Etiket: alevi haberciliği

  • DAD Eş Genel Başkanı Kete: Diren Keser’in Alevi haberciliği sistemi rahatsız etti- VİDEO

    DAD Eş Genel Başkanı Kete: Diren Keser’in Alevi haberciliği sistemi rahatsız etti- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, 27 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan muhabirimiz Diren Keser için, “Diren, ötekilerin sesi olan, Alevi süreklerini, sorunlarını görünür kılan bir gazeteci olduğundan dolayı sistemi rahatsız etti. Tutukluluğu hukuki değil, siyasidir” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Pir Zeynel Kete, özellikle tekçiliğin, baskının çok yoğun olduğu toplumlarda yaşananları görünür kılma alanında görev alan gazetecilerin, yazar çizerlerin varlığının iktidarlar tarafından kabul görmediğini belirtti.

    Gazetecilerin tutuklanması, öldürülmesi, baskıya yoğun olarak maruz kalması açısından Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Kete, 27 Şubat’ta cezası onanarak cezaevine gönderilen Pir Haber Ajansı (PİRHA) ve Can TV program yapımcısı Diren Keser’in tutukluluğunun da hukuki değil siyasi bir karar olduğunu dile getirdi.

    “DİREN, ÖTEKİLERİN SESİYDİ”

    Diren Keser’in sistemin tanımladığı makbul vatandaşın dışında biri olduğunu bu nedenle hedefte olduğunu kaydeden Zeynel Kete, “Diren canımız tekçi, ırkçı, dinci, cinsiyetçi anlayışın ötekisiydi. Üstüne üstlük özgür basında çalışan Kürt-Alevi bir kültürün içerisinden geliyor. Dolayısıyla sistemi rahatsız eden bir konumda olduğu için tamamen hedefte bir gazeteciydi” dedi.

    Keser’in ötekilerin sesi olduğunu ifade eden Kete, neredeyse 10 sene önce paylaştığı haberden dolayı tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu ve bu tutuklamanın hukuki değil, siyasi bir karar olduğunun altını çizdi.

    “ALEVİLERİN GÖRÜNÜR KILINMASI RAHATSIZ ETTİ”

    Diren Keser ile 4 yıldan fazladır Can TV’de ‘Hak Yolu’ adlı program yapan Zeynel Kete, “Hak Yolu’nda Alevi camiasının belirli günleri, ritüelleri, erkanları, kavramları, kuramları güncelle sentezleyerek düzenli bir şekilde programımızı yapıyorduk. Diren’in programın akışı boyunca sormuş olduğu sorular, açmış olduğu çözümlemeler oldukça ufuk açıcıydı. Mütevazı, haberin peşinde koşan, görünmez olanı görünmez kılan, özgürlüğü savunan, nerede bir haksızlık varsa kamerasını oraya çeviren bununla ilgili haberler yapan bir canımız. Bu kadar baskı ve zulüm altında olan bir toplumda objektifi bu sorunlara çevirerek görünür kılıyordu. Alevi süreklerini görünür kıldı, bu çalışmalar elbette ki sistemi rahatsız etti” diye konuştu.

    Zeynel Kete, “Diren ve hakikat yolunda mücadele eden inancımızda peyik dediğimiz haberciler için zindan da birdir meydan da birdir. Diren canın yanındayız. Derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Pir Haber Ajansı (PİRHA) 6’ncı yılı geride bıraktı

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) 6’ncı yılı geride bıraktı

    PİRHA- Pir Haber Ajansı (PİRHA), 2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdürüyor. Ajansımız, 9 Mart 2022 tarihinde erişim engeli getirilmesinin ardından pirha.org adresi üzerinden yayın hayatına devam ediyor. 

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olma niteliği taşıyan ajansımız Pir Haber Ajansı (PİRHA) 6’ncı yılında.

    OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan Pir Haber Ajansı, tüm baskı ve engellere rağmen 6’ncı yılını geride bıraktı. 6 yıl içinde gerçeklerin karanlıkta kalmaması için sürekli doğruları yazdı ve toplumun sesi olmaya çalıştı.

    Aradan geçen 6 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı başaran, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız büyümeye devam ediyor.

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olma niteliği taşıyan Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin inanç dünyasından günlük yaşamına, maruz kaldıklarını hak ihlallerine kadar tüm süreklerin sesi olmaya devam ediyor.

    PİRHA bu anlamda, ülkenin dört bir yanında devam eden ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin elektriklerinin kesilmesi, cemevlerine korsan hoparlör takılması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiren Alevilere yönelik hak ihlallerini yılmadan ekranlara taşıdı.

    Alevi toplumunun sesi olma yolunda hızla ilerleyen PİRHA, internet üzerinden yayın yapmaya 2016’nın Kasım ayında başladı. Kısıtlı koşullara rağmen oluşturduğu muhabir ağıyla görülmeyen, verilmeyen haberlere imzasını attı, atmaya devam ediyor.

    AJANSIMIZA ERİŞİM ENGELİ İLE ALEVİLERİN SESİ SUSTURULMAK İSTENDİ

    Alevi toplumunun sesi olan ve  6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan Pir Haber Ajansı, 9 Mart 2022’de Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatıldı. Aralarında siyasetçi, yazar, Alevi kurum başkanları, analar, pirler ve birçok Alevi yurttaşın olduğu çok sayıda isim PİRHA’ya erişim engeline tepki göstererek, Alevilerin sesinin kısılmak istendiğine işaret etmişti.

    Erişim engelinden hemen sonra gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse basın açıklaması gibi değişik yol ve yöntemlerle sesini yükselten, PİRHA’ya sahip çıkan sayısızca takipçinin, basın ve ifade özgürlüğüne inanan demokratik kamuoyunun, Alevi kurumunun, Pirin, Ananın gösterdiği tepki çığ gibi büyüdü.

    Erişim engeli ve sansüre karşı hukuki mücadele başlatan ajansımız PİRHA, pirha.org ile yoluna devam ederek yol yürümeye devam ediyor.

    AJANS NASIL KURULDU?

    15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimini bastırma adı altında yaşanan karşı darbe süreci ile gelişen OHAL ve KHK’ler süreci en çok demokratik muhalefeti, dezavantajlı toplumsal kesimleri ve inançları darbelerken bunların kendisini ifade ettiği basın yayın araçları da darbe almaktan kendisini kurtaramadı.

    15 Temmuz’dan kısa bir süre sonra 120’yi aşkın gazete, radyo, televizyon Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuksuz bir şekilde kapatıldı. Alevi toplumunun sesini yansıtan Tv10 da bunlardan biriydi.

    Tv10 kapatılmadan önce de Alevi toplumunu yansıtan medya organları arasında bir ajans kurma tartışmaları vardı. Ancak kimi imkansızlıklardan ötürü hep ertelendi. OHAL adı altında TV10 da dahil onlarca televizyon, gazete, radyo kapatılınca doğal olarak çok sayıda gazeteci de işsiz kaldı. Ajans fikri bu ortamda olgunlaştı. Bir araya gelen gazeteci arkadaşlar eldeki imkanlarla neler yapılabilirin arayışına girdiler. Bazı arkadaşlar internet üzerinden yayın yapan haber siteleri kurdu, internet televizyonculuğu yapanlar var. Hepsi kıymetli çalışmalar. Alevi medyası içinde hizmet veren, şekillenen arkadaşlar da öteden beri ihtiyaç duydukları Ajansta karar kıldılar. Adeta su akıp yatağını buldu.

    KOLAY OLMADI

    Bu karar elbette kolay olmadı. Alevi gazeteciliğinin tarihi zaten çok eski değil. Bir ajans deneyimi, tecrübesi de yoktu. Bu bir ilk olacaktı. Bunun için maddi imkanlar da çok sınırlıydı. Öte yandan diyelim ki ajansı kurdun haberlerini yaptın. Bu haberleri kime servis edebilirdin ki?

    Ortada ne haberini servis edebileceğin bir radyo, ne bir gazete ne de bir televizyon kalmıştı. Hepsi mevcut baskıcı rejim tarafından kapatılmış, kapılarına mühür vurulmuş, TV10’na yapıldığı gibi varlıklarına da el konulmuştu.

    Böyle koşullarda birçok risk göze alınarak kuruldu Pir Haber Ajansı. Alevi toplumunun da beklentileri, gerçeğe ulaşma talepleri vardı. Gazetecilik refleksi bu toplumsal beklentilerle buluşunca işe koyulduk. Uzun tartışmalar sonucu Pir Haber Ajansı’nda (PİRHA) karar kılındı. Bildiğiniz gibi ‘Pir’ kavramı yaşlı bilge anlamına gelir. İnancımızda yol gösteren, yola öncülük yapan, yolu sürdürerek kuşaktan kuşağa taşıyan, yola hizmet eden anlamına gelir. En son bu anlamı derin isimde karar kılındı.

    YAYIN POLİTİKAMIZ

    Yayın politikası üzerine yapılan tartışmalarda birkaç ana ilke üzerinde duruldu. Her şeyden önce Alevi toplumunun en temel beklentisi olan demokratikleşme talebinde ısrar edilecekti. Bu çerçevede çaba harcayan tüm toplumsal kesimlerin kendini ifade edebileceği bir yayın politikasını esas alacaktı.

    Demokratik toplumsal varlığına, özerk yaşamına, kendi kendisine yeten ve kendi sorunları ne olursa olsun kendi öz dinamikleriyle çözme karakterine sahip yapısına saygılı yaklaşacaktı. Bu anlamda sömürü mekanizmalarından, zulmü esas alan iktidar odaklarından uzak duran, koşullar ne olursa olsun mazlumun ve emeğin yanında duran karakteri bir yayın ilkesi olarak benimsenecekti. İnancımızın “Yol bir sürek bin bir” düsturu esas alınarak ülkemizdeki inanç ve etnik çoğulculuk başta olmak üzere farklılıklarımız zenginliğimiz olarak kabul edilecek, bu temelde yayın çizgimize yedirilecekti.

    Bu esaslar üzerinden “Kadın Alevidir” denildi. “Çevre Alevidir” denildi. “Emek Alevidir” denildi. “Çocuk Alevidir” “Yaşam alanı bulamayan diller Alevidir” denildi. Egemen zihniyet tarafından yok sayılan, asimilasyona tabi tutulan, yaşam alanı daraltılan ne varsa bu ajansta kendisini ifade etme koşullarını elde etmelidir denildi.

    BİR KAÇ KİŞİ BİRARAYA GELEREK İŞE KOYULDUK

    Küçük bir ofiste birkaç arkadaş bir araya gelerek işe koyulduk. Bir ajansın üç beş kişiyle yürütülemeyeceğinin elbette farkındaydık. Ancak ne mali ne teknik ne de başka imkanlarımız vardı. Ama “Kervan yolda dizilir” misali bir başlayalım dedik.

    Önümüzde bir TV10 örneği vardı. Ciddi bir ihtiyaca cevap verdiği ve topluma gerçekten dokunduğu için Aleviler onu lokmalarıyla sahiplenmiş, gün gün gelişmesine katkı sunmuştu. PİRHA da TV10 gibi toplum tarafından kabul gördü, sahiplenildi.

    HERKES DOĞAL MUHABİRİMİZ

    İnsanlar, kurumlar, faaliyetlerini kamuoyuna yansıtmak istedikleri eylem ve etkinliklerini ajansımıza iletiyor. Yayın ilkelerimizi benimseyen herkes doğal muhabir ağımızın bir parçası durumunda. Şu anda Çukurova, Adıyaman, Dersim, Ankara, İzmir, Antalya gibi merkezlerden düzenli haber akışımız var. Amasya, Çorum, Tokat, Malatya gibi Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde ise kısmen iletişim kurduğumuz ilişkiler üzerinden gelişiyor.

    Bu koşullarda gazetecilik yaparken işimizin kolay olmadığını biliyoruz. Bu toplumun sorunları aynı zamanda bizim de sorunlarımız. Gazetecilik anlamında yaşadığımız zorluklar, zorlanmalar toplumsal zorlanmalarımızın bizdeki yansımalarıdır. Bunun farkındayız.

    (HABER MERKEZİ)