Etiket: alevi gündemleri

  • Fırat, Meclis’te konuşu: Alevilerin sorunları demokratik bir anayasada çözüme kavuşacaktır

    Fırat, Meclis’te konuşu: Alevilerin sorunları demokratik bir anayasada çözüme kavuşacaktır

    PİRHA- Alevi gündemine dair mecliste konuşan Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevilere yönelik gözaltı operasyonlarını kınadı. Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasını hatırlatan Fırat, Alevilerin sorunlarının Kültür ya da İçişleri gibi bakanlıklarında değil, eşit yurttaşlığa dayalı demokratik ve özgürlükçü bir anayasada çözüme kavuşacağını kaydetti. 

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis kürsüsünde Alevi gündemlerine dair konuştu.

    Fırat, iktidarın toplumsal yaşamın tümünü, kamusal ve özel alanda, kendi siyasi ve ideolojik anlayışına uygun olarak biçimlendirmeye, düzenlenmeye çalıştığını söyleyerek, demokratik hak arayışları ve özgürlük taleplerinin baskı ve şiddetle bastırıldığını ifade etti.

    Geçen hafta, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi kurum temsilcileri ve cemevi başkanlarının şiddet kullanılarak ters kelepçe ile gözaltına alınması, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın gözaltına alınmasına ve Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasına tepki gösteren Fırat, devletin Alevileri tanımayarak, inancına müdahale ettiğini; bununla birlikte zorunlu din dersleri, baskılar, nefret söylemleri ve cezasızlık politikalarının devam ettiğini ifade etti.

    Fırat, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın da Alevilerin sorunlarına kulağını tıkadığını belirterek, zorunlu din derslerinin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

    DAD EŞ GENEL BAŞKANI DOĞAN’IN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ

    Fırat’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

    “Bu ülkede çok farklı din, mezhep, inanç, etnik kimlik, inanan, inanmayan ve farklı yaşam tarzları tüm zorluklara rağmen varlıklarını sürdürmektedir. Temel insan hakları, insanın topluluk ve birey olarak tarihsel etnik ve tüm kültürel varlığıyla özgürce var olma gibi haklar uluslararası hukukta da güvence altına alınmıştır. Temel insan hakları ve evrensel hukukta bunu gerektirir ve bu tür tekçi dayatmaları ret etmektedir. Geçen hafta, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi kurum temsilcileri ve cemevi başkanları şiddet kullanılarak ters kelepçe ile gözaltına alındılar. Şimdi ise aralarında Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanı Kadriye Doğan ve 1 Mayıs Cemevi yöneticisi Halil Aksu’nun da bulunduğu 20 kişi gece evleri basılarak göz altına alınmıştır. Kurumlarımızın ve cemevlerimizin yöneticilerine, başkanlarına bu zulüm ne zaman sona erecek? Bu tahammülsüzlük niye? Eş Başkan Kadriye Doğan ve beraberindekilerin bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz.

    “MADIMAK KATLİAMI KARARI VİCDANLARI YARALAMIŞTIR, HUKUKİ BİR SKANDALDIR”

    Sivas Madımak Katliamı, aradan geçen bunca süreye rağmen tam anlamıyla aydınlatılmamış, arkasındaki örgütler bulunmamış, gerçek failler yakalanmamış ve adalet yerini bulmamıştır. 14 Eylül 2023 tarihinde firari üç sanığın yargılandığı son dava ise zaman aşımına tabi tutularak düşürülmüştür. Türkiye tarihinde Alevilere karşı işlenmiş en karanlık katliamlardan biri olan Sivas Madımak katliamının faillerinden firari üç sanığı “kaçak” sayılmalarına rağmen, zamanaşımı gerekçe gösterilerek yargılanmaması hukuki bir skandaldır. İktidar, davanın zaman aşımına uğramasıyla yetinmemiş, 2 Temmuz 1993’te 33 kişinin yakılarak katledilmesine ilişkin Sivas Katliamı davasında idama mahkûm edilen Hayrettin Gül’ün ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen cezasını “sürekli hastalık” gerekçesiyle 6 Eylül 2023’te Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile kaldırmıştır. Yaşanan bu gerçekliklere rağmen Cumhurbaşkanı’nın Madımak sanığına af çıkarması başta Aleviler olmak üzere tüm demokratik kamuoyunda tepki ile karşılanmış ve vicdanları bir kez daha yaralamıştır.

    ALEVİLERE YÖNELİK AYRIMCILIK

    Devlet, biz Alevileri tanımıyor, inancımıza müdahale ediyor, yeniden tanımlamaya çalışıyor. Zorunlu din dersleri, baskılar, nefret söylemleri ve cezasızlık politikaları devam ediyor. Madımak utanç müzesi yapılmadığı gibi, davası zaman aşımına uğratılıyor, katilleri Cumhurbaşkanı tarafından affediliyor, Cemevlerimiz halen yasal olarak tanınmıyor. Ayrımcılığa ilişkin devletin, yasa, kanun ve yönetmelikleri tüm girişimlerimize rağmen değişmeden yerli yerinde duruyor. Lehimize olan AİHM ve ülkemizdeki yargı organlarının aldığı kararlar uygulanmıyor.

    “ALEVİLERİN SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ DEMOKRATİK BİR ANAYASADIR”

    Alevi toplumunun bilinen çok sayıda sorunu ortada dururken, tüm itirazlarımıza rağmen acele bir şekilde Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı kurulmuştur. İzlediğimiz kadarıyla bu kurum, yıllarca dile getirdiğimiz sorunlara kulaklarını tıkamakta ve başka işlerle meşgul olmaktadır. Bu kurum çok yoğun bir faaliyet yürütüp, kurumlarımızın ve ocaklarımızın arasına nifak tohumları ekip bir kargaşa yaratmaya, dedelerimizi ve ocak evlatlarını bakanlığın memuru haline getirmeye niyetleniyor. Devlet inancını tanımadığı bir topluluk için Kültür Bakanlığı’na bağlı bir başkanlık kurmuş, bu başkanlığa bağlı memurlar köy köy, bütün kentleri gezip cemevlerimize bazı tekliflerde bulunup, sorunları çözeceklerini ileri sürmektedirler. Alevilerin sorunlarının çözüm yeri Kültür ya da İçişleri gibi bakanlıklarda değil, eşit yurttaşlığa dayalı demokratik ve özgürlükçü bir anayasadadır.

    “BÜTÜN CANLARI BU POLİTİKALARA KARŞI DURMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    İktidarın gücü ile Alevi toplumunu satın alacaklarını düşünüyorlar. Biz buna yıllardır hatta yüz yıllardır karşı çıktık ve direndik. Devlet hiçbir zaman Alevileri yolundan çeviremedi. Tarihin hiçbir döneminde Aleviler devletin bu tür oyunlarına kanmamış, zorbalıklarına boyun eğmemiş ve bundan sonra da eğmeyecektir. Çünkü biz, Şah Hüseyin’in, Seyit Nesimi’nin, Hallacı Mansur’un ve Pir Sultanların torunuyuz. Onlar boğun eğip, teslim oldu mu ki biz olalım. Bütün canlarımızı bu girişime karşı uyanık olamaya ve karşı durmaya çağırıyorum. Devlet Alevileri muhatap alacaksa, Kurumlarımıza, Ocaklarımıza gitsin. Devlet bize hakkımızı verecekse, Cemevlerimizi ibadethane olarak tanısın, zorunlu din dersi uygulamasından vazgeçsin.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

  • ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini değerlendiren PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak Alevilerin hak ve taleplerini görmek istemeyen iktidarın bu hamlesinin girdiği siyasi çıkmazın aşılmasına yönelik argümanı olduğuna işaret ettiler. 

    Alevi toplumu haklarının, somut taleplerinin hükümet tarafından kabul edilmesini beklerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Ali Arif Zeybek, Türkiye’nin bir çok kentinde Alevi kurumlarına ziyaret gerçekleştiriyor. Kurumlara ve inanç önderlerine ‘bir ihtiyacınız var mı?’ diye sorulan ziyaretlerde kurum başkanları ve inanç önderleri çoğu yerde muhataplarının devlet olduğunun altını çizerken, Alevilerin haklarının iadesi istediler.

    Konuya ilişkin İstanbul’da hizmet yürüten Alevi kurum başkanları ve temsilcileri PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulunarak Aleviliğe yasal statü verilmemiş iken yapılan bu ziyaretlerin samimi olmayacağının altını çizdiler.

    “İKTİDARIN ALEVİLER İLE İŞKİLENMESİ SAMİMİ DEĞİL”

    Siyasal iktidarın Alevilerin sorunlarına çözüm olmadığını ifade eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, siyasi iktidarın son dönemde yaşadığı çıkmazın sonucu Aleviler ile ilişkilenmesinin samimi olmadığına işaret ederek, Son 20 yıldır bu dil bir şekilde Alevi toplumunun sorunlarına çözüm olmamıştır. Dolayısıyla doğru bir dil olmadığı aşikardır. Biz konuşma, söylem, vaat yerine müspet hareket, müspet çalışma sonuç noktasında bir şeyler görmek istiyoruz. Dolayısıyla dil, söylem bugüne kadar toplumsal taleplerimize, derdimize deva olmamıştır. Bu anlamda bu pencereden baktığımızda iktidarların dili Alevi istek ve taleplerini karşılayan bir dil olmamıştır.  Siyasal iktidar muhtemelen bir siyasi çıkmaz, bir dar boğaza girmişti. Ve bu darboğazın da aşılmasına yönelik en önemli argümanlardan bir tanesi Alevi toplumunun olduğu gerçeği zaten hep ortadadır. Dönemsel olarak, tarihsel olarak katliamlar tarihine baktığımızda çok farklı yöntemlerle de o argümanlar kullanılmıştır. Yine bugün de aynı toplum üzerinde farklı bir yöntem sergileniyor. Alevi toplumu, Alevi önderleri, Alevi kurumsallığı açısından bakıldığında hiç samimi bulunan bir durum değil” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN GÜNDEMİNİN OLMASI ZORUNLUDUR”

    Korkmaz, Alevilerin metropoller ve kentlere göç ile birlikte önemli bir aşama kaydederek kendi gündemleri oluşturabildiğini dile getirdi. Korkmaz,  “Aleviler kendi gündemleri olmak zorunda olan bir toplum. Çünkü bugün baktığımızda siyasal iktidarların, iktidarlarını koruyabilmeleri için Alevileri muhakkak gündemde tutması gerekiyor. Evet kendimiz de gündem oluşturuyoruz. Bazen kendiliğinden doğal olarak oluşan, bazen de toplumsal reflekslerle oluşturduğumuz gündemlerimiz de bugüne kadar varlığımızı koruduk” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVLERİNİN ZİYARETİ POLİTİK PROPAGANDADAN İBARET”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini politik bir propagandadan ibaret olduğu belirterek, “Her dönem Aleviler aslında muhatap alınmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal de Alevileri muhatap almıştır. Dersim’e Alevi dergahlarına gitmiştir. Daha sonra gelen iktidarların hepsi ama hepsi bir şekilde Alevilerle irtibat kurmuştur. Şimdi yüzlerce cemevlerimiz var Alevileri muhatap almak isteyenler cemevlerine gidiyorlar. Bu birazda Aleviler oy potansiyeli olarak kendilerine eklemlendirmek istiyorlar. Birazda ‘benim Alevim’ ifadesini oluşturmak istiyorlar. Oysa Aleviler kimsenin Alevi’si değil, Aleviler kendi başlarına artık kendini ifade edebilen bir toplum. Cemevlerinin ziyaret edilmesi sadece politik bir propagandadan ibarettir” dedi.

    “ALEVİLER ARTIK KENDİNİ İFADE EDEBİLİYOR”

    Alevi hak mücadelesinin meşruluk kazanarak artık her alanda kendini var ettiğini belirten Karataş şöyle konuştu:

    “Alevilik bu topraklarda var olduğu kabul edilen meşruluğunu kabul ettirmiş bir toplumdur. Geçmişte çok eski yıllarda saklanan, kırsallarda, gözden ırak yerlerde yaşamayı tercih eden, korkuyla ve baskıyla kendini ifade edemeyen, ‘inkâr’ eden bir toplumdan bugünkü geldiği aşama önemlidir. Görüyoruz ki bugün Aleviler kendilerini ifade edebiliyor, artık her alanda ben Aleviyim diyebiliyor, ben varım diyebiliyor. Demek ki Aleviler artık gündem belirleyebiliyorlar.”

    “ÖNCE CEMEVİNİ İBADETHANE OLARAK TANIMALARI GEREKİYOR, ŞEKİLCİLER”

    “Devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor” diyen Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak da cemevlerinin ziyaret edilmesini, “Devletin içerisinde iktidarlaşmış olan o gücü elinde tutanların cemevlerini ziyaret edip gönül alma derdini biz çoktan geçtik. Eğer devlet bir kuruma gelecekse veya devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor. Dolayısıyla biz bu sorunsallarımızı ortadan kaldırmadan ziyaretlerle bu işlerin olacağı kanaatini taşımıyorum. Şekilden öteye de gitmez biz Aleviler şekilci değil, özüz” diyerek yorumladı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

    İ