Etiket: alevi genç

  • Yunanistan’da 74 yıl hapisle cezalandırıldı: Kaçakçı değil, sığınmacıyım-VİDEO

    Yunanistan’da 74 yıl hapisle cezalandırıldı: Kaçakçı değil, sığınmacıyım-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’de siyasi nedenlerle yargılanan Barış Erhan, iltica amacıyla gittiği Yunanistan’da insan kaçakçılığıyla suçlanarak 74 yıl hapse mahkûm edildi. Siyasi kimliği, sağlık durumu ve dosyasındaki deliller görmezden gelindi. Ailesi ve hak savunucuları, hukuksuz yargılamaya karşı uluslararası destek çağrısı yapıyor.

    Barış Erhan, lise yıllarından itibaren sosyalist yapılarda aktif yer aldı. SGDF, ESP ve HDP çatısı altında çalıştı. Bu süreçte hakkında çok sayıda dava açıldı, polis takibi ve baskılar yaşamının sürekli parçası haline geldi. Barış, “Uzun süre hayatımın merkezine politikadan başka birşey koymadım. Belki başarılı bir devrimci olamadım. Bazı hatalar yaptım. Sonraları politikadan uzaklaştığımda oldu. Fakat faşizm benden hiç uzaklaşmadı. Bu yüzden bedel ödedim” diyor.

    2024 Temmuz’unda, Türkiye’de hakkındaki süren davalardan biri ağır ceza mahkemesinde son aşamaya gelince, yaklaşık 30 yıl ceza alma riskiyle yüz yüze kaldı. Yıllar süren baskılar, ekonomik zorluklar ve umutsuzluk içinde Avrupa’ya gitmeye karar verdi. İzmir’de ulaştığı bir kaçakçıya 4.500 Euro ödeyerek Yunanistan’a gitmek üzere 67 kişiyle birlikte bir tekneye bindi. Tilos kıyılarına ulaştıklarında tekne karaya oturtuldu ve Yunan Sahil Güvenliği tarafından gözaltına alındılar. Ardından Barış Erhan ve geminin kaptanlığını yapan Ahmad Alkodmy, Atina Korydallos Cezaevi’ne gönderildi.

    CEZAEVİNDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

    Barış Erhan, bipolar rahatsızlığı olmasına rağmen cezaevinde haftalarca tedavi göremedi. Yanında getirdiği ilaçlara el kondu, her gün farklı bir renk ve şekilde gelen ilaçlarla psikolojisi daha da bozuldu. Bu süreçte intihar girişiminde bulundu. Cezaevi içinde midesi yıkandıktan sonra hastaneye sevk edildi. Ancak polislerin baskısı nedeniyle psikiyatri ekibiyle doğru düzgün görüşemedi, muayene edilmeden geri gönderildi.

    11 Haziran 2025’te Rodos’ta görülen duruşmada, tamamen iltica etmek amacıyla Yunanistan’a geldiğini anlatan Erhan, ifadesinde şunlara yer verdi:

    “Ben komünistim, sosyalistim, devrimciyim, Aleviyim, sanatçıyım, insan hakları için mücadele eden bir bireyim. İşsiz kaldığım dönemlerde dahi bu hukuk dışı işlerle para kazanmayı düşünmedim, yapmadım, yapmam da. Amacım tamamen iltica etmekti, maalesef bu Suriyeli arkadaş ve göçmenlerden bazıları aleyhime tanıklık yaptılar bundan dolayı ceza almak üzereyim”

    Erhan’ın hem kendisi hem de ailesi, Türkiye’deki avukatı, Atina’dan gelen bir akademisyen ve dostları duruşmada tanık olarak ifade vermek istedi. Mahkeme bu tanıklardan yalnızca avukatı ve akademisyeni dinledi. Barış Erhan’a toplamda 74 yıl 1 ay hapis ve 700.500 Euro para cezası verildi. Aynı davada Ahmad Alkodmy ise 69 yıl 1 ay hapis ve 650.000 Euro ceza aldı. Kararlar temyize taşındı.

    YARGILAMA DEĞİL, GÖZDAĞI

    Cezaevinde yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Erhan’ın ailesi ve avukatı, dosyadaki delillerin dikkate alınmadığını, tanıkların dinlenmediğini ve sürecin siyasi saiklerle yürütüldüğüne dikkat çekiyor.

    Erhan’ın annesi Sabahat Özcan Çaldemir, oğlunun Türkiye’de yıllardır devam eden siyasi davalar, polis baskısı, ajanlık teklifleri ile tehdit altında olduğunu belirterek, “Bu karar siyasi bir karar. ‘Buraya gelmeyin, ceza veririz’ demek için oğlum üzerinden mesaj verdiler. Gözlerini kapatıp peşin hükümle karar verdiler” diyor.

    “Oğlum insan kaçakçısı değil. Ona güveniyorum.” diyen Anne Özcan Çaldemir şöyle devam ediyor.

    “Türkiye’de Barış’ın davalarından, dolayı Alevi olmamızdan dolayı her türllü iş konusunda sorun yaşadık. Sinema sektörüne girdi çekim yapılacaktı resmi bir yerde, sicilinde görünen davalardan dolayı o sete alınmadı ve işten çıkarıldı. Zülfikar Ali kolyesi var. Alevi olduğumuz için dışlandık yıllarca, oğlum dövmeli olduğu için dışlandı, saçı, sakalı uzun olduğu için, kulağına küpe taktığı için dışlandı. Özgürce Türkiye’de hayatını yaşayamadı. Polis sürekli takipteydi hatta evimize dahi geldi. ‘Oğlunuza sahip çıkın yanlış yollarda gözaltına alınacak, siz de durumdan etkileneceksiniz, sizden de şikayetçi olunacak siz de ceza alabilirsiniz’ diye tehditler savurdular. Çok baskı gördü çok takip edildi. Çok fazla baskı yapıldı itirafçı olması için. Maalesef şuan ki durumumuz bu”.

    Çaldemir, cezaevi koşullarının insanlık dışı olduğunu belirterek, şunları söylüyor:

    “Yunan devletinde adalet olduğuna inanarak gelmişti ama maalesef onlarda da yoktu adalet. Çok üzgünüm çok sinirliyim. Benim tek oğlum var başka bir çocuğum yok, olmasının imkanı yok. Onun geleceğiyle, hayatıyla oynadılar. Hayat Türkiye’de de kötüydü burda da kötü oldu. AB’ye ülke bir ülkenin Türk siyasetinden kaçan çocukların hepsine aynı suçu yükleyip bir şekilde ceza vermesi doğru değil. Sadece AB’ye ‘mültecileri kabul ediyoruz kaçakçıları da cezalandırıyoruz’ diyorlar. Benim çocuğum üzerindern AB’den yaklaşık 100-200 Euro para alıyorlar ama hiçbir yiyecek içecek vermiyorlar. Sadece tek öğün yemek veriliyormuş cezaevinde, geri kalanında ben her hafta para gönderiyorum. Göndermek zorundayım tek evladım, para göndererek orda ayakta tutmaya çalışıyorum. Ben emekliyim başka gelirim yok eşim çalışıyor asgari ücret. Ama kredilerle kredi kartlarıyla ondan ona devrederek bir şekilde götürmeye çalışıyorum. Şimdi çıkacağını düşünüyordum. Çıkamadığı için mecburen çalışmak zorundayım“

    HUKUKİ SÜREÇ VE DESTEK ÇAĞRISI

    Barış Erhan’ın avukatı karara itiraz etti. Ancak yeni duruşma tarihinin ne zaman verileceği belli değil. Sabahat Özcan Çaldemir sürecin hızlandırılması ve Barış’ın serbest bırakılması için uluslararası kamuoyunun desteğini bekliyor.

    Bu süreçte kimi siyasi partilerden destek görmediğini ifade eden anne Çaldemir, şöyle devam etti.

    “ ‘İnsan kaçakçısı olarak yargılanıyor biz bu işe karışamayız’ dediler. Benim oğlum insan kaçakçısı değil, bunu biliyorlar konuya müdahil olmak istemiyorlar. Avukat Katerina hanımla diyalog halinde olacağız. Elimizden gelen neyse, nereye başvurmamız gerekiyorsa, ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Şu an adını bilmediğim nereye danışmam gerekiyorsa, hangi kapıyı çalmam gerekiyorsa hepsini yapacağım. Ben herkesten yardım istiyorum. Benim oğlum gibi şu an en az 20 kişi ve bilmediğimiz daha ne kadar çok devrimci çocuk var. Hepsi insan kaçakçısı olmakla ceza yiyor. Bizim çocuklarımız bunları hak etmedi. Kimisi öldü, kimisi sakatlandı, işsiz güçsüz oldu, kimisi cezaevlerinde yıllardır eziyet gördü, görüyor. Bizim çocuklarımız bunları hak etmedi. Herkesten desteklerini bekliyorum”

    Öte yandan Barış Erhan’ın haksız tutukluluğuna son verilmesi için bir imza kampanyası da başlatıldı.

    İmza kampanyasına buradan ulaşabilirsiniz.

    EZGİ ÖZER/YUNANİSTAN

     

  • Yol Hizmetkarı Sazcı: Bizlerin boş bıraktığı alanı Diyanet doldurmaya çalışıyor-VİDEO

    Yol Hizmetkarı Sazcı: Bizlerin boş bıraktığı alanı Diyanet doldurmaya çalışıyor-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin organize ettiği Hacıbektaş Gençlik Kampı’na ilişkin konuşan Kızıldeli Ocağı yol hizmetkârı Mustafa Sazcı, “Alevi gençliği üzerinde şu an bizim kurumlarımızın gençleri cemevlerine çekmek adına hiçbir etkinliği, çabası yok. Bugün bizim dolduramadığımız boşluğu iktidar kendi eliyle bütün imkânlarını kullanarak Alevi gençliği üzerinde uygulamaya çalışıyor. Yine çuvaldızı kendimize batırmak gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    AKP hükümeti tarafından 400 genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenleneceği duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı’na ilişkin tepkiler gelmeye devam ediyor. Kızıldeli Ocağı yol hizmetkârı Mustafa Sazcı da konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Dersim’de sürdürülen asimilasyon çalışmalarına da değinen Sazcı, şunları söyledi:

    “EHLİBEYT SİMGELERİ ÜZERİNDEN YAPILAN PROJELER ALEVİ İNANCINI YOK ETMEYE YÖNELİK”

    “Bugün gerek Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın gerek Cumhurbaşkanı başdanışmanı gerekse de Tunceli Valisinin katılımıyla açılan Hz. Ali Gençlik Merkezi, Hz. Fatma Gençlik Merkezi, Hz. Hüseyin cami gibi Ehlibeyt simgeleri üzerinden yapılan bu tür projelerin Dersim’de 1938’de yapılan soykırımın devamı olarak aslında Kızılbaş Alevi inancını yok etmeye yönelik bir inanç kırımı olduğunu düşünüyorum. Burada da aslında planlanan şeyin Dersim’in hiçbir zaman biat etmeyen, erke karşı mücadelesini sürdüren ve kadimden bugüne sürdürdüğü Hakk yolu inancının Kızılbaş süreğinin bütün mürşit ocaklarının merkezi olması hasebiyle inancı ve yaşamı ile birlikte yürüttüğü mevzusu aslında. Bunu ortadan kaldırmak için yapıldığını düşünmekteyim.

    Dersim mayasının sağlam olduğunu bu projenin orada tutmayacağını düşünenlerden birisiyim. Ancak geçen süreçte Ocakzadeler Meclisi gibi iktidar eliyle yaratılan oluşumların Dersim’de de yapılması muhtemel. Kaldı ki bugün Tunceli Cemevi yine aynı zihniyet tarafından yönetilmekte.”

    “DOLDURAMADIĞIMIZ BOŞLUĞU İKTİDAR KENDİ İMKANLARI İLE DOLDURMAYA ÇALIŞIYOR”

    Sazcı, Hacıbektaş Gençlik Kampı ile ilgili olarak da şu ifadeleri kullandı:

    “Aslında bununda bilincinde olarak şu tartışmayı açmak gerekiyor. Bizlerin boş bıraktığı alanı doğrudan Diyanet doldurmaya çalışıyor. Özellikle Alevi gençliği üzerinde şu an bizim kurumlarımızın gençleri cemevlerine çekmek adına hiçbir etkinliği, çabası yok. Bugün bizim dolduramadığımız boşluğu iktidar kendi eliyle bütün imkânlarını kullanarak Alevi gençliği üzerinde uygulamaya çalışıyor. Yine çuvaldızı kendimize batırmak gerektiğini düşünüyorum. Kurumlarımız gerçekten ciddi bir şekilde bu alanı çok fazla boş bıraktı.

    Bugün mesela iktidarın şu anki politikası Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı ziyaret veya Dersim’de açtıkları gençlik merkezleri dışında yine gerek İran destekli gerek Diyanet destekli gerek İstanbul’da gerekse de Anadolu’nun birçok yerinde Alevi gençlerini kendi alanlarına çekmek adına Hz. Zeynep gibi Ehlibeyt simgeleri üzerinde bu tür çalışmalar yürütülüyor. Bugün kozu onlara vermemek gerekiyor. Biz hala niçin Şii inancının sembolleri üzerinden asimilasyona uğruyoruz? “İktidara bu boşluğu niye bırakıyoruz?” Aslında bunun düşünülmesi gerekiyor.

    Bizler hala Aleviliği semavi dinler içerisinde değerlendirdiğimiz sürece Aleviliği bir ailenin ve efradının tarafgirliği üzerinden değerlendirdiğimiz sürece bu tür asimilasyon politikaları pençesi altında olacağımızı düşünüyorum. Bugün aslında bizlerin kesin bir şekilde Alevi inancının hiçbir semavi dinin içerisine sığamayacağını, Sünnilikten, Şiilikten ve İslam’dan bağımsız bir inanç olduğunu vurguladığımız sürece bu tür asimilasyon politikalarıyla da karşılaşmayacağımızı düşünüyorum. Bunu vurgulaması gerekenler de aslında kurumlarımız. Gençleri de yine Şii odakların, Diyanetin pençesinden kurtarabilecek olanlar yine kurumlardır diye düşünüyorum. Bu alanı boş bıraktık. Umarım bundan sonra çeşitli faaliyetlerle bu alanı doldurmaya devam ederiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Maganda kurşunuyla katledilen Yusuf Can Terekeme için eylem yapılacak

    Maganda kurşunuyla katledilen Yusuf Can Terekeme için eylem yapılacak

    PİRHA-İstanbul Avcılar’da trafikte bir magandanın rastgele ateşlediği silahtan çıkan kurşunlar, seyir halindeki başka bir otomobilde bulunan 4 kişiden 2’sine isabet etti. Arka koltukta oturan Yusuf Can Terekeme (22) hastanede hayatını kaybederken, akrabası olan sürücü ise yaralandı. Bugün saat 15.30’da Yeşilkent Mahallesi’nde Bereket Pastanesi önünde basın açıklaması yapılarak katiller lanetlenecek. 

    Avcılar’da bulunan Yeşilkent Mahallesi’nde 22 yaşındaki Yusuf Can Terekeme ile akrabası olan 3 kişi otomobille seyir halindeydi. Başka bir otomobildeki magandanın rastgele ateş ettiği silahlardan çıkan mermilerden biri içinde Can Terekeme ve 3 akrabasının bulunduğu otomobilin bagaj kısmına isabet etti.

    Bagaj kısmını delip geçen mermi, arka koltukta oturan Can Terekeme’yi ve sürücü Yemen A.’yı yaraladı. Kendisinin ve arka koltuktaki akrabası Can Terekeme’nin yaralanmasının ardından Yemen A. hemen otomobili durdurdu. Yanlarında bulunan ve olaydan yara almadan kurtulan Engin A. ve Eray A. aynı otomobille iki yaralıyı hastaneye götürdü. Merminin akciğerlerinde büyük hasar oluşturduğu öğrenilen Can Terekeme hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Sürücü Yemen A.’nın ise durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Olayın ardından kaçan şüpheli ise bir hafta sonra 13 Kasım günü gözaltına alındı.

    Bugün saat 15.30’da Yeşilkent Mahallesi’nde Bereket Pastanesi önünde basın açıklaması yapılarak katiller lanetlenecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Çocuk tacizcilerini engellemek isterken öldürüldü

    Çocuk tacizcilerini engellemek isterken öldürüldü

    PİRHA- Ankara’da iki çocuğa yönelik gerçekleştirilen tacize engel olmak isterken istismarcıların bıçaklı saldırısına uğrayarak yaralanan Haydarcan Kılıçdoğan hayatını kaybetti. Kılıçdoğan, bugün Batıkent Cemevi’nden Hakk’a uğurlanacak.

    Ankara Batıkent’te, iki kız çocuğuna yönelik tacizi engellemek isteyen 28 yaşındaki Haydarcan Kılıçdoğan, tacizcilerin saldırısı sonucunda 6 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. 31 Ekim Pazar günü bir kafede masada oturan 12 ve 13 yaşlarındaki iki kız çocuğu kafeye gelen ve madde bağımlısı oldukları belirtilen 6 kişinin önce sözlü ardından fiziksel olarak tacizine maruz kaldı. Bu sırada yan masada oturan Haydarcan Kılıçdoğan ile kafede çalışan bir garson yaşanan olaya müdahale etti.

    Saldırgan grup ile Kılıçdoğan arasında kavga çıktı. Haydarcan Kılıçdoğan, kavga sırasında Y.S. (17) ile M.T. (17) tarafından 6 yerinden bıçaklandı. Ağır yaralanan Kılıçdoğan, kaldırıldığı Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Olay sırasında bölgedeki bekçilerce yakalanan saldırganlar Y.S. ve M.T, gözaltına alınıp tutuklandı.

    Olaya tanık olanlar Batıkent Meydanı’nda madde bağımlıları tarafından kadınların sürekli taciz edildiğini belirterek, Emniyet’e yapılan şikayetlerden sonuç alamadıklarını da söylediler.

    Haydarcan Kılıçdoğan’ın cenazesi bugün (03.11.2021) saat 12:00’de Batıkent Cemevi’nden Hakk’a uğurlanacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevilere hakaret eden şahsa tepki gösteren gencin duruşması 17 Haziran’da

    Alevilere hakaret eden şahsa tepki gösteren gencin duruşması 17 Haziran’da

    PİRHA – İstanbul Sarıyer Belediyesi’nde iki yıl önce Aleviliğe ve Alevilere hakaret eden Hasbi Saral adlı şahsa tepki gösteren Alevi genç Erhan Barut’un duruşması 17 Haziran Çağlayan Adliyesi 60. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek.

    31 Ağustos 2018’de iş arkadaşı Hasan Erol G.’ü ziyareti esnasında Alevilere hakaret etmesi sonrasında çıkan tartışma kavgaya dönüşmüş ve kavga sırasında küfürlerine devam eden Hasbi Saral darp nedeniyle Erhan Barut isimli Alevi gençten davacı olmuştu. Şikâyet üzerine ilk duruşma 25 Şubat’da Çağlayan Adliyesi 60. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmüştü.

    Erhan Barut’un duruşması 17 Haziran Çarşamba günü saat:09.45’de İstanbul Çağlayan 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Sarıyer Belediyesinden emekli olup ayrılmış olan fakat kızı aynı belediyede işe başlamış ve hala Sarıyer Belediyesi’nde çalışmakta olan Trabzon Sürmeneli Hasbi Saral adlı şahış 31 Ağustos 2018 tarihinde eski iş arkadaşı Hasan Erol G.’ü ziyareti esnasında Alevilere hakaret etti.

    Şahsın hakaretleri sonrası çıkan tartışma kavgaya dönüşmüş ve kavga sırasında küfürlerine devam eden Hasbi Saral darp nedeniyle Erhan Barut isimli Alevi gençten davacı oldu. Barut da Alevi nefreti suçunu işleyen Hasbi Saral’dan şikayetçi olup dava açtı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDP’li Kenanoğlu, Alevi gencinin atanmamasını Meclis’e taşıdı

    HDP’li Kenanoğlu, Alevi gencinin atanmamasını Meclis’e taşıdı

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, engelli Alevi bir gencinin, KPSS sınavında yeterli puanı almasına rağmen memur olarak atanmamasını Meclis gündemine taşıdı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Antalya’da yaşayan Alevi gencin KPSS’de yeterli puan almasına rağmen memur olarak atanmamasını meclise taşıdı.

    ‘MEMURLUĞA UYGUN GÖRÜLMEDİNİZ’

    Kenanoğlu, Alevi gencin  KPSS sınavında 83 puan aldığını, sivil memur olarak atandığını ancak işe başlayamadığını belirterek şunları kaydetti:

    “Çünkü memurluğa uygun görülmediniz şeklinde bir yazı alıyor. Hiçbir adli sicili, sabıkası yok. Bu arkadaşımız göreve başlatılmıyor. Kendisi de Alevi olmamdan başka neden yok diyor. Durumu yargıya taşımış ama yargının nasıl olduğunu yaşadığımız pratikte görüyoruz. Tüm olumsuzlukları bu kürsüden haykırmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi gençler olarak bir dedenin yaptığı her şeyi sorgulamalıyız’-VİDEO

    ‘Alevi gençler olarak bir dedenin yaptığı her şeyi sorgulamalıyız’-VİDEO

    PİRHA-Alevi inancına yönelik bilgi kirliliğini ve gençlerin sorunlarını değerlendiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şube üyesi Cumali Boran, Alevi gençlerinin yeterince sorgulayıcı olmadıklarından yakındı. Boran ayrıca Alevi inancında dedenin dokunulmaz olmadığını da hatırlattı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şube Üyesi Cumali Boran, Alevi gençlerinin durumunu, inanca yönelik bilgi kirliliğini değerlendirdi.

    “ALEVİLİKLE İLGİLİ AŞIRI BİLGİ KİRLİLİĞİ”

    ‘Eline, beline, diline sahip ol’ düsturunu benimsemiş olan Alevilerin buna göre hareket etmeye çalıştıklarını ancak bu yolda birçok sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Boran, bu sorunlardan birinin inanç boyutunda aşırı bilgi kirliliği olduğunu kaydetti. Son dönemlerde her önüne gelenin Alevilikle ilgili kitap çıkardığını ve içerik kısmının boşaltıldığını vurgulayan Boran, günümüzde Alevi gençlerinin sorgulayıcı olmadıklarından yakındı.

    “DEDE KESİNLİKLE DOKUNULMAZ DEĞİL”

    Alevilikte dedeye kutsaliyet atfedildiğini belirten Boran, bu kutsaliyetin dedenin sorgulanmasını engelleyici olmadığına ve dedenin kesinlikle dokunulmaz olmadığına dikkat çekti. Sorgulamanın her zaman çok önemli olduğuna değinen Boran, “Bir dedenin yaptığı her türlü söylemi, işlevi sorgulamalıyız. Yaptığı her şeyi sorgulama sorumluluğuna da sahibiz Alevi gençler olarak” dedi.

    “BEDEL ÖDEMİŞ ÖNDERLERİMİZ VAR ÖNÜMÜZDE”

    Alevilerin yurduna, toprağına, çevresine ve doğasına sahip çıktıklarını ve bu noktada da bazı sorunlar yaşadıklarını dile getiren Boran, “En temelde tüm kolluk kuvvetleri ile birlikte duran bir iktidar var. Bu noktada da her türlü baskıyı, dışlanmayı yaşamaktayız. Tabi bizler bunu göze almış buna göre hareket eden insanlarız ve bizim bu topraklar için bedel ödemiş ulularımız, önderlerimiz var önümüzde. Onlar bizim rehberlerimizdir” diye ifade etti.

    “HAKKIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Bizim ulularımız, önderlerimiz dediğimiz insanlar her zaman haksızlığın karşısında durup hakkın yanında olmuşlardır” diyen Boran, Alevi yolu gereği hakkın yanında durmaya devam edeceklerini belirtti. Boran, “Her işin kendine göre bir yolu vardır. Bu yolu da çok fazla gözardı etmeden işi bireyselleştirmeden hak çerçevesince sorgulamakta hiçbir sıkıntı yoktur” dedi.

    PİRHA/SAMSUN