Etiket: alevi dernekleri federasyonu adfe

  • Alevi kurum başkanları, Bakan Tekin’le görüştü: Alevi çocukların yaşadığı zulüm anlatıldı-VİDEO

    Alevi kurum başkanları, Bakan Tekin’le görüştü: Alevi çocukların yaşadığı zulüm anlatıldı-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının randevu talebi üzerine kurum başkanları, bugün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüştü. PİRHA’ya açıklamalarda bulunan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ” Milli Eğitim Bakanı’yla makamında görüştük. Alevi kurumların kuruluşundan bugüne kadar başta zorunlu din dersleri olmak üzere, çocuklarımızın eğitim alanında yaşadığı sıkıntıları, sorunları ve rahatsızlıklarımızı dile getirdik” dedi.

    Alevi kurumlarının genel başkanları, bakanlıklardan randevu talebinde bulunmuştu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan dönüş üzerine Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşbaşkanı Nevin Kamil Ağaoğlu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüştü.

    Görüşmenin ardından PİRHA‘ya konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan görüşmenin detaylarını aktardı.

    “BAKANA ALEVİ ÇOCUKLARIN YAŞADIĞI ZULMÜ ANLATTIK”

    Mustafa Aslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüşerek eğitim alanında yaşanan sorunları kendisine aktardıklarını söyledi.

    Aslan, şu ifadeleri kullandı:

    “Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Pir Sultan Abdal Kültür Deneği (PSAKD), Alevi Kültür Deneği (AKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) olarak Milli Eğitim Bakanı’yla makamında görüştük. Alevi kurumların kuruluşundan bugüne kadar başta zorunlu din dersleri olmak üzere, çocuklarımızın eğitim alanında yaşadığı sıkıntıları, sorunları ve rahatsızlıklarımızı dile getirdik. Her zaman dile getirdiğimiz laik, bilimsel, demokratik eğitim vurgusunun ne anlama geldiğini, ne ifade ettiğini kendisine anlattık.

    Adının seçmeli din dersi olmasına rağmen zorunlu din dersleri ile ilgili pratikteki uygulamaları anlattık. ÇEDES ve benzeri projeler ile Alevi çocuklarının yaşadığı zulmü anlattık. Bu projeleri kabul etmediğimizi, başta Alevi çocukları olmak üzere bu ülkedeki başka inançlardaki çocukların yaşadıkları sıkıntıları anlattık. Milli  eğitiminin bir medrese eğitimine doğru gitmesinin tehlikelerini anlattık. 2024-2025 uygulamayı planladıkları yeni müfredat ile ilgili kaygılarımızı, itirazlarımızı dile getirdik. Ve bu müfredatı asla kabul etmeyeceğimizi bununla ilgili bütün demokratik haklarımızı kullanacağımızı, geçmişte olduğu gibi mücadelemize devam edeceğimizi ilettik sayın bakana. Aslında 20 dakikalık planlanan görüşme 1 saat sürdü. Uzun bir görüşmeydi.

    “SORUN İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL ANLAYIŞI”

    Sayın bakan kendisini anlattı bize, kendisi ile ilgili kamuoyunda çıkan ifadelerin gerçek olmadığını aktardı ve kendi hayatıyla ilgili örnekler verdi. Burada sorun aslında iktidar partisinin genel anlayışı, iktidar partisinin zihnindeki sıkıntılar ile karşı karşıyayız. Kimin koltuğa oturduğundan çok o koltuğu kontrol eden zihniyet önemli. O zihniyetin Türkiye’yi laik eğitimden, bilimsel eğitimden, demokratik eğitimden ne kadar uzaklaştırdığının göstergesi. Biz itirazlarımızı söyledik kendisi de dinledi, uzunca notlar aldı. Takipçisi olacağız.

    Dün KESK’i ziyaret ettik daha önce de Eğitim Sen’i ziyaret etmiştik. Tüm eğitim sendikalarıyla birlikte laik ve seküler yaşamdan yana olan tüm kesimler ile bu süreçte yapılması gereken bütün demokratik hakları kullanma konusunda kararlılığımız devam edecek.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi çatı örgütleri: Gazi Katliamı bir devlet organizasyonuydu; hesap soracağız!

    Alevi çatı örgütleri: Gazi Katliamı bir devlet organizasyonuydu; hesap soracağız!

    PİRHA- Gazi Katliamı’nın Alevilere karşı kontrgerilla ve devlet güçlerinin işbirliğiyle gerçekleştirilen bir katliam olduğunu belirten Alevi çatı örgütleri, katliamın hesabını mutlaka sorulacağını, davanın üzerinin örtülerek unutturulmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan ve Alevilerin gittiği kahvehanelere, bundan tam 28 yıl önce 12 Mart 1995’te kontrgerilla elamanlarının saldırması sonucu resmi verilere göre 22 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi ise yaralandı.

    28. yılına giren Gazi Katliamı’na dair Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ortak açıklama yayınladı.

    Açıklamada, Gazi Katliamı’nın Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam olduğuna vurgu yaparak, tıpkı Madımak Katliamı’nda olduğu gibi Gazi Katliamı’nda da sorumluluğu bulunan devlet yetkililerinin milletvekili, hatta bakan yapılarak ödüllendirildiği ifade edildi.

    “29 YIL ÖNCE ALEVİLER KATLEDİLDİ”

    Alevi çatı kurumlarının açıklaması şöyle:

    “12 Mart 1995’te kontrgerilla çetelerinin saldırması sonucu Dede Halil Kaya katledilirken, 5’i ağır olmak üzere 25 kişi yaralandı. İstanbul Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de, bundan tam 29 yıl önce Aleviler katledildi.

    Bu saldırının üzerine mahalle karakoluna doğru yürüyüşe geçen halkın üzerine polis hedef alarak ateş açtı ve bir yurttaş daha polis kurşunuyla hayatını kaybetti. Ertesi gün saldırıları protesto etmek için, çoğunluğu Alevi, binlerce yurttaş İstanbul’un her yerinden Gazi Mahallesi’ne geldi. Saldırılar bir türlü bitmiyordu, burada emniyet güçleri halkın üzerine ateş açtı ve 15 yurttaşımız daha katledildi. Karanlık güçler işbaşındaydı. Daha 2 Temmuz katliamının üzerinden iki yıl geçmişti ki bu sefer İstanbul’da Aleviler katliama maruz kalıyordu. İstanbul’un ve Türkiye’nin birçok yerinde başta Aleviler olmak üzere, yüzbinlerce yurttaş, yaşanan bu katliamı protesto etmek için sokağa çıktı. 15 Mart’ta Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde polisin ateş açması sonucu 5 yurttaşımız daha katledildi. Sonuç dehşet vericiydi, 12-15 Mart tarihleri arasında yani üç günde devam eden saldırılarda onlarca canımız katledildi, yüzlercesi de yaralandı.

    “ALEVİLERE DÖNÜK KATLİAM POLİTİKASININ DEVAMI”

    Biz bu katliam pratiğini daha önce Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Ortaca ve Sivas’ta defalarca yaşadık. Ne gidenlerimizi ne de kalanlarımızı unutmadığımız gibi bu katliamı yapan ve yaptıranlara karşı verdiğimiz eşitlik, demokrasi ve özgürlük mücadelemizden asla taviz vermeden yürümeye devam ettik ve ediyoruz. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden baskı ve katliam politikalarının bir devamıdır. Aynı zihniyet bu gün de, içimizdeki hain ve işbirlikçiler aracılığı ile iş başındadır. Tarih boyunca uğradığımız tüm saldırılara ve inkar politikalarına karşın, Aleviler dün vardı, bugün vardır, yarın da var olacak.

    “KATİLLERİN KİM OLDUĞUNU BİLİYORUZ!”

    Dün olduğu gibi bugün de eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm çevrelerle omuz omuza, zulmün ve haksızlığın karşısında, ezilenlerin saflarında, asla boyun eğmeden mücadele etmeye devam edeceğiz. Aradan geçen 29 yıla rağmen Gazi ve Ümraniye’de katledilen canlarımızı unutmadık. Katliamı başlatan, saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çete mensupları hiçbir zaman bulun(a)madı. Ama biz onların kimler olduğunu biliyoruz. Onlar korkaklığın, kahpeliğin, hainliğin mirasçıları, biz ise dostluğun, dayanışmanın, onurlu direnişin sembolü Şah Kalenderlerin, Pir Sultanların, Şey Bedreddinlerin mirasçılarıyız.

    “UNUTMAYACAĞIZ, HESAP SORACAĞIZ!”

    Gazi ve Ümraniye katliamlarında hedef gözeterek birçok canımızı katlettikleri görüntülerle ve adli tıp raporlarıyla açıkça kanıtlanan polislere göstermelik cezalar verildi. Katliam davası kaçırılarak şehir şehir gezdirildi. Daha önceki Alevi katliamlarında olduğu gibi bu katliamda da sorumluluğu bulunan devlet yetkilileri milletvekili ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildi. Tıpkı Madımak katilleri gibi. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bizler bu katliamın hesabını mutlaka soracağız ve üzerinin örtülerek unutturulmasına asla izin vermeyeceğiz. 29. yılında Gazi ve Ümraniye’de katledilen tüm canlarımızı saygıyla anıyoruz. Gazi ve Ümraniye katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız!”