilişkileri yönlendirmeniz, çatışma yaratmanız ve bu çatışmada güç kazanmak adına sosyal, hukuksal, siyasal ayrımcılık yapmanız sizin gibi yalakalar için bir zorunluluk olup yalanın da talanın da ta kendisi
‘Siz hastalıklısınız çünkü; siz yalan söylemeyi iftira atmayı, gerçeği söylemekten daha makul görecek kadar acımasısınız, vicdansızsınız.
Alevilerin kimliğini inkâr etmediğini sizler çok iyi biliyorsunuz, çünkü sizin zihniyetinize biat etmiyorlar bu da size dert oluyor ve her sabah ağzınızdan salyalarla onlara saldırıyorsunuz.
Unutmayın ki; biz Aleviler korktuğumuz için kimliğimizi gizlemiyoruz. Siz korkak olduğunuz için her türlü kin, öfke ve nefretle üzerimize geliyorsunuz.
Evet siz korkaksınız!
Siz Şah Hüseyin’in bu yol için başını verdiğini
Hallacı Mansur’un dilinin kesilerek idam edildiğini
Pir Sultan’ın asıldığını,
Nesimi’nin yüzüldüğünü,
Seyit Rıza’nın; size ‘ayıptır, zülümdür’ dediğini çok iyi biliyorsunuz.
Sizin gücünüz ancak sadık olduğunuz gerici zihniyetin varlığı kadardır. Onlar gittiği zaman siz bu ülkeyi genç, pırıl pırıl aydınlık kuşaklara bırakmak zorunda kalacaksınız.
Tarih sadece sizi ayıplayarak yazacaktır. Ama bizler bu topraklarda ayrımsız, kardeşçe el ele birlikte üreterek, birlikte bölüşerek aynı sofrada oturmaya devam edeceğiz ve eşit vatandaşlık- yurttaşlık hakkımızı alana kadar da mücadele edeceğiz.
Buradan Akşam gazetesine çağrımızdır;
Gazetenizde böylesi nefret ifadelerinin, Alevileri aşağılayan ve ahlaki olarak zaaf içinde yetiştirildikleri gibi akıl almaz bir iftira ile toplumu açıkça kışkırtmak amaçlı güden bu yazarı aranızda barındırmayın, iş akdine son verin.”
PİRHA-Gazeteci Savaş Güller, Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söyleminde bulunan AKP’li Hüseyin Besli’ye bir mesaj göndererek, tepkisini dile getirdi. Güller, “Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? diye sordu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yazdığı yazıda Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemi içeren ifadeler kullanan Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’ye bir tepki de Gazeteci Savaş Güller’den.
Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.
Gazeteci Güller, Besli’ye mail yoluyla bir mesaj göndererek, konuya ilişkin düşüncelerini ifade etti. Güller’in mesajı şu şekilde:
“Merhaba,
Merhaba derken bile hicap duyarak yazıyorum. Yazınız bir Alevi genci olarak beni derinden üzdü. Öncelikle yazınız başta aşağı hatalarla dolu. Üst üste kurmuş olduğunuz hoyrat cümleler nedeniyle bunu bilerek veya isteyerek yazdığınıza da kişisel bir kanaatim olarak eminim. Bir köşe yazarı olmanız nedeniyle bu denli hassas bir konuda hiç araştırmadan böylesi “beylik” cümleler kurmanıza çok şaşırdım.
“LİDER, SÜNNİ OLSAYDI BU YAZIYI YAZACAK MIYDINIZ?”
Öncelikle yazınızda bir lideri veya kişiyi, kimliği üzerinden bir değerlendirmeye tutmanız son derece ırkçı ve mezhepçi bir tutum. Lider Sünni olsa da bu yazıyı yazacak mıydınız, merak ediyorum doğrusu.
İkincisi evet Alevi vatandaşlar, iktidarlardan daha çok Osmanlı’dan bugüne gelen sistematik devletçi geleneğin ve Sünni toplumun baskısı sebebiyle kimliklerini yer yer gizlemişlerdir. Gizlemek ile yalan söylemek sizce nasıl aynı anlamı taşıyor, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. CHP başta olmak üzere bilhassa tüm partiler döneminde benzer devletçi gelenek vuku bulmuştur.
“BU YAZI TARİHE GEÇECEK BİR İBRET VESİKASI OLACAKTIR”
Alevilerin kimliklerini ifade etmeleri sizlerin dediği gibi düne kadar olan bir olgu değildir. 1980’lerde, özellikle 12 Eylül öncesi ve sonrası kurulan partiler (Türkiye Birlik Partisi gibi), Sivas Katliamı ve sonrasında kurulan oluşum ve sivil toplum kuruluşları ile zaten Aleviler örgütlü mücadeleleriyle bir yere geldiler. Bundan hiçbir parti veya mevcut iktidar kendisine pay çıkaramaz. Aleviler kendileri için kurulan cümleleri çok iyi hatırlıyor. Bu yazı da tarihe geçecek bir ibret vesikası olacaktır.
Aksi takdirde devlette birtakım yerlere gelemezlerdi derken, şu an değişenin ne olduğunu merak ediyorum doğrusu. Buyurun önce belediyelerden bir başlayın isterseniz istatiğe tabi tutmaya.
“Kürt Aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar / Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir” derken ana kitle kimdir? Yazmış olduğunuz cümleler hakkında üzülerek ifade etmek isterim ki bilginiz dahi yok! Bunun karar vericisi kimdir? Ben, Sünni arkadaşlarımla da, Kürt veya Türk olmaksızın nasıl anlaşıp ortak bir dil kurabiliyorsam bunu Alevi arkadaşlarımla da yapıyorum. Genelleyerek, bir kuruluş ismi vermeden bu denli hoyrat bir biçimde nasıl yazdığınızı anlamadım doğrusu! Bir defa sizlerden Alevi inancını anlamanızı beklemiyorum ama konuyu araştırmamışsınız dahi. Sadece Kılıçdaroğlu’nu nasıl eleştirebilirim diyerek yazıp durmuşsunuz.
“ALEVİLİK IRKÇI BİR İNANÇ DEĞİL”
Buna, üzülerek belirtmek isterim ki safsata demem gerekiyor. Alevilik ırkçı bir inanç olmadığı gibi insanı insan olmaktan ötürü seven ve sahiplenen bir inançtır. Dolayısıyla bu hezeyanınız kolay çürütülecek bir şey. Bunu araştırmadan yazdığınızı varsaysak üzücü, eğer bilerek veya isteyerek yazmışsanız ve bu körlüğe inanmışsanız bu daha üzücü.
“Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? Yalan söylemek ve aferin almak, sanıyorum fanteziden öteye geçemiyor!
“Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için” diyorsunuz ama yine hezeyandan öteye geçemiyor. Milyonlarca insanın oy verdiği bir partinin başında olan lider için toplumda yer elde etmek diyorsunuz, sizce yer edinmemiş gibi mi duruyor?
“SİZLERLE AYNI TOPLUMDA YER ALMAKTAN HİCAP DUYUYORUM”
Yazınızın sonunu da şaşılacak bir şey yok diye bağlamışsınız. Toplumun hassas dengeleriyle bu şekilde oynamanız, bizleri üzmeniz son derece kırıcı yazınız için bir özür elbette beklemiyorum. Bunu yapacağınıza da inanmıyorum. Olsa bile şu satırları yazdığınız için sizleri samimi bulmuyorum. Eğer bir gazetede yazı yazıyor ve fikrinizi kamuoyu ile paylaşmak istiyorsanız bahsi geçen konu neyse iyi araştırıp öyle yazmalısınız. Böyle orta yollu, ne anlattığı belli olmayan yazılar en başta size ama ötesinde tüm topluma zarar verir.
Bence yazınızda şaşılacak ve ötesinde utanılacak şey çok!
Üzülerek, sizlerle aynı toplumda yer almaktan ötürü hicap duyduğumu belirtiyor ve demokratik hakkımı kullanarak yazmış olduğunuz yazıyı protesto ediyorum.
PİRHA-Alevi örgütleri, Akşam yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemini protesto etmek için 16 Kasım Salı günü saat 17.00’de Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’deki binası önünde basın açıklaması yapacak. Açıklamaya tüm Aleviler davet edildi.
Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli‘nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazısına tepkiler yükseliyor.
Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.
Akşam Gazetesi yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin, yalan ve nefret dolu yazısı Alevileri harekete geçirdi.
TÜM ALEVİLER PROTESTOYA ÇAĞRILDI
Alevi örgütleri olan Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri, Besli’yi protesto etmek için 16 Kasım Salı günü Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’de bulunan binası önünde saat 17.00’de bir araya gelerek basın açıklaması yapacak. Örgütler açıklamaya çağrı yaparken, “Demokrasi ve eşitliğin ülkemizde sağlanması için demokratik alanda taleplerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Tüm canlarımızı davamıza sahip çıkmaya bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Tarih: 16.11.2021
Saat: 17:00
Yer: Akşam Gazetesi Atatürk Mahallesi Bahariye Cad. No: 31 İkitelli – K. Çekmece (212 AVM Karşısı)
PİRHA / İSTANBUL