Etiket: alevi bektaşi kültür ve cemevi başkanlığı

  • Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı protesto edildi!-VİDEO

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı protesto edildi!-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Anma Etkinlikleri’ne katılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkilisi yurttaşların protestosuyla karşılaştı.

    42. Ulusal, 12. Uluslararası Abdal Musa Anma Etkinlikleri sürüyor. Yoğun katılımın olduğu anma etkinliklerine katılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkilisi yurttaşlar tarafından protesto edildi.

    Alkışlarla protesto edilen yetkili, yoğun protestoların ardından kürsüden ayrıldı.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Dede Kenan Akbaba: Zulme zulümle karşılık vermeyeceğiz-VİDEO

    Dede Kenan Akbaba: Zulme zulümle karşılık vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Kenan Akbaba, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına yönelik eleştirilerde bulunarak, Düzgün Baba Ziyaretgâhı ve Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıları kınadı. Akbaba, Alevilerin taleplerinin karşılanmadığını belirterek, “Kötülüklere karşı kötülükle cevap vermeyeceğiz, ilimden ve birlikten yana olacağız” dedi.

    Üryan Hızır Ocağı evlatlarından Yol Yürütücüsü  Kenan Akbaba, Alevi kurumlarının ve toplumunun başından beri Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına karşı çıktığını belirterek, Alevilerin yıllardır inançsal ve demokratik talepler için mücadele verdiğini söyledi.

    Alevilerin öncelikli taleplerinin cemevlerinin inanç merkezi olarak kabul edilmesi, zorunlu din derslerinden Alevi öğrencilerin muaf tutulması ve katliamların yaşandığı mekânların müzeye dönüştürülmesi olduğunu ifade eden Akbaba, “Bu taleplerin hiçbiri karşılanmadan bazı Alevi dedelerinin bu yapıya dahil olması doğru değildir” dedi.

    Alevi yolunun rızalık yolu olduğuna dikkat çeken Akbaba, “Toplumun rızalığı alınmadan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına teslim olunmamalıydı” ifadelerini kullandı.

    DÜZGÜN BABA VE ELİF ANA’YA YÖNELİK SALDIRILARA KINAMA

    Düzgün Baba Ziyaretgâhı ile Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıları da hatırlatan Akbaba,  “İnanç merkezlerimizi tahrip etmeye çalışan bu zihniyeti bir kez daha kınıyorum. Bu tutum Türkiye’ye yakışmayan, zalimce bir anlayışın ürünüdür” diye konuştu.

    Maraş Katliamı’nın acılarının hala unutulmadığını vurgulayan Akbaba, Elif Ana Türbesi üzerinden Alevilere gözdağı vermeye çalışan anlayışı da sert sözlerle eleştirerek, “Bu zalim ve faşist zihniyeti kesinlikle kınıyor, lanetliyoruz” dedi.

    “ZULME ZULÜMLE KARŞILIK VERMEYECEĞİZ”

    Konuşmasının sonunda birlik ve dayanışma vurgusu yapan  Akbaba, “Bize karşı ne kadar zalimlik yapılırsa yapılsın bizler tarih boyunca acılarla yoldaş olmuş bir halkız. Kötülüklere karşı kötülükle cevap vermeyeceğiz. İlimden, irfandan, birlikten ve beraberlikten yana olmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Cebrail ARSALAN/ANTALYA

     

  • Kazım Uçarcan: Alternatif muhtar toplantıları, Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimidir-VİDEO

    Kazım Uçarcan: Alternatif muhtar toplantıları, Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimidir-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının muhtarlarla yürüttüğü çalışmalardan rahatsızlık duyan iktidarın, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle alternatif muhtar toplantıları organize ettiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, bu yaklaşımın Alevi toplumunu kutuplaştırma girişimi olduğunu söyledi. PİRHA’ya konuşan Uçarcan, devletin Alevilerle ilgili adım atmak istiyorsa, toplumun meşru temsilcileri olan federasyon ve kurumlarla diyalog kurması gerektiğini vurguladı.

    Alevi örgütlerinin öncülüğünde Maraş Tilkiler Köyü Cemevi’nde ve Antep’te gerçekleştirilen muhtarlar toplantılarının ardından, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif muhtar buluşmaları düzenlendi.

    AKD Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan, bu girişimlerin toplum içinde ayrışma yaratma amacı taşıdığını ifade etti.

    “Biz de karşıt diğer muhtarları yaratabilir miyiz kaygısıyla hareket ediyorlar. Bu, bir anlamda toplumu kutuplaştırma çabasıdır” diyen Uçarcan, muhtarların halk ile devlet arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini söyledi.

    Uçarcan, “Bu çalışmalardan kaynaklı olarak Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, bizim muhtarları çalışmalara dahil etmemizden duyduğu kaygıyla karşı hamle olarak muhtarlarla toplantılar yapıyor” dedi.

    “VARTO’DAKİ JEOTERMAL PROJESİ DUYARLI MUHTAR SAYESİNDE ORTAYA ÇIKTI”

    Muhtarların yerel sorunların görünür hale gelmesinde önemli bir rol oynadığını belirten Uçarcan, Muş’un Varto ilçesinde gündeme gelen jeotermal santral projesini örnek gösterdi.

    “Varto’daki jeotermal santral projesi duyarlı bir köy muhtarı sayesinde açığa çıkarıldı. Muhtar duyarlı bir insan olmasaydı o proje çok daha gizli ve sinsi bir şekilde yürütülecekti” ifadelerini kullandı.

    Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan bir başka gelişmeye de dikkat çeken Uçarcan, Burmadere Köyü Muhtarı Şah İsmail Göyük’ün tutumunun önemli olduğunu söyledi.

    Uçarcan, “Ardahan Valisi’nin Damal ilçesinde köy muhtarlarıyla yaptığı toplantıda, köylerde bulunan cemevlerinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanması talebine karşı çıktığı ve bunu eleştirdiği için görevden alınan, ardından dava açılan Burmadere Köyü Muhtarı Şah İsmail Göyük’ün gösterdiği tutum çok önemli ve çok kıymetlidir” diye konuştu.

    “BU ÇABALAR BEYHUDE”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın izlediği politikaların sonuç vermeyeceğini kaydeden Uçarcan, kurumun başındaki isimlerin toplum nezdindeki karşılığının bilindiğini ifade etti.

    “Bu çabalar beyhude çabalardır. Eğer devlet gerçekten Aleviler için iyi şeyler yapmak istiyorsa, büyük bedeller ödenerek oluşturulmuş Alevi Bektaşi Federasyonumuz başta olmak üzere hem yurt içinde hem de yurt dışında güçlü örgütlenmelerimiz var. Devlet bu kurumlarla diyalog kurmayı denemelidir” dedi.

    Alevi kurumlarının devlete karşı bir pozisyon almadığını belirten Uçarcan, “Bütün eksikliklerine rağmen ne devletin karşısında bir pozisyon alıyoruz ne de intikamcıyız. Biz hala bir arada yaşama kültürünü nasıl daha ileri taşıyabiliriz derdindeyiz. Alevi kurumları olarak toplumsal barışı ve birlikte yaşamı güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    DEVLET, TOPLUMUN KABUL ETMEDİĞİ YAPILAR ÜZERİNDEN BU SÜRECİ YÜRÜTEMEZ”

    Devletin Alevi toplumuyla kurduğu ilişki biçimini eleştiren Uçarcan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Ama devlet ısrarla kendi eliyle oluşturduğu, bizim tarafımızdan tasvip edilmeyen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve toplumumuz tarafından kabul görmeyen bazı kişiler üzerinden bu süreci yürütmeye çalışıyor. Bunda yanılacaktır. Zaman bunun yanlışlığını hem onlara hem de bize gösterecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    İki bölgede Alevi örgütleri ve muhtarlar toplantısı gerçekleşti

  • Tahsin Akpınar: Dedeler Zirvesi Alevi toplumunda karşılık bulmuyor-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Dedeler Zirvesi Alevi toplumunda karşılık bulmuyor-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne katılan dedeleri eleştirerek, “4 Mayıs’ta Dersim’de devletle birlikte gerçekleştirilen bu toplantıya katılmak kabul edilemez” dedi.

    Tunceli Valiliği ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ve 130 dedenin katıldığı “Dedeler Zirvesi”, Alevi kurumlarının tepkisini çekti. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümüne denk gelen toplantının zamanlamasını eleştirerek, zirveye katılan dedelerin Alevi toplumu nezdinde karşılıklarının olmadığını savundu.

    Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak nitelendirdiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Tunceli Valiliği ile birlikte düzenlediği “Dedeler Zirvesi”ne ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Tahsin Akpınar, toplantıya katılan isimlerin Alevi inancının değerlerini kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığını ileri sürdü.

    Akpınar, Dersim halkının büyük acılar yaşadığı 4 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen toplantının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Dersim’in en ağır bedeller ödediği bir tarihte devletle iş birliği içerisinde hareket edilmesi esef vericidir” dedi.

    “TOPLUM NEZDİNDE KARŞILIKLARI YOK”

    Zirveye katılan dedelerin inançsal birikimden yoksun olduğunu öne süren Akpınar, “4 Mayıs’ın anlamını bilmelerine rağmen oraya giden kişilerin ne ocak bilgileri ne de inançsal anlamda yeterli birikimleri vardır. Bunlar Alevi değerlerini kendi çıkarları için kullanan kişilerdir” ifadelerini kullandı.

    Katılımcıların Alevi toplumu ve cemevlerinde karşılık bulamadıklarını savunan Akpınar, bu nedenle devletin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına destek verdiklerini belirtti.

    “EN BÜYÜK ZARARI DEDELİK KURUMUNA VERİYORLAR”

    Devletle iş birliği yapan dedelerin Alevi inancının özünden uzaklaştığını söyleyen Akpınar, “Eğer bilinçli olsalardı bireysel çıkarları için hareket etmezlerdi. Aslında en büyük zararı topluma değil, dedelik kurumuna ve ocaklara veriyorlar” diye konuştu.

    Ocakların Alevi toplumu açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Akpınar, yalnızca ocak isimlerini kullanarak çıkar sağlamaya çalışan kişilerin toplum nezdinde kabul görmeyeceğini belirtti.

    “ALEVİLER EN DİNAMİK TOPLUMSAL GÜÇLERDEN BİRİ”

    Alevi toplumunun Türkiye’nin en önemli toplumsal dinamiklerinden biri olduğunu ifade eden Akpınar, bu gücün nüfustan değil, bilinçten kaynaklandığını söyledi.

    “Hükümet yıllardır Aleviler üzerinde çeşitli politikalar uyguluyor ancak istediği dönüşümü sağlayamadı” diyen Akpınar, “Bu anlamda karşılarında duran en dinamik güç Alevi halkıdır” değerlendirmesinde bulundu.

    “ALEVİ TOPLUMU BU OYUNA GELMEYECEK”

    İktidarın Aleviliğin özünü değiştirmeden hedeflediği toplumsal dönüşümü gerçekleştiremeyeceğini savunan Akpınar, “Bu nedenle önce Aleviliğin özünü bozmaya çalışıyorlar. Bunun için de bazı dedeleri çıkarlar üzerinden etkilemeye çalışıyorlar” dedi.

    Alevi toplumunun bu girişimlere prim vermeyeceğini belirten Akpınar, “Toplumun bu kişileri dikkate alacağını düşünmüyorum. Alevi halkı bu oyuna gelmeyecek ve inancının değerlerine sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Zeynel Can: Dedeler Zirvesi’nin 4 Mayıs’ta Dersim’de yapılması tesadüf değildir! -VİDEO

    Zeynel Can: Dedeler Zirvesi’nin 4 Mayıs’ta Dersim’de yapılması tesadüf değildir! -VİDEO

    PİRHA- Tunceli Valiliği ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Dedeler Zirvesi’ne tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, “Devlet kendi tekelinde, kendi kontrolünde bir Alevi yapılanmasını inşa etmek istiyor” dedi.

    Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tarif ettiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Dersim Tertelesi’nin yıldönümünde Tunceli Valiliği ile birlikte 130 dedenin katılımıyla ‘Dedeler Zirvesi’ gerçekleştirdi.

    Yapılan bu tartışmalı toplantıya ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, “Aleviliği sönümlendirmeye ve ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerdir” diye belirtti.

    “DEVLET DERSİM TERTELESİ’NİN YILDÖNÜMÜNDE DEDELER ZİRVESİ YAPARAK ALEVİLERE MESAJ VERMEK İSTİYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından 4 Mayıs’a Dersim’de yapılan toplantının simgesel bir anlam ifade ettiğini belirten Can, bunun tesadüf olmadığının altını çizdi.

    “DERSİM’DE YAPILMAK İSTENEN TOPLANTI BİR ALEVİ DİYANETİ YARATMA GİRİŞİMİDİR”

    Dedelerle ilgili yapılan toplantının bir ‘Alevi Diyaneti’ yapılanmasına yönelik projenin bir adımı olduğunu vurgulayan Can, “Özellikle devletin çizgisindeki dernek ve vakıflar yeterli etkiyi yaratamayınca devlet doğrudan sahaya indi ve müdahale etti. Bugünkü yaşanan durum budur” dedi.

    “ALEVİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI DEDELERİ MAAŞLA ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Devletin 5-6 yıl öncesinden sahadan topladığı verilerle Kültür Bakanlığı üzerinden bir Alevi yapılanması inşa etmeye başlandığını belirten Can, “Bunun üzerinden Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Kültür ve Cemevi Başkanlığını kurdu. Topladıkları veriler üzerinden kurumları gezdiler ve içlerinde kendileriyle iş birliği yapabilecek unsurları belirlediler. Son toplantıda da, dedelere ‘Siz artık bu işi maaşlı olarak yapacaksınız’ dediler” diye konuştu.

    “DEVLET ALEVİLİĞİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYOR”

    Aleviliğin Pir-Talip ilişkine dayanan bir inanç olduğunun altını çizen Can, “Alevilik inancında dedelere maaş yoktur, hakkulah vardır. Bu dedenin görevidir ve dedenin inancına olan borcudur. Bir karşılık değildir. Dolayısıyla da buradan aslında Diyanet’e benzer bir yapılanma, devletin kontrolünde bir Alevi yapılanması yapılmak isteniyor” şeklinde ifade etti.

    Yapılmak isteneni Aleviliğin tarihsel doğa tanrıcı felsefesine yönelik bir taarruz girişimi olarak değerlendiren Can, “Aleviliği aslında sönümlendirme ve ortadan kaldırmaya yönelik bir girişimdir. Çünkü Alevilik bağımsızlığını kaybettiği anda bütün bu bahsettiğimiz özellikleri de kaybedecektir” diye belirtti.

    “DEVLETTEN MAAŞ ALAN DEDELER CEMEVLERİNDE BİR CAMİ HOCASI GİBİ VAAZ VERECEKTİR”

    Devlet tarafından görevlendirilmiş bir dedenin toplumdan rızalık almasına gerek kalmayacağına da dikkat çeken Zeynel Can, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Aslında bir yerde o inancın adı Alevilik olarak dahi kalsa bunu zamanla içi boşaltılmış olacak. Yani işi bu şekilde bir atanmış dedeyle devlet tarafından kurulmuş cemevi içindeki Aleviliğin geleceği yol budur. Devletin aslında doğrudan kendi uzantılarının yapamadığını, dedenin kendisinin yapmasına yönelik ciddi bir hamlesidir.

    Bunu tabii boşa çıkarmak anlamında da bizim yapacaklarımız ve yapmamız gerekenler vardır. Üst düzeydeki kurum başkanları, yetkililer bir araya gelerek konuşmaları, değerlendirmeleri ve buna göre politikalar ve stratejiler belirlemesi gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AKD Genel Sekreteri Uçarcan’dan Cemevi Başkanlığına tepki: Amaç görüntü vermek-VİDEO

    AKD Genel Sekreteri Uçarcan’dan Cemevi Başkanlığına tepki: Amaç görüntü vermek-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Ankara’da muhtarlarla bir araya gelmesine, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı ve AKD Genel Sekreteri Kazım Uçarcan sert tepki gösterdi

    “ALEVİ OLMAYAN MUHTARA NE SORACAKSINIZ?”

    Uçarcan, yapılan çalışmaları “liyakatsizliğin fotoğrafı” olarak nitelendirerek şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bu işin ilerisini gerisini düşünmeden bir çalışma yürütüyorlar. Alevi olmayan bir muhtara gidip cemevi ile ilgili ne sorusu soracaksın, ne önerisi alacaksın? Yapılanlar sanki bir şeyler yapılıyormuş görüntüsü vermekten öte bir anlam içermiyor. Tamamen kendilerince ‘biz de bir şeyler yapıyoruz’ diyerek bir yerlere mesaj ve sinyal verme çabası içindeler. Yoksa bu başkanlığın cemevlerinin sorunları gibi bir derdi yok.”

    “BİZ BU ÇALIŞMALARI ZATEN YAPIYORUZ”

    Alevi kurumları olarak muhtarlarla halihazırda bölgesel toplantılar yaptıklarını hatırlatan Uçarcan kendi süreçlerini şöyle anlattı:

    “Federasyonumuza bağlı İnanç Kurulu şu anda yaygın çalışmalar yürütmekte ve bölgedeki Alevi muhtarlarını da bu sürece dahil etmekteyiz. Muhtarların temsil yetkisini kullanarak ihtiyaçları belirliyor ve doğru yaklaşımlar çıkarmaya çalışıyoruz”

    “AMAÇ FEDERASYONUN ÇALIŞMALARINI BOŞA ÇIKARMAK”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının bu hamlesinin bir “yarış” ve “engelleme” çabası olduğunu ileri süren Uçarcan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi Federasyonu muhtarlarla toplantı yapıyorsa ‘biz daha iyisini yaparız, bütçemiz var, daha iyi yerlerde ağırlarız’ yarışı içerisindeler. Bu yaklaşım hem samimiyetten uzak hem de doğru değil. Bizim yaptığımız şey öze hizmet ediyor; onlarınki ise Alevi Bektaşi Federasyonunun çalışmasını nasıl boşa düşürebiliriz kaygısından ibaret.”

    Uçarcan, sözlerini bu çabaların sonuçsuz kalacağını belirterek tamamladı: “Bu tamamen kaygıyla geliştirilmiş, beyhude bir çabadır. O muhtarların (Alevi olmayanların) böyle bir derdi yok, bu yaklaşımın tutmayacağını biliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Firaz Yalvaç Ana’dan Dedeler Zirvesi’ne tepki: Bu bir tesadüf değil, toplumsal hafızaya müdahaledir-VİDEO

    Firaz Yalvaç Ana’dan Dedeler Zirvesi’ne tepki: Bu bir tesadüf değil, toplumsal hafızaya müdahaledir-VİDEO

    PİRHA- Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Ana, 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne tepki gösterdi.  “O gün Kara Gün’dür” diyen Firaz Ana, ” Katledilen canlarımızı andığımız bir günde yapılan bu buluşma iyi niyetli değildir. Dersim’in inancı, dili ve toplumsal hafızası yok sayılıyor” ifadelerini kullandı.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de düzenlenen “Alevi-Bektaşi Yol Erkanında İnanç Önderleri İstişare Toplantısı” (Dedeler Zirvesi) , hem içeriği hem de zamanlamasıyla tartışma yarattı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ve 81 ilden 100’ün üzerinde ocak ve dergah temsilcisinin katıldığı toplantı ve toplantının Dersim Tertelesi’nin yıldönümüne denk getirilmesi Alevi toplumunda tepkiyle karşılandı. Alevi kurumları ve yurttaşlar, tarihsel bir acının yıldönümünde devlet organizasyonuyla böyle bir toplantı yapılmasını  inanç alanına yönelik müdahale olarak görüken, tepkiler de devam ediyor.

    Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Ana, söz konusu buluşmanın tarihsel ve inançsal açıdan son derece sorunlu olduğu vurguladı.

    Dersim’de yaşananların tesadüf olmadığını vurgulayan Yalvaç Ana, “Bizler de tüm pirlerimiz ve analarımız gibi o coğrafyaya çok büyük bir yanlış yapıldığının farkındayız. Bu bir tesadüf değil, manidardır” dedi.

    “KARA GÜNDE ZİRVE OLMAZ: 4 MAYIS DERSİM’İN YASIDIR”

    4 Mayıs’ın Dersim için taşıdığı anlamı hatırlatan Yalvaç Ana, bu tarihin toplum tarafından “Kara Gün” olarak adlandırıldığını belirterek şunları söyledi:
    “4 Mayıs, o kara günün kararının verildiği gündür. O gün Dersim’de her can kendi hanesinde çerağ uyandırır, lokmasını paylaşır ve yitirdiğimiz masum canları anar. Böyle bir günde gidip ‘zirve’ adı altında toplanmak kesinlikle iyi niyetli değildir.”

    Firaz Yalvaç Ana, bu tür girişimlerin inanç yapısına aykırı olduğunu vurgulayarak,
    “ Dersim’de pirler vardır, analar vardır, ocaklar vardır. O günde böyle bir toplantı yapmak Dersim’e ağırdır”ifadelerini kullandı.

    “TUNCELİ CEMEVİ TOPLUMSAL HAFIZAYA, İNANCA HİZMET ETMİYOR”

    Tunceli cemevine yönelik eleştirilerini de dile getiren Firaz Yalvaç Ana, cemevinin toplumun inanç ve dil gerçekliğine hitap etmediğini ifade etti:
    “Maalesef oradaki cemevi toplumsal hafızaya, inanca, dile hitap etmiyor. Tamamen devletin istediği şekilde erkanlar yürütülüyor. Bu bizlere ağır geliyor. O cemevi artık halka açılmalı, insanlar kendi diliyle, kendi inancıyla erkanını özgürce yapabilmelidir.”

    Dersim’deki inanç sisteminin doğayla ve yaşamla iç içe olduğuna dikkat çeken Firaz Yalvaç Ana, “Dersim’de yer de gök de kutsaldır. Bu inanç dışarıdan belirlenen kalıplarla şekillendirilemez” dedi.

    Firaz Yalvaç Ana, geçmişte yaşananların yalnızca fiziksel bir katliam olmadığını, bugün de kültürel olarak sürdüğünü belirterek, “89 yıl önce fiziki olarak katlettiler, bugün de kültürel olarak yok etmeye çalışıyorlar. Bu yapılanlar bunun bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.

    Birlik çağrısı yapan Yalvaç Ana, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Bizler Re Haq inancının anaları, pirleri, talipleri olarak bir olmalıyız. Dilimizle, inancımızla, doğayla yeniden ikrarlaşmalıyız. O coğrafyada kendi özümüzle var olmalıyız. Boşluk bırakmamalıyız ki başkaları doldurmasın.”

    Dersim’de katıldığı analar çalıştayına da değinen Yalvaç Ana, bu buluşmaların önemine dikkat çekti:
    “Orada herkes kendi özüyle, diliyle konuştu. O coğrafyanın inancı yaşandı. İnsanlar gözyaşı döktü. Bu özle buluşmaktır. Toplumumuz kendi diline, inancına hasret kalmış.”

    Konuşmasının sonunda 4 Mayıs 1937 kararının ardından yaşamını yitirenleri anan Yalvaç Ana, “O soykırımda Hakka yürüyen tüm canlarımızın devri daim olsun. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için birlik olmalıyız” dedi.

    PİRHA/FRANSA

  • Nilgün Mete: Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevileri temsil etmiyor-VİDEO

    Nilgün Mete: Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevileri temsil etmiyor-VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Nilgün Mete, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluşundan bugüne geçen süreci sert sözlerle eleştirerek, “Elde var sıfır… Bu yapı Aleviler için değil, bir asimilasyon mekanizması olarak kurgulandı” dedi.

    Tartışmaların odağında olan ve Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tarif ettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi ziyaretleri, köyleri, kurumları ve cemevlerine müdahalesini sürdürüyor.

    Kurulduğu günden bu yana 3 başkan değiştirmesi ise, kurumun “koltuk” kavgası merkezine dönüştüğü yönünde tartışmaları beraberinde getirdi.

    “BU BAŞKANLIK ALEVİLERİ TEMSİL ETMİYOR”

    Gazeteci Nilgün Mete, 9 Kasım 2022’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dört yıllık pratiğini değerlendirdi. Mete, başkanlığın bugüne kadar üç kez el değiştirdiğini hatırlatarak, yönetim kadrolarının Alevi toplumuyla bağ kuramadığını söyledi.

    Mete, “Bu üç isim de Alevi olmasına rağmen Alevi toplumuyla bağı zayıf, daha çok iktidar çizgisine yakın kişiler. Alevi örgütleri bu kurumu hiçbir zaman sahiplenmedi” dedi.

    Mete Alevi örgütlerinin daha kuruluş aşamasında tavrını net koyduğunu vurguladı.

    “CEMEVLERİNE İBADETHANE STATÜSÜ YOKSA BU KURUM NEDEN VAR?”

    Başkanlığın en temel sorunu olarak cemevlerinin hala ibadethane olarak tanınmamasını gösteren Mete, devletin yaklaşımını eleştirerek, “Cemevlerine hala ‘kültürel tesis’ deniliyor. Camiler, kiliseler, sinagoglar ibadethane ama cemevleri değil. O zaman bu başkanlığı neden kurdunuz?” dedi.

    Mete, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve yüksek yargı kararlarına rağmen eşitlik sağlanmadığını belirterek,“ AİHM Türkiye hükümetlerinin Alevilere ayrımcılık yaptığını söyledi. Ama hala gereği yapılmıyor“ dedi.

    “DÖRT YILDA KOCAMAN BİR HİÇ”

    Başkanlığın faaliyetlerini de değerlendiren Mete, yapılan çalışmaların yüzeysel kaldığını söyledi. Cemevlerinin boya, badana gibi ihtiyaçlarının karşılanmasının bir devlet kurumu gerekçesi olamayacağını belirterek, “Cemevlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için böyle devasa bir kurum kurmaya gerek yoktu. Aleviler zaten kendi cemlerini yapıyor, kendi ihtiyaçlarını karşılıyor. Şimdi bu 4 yıllık bir geçmişe baktığımız zaman Alevi Bektaşi Kültür ve Cemiyet Başkanlığı ne yaptı? Peki Alevi toplum için, Aleviler için, Alevi inancı için ne yaptı? Aslında kocaman bir hiç, elde var sıfır ” ifadelerini kullandı.

    Kurum içinde yaşanan tartışmalara da değinen Mete, mevcut yönetimin etkisiz olduğunu kaydederek, “Oraya memur olarak atanmış bir başkan var. AKP ne derse onu yapıyorlar. Kariyer kaygısı dışında bir duruş yok” diye belirtti.

    “ALEVİ TOPLUMU BU YAPIYI KABUL ETMEDİ”

    Alevi toplumunun büyük çoğunluğunun bu kurumu reddettiğini ifade eden Mete, federasyonlar ve örgütlü yapılar açısından durumun net olduğunu ifade ederek, “Çünkü Alevi toplumu dirençli bir toplum. Haksızlığa karşı direnir. Bir asimilasyon merkeziyse onu asla kabul etmez. Orayı kabul edenler var mı? Var. Oraya gidenler var mı? Var. Ama çok az sayıda bunlar. Alevi toplumunun büyük çoğunluğu, Alevi federasyonları, hem Avrupa’daki hem Türkiye’dekiler bu kurumu kabul etmediler” dedi.

    Başkanlık bünyesinde Alevi inanç önderlerinin bulunmamasına da dikkat çeken Mete, şunları kaydetti:

    “Ne Alevi dedeleri var ne pirler var. Tanınan, saygı duyulan isimler yok. Aleviliği temsil eden bir yapı değil bu.”

    Kurumun geleceğine ilişkin değerlendirmede de bulunan Mete, yaşanan iç çekişmelerin ve toplumsal karşılıksızlığın bu yapıyı sona yaklaştırdığını ifade etti.

    “Belki de fes edecekler. Çünkü işe yaramıyor. Alevi toplumu kabul etmiyor. Eğer kapatılırsa da bu bir asimilasyon merkezinin ortadan kalkması olur” değerlendirmesinde bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda “koltuk” kavgası büyüyor!

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda “koltuk” kavgası büyüyor!

    PİRHA- Kurulduğu günden bu yana tartışmaların odağında olan ve Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tarif ettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda “koltuk” kavgası büyüyor.

    2022 yılında kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Cumhuriyet tarihinin en önemli adımı” olarak nitelendirmişti. Aleviler ve Alevi kurumları ise bu karara en başından beri karşı çıkmış ve bu kurumun Alevi kimliğini temsil etmeyip asimilasyona hizmet edeceğini belirtmişti.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı, Alevi ziyaretleri, köyleri, kurumları ve cemevlerine müdahalesini sürdürürken, kurulduğu günden bu yana 3 başkan değiştirmesi de, kurumun “koltuk” kavgası merkezine döndüğünü de gösteriyor.

    Alevilerin var olma mücadelesi verdiği, eşit yurttaşlık hakkı için direndiği, cemevinin inanç merkezi olarak kabul edilmesi için sesini yükselttiği, yaşam alanlarını eko-kırıma uğramaması için nöbet tutup, eylem yaptığı bir zamanda, Alevilerin sorunlarını “çözeceğiz” diyerek kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda gruplar arası kavga sürüyor.

    AKP hükümeti, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurdu. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı görevine, ilk olarak İçişleri Bakan Danışmanı Ali Arif Özzeybek’i getirildi.

    Bir yıl dolmadan Ali Arif Özzeybek görevden alınarak 7 Ekim 2023 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla gece yarısı yayımlanan kararnameyle Ali Rıza Özdemir başkan olarak atandı.

    Alevilerin sorununu cemevlerine masa sandalye, çimento, kum alarak çözeceğini düşünen AKP, Alevi toplumunda destek bulamayınca başkan değiştirme yoluna gitti. 2 yıl görevde kalan Ali Rıza Özdemir, iç çekişmeler sonrası görevden alındı.

    12 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda görev değişikliğine gidilerek, mevcut Başkan Alirıza Özdemir’in yerine Esma Ersin atandı.

    Alevi toplumunu, sandalye, masa, çimentoyla yanına çekmeye çalışan, taleplerini ve kurumlarını görmezden gelen, inanç merkezlerini yaşlı bakım eviyle bir tutan AKP, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndaki “koltuk” kavgasına dair nasıl bir adım atacağı merak konusu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkan Kurulu: Aleviler rızasız lokmaya tamah etmez!

    Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkan Kurulu: Aleviler rızasız lokmaya tamah etmez!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkan Kurulu, yaptığı yazılı açıklamayla Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın son günlerde cemevleri ve Alevi kurumlarının aranarak, 2 Nisan’da gerçekleştirilecek programlara davet edilmesine sert tepki gösterdi.

    Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görev yapan ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurucu isimlerinden biri olan Ali Arif Özzeybek adına; cemevleri ve Alevi kurumları aranarak, 2 Nisan Perşembe Günü gerçekleştirileceği belirtilen bir program için, davetler yapılıyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yol Erkan Kurulu da, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yapılan etkinliğe tepki gösterdi.

    “ALEVİLİK YOLU SARAYA VE İKTİDARA HİZMET ETMEZ”

    ABF Yol Erkan Kurulu tarafından yapılan açıklamada, bu davetlerin Alevi toplumunun tarihsel taleplerini karşılamak için olmadığını, Aleviliği kendi denetimine almak isteyenlerin bir planı olduğu ifade edildi.

    “ALEVİLERİ SÜSLÜ SOFRALARA VE RIZASIZ LOKMALARA DAVET EDİYORLAR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun kendi inanç sistemini, Yol-Erkânını ve tarihsel birikimini ‘Saray’ın tasarrufuna sokmak isteyen bir yapı olduğunun dile getirildiği açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Bu başkanlık, eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve Cemevleri’nin ibadethane statüsü gibi temel taleplerimizi karşılamak yerine, Alevi toplumunu biata zorlamakta ve bağımsız kurumlarımızı zayıflatmaktadır.

    Aranan Alevi kurumlarının ve canlarımızın gerekli tepkiyi verdiklerinden şüphemiz yoktur. Ancak; tüm canlarımızın ve kurumlarımızın, bulundukları bölgelerdeki dernekleri, cemevlerini ve yol yürüten tüm canlarımızı, bu konuda bilgilendirmesi ve bu programa katılmanın Saray’a hizmet edeceğinin tekrar hatırlatması gerekmektedir.

    Şunu açık bir şekilde vurgulamak isteriz ki; Saray merkezli oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Bektaşi toplumunun kendi inanç sistemini, Yol-Erkânını ve tarihsel birikimini, Dergahlarımızın ve Ocaklarımızın kurduğu yoldan çıkarıp, sarayın tasarrufuna sokmak isteyen bir yapıdır.

    Bu başkanlık, Alevilerin yıllardır dile getirdiği; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması ve katliamlarla yüzleşilmesi gibi temel talepleri karşılamak yerine; Alevi toplumunu biat altına alma ve özellikle, herhangi bir üst kurumun üyesi olmayan, bağımsız Alevi kurumlarını zayıflatmaya yönelik bir çalışma yapmaktadır. Yani aslında, Alevilere değil, kendi kuruluş amacına hizmet etmektedir.

    Öte yandan, eğitim alanında da asimilasyon politikalarına destek veren, Alevi Ansiklopedisi adı altında yayınlar çıkaran, Alevi inancına bağlı olmayan kişilerle yol yürüyen saray merkezli bu yapının, bu tür organizasyonlarının, ne denli samimiyetsiz olduğu zaten hepimizce aşikardır. Bu yapı, planladıkları etkiyi sağlayamayınca, bir başka paralel yapı ile yine karşımıza çıkıyor. Alevileri süslü sofralara ve rızasız lokmalara davet ediyorlar.

    Bilindiği üzere Alevi Bektaşi Yol’u; resmi protokollerle değil, halkın ortak iradesi ve rızasıyla, meydanlarda ve cemlerde yaşatılır. Bu Yol ve Erkân, herhangi bir otoritenin yönlendirmesiyle değil, taliplerin ve yola inanmış canların rızalığıyla sürdürülür. Yalnız onlar şunu iyi bilmelidir ki; Saraylarının süslü ışıkları bizim gözümüzü kamaştıramaz, protokol davetleri zihnimizi bulandıramaz.

    Tarih de göstermiştir ki; Aleviler rızasız lokmaya tamah etmez ! Bu nedenle tüm canlarımızı; Yol’umuza, Erkânımıza ve tarihsel mirasımıza sahip çıkarak, bu tür girişimlere karşı birlikte durmaya ve ortak irademizi kararlılıkla büyütmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP bunu da yaptı: Cemevi, kreş ve yaşlı bakımevi ile aynı statüde sayıldı!-VİDEO

    AKP bunu da yaptı: Cemevi, kreş ve yaşlı bakımevi ile aynı statüde sayıldı!-VİDEO

    PİRHA- Cemevi AKP tarafından spor tesisi ve kreşle aynı ketegoriye kondu. DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, cemevinin “kültürel tesis” olarak belirlenmesine tepki göstererek, “Bu mantıktan ivedi bir şekilde geri adım atılmalıdır. Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” dedi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yeni bir yönetmelik hazırlayarak, imar planlarında cemevi yapılarının statüsünü kültürel tesis olarak belirledi. Resmi Gazete’de yayımlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te cemevinin “kültürel tesis” olarak belirlenmesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan da etkisi olduğunu belirtildi.

    “CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR”

    Konuyu Meclis gündemine taşıyan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, cemevinin “kültürel tesis” olarak belirlenmesine tepki gösterdi. Bakanlığın yayınladığı yönetmelikte cami, mescid, havra, sinegog, kilise, şapelin alt alta sıralandığını vurgulayan Fırat, cemevinin sosyal ve kültürel tesis olarak ilan edildiğine dikkat çekti.

    Yönetmeliğin Aleviler nezdinde kabul edilemez olduğunun altını çizen Fırat, “Bu mantıktan ivedi bir şekilde geri adım atılmalıdır. Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Cemevi Başkanlığı ‘gri pasaportlu dede’ arayışına girdi!

    Cemevi Başkanlığı ‘gri pasaportlu dede’ arayışına girdi!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Hızır ve Muharrem Oruçlarında yurt dışına gönderilmek üzere ‘gri pasaportlu dedeler’ arayışına girerek, sanal medya hesabından ilan paylaştı.

    Bir dönem Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Alevi pirleri/dedelerinin Avrupa’nın çeşitli yerlerine ‘hizmet’ için gri pasaport verilerek görevlendirilmesi işini şimdilerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üstlenmiş durumda.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın sanal medya hesabında yayımlanan yeni ilanda 2026 yılı Hızır ve Muharrem oruçlarında yurtdışına gönderilmek üzere “inanç önderi” aradığı duyuruldu.

    Duyuruda ilgililere gri pasaport, ödeme kolaylıkları ve Avrupa görevlendirmeleri vaat edilirken, sözde talebin Avrupa’daki Alevilerden geldiğini savundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın önüne siyah çelenk bırakacak!

    Alevi kurumları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın önüne siyah çelenk bırakacak!

    PİRHA- Alevi kurumları, 26 Ağustos Salı günü Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyon politikalarını protesto etmek amacıyla, başkanlık binası önüne siyah çelenk bırakacak. ABF, tarafından yapılan açıklama, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, 28 Ağustos’ta yapacağı ‘istişare toplantısına’ federasyonumuzu ve Alevi Kurumlarımızı, davet etmiştir. Tanımadığımız ve yok saydığımız bu asimilasyon kurumunun davetine katılmayacağız” denildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve bileşeni olan Alevi kurumları 26 Ağustos Salı saat 12.30’da Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını protesto etmek amacıyla başkanlık binası önüne siyah çelek bırakacak.

    “ALEVİ İNANCINI DEVLETİN ASİMİLASYON KURUMLARINA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Alevi inancını devletin asimilasyon kurumuna teslim etmeyeceklerini belirten ABF, “Devlet eliyle kurulan ve Alevi toplumunu temsil etme iddiasında olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevilerin gerçek taleplerini yok saymakta, inancımızı asimile etmeye ve kendi çizdikleri kalıplara hapsetmeye çalışmaktadır. Biz Aleviler, tarih boyunca baskıya, inkara ve asimilasyona boyun eğmedik, bugün de eğmeyeceğiz. İnancımızı, yolumuzu, erkanımızı, devletin asimilasyon kurumlarına teslim etmeyeceğiz” dedi.

    “26 AĞUSTOS’TA BAŞKANLIĞIN ÖNÜNE SİYAH ÇELENK BIRAKACAĞIZ”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, 28 Ağustos’ta yapacağı ‘istişare toplantısına’ federasyonun ve bileşeni Alevi kurumlarının da davet edildiğini ancak kurumların bu toplantıya katılmayacağını belirten ABF, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Tanımadığımız ve yok saydığımız bu asimilasyon kurumunun davetine, katılmayacağız! 26 Ağustos Salı saat 12.30’da, Alevi Kurum Temsilcilerimizle birlikte, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapısına, siyah çelenk bırakacağız. Bu Çelenk; Alevilerin iradesini yok sayan, inancımızı devletin güdümüne sokmak isteyen anlayışa karşı, bir itiraz ve direnişin sembolüdür. Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, bir kez daha, orada ilan edeceğiz; Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz. İnancımızı asimile etmeye yönelik tüm girişimleri reddediyoruz. İkrar verdik, ikrarımızdan dönmeyeceğiz!”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumlarından cemevi başkanlığının yapacağı toplantıya tepki: Bu başkanlığın hiçbir çağrısına katılmayınız!

    Alevi kurumlarından cemevi başkanlığının yapacağı toplantıya tepki: Bu başkanlığın hiçbir çağrısına katılmayınız!

    PİRHA-Alevi kurumları, Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın 28 Ağustos’ta yapacağı ‘İnanç Önderleri ve Cemevi Başkanları İstişare Toplantısı’na tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “28 Ağustos’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın davet ettiği toplantıda olmayacağız! Dedelerimiz, babalarımız, analarımız, pirlerimiz başta olmak üzere; derdi yol olan, derdi dava olan bütün canlarımızı ve kurumlarımızı da bu çağrıya uymaya davet ediyoruz” denildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın 28 Ağustos’ta yapacağı ‘İnanç Önderleri ve Cemevi Başkanları İstişare Toplantısı’ başlıklı toplantıya katılmayacaklarını belirterek konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “HER ZAMAN ZALİMİN KARŞISINDA MAZLUMUN YANINDA OLDUK”

    Aleviler olarak, tarih boyunca yüzlerce kez katliamlara uğradığı belirtilen açıklamada, “Yerimizden, yurdumuzdan edildik. Köklerimizden koparılıp, sürgünlere gönderildik. Yakıldık, asıldık, türlü işkencelere maruz kaldık, zindanlara atıldık. Bu zulüm, bu işkence günümüze kadar devam etti ve hala da devam ediyor. Farklı inanç ve kimliklere sahip olan halklara yönelik zulüm, sadece katliam veya sürgünlerle sınırlı kalmadı. Bunlardan daha ağır olanı, ret ve inkara dayalı politikalardır. Asimilasyon uygulamalarıdır. Ret, inkâr, imha ve asimilasyon siyasetinin geldiği yer, tam da bugünkü AKP/MHP ortaklığının halkımızın başına açtığı en büyük dertlerden biri olan tek adam rejimidir. Yani; tekçi, inkârcı, asimilasyoncu, cinsiyetçi, gerici ve ırkçı iktidar yapılanmasıdır. Bu iktidar, uzun zamandır, kendi çıkmazları sonucu, bazı politik manevralar peşindedir.

    Ancak, her manevrası yeni çıkmazlar ve yeni sorunlar üretiyor. Çünkü, zihniyet değişmiyor. Çözüm olarak ortaya koyduğu her bir yenilik, yeni bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. AKP’nin 2008 yılında, “Muharrem İftarları” (Ki Alevi inancında iftar yoktur.) ile başlattığı sözde Alevi Açılımı, fiyasko ile sonuçlanmıştır. Büyük laflar ve sözde müjdeler ile, 2009- 2010 yıllarında yaptığı yedi Alevi Çalıştayı sonucunda, ortaya çıkan yedi ciltlik nihai raporunun, Alevilerin hak ve taleplerine hiçbir şekilde karşılık vermediği gerçekliği, önümüzde durmaktadır.

    Bu raporlardan çıkan tek cümlelik sonuç ise; “Var olanlarla yetinin” dir. Bu çalıştaylar sonucunda, bir kez daha “Dağ fare doğurmuş” ve hükümete ve temsil ettiği zihniyete olan güvensizliğimiz perçinlenmiştir.  Aynı anlayış, aklını ve enerjisini sürekli olarak, biz Alevileri ve Alevi Kurumlarını bölmeye, parçalamaya, Aleviliği ortadan kaldırmayı hedefleyen Asimilasyon politikalarına göre çalıştırmıştır. Kimi Alevi Kurumları ile kurduğu ilişki üzerinden, FETÖ ile bağ kurulmuş ve Aleviler ile ilgili kötü niyetli politikalarını, FETÖ ortaklığı üzerinden devam ettirmişlerdir. Bu ortaklığın da, Alevilere verdiği sözde hediyeleri Cami-Cemevi projeleri ve Alevi İmam Hatip Lisesi olmuştur.

    Alevilerin bugüne kadar ortaya koyduğu bütün taleplere kulağını kapatan ve her talebimize karşın, daha katmerli asimilasyon uygulamaları dayatan siyasal iktidar, bu sefer de bütün itirazlarımıza rağmen, bugün tam bir asimilasyon üssüne dönüşen ve paralel bir diyanet yapısına bürünen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurmuştur. Tüm itirazlarımıza rağmen, inatla atılan bu adımların tamamının, tek nedeni, Aleviliği ortadan kaldırmak veya devletin ve AKP’nin Alevilerini ve sözde Alevi kurumlarını yaratmaktır.

    Kurulduğu günden bugüne kadar, Alevi Bektaşiler’in 40 yıllık örgütlü mücadelesi ile yurtiçinden ve yurtdışından milyonlarca Alevinin Hakk lokmaları ile inşa ettiği cemevlerine, maddi yardım ve maaş vaadiyle çökmeye çalışan bu başkanlık, 28 Ağustos 2025 de “İnanç Önderleri ve Cemevi Başkanları İstişare Toplantısı” yapacağını, bu toplantı ile birlik ve beraberliğimizi pekiştireceğimizi, ortak sorunlarımızı değerlendireceğimizi ve geleceğe yönelik adımlarımızı konuşacağımızı belirterek; tüm Alevi kurum başkanlarını ve inanç önderlerini toplantıya davet ettiğini duyurmuştur. Mecliste “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nda, barışın konuşulduğu bu günlerde barışa tam destek vereceğimizi defalarca açıkladık. İnancımız gereği, muhabbetten gıdalanan biz Alevilerin, farklı bir tutum alması zaten beklenemez. Tarih boyunca barıştan yana olduk, zalimin karşısında, mazlumun yanında olduk. Bu tutumumuz koşullara göre değişen bir tutum değildir” denildi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN DAVET ETTİĞİ TOPLANTIDA OLMAYACAĞIZ”

    İktidarın Alevilerin taleplerine karşı yaklaşımına değinilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “AKP’nin yıllardır sürdürdüğü, asimilasyon inkar ve imha politikası, sona ermemiştir. Bu nedenle de sözde açılım söylemleri biz Alevilere güven vermemekte, inandırıcı bulunmamaktadır. Barışın konuşulduğu iddiası ile kurulmuş bir masa var iken, ısrarla, kabul etmediğimiz ve etmeyeceğimiz bu başkanlıkla muhatap edilmek isteniyoruz. Kurulduğu günden bu yana, bu başkanlığın hiçbir çağrısına dahil olmadık. Bundan sonra da; bütün çabası, var olan Alevi kurumlarını aşağıdan yukarıya parçalamak olan ve yeni bir Alevilik tanımı ile Aleviliği özünden koparmaya çalışan, örgütlü yapımızı dağıtmak için devletin bütün imkanlarını kullanan bu başkanlığın hiçbir çağrısına uymayacağız. Suriye’deki Alevi soykırımı için tek kelime etmeyen, Alevi köylerinde ezan okutulmasına karşı susan, cemevlerine mescit yapılmasını savunan, Sivas Madımak Katilleri’nin serbest bırakılması sonrası, dilini yutan bir başkanlık, bizi temsil edemez.

    Bu ve benzeri daha birçok nedenden dolayı, bu başkanlığı tanımıyoruz, tanımayacağız! Muhatap almadık, almayacağız! Bizim için bu kurum yok hükmündedir. Bu itirazımız, müzakereye ve görüşmelere kapalı olduğumuz anlamına gelmez. Devlet ile müzakereden ve görüşmeden hiçbir zaman kaçmadık. Bundan sonra da, devletten gelecek görüşme ve müzakere çağrılarına ilkelerimiz, inancımız ve taleplerimiz doğrultusunda dahil oluruz. Elbette ki, devletle, hükümetle, bakanlarla, siyasi partilerle görüşürüz. Sorunlarımızı tartışır ve çözüm üretmek için mücadele ederiz. Ancak, Aleviliği ve Alevileri teslim alıp, kendisine biat etmeye zorlayan bu başkanlık, bizim muhatabımız değildir. Asimilasyon merkezi, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bir kez daha sesleniyoruz!

    Köy köy cemevlerimizi teslim almaya çalışıyorsunuz, devletin imkanları ile rüşvet dağıtmaya kalkıyorsunuz ama Aleviliği ve kurumlarımızı teslim alamayacaksınız! Teslim aldığınız bazı yol düşkünleri ile birlikte, bu halka hesap vereceksiniz. Yoluna, ikrarına bağlı bütün Alevi canlara, yol önderlerimize ve kurumlarımıza çağrımızdır; İkrarınıza sadık kalınız, biat etmeyiniz, yoldan çıkmayınız! Bu başkanlığın hiçbir çağrısına katılmayınız! Başka bir yol yoktur; Ya, pirlerimizin ışığında ve yolunda olacaksınız, ya da Hızır Paşalar’ın yanında saf tutacaksınız. Bu ayrım, bu kadar keskin ve net bir ayrımdır. Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar ve bu kurumlara bağlı yüzlerce bileşenimizle birlikte, 28 Ağustos’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın davet ettiği toplantıda olmayacağız! Dedelerimiz, babalarımız, analarımız, pirlerimiz başta olmak üzere; derdi yol olan, derdi dava olan bütün canlarımızı ve kurumlarımızı da bu çağrıya uymaya davet ediyoruz. Eşit yurttaşlığa dayalı laik ve demokratik Cumhuriyet mücadelesini, Alevi hak ve özgürlükleri mücadelesi ile paralel bir biçimde devam ettireceğimizi, taleplerimiz anayasal güvence altına alınıncaya kadar, kararlı duruşumuzdan geri adım atmayacağımızı, toplumsal ve onurlu bir barışı savunmaya devam edeceğimizi beyan ederiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD: Hacı Bektaş Dergahı’nı işgal girişime karşı 16 Ağustos’ta güçlü bir yanıt verelim

    PSAKD: Hacı Bektaş Dergahı’nı işgal girişime karşı 16 Ağustos’ta güçlü bir yanıt verelim

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, devlet ve onun asimilasyon kurumları eliyle Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda düzenlenecek alternatif korsan anma etkinlikleri dahil olmama çağrısında bulunarak, 16-17-18 Ağustos’ta Alevi örgütlerince düzenlecek anma törenlerine davet etti. 

    62.Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi herkesi 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak anma törenlerine davet etti.

    PSAKD açıklamasında Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın devlet tarafından kuşatmaya alınmak istendiğe vurgu yapılarak, “Sivas katillerini serbest bırakan, davayı zaman aşımına uğratan, katliamları ve katliamcıları açıktan öven, Suriye’de Alevi soykırımı uygulayan gerici, selefi ve cihatçı katilleri besleyen, silahlandıran bir zihniyetin, inancımızı ve serçeşmemizi kuşatma ve işgal etme girişimlerine ortak olmayalım” denildi.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI KUŞATILMAK İSTENİYOR”

    PSAKD Genel Merkezi’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Dergahımız, Serçeşmemiz, Hünkar’ımız Hacı Bektaş Veli’nin makamı devlet kurumları ve işbirlikçileri eliyle kuşatılmak isteniyor. Buna asla izin vermeyeceğiz.  Tarih boyunca türlü seferler düzenlendi, türlü oyunlar oynandı, katliamlar tertiplendi, sürgünler, zindanlar devreye kondu ama, teslim alamadılar, teslim alamayacaklar.

    AKP, MHP hükümeti Alevileri ve Aleviliği şekillendirmek, bir kaba sığdırmak, özünden, felsefesinden uzaklaştırıp, devletin Aleviliğini ve makul Aleviler yaratmak istiyor. Bunu da satın aldığı, rüşvet ve vaatlerle teslim aldığı sözde Alevi kurumları ve sözde dedeler ile yapmak istiyor. Bizzat kendi eliyle var ettiği İşbirlikçi kurumlar ve yoldan çıkan, inançtan uzaklaşan ihanetçiler bilsinler ki, tarih sizden hesap soracak. Bu halk ve bu inancın mensupları sizi, Hızır Paşa gibi lanetleyecek ve öyle anacaktır.  Yol yakınken geri dönün. Özür dileyin, daha fazla ihanete ortak olmayın.

    “BU GİRİŞİME 16 AĞUSTOS’TA GÜÇLÜ YANIT VERELİM”

    Yezid’in yağlı pilavından, bizim kuru lokmamız yeğdir. Halkımıza çağrımızdır, dergamızı işgal edenlerin değil, yola hizmet edenlerin yanında olun. Sivas katillerini serbest bırakan, davayı zaman aşımına uğratan, katliamları ve katliamcıları açıktan öven, Suriye’de Alevi soykırımı uygulayan gerici, selefi ve cihatçı katilleri besleyen, silahlandıran bir zihniyetin, inancımızı ve serçeşmemizi kuşatma ve işgal etme girişimlerine ortak olmayalım.

    Bu girişime 16 Ağustosta güçlü bir yanıt verelim.

    16/17/18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım. Bir olalım, İri Olalım, Diri Olalım..”

    PİRHA/ANKARA

     

  • DAD: Mameki Fest ve alternatif Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği merkezi devlet aklının planıdır!

    DAD: Mameki Fest ve alternatif Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği merkezi devlet aklının planıdır!

    PİRHA- Mameki Fest ve alternatif Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri ile Alevi sürekleri için manevi ağırlığı olan Dersim ve Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın hedef alındığını kaydeden DAD Genel Merkezi, “Bu bir tesadüf değil aksine merkezi devlet aklının yürürlüğe koyduğu bir planlamadır” diye belirtti. DAD, asimilasyoncu aklın ‘alternatif’ etkinliklerine tutum alınması çağrısında bulunarak, 16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde olacaklarını bildirdi.

     

    Tunceli Valiliği ve Fırat Kalkınma Ajansı tarafından 15-17 Ağustos 2025 tarihlerinde Dersim’de gerçekleştirilecek olan Mameki Fest’e Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi tarafından tepki gösterildi.

    ‘Kayyumcu Akıl İş Başında!’ yapılan yazılı açıklamada, “Kayyumcu akıl ise gasp anlayışı üzerine kurulu bir tahakküm organı olması itibariyle tam tersine asimilasyon, çarpıtma ve dejenere etme maksadıyla festival veya etkinlik yapar. Dolayısıyla anti festival ve anti etkinlik denilebilecek bir durum çıkar ortaya. Bunu kabul etmemiz ise mümkün değildir” denildi.

    DAD açıklamasında ayrıca Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nca 12-13 Ağustos’ta düzenlenecek alternatif/korsan Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri ile 15-17 Ağustos tarihinde Dersim’de düzenlencek Mameki Fest’in merkezi asimilasyoncu devlet aklıyla planlandığa vurgu yapılarak, bu etkniliklere karşı tavır alınması çağrısına bulundu.

    Bu dayatmacı yaklaşımdan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunan DAD Genel Merkezi ayrıca 16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde olacaklarını bildirdi.

    “KAYYUMCU AKLININ ASİMİLASYONCU, ÇARPITMA FESTİVALİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    DAD Genel Merkezi’nin açıklamsında şunlar kaydedildi:

    “Kayyumcu Akıl İş Başında!

    Kayyum rejimi toplumun siyasal iradesini gasp eden bir konumda olduğu gibi, aynı zamanda kültürel, ekonomik ve sosyal tüm değerlerine karşıda aynı misyonu oynamaktadır.

    Bu misyon doğrultusunda kayyum niteliği ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi kurumları tarafından uzun yıllardır düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerini iki yıldır boşa çıkarmaya çalışmakta ve alternatif oluşturma çabasına girmektedir.

    Aynı doğrultuda bir gelenek olarak ısrarla her sene düzenlenen Munzur Festivaline karşı, Dersim Belediyesine atanan kayyum da bu sene “Mameki Fest” adı altında bir festival düzenleyeceğini duyurdu.

    Festival ve etkinlikler toplumsal olanın kültürel değerlerinin yaşatılması ve korunması amacıyla yapılır. Dolayısıyla demokratik kurumların yaptığı festival ve etkinlikler tam olarak bu manaya erişmiş olmasada önemli bir kültürel direniş geleneği oluşturmuştur.

    Kayyumcu akıl ise gasp anlayışı üzerine kurulu bir tahakküm organı olması itibariyle tam tersine asimilasyon, çarpıtma ve dejenere etme maksadıyla festival veya etkinlik yapar. Dolayısıyla anti festival ve anti etkinlik denilebilecek bir durum çıkar ortaya. Bunu kabul etmemiz ise mümkün değildir!

    “DERSİM VE HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI HEDEFTE!”

    Raa/Rêya Heq Alevi sürekleri için manevi ağırlığı büyük olan iki mekanın, Dersim ve Hacı Bektaş Veli dergahının, aynı dönemde benzer yöntemlerle hedef haline getirilmesinin arkasında ki asimilasyoncu aklı tanıyoruz! Bu bir tesadüf değil aksine merkezi devlet aklının yürürlüğe koyduğu bir planlamadır!

    “16-17-18 AĞUSTOS’TA HACIBEKTAŞ’TA OLACAĞIZ”

    Demokratik Alevi Dernekleri olarak; vu dayatmacı yaklaşımdan bir an önce vazgeçilmelidir diyoruz!

    Toplumumuzun asimilasyoncu aklın “alternatif” olarak tertiplediği bu etkinliklere karşı tutum alması gerektiğini ve başta Alevi kurumları olmak üzere tüm demokratik kurumların birlik felsefesinde daha güçlü buluşmasının bir ihtiyaç olduğunu belirtiyoruz.

    16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde olacağız.

    İnancımızdan, dilimizden, kültürümüzden, kutsal mekanlarımızdan ve doğamızdan elinizi çekin!

    Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!”

    PİRHA/DERSİM

  • Qurçik Köyü Cemevi Başkanı: Aleviler barışı istiyor; geleceğin anahtarı da eşit yurttaşlıktır-VİDEO

    Qurçik Köyü Cemevi Başkanı: Aleviler barışı istiyor; geleceğin anahtarı da eşit yurttaşlıktır-VİDEO

    PİRHA- Varto Görgü (Qurçik) Köyü Cemevi Başkanı İmam Öztürk, Kürt sorununun çözümünde bölge halklarının barış içinde yaşayabileceği yeni bir geleceğin anahtarının ‘eşit yurttaşlık’ olduğunu söyledi. Öztürk ayrıca Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ‘maddi destek’ teklifini ret ettiklerini söyleyerek, “Alevileri kendilerine bağımlı hale getirerek, saflarına çekmek istiyorlar, Toplumun dik duruşunu koruyacağız” diye konuştu.

    Muş’un Varto ilçesinde hizmet yürüten Görgü (Qurçik) Köyü Cemevi Başkanı İmam Öztürk, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Varto’daki faaliyetleri ve Kürt sorunun çözümü bağlamında yürütülen sürece ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kendilerine ‘maddi destek’ talebiyle geldiklerini ve bu talebi reddettiklerini söyleyen İmam Öztürk, söz konusu teklifi kabul etmeyeceklerini vurguladı.

    “SİSTEM SORUNLARI TOPLUM PARÇALAMIŞ DURUMDA”

    Alevi toplumunun şehirleşme ile birlikte bölündüğünü ifade eden İmam Öztürk, “Yola hizmet için pirlerimizle elimizden geldiğince çaba gösteriyoruz. Sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz ve Alevilik asimile edilmeye doğru gidiyor. Halk, sistem sorunlarıyla uğraşıyor. Toplum, kendi ekonomik idaresi, rızkı için farklı yerlere giderek parçalanmış durumda. Güzel hizmetlerimiz ve etkinliklerimiz olmuştu. Ama eskisi gibi aktiflik gösteremiyoruz. Halkta biraz suskunluk, durgunluk olduğunu görüyoruz. Toparlanmasını, iyiye gitmesini umuyoruz. Varto’da bir dedeler pirler kurulumuz var. Tabi dönem dönem hizmet olduğunda geliyorlar” diye konuştu.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN MADDİ DESTEK TALEBİNİ REDDETTİK, DURUŞUMUZU KORUDUK”

    İmam Öztürk, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kendilerine ‘maddi destek’ talebiyle geldiklerini ancak bunu kabul etmediklerini ifade etti. Öztürk, durumu, “Alevileri kendilerine bağımlı hale getirerek, saflarına çekmek istiyorlar” diye yorumlayarak şunları söyledi:

    “Köyümüzün cemevi Varto genelinde en kapsamlı hizmeti verebilecek cemevlerinden biridir. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı yetkilileri bizlere de geldiler. Bizler dik duruşumuzun arkasında olduk. Bu cemevini canlarımız kendi emekleriyle, lokmalarıyla yaptılar. Ki zaten elektrik ve su giderleri gibi ihtiyaçları da karşılayabilecek güçteyiz. Bu konuda zaten Alevi dernekleri de bilgilendirme yapmışlardı. Toplumun bu dik duruşunu korumakta elbette bize düştü. Biz bu ihtiyaçlardan yararlanmayacağız diyerek kesin tavrımızı koyduk. Bu bir devlet politikasıdır. Alevileri kendilerine bağımlı hale getirerek, saflarına çekmek istiyorlar. Elektrik, su gibi ihtiyaçları karşılamakla işlerini daha da kolaylaştırmak istediler.”

    “BARIŞI SAVUNUYORUZ; ÇÖZÜM EŞİT YURTTAŞLIKTA”

    ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sonrası hız kazanan süreçte bölge halklarının barış içinde yaşayabileceği yeni bir geleceğin anahtarının ‘eşit yurttaşlık’ olduğuna işaret eden İmam Öztürk, “Bu süreç başlamadan önce de biz Alevilerin tavrı barış ve kardeşlikten yanaydı. Yıllardır barış mücadelesi veriyoruz. Köyümüz olarak da barış birgün daha gelecekse analar ağlamasın, çocuklar ölmesin gibisinden bir duruşumuz var. Yıllardan beri barış mücadelemiz olmuştur. Alevilik denince akla da ilk gelen barış, demokrasi ve eşit yurttaşlık hakları olacaktır. Eşit yurttaşlık mücadelesi barış için bir anahtar ve mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Bizim eşit yurttaşlık mücadelemizi kendi kurduğu kurumlarla gasp etmeye çalışıyor. Biz dik duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Bu coğrafyada Aleviler, Kürtler, Türkler de haksızlığa, hizmetsizliğe maruz bırakılıyor. Bölge olarak aynı kaderi paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/MUŞ

  • Hacıbektaş Halk Platformu’ndan ‘alternatif’ etkinliğe ret- VİDEO

    Hacıbektaş Halk Platformu’ndan ‘alternatif’ etkinliğe ret- VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş Halk Platformu, 12-13 Ağustos’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından düzenlenecek alternatif etkinliğe tepki göstererek, tüm Alevi kurum ve yurttaşları 16-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak anma ve kültür programlarına çağırdı.

    Hacıbektaş Halk Platformu, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından 12-13 Ağustos 2025 tarihlerinde düzenlenecek olan etkinliği reddettiklerini belirterek, bu girişimin Alevileri şekillendirmeye ve inançlarını asimile etmeye yönelik olduğunu vurguladı.

    Platform, yaptığı açıklamada “Onurlu hiçbir Alevi bu dayatmalara katılmamalı, destek vermemelidir” diyerek Alevi kurumları ve Alevi yurttaşları, Hacıbektaş Belediyesi öncülüğünde 16-17-18 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan 62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinliklerine katılmaya davet etti.

    Yapılan açıklamada, Kültür Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği programın, devlet eliyle Aleviliği kontrol altına alma ve inancı dönüştürme çabası olduğuna dikkat çekildi.
    Platform, “Asimilasyona geçit vermeyeceğiz. İnancımızı kendi hakikatimizle, kendi kurumlarımızla yaşatacağız. Aleviliği şekillendirmeye, asimile etmeye yönelik tüm girişimlere karşı susmayacağız, mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi aydınlar: 16-17-18 Ağustos’da Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    Alevi aydınlar: 16-17-18 Ağustos’da Hacıbektaş’ta buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi aydınlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yoluyla Alevilerin devletleştirilmeye ve anma törenlerine el konulmaya çalışıldığını belirterek, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulundular.

    62.Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, Alevi aydınlar herkesi 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet etti.

    “ALEVİLER DEVLETLEŞTİRİLMEYE, ANMA ETKİNLİKLERİNE E KONULMAYA ÇALIŞILIYOR”

    16-17-18 Ağustos’ta yapılacak anmaya dair çağrılar şöyle:

    Prof. Dr Bedriye Poyraz: Sevgili canlar lütfen Hacı Bektaş Veli Anma Töreni’ne sahip çıkalım, katılım sağlayalım. Aramızdaki bütün düşünce farklılıkların bir kenara bırakılalım. Alevilikle ilgili değerlerimiz birer birer yok ediliyor, elimizden alınıyor. Köyler boşaltılıyor, ziyaretler ve türbeler dönüştürülüyor.

    Dr. Huukçu Orhan Gazi Ertekin: İktidar, toplumdaki tüm özerk alanları ya kendine bağlamak yada yok olmak seçenekleriyle tehdit etmeye devam ediyor. Alevilik son 100 yıl içerisinde ikinci bir kurumsal saldırı ile karşı karşıya. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yoluyla Aleviler devletleştirilmeye, Alevi gelenekleri çalınmaya, Alevi anma etkinliklerine el konulmaya çalışılıyor. 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak anma etkinliğine katılmaya devam ediyorum

    “ALEVİ TOPLULUKLAR BUNA KARŞI DAHA DUYARLI VE UYANIK OLMALI”

    Akademisyen Hakan Mertcan: Aleviliği asimile etmeyi, örgütlüklerini ve birlikteliklerini dağıtmaya yönelik çabalar gittikçe yoğunlaşıyor. Alevi topluluklar buna karşı daha duyarlı ve uyanık olmak zorundadır. Aleviler siyasal İslamın bu etkinliklerinden uzak durmalıdır.

    Gazeteci Musa Özuğurlu: Alevilerin kim ve ne olduğuna Alevilerin dışında kimse karar veremez, bir çerçeve çizemez. Alevilerin kutsal günlerinin, kutlamalarının da nasıl olacağına sadece Aleviler karar verir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın alternatif bir anma düzenlemesi tamamen korsanlıktır. Bu bir asimilasyon çalışmasıdır ve buna katılmayacağız.

    “ALTERNATİF ETKİNLİKLERE KATILMAYACAĞIZ”

    Hacıbektaş Eski Belediye Başkanı Mustafa Özcivan: Hacı Bektaş Anma Törenleri 1964 yılından beri Hacıbektaşlıların, Hacıbektaş Belediyesinin ve Alevi Bektaşi kurumlarının ortak çalışmalarıyla düzenlenmektedir. Son zamanlarda yapılan alternatif etkinliklere karşıyız. Hacı Bektaş Kültür Derneği olarak alternatif etkinliklerde yer almayacağız. Tüm canları 16-17-18 Ağustos’taki anma törenlerine davet ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    Alevi kurum başkanlarından Hacıbektaş’a çağrı: 16-17-18 Ağustos’ta Hünkar’ın huzurunda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısı yaptı. Başkanlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinliği ise kınayarak yurttaşların bu etkinliğe katılmaması çağrısında bulundular.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, herkes 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet edildi.

    “HACIBEKTAŞ’TA YAPILACAK ALTERNATİF ETKİNLİĞE KATILMAMAYA DAVET EDİYORUM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Yıllardır Alevileri inkâr eden, yok sayan, her türlü asimilasyon politikası uygulayan AKP iktidarı bu yıl Hacıbektaş’ta 12-13 Ağustos’ta alternatif etkinlik yapmaktadır. Bu alternatif etkinliğe katılmamaya, reddetmeye, asıl olan 16-17-18 Ağustos’ta hep birlikte Hünkar’ın huzurunda buluşmaya davet ediyorum” dedi.

    “TALEPLERİMİZİ BİR KEZ DAHA EN YÜKSEK SESTEN DİLE GETİRECEĞİZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16-17 ve 18 Ağustos tarihlerinde Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde bir araya geleceğiz. Gönüllerimizi birleyeceğiz ve taleplerimizi bir kez daha en yüksek sesten dile getireceğiz. Her yıl düzenlemiş olduğumuz bu etkinliğe yönelik iktidarın hazımsızlığı devam ediyor. Özellikle son birkaç yıldır alternatif etkinlikler koyarak, yapmış olduğumuz etkinliklerin altını boşaltarak kendi tahakkümlerini kurma noktasında büyük bir çaba harcıyorlar. Yapılan bu anti-demokratik uygulamalar ve yapılan bu haksızlıklar karşısında bizler her yıl serçeşmemizde, pirimizin huzurunda, kararlılığımızı bir kez daha dünyaya sesleneceğiz” diyerek herkesi Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi kurumlarının yapacağı ortak etkinliğe davet etti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI KARŞISINDAKİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, bütün yurttaşları Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine çağırarak, “Alevileri asimile etmek için kurulmuş olan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın 12-13 Ağustos Hacıbektaş’ta yapmış olduğu etkinliği kınıyoruz ve karşısındaki mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGÂHI SERÇEŞMEMİZDİR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirterek, şunları ifade etti:

    “Hacı Bektaş Veli Dergâhı serçeşmemizdir, mabedimizdir, ibadethanemizdir. Kültür Bakanlığı’na bağlı Cemevi Başkanlığı’nın alternatif olarak düzenlediği 12-13 Ağustos tarihinde yapılacak olan etkinliğe ilişkin tüm canlarımıza, tüm kurumlarımıza çağrımızdır; bu yapıyı reddediyoruz. Bu alternatif törenlere katılmıyoruz. 16, 17, 18 Ağustos’ta bir olmak, iri olmak, dergahımıza, inancımıza sahip çıkmak üzere herkesi Serçeşme’ye bekliyoruz. Gelin canlar, bir olalım.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI SİVAS KATİLLERİNİ SERBEST BIRAKAN ZİHNİYET TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR”

    Cemevi Başkanlığı’nın düzenleyeceği etkinliğe kimsenin katılmaması gerektiğinin altını çizen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Sivas katillerini serbest bırakan bir zihniyet tarafından oluşturulmuş olan ve Aleviliğin bir anlamıyla asimilasyon üssü haline getirilmiş Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş’ta yapmayı planladığı alternatif etkinliğe canlarımızı katılmamaya çağırıyorum. 16, 17, 18 Ağustos tarihlerinde Aleviler ve Alevi kurumları tarafından Hacıbektaş Belediyesi’nce ortak düzenlenecek olan anma etkinliğinde Hacıbektaş’ta bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

    PİRHA/ANKARA