Etiket: alevi bektaşi fedarasyonu

  • Alevilerden Cenevre’de açıklama: Barışa ve demokratik dönüşüme kurucu güç olarak katılıyoruz-VİDEO

    Alevilerden Cenevre’de açıklama: Barışa ve demokratik dönüşüme kurucu güç olarak katılıyoruz-VİDEO

    PİRHA- FEDA ve DAKB, Cenevre’de Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış süreci ve anayasa tartışmalarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Aleviler yoksa, barış da eksik kalır. Barış yalnızca silahların susması değildir; hakikatin kabulü, halkların rızası ve vicdanların cemidir” denildi.

    Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Cenevre’de Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış süreci ve anayasa tartışmalarına ilişkin tarihsel tutumlarını kamuoyuyla paylaştı.

    “Barış, bir cemdir; halkların ve vicdanların rızasıyla kurulur” diyen Alevi kurumları, demokratik çözüm sürecinde yalnızca gözlemci değil, kurucu özne olduklarının altını çizdi.

    Cenevre, Paris ve Hamburg’da eş zamanlı yapılan açıklamalarda Alevi kurumları, toplumsal barışın ve demokratik dönüşümün ancak halkların eşit katılımıyla ve tarihsel hakikatlerle yüzleşilerek sağlanabileceğini belirtti. İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde gerçekleştirilen açıklamada konuşan FEDA Sözcüsü Songül Aslan, Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecine dair yaptığı çağrının tarihsel önemine işaret etti.

    “ALEVİLER OLMADAN BARIŞ EKSİK KALIR”

    Aslan, yeni anayasa tartışmalarının yalnızca sermaye odaklı, teknik bir düzenleme değil; halkların rızasına dayanan tarihsel bir toplumsal sözleşme olması gerektiğini belirtti. TBMM çatısı altında oluşturulması planlanan komisyona dair değerlendirmelerde bulunan Aslan, “Barış süreci yalnızca siyasal taraflar arasında değil; kadınların, gençlerin, inanç topluluklarının ve ezilen halkların katılımıyla yürütülmelidir. Aleviler yoksa, barış da eksik kalır” dedi.

    “BARIŞ YALNIZCA SİLAHLARIN SUSMASI DEĞİL, VİCDANLARIN CEMİDİR”

    FEDA ve DAKB’nin ortak açıklamasında Alevilerin tarih boyunca sistematik bir şekilde inkâr, asimilasyon ve katliamlara uğradığı vurgulandı. Alevi halkının, bu coğrafyanın kadim ve kurucu halklarından biri olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, “Barış yalnızca silahların susması değildir; hakikatin kabulü, halkların rızası ve vicdanların cemidir” denildi.

    9 MADDELİK DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM MANİFESTOSU

    Açıklamada, Alevi halkının barış ve demokratik anayasa sürecine dair talepleri 9 başlıkta kamuoyuna duyuruldu:

    1. Eşit yurttaşlık ve kolektif haklar anayasal güvence altına alınmalı.
    2. Tekke ve Zaviyeler Kanunu yürürlükten kaldırılmalı; Cemevleri ibadethane statüsüne kavuşturulmalı.
    3. Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmeli; halklar meclisi veya inançlar meclisi kurulmalı.
    4. Zorunlu din dersleri kaldırılmalı; eğitim laik, bilimsel ve anadil temelli olmalı.
    5. Kürt Alevilerin dili ve ritüelleri korunmalı; kamusal yaşamda özgürce yaşatılmalı.
    6. Dersim, Koçgiri, Maraş gibi katliamların arşivleri açılmalı; resmi özür dilenmeli, failler yargılanmalı.
    7. Doğa talanına son verilmeli; kutsal mekânlar korunmalı.
    8. Demokratik temsiliyet güvence altına alınmalı; eşbaşkanlık tanınmalı, kayyum uygulamalarına son verilmeli.
    9. Tutuklu Alevilerin inanç rehberleriyle görüşme hakkı anayasal teminat altına alınmalı.

    “ÖCALAN’IN ÇAĞRISI TARİHSELDİR”

    Abdullah Öcalan’ın “tüm kesimlerin sürece katılımı hayati önemdedir” yönündeki çağrısının tarihsel bir dönemeç olduğunun altı çizilen açıklamada, Alevi kurumları bu çağrıya güçlü bir yanıt verdiklerini ifade etti. “Barışa hizmet etmek, hak ve hakikat için mücadele etmektir” denilerek, Alevi halkının sürecin dışına itilmesini kabul etmeyecekleri belirtildi.

    “TOPLUMSAL BARIŞIN KURUCU GÜCÜ OLACAĞIZ”

    Açıklama, yeni anayasanın teknik bir metin değil; halkların rızalığı temelinde yükselen bir toplumsal rıza sözleşmesi olması gerektiği vurgusuyla sona erdi.

    Alevi kurumları, “Taleplerimizi kimseye dayatmıyoruz; ancak bizatihi barışın ve demokratik dönüşümün kurucu öznesiyiz. Bu kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” mesajını verdi.

    Alevi kurumlarının açıklama takvimi kapsamında, yarın Almanya’nın Dortmund ve Frankfurt kentleri ile Avusturya’nın Viyana kentinde de benzer eylem ve açıklamalar yapılacağı bildirildi.

    PİRHA/CENEVRE

  • ABF: Gazi Katliamı’nı gerçekleştiren kontrgerilla çeteler şimdilerde Suriye’de iş başında!

    ABF: Gazi Katliamı’nı gerçekleştiren kontrgerilla çeteler şimdilerde Suriye’de iş başında!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu, Gazi Katliamı’nın Alevilere karşı devlet güçlerinin işbirliğiyle gerçekleştiğini belirterek, kontrgerilla geleneğinin devamı olan çetelerin şimdilerde ise Suriye’de Alevileri katlettiğini ifade etti.

    30’uncu yılına giren Gazi Katliamı’na dair yazılı açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Gazi ve Ümraniye katliamlarının Alevilere dönük baskı ve katliam politikalarının bir devamı olduğuna işaret etti.

    “ALEVİLERİ YOK ETMEYİ BAŞARAMADILAR”

    Gazi ve Ümraniye katliamlarının dünyanın gözü önünde gerçekleştiği dile getiren Alevi Bektaşi Federasyonu, “Dünyanın gözü önünde Gazi ve Ümraniye’de Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam gerçekleştirildi. Biz Aleviler olarak kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğine dayalı bu katliam pratiğini daha önce Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Ortaca ve Sivas’ta defalarca yaşadık. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden baskı ve katliam politikalarının bir devamıdır. Bizi imha etmeyi hedefleyen bu inkarcı, gerici ve barbarca anlayış, yüzyıllar boyunca gerçekleştirdiği bütün katliamlara rağmen Alevileri yok etmeyi başaramadı, başaramayacak” diye belirtti.

    “KATLİAMI YAPAN KONTRGERİLLALAR ŞİMDİ SURİYE’DE İŞBAŞINDALAR”

    Katliamı gerçekleştiren kontrgerillaların devamı olan cihadist çetelerin şimdilerse ise Suriye’de Alevileri katlettiğine işaret eden Alevi Bektaşi Federasyonu açıklamasında, “30 yıl önce Gazi ve Ümraniye’de Alevi halkı, zulme karşı direniş ve mücadele geleneğinin mirasçısı olmanın bilinciyle, zalimlerin karşısına dikildi. Günlerce saldırıya uğradılar, katledildiler, yaralandılar, ama asla boyun eğmediler. Bu ve tüm katliamları başlatan, saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çeteleri şimdi Suriye’de işbaşındalar. Biz onların kimler olduklarını çok iyi biliyoruz. Onlar korkaklığın, kahpeliğin, hainliğin mirasçılarıdır” diye ifade edildi.

    “KATLEDİLEN CANLARI SAYGIYLA ANIYORUZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu açıklamasının devamında şunlar kaydedildi:

    “Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bizler bu katliamın hesabını mutlaka soracağız. Davanın üzerinin örtülerek unutturulmasına izin vermeyeceğiz. 30. yılında Gazi ve Ümraniye’de bütün saldırılara, baskılara ve katliamlara rağmen Pir Sultanların direniş geleneğini canları pahasına yaşatan ve bu mücadelede katledilen tüm canlarımızı saygıyla anıyor, direnen halkımızı selamlıyoruz. Gazi ve Ümraniye katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız!”

    PİRHA/ANKARA

     

  • ABF’den çağrı: Aleviler olarak ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’na güç katalım!

    ABF’den çağrı: Aleviler olarak ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’na güç katalım!

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu, 16 Şubat’ta Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılacak olan ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’na katılım çağrısında bulunarak, konferans için otobüs kaldıracaklarını açıkladı.

    Demokrasi İçin Birlik Meclisi, 16 Şubat Pazar günü saat 16.00’da Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’ gerçekleştirecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Suriye’de yaşanan gelişmelere duyarsız kalmamak ve Suriye’de yaşayan Alevilere sahip çıkmak amacıyla Demokrasi İçin Birlik Meclisi’nin düzenleyeceği ‘Bölgede Barış ve Adalet’ adlı konferansa katılım çağrısında bulunarak, İstanbulun belli noktalarından konferansın yapılacağı Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’ne araç kaldıracak.

    3 oturumda gerçekleştirilecek olan konferansa çok sayıda gazeteci, hukukçu, tarihçi, milletvekili ve yetkin isimler de katılırken, ABF, Alevilerin de sözünü kurması için daha fazla katılım sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

    Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılacak olan konferansın 1’inci oturumunda ‘İktidar Değişimi Sonrası Suriye’de Aleviler, 2’nci oturumda ‘Suriye ve Ortadoğu’da Barış ve Adalet Nasıl Sağlanabilir?’, 3’üncü oturumda ise Ortadoğu’da Yaşanan Sorunların Türkiye ve Dış Politikasına Yüklediği Sorumluluklar’ şeklinde konular ele alınacak.

    Alevi Bektaşi Federasyonu İstanbul’da yapılacak olan konferansa ulaşımı sağlamak amacıyla birçok yerden kalkacak otobüslerin yer ve saati şöyle:

    “Maltepe Cemevi önü: 14.15, 1 Mayıs mah. PSAKD Ataşehir Cemevi önü: 14.45, Avcılar Yeşilkent Cemevi önü: 14.30, Sultangazi AKD Pir Sultan Cemevi önü: 15.00, Cevahir AVM önü: 15.30, Okmeydanı Cemevi önü: 15.30”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ABF Alevi Kadın Meclisi: Alevi kadınları mücadelenin her alanında olmaya davet ediyoruz

    ABF Alevi Kadın Meclisi: Alevi kadınları mücadelenin her alanında olmaya davet ediyoruz

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Alevi Kadın Meclisi, 1.Kadın Konferansını gerçekleştirdi. 1. Alevi Kadın Konferansı sonuç bildirisinde kadınlar, “Semavi-İbrahimi dinlerin hakimiyetindeki coğrafyada Aleviler, Fatma Ana’yı Adem’den önce sayan, Kırklar Cemi’nde kadınla erkeği bir semahta buluşturan öğretilerinden vazgeçmemiştir” diyerek Alevi kadınları mücadelenin her alanında yanlarında olmaya çağırdı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlendi.

    Konferans, slayt gösterimi ve saygı duruşu ile başladı ardından Sema Ulusoy İzkaya ve Zeynep Karababa’nın okuduğu Gülbeng-Üç Nefes ile devam etti. Sunuculuğunu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz’ın yaptığı konferansta, ABF adına açılış konuşmasını Elif Keleşo yaptı.

    Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de katıldı. Kurum temsilcilerinin konuşmalarının ardından oturumlara geçildi.

    3 oturum olarak yürütülen konferansın 1.Oturumunda; İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Cemal Salman, Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar

    2.Oturumda; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim, Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran

    Konferansın 3.Oturumda ise; Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Kadın Aktivisti Emel Sungur Uzman, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz konuşmacı olarak katıldı. Oturumların bitmesinin ardından değerlendirme konuşmaları yapıldı ve konferans, Sonuç Bildirisi’nin okunmasının ardından sona erdi.

    “ALEVİLİKTE KADIN, ERKEK, CÜMLE CANLI EŞİTTİR”

    ABF 1. Alevi Kadın Konferansı Sonuç Bildirisi’nde şu ifadelere yer verildi:

    Bizler; Alevi Bektaşi Federasyonu, bileşenleri ve Alevi yolunda yoldaş olduğumuz diğer örgütlerin emektarı, Alevi Yol’unun bendesi kadınlar olarak bildiririz ki:
    – Alevi inanç, ibadet, kültür ve felsefesinde kadın, erkek, cümle canlı eştir, eşittir. İnancımız, kurucu mitlerimiz, edebiyatımız, felsefemiz bunun öğreti, örnek ve sembolleriyle doludur. Semavi-İbrahimi dinlerin hakimiyetindeki coğrafyada Aleviler, Fatma Ana’yı Adem’den önce sayan, Kırklar Cemi’nde kadınla erkeği bir semahta buluşturan öğretilerinden vazgeçmemiştir. Kadıncık Ana’yı bir mürşit postunda, Bacıyan-ı Rum’u mücadelenin ön safinda resmeden anlatılarına sadık kalmıştır. Eşliği-eşitliği ibadetinde, hakikatinde; sözünde, meclisinde; duazında sazında yüzyıllarca yaşatmıştır. Muhabbetin dilinde erlik dişilik aramamış, cem olmak için iki can’ı yeter görmüştür. Alevilerin tarihleri boyu uğradığı zulüm, ayrımcılık, kıyım ve iftiraların bir sebebi de Alevilerin böyle bir coğrafyada kadın-erkek eşitliği ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine bakışındaki bu aykırılıktır.

    – Cumhuriyetin ilk yüz yılı, kadınlar bakımından hem büyük kazanımlar hem yüz yıldır aşılamayan zorluklarla geçti. Kadınlar, Cumhuriyet döneminde önceki yüzyılda başlayan mücadelelerinin meyvelerini aldılar: Medeni kanun ve laiklikle gelen haklar, seçme-seçilme hakkı, çalışma hayatına ilişkin haklar, gündelik hayatta özgürleşme, kamusal ve siyasal alanda görünürlük bu yüzyılın kazanımlarındandır. Öte yandan, bütün bu kazanımlara rağmen evde, kamusal hayatta, çalışma şartlarında, temsilde, kısacası hayatın her alanında kadınlara eşitsiz ve ayrımcı tutum devam etmiştir. Ataerkil düzen; kimi zaman hassasiyet, kimi zaman namus-töre, kimi zaman ahlak-adalet kisvesi altında kadına fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik şiddetin sığınağı olmuştur.

    “ALEVİLİĞİN ‘EŞİTLİK’ SÖYLEMİ NE YAZIK Kİ GERÇEK HAYATTA ÇOĞU ZAMAN ‘SÖZDE’ PARLAMAKTADIR”

    – Bütün bunlardan Alevi kadınlar da ne yazık ki tümüyle ari değil. Cumhuriyet döneminin kazanımları, Alevi kadınlar için de vazgeçilmezdir. Alevi inancı, kültürü ve yolu gereği Alevi kadınlar kimi yönlerden İslam coğrafyasındaki benzerlerinden görece farklı bir noktada görülebilir. Fakat bütün bunlar, Alevi köylerinde yerleşik ataerkil alışkanlıklardan, şehirlere taşınan eşitsizliklerden paylarını almadıkları anlamına gelmez. Alevi kadınların da çoğu ev içinde, gündelik ve toplumsal hayatta, dahası Alevi örgütlerinde ve temsilinde çeşitli düzeyde ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddete maruz kalmaktadır. Ev içinde emeği görünmeyen, bilinçli bilinçsiz türlü şiddete uğrayan, temsil yolları ya hiç açılmayan yahut örgütlendiğinde ancak ‘toplumsal cinsiyet rollerine uygun’ pozisyonlara layık görülen kadınlar, zaten Alevi olmanın türlü zorluk içerdiği toplumda, bir de ‘Alevi kadın’ olmanın zorluklarıyla mücadele etmektedir. Aleviliğin ‘eşitlik’ söylemi, ne yazık ki gerçek hayatta çoğu zaman ‘sözde’ ve ‘söylemde’ parlamaktadır.

    – Cumhuriyet tarihi boyunca türlü zorluk ve mücadele ile elde edilen kazanımların, son dönemde Siyasal İslamcı program ve politikalar eliyle yeniden tehdit altına girdiğini görüyoruz. Her yıl yüzlerce kadın cinayetinin işlendiği, kadınların her alanda şiddete ve haksızlığa uğradığı ülkemizde, zayıf da olsa hukuki güvencelerimizden olan İstanbul Sözleşmesi’nin askıya alınması; radikal dinci grupların faaliyetlerine tedbir alınmaması; zorunlu din dersleri yanında ÇEDES benzeri uygulamalarla çocuklarımızın, bilhassa kız çocuklarımızın özgür eğitim haklarının çiğnenmesi; giyim kuşamdan yaşam tarzına, medya temsilinden siyasi arenaya, ortodoks dini söylemin hayatın her alanına yayılması, ülkemizde laik cumhuriyetten, seküler yaşamdan, özgür-demokratik-aydınlık yarınlardan yana bütün kesimler için tehdittir; kadınlar için ayrıca tehdittir. İran’dan Arabistan’a İslam coğrafyasında yakın dönemde yaşanan gelişmeler, kadınlara dönük zorbalık ve bütün bu coğrafyada kadınların hakları ve özgürlükleri için verdiği mücadele, eksikleri-kusurları da olsa ‘laik cumhuriyetin’ vatandaşı olan biz kadınlar için ibret ve esin kaynağıdır. Bu ülkedeki hiçbir kadının, hele hiçbir Alevi kadının, laiklik, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde bu birikimi ve kazanımları göz ardı etmeye lüksü de niyeti de yoktur, olmamalıdır, olmayacaktır.

    ALEVİ KADINLARDAN MÜCADELE ÇAĞRISI

    Bütün bu tartışma ve tespitler ışığında, Alevi Bektaşi Federasyonu, bileşenleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu Birinci Kadın Konferansı düzenleyicileri adına;

    – Alevi inanç, kültür, felsefe ve söyleminde yalnızca ‘kadın-erkek’ değil, doğada ve evrendeki cümle canlı, bir ‘can’ olarak eşittir. Bu düşünce, Alevi olmayanlara bakışta da esastır. ‘Yetmiş iki millete bir bakan’ bir kültürün kadınları olarak, toplumsal cinsiyete dayalı bütün eşitsizlikleri ve ırkçılığın, türcülüğün her biçimini reddediyor, Alevi canları kendi değerlerine uygun düşünme ve davranmaya davet ediyoruz.

    – Alevilerin ‘kadın-erkek eşitliği’ söylemi, evlerimizde, toplumsal ve kamusal hayatta, siyasal temsilde olduğu gibi ne yazık ki Alevi örgütlerinde de çoğu zaman ‘sözde’ kalmaktadır. Bu gerçekten hareketle bütün Alevi örgütlerini, yöneticileri, Alevi yolundan gelen temsilci ve siyasetçileri de ataerkil geçmişlerinden gelen eşitsizliklerle yüzleşmeye, onları da yolumuzun değerlerine uygun düşünüp davranmaya davet ediyoruz.
    – Kotalar, kadın kollan, kadınlar kurulu, görünür-görünmez engeller, cam tavanlar gibi kalıntılarla malul örgütlerimizin kadın emeği, görünürlüğü ve temsiliyle daha da güzelleşeceğini biliyoruz. Bunun için Alevi örgütlerini, yöneticileri, temsilcileri, emekçileri ve gönüllüleriyle her alanda, yan yana eşitlik mücadelesine davet ediyoruz.

    – Cumhuriyetin ilk yüz yılı, Alevi kadınlar için de birçok yönden yeni haklar, özgürleşme, görünürlük ve güçlenme kazanımları getirmiştir. Fakat Alevilerin yaşadığı ayrımcılık, kıyım ve ötekileştirmelere ek olarak, Alevi kadınlar ayrıca hayatın her alamnda ataerkil düzenin zorluklarıyla da mücadele etmek durumunda kalmıştır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı, hem ilk yüzyılın birikimini koruma hem kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinde bayrağı daha yukarı taşıma yüzyılı olacaktır. Alevi kadınları da bu mücadelenin her alanında yanımızda olmaya davet ediyoruz.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi Kadın Meclisi’nin düzenlediği 1.Kadın Konferansı başladı-VİDEO

    Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 1.Oturumu: Aleviler kadın figürünü ön plana çıkardı- VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

  • ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferans’nın 3. oturumunda “Alevi kadın hareketi ve mücadelesi” konuşuldu. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz, AKP ideolojisinin yegane hedefinin kadınlar olduğunu ifade ederek, “Sürekli kadınları, örtmek istiyor, kapatmak istiyor, kadınların kamusal alana çıkmasını istemiyor. Alevi kadının özne olması gerekiyor, müdahale etmesi gerekiyor” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde devam ediyor.

    Konferansın 3.Oturumda; Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Kadın Aktivisti Emel Sungur Uzman, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz konuşmacı olarak katıldı.

    “ALEVİ KADINLARIN ÖZNE OLMASI GEREKİYOR”

    Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, ‘Alevi Kadın Mücadelesinin Bugünü-Yarını: Kazanım, Sorun ve Yeni Yollar’ başlığı hakkında yaptığı konuşmada, “Alevi ve demokratik bir ailede büyüdüm. Toplumsal Cinsiyet; toplumun, kadından kadın olduğu için beklentileridir. Toplum diyor ki erkek geçindirmek zorunda. Biz, regl olduğumuzu söyleyemiyoruz. Deprem bölgesinde, hizmet verenler erkek olduğu için ped isteyemediler. Evlilik teklif etmek erkeğin için kadın teklif etse ötekileştirilir. Hem dışarda çalışmak hem de ev işlerini yapmak kadınları çok yoruyor.  Kadının karşılıksız emeği meselesi, bizim Alevi kadınlar olarak bu konulara bakmamız gerekiyor. Ben örgütlenmeyi çok önemsiyorum. Mutlaka sokakla ilişkili olunmasını öneriyorum. Türkiye’de kadın hareketi çok önemli” dedi.

    “BÜTÜN AĞITLAR AYNI DİLDENDİR, ANA DİLİNDENDİR”

    Aynı konu da konuşan aktivist Emel Sungur Uzman ise, şunları ifade etti:

    “Hızır ayındayız, hızır yoldaşımız olsun. Bugün konuşacaklarımız tarihin derinliklerinden bize miras kalmıştır. Yarını görmek için dünü bilmek gerekir. Ancak Alevi toplumunda eşitsizlikler vardır, konferans bu eşitsizlikten dolayı yapılmıştır. 48 perşembelerden uzak kaldık, cemlerde muhabbet etmiyoruz. Bir ortak tarihtir Kerbela ancak o gün yanan ışık bugün yaşanan katliamlar ile devam etmektedir. Bütün ağıtlar aynı dildendir, ana dilindendir. Kadıncık Anadan, Şahturna bacımızdan kelamımız vardı bugün. Bugüne kadar yolun içinde en temel değer olan insan hakları, barış için binlerce kadın öldürüldü. Zorunlu din dersi dediler meydandaydık, asla sokakları bırakmadık. Asla vazgeçmedik.

    Sevgili kadınlar biz kendi tarihimizi yazmalıyız. Erillerin yarattıkları kadın çatışmalarından uzak duralım. Kadın dili sevgi dilidir, kadın dilini öğrenelim” diye ekledi.

    “ALEVİ KADINI ÖZNE OLMALI

    3. Oturumun son konuşmacı Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz, ‘Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Alevi Kadınlar’ konulu konuşmasını yaptı. Poyraz, “Bugün burada onlarca donanımlı kadın gördüm. 100 yıl meselesi moda haline geldi. birinci yüzyılı farklı değerlendirebiliriz. Birinci yüzyılı biz Aleviler olarak katliamlar ile geçirdik. Alevilerin, birinci cumhuriyet döneminde isimleri vardı ama kendileri yoktu. Bu katliamları bütün Aleviler yaşadı ancak kadınlar daha farklı yaşadı. Kadınlar katliamlarda tecavüzlere uğradılar. Aleviler her şeye rağmen tutundu, Alevilerde laiklik ve demokrasi beklentisi vardı” diye ifade etti.

    İkinci yüzyıla da tıpkı birinci yüzyılda olduğu gibi Aleviler vatansız girdiğine işaret eden Poraz, “Çünkü vatan AKP ve MHP’nin işgali altında. AKP ideolojisinin yegane hedefi kadınlar. Sürekli kadınları, örtmek istiyor, kapatmak istiyor, kadınların kamusal alana çıkmasını istemiyor. Aleviliği sünnilikten ayıran şey ibadetimizi kadınlı erkekli yapmamız, bundan o kadar rahatsız oluyorlar ki. Kadınlara karşı yapılan bütün baskıların Aleviliğe yönelik yapıldığı bilelim. 100 yıla AKP’nin işgali altında girdik. Alevi kadının rolü çok önemli burada. Alevi kadının özne olması gerekiyor, müdahale etmesi gerekiyor. Mücadele etme yöntemlerimizi de değiştirmemiz gerekiyor. Geleneğimize sahip çıkacağız, gelenek olmadan hiçbir şey olmaz. Can kavramı femizim ile çok barışık bir kavram, bunun hakkını vererek kullanmamız lazım.”

    Konferans, kurum temsilcilerinin değerlendirme konuşmaları ile devam ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferans’nın 2. oturumunda “Toplumsal cinsiyet eşitisizliği” konuşuldu. Kadınlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğin çook derin olduğunu vurgulayarak, eşit ve özgür yaşamak istediklerini ifade etti.

    video eklenecek…

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde devam ediyor.

    Konferansın 2.Oturumda; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim, Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran konuşmacı olarak katıldı.

    “EŞİTSİZLİK DERİNLEŞMİŞ DURUMDA”

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Fidan Ataselim, ‘Diğer Kadın Örgütleri ve Alevi Kadınlar’ başlığı ile yaptığı konuşmada, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği o kadar derin ki, kadınlar erkekler tarafından öldürülüyor. Hepimizin yaşadığı ortak sorunlarımız var. Hepimizi ilgilendiren en önemli meselelerden bir kadın cinayetleri olarak görüyoruz. Hiçbir erkeğin boşanmak istediği için öldürüldüğüne denk gelmeyiz eşitsizlik bu kadar derinleşmiş durumda. Eşit ve özgür yaşamak istiyoruz” dedi.

    HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, ‘Cumhuriyet, Eşit Yurttaşlık ve Alevi Kadın Mücadelesi’ başlıklı konuşmasında şunları söyledi:
    “Eşitlik istiyorsak Cumhuriyete sahip çıkmamız gerekiyor. 100 yıl önce kazandığımız laiklik gibi kazanımlarımız tartışmaya açılmak isteniyor. Şeriatın savunuculuğunu yapılan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Ekonomide eşit değiliz, siyasette eşit değiliz, cinsiyette eşit değiliz, ibadetlerimizi yerine getirmekte eşit değiliz, vergide eşit değiliz, adalette eşit değiliz. Bu durumu yaratanlar da bizlere inançlı olduklarını göstermek isteyenler. Örgütlü topluluklar arasında olmak çok kıymetli, çünkü yok edilmemiz konusunda büyük bir çaba var.”

    Konuşmasında, ‘Aktarım, Ayrım, Asimilasyon: Kadın Gözüyle Algı ve Deneyimler’ konusunu işleyen Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özlem Cankurtaran şunları kaydetti:
    “Bu ayrımcılık söylemi kuşaktan kuşağa aktarılıyor diye kendime sorarım. Dünya’da kadın hareketi yaşanırken Osmanlı’da neler oluyordu dediğimiz zaman biraz daha söz söyleyebilen kadınlar dergi çıkarttı. Biz toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en büyüğünü kadın cinayetlerinde görüyoruz. Alevi kadınlar ve çocuklarda şiddet görmektedir. Azınlığın kadınları şiddet görmeye daha yatkın görülür.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı kurum temsilcilerinin selamlamaları ile devam etti. Konferansta konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Şeriat anayasasına karşı barışı savunmalıyız” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi‘nin düzenlediği konferansa; kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de katıldı.

    Konferansa katılan kurumlar adına, temsilciler konuşmalarını yaptı.

    “SESİMİZİ YÜKSELTMEK İÇİN BİR ARADAYIZ”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Alevi kadınları adına kazanılmış bir cehpeden olarak burada olmaktan gurur duyuyorum. Kadın olmak zor, Alevi bir kadın olmak daha zor. Aleviliğin kadınla bir derdi yok ama Alevilerin kadınla bir derdi var. Kurumları temsil ediyoruz ama ‘aman kadın’ sözlerine maruz kalıyoruz. Türkiye’de en büyük sorun zarifseniz zayıf sanıyorlar. Bu kurumları gençleştirip kadınlaştırırsın önümüzdeki 30 yılı kurtarırız. Bu yolun kadınları olarak iyi ki varsınız, iyi ki varız.” dedi

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Leyla Solmaz, ise “Kadınların gücünü artırmak, sesimizi daha yükseltmek için bir aradayız. Gelecekte daha adil, daha eşit toplumun temellerini atacağız” diye ekledi.

    “LAİKLİKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Madımak Davası Avukat’ı Şenal Sarıhan, “Kadınların ayakların altına almaya çalışıldığı böyle bir dönemde bu konferansı yapmanız çok değerli. Biz biliyoruz ki laiklik özellikle kadınlar için bir güvencedir. Anayasa değiştirilmeye çalışılıyor, böyle bir dönemde başa şunu yazmamız gerekiyor; laiklikten vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “LAİKLİK BÜYÜK BİR TEHDİT ALTINDA”

    Birlikte durmanın öneminin altını çizen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlı Akay, “Ülkemiz çok zor bir zamandan geçiyor. Adında adalet geçen bir partinin iktidar döneminde adaleti mumla arar olduk. Tarihimizin en cinsiyetçi meclisine sahibiz maalesef. Mecliste kadının fıtratına uygun işlerde çalışmasını isteyenler var, bu meclis ayrımcılığın artacağı bir meclis olacak. Laiklik büyük bir tehdit altında” dedi.

    “BU ÜLKENİN SORUNLARI BARIŞ İLE ÇÖZÜLÜR

    DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan ise,  “Yolun sahibi anadır. Yıllardır çözülmeyen iki sorundan kaynaklı şeriat anayasası ile karşı karşıya kaldık. Alevilerin ve Kürt halkının sorunları çözülmüyor. Barış anneleri barış olsun diye açlık grevindeler. Biz Alevi kadınlar yüksek sesle barışı istemeliyiz. Bu ülkenin sorunları barış ile çözülür. Barış olmadığı taktirde karşımıza şeriat anayasası çıkacaktır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Türkyılmaz’dan, 1. Kadın Konferansı için kadınlara çağrı: Gelin birlik olalım-VİDEO

    Türkyılmaz’dan, 1. Kadın Konferansı için kadınlara çağrı: Gelin birlik olalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa katılım çağrısı yapan PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, “Gelin canlar hem sınıf mücadelesine, hem kadın mücadelesine omuz verin, birlik olalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de davet edildi.

    “SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ, ÖRGÜTLEYECEK GÜCÜMÜZ VAR”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, konferans ile ilgili PİRHA’ya bilgi verdi. Türkyılmaz, Alevi kadınların yaşadığı sorunlara işaret ederek, “Alevi Bektaşi Federasyon ve Alevi kadınlarının düzenlediği 3 Şubat’ta yapılacak olan konferansın ana fikri şu idi; Biz kadınlar, her ne kadar Alevi olarak doğduğumuzda demokrasi adına bir ileride olsak da, reel yaşamımıza baktığımızda Alevi kadın canlarımızın cemevlerinde hala çay yaptığı, yemek yaptığı ve cemevi yönetimine kadınları alırken tam da yemeği yapar, aşı yapar mantığıyla alındığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi ‘erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, eksiklik noksanlık senin beyninde’ diyor. Eşteşiz diyor. Ama yaşama baktığımızda eşit olmadığımızın, eşdeş olmadığımızın biz Alevi kadınlar bilincindeyiz” dedi.

    Türkyılmaz, Antalya’daki çalıştayı hatırlatarak, “Üç yıl önce biz Antalya’da, Antalya Şube Başkanımızın organize ettiği -ki o zaman bizim kadın sekreterimizdi- canımızın hazırladığı çalıştaydaydık. O Antalya Kadın Çalıştayı’na gelen kadınla, çalıştaydan çıkan kadın aynı olmamış, çünkü kadın bilinci yüklenmişti, farkındalık yüklenmişti. Bu da Türkiye’de ilk defa yapılıyor ve Alevi kadınların ilk defa yaptığı bir çalıştay. Tüm kurumları ve kuruluşları çağırıyoruz. Birlikte sözümüzü söyleyelim diyoruz. Söyleyecek sözümüz, örgütleyecek gücümüz var.”

    “YOL VE ERKANIMIZI DİĞER KADIN ÖRGÜTLERİNE DE TANITMIŞ OLACAĞIZ”

    Alevi kurumlarında yer alan kadınların sayısının az olduğunun altını çizen Türkyılmaz, Aleviliği diğer kadın örgütlerine de anlatmak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

    “Biz Alevi dünyasında da kadınlar olarak ikinciyiz. Karar alma mekanizmalarımıza baktığımızda Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı otuz üç tane kurumumuz var, hem onların yönetimlerinde hem de Pir Sultan yerelinde sayımızın az olduğunu görüyoruz. Biz burada şu tartışmayı bile yürütüyoruz ki bu zuldür; ‘kadın, ana cem yürütür mü?’ Erkek canlarımız bunu bile kabul edecek düzeyde değil. Oysaki Aleviliği bilmediklerini biz görüyoruz çünkü Alevilikte Yol kadındır, erkanımız erkektir. Hala bunu bile bilmeyen erkek arkadaşlarımızla, yoldaşlarımızla bu mücadeleyi vermek zorunda kalıyoruz.

    Gülbenglerimizle başlayacağız, çırağlarımızı uyandıracağız. Biraz da Yol ve erkanımızı derneklerden, partilerden gelen kadınlarımıza tanıtmış olacağız. 18. yüzyıldaki fetvalardan bilirsiniz; ‘Alevilerin kestiği yenmez’ vb. ortalığa yayılan bu yalancı felsefeyi de biraz ötelememiz, bunun böyle olmadığını da anlatmamız gerekiyor. Biz kadınlar olarak, kadın sorunun öznesi isek bunu çözecek ve eşleştirecek de yine biz kadınlarız.

    O ikinci olan, o ötekileştirilen, kötüsü de kanıksanan yani bu sistemin kendine yüklediği misyonları kanıksayan, ikinci olduğunu kanıksayan ve bunu kader sayan kadınlarımızda farkındalık yaratmak zorundayız. Bunun kader olmadığını, bunun sistem tarafından bizlere yüklendiğini de biz, kadınlara anlatmak zorundayız.”

    “SİSTEMİ SALLAYACAK OLAN BİZ KADINLARIZ, GELİN BİR OLALIM”

    Ortak mücadeleyi büyütmenin önemini dile getiren Türkyılmaz, 3 Şubat’ta yapılacak olan ‘kadın konferansına’ tüm kadınları davet etti.

    Türkyılmaz, “Eğer bu sorunun, bunun öznesi benim diyorsanız ve yaşam ellerimizde şekillenecek diyorsanız, tüm kadınlar hem de etnik kökeniniz ne olursa olsun, düşünsel yapınız ne olursa olsun, dünyaya nasıl bakarsanız baksın gelin sözümüzü birlikte söyleyelim. Söylediğimiz sözü de birlikte örgütleyelim. 3 Şubat’ta Ankara Maltepe Yılmaz Güney Sahnesinde gelin birlikte Yol ve erkanımızı sürelim. Gelin kadın sorununun çözümünü bir adım daha öne taşıyalım. Gelin ey kadınlar. Birlikte olalım el ele, kol kola, dayanışmayla… Eğer bunu yaratmazsak, bu sistem bizi daha çok ötekileştirecek, ikincileştirecek ve yok sayacak. Eğer biz bir arada olursak, dayanışırsak, el ele, kol kola olursak bu sistemi sallayacak olan biz kadınlarız. Dünya tarihine bakın, Fransız Devrimi kadınların greviyle başlamıştır, Rusya devrimi kadınların grevi ile başlamıştır. Gelin canlar hem sınıf mücadelesine, hem kadın mücadelesine omuz verin, birlikte olalım” ifadelerini kullandı.

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    ABF Kadın Konferansı için demokratik kitle örgütleri ziyaret ediliyor-VİDEO
    ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak
    ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

     

  • Aleviler, ABF öncülüğünde Alibeyköy Cemevinde bir araya geliyor

    Aleviler, ABF öncülüğünde Alibeyköy Cemevinde bir araya geliyor

    PİRHA-Alevi kurumları yöneticileri, AKP’nin ‘yeni Alevi açılımına’ yönelik tepkilerini bir araya gelerek gösterecek. 13 Kasım günü Alibeyköy Cemevinde Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde gerçekleşecek olan program kapsamında kurumlar, “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” diyecek. 

    AKP’nin Alevilere yönelik ‘yeni Alevi açılımı’ olarak nitelendirilen çalışmaları bir süredir gündemdeki yerini koruyor.
    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 25 Ekim günü gerçekleşen kabine toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında; verilen talimatlar üzerine Türkiye’nin 58 ilinde bulunan toplam 1585 cemevinin ziyaret edildiğini açıklamıştı.

    Alevi kurumları ve yöneticilerinin ifadelerine göre, İçişleri Bakanlığı danışmanının katılımıyla gerçekleşen ziyaretlerde; cemevlerinin fiziksel, maddi ihtiyaçlarının olup, olmadığı soruldu. AKP’nin üzerinde çalıştığı üç konu başlığı daha sonra basına da yansıdı. Buna göre iktidar içinde cemevlerine ‘ibadethane’ yerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi; dedelere maaş bağlanması ile cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının tartışıldığı kaydedildi.

    “CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR, DİYECEĞİZ”

    AKP’nin seneler önce konu ile ilgili olarak sonuçsuz kalan çalıştaylar yaptığını hatırlatan Aleviler ise yürütülen tartışmalara tepkili. CAN TV‘de yayımlanan ‘Can’da Bu Sabah’ programına katılan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi kurumları olarak 13 Kasım günü bir araya gelerek “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” diyeceklerini ifade etti.

    İstanbul’daki Alibeyköy Cemevinde saat 12.00’de gerçekleşecek olan buluşmaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ile Alevi Kültür Dernekleri (AKD) katılacak.

    Hacı Bektaş Veli anma törenleri kapsamında geçtiğimiz ağustos ayı içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılması planlanan programa Alevi kurumları olarak ortak tepki verdiklerini ve Diyanet’e geri adım attırdıklarını hatırlatan Güzelgül, “Yeryüzünün her alanı bizim ibadet yerimizdir. Birlik olduğumuzda her şeyi yenebiliriz” dedi. Güzelgül, Alibeyköy Cemevi’ndeki buluşmada ortak bir deklarasyonun da kamuoyu ile paylaşılacağını açıkladı.

    Alibeyköy Cemevindeki program çerçevesinde ayrıca lokmalar pay edilecek. Birçok sanatçı da sahneye çıkarak nefes okuyacak.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ABF Başkanı Güzelgül: Tehditlerinizle Alevileri korkutamazsınız-VİDEO

    ABF Başkanı Güzelgül: Tehditlerinizle Alevileri korkutamazsınız-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk’ün kapısına küfür, hakaret ve ölüm tehditi içiren yazıların yazılmasına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül,”Bunlarla hiçbir yere varamazsınız. Bizi de korkutamazsınız.” dedi.

    Haberin videosu

    Alevi toplumuna yönelik ev işaretlemelerine dün yenisi eklendi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk, evine sprey boyalarla hakaret ve küfür içeren yazılar yazılarak  ölümle tehdit edildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül sözkonusu bu saldırıya tepki gösterdi.

    Güzelgül, bu olayların yeni olmadığını söyleyerek, özünde insan sevgisini barındıran Alevilere yönelik bir gözdağı olduğunu vurguladı.

    “BİZİ KORKUTAMAZSINIZ”

    Güzelgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunları yapan zihniyet bir korku salmak istiyor. Birliktelik, kardeşlik ve sevgi gibi değerlerden uzak tutup bizi yok sayıyor. Bu zihniyet zaten onu gerektiriyor. Biz Aleviler insana değer verip, insanın yaşamasına evrensel ve kutsal olarak bakıyoruz. Sevginin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Gönülleri birlemeden güzel bir ülke yaratamayız. Yok saymak, inancımızı kabul etmemek, dışlamak, asimilasyona uğratmak adına yapılan çalışmalardır. Fakat Pir Sultan’ın dediği gibi, ‘Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.’ O korku hiçbir zaman bizim mücadelemizden koparamayacaktır. Bu sevdanızdan vazgeçin. Bu topraklar yer altı yer üstü zenginlikleri ile herkese yetebilecek bir varlığa sahip.

    Birlikte kardeşçe yaşamayı, hak, hukuk ve adalet içinde yaşamayı sağlarsak o zaman Türkiye’de yaşayan tüm insanların kardeşçe yaşamasını sağlamış oluruz. Değilse büyük bir hiçiz. Bu benlikten vazgeçin, bizi korkutamazsınız. Evlerimizi işaretlemekle hiçbir yere varamazsınız. İmam Hüseyin’in duruşunu sergileyip Pir Sultan’ın mücadelesini ve Hacı Bektaş’ın o sevgi bağından bizi vazgeçiremezsiniz.”

    PİRHA/İSTANBUL