Etiket: alevi dedeleri

  • Almanya’daki Alevi pirlerinden çağrı: Suriye’deki Alevilere sahip çıkmalıyız!

    Almanya’daki Alevi pirlerinden çağrı: Suriye’deki Alevilere sahip çıkmalıyız!

    PİRHA- Almanya’nın farklı bölgelerinde hizmet yürüten Alevi dedeleri/pirleri, Suriye’de başta Aleviler olmak üzere diğer etnik kimliklere ve inançlara yönelik katliam tehlikesi olduğunu belirterek, dayanışma çağrısında bulundular. 

    Suriye’de cihatçı grupların Şam’ı ele geçirmesi sonrasında farklı inançlar ve etnik kimliklere yönelik yaşam hakkını tehdit eden yaklaşımlar endişe yaratıyor.

    Alevi pirleri/dedeleri, cihatçı grupların olası saldırılarına karşı mücadelede tüm çevrelere sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulundu.

    Dedeler yaptıkları açıklamalarda Suriye’de yaşayan Alevilerin güvenliğiyle ilgili kaygılarını dile getirdiler. Alevi İnanç önderleri Almanya, Avrupa ve Türkiye’de yaşayan Aleviler olmak üzere tüm vicdan sahibi insanları duyarlı olmaya ve Suriye’deki Arap Alevilerle dayanışmaya çağırdılar.

    “İNANÇSAL ETNİK BİR AYRIŞMA VE KATLİAMIN AYAK SESLERİ DUYULUYOR”

    Alevi dedeleri/pirlerinin mesajları şöyle:

    Eski Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan: 13 yıldır Suriye’de Esat rejimine yönelik içten ve dıştan müdahale sonucunda Esat hükümeti düştü. Bu durumun ardından yeni bir sorun açığa çıkmaya başladı. Suriye geniş bir coğrafya ve çok fazla etnik kimliklerin ve inancın bir arada yaşadığı bir ülkedir. Asıl olan şey, bu etnik ya da inançsal yapıları bir arada demokrasi adına hep beraber bir arada tutabilmektir.

    Fakat HTŞ adlı kökten dinci bir grubun Suriye’nin büyük bölümünü ele geçirdiği yerlerde inançsal ve etnik bir ayrışma ve katliamın ayak sesleri duyulmaktadır. Bölgedeki Alevi inanç önderinin iki oğlunun öldürülmesi azınlıkta olan Suriyeli Alevilere yönelik bir katliama dönüşmeye başladı. Bu durum bizleri derinden endişelendiriyor. Beşar Esat’ın babası Hafız Esat’ın mezarının yakılması da insanlık dışı bir duruma işaret etmektedir.

    Suriye’de asırlardır  yaşayan Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, Ezidiler, Aleviler daha birçok etnik ve inançsal kimliklerin barış içerisinde yaşaması inançsal ve kültürel değerlerin korunması gerekmektedir. Bu iki önemli olumsuz gelişmeye karşı tüm insanlığın ayrım gözetmeksizin birlikte karşı durması gerekmektedir.

    “SURİYE’DE BARIŞ, BÜTÜN İNSANLIK İÇİN BARIŞTIR”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu Üyesi Hasan Doğan: Suriye’de savaştan dolayı uzun yıllardır yaşanan olaylar yüreğimizi derinden sarsıyor. Gündeme düşen haberlerde başta Aleviler olmak üzere, farklı inanç ve etnik kimliklere yönelik şiddet insanlık dışı boyutlara ulaştı. Yüz yıllara dayanan kin ve düşmanlığın, insanların mezarlarına saldırı şeklinde yaşanıyor olması günümüz insanı ve dünyamız için utanç vericidir.

    Bizler bu yaşananları tarihten biliyoruz. Geçmişte Muaviye-Yezid zihniyetiyle gerçekleşen katliam ve şiddetin benzeri bugün selefi-cihadist örgütler eliyle yapılmaktadır. Emevi Camisinde namaz kılarak bunu zafer olarak görenlerin, bu olayların farklı toplumsal kesimlerin hafızasında acı ve korkunç olayların hatırlanmasına vesile olacağını düşünmelerini isteriz. Bu yaklaşımlar toplumları ayrıştırır, barışa katkı sunmaz.

    Gelişen bu süreç sadece Suriye’de kalmayacaktır. Komşu ülkelerdeki inanç ve etnik kimlikleri de etkileyecektir. Bu vesileyle Suriye’deki bu şiddet dalgasının durdurulması için tüm duyarlı kesimlerin uluslararası düzeyde bir baskı oluşturması elzemdir.

    Böylesine insanlık dışı eylemler, inancımıza ve insanlığımızın temel değerlerine tamamen aykırıdır. Bizim inancımız insan sevgisi, barış ve eşitlik üzerine kurulu bir inançtır. Bu bağlamda Suriye’de yaşayan farklı etnik ve inanç kimliğine sahip olanların barış içinde eşit adil bir şekilde yaşamasını temenni ediyoruz. ‘Suriye’de barış bütün insanlık için barıştır’ diyoruz.

    “SURİYE’DEKİ ALEVİLERE SAHİP ÇIKMALIYIZ, SİYASAL BÜTÜN GİRİŞİMLER YAPILMALI”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Kuzey Bölgesi İnanç Kurulu Başkanı Haydar Akdağ: Suriye’de mezhepçi katliam var. Çok büyük insanlık suçu işleniyor. Siyasal İslamcı örgüt oradaki Alevileri çoluk, çocuk, genç ve yaşlı demeden herkesi katlediyor. Ve tüm dünya seyirci kalıyor. Suriye’de her kesimin bir hamisi var, sahipsiz olanlar Alevilerdir. Biz dünya Alevileri olarak her zaman kinden daha birlik olup oradaki Alevilere sahip çıkmalıyız. Demokratik, siyasal bütün girişimleri yapmalı, duyarlılık yaratmalıyız. Dünyada hiç bir Alevi can yalnız değildir!

    “HALKLAR VE İNANÇLARIN HAKLARI ANAYASAL GÜVENCEYE ALINMALI”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Hessen Bölgesi İnanç Kurulu Başkanı Ali Ekber Erden: Tarih boyunca mazlumların yanında duran ve 72 millete bir nazarda bakmayı ilke edinmiş olan biz Aleviler, halkların özgürlüğünü ve eşitliğini savunmaya devam edeceğiz. Bölgedeki Aleviler, Sünniler, Şiiler, İsmailililer, Ezidiler, Dürziler, Yahudiler, Hristiyanlar ve tüm inanç grupları için, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Süryaniler, Çerkesler, Ermeniler ve tüm etnik kimlikler için eşitlik, özgürlük ve barış istiyoruz.

    Suriye’de savaşın ardından şekillenecek yeni yönetim, halkın barış, istikrar ve adalet beklentilerini karşılayan kapsayıcı bir yaklaşımla tesis edilmelidir. Bu çerçevede, etnik ve dini gruplar arasında adaleti sağlamak, laik ve demokratik bir sistemi hayata geçirmek büyük bir önem taşımaktadır.

    Yeni yönetim, her grubu eşit vatandaşlar olarak kabul etmeli ve hiçbir gruba ayrıcalık ya da ayrım uygulamamalıdır. Halkların din, dil, ırk ya da mezhep farkı gözetilmeksizin anayasal güvence altında eşit haklara sahip olması sağlanmalıdır. Devlet, tüm dini inançlar karşısında tarafsız olmalı ve din işlerini kamusal hayattan ayırarak bireysel özgürlük alanında bırakmalıdır. Resmi kararların, yasaların ve yönetim pratiklerinin herhangi bir dini inanca dayandırılmaması garanti altına alınmalıdır. Eğitim sistemi laik bir temelde organize edilmeli ve tüm dini grupları kapsayan tarafsız bir içerik sunmalıdır. Seçimler serbest, adil ve uluslararası gözetime açık bir şekilde yapılmalıdır.

    “SURİYE’DEKİ ALEVİLER YAŞAMSAL TEHLİKE ALTINDA”

    Bielefeld Cemevi’nden Hasan Ali İçlek Dede: 10 yılı aşkın bir zamandır Suriye’de Emevi zihniyetinin doğurduğu, büyütüp beslediği ırkçı gerici, dinci, ve şeriatçı gurupların mazlum Suriye halkı üzerinde yaratmış olduğu katliam ve kirli savaşı hala devam etmektedir. Suriye’de hakimiyeti ele geçirmiş olan HTŞ   günden güne savunmasız Suriye  halkları üzerinde baskı ve katliam politikası ile egemenliğini güçlendirmektedir. Özellikle Suriye’de yaşayan Alevilerin hedefte olduğu ve Alevi inanç toplumu önderlerine karşı amansızca bir şiddetin olduğu ve bu politik yaklaşımın yayılarak devam edeceğinin somut örneği. Daha dün Alevi kanaat önderlerinden Şeh Hadi’nin iki oğlunun HTŞ tarafından katledilmesi durumun vahametini ortaya koymaktadır. Anlaşılan Suriye Alevilerinin ciddi bir şekilde yaşamsal tehlike altında olduklarıdır.

    Şaşırtıcı olan zalimin zulmü karşısında Alevi kurum ve kuruluşlarının yaşananlar karşısında sessiz ve duyarsız kalmasıdır. Kimden kimlere gelirse gelsin, zalimin zulmünü  kınıyor, yüreği sevgi ve barıştan yana olan her kesimi mazlum Suriye halkı ile dayanışmaya çağırıyoruz.”

    Mehmet TANLI/ALMANYA

     

  • ‘Okullarda müdürler çocuklara ‘Kim Alevi’ diye soruyor’-VİDEO

    ‘Okullarda müdürler çocuklara ‘Kim Alevi’ diye soruyor’-VİDEO

    PİRHA-Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, ÇEDES projesiyle birlikte eğitim öğretimin daha da dinselleştirildiğini, okullarda müdürlerin çocuklara “Kim Alevi” şeklinde sorular sorduğunu söyledi. Ailelerin tedirgin olduğunu belirten Çolak, AKP’nin Sünni bir toplum yaratmaya, Alevileri asimile etmeye çalıştığını kaydetti. Çolak ayrıca gerçek Alevi dedelerinin devletin vereceği maaşı kabul etmeyeceklerini de dile getirdi.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesiyle eğitim daha da dinselleşti.

    İktidarın, Aleviler üzerindeki asimilasyon projeleri de bir çok alanda kendisini gösteriyor. Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi dedelerini maaşa bağlayarak, kendi Alevilerini yaratma çabası da tepkilere neden oluyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, iktidarın Aleviler üzerinde uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarını eleştirdi.

    “SÜNNİ EĞİTİM SİSTEMİYLE ALEVİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİLİYOR”

    Antep Düztepe Cemevi Başkanı Hasan Çolak, ÇEDES projesiyle çocukların küçük yaşlarda eğitilip dindarlaştırılmak istendiğini, iktidarın amacının Sünni bir toplum yaratmak olduğunu ifade etti.

    Çolak, Alevi Kültür Derneklerinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasını kabul etmediklerini, dedelerin maaşa bağlanmasının Aleviler tarafından kabul edilmediğini, gerçek Alevi dedelerin bu maaşı almayacaklarının altını çizdi.

    İktidarın ÇEDES projesini, Alevilerin inancını asimile etmek amacıyla uyguladığını ifade eden Çolak, şunları vurguladı:

    “Alevilerin yıllardır okullar üzerinde din derslerinin zorunlu olmasına yönelik bir mücadelesi vardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bunun üzerine vermiş olduğu kararlar var ama Türkiye mahkemelerinde bu yönde alınan kararlar uygulanmadı. Sünni eğitim sistemiyle Alevi çocuklar yetiştiriliyor. Bu yönde sonuç alamayan devlet Alevi derneklerini, Kültür Bakanlığı’na bağlamıştır.

    “SÜNNİ TOPLUMU YARATMAK İSTİYORLAR”

    Müfredatı Alevilere dayatmak amacıyla bir proje uygulanmaya çalışılıyor. Bizim inancımız yüzyıllardır bu şekilde devam ediyor. Bu süreçten sonra da değişmeyecektir. Genel merkezin (Alevi Kültür Dernekleri) ve federasyonun (ABF) aldığı karara göre bu projeyi kabul etmiyoruz, tanımıyoruz. ÇEDES projesi küçük yaşta çocuklara dini eğitim vermek üzere bir Sünni devleti yaratma çalışması.”

    “MÜDÜRLER OKULLARDA ÇOCUKLARA, ‘KİM ALEVİ?’ DİYE SORUYOR”

    Okullarda dini görevlilerinin çalışma yürütmesinin Alevi inancına sahip ailelerde tedirginlik yarattığını söyleyen Hasan Çolak, “Bazı okullarda müdürler haddini aşarak sınıflarda ‘‘içinizde Alevi var mı?’ diye sormuş, çocukların parmak kaldırmasını istemiş. ‘Ailenizde ne tür dini eğitimler alıyorsunuz’ şeklinde sorular sorarak sınıfın içinde bir tedirginlik yaratmaya çalışılıyor. Yani kısacası Sünni bir toplum yaratmaya çalışıyorlar. Özellikle AKP döneminde Aleviler üzerine bir politika yürütülüyor.

    “ALEVİ TOPLUMUNU YOK ETMEYE ÇALIŞAMAZSINIZ!”

    Şu an kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı her ne kadar kendini Alevi olarak görüyorsa da ben bu kurumu Alevi olarak görmüyorum. Alevinin özü sözü birdir, kimse Alevileri yolundan şaşırtamaz. ‘Dönen dönsün ben dönmezem’ sözü Alevilere has bir sözdür. Daire başkanı olarak, protokollerde yer alarak bir toplumu yok etmeye çalışamazsınız” diye konuştu.

    “GERÇEK DEDELER ÜÇ BEŞ KURUŞA YOL’UNDAN DÖNMEZ”

    Kültür Bakanlığı’nın samimi olması gerektiğini söyleyen Çolak, sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın samimi olmasını istiyorum. Bütün cemevlerinin elektriğini, suyunu versin. Buradaki Alevi dedelerinin maaşını versin ama kendi eğittiği dedelerin değil. Biz başkanlığına birkaç kuruş maaş için bağlanırsak bizim bir camiden farkımız olmaz. Gerçek dedeler üç beş kuruş için Yol’undan dönüp, tenezzül etmezler ama maaş almak isteyen bazı dedeler vardır.”

    Kamber YILDIZ/PİRHA

    LGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO
    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO
    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO
    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO
    > ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’- VİDEO
    >‘ÇEDES, Türk ve Sünni Müslüman çocuk tipini yaratma projesi; insan haklarına aykırı’– VİDEO
    >‘AKP, ÇEDES projesiyle toplumsal cehaleti, biatı okullarda aşılamak istiyor’-VİDEO 
    > ‘ÇEDES’le toplum kandırılıyor, Siyasal İslamcılar tarihin en büyük ayıbını yapıyor’ -VİDEO 
    > ‘ÇEDES gibi projeler ile bir nesil mahvediliyor’-VİDEO 
    >‘ÇEDES ile amaç bütün okulları imam hatipleştirmek’ -VİDEO
    >‘Hükümet, okullara imam atayarak süreci dönüştürüyor, kadrolaşma yapıyor’-VİDEO
    > ‘İmamlar, laik eğitimi ortadan kaldırmak için okullarımıza gönderiliyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması tamamen Alevileri asimile etme politikasıdır’-VİDEO
    > HBVAKV Efe: ÇEDES projesi Aleviler ve bu ülke için en büyük bir tuzak-VİEDO
    > ‘AKP iktidarı, ÇEDES projesiyle biat eden çocuklar yetiştirmek istiyor’-VİDEO

  • Erdoğan’ın, Cemevi Başkanlığı’na bu hafta atamaları yapacağı iddia edildi

    Erdoğan’ın, Cemevi Başkanlığı’na bu hafta atamaları yapacağı iddia edildi

    PİRHA- Alevilerin tepkisine rağmen, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bu hafta itibariyle atmaların yapılacağı kaydedildi. Ayrıca hükümetin dedeleri Kerbela’ya götürmesi çalışması kapsamında da Şubat ayında 60 kişilik ilk grubun Kerbela’ya götürüleceği öğrenildi. 

    AKP-MHP iktidar blokunun yıllar önce rafa kaldırdığı sözde ‘Alevi açılımı’ yeniden gündeme gelmiş, cemevlerinin “kültür merkezi” olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”nın kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı.

    Alevi toplumu ve örgütlerinin rızası alınmadan atılan bu adımlar büyük tepki ile karşılandı ve Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı vermeyi sürdürüyor.

    Hükümetin bir süre önce başlattığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulması kararının ardından başkanlığa bu hafta atamalar yapılacağı ve cemevlerinin elektrik giderlerinin ödenmesine ise kısa süre içinde başlanacağı öğrenildi.

    ATAMALAR BU HAFTA YAPILACAK, İSİMLER NETLEŞTİ

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasının üzerinden yaklaşık iki ay geçmesinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde başkan ve üyelerin atanmasına dair çalışmaların sona erdiği, isimlerin netleştiği bilgisi paylaşıldı.

    DW Türkçe’nin edindiği bilgiye göre; bu hafta sonuna kadar başkanlığa atamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılacak. Hem başkan, hem başkan yardımcıları atanacak. Ayrıca Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 11 kişilik Danışma Kurulu üyeleri de Erdoğan tarafından atanacak. Danışma Kurulu’nun görev süresi üç yıl olacak.

    BAŞKANLIK HANGİ GÖREVLERİ YAPACAK?

    Edinilen bilgilere göre Başkanlığın faaliyete geçmesi ile dernek, belediye, federasyona bağlı olan tüm cemevleri başkanlık koordinasyonunda olacak. Cemevlerinin elektrik giderleri başkanlık bütçesinden karşılanacak. Bu konuda da çalışmaların son aşamaya geldiği belirtiliyor. Cemevlerinin elektrik giderlerinin karşılanması için bütün cemevlerinin elektrik dağıtım şirketi üyelikleri, adları ve abonelik sözleşmeleri bilgileri çıkarıldı. İşlemlerin bitmesinin ardından ödemelerin de önümüzdeki ay başlaması bekleniyor.

    Cemevlerine kadro verilmesi ve istenen bir personele maaş ödenmesine dair işlemler de yine kurulan Başkanlık tarafından yürütülecek. Ayrıca cemevleri, yol, imar, çevre düzenlemesi gibi fiziki ihtiyaçlar ile destek alabilecek. Kurulan ve atamaların yapılmasının ardından resmen göreve başlayacak Başkanlık bünyesinde kültür bölümü de oluşturulacak. Burada da Alevi-Bektaşi inancına dair tüm eserlerin çeşitli dillerde basılması, hazırlanması, yeni çalışmalar yapılarak kamuoyuna duyurulması ve araştırmalar yapılmasının hedeflendiği de iddia ediliyor.

    ALEVİ DEDELERİ ŞUBAT AYINDA KERBELE’YA GÖNDERİLİYOR

    Edinilen bilgiye göre dedelerin Kerbela’ya götürülmesi çalışması kapsamında da Şubat ayında 60 kişilik ilk heyet Kerbela’ya gidecek. Toplamda 3 heyet halinde 180 dedenin Kerbela’ya gönderileceği belirtiliyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Ankara ve çevre illerdeki dedeleri AKP-MHP’nin maaş teklifini reddetti!

    Ankara ve çevre illerdeki dedeleri AKP-MHP’nin maaş teklifini reddetti!

    PİRHA- Ankara’nın 60 çevre köyünden dedelerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda AKP iktidarının dedelere maaş planına tepki gösterilerek, maaş teklifi reddedildi. 

    Çağdaş Demokratik Ehlibeyt Eğitim ve Kültür Derneği çağrısıyla Ankara’da toplantı gerçekleştirildi. Çubuk, Çankırı gibi çevre ilçelerden ve illerden 60 köyü temsilen Alevi dedeleri toplantıya katıldı.

    Toplantıda bulunan PSAKD Kurucu Başkanı ve Yazar Murtaza Demir, Alevilerin tepkisine rağmen AKP-MHP iktidarınca kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Dairesi’nden gelen iki temsilcisinin Alevi dedelerine maaş teklifine karşı orada bulunan dedelerin, “Bugüne kadar maaşla dedelik yapmadık; bundan böyle de yapmayacağız. Böyle bir talebimiz yoktur, olmayacak da. Maaşla dedelik yapılmaz, rızasız lokma yenilmez, maaş alan dede de dedelik yapamaz” diyerek tepki gösterdiğini aktardı.

    Demir ayrıca, Şah Kalender Veli Türbesi’nin camiye çevrilmesi ve imam atanmasına karşı gelişen mücadeleye dair güncel durumu paylaşarak, Çağdaş Demokratik Ehlibeyt Eğitim ve Kültür Derneği’nin de yasal sürece katılacağı bilgisini verdi.

    ALEVİ DAİRESİ BAŞKANLĞI’NDAN TOPLANTIYA İKİ KİŞİ KATILMIŞ

    Demir’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

    “Son zamanlarda büyük mutlulukla şahit olduğum, ülkem adına onur duyduğum bir gelişmeyi dün (23. 12.2022) bir Alevi dedeleri toplantısında yaşadım. ÇAĞDEP Yönetim Kurulunun çağrısıyla düzenlenen toplantıya Çubuk, Çankırı gibi çevre köy ve ilçelerden 60 köyü temsilen dedeler katıldı.

    1. gündemde; davet edilme nedenim olan Şah Kalender Veli Türbesine Diyanetin el koyması, Türbeyi camiye çevirmesi, imam ataması sonrasında Kalender Veli evlatlarından Hamdi Yurdakadim dedenin “yürütmenin durdurulması” adına açtığı dava hakkında bilgi verdim. Dedeler ve onların birliğini temsil eden Çağdaş Demokratik Ehl-beyt Eğitim ve Kültür Derneği (ÇAĞDEP) Yönetim Kurulunca, “Davayı takip edeceğiz, müdahil olacağız, kararın iptali adına dilekçe vereceğiz, maddi manevi her türlü desteği vereceğiz” denildi.

    DEDELER MAAŞ TEKLİFİNİ REDDETTİ

    2. gündemde; “Kültür Bakanlığına bağlı olarak kurulan “Cemevleri ve Alevi – Bektaşi Kültür Daire Başkanlığı” adına, bu Daire Başkanlığını temsilen toplantıya katılan iki arkadaşın dinlenmesi oldu. Temsilci arkadaşlar şu teklifi getirdi: “Yeni kurulan Alevi Daire Başkanlığı, 1600 dede ve her dede (cemevi) kadrosu için de 4 görevli olmak üzere toplam 8000 kişi alınacak. Sizden de uygun göreceğiniz dedelerin isimlerini bize vermenizi istiyoruz” dediler.

    Teklif oybirliğiyle reddedilerek özetle şöyle denildi:

    “Bugüne kadar maaşla dedelik yapmadık; bundan böyle de yapmayacağız. Böyle bir talebimiz yoktur, olmayacak da. Maaşla dedelik yapılmaz, rızasız lokma yenilmez, maaş alan dede de dedelik yapamaz. Devletin parası kamunun parasıdır. Vergi inanç adına değil, kamunun ihtiyacı adına tahsil edilir. İnanç kamusal değil, bireyseldir. Kişinin özelidir. Devletin inanç adına bütçe ayırması, dağıtması yanlıştır. Dinin parayla alınıp satılmasına, ticarileşmesine, ,içinin boşalmasına, bir ticari sektör gibi bazı kişi ve çevrelerin zenginlik aracına dönüşmesine neden olmuştur. Bu uygulama yanlıştır, dine inanca maneviyata büyük zararlar vermiştir. Behemahal bu yanlıştan dönülmelidir.”

    “HAKLARIMIZI İSTİYORUZ”

    Başta gül yüzlü dedelerim olmak üzere değerli başkan Nihat Yalçındere’ye yönetim kuruluna ve tüm katılımcılara teşekkür ederim. Bu memleket size ne kadar minnettar olursa olsun azdır. Bu ülke ve millet varlığını, cumhuriyet değerlerinin yaşatılmasını, dilini, türküsünü, deyişini, halayını, folklorünü size borçludur. Size, bize mumsöndü hakaretini yakıştıran Fetöcü, sübyancı tecavüzcüler utansın.

    İşte gerçek; Biz inancımız adına tüyü bitmedik yetimin hakkını alıp çoluk çocuğumuza götürmeyeceğiz! Para değil, özgürlük, eşitlik, laiklik, adalet ve gasp ettiğiniz ibadethane hukukunu iade etmenizi istiyor, bekliyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Alevi dedelerinden Erdoğan’ın açılımına tepki: Devlet tüm inançlardan elini çeksin

    Alevi dedelerinden Erdoğan’ın açılımına tepki: Devlet tüm inançlardan elini çeksin

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki açıklamalarına tepki gösteren Alevi dedeleri Ergül Şanlı, Mehmet Karabulut ve İbrahim Erdoğan, “Sistemden maaş isteyen bir dede, Alevilerin dedesi olamaz. Aleviler olarak inanç konusunda yasal güvence ve eşit yurttaşlık istiyoruz. Devlet tüm inançlardan elini çeksin” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Şahkulu Sultan Dergahı’nı ziyaret ederek 8 ilde bulunan cemevinin temel atma törenini ve açılışını gerçekleştirdi.

    Erdoğan, tören öncesi yaptığı açıklamalarda Alevi yurttaşlara yönelik çeşitli adımlar atacaklarını savunarak, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanacağını, cemevlerinde görevli Alevi dedelerine ve cemevlerinde hizmet yürüten görevlilere maaş bağlanacağını, cemevlerine tapuda özel bir imar lejantı verileceğini söyledi. Erdoğan ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Daire Başkanlığı kurulacağını aktardı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki açıklamalarına Alevi dedelerinden tepki geldi.

    “SİSTEMDEN MAAŞ İSTEYEN BİR DEDE, ALEVİLERİN DEDESİ OLAMAZ”

    Dede Ergül Şanlı, ‘Dedelerin maaş alması demek Yol’a dinamit koymak demektir’ diyerek sözlerine başladı.

    Şanlı, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dede kimden maaş alıyorsa, Yol’u geçim kaynağı olarak görüyorsa o dede Alevilerin dedesi olamaz. Sistemden maaş isteyen bir dede, Alevilerin dedesi olamaz. Buna tamah eden dedeler Alevilik dışıdır. Bugüne kadar Yol hiçbir şekilde sistemden maaş alarak yürümemiştir. Alevi Bektaşi Yolu’na dinamit koymak istiyorsan maaş iyi bir argümandır. Biz Kültür Bakanlığı’ndan ya da başka bir yerden yer, masa gibi taleplerde bulunmadık. İktidar kendine göre Aleviler bunu istiyor diyerek bir düzenleme yapıyor ve Alevileri dizayn etmeye çalışıyor. Alevi Bektaşi toplumu başından beri yasal güvence istiyor, eşit yurttaşlık hakkı istiyor, Diyanet kapatılsın istiyor. Aylarca Alevilere yönelik açılım yapılacağı söylendi ama gördük ki dağ fare doğurdu.

    “ALEVİLER OLARAK İNANÇ KONUSUNDA YASAL GÜVENCE VE EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

    Devlet bugüne kadar bize üvey evlat muamelesi yaptı. Ayrıca orada Aleviler diyerek muhatap oldukları kişilere bakıyoruz, 50 tane talibi olmayan kişiler. Sistemin konuşacağı adres bellidir. Başta Hacı Bektaş Veli Dergahı olmak üzere tüm Alevi kurumlarını muhatap almalıdır. Yol süren Alevi dedeleri maaş konusunu asla kabul etmezler. Alevilik maaşla yürüyen bir sistem değildir. Hakkullah’la, dede talip ilişkisi ile yürüyen bir sistemdir. Kültür Bakanlığı’ndan ocaklara, cemevlerine dedeler atanabilir ama o dedeler toplumda karşılık bulur mu bilinmez. Biz Aleviler olarak inanç konusunda yasal güvence ve eşit yurttaşlık istiyoruz. Bunun dışında bizim devletten bir isteğimiz yok. Devlet bu isteklerimizi karşılayacağı yerde bizi kendi kalıplarına hapsetmeye çalışıyor. Ben bu yapılan açıklamaları, söylenenleri bir hakaret olarak görüyorum.”

    “HÜKÜMETİN YAPTIĞINI ETİK BULMUYORUM”

    Dede Mehmet Karabulut ise, iktidarın yapacağını açıkladığı açılımları etik bulmadığını belirterek, “Diyanet’in kaldırılması gerekirken kaldırılmıyor. 10 yıllardır süregelen egemen anlayışın, zihniyetin hala devrede olduğunu görüyoruz. Hükümetin açılımı sağlıklı bir açılım olmayacaktır. Dedelere maaş bağlanabilir ama devlet Alevi inancını resmi olarak tanımıyor, yok sayıyor. Bir yandan da diyor ki, sana para vereyim. Bu alaycı bir yaklaşımdır. Biz Aleviler olarak canlarımızın verdiği Hakk lokmasıyla ihtiyaçlarımızı gideriyoruz. Alevilerin asıl isteği bu değil. Devlet hem bizi tanımıyor hem de bize para vermeye çalışıyor. Eğer devlet bir açılım yapacaksa federasyonlarımız, konfederasyonlarımız ve tüm Alevi kurumlarıyla bir araya gelmeli. Bu şekilde bir çalışma yapmalı. Hükümet kendisi bir şey hazırlamış, bunu alırsanız alın diyor. Yapılan etik ve sağlıklı bir yaklaşım değil” dedi.

    “DEVLET TÜM İNANÇLARDAN ELİNİ ÇEKSİN”

    Dede İbrahim Erdoğan da, Alevilerin inancının açılımlarının kendilerine bırakılması gerektiğini söyleyerek şunları aktardı:

    “Alevilerle ilgili bir açılım yapılacaksa bunu Aleviler yapmalı. Kendi belirledikleri maddeleri önümüze açılım diye koymamalılar. Böyle yaparlarsa Aleviler bunu asla kabul etmez. Dedeler devletin memuru olamaz. Şimdiye kadar Aleviler kendi lokmaları ile bugünlere kadar geldiler. İnançlarını sürdürdüler. Bundan sonra da öyle olacaktır. Bu ülkede hiçbir inanç özgür değil. Sünniler de dahil buna. Devlet yazıyor çiziyor tüm inançların önüne siz bunları yapacaksınız diye koyuyor. Onlar da ona uyuyor. Böyle yapılırsa hiçbir inanç özgür olamaz. Devlet inançları özgür bırakmalı. Her inanç kendi hocasının, dedesinin maaşını kendisi ödemesi gerekiyor. Devlet maaş öderse o inanç özgür olamaz. O dede de özgürce inancını yerine getiremez. Devlet tüm inançlardan elini çeksin.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Dedeler Diyarbakır’dan seslendi: Yolumuz para yolu değil; maaşlı memur olmayız-VİDEO

    Dedeler Diyarbakır’dan seslendi: Yolumuz para yolu değil; maaşlı memur olmayız-VİDEO

    PİRHA- Bismil ilçesine bağlı Türkmenacı (Türkmenhacı) ve Seyithasan Alevi köylerinin dedeleri, AKP hükümetinin cemevlerine ibadethane statüsü yerine ‘kültür merkezi’ statü vermek ve dedelere maaş bağlamak istemesine dair PİRHA’ya konuştular. Dedeler, “Dedeler maaşa bağlanırsa devletin memuru olur. Memuru olunca da devlet ne derse onu yapmak zorunda kalır. O yüzden doğru bulmuyoruz. Yolumuz para yolu değil”diye konuştular. 

    Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Türkmenacı (Türkmenhacı) ve Seyithasan Alevi köylerinin dedeleri, AKP hükümetinin cemevlerine ibadethane statüsü yerine ‘kültür merkezi’ statü vermek ve dedelere maaş bağlamak istemesine dair PİRHA’ya konuştular.

    Türkmenacı köyünden, Beyazıt Bestami Ocağı dedelerinden Hasan Baykut, “Alevi dedeleri maaşa bağlanırsa devletin memuru olur. Memuru olunca da devlet ne derse onu yapmak zorunda kalır. O yüzden doğru bulmuyorum” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Danışmanı Ali Arif Özzeybek’in köylerine geldiğini belirten Baykut, “Kendisi “Ben de Bektaşiyim, cemevinin neye ihtiyacı var, dedi. Ben de cemevimizin bir ihtiyacı yok, dedim. Cemevinin ihtiyacı nedir? Elektrik parasıdır, su parasıdır. Zaten biz köyde olduğumuz için elektrik kullanıyoruz ama suyumuz var zaten. Bazı camilerin ödendiği gibi cemevlerinin de ihtiyaçlarının giderilmesi lazım. Madem ki bizim vergilerimiz veriliyor, askerlik yapıyoruz. Biz de bundan faydalanmak istiyoruz” diye konuştu.

    Dede Baykut, danışmana köylerindeki ihtiyaçları sıraladığını belirterek şöyle devam etti:

    “Mahalleler arası kilitli taş olması lazım. Burada üç ziyaretimiz  var. Yedi Kızlar, Sarı Sakal, Koç Baba diye ziyaretlerimiz var. Bunların da fotoğrafları çekildi, ölçümleri yapıldı. Türbe olacaklardı. Bunlar olmadı. Olmayınca da geçen gün beni asistanı aradı. “Biz rapor tutuyoruz, bunlar yerine geldi mi?” diye sordu. Yerine gelmediğini söyledim.”

    “DEDE OLARAK EŞİĞİMİZİN BEKÇİLİĞİNİ YAPACAĞIZ”

    Seyithasan köyünden, Zeynel Abidin Ocağı dedelerinden Abbas Öztürk de, İçişleri Bakanı danışmanının ziyaretini değerlendirirken, “Biz ihtiyaç sahibi değiliz. Kesinlikle hiçbir siyasi partiyle alakamızın olmasının bir manası da yok. Dede olarak sadece kapımızın, eşiğimizin bekçiliğini yapacağız, üzerimize düşen vazifeyi, hizmeti yapacağız. Yol, erkan, sürek ne gösteriyorsa onu yapacağız. Herhangi bir statüye de gerek yok, herhangi bir isme de gerek yok. Tekkelerimizi, dergahlarımızı, cemevlerimizi başka bir yere, elinin altına bırakmanın da manası yok” ifadelerini kullandı.

    “BU YOL PARA YOLU DEĞİL; MAAŞLA YAPILACAK SÜREK DEĞİL”

    Dede Öztürk, “Bu yol parayla pulla değil, hakullahtır, çerağlıktır” diyerek şunları kaydetti:

    “Bu yol para yolu değil, madde yolu değil, kabul edilecek bir şey değil. Bu yol parayla, maaşla veya herhangi bir şeyle yapılacak bir sürek değil. Hizmet ile varız. Kemale hizmet etmeyen der ki nereye varayım. Hizmet edeceksin, alınteri alacaksın. Başka hiç kimsenin himayesi altında, maaşının altında kimseye boyun eğmeyeceksin. Kabul edilecek bir şey değil. Dedelerin maaşa da ihtiyacı yok, ha olanlar da artık gitsin nereye tabi olursa olsun. Ama kesinlikle Hüseyiniler kimsenin tabusu altında kalmaz, kimsenin koltuğunun altında gezmez. Yezitlik etmenin manası yoktur.”

    PİRHA/ DİYARBAKIR 

  • İBB’de Alevi dedeleri, rahipler ve hahamdan oluşan 50 kişi işe başladı

    İBB’de Alevi dedeleri, rahipler ve hahamdan oluşan 50 kişi işe başladı

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, farklı inanç gruplarına hizmet edecek 50 din görevlisinin Büyükşehir Belediyesi’nde işe başladığını duyurdu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından İBB’de farklı inanç gruplarına hizmet edecek 50 din görevlisinin görev yapmaya başladığını duyurdu.

    İmamoğlu’nun paylaşımı şöyle:

    “İBB’de farklı inanç gruplarına hizmet edecek din görevlileri görev yapmaya başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu kadim şehrin tüm inanç gruplarına eşit hizmet sunacak.”

    İBB Sözcüsü Murat Ongun, göreve başlayan 50 kişinin Alevi dedelerinden, Hıristiyanlığın Katolik, Ortadoks ve Gregoryan kollarına bağlı din adamlarından ve bir de bir tane Musevi hahamdan oluştuğunu söyledi.

    (HABER MERKEZİ)