Etiket: alevi bektaşi cemevi başkanlığı

  • Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz – VİDEO

    Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz – VİDEO

    PİRHA – PSAKD Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevilere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasını değerlendirdi. Kaya, “Alevi örgütlerinin bütün dost kurumlarla, eğitim emekçileriyle, işçilerle, toplumun aslında tamamıyla birleşerek bu mücadeleyi yükseltmesi lazım. Aksi durumda bir saldırı bitecek yenisi başlayacak” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Alevilerin eşit yurttaşlık talebinin temel talepleri olduğunu söyleyen Kaya, “Bir daire başkanlığı kurarak bunu da personele indirmeye çalışıyorlar. Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz. Geleceğimizi de bunun üzerinden inşa etmek gibi bir derdimiz yok” dedi.

    “BİZİM TEMEL SORUNUMUZ BURADAKİ MESELENİN ASİMİLASYON AYAKLARINI KONUŞMAK”

    Kaya, toplumdaki yoksulluğun nedenlerinin araştırılması gerekirken dedelerin maaşa bağlanmasını tehlikeli bulduğunu belirterek, “Yol da böyle sürmez zaten” şeklinde konuştu.

    “MAAŞA BAĞLAMAK SIKINTILARI GETİRECEKTİR”

    Kaya, maaşlı dedelerin Cemevi Başkanlığı’nda göreve başladıklarında oluşabilecek sonuçları şöyle anlattı:
    “Maaşa bağladığımızda sıkıntılar elbette olacaktır. Bu iş artık hizmet etmek, karşıdakini düşünerek yaşama meselesi ortadan belki kalkacaktır. Yani maaş alıyorum, maaşımın o zaman sürebilmesi için ben hiçbir olumsuza hiçbir şeye karşı çıkmayayım sonucuna götürecek. Sadece maaş olduğunda veren ve onun aldığı ama nasıl yaşadığının, birinin bir diğerinden haberinin olmadığı bencil bir topluma dönüşmüş olacak.”

    “MÜCADELEYİ RAFA KALDIRDIKÇA SALDIRILAR ARTIYOR”

    Temel talepler etrafında örgütlü mücadelenin yükseltilmeye ihtiyacı olduğunu dile getiren Kaya, “Mücadeleyi rafa kaldırdığımız oranda saldırıların aslında daha büyük bir şekilde yeniden geldiğini görebiliriz. Bence Alevi örgütlerinin bütün dost kurumlarla, eğitim emekçileriyle, işçilerle, toplumun tamamıyla birleşerek bu mücadeleyi yükseltmesi lazım. Aksi durumda bir saldırı bitecek yenisi başlayacak” diye konuştu.

    “TEK TEK DEĞİL BİRLİKTE DURMALIYIZ”

    Kaya, AKP’nin ve Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın dayatmaları karşısında tek tek değil birlikte karşı durulursa aşılamayacak hiçbir sorunun olmayacağının altını çizdi.

    Kaya, Alevi örgütlerine yöneticilik ve önderlik yapan herkesin bu konuda biraz sağduyulu davranmaya ve toplumu ayrıştıran değil birleştiren bir noktadan haraket etmesi çağrısında bulundu.

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO
    17-‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

  • ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışına tepki gösteren Vartolu yurttaşlar, “Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlanmasınlar” dedi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Vartolu yurttaşlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEDELERİMİZ, HIZIR PAŞA DEĞİL PİR SULTAN OLSUNLAR”

    Alevi inancında rızalık lokması olduğunu belirten Yüksel Fırat, “Eğer dedeler kendi iradesini devlete satarlarsa devletin memurları olurlar. Eğer devlet Alevi inancını düşünüyorsa ibadethanelerimizi yasal güvence altına alsın. Dedelere çağrımız Hızır Paşa değil Pir Sultan olsunlar ki inancımız devam etsin. Üç beş kuruşa onurumuzu kişiliğimizi satmayalım” dedi.

    “PİRLERİMİZ YOLLARINA SAHİP ÇIKSINLAR”

    Cemevlerinin devlete bağlanmasını istemediğini söyleyen Hanım Bingöl, “Hiçbir zaman bizim pirlerimiz maaş almadılar, o yüzden biz maaşlı dede istemiyoruz. Biz cemevlerimizi kendi çabamızla yaptık, biz kendi yolumuzu kendimiz yürütmek istiyoruz. Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar” diye belirtti.

    “MAAŞLI DEDE OLMAZ”

    Alevi inancında maaşlı dedenin olmayacağını vurgulayan Doğan Yılmaz, “Herkes kendi inancını özgürce yaşamalı, başkalarının Alevi inancını tanımlamasına karşıyız. Alevilerin birlik, beraberlik içerisinde olması lazım. Bu inanç hepimizin inancı o yüzden yolumuzun gereği neyse onu yerine getirelim” diye konuştu.

    Cihan BERK/MUŞ

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

  • ‘Pir-Talip-Mürşid ilişkisini bozan yol düşkünüdür’-VİDEO

    ‘Pir-Talip-Mürşid ilişkisini bozan yol düşkünüdür’-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin asimilasyon politikalarını yürüten Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dedeleri maaşa bağlama çağrısına tepki gösteren Seyyit Derviş Gevr Ocağı’nda Mahmut Dolaş, devletten alınan parayla dedelik yapılmacağının altını çizerken, Kureyşan Ocağı dedesi Garip Bozkurt, Alevi inancına, yoluna, kültürüne zarar veren kim olursa olsun yol düşkünüdür dedi. Sanatçı Ali Sizer ise Alevilerin dikkatli olması gerektiğini belirterek, “Ne zaman Türkiye Cumhuriyeti anayasası Aleviliği ayrı bir inanç olarak tanır, biz de payımıza düşene alırız” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor. CAN TV’ mikrofonunu Adıyaman’da dedelere ve sanatçı Ali Sizer’e uzattı.

    “BİR MAAŞ UĞRUNA NE KENDİNİZİ SATIN NE YOLUMUZU İNCİTİN”

    CAN TV mikrofonuna konuşan Kureyşan Ocağı dedesi Garip Bozkurt, Alevilik inancının temellerine vurgu yaparak “ Her şeyden önce dede, pir, rehber, mürşit olmanın haricinde ben bir Aleviyim. Aleviliğin bir yolu erkanı vardır. Alevilikte nasıl davranılacağı yolun kuralları içerisinde bellidir. Alevi toplumunu birbirinden, talibi pirden, piri rehberden, rehberi mürşitten ayırmak diye bir şey olmaz” dedi. Biz bir bütünlüğün arayışı içerisindeyiz. Alevi inancına, yoluna kültürüne zarar veren, bu bütünlüğü bozan kim olursa olsun yol düşkünüdür diyen Bozkurt, sözlerini şu ifadeler ile tamamladı:

    “Alevi Bektaşi Cemevi ve Kültür Başkanlığı bir asimilasyon politikasıdır. Bu ülkede yıllarca mücadele eden kurumlarımız egale edildi. Birden çıkıyor devletin kurmuş olduğu Alevi Bektaşi Kültür Başkanlığı Alevilerin hak, hukuklarını savunuyoruz diye dedeleri sus payı olarak bir maaşa bağlamaya çalıştı. Aleviler, dedelere hakkullahını yüzyıllarca verdi. Alevilik inancımızdır, cemevleri ibadethanemizdir. Bir maaş uğruna ne kendinizi satın ne yolumuzu incitin”

    Aynı program içerisinde yer alan Sanatçı Ali Sizer ise “Birkaç yıldır yoğun yapılan Alevi asimilasyon politikaları son iki üç ayda daha yıkıcı bir hale geldi ve alan çalışması başladı. Ben de bir Alevi yol severi olarak sizlere sesleniyorum çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Dikkatli olmamız gerekiyor. Ne zaman Türkiye Cumhuriyeti anayasası Aleviliği ayrı bir inanç olarak tanır, biz de payımıza düşene alırız” dedi.

    “PARAYLA YAPARSAN PARAN KADAR İNANIRSIN”

    Seyyit Derviş Gevr Ocağı’nda Mahmut Dolaş dede,  devletten alınan parayla dedelik yapılmacağını şu sözlerle ifade etti:

    “Dedeler görev yaptığı müddetçe hakkullahını toplumdan alır. Hacı Bektaşı Veli çobanlık yaptı sırtını saraya dayamadı. Dedeler sırtını saraya dayayıp maaş alamaz o zaman devletin dedesi olur. Kim maaş veriyorsa ona hizmet ederler. Biz de diyoruz ki dedelerimiz özgür olmalıdır. Alevi din görevlisi gençler yetişmelidir cenaze yol erkanı yürütmelidir, ocak sahibi dedeler gelip son duasını vermelidir. Biz gönül gözüyle Allah’a inanıyoruz. Parayla yaparsan paran kadar inanırsın, zengin olursan zengin kadar inanırsın.”

    Dilan ŞİMŞEK- Serhat ÇELİK / ADIYAMAN

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO

    15-‘Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır’-VİDEO

    CAN TV’DE YAYINLANAN PROGRAMIN TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

  • ‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

    ‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

    PİRHA – AKP hükümetinin görevlendirdiği kişiler, Alevi köylerini, cemevlerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamaya tepki gösteren yurttaşlar, “Biz devletin Alevisi olmak istemiyoruz” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor. Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, maaşlı elemanlar arıyor. Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    1 Mayıs Mahallesi 2 Eylül Kuruluş Festivali’ne katılan yurttaşlar konuya dair CAN TV mikrofonuna konuştu.

    “HALKIMIZ BU ASİMİLASYON POLİTİKALARINI KABUL ETMEYECEKTİR”

    İbrahim Hakkı Eren, Alevi inancının başkanlık etrafında yeniden devlete bağlı olarak yapılması da bu asimilasyonun artık farklı bir noktaya taşındığını gösterdiğini belirterek devletin daha üst düzeyde meseleyi ele aldığını dile getirdi.

    İçişleri Bakanlığı’nın 1 yıldır Alevi köylerine ve cemevlerine yaptığı ziyaretlere dikkat çeken Eren, belirli Alevi köylerini devşirdiğini inanç önderleriyle köylere girmeye çalıştığını dile getiren

    “HALKIMIZ BU ASİMİLASYON POLİTİKALARINI KABUL ETMEYECEKTİR”

    Eren, şunları söyledi:
    “Alevilik, doğası ve inanç sistemi gereği aslında mevcut ana akım sistemin iktidarın dışında daha eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı nüveler birliğinde bir inanç sistemi. Dolayısıyla o inanç sisteminin kendisi bu uygulamaları bir defa kabul etmeyecektir. Bu geleneği, inancı yıllarca yaşayan, özümseyen halk da esas itibariyle bunu kabul etmeyecektir. Bugün değil dün de devlet bunu denedi. Alevilerin inanç merkezlerini kapattı, cem yapmayı yasakladı. Dolayısıyla bugün bu uygulamalar, belirli düşkünlerin sistemle iç içe bir arada yürümeyi ve topluma ihanet etmeyi seçen kesimlerin hizmet ettiği bir politika olacaktır. O da dar olacaktır. Halkımız bu asimilasyon politikalarını kabul etmeyecektir.”

    “MAKUL ALEVİLİĞİN KENDİSİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Gamze Toprak ise devletin makul Aleviliği oluşturmaya çalıştığının altını çizerek, “Devlet kendi çeperinde de makul bir Alevilik de tartıştırıyor. O bakımdan köylere giderek ‘sizi maaşa bağlayacağız’ diyerek aslında kendi etraflarında çizdikleri Aleviliği tasarlıyorlar. O bakımdan Alevilik yıllardır mücadelenin çok özel bir alanı. Makul Aleviliğin kendisini kabul etmediğimizi, kendi kültürümüzü yaşatacağımızı dile getiriyoruz.”

    “ALEVİLER BİRLİKTE ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETMELİ”

    Gülhanım Aslandoğan ise, “Bugün devletin Aleviler üzerindeki en büyük politikaları ÇEDES adı altında okullara imam atamak. En son da köylerdeki dedelere maaş bağlamak oldu. Bu maaş bağlamanın altında yatan aslında Alevi inancını, kültürünü yok etmek, asimile etmek. Aslında kendi Alevisini, dedesini yetiştirmek gibi bir politika var altında. Bu politikaları yok etmenin, alt etmenin en önemli etkeni de Alevilerin gerçekten birlikte örgütlü mücadele etmeleridir” diye belirtti.

    “DEVLETLEŞTİRME VE ASİMİLASYON POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar ise devletin asimilasyon politikasının devam ettiğini vurgulayarak konuya dair şunları dile getirdi:

    “Bu ülkede kendi haklarını koruyan kesimlere karşı topyekün bir saldırı var. Alevilere yönelik de yapılan belirli baskılanmalar vardır. Bu baskılanmalar içerisinde ÇEDES adı altında okullara atanan imamlardan tutun da yine bugün maaşa bağlanan dedelere kadar devletleştirme ve asimilasyon politikası devam ediyor.”

    Festivale katılan diğer yurttaşlar ise devletin Alevisi olmayacaklarını belirterek uygulamaya tepki gösterdi.

    Programın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

    Ezgi SOYSAL – Devrim FINDIK / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO

  • DAD İzmir Şubesi 4. Olağan Kongresini gerçekleştirdi-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi 4. Olağan Kongresini gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi 4. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede, devletin ideolojik saldırıları ve asimilasyon politikalarına karşı Alevi hakikatinin savunularak, örgütlülüğün güçlendirilmesinin ortak görev olduğu mesajı verildi.

    Çiğli Belediyesi Konferans Salonunda gerçekleşen kongrede ‘Nehak Düzene Karşı Yolumuzun Hakikatiyle Örgütlenelim! Tecriti Kırıp; Demokratik Cumhuriyeti İnşa Edelim’ , ‘Kadın Hakikati Kendisidir, İnancımızla Örgütleneceğiz, Direncimizle Özgürleşeceğiz’ pankartlarının yanı sıra Seyit Rıza, Alişer Koçgiri, Zarife Ana, Nuri Dersimi gibi Dersim önderlerinin fotoğraflarının afişler salona asıldı.

    Kongreye Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Menemen Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Öğrenci Veli Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği, 78’liler Derneği, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi , Alevi kurum ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Sinevizyon gösteriminin ardından divan seçimiyle başlayan kongrede Kureyşan Ocağından İsmail Alkan ve Baba Mansur Ocağından Elif Hurustan’ın Kırmancki ve Türkçe verdiği gülbengler sonrasında çerağlar uyandırıldı. Kongrede hakikat yolunda mücadele edenler ve Hakk’a yürüyenler için1 dakikalık saygı duruşuyla dara duruldu.

    “DİL İNANCIMIZIN TEMEL BİLEŞİNİDİR”

    Kongrede ilk söz alan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Hurustan, dilin inançla olan ilişkisine vurguda bulunarak, “Alevi örgütlülüğünün sorunlara dair yetmezliği olduğu açık. İnancımızın diline sahip çıkmalıyız. Dili inancımızın en temel bileşenidir. Dili kaybedersek itikati de kaybederiz” dedi.

    Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Alevilere, Kürtlere, farklı inançlara yönelik inkar ve asimilasyon politikasının devam ettiğini söyleye DAD İzmir Şube Eş başkanı Zeynel Bozkurt, “Dilimize, kültürümüze sahip çıkalım. Dilimiz itikatimizin, inancımızın dilidir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürtlere, Alevilere ve diğer toplumlara yönelik çokça saldırı gerçekleştirdi. 12 Eylül darbesi ile Alevilerin köylerinde zorla camiler yapılarak, çocuklar cemaatlere verilmek istendi. Güncel olarak ÇEDES projesi ile okullara imam atanmak istiyor. Buna karşı çıkalım. Asimilasyona karşı durmak için buna karşı çıkalım ve 16 Eylül’deki mitinde güçlü ses çıkaralım” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET KENDİ ALEVİSİNİ YARATMAK İSTİYOR”

    ‘Devler kendi Alevisini yaratmak istiyor’ diyen Kureyşan Ocağından İsmail Alkan ise, “Çoğu cemevleri farkınfa değil. Devlet kendi Alevisi ve cemevlerini yaratmak istiyor. Bilinçli yönetici ve talipler, yol edep erkan içerisinde hizmet etmesini bekliyoruz. Alevilikte kimse kimseden üstün değildir. Bir okul olarak düşünürsek herkesin alanı, sınırı bellidir. Hepimize büyük görevler düşüyor” diye konuştu.

    “ALEVİLER TESLİM ALINMAK İSTENİYOR”

    DAD Genel Merkez Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, iktidar ve çevresindeki bloğun toplumsal kesimlere yönelik genişlettiği saldırılara karşı örgütlülüğün hayati bir ihtiyaç olduğuna işaret ederek, “İnancımızda yolun sahibi kadındır. İnancımız inkar edilerek dönüştürülmek istenen bir yerde duruyor. Bizim hakikatimiz, örgütlenme biçimimiz ocak sistemidir. Saldırılara tek cevabımız örgütlülük olmalıdır. AKP-MHP iktidarı yanına HÜDAPAR gibi partileri yanına alarak topluma yönelik bir saldırılarını genişletti. Mevcut tehlikeye karşı bir barikat oluşturmamızın bir hayati ihtiyaç olduğu ortadadır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevileri teslim alma projesidir. Yezid hizmeti yürütmüş bir ‘Alevi Diyaneti’ bunlardan farklı olmayacaktır. Bizleri yok etmek için bu kadar faaliyetin olduğu dönemde bizde nefessiz bir koşu ile örgütlenerek mücadele etmeliyiz. Demokratik Cumhuriyeti kurmanın mücadelesiyle bir olalım, diri olalım ki bu Yezit zihniyet gitsin” şeklinde konuştu.

    YENİ YÖNETİM SEÇİLDİ

    Faaliyet, denetleme ve mali raporun oylamaya sunulması sonrasında tek liste ile seçime gidilen kongrede eş başkanlığa Nebat Çelik ve Fırat Dikmen seçildi.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    PİRHA-Pir Hasan Erkişi, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevilere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasını değerlendirdi. Erkişi, her dönem Alevileri asimile etmek için projelerin uygulandığını vurgulayarak, “Alevileri parayla kendilerine bağlayarak, kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.
    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Pir Hasan Erkişi, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN ÇEŞİTLİ PROGRAMLAR UYGULANDI”

    2. Mahmut döneminden itibaren Alevilerin asimile edilmesi için çeşitli projeler uygulandığını hatırlatan Hasan Erkişi, “Bunlardan bir tanesi özellikle şehirlerdeki Bektaşi köylerine camii inşa etmek oldu. İkinci projesi ise Kızılbaş, Kürt, Alevi köylerine Kuran kursları açmaktı ve bunu birçok yerde başlattılar. Büyük ihtimalle 1840’lardan 50’lerden sonra özellikle Karadeniz’de, İç Anadolu’da, Marmara Bölgesi’nde, Akdeniz’de Alevi köylerine camiler inşa edildi. Kızılbaş, Alevi Kürt köylerinde de Kuran kursları açıldı ben hatırlıyorum yaşım 72, bizim köyde de öncelerde açılmış olan Kuran kursu vardı. Önceleri başkaları tarafından gelip öğretiliyor sonradan köyden yetiştirilen kişiler vasıtasıyla kuran kursları veriliyordu. Bu proje de o projelerden bir tanesi ve onun devamıdır” dedi.

    “DEDELERİMİZ BİN YILDIR BU ERKANI KENDİ KIRIK SAZIYLA YÜRÜTMÜŞLERDİR”

    Mevcut iktidarın dedelere maaş bağlayarak, kendilerine bağlı Aleviler yaratmayı amaçladığını belirten Erkişi, “İnsanları maddiyatla, parayla kendilerine bağlayarak kendi Diyanetine veya kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar, böyle bir amaçları söz konusudur” ifadelerini kullandı.

    Pir Hasan Erkişi şöyle devam etti:

    “Ne olursa olsun her halükârda kesinlikle Aleviyim diyen, Bektaşiyim diyen, hak ve hakikat yolunu savunan, pirim, dedeyim, babayım, anayım diyen kişilerin bu maaşlı işi reddetmeleri gerekiyor. Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür. Amir-memur ilişkisine dönüştüğü zaman da elbette ki amirin sana emrettiği konuları gündeme getireceksin veya o konuda mesaj vereceksin. İslami bir deyişle fetva, onların vermiş olduğu fetvaları sen de vermiş olacaksın. Tüm bunlardan dolayı kesinlikle doğru değildir. Gittikleri köylerde ki insanların, canların bunu reddetmesi gerekiyor. Karşı çıkmaları gerekiyor. Nasıl ki eskiden atalarımız, dedelerimiz, babalarımız bin yıllardan beri kendi kırık sazlarıyla, geceleri yol yürüyerek bu yolu sürdürmüşlerse, bu erkanları yürütmüşlerse o şekilde devam edilmelidir. O şekilde devam edilirse yolun gerçekleri doğrultusunda hareket etmiş olurlar. Aksi halde makam için, para pul için vicdanlarını satmış olurlar.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

  • ‘Dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız’-VİDEO

    ‘Dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız’-VİDEO

    PiRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti tarafından görevlendirilen kişilerin, Alevi köylerine giderek dedelere maaş vermeleri konusundaki girişimlerini kınadı. Ateş, dernek yönetimi olarak söz konusu girişime dair halka ve dedelere yaptığı uyarıları da anlattı.

    AKP Hükümeti’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, birçok ilin vali ve kaymakamları ile köy köy gezerek dedeleri devlet himayesine almaya çabalıyor.

    Dedelere maaş bağlanmasına Alevi kurumları başta olmak üzere birçok kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “ASİMİLE ETME ÇABALARINI ÇOK ERKENDEN FARK ETMİŞTİK”

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti döneminde hızlanan asimilasyon çalışmalarının önceden farkına vardıklarını ve Alevi kurumları ile ortak tutum geliştirdiklerini belitti. Hükümetin önceki yıllarda da benzer eylemler gerçekleştirdiğini vurgulayan Ateş, şunları söyledi:

    “Öncelikle bizler, AKP hükümeti ile hızlanan Alevileri asimile etme çabalarını çok erkenden fark etmiştik ve bunun önlemini almak için de Alevi-Bektaşi kurumları ile bir arada durma adımını atmıştık. Önceki yıllarda aslında bunu sinyallerini vermişlerdi. Mesela Hacıbektaş’ta gençlerimizi toplayıp onlara Alevilik anlatmaya çalışmışlardı. Aynı zamanda dedeleri toplayıp ‘inanç turizmi’ adı altında Kerbela’ya götürüp güya orada yine dedelerimize hem Kerbela’yı hem Aleviliği anlatacaklardı. Bunların hepsi Kültür Başkanlığı altında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın çatısı altında örgütleniyor. Biz 8 Kasım’a buna karşı durmak adına Meclis’in önünde büyük bir miting yapmıştık. Belki de meclis tarihinde bir ilktir. Bütün bunlar aslında bu çabaların, bugün uygulanan projelerin önüne geçmek adınaydı. Biz o zamanlarda dedeleri toplayıp Kerbela’ya götürecekleri zaman da buna karşı çıkmıştık ve hiçbir dedemizin gitmemesini talep etmiştik ve bu söylediklerimiz de karşılığını bulmuştu.”

    “DEDELERİMİZİ DEVLETİN MEMURU YAPMAYACAĞIZ”

    İsmail Ateş, dedelerin, devlet bünyesinde hizmet yürütmelerinin Alevi inancında kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “2 Temmuz’un hemen ardından bizler yine durmadık, Anadolu’nun birçok yerine gittik. Bu arada tabii bir de ÇEDES projesi var. Biraz da ÇEDES projesini anlatmak adına da bütün Türkiye’yi dolaşırken bu Kültür Bakanlığı’nın altında bulunan başkanlığın yapmaya çalıştığını, bizim örgütlü olmadığımız yerlerde bile Alevi köylerinde, Alevi nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde anlatıyoruz. Tarih boyunca biz hiçbir zaman için devletin Alevisi olmadık. Dedelerimiz de devletin Alevi’si olmadılar. Biz sadece inancımız gereği değil bütün inançların da aynı şekilde yaşamasını talep ediyoruz. Yani eşit yurttaşlık talebi bizim en büyük taleplerimizden biridir. Biz, dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız. Çünkü dede, devletin memuru olmaz. Devletin memuru olduğu zaman Yol’u değil devletin öngördüğünü insanlarımıza anlatmak zorunda kalır. Bizi Sünnileştiremedikleri için asimile etme yoluna gittiler ve bu dedelere maaş bağlama da bunun en önde gelen çabalarından bir tanesi. Bu sadece Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak değil, Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı olan tüm bileşenler ve diğer Alevi kurumlarıyla beraber biz Alevilerin örgütlü olduğu her yerde bunun mücadelesini veriyoruz. Gittiğimiz her yerde de bunu dedelerimizle birebir de görüşüyoruz. Ayrıca halka da anlatıyoruz. Asla bu maaşları kabul etmemelerini talep ediyoruz. Sonuçta bizim bu sofrada yerimiz yok. Devletin sunduğu bu sofrada gerçek Alevilerin, Kızılbaşların, Bektaşilerin yeri yok.”

    Eren Güven-Buse Nehir Demir/ANKARA

     

  • Alevi gençler için harem-selamlık kampa tuhaf gerekçe: Kadınların katılımı artıyor

    Alevi gençler için harem-selamlık kampa tuhaf gerekçe: Kadınların katılımı artıyor

    AKP tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle Gençlik Kampı düzenliyor. Başkanlık, 18-25 yaş aralığındaki Alevi gençleri, kadın ve erkek olmak üzere ayrı gruplar halinde kamp organizasyonlarına davet etti. Yetkililer, kampların ayrı yapılmasının gerekçesini ise kadınların katılımının bu şekilde arttığını gösterdi. 

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Şubesi’ne gönderdiği yazıyla Alevi gençleri, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle düzenlenen Gençlik Kampları’na davet etti. Başkanlığın gönderdiği yazıda, 18-25 yaş arasındaki gençlerin katılımıyla düzenlenecek kampların kadın ve erkekler için ayrı tarihlerde yapılacağı belirtildi.

    ‘2012 YILINDAN SONRA AYRI YAPILMAYA BAŞLANDI’

    Artı Gerçek’in haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkilisi, kampın Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte düzenlendiğini ve kamp düzeninin böyle olduğunu söyleyerek, “Onların kamp alanları ile imkanları kullanılacağı için bu şekilde duyuruldu. Alevi toplumunda böyle bir ayrı gayrı yoktur. Ancak organizasyon kısmında diğer bakanlıkla hareket edildiği için onların iç düzenine müdahale şansımız yok. Yerleşik düzenleri bu şekilde” dedi.

    Konuyla ilgili görüşülen Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilisi ise 2012 yılından itibaren kampların ayrı ayrı yapıldığını belirterek, “Kamplar ayrı ayrı yapıldıktan sonra kadınların katılımı artıyor. İstatistiklerden bunu görüyoruz. Bu sebepten dolayı karma değil ayrı ayrı düzenleniyor” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİK: Sivas’ın faili kurucu devlet aklı ve icracısı siyasal aktörlerdir!

    DİK: Sivas’ın faili kurucu devlet aklı ve icracısı siyasal aktörlerdir!

    PİRHA- Dersim İnşa Kongresi, Madımak Katliamının 30. yılında yaptığı yazılı açıklamada, soykırımcı zihniyetin cumhuriyetin 100. yılında nihai sonucu ulaşmak istediğini kaydederek, “2 Temmuz Madımak katliamının 30. ve cumhuriyetin 100. yılında öncelikle demokratik çevrelerin, soykırım ve katliamlara yönelik alışıla gelmiş yaklaşımları terk ederek, bütün boyutlarıyla hakikate ulaştıracak ortak bir tutum geliştirmesi zorunludur” denildi. 

    Dersim İnşa Kongresi (DİK), 2 Temmuz 1993’te faşist-gerici gruplar tarafından asker ve polisin gözü önünde gerçekleştirilen Sivas Katliamının 30’uncu yılı nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. 2 Temmuz Sivas Katliamının, Koçgiri ile başlayan ve 1938 Dersim Soykırımı ile zirveye ulaştırılarak kesintisiz yürütülen çok katmanlı soykırım sürecinin önemli bir halkası olduğuna işaret edildi.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin anıldığı açıklamada, Alevilere yönelik sistematik katliamlardan olan Madımak’ın faillerinin devlet aklı ve onun icracısı olan siyasal aktörler olduğuna vurgu yapıldı.

    “SOYKIRIM PARADİGAMASI BAŞARIYA ULAŞTIRILMAK İSTENİYOR”

    Dersim İnşa Kongresi’nin, Madımak Katliamının 30’uncu yılına dair açıklamasında şunlar kaydedildi:

    “Önemli bir zaman kesitinde karşıladığımız 2 Temmuz’un bu yıl dönümünde, Sivas/Madımak katliamında yitirdiğimiz canlarımızın hatıraları önünde bir kez daha saygıyla, minnetle eğiliyoruz. Katliamcı ve soykırımcı devlet aklını, bu aklın icracısı siyasal aktörleri ve kan dökmek için kışkırtılarak vecd içinde harekete geçirilen güruhları şiddetle lanetliyoruz.

    Bu yıl 2 Temmuz katliamının 30. yıl dönümü, cumhuriyetin 100. yılına denk geliyor. Bunun salt sembolik bir kesişme olmadığı çok açıktır. Yüz yıl önce oluşturulan paradigma günümüzde, “2023 Vizyonu, ve “Türkiye Yüzyılı” söylemi ile Recep Tayyip Erdoğan komutasında AKP/MHP-HÜDA-PAR faşizan iktidarınca sonuca ulaştırılmak istenmektedir.

    Hiç kuşkusuz karşılanacak yüz yıl inkarcı, tekçi cendereden çıkmak ve çoğulcu temelde özgürlükçü demokratik bir yaşam kurmak isteyen toplumsal kesimler açısından da stratejik önemdedir.

    FAİL DEVLET AKLI VE İCRACISI SİYASAL AKTÖRLERDİR

    Bu bağlamda 2 Temmuz Madımak katliamının 30. ve cumhuriyetin 100. yılında öncelikle demokratik çevrelerin, soykırım ve katliamlara yönelik alışıla gelmiş yaklaşımları terk ederek, bütün boyutlarıyla hakikate ulaştıracak ortak bir tutum geliştirmesinin zorunluluğunu vurgulamak isteriz. Fail kurucu devlet aklı ve icracısı siyasal aktörlerdir.

    Farklı toplumsal kesimleri hedef alan hiçbir katliam, bir anda meydana gelmiş olayların sonucu değildir. Sistematik olarak bir topluma yönelmiş katliamların gerçek failleri ve sorumluları, hangi saiklerle olursa olsun kışkırtılmış güruhlar değildir. Dolayısıyla süreklilik kazanmış Alevi katliamlarında da gerçek sorumlular, sahnede gördüklerimiz değildir. Fail, sistem içi siyasal güçleri ayrımsız birleştiren kurucu devlet aklıdır.

    KATLİAMLA YÜZLEŞME YERİNE, ÜZERİNE KARA ÖRTÜ SERİLDİ

    2 Temmuz Madımak katliamı bağlamında öncesi ve sonrasıyla yaşananlar ele alınırken, Koçgiri katliamında saklı olan şifrenin, geniş kesimlerin ortak tutumuyla deşifre edilmesini, hakikate ulaşmak açısından zaruri görüyoruz.

    Bu şifre, Koçgiri katliamında şekillenen kurucu aklın nirengi noktasıdır. Tüm siyasal tonlarıyla rejimin, günümüze kadar devam eden değişmez siyasal tutumudur. Bu şifre, geliştirilen tüm katliamlara yönelik cezasızlığın temel norm haline getirilmesidir. Soykırımlarla ve katliamlarla yüzleşmek yerine, üzerine kara bir örtü serilmesidir.

    Bilindiği üzere Koçgiri katliamı Ekim 1921’de Meclis gizli oturumunda ele alınmış ve milletvekilleri büyük çoğunlukla yaşanan katliamın sorumlusu Sakallı Nurettin’in yargılanıp, cezalandırılmasını istemiştir. Ancak Mustafa Kemal,  “Bu iş benimle Bakanlar Kurulu arasında bir sorun çıkmasına yol açtı. Ben, Nurettin Paşa’ya uygulanmak istenen işlemi kabul etmedim. Fevzi Paşa (Çakmak) Hazretleri de benim görüşüme katıldı. Meclis’te Nurettin Paşa’yı savundum, kendisini ağır bir işleme uğramaktan kurtardım,” diyerek yargılamaya izin vermemiştir.”

    ALEVİ BELTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI VE ÇEDES’E TEPKİ

    Farklı kimlik ve kültürleri hedefleyen her katliam, yürürlükte olan fiziksel ve kültürel soykırım planının bir parçası olduğuna işaret edilen açıklamada, “2 Temmuz vesilesi ile önemle belirtmek isteriz ki; AKP/MHP/HÜDA-PAR/Yeniden Refah gerici, faşizan iktidar bloğu Şark Islahat Planı, Zorunlu İskan Kanunu, Tekke ve Zaviyeler Kanunu gibi cumhuriyetin kurucu belgelerini güncelleyerek sonuca gitmek istiyor. Özellikle, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür Ve Cemevi Başkanlığı” ve ÇEDES olarak formüle edilen okullarda imamların görevlendirilmesi projesi, kadim Alevi itikadının Sünni İslami daire içine alınarak, eritilmesini hedeflemektedir. Yaşanan çok yönlü saldırılara karşı çoklukta birlik ilkesi ile daha geniş bir mücadele hattını yaratılması, ertelenemez temel önceliktir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Av. Koluman: AKP iktidarı, kendilerine uygun bir Alevi modeli oluşturmaya çalışıyor-VİDEO

    Av. Koluman: AKP iktidarı, kendilerine uygun bir Alevi modeli oluşturmaya çalışıyor-VİDEO

    PİRHA-Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın AKP iktidarının hayata geçirmek istediği Alevi asimilasyon politikasına yönelik bir çalışma olduğunu söyleyen PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, “Bu yeni bir şey değildi. Bin yıllık Alevi asimilasyon politikasını Cumhuriyet döneminin ikinci yüzyılına uyarlama politikasıdır” dedi.

    AKP-MHP hükümeti tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı projesine tepkiler sürüyor. Aleviler, hükümet eliyle Alevi inancının asimilasyona uğratılmak istendiğine vurgu yapıyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açıldı. Kadroya alınan isimler ise tartışmanın ayrı bir boyutunu oluşturdu.

    PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Av. Cafer Koluman ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın açılması ve yapılan atamalar hakkında konuştuk.

    “ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI, ASİMİLASYON POLİTİKASININ DEVAMIDIR”

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın AKP iktidarının uzun yıllardır bir plan dahilinde hayata geçirmek istediği Alevi asimilasyon politikasına yönelik bir çalışma olduğunu söyleyen Cafer Koluman, “AKP iktidarı 9 tane Alevi çalıştayı düzenledi ama Alevilerin temel taleplerini karşılayacak bir açılım olmadığını gördük. AKP iktidarı döneminde Alevilerin sorunu giderek daha da karışık bir hal aldı ve AKP iktidarı döneminde Alevi asimilasyon politikası sürece uygun bir şekilde hayata geçirilmeye çalışıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın oluşturulması yeni bir şey değildi, bin yıllık Alevi asimilasyon politikasını Cumhuriyet döneminin ikinci yüzyılına uyarlama politikasıdır. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı oluşturulmadan önce bir buçuk yıl çalışma yürüttüler. Bu çalışma kapsamında İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Türkiye’de mevcut bütün cemevlerini karış karış gezerek devletin “şefkatli” elini uzatarak ‘biz sizi tanıyoruz, biliyoruz, cemevleri de ibadethanedir’ gibi algı yaratmaya çalıştılar ama bu hesap Alevilerin nazarında tutmadı” dedi.

    “KENDİLERİNE UYGUN BİR ALEVİ MODELİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Koluman, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, kanun hükmünde kararname ile kurulduğunu belirterek şöyle devam etti:

    “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı oluşturuluyor bunu da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlıyor. İnancımız geçmişten beridir hep bağımsız yaşamış, üretken bir inançtır, her zaman kendini kendi küllerinden yaratan bir inançtır. dolayısıyla biz inancımıza müdahale edilmemesi, ibadethanemize müdahale edilmemesi anlamında bir yasal statü istiyoruz. Bir bakanlığa ya da başka bir kuruma bağlanma gibi bir talebimiz yok. Böyle bir yaklaşım gerçekten de bizim öğretimimizde, inancımızda, felsefemizde Alevi toplumunun bin yıllık değerlerine aykırı bir tutumdur. 9 Kasım’da yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 12 kişilik yönetimden oluşan bir il başkanı 11 kişinin de yönetim kurulu üyesi olacak şekilde ve 53 kadro tahsis edilerek tıpkı devlet memuru gibi bir başkanlık oluşturdular ve bunu oluştururken de gerçekten de Alevilerin taleplerini yok sayarak tamamen kendi çerçevelerine uygun bir Alevi modeli oluşturmaya çalışıyorlar. Artık Alevi toplumu da son süreç itibari ile daha örgütlü bir model haline geldi. 7 Alevi çatı örgütü ve Avrupa’daki Alevi kurumları dahil Hacıbektaş’ta açıkladığımız manifestomuzda eşit vatandaşlık hakkının güvence altına alınması, cemevlerinin güvence altına alınması, zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi, Hacı Bektaşi Veli Dergahı başta olmak üzere bütün Alevi dergahlarının Alevi toplumuna teslim edilmesi yönünde taleplerimizi dile getirmiştik. Şu anda aynı noktadayız ve bunun mücadelesini vereceğiz” diye belirtti.

    “SÜRECE UYGUN BİR ASİMİLASYYON POLİTİKASIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Deprem süreciyle birlikte Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atamaların yapıldığın ifade eden Av. Cafer Koluman, “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yönetim kurulunu oluşturdular. Yönetim kuruluna baktığımız zaman Alevi kimliğine mensup olmayan kişilerin de orada görevlendirildiğini görmekteyiz. Sürece uygun bir asimilasyon politikası ile karşı karşıyayız. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atanan ilgili şahsın depremi fırsata çevirerek deprem bölgesinde meydana gelen zararlar nedeniyle cemevlerinden randevu isteyip cemevlerini geziyor, ne zararınız varsa biz karşılayacağız diyerek kendilerine alan oluşturmak istiyorlar. Bizim duruşumuz nettir. Bizim sizden gelecek bir desteğe ihtiyacımız yok. Eğer Alevi kimliğine sahipseniz öncelikle Alevi kimliğinize sahip çıkmanız gerekiyor Alevi kimliğinin temel talepleri bellidir. Bu taleplere karşı çıkan her kim olursa olsun bizim bir karşı duruşumuzun olduğunu herkesin bilmesini istiyoruz. Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun temel değerlerine saygı duymak ve Alevi inancının yaşatılması anlamında yasal statü istemek her daim bizim olmazsa olmaz talebimizdir” diye konuştu.

    Cihan BERK/DİYARBAKIR

  • Akpınar: Cemevi Başkanlığı’na alınacak 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur-VİDEO

    Akpınar: Cemevi Başkanlığı’na alınacak 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na 40 uzman personelin alınacağının duyurulmasına tepki gösteren Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “O 40 uzman hangi kriterlere göre seçiliyor? Alevi mücadelesine, Alevi inancına bu kırk uzman ne katkı koymuş? Hangi örgütün rızalıklarını almış? Aleviler o uzmanları ne kabul edecek ne de bizim örgütlü gücümüzün içinde yer aldıracaklardır” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, 40 sözleşmeli personelin Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na alınacak olmasına tepki gösterdi.

    Aleviliğin yok sayıldığını belirten Akpınar, şunları söyledi:

    “Devletin, Alevi inancını Kültür Bakanlığı’na bağlamasını kabul etmiyoruz. Alevi toplumu hiçbir zaman bunu onaylamadı, doğru da bulmadı. Biz de doğru bulmuyoruz. Başkalığın, Diyanet’in karşıtı ve sanki onun gibi bir oluşum olarak göstermeleri de doğru bir şey değil. Çünkü Diyanet devletin en büyük bütçesini harcayan bir kurumdur. Kültür Bakanlığı’nın bir birimi değildir. Türkiye’nin askeriyeden sonra en büyük bütçesi olan bir kurumdur. Mevcut hükümetin anlayışına göre biz kültürel bir derneğiz. Oysa bu ülkede 25 milyona yakın nüfusu olan bir inanca sahibiz. Bu şekilde yok sayılmayı kesinlikle kabul etmiyoruz, doğru da bulmuyoruz. Bizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama projesine Türkiye’deki Alevi örgütlerin yüzde 99’u karşı çıktı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve büyük kurumlarımız olan Hacı Bektaş Veli anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) gibi bağımsız kurumların yüzde 99’u buna karşı çıktı.”

    “KIRK UZMAN HANGİ KRİTERLERE GÖRE SEÇİLİYOR?”

    40 personelin Alevi toplumu ile bir bağının olmadığını kaydeden Akpınar, “Sadece bir avuç kâr uğruna bunu sahiplenen ve devletten siyasi anlamda faydalanmak isteyen uzmanlar karşı çıkmadı. O 40 uzman hangi kriterlere göre seçiliyor? Alevi mücadelesine, Alevi inancına bu 40 uzman ne katkı koymuş? Hangi örgütün rızalıklarını almış? Aleviler o uzmanları ne kabul edecek, ne de bizim örgütlü gücümüzün içinde yer aldıracaklardır. Seçimden sonra birçok sorunumuzun çözüleceğini düşünüyorum. Bunların hepsi çok önemli. Ne Alevi örgütleri içerisinde bu uzman dediklerinin bir rolü vardır ne de bir ilişkisi vardır. Sadece bugünkü hükümetle kâr ilişkisinin dışında bu 40 uzmanın Alevi toplumu ile hiçbir bağı yoktur” dedi.

    BAŞKAN YARDIMCILIĞI YARDIMCILIĞINA KAYMAKAM ATANDI

    Bu arada, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 15 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde açılan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkan Yardımcılığı’na getirildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    > Erdoğan, İskilipli Atıf anmasına katılan kaymakamı Cemevi Başkanlığı’na atadı