Etiket: alevi imam hatip lisesi

  • Alevi İmam Hatip Lisesi, tepkiler üzerine normal liseye dönüştürüldü

    Alevi İmam Hatip Lisesi, tepkiler üzerine normal liseye dönüştürüldü

    PİRHA – Alevi İmam Hatip Lisesi olarak adlandırılan Küçükçekmece’deki Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Lisesi, Alevilerin tepkileri üzerine normal lise olarak eğitim-öğretime devam ediyor.

    Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olan ve Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine, asimilasyona hizmet edeceği gerekçesiyle Alevi kurumları ve Alevi yurttaşlar tepki göstermişti.

    Açılacağının duyurulduğu günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Lisesi, geçtiğimiz Eylül ayında faaliyete başladı. Ancak Alevi lisesi olacağı, Alevi öğrencilerden ve öğretmenlerden oluşacağı söylenen okulun, şu an her kesimden öğrencinin geldiği, normal bir lise olarak çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi İmam Hatip Lisesi projesinde yer alanlar mahcup olacak’

    ‘Alevi İmam Hatip Lisesi projesinde yer alanlar mahcup olacak’

    PİRHA- Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilinen ve Alevi toplumunun tepkisini çeken “Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi”ne bir tepki de sanatçı ve Dede Muharrem Temiz’den geldi. Temiz, “İstanbul Halkalı’da Hacı Bektaş-ı Veli Projesi adı altında ısrarla uygulanmak istenilen okul modelinin Alevi-Bektaşi inancının içini boşaltmaya, sünnileştirmeye ve asimile etmeye dönük zorlama bir uygulama olduğunu anlamak gerekir” dedi.

    Muharrem Temiz, Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan  ve Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine tepki gösterdi.

    Temiz,  inançlar üzerinde tek tipleştiren ırkçı ve faşist bir anlayışın dayatılmaya çalışıldığına vurgu yaparak, bu projenin toplum nezdinde yer bulmaması yönünde her türlü demokrasi mücadelesini vereceklerini ifade etti.

    “İNANÇLARA TEK TİPÇİLİK DAYATILIYOR”

    Yaşam alanlarının çağdaşlık ilkeleri ile donatılıp barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşamayı geliştirme erdemliliği göstermenin zorunluluğuna çağrı yapan Temiz, “Aslan ile Ceylanı yan yana getiren Pir Hünkar Hace Bektaş-ı Veli doğaya, insanlığa barış ve kardeşliğin mesajını verirken, birileri bu mesajı tersten okuyup inançlar üzerinde tek tipleştirme modelini ırkçı, şoven ve faşist bir anlayış ile dayatmaya çalışmaktadır. Bu coğrafyada ki farklı inançları, renkleri, cinsleri, etnik kimlikleri vs. bizim zenginliğimiz olarak algılayıp, yaşam alanlarımızı çağın ve çağdaşlığın ilkeleri ile donatıp barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşayabilme ve geliştirme erdemliliğini göstermek zorundayız” dedi.

    “ALEVİLİĞİ ASİMİLE ETMEYE YÖNELİK UYGULAMA”

    Temiz, bu proje ile Alevi inancının içini boşaltılarak asimile edilmek istendiği ve sünnileştirme çabalarının başka bir örneği olduğuna dikkat çekti. Bu projenin toplumda yer edinemeyeceğinin altını çizen Temiz şunları kaydetti:

    “Ülkemizde yeteri kadar İmam Hatip Okulları ve yeteri kadar imamların, camilerin olduğunu göz önüne alırsak, ilim yolunda çağdaş, demokrat, devrimci, laik , özgür ilim adamları, eğitimciler, akademisyenler, sanatçılar, yazarlar vs. gibi bireylerin eksikliğini fazlasıyla görmemiz mümkündür. Bu kapsamda eğitim kurumları inşa etmek ve nitelikli bireyler yetiştirmek çağın ve çağdaşlığın bir gereğidir. İstanbul Halkalı’da “Hacı Bektaş-ı Veli Projesi” adı altında ısrarla uygulanmak istenilen okul modelinin Alevi-Bektaşi inancının içini boşaltmaya, sünnileştirmeye ve asimile etmeye dönük zorlama bir uygulama olduğunu anlamak gerekir. Zorla dayatılan bu uygulamayı çağdaş, demokrat, aydın insanların asla kabul edemeyeceği ve toplumda yer edinemeyeceğinin bilinmesi gerekir.”

    “PROJEYE DESTEK VERENLER MAHCUP OLACAKTIR”

    “Geçmiş yıllarda toplumda kabul görmeyen uydurma ve temeli boş olan cami-cemevi projesinin başka bir örneği olan bu anlayışa karşı duyarlı olmak, toplumsal muhalefet yaratmak gerektiğinin altı çizilmelidir” diyen Temiz, bu projenin toplumda yer bulmaması için mücadele etme çağrısında bulundu. Temiz şöyle devam etti:

    “Hiç bir inanç bir başka inanç içerisinde asimile edilemez. Zorlama ile, baskı ile, türlü hile ve oyunlarla dolap çevirerek inançlar üzerinden toplumun değerleri yok edilemez. İstanbul Halkalı’da yapılmak istenen bu bu projeyi asla kabul etmeyeceğimizi ve toplumda yer bulmaması yönünde her türlü demokrasi mücadelemizi vereceğimizin bilinmesi gerekir. Ayrıca bu zorlama, dayatma projesine destek veren, içinde yer alan her kurum (özellikle Alevi-Bektaşi kurum ve yöneticileri ) tarih önünde mahcup olacaklardır. Çocuklarının, torunlarının ve sonraki nesillerin veballeri bunların boynunda olacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi imam hatip lisesi asimilasyonu meşrulaştırır’-VİDEO

    ‘Alevi imam hatip lisesi asimilasyonu meşrulaştırır’-VİDEO

    PİRHA-Alevi imam hatip lisesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, “Biz herhangi bir okulda zorunlu din dersleri gibi Alevilik öğretisi eğitimi verilmesini reddediyoruz.” dedi.

    Haberin Videosu

    Kamuoyunda Alevi imam hatip lisesi olarak bilinen Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne tepkiler gelmeye devam ediyor. Liseye bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan’dan geldi.

    Bu lisenin Aleviler için olumlu bir gelişmeden ziyade Aleviliğe ve eğitime vurulmuş bir darbe olarak gören Fidan, bu lisenin geçmişteki cami-cemevi projesine benzerliğine de dikkat çekti.

    “İNANCIMIZIN SARAYLARIN SÜSÜ YAPILMASINA ‘HAYIR’ DİYORUZ”

    Dini inançların eğitim kurumlarında değil, kendilerine ait özel mekanlarda veya evlerde öğretilmesi gerektiğini ve bu durumun laikliğe aykırı olduğunu belirten Fidan, “Pozitif bilimin öğretildiği okullarda herhangi bir inancın öğretilmesi laikliği yok saymaktır.” diye ifade etti. Alevilik inancının bugüne kadar kendi dergahlarında dede, ana, pir, mürşit, talip ilişkisi üzerinden yürütüldüğünü ve değerlerini kaybetmeden de devam ettiğini dile getiren Fidan, “Biz herhangi bir okulda zorunlu din dersleri gibi Alevilik öğretisi eğitimi verilmesini reddediyoruz. Biz Sünnilere karşı bir mücadele hattı yürütmüyoruz. Bu okula da, değerlerimizin, inancımızın sarayların süsü yapılmasına da ‘hayır’ diyoruz.” diye konuştu.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI”

    Okulun içindeki cemevinin Alevilerin yıllarca zorunlu din dersine karşı verdiği mücadeleye tezatlık oluşturduğunu kaydeden Fidan, bu cemevinin Aleviler üzerinde uygulanan asimilasyon politikalarına meşruluk kazandırmak için yapıldığını belirtti.

    ALEVİLER, OKULLARDA DEDE YETİŞTİRİLMESİNE KARŞI

    Fidan, bu okulda Alevi dedelerinin yetiştirilecek olmasını ise “Egemen, zalimin zulmüne karşı olan direniş hattının içini boşaltması adına kendinden yana yontacağı Alevileri de yaratma çabasındadır.” diye yorumladı.

    Geçmişte de bu projeye benzer cami-cemevi projesi gibi aynı politikanın yürütülmeye çalışıldığını fakat Alevilerin bu politikaları boşa çıkartacak inanca sahip olduğunu ifade eden Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi halkı sarayların süsü olan bir anlayışla hareket etmez. Aleviler okullarda dede yetiştirmeye kesinlikle karşıdır. Çünkü bizim dedelerimiz, pirlerimiz, analarımız, mürşitlerimizin ocak sistemi vardır. Bektaşilerde Babagan kolu, çelebi kolu vardır. Bunların kendi dergahlarında el alma ritüeli vardır. Devlete bağlı herhangi bir kurumun içerisinde yetişen dedeyi Aleviler kabul etmez.”

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINA KAN TAŞIMAKTAN VAZGEÇİN”

    Okula alınan öğrencilerin genellikle yoksul ailelerden seçildiğini vurgulayan Fidan, yoksul ailelerin çocukları üzerinde daha rahat asimilasyon politikası yürüttüklerini ve bu okula iş bulma vaadiyle yerleştirildiklerini kaydetti.
    Fidan, çocuklarını bu okula gönderecek olan ailelere de şu çağrıyı yaptı:

    “Asimilasyon politikalarına kan taşımaktan vazgeçin, özünüze dönün. Yoksulluk ayıp değil bizim için onurdur. Ama emek mücadelesi vererek o hakları birlikte elde etmek de bizim için bir onurdur.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • AVF: İnanç önderleri Alevi Lisesi’nde değil cemevlerine yetiştirilmeli

    AVF: İnanç önderleri Alevi Lisesi’nde değil cemevlerine yetiştirilmeli

    PİRHA – Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut, yaptığı yazılı açıklamayla Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepki gösterdi. Akbulut, Alevi kurumlarının ortak akıl yürüterek karar alma uygulamasının sekteye uğratıldığını belirterek, “İçinde cemevi bulunan bir eğitim kurumunun laik eğitimin altına gizlice yerleştirilen bir dinamit olduğunu düşünmekteyiz” dedi. 

    İstanbul Halkalı’da  açılacak olan Özel statülü Hacı Bektaşi Veli Anadolu Proje Lisesi yeni eğitim öğretim yılında eğitime hazır. Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut, yaptığı yazılı açıklama ile Alevi İmam Hatip Lisesi’nin laik eğitim sistemine aykırı olduğunun altını çizdi.

    Alevi toplumunun geleneksel Alevilikten modern veya kent Aleviliğine geçme aşamasındaki sancılı sürecin Alevi tarihinde önemli bir kırılma noktası olduğu belirtilen açıklamada, bu tarihsel dönemin gerek Aleviler gerekse Devlet tarafından yanlış yönetildiği kaydedildi.

    “AHİM KARARLARI İŞLETİLSİN”

    Aleviliği sürdürme iddiasındaki Alevi kurumları arasında ortak bir akıl etrafında düşünüp, karar alıp uygulama kültürü birileri tarafından hep sekteye uğratıldığına dikkat çekilen açıklamada, her kurumun ayrı Alevilik mücadelesi vermeye çalıştığı belirtildi.

    Halkalı’da açılacak olan Özel statülü Hacı Bektaşi Veli Anadolu Proje Lisesi’nin kimi çevrelerce bir kazanım kimi çevrelerce asimilasyon aracı olarak değerlendirildiği belirtilen açıklamada,  AİHM kararları çerçevesince Alevi toplumunun ayrımcılığa uğratılarak verilmeyen haklarının devlet tarafından bir an önce verilmesi istedi.

    AHİM’in kararları hatırlatılan açıklamada, Alevi kurum ve inanç önderlerini hiçe sayarak Devlet kurumları ile Alevi inanç sistemini kökten değiştirmeye yönelik her türlü çabanın amacına ulaşamadığı belirtildi.

    Yüzyıllardır her türlü baskıya ve katliamlara rağmen Aleviliği günümüze taşıyan Alevi İnanç önderlerinin olduğu kaydedilen açıklamada, “Bu geniş mutabakat olmadan yapılan ve içinde cemevi bulunan bir lise bizim ne laiklik anlayışımıza ne ulaşmaya çalıştığımız ilim yoluna ne de tarihimize bakış açımıza hiç bir şekilde uymamaktadır” denildi.

    “İÇİNDE İBADETHANE OLAN BİR PROJE DESTEKLEMİYORUZ”

    Açıklamada, içinde cemevi ve cami olan bir okulun laik eğitim sistemine ters olduğu belirtilerek şöyle devam edildi;

    “Kamu kurumlarında başlayan ve okullara kadar inmesi planlanan ibadet yeri adı altında açılan mescitlere laik bir dünya görüşüyle karşı çıkıp içinde ibadethane olan bir proje lisesini desteklemek mümkün değildir. Alevi İnanç önderlerinin yetişmesini üstlenmek adı altında İnanç sistemimize kasıtta bulunmak her şeyden önce AİHM kararlarını uygulamak zorunda olan hükümetin samimiyetsizliğidir.

    Biz bugün ne kadar içinde cami olan bir eğitim kurumunun laik eğitim açısından yanlış olduğunu düşünüyorsak içinde cemevi bulunan bir eğitim kurumunun laik eğitimin altına gizlice yerleştirilen bir dinamit olduğunu düşünmekteyiz.

    Geleneksel Alevilik nasıl yüzyıllar boyu kendi inanç önderlerini yetiştirip bugünlere getirmişse bu süreçte modern kent Aleviliği de bu süreci yönetecektir ama kesinlikle Alevi liseleri açarak değil sayısı beş binlere ulaşan cemevlerini daha işler, yoğun çalışan ilim yuvaları haline getirip canlandırmakla olacaktır.”  (HABER MERKEZİ)

  • ‘Aleviler çocuklarını yem etmemeli’-VİDEO

    ‘Aleviler çocuklarını yem etmemeli’-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepki gösteren ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Bu okul büyük bir proje. Bu proje FETÖ terör örgütünün Ankara Tuzluçayır’da yapmaya çalıştığı cami-cemevi projesi ile aynı düşünce kapsamında yapılan bir çalışmadır. Bu okul gerçek bir FETÖ projesidir” dedi. 

    Birçok kişinin Alevi asimilasyon politikası olarak değerlendirdiği Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Lisenin başına sorumlu dede olarak Alevi Dernekler Federasyonu’nun eski genel başkanı Zeynel Şahan getirilmişti.

    Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilenen lise ile ilgili tartışmalar ve liseye tepkiler de devam ediyor. Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ile bu liseyle neyin amaçlandığını, bu lisenin geçmişteki cami-cemevi projesiyle benzerliğini ve Alevi kurumlarının bu liseyle ilgili ne tür çalışmalar yapacağını konuştuk.

    “DEDELER OCAKTA YETİŞMELİ”

    Alevilerin yıllardır zorunlu din dersine karşı mücadele ettiklerini ve bilimsel eğitimi savunduklarını hatırlatan Fırat, Alevi İmam Hatip Lisesi’nde bilimsel herhangi bir eğitim verileceğine inanmadığını ifade etti.

    “Bugüne kadar Dosteli Vakfı başkanı ‘ben burada dede yetiştireceğim’ diyordu. Akabinde ‘dinine imanına bağlı Kur’an bilen kişiler yetiştireceğim’ diyor. Her gün bir şeyler söylüyorlar. Mantıksal olarak baktığımızda psikolojisi oturmayan bir grup var. Ellerinde üç beş kuruş para var, bu paralarla yanında çalıştırdıkları emekçiler gibi bizim çocukları da buralara çekebileceklerini düşünüyorlar. Alevilere tüccar gözüyle  bir bakış var” diyen Fırat, dedelerin ocakta Alevi ritüellerine göre yetiştirilmesini savunduklarını dile getirdi.

    “OKUL İÇİNDE CEMEVİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

    Okulun içerisinde yer alan cemevini doğru bulmadığını belirten Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yarın öbür gün Türkiye’nin her bir yerinde mescitler çoğalacaktır ve daha sonra okulların içinde farklı farklı yapılar oluşacaktır. İl milli eğitim müdürlüklerinin ‘okul arsalarının içine nasıl cami yapabiliriz?’ gibi çalışmalarının olduğunu da biliyoruz. Bu anlamda baktığımızda bu okulun içinde tamamen farklı bir misyon var. Alevileri Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde bir yere entegre etmeye çalıştılar. Ancak bunu başaramadılar. Bugün ise bir okul yapılmış içine cemevi konulmuş. Burada Alevileri farklı bir yere yönlendirme gayreti var.”

    “BU BİR FETÖ PROJESİ”

    Alevi İmam Hatip Lisesi ile cami-cemevi projesi arasındaki benzerliğe dikkat çeken Fırat, “Bu okul büyük bir proje. Bu proje FETÖ terör örgütünün Ankara Tuzluçayır’da yapmaya çalıştığı cami-cemevi projesi ile aynı düşünce kapsamında yapılan bir çalışmadır. Bu okul gerçek bir FETÖ projesidir” dedi.

    “KARMA EĞİTİMDEN YANAYIZ”

    “Bu okulda Alevi çocuklarını yetiştireceğiz” söylemlerinin de farklı bir ayrıştırmaya hizmet ettiğine dikkat çeken Fırat, karma eğitimden yana olduklarını ve Türkiye’de yaşayan Alevi, Kürt, Türk, Ermeni, inanan, inanmayan herkesin ortak bir paydada buluşması gerektiğini kaydetti.

    “BİREYSEL MENFAAT VE ÇIKAR”

    ADFE eski genel başkanı Zeynel Şahan bu okula sorumlu dede olarak gitmesinin ardından kurum başkanlığından alınmıştı. Bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Fırat, Zeynel Şahan’ın ADFE’nin bileşenlerinden olan Nurtepe Cemevi’nin başkanı olması konusunda ise şunları söyledi:

    “Kısa bir süre içerisinde federasyonun iç çalışmaları olacak. Genel kurullarımız yaklaşıyor. Örgütlerimizle beraber oturup konuşacağız. Bu kesinlikle çok tartışılması gereken bir mesele. Nurtepe bölgesindeki çoğu insan bundan haberdar bile değil. Biz bütün Alevi kurumları Zeynel Şahan’a oraya gitmemesi için telkinlerde bulunduk, ama maalesef bireysel menfaat ve çıkar perspektifinde olduğundan  bizi dinlemedi. Zeynel dede topluma büyük hizmeti olan biriydi. Ancak demek ki bu hizmet de bir yere kadarmış. Zeynel dede, dede yetiştirecekse Nurtepe Cemevi’nde de yetiştirebilirdi. Daha öncede birçok çocuğumuzun dede olarak yetiştiğini de biliyoruz.”

    “DEVLET KENDİ İNANÇ ÖNDERLERİNİ YETİŞTİRMEYİ AMAÇLIYOR”

    Devletin bu okulda kendi Alevisini yetiştirmekten çok kendi inanç önderlerini yetiştirmeyi amaçladığını kaydeden Fırat, şunları belirtti:

    “Daha önce Cem Vakfı gibi kurumlar da böyle bir eğitim verdi. Ancak onlar daha çok kendi cemevi bünyelerinde verdiler. Bu kadar ileri gitmemişlerdi. Yine bir Alevi kimliği vardı, topluma yönelik bir çalışması vardı. Şimdi Süzer Holding’in Alevilik üzerine bir çalışması var mı? Kendi çocuklarını bu okullara gönderiyorlar mı? Bu insanlara bunu söylemek lazım. 3-5 kuruş daha fazla para kazanmak için milletin çocuklarını götürüp hedef yapmamaları lazım. FETÖ terör örgütünün okullarında yetişenler şu an cezaevlerinde birilerinin militanı olmuşlar. Bunlar da kendi militanlarını yaratmaya gayret gösteriyorlar. Bu insanların bu ailelerin kimlerle işbirliği içinde olduğunu eskiden de bilirdik bugün de biliyoruz yarın da biliriz. Bu doğru bir mantık değil. Biz toplumumuzun, halkımızın bu süreçte çocuklarını yem etmemelerini arzuluyoruz.”

    “BURADA BİR SAMİMİYETSİZLİK VAR”

    Alevilerin geçmişte katliamlarla yok edilmek istendiğini şimdi ise bu yok etmenin farklı bir versiyonunun yaşandığını söyleyen Fırat, “Cemevlerimize ‘cümbüş evleri’ diyen her gün farklı farklı söylemlerle cemevlerimize ithamlarda bulunan bu zihniyet şimdi ne oldu da getirip bir lisenin içine cemevi koyma hakkını kendinde gördü? Bize ‘iyi niyetimizden ve samimiyetimizden yapıyoruz’ diyorlar. Burada bir iyi niyet olabilir ama samimiyetsizlik var. Bunu söyleyenler samimiyetsizler. Gelenek ve göreneklerimizi özgür bir şekilde yaşamak istediğimiz için bizi ötekileştirmek istediler. Kimi zaman geldi Şii misyonerleri önümüze koymaya gayret ettiler, kimi zaman içimizdeki çakma Alevileri koydular önümüze. Şimdi de baktılar olmadı toptan bir perspektifle, mantıkla ve zihniyetle ‘dede yetiştirelim cemevlerine gönderelim bu işi kökten çözelim’ diyorlar. Orada yetişen dedeler bizim cemevlerimizin kapısının önünden bile geçemez.”

    ALEVİ KURUMLARININ LİSEYE YÖNELİK EYLEM PLANI

    Liseye verilen tepkilerin yeterli olmadığını da değinen Fırat, bayramdan sonra Alevi kurumları olarak hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapacaklarını ekledi. Tepkilerin artık söylemde kalmaması gerektiğine vurgu yaparak Eylül’ün ilk haftası okulun önünde binlerce insanın katılacağı büyük bir protesto eylemi düzenleyeceklerini ifade eden Fırat, “Tuzluçayır’daki cami-cemevi projesine karşı durduğumuzda bize karşı nasıl kalkan kurulduysa burada da kimlerin kalkan kuracağını merak ediyorum. Artık her şey netleşmeli. Biz tarafız. Laik, demokratik bir cumhuriyetten yana tarafız. Bütün insanların özgür bir biçimde kendi geleneklerini göreneklerini yaşadığı, renklerin ahenkle bir arada özgürlük olarak görüldüğü bir eğitimin tarafıyız.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • Enver Can’dan Alevi imam hatip tepkisi: Okulda dede yetişmez

    Enver Can’dan Alevi imam hatip tepkisi: Okulda dede yetişmez

    PİRHA – İstanbul Halkalı’da yapılan Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepki gösteren Seyit Süleyman Aziz Baba Cemevi Başkanı Enver Can, Alevilerin ne bu türden bir okula, ne o okuldan yetişecek imama, ne de hatibe ihtiyacı olmadığını, dedelerin inancı okullarda değil ocaklarında yaşayarak öğrendiklerini vurguladı. 

    İstanbul Halkalı’da Dosteli Vakfı tarafından yapılan Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepkiler gelmeye devam ediyor. Seyit Süleyman Aziz Baba Cemevi Başkanı Enver Can, Alevi İmam Hatip Lisesi’ne tepki gösterdi. “Okullar her yaştan insan için birer öğrenme merkezidir” diyen Enver Can, okulların bilimin, teknolojinin ve tüm canlıların yaşamına dair her şeyin öğretildiği bilim merkezleri olduğunu kaydetti.

    Can, Alevilik inancının okullarda değil ocak merkezlerinde öğrenileceğini belirterek, bu çalışmayla Aleviliğin asimile edilmek istendiği ve Şiileştirme çabalarının başka bir örneği olduğunun altını çizdi. Can, laik eğitimden yana olduklarını belirtti.

    “ALEVİLERİ NE BU OKULA NEDE BU OKULDA YETİŞECEK DEDEYE İHTİYACI YOK”

    Can’ın yazısının tamamı şöyle:

    “Din inananla, inanılan arasında kurulan manevi bir köprüdür. Bu köprünün varlık tarafından ne geçme ne de kullanma zorunluluğu yoktur. Hele ki Alevi inanç düşüncesinde böyle bir kurum ve kuruluşa hiç bir şekilde ihtiyaç duyduğu görülmemiştir.

    Aleviler inançlarını, inanç içerisindeki ritüellerini ailesinden, pirlerinden yaşayarak öğrenirler. Alevilerde genel olarak toplu yapılan ibadet şekli cem olma halidir. Ceme girmenin, cemde oturmanın, kalkmanın, dua almanın, dua vermenin erkanda bir adabı vardır. Bu da yola girerek ve yaşayarak öğrenilir.

    Birileri kalkmış Aleviliği asimilasyona uğratan, ‘Alevilik bir dinse ben orada yokum’ diyenlerle, cemevlerini ibadethane saymayanlar ile farkı zamanlarda defalarca Aleviliğe ve Alevilere hakaret dolu laflar edenleri de yanına alarak Alevi İmam Hatip Lisesi adı altında ilimden ve bilimden uzak okul yaptırıp, kendisinin Alevi dedesi olduğunu iddia eden bir şahsı oraya müdür tayin ederek okul adı altında bir yer açtıkları herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

    Alevilerin ne bu türden bir okula ne o okuldan yetişecek imama ne de hatibe ihtiyacı yoktur. Alevilikte yol vardır erkan vardır, cem vardır. Bu yolu, erkanı, cemi yürüten dedeler vardır. Dedeler de işlerini okullarda değil ocak ve dergahlarda, pir, mürşit ve üstat önünde çalışarak yaşayarak öğrenirler.

    Dosteli Vakfı eliyle açılışı yapılan bu okulun asıl amacı yıllardır Alevileri asimile etmek ve Şiilestirmek için verilen çabanın başka bir örneğidir. Bundan önce gündeme getirilen cami-cemevi projesini hayata geçirmek isteyen düşünce orada başarılı olamayınca, bu yöntemi denemeye koydular. Ama burada da başarılı olamayacaklar.

    “OKUL BAHÇESİNDE CAMİYE DE CEMEVİNE DE KARŞIYIZ”

    Bu yol öyle bir yol ki incelir ama üzülmez yani kopmaz. Her dönem birilerini (piyonlar ve masalar) bularak Aleviler üzerinde oyun oynamak istiyorlar. ‘Bu iş için de Dosteli Vakfı ve onun başını çeken Sakine Tükek hanımefendiyi buldular’ diyemiyorum onlar zaten yıllardır bu tarz çalışmalar içinde vardılar. Birtakım çıkar ve menfaat odakları Aleviliği asimle etmek için kullanıma hazır bomba gibi şer odakları.

    Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren laik ve çağdaş düşünceden yana olan Aleviler tümden toplumun kabul görmediği bir yöntem ile farklı bir mecraya çekilmek istenmektedir. Yıllardır Aleviler okul bahçelerine yapılmak istenen camilerin yanlış olduğunu söylerken bugün okul içine cemevi yapılmasına ne kadar hoşgörüyle yaklaşabilir. Dün okul bahçesine yapılacak camiye ne kadar karşıysak bugün okul içerisindeki cemevine de o kadar karşıyız. Laik sistemde okullarda cami de mescit de havra da kilise de cemevi de olmaz ve olmamalıdır.

    Bu özel hazırlanmış Alevi İmam Hatip Lisesi kim ki çocuğunu gönderirse bilsin ki oynanan bu kirli oyunun bir parçasıdır. Son sözüm şudur ki FETÖ’nün tezgahı ile bu halka cami ve cemevi projesi ile gelen zihniyet ne ise bugün de Alevi İmam Hatip Lisesi projesi ile Aleviliği ve Alevileri asimle etmek isteyenler aynıdır. Çekin elinizi bu halkın üzerinden. Gölge etmeyin yeter, başka ihsan istemez.” (HABER MERKEZİ)

  • ‘Okul içinde cemevi de mescitler de doğru değil’

    ‘Okul içinde cemevi de mescitler de doğru değil’

    PİRHA-Alevi İmam Hatip Lisesine tepkiler çığ gibi büyüyor. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği eski başkanı Aydın Deniz, liseyle ilgili yazdığı yazıda “Bu okulun içinde olan ne cemevini ne de normal liselerde mescitlerin hayata geçirilmesini doğru bulmuyor bu projenin sonlanmasını ve inancımız ile ilgili kararların Alevi kurumlarıyla alınmasını önemsiyoruz” dedi. 

    Birçok kişinin Alevi asimilasyon politikası olarak değerlendirdiği Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilinen liseye Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye de devam ediyor.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği eski başkanı Aydın Deniz, lise ile ilgili yazdığı yazıda Alevi asimilasyonuna hizmet eden bu projeye itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Deniz’in “Laikliğin gereği” başlıklı yazısının tamamı şöyle:

    LAİKLİĞİN GEREĞİ

    Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortaklaşa Küçükçekmece Atakent Mahallesi’nde yaptığı Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Lisesi eğitime başlıyor. Bir nevi Alevi İmam Hatip lisesi de diyebileceğimiz bu okulda Alevi-Bektaşi geleneği ile ilgili derslerin okutulacağı ve öğrencilerin, Alevi inancına mensup ve bu alanı kendilerine meslek olarak seçmeye kararlı dede soyundan ve Bektaşi geleneğinden gelenler arasından yazılı ve sözlü mülakat ile belirleneceği, ayrıca okuldan mezun olanların dilerlerse üniversite eğitimlerine devam edebilecekleri, dilerlerse dede-baba olarak görev alabilecekleri belirtilmişti.

    Alevi kurumları olarak 30 yıldır zorunlu din derslerinin kaldırılması ve laik, bilimsel eğitimin hayata geçirilmesi talebimiz halen güncel iken bu statüde bir Alevi İmam Hatip Lisesini kabul etmemiz mümkün değildir. Yolumuzun gereği olan inanç önderlerimizin ocak ve dergahlarda pişmesi ve yolu yürütmesine gerekse laiklik ilkesine aykırı olan bu yapılanmayı ret ediyor Alevi canlarımızın asimilasyona hizmet eden bu projeye itibar etmemesini kayıt olan öğrencilerimizin de bu yanlıştan dönmesini diliyoruz. Bu okulun içinde olan ne cemevini ne de normal liselerde mescitlerin hayata geçirilmesini doğru bulmuyor bu projenin sonlanmasını ve inancımız ile ilgili kararların Alevi kurumlarıyla alınmasını önemsiyoruz. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Laikliğin temeline dinamit konuluyor’

    ‘Laikliğin temeline dinamit konuluyor’

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi ile ilgili düşüncelerini açıklayan Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, okula karşı olmadıklarını ancak okulun içinde yer alan cemevine karşı olduklarını belirtti.

    Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak bilinen Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne tepkiler artıyor. Dede yetiştirecek olan liseye karşı olan Alevi kurumlarına göre bu yeni bir cami-cemevi projesi.

    Alevi Dernekler Federasyonu’na (ADFE) bağlı Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, liseyle ilgili düşüncelerini yazılı olarak açıkladı. Koç, yazısında lisenin bahçesinde yer alan cemevine karşı olduğunu kaydetti. Koç’un “Ilımlı Alevilik Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi” başlığıyla yayınladığı yazının tamamı şöyle:

    ILIMLI ALEVİLİK HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU PROJE LİSESİ

    Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber din ve devlet işleri ayrılmış ve bunun adına laiklik denilmiştir. Biz Aleviler bu güne kadar laikliğe sahip çıktık ve bundan sonra da sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz.

    Alevilik adı altında İstanbul Halkalı’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi açılıyor.
    ‘Laikliğinin temeline dinamit konuluyor.’

    Okula neden karşıyız ?

    Alevi toplumu ‘bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyen’ Ali’nin takipçileridir, ama yanlış harfin değil.
    Öncelikle bu lise Dosteli Vakfı’nın kurduğu bir vakıf lisesi değil, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir Anadolu lisesidir. Müfredatı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm Anadolu liseleri ile aynıdır, yani bir Alevi okulu değildir. Doğal olarak biz okulun kuruluşuna karşı değiliz, bu okulun 16 dönümlük arazisinin içine yapılan cemevine karşıyız.

    Neden cemevine karşıyız?

    Laik bir ülkede bir okulun bahçesinde bir inanç merkezi olamaz, buradan herkese soruyorum ?
    Bir okulun bahçesinde cemevi, başka bir okulun bahçesinde cami, başka bir okulun bahçesinde kilise, başka bir okulun bahçesinde sinagog… bunun sonu nereye gider? Laik ülkenin ve Cumhuriyetin sonunu getirir..

    Sadece Alevi öğretmenler eğitim verecek ve Alevi çocukları okuyacak…

    Sevgili canlar.. Okulda eğitim verecek öğretmenler sadece Alevilerden oluşacak deniyor. Bu da doğru bir adım değil.
    Düşünün uzayla ilgili veya herhangi bir dalda dünyaca isim yapmış kişiler (Hristiyan, Yahudi veya Sünni) sırf Alevi olmadıkları için bu okulda eğitim veremeyecekler. ‘İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ diyen Hacı Bektaş Veli’nin sözü kendi isminin verildiği bu okulda ne kadarda uymuş.

    Sadece Alevi çocukları okuyacak

    Düşünün bir okul açılmış sadece Sünni çocukları okuyacak, başka bir okul da sadece Hristiyan çocukları veya sadece Musevi çocukları okuyacak bu ne kadar kabul edilemez ise sadece Alevi çocukları okuyacak denilmesi de o kadar kabul edilemez. Bu sadece ırkçılıktır. Milli Eğitim Bakanlığının görevi ayrıştırma değil, kaynaştırmadır. Bir sonraki hamlede kız-erkek ayrıştırması olacaktır. Oysa ki biz Aleviler 72 millete bir bakan bir düşünceye sahibiz.

    Okul bahçesinde/avlusunda cemevi?

    Okulda okuyan çocuklar müfredat dersleri bittikten sonra bu cemevine geçecekler ve burada görev alan dedeler kendilerine Alevi eğitimi verecekler, Alevi okulu demelerinin sebebi budur. Burada görev alan dedeler bu güne kadar nerede eğitim vermişler? Kendi eğitimleri nedir? Öğretmenlik eğitimi almışlar mıdır? Amaç gerçekten Alevilik olsaydı burada görev alan dedelerin önce kendi hizmet ettikleri cemevlerinde bugüne kadar eğitim çalışmasında bulunmaları gerekmez miydi?

    Anadolu’nun ücra köşelerinden fakir ama zeki çocuklar getirilip burada okutulacakmış.. Bu konuşma bana hiç yabancı gelmedi. 30 veya 40 yıl önce bunu başkaları yapıyordu. Zihniyet değişmiyor sadece aktörler değişiyor.

    Temelde ne amaçlanıyor?

    Bizce temelde ‘ılımlı Alevilik’ planlanıyor yani atalarımızın bize öğrettiği Alevilik sonlansın, Sünni İslama yakın bir Alevilik vuku bulsun.

    Asıl amacı sosyal yardım olan ve bugüne kadar amacı sadece yardım almak ve dağıtmak olan Dosteli Vakfı, Aleviler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ve yargıtayda zorunlu din derslerinin kaldırılması yönünde bir çok dava kazanmışken, cemevleri ibadethanedir davaları kazanılmışken bu konulara neden giriyor? Buraya Alevi okulu derken bu kazanımların zora düşeceğini hesap etmiyorlar mı? Yoksa bilinçli mi yapılıyor?… Cemevlerini ibadethane kabul etmezken bu okula cemevi yapılmasına neden izin veriliyor, hiç mi sorgulamıyorlar. Türkiye’de Alevilerin temsilcileri çok net, Alevi örgütleridir. Bu Alevi örgütleri; Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Vakıflar Federasyonu’dur.

    Bazı hatalar vardır çok zarar verir. Bu okul da Aleviliğe geri dönülmesi imkansız zararlar verecektir. Bu nedenle bu projeden vazgeçilmelidir. Sorunun çözümü zorunlu din derslerinin kaldırılması, okulların sadece ve sadece ilim ve bilim yuvası olmasıdır. (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD: AKP’ye göre herkes Sünni herkes Türk

    PSAKD: AKP’ye göre herkes Sünni herkes Türk

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi yazılı açıklama yaparak İstanbul Halkalı’da bulunan Alevi İmam Hatip Lisesi projesine tepki gösterdi. Açıklamada AKP’nin misyonerlik yapmaktan vazgeçmesi çağrısında bulundu.

    İstanbul Halkalı’da bulunan Alevi İmam Hatip Lisesi projesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne yönelik Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi de yazılı açıklama yaparak Alevi İmam Hatip Okulu’na tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, AKP iktidarına göre herkesin Sünni ve Türk olduğu belirtilerek,  AKP’nin hayata ve değerlere müdahale etmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

    “Ülke yönetimini büyük oranda tarikatlarla yürütüp, her sokağa kuran kursları açıyor. Kadını 2. sınıf gördüğünü her fırsatta ifade etmekten çekinmiyor” denilen açıklamada, İstanbul Halkalı’da kendini “Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı” olarak tanıtan kurumun, AKP’liler ile birlikte okul açılışını yaptığına dikkat çekti.

    “BAŞKA İNANÇLARIN BİZE DAYATILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Ülkede yaşayan milyonlarca insanın inançlarına saygı gösterilmediğinin altı çizilen açıklamada, şunlar belirtildi; 

    “AKP‘ye göre herkes Sünni herkes Türk.! Okullardaki zorunlu din dersleri, 50m’de bir cami yetmiyor, şimdi de İstanbul’da “Alevi İmam-hatip..” açıyor. Alevileri kökünden/yolundan koparıp, Aleviliğin kendine has inanç ve geleneklerini Sünni/Şii ittifakı ile yok etmeyi amaçlıyor. Tüm halkı din ile kuşatıyor.

    “AKP MİSYONERLİK YAPMAKTAN VAZGEÇMELİ”

    Herşeyden önce Aleviler, inanç merkezine aklı ve vicdanı koymuş bir halktır. Aleviler Şii değildir, Alevidir. Biz Aleviler, inancımızı ve kendimizi ifade ederken, sorunlarımıza çözüm ararken, Sünnilerin elinden herhangi bir hakkının alınmasını asla istemiyorsak, başka inançlarında bize dayatılmasına izin vermemiz söz konusu değildir. Bir halka başka inancı dayatmak suçtur. En hafif ifade ile misyonerliktir. AKP misyonerlik yapmaktan vazgeçmelidir. Tarihimiz boyunca, gericiliğe misyonerliğe ihanetlere eğilmedik bu gün de eğilmeyeceğiz.! Alevi imam hatiplere izin vermeyeceğiz.!” (HABER MERKEZİ)

  • ‘Her türlü asimilasyona karşı durduğumuz gibi bu projeye de karşı duracağız’

    ‘Her türlü asimilasyona karşı durduğumuz gibi bu projeye de karşı duracağız’

    PİRHA- Yeni eğitim öğretim yılına hazır olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi ile ilgili Bağcılar Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım açıklamalarda bulundu. Pir Yıldırım, “Bu okulda yetişen dedeler nerede hizmet edecek? Kabul edilmeyen, resmi anlamda tanınmayan ve hatta ucube diye adlandırılan cemevlerinde mi? Bu bir asimilasyon projesidir buna karşı duracağız” dedi.

    Zorunlu din derslerinin kaldırılması ile ilgili AİHM kararları uygulanmazken zorunlu din derslerine karşı çıkan Alevi çocuklarına farklı seçmeli din dersleri dayatılmaya devam ediyor. Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında temeli atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi  yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip olarak da bilenen lise ile ilgili tartışmalar ve liseye tepkiler de devam ediyor.

    “BİRİLERİ ALEVİLERE DON BİÇME PEŞİNDE”

    Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Bağcılar Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, “Birileri yine Alevilere yeni bir don biçme peşinde. Aleviler hep laik sistemi savunmuştur. Sadece Alevilerin değil, toplumun bütün katmanları adına da laik eğitim için mücadele etmeye devam etmişlerdir. Aleviler eğitimde, hukukta ve sosyal yaşamda hep laikliği özlediler, arzuladılar, istediler” dedi.

    “ALEVİ PİRLERİ VE KURUMLARI İLE GÖRÜŞMEK İŞLERİNE Mİ GELMEDİ?”

    “Eğitimin laik olmasından, din derslerinin zorunlu olmasının yanlış olduğundan söz eden ve bununla ilgili her platformda sesini yükselten, mücadele içerisinde olan Aleviler adına, Alevi adıyla bilinen Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi asimilasyonun bir başka ayağıdır” ifadelerini kullanan Pir Yıldırım, “Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ve Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan temeli 2015 yılında atılan, bugün inşası biten eğitim ve öğretime hazır olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi yani anlayacağımız dilde Alevi Dede Hatip Lisesi. Bir defa şunu en başta belirtmemiz gerekir ki, Dosteli Yardım Vakfı bir Alevi kurumu değildir. Bu amaçla kurulmuş ve misyonu bu olan bir kurum da değildir. Bu kurum adından da anlaşılacağı gibi bir yardım kuruluşudur. Bu vakfın Aleviler açısından son derece tartışmalı ve hassasiyet içeren bir konuda ‘Ben yaptım oldu’ demesi kabul edilemez. İnşası biten bu okul bir özel lise olmayıp bizzat Milli Eğitim Bakanlığı yani hükümetin içinde olduğu ve onay verdiği bir okuldur. Okulu laik bilimsel ve eşit yurttaşlık taleplerini savunan biri olarak kesinlikle kabul etmiyorum. Kabul edildiğini var sayacak olursak eğer, Alevi dünyasının kurum ve kuruluşları, ocakları, pirleri, kanaat önderleri ile konuşarak bu projeyi başlatmak çok mu zordu ya da işlerine mi gelmedi?”

    “BU PROJE KARANLIĞA GİDİŞİN GÖSTERGESİDİR”

    “Bir tarafta zorunlu din derslerinin kaldırılması ile ilgili AİHM’de kazanılan davalar ortada dururken ve bu kararları uygulamayacaklarını beyan etmişken diğer taraftan da Alevileri pek bir düşünmüş ve böyle bir proje okulu yapmışlar.” diyen Pir Yıldırım, şun ifadeleri kullandı:

    “Sormak gerekiyor, bu okulda yetişen dedeler nerede hizmet edecek? Resmi anlamda tanınmayan, kabul edilmeyen hatta ucube diye adlandırılan cemevlerinde mi? Ya da cezaevindeki Alevi mahkum görüşmek için ‘dede’ istediğinde, ‘Dede diye bir inanç önderi yoktur, hoca verelim’ derken diğer taraftan ‘dede’ yetiştirmek için okul neden açılır? Buradan şunu mu çıkartalım, ‘cemevlerinizde ve ocaklarınızda hizmet yürüten dedeler bizim formatımıza uygun değil, o yüzden biz onları kabul etmiyoruz, bizim kabul edeceğimiz dedeler bu okuldan yetişecek’. Şunu net bir biçimde söylemek gerekirse, bu okulun içinde olan cemevi de normal liselerde hayata geçirilen geçirilmek istenen mescit projeleri de karanlığa doğru gidişin bir göstergesidir.”

    “ALEVİ TOPLUMUNU YOK SAYAN DÜZENİN YETİŞTİRECEĞİ DEDELERE İHTİYAÇ YOKTUR”

    “Okulların amacı ne imam ne de dede yetiştirmek olmamalıdır. Aleviler, devletin inançlar üzerinden elini çekmesini istiyor. Bu yüzdendir ki ağırlıklı olarak dini eğitimin verildiği imam hatiplere karşı çıktıkları gibi, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Proje Lisesi’ne de karşı olmak laikliğe inananların ve en başta Alevilerin görevidir” vurgusu yapan Pir Yıldırım, “Alevi inancını bu topraklarda yüzyıllardır yok sayan ötekileştirici düzenin yetiştireceği dedelere ihtiyacı yoktur. Her fırsatta ‘Devletin Alevisi olmayacağız’ diyen Aleviler öğretilerini, yol ve süreklerini devletin bir kurumunun veya birkaç şahsın ellerine teslim etmeyeceklerdir. Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin deyişiyle ‘Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’. Aleviler,  Hünkarın ışığında, izinde olacaklar. Okullarda bilimi öğrenmek, dergahlarda yolu sürdürmek için direnecek, mücadele edeceklerdir. Kendi dini eğitimlerini ocak, cemevi, dergah ve ailelerinden alarak, devletin yani egemenlerin istediği gibi değil, bu coğrafyada yüzyıllardır baş eğmeden yaşadıkları gibi inançlarını kültürlerini dupduru bir şekilde yaşamaya devam edeceklerdir.”

    “HER TÜRLÜ ASİMİLASYONA KARŞI DURDUĞUMUZ GİBİ BU PROJEYE DE KARŞI DURACAĞIZ”

    “Alevi lisesinin oluşumunda her türlü ortaklık içerisinde olanlar bu işten sorumludur.” diyen Bağcılar Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, “Alevilerin asimilasyonuna çanak tutanlar ancak bu toplum yok olma noktasına getirildiği zaman anlayacaktır yapılan yanlışı. Bu toplum artık yeni Hızır Paşalar istemiyor.. Demokratik kurumlarımızdan, inanç önderlerimize kadar yola revan olanlar, Alevilerin her türlü asimilasyonuna karşı durdukları gibi bu projeye de karşı durmalıdır” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi imam hatip lisesine bir tepki de AKD Genel Başkanı Doğan Demir’den

    Alevi imam hatip lisesine bir tepki de AKD Genel Başkanı Doğan Demir’den

    PİRHA- Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilinen ve Alevi toplumunun tepkisini çeken “Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi”ne bir tepki de Alevi Kültür Derneği (AKD) Başkanı Doğan Demir’den geldi. Demir sosyal medya hesabından “İstanbul’da  Aleviler’in İmam hatip lisesini yapan, çıkarları için destekleyen kurumları ve başkanlarını biliyor ve kınıyorum” dedi.

    FETÖ gibi cemaatlerin yıllardır okullarda taht kurmasına, artan İmam hatip okullarına ve Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne yönelik Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Cami-Cemevi projesinin çökmesinden sonra devreye konulan Alevi imam hatip lisesi projesi İstanbul Halkalı’da bulunuyor.

    Alevi imam hatip lisesi olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ve bu liseye çıkarları için destek olan kurumlara ve başkanlara tepki gösteren ve ellerindeki bilgileri yeri geldiğinde kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Başkanı Doğan Demir, “İstanbul’da  Alevilerin İmam hatip lisesini yapan, çıkarları için destekleyen kurumları ve başkanlarını biliyor ve kınıyorum. Bu konuda kamuoyuna ve basına gerekli bilgileri vereceğimizi bilmenizi istiyorum” diye uyardı. (HABER MERKEZİ)

  • ‘İnkar edip unutanlar da failleri kadar zalimdir’-VİDEO

    ‘İnkar edip unutanlar da failleri kadar zalimdir’-VİDEO

    PİRHA- Garip Dede Dergahı’nda türküler ve deyişler Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için söylendi. 

    2 Temmuz 1993 yılında Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler İstanbul Garip Dede Dergahı’nda yapılan etkinlikle anıldı.

    Etkinliğin sunumunu program sunucusu Hüseyin Kelleci yaptı. Kelleci’nin açılış konuşmasının ardından Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) İnanç Kurulu Başkanı Baba Mansur Ocağı dedelerinden Eren Yıldırım yaptığı konuşmada tüm katliamları kınayarak, katliamlarda yaşamını yitirenleri saygıyla andı.

    Yıldırım’ın ardından konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, bu tür katliamların bir daha yaşanmaması için herkesin dayanışma içerisinde olarak demokrasiyi güçlendirmeleri gerektiğini vurguladı.

    “İNKAR EDİP UNUTANLAR DA FAİLLERİ KADAR ZALİMDİR”

    Çebi’nin arkasından ADFE Genel Başkanı Celal Fırat konuşma yaptı. Sivas Katliamı’nı inkar edip unutanların da failleri kadar zalim olduğuna işaret eden Fırat, “İnsan yakmanın hiçbir dönemde karşılık bulmadığı bir dünyada Alevilere ve aydınlarımıza hak gördükleri bu zulüm tarihin kara lekesi olarak hep bir köşede duracaktır. Biz biliyoruz; Şahımerdan Ali’nin canına kıyanlar, Kerbela’da Hüseyin’e zulmedenler, Nesimi’nin derisini yüzenler, Hallacı Mansur’u dara asanlar, zalimlere karşı direnen Pir Sultan’ı asanlar, ‘evladı Kerbela’yız’ diyen Seyit Rıza ve yoldaşlarını katledenler ve bizlere bunları yaşatanlar aynı zihniyetin bir parçasıdır” diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU’NA YAPILAN SALDIRI 2 TEMMUZ 1993’Ü HATIRLATTI”

    Sivas Katliamı’nı kim yaptı ya da kim yapmadı meselesinden çok bu insanlık suçunun kendini Müslüman sananlarca alkışlanması ve bu günahın inkar edilmesi olduğunu kaydeden Fırat, katliamları savunan zihniyetin hala insanların arasında gezdiğini belirtti. Geçtiğimiz aylarda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı hatırlatan Fırat, saldırı sırasında bir köy evinin etrafında toplanan can kalabalık arasından bir kadının ‘yakın’ diye bağırmasının 2 Temmuz 1993’ü hatırlattığını kaydetti.

    “OKULA CEMEVİ YAPMAK İLE MESCİT YAPMAK ARASINDA BİR FARK YOKTUR”

    Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri için yıllardır mücadele ettiklerini ifade eden Fırat, Aleviler olarak başından beri eğitimde laikliği savunduklarını bunun için de okullara yapılan mescitlere karşı olduklarını belirtti. Mescitlere karşı çıkarken Halklalı’da yapılan Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak bilinen lisenin içerisinde yer alan cemevine de aynı şekilde karşı olduklarını dile getiren Fırat, “Okula cemevi yapmak ile mescit yapmak arasında bir fark yoktur” dedi.

    Asıl olanın kendinden olmayan herkesi asimile etmeye çalışan bu eğitim sistemine karşı çıkmak olduğunu vurgulayan Fırat, “Bu eğitim sisteminin yetiştirdiği ve yetiştireceği bireyler linç kültürüne yatkın ve hizmet eder hale gelecektir. Oysaki okullarda bilime, ilime yönelik bir sistem yaratılırsa aydınlık bir gelecek gelişir” diye ifade etti.

    “BAŞKALARININ ACILARINI HİSSETMEDEN DÜNYADAKİ ACILARI YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

    Fırat’ın arkasından Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli söz aldı. Başka birinin acısını yürekte hissetmeden dünyada acıları bitirmenin imkanı olmadığını kaydeden Hançerli, “Birileri başkalarının acılarından besleniyor ve kendilerine yol buluyorlar. Bizlerse dünyadaki tüm acı yaşayanları yüreğimizde hissediyoruz, hissedeceğiz ve tüm dünyada acıları son buldurmak için var gücümüzle çalışacağız” dedi.

    Etkinlik sanatçılar Mehmet Ekici, Metin Karataş ve Latife Eraslan’ın türküler ve deyişler seslendirmesiyle son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, bu okulda İslami bir Aleviliğin öğretileceğini ve burada yetişecek dedelerin de cemevlerinde verecekleri eğitimin bu minvalde olduğuna vurgu yaptı. 

    Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi imam hatip lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’nin geçtiğimiz ay açılışı yapıldı.

    İstanbul Halkalı’da Atakent Mahallesi 2. Etap Sakarya Caddesi üzerindeki yaklaşık 16 dönüm arazi üzerinde yapılan 600 öğrenci kapasiteli Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Proje Lisesinin temeli, zamanın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da katıldığı törenle atılmıştı.

    42 derslikli okul bahçesinde cemevi, enstitü binası ve 240 kişilik öğrenci yurdu bulunuyor.

    Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun tüm tepkilerine ve karşı çıkmalarına rağmen açılan okul ile ilgili düşüncelerini PİRHA’ya anlattı.

    YENİ NESİL DİPLOMALI DEDELER

    Dernek olarak inançsal çalışmalardan çok toplumsal çalışmalar yaptıklarını ifade eden Abbasoğlu, asli görevi camilere diplomalı imam yetiştirmek olan imam hatip liseleri gibi bu okulun da asli görevinin diplomalı Alevi dedeleri yetiştirmek olduğunu kaydetti. Abbasoğlu, şu noktalara dikkat çekti:

    “Normal bir müfredata uygun olan bir Anadolu lisesinin ibadethane veya uygulamalı ibadet dersi olur mu? Alevilik de olsa Sünnilik de olsa bu bizim hep karşısında durduğumuz şeydi. Ama Aleviler imam hatiplere verdikleri tepkiyi buna verebilecek mi? ‘İmam hatiplerin bu ülke için yararı var mıdır, yok mudur?’ tartışması yapılırken şimdi Alevilerin de bir okulu olsa ne olur? Bu liseden mezun olan çocuklar 2 yıl boyunca uygulamalı Alevilik eğitimi alıp uygulama yaptığında herhalde normal bir vatandaş olmayacaktır. Belki ilk mezunlarını verdikten sonra cemevleri yasal bir statüye erişecek. Ve devlet ‘Bu okuldan mezun olan ve dede sayacağımız kişiler gidip cemevlerinde bu işin kontrolünü ve yönetimini yapabilirler’ diye bir ibare sunduğu zaman bunu kabul etmeyen cemevlerinin kapatılması söz konusu olabilir mi? Bu süreci yaşayabilir miyiz? Evet yaşayabiliriz. Belki de hiç yaşamayabiliriz bu sadece kendi söylediğimiz bir şey olabilir. Ama bu amaç tehlikeli midir? Bazılarına göre tehlikeli, bazılarına göre tehlikesiz. Ama bence en önemlisi dedeler açısından çok sıkıntılı bir süreç çünkü yeni nesil dedeler ortaya çıkıyor.”

    “YENİ TREND ALEVİ İSLAM İNANCI”

    Yeni trendin ‘Alevi İslam inancı’ olduğunu söyleyen Abbasoğlu, Alevi imam hatip lisesinden mezun olacak çocukların cemevlerinde vereceği eğitimler ve hizmetlerin İslami yönde olacağına vurgu yaptı. Lisenin müfredatında öğretilecek olan Aleviliğin İslam inancından farklı olmayacağını dile getiren Abbasoğlu, müfredatta tasavvufi ve İslami değerlerin ön plana çıkacağını belirtti.

    “ALEVİLİK EĞİTİMİ OCAKLARDA VERİLMELİ”

    Alevilerin kendi okullarının hatta üniversitelerinin olması gerektiğini ifade eden Abbasoğlu, ancak bu okullarda Alevilik eğitimi verilmemesi gerektiğini, Alevilik eğitiminin Alevi ocaklarında olması gerektiğini kaydetti. Her Alevi ocağının kurumsal olarak kendini güçlendirerek bir dergah haline gelmesi gerektiğini aktaran Abbasoğlu, şunları söyledi:

    “Bektaşi dergahlarını önemsiyoruz. Fikirsel anlamda tersine göç Anadolu’da olabilir mi? Tekrardan Alevi ocakları, Alevi dergahları açılabilir mi? O ocaklarda yetişen dedeler sadece ocaktan kendisi yetiştirsin yani biz bunu diyoruz. Pir Sultan Abdal dergaha girdiğinde Haydar’dı, hamdı pişti Pir Sultan Abdal oldu ve bir felsefeye, bir amaca ulaştı ve o amaç uğurunda sadece Aleviler için darağacına gitmedi tüm insanlık için tüm haksızlıklar için gitti. Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Dedelerin bu işi para pul için yapmamasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ötekinden bir farkının olmadığını o zaman anlamaya çalışıyoruz.”

    “BU LİSE ALEVİLİĞE KATKI SUNMAYACAK”

    Dedeliğin Allah tarafından verilen önemli bir miras olduğunu belirten Abbasoğlu, bunun ekonomik değerinin olmadığını düşünmek gerektiğini kaydederek son olarak şunları ifade etti:

    “İnançsal anlamda sadeliği savunan ve kutsaliyeti insan sayan tek inanç Aleviliktir. Biz bunu kaybetmeyelim. Bizim devasa kocaman kocaman liselerle, devasa güzel binalara ihtiyacımız yok. Güzel insanlara ihtiyacımız var. Bu lisenin biz çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Yapan insanların belki kendilerine göre haklılıkları, düşünceleri vardır onlara sa saygı duyuyoruz ama toplumsal anlamda Aleviliğe çok katkı sunmayacağını düşünüyoruz. Bunun yerine keşke bu vakıf Alevi ocaklarının kurulması konusunda ön ayak olup bunu sağlayabilseydi ocak kendi dedesini kendi yetiştirebilirdi. Bir sürü ocaklar var. O ocaklar kendi içerisinde kurumsallaşıp inanç çalışmalarını da onlar yürütsünler. Bizim bir Alevi kurumu olarak ‘inanç çalışması yapmayalım’ dememizin sebebi de bu. 5 kişi, 7 kişi, 10 kişi bir araya gelip ‘bizce inancı böyle sürdürmek doğru’ ya da ‘dede bunu böyle yap’ demenin Aleviliğe ihanet olduğunu düşünüyorum. Aleviliğin kişisel gelişimi için katkı sunmamız gerekiyor. Gücümüz varsa bunu o noktada kullanalım. Bizim kendi felsefemize ve inanç mantığımıza uygun yaşamsal standartlarımızı geliştirirsek bence çok daha nitelikli olur. O zaman aracıya da aracı kurumlara da gerek yok. Dedeler gerekli. Dedeler bu kültürün nesilden  nesile gelişmesini sağlayan yegane etkendir, dedelere sahip çıkmamız lazım. Onun dışındaki tüm etkenlerin de çok doğru olmadığını Avrupa Alevi Düşünce Derneği olarak düşünüyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Devşirme dede projesi Ebussuud fetvalarını bugüne taşıma gayretidir’-VİDEO

    ‘Devşirme dede projesi Ebussuud fetvalarını bugüne taşıma gayretidir’-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Halkalı’da yapılan ve Devşirme dede yetiştirecek olan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine  Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman deprem tepki gösterdi. Deprem, “Bizim imam hatip kültürümüz yoktur. Bizim eren kültürümüz, pir, mürşit, dede kültürümüz vardır, cem kültürümüz vardır, gülbeng kültürümüz vardır” dedi.

    Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, devşirme dede yetiştirecek olan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Pir Deprem, “Devlet Türkiye’de Alevilere yönelik Alevi imam hatip okulları açacakmış. Şimdi ya birileri biz Alevilerle gerçekten dalga geçiyor ya da Aleviliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Bilmiyorlarsa bir kez daha izah edelim ki; biz Alevilerde, biz Kızılbaşlarda, bir ışık tarifesinde imamlık yoktur. Tarihimizde hiçbir zaman imam yetiştirme okulları eğitimi olmamıştır” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK’TE İMAM KÜLTÜRÜ YOKTUR”

    “Aleviler imam kültürü ile yetişmemiştir. Alevilikte imam kültürü yoktur. Ama bu bilinçli olarak geçmişten beri 1500 yıllarda Ebussuud fetvalarını 21. yüzyıla taşıma gayretinden başka hiçbir şey değildir” diye konuşan Pir Deprem, şunları kaydetti:

    “Aynı yasalar ve aynı uygulamalar Ebussuud döneminde yani Osmanlının fetvacı başı Ebussuud döneminde açınız Ahmet Refik’in 1930 yılında yazmış olduğu 15. yy Bektaşilik ve Rafizilik adlı kitapçığını okuyunuz orada 60-70 tane fetva vardır. Türkiye’nin bütün bölgelerine yönelik ve bu fetvaların hepsinde Alevilerin namaz kılmadığı için, camiye gitmediği için, cem yaptığı için katledilmelerine, hapsedilmelerine, tutuklanmalarına ve işkence edilmelerine ait fetvaları vardır.”

    “İMAM HATİP OKULLARINI KABUL ETMİYORUZ, ETMEYECEĞİZ”

    Pir Deprem, “Şimdi bu Alevi imam hatip açılma gayreti 1500 yıllarındaki Ebussuud’un fetvalarının ötesinde bir şey değil. Yeni Ebussuud, Aleviler için yeni fetvalar vermektedirler” dedi.

    Alevilerin imam hatip kültürü olmadığını belirten Pir Deprem, “Bizim eren kültürümüz vardır, pir kültürümüz vardır, mürşit kültürümüz vardır, dede kültürümüz vardır, cem kültürümüz vardır, gülbeng kültürümüz vardır. Biz insana insan olduğu için sahip çıkarız. Kamil insan bizim için her mertebenin üzerindedir. İmam Hatip okullarını Alevilik adına kabul etmiyoruz etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Cem Sultan Ermiş: Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi bir asimilasyon projesidir-VİDEO

    Cem Sultan Ermiş: Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi bir asimilasyon projesidir-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine tepkilerini dile getiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şube Başkanı ve Karadeniz Bölge Sorumlusu Cem Sultan Ermiş, “Bu okul bir asimilasyon projesi dedi. Ermiş, “Bu bir kere Aleviliğin köklerine aykırı. Alevilikte ocak- talip- mürşit ilişkisi vardır. Dede ocağında yetişir, mürşidinden icazet alır ve taliplerini görür” hatırlatmasında bulundu.  

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Samsun Şube Başkanı ve Karadeniz Bölge Sorumlusu Cem Sultan Ermiş, İstanbul’da yapımı tamamlanmak üzere olan, Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine tepkisini dile getirdi.

    Bu projenin Aleviliğin köklerine aykırı olduğunu belirten Ermiş, “Alevilikte ocak talip mürşit ilişkisi vardır. Dede, ocağında yetişir, mürşidinden icazet alır ve taliplerini görür. Yani o okul bir asimilasyon projesi” dedi.

    “BÜTÜN OKULLAR ASİMİLASYON YUVASI”

    Bu projenin bir asimilasyon projesi olduğuna dikkat çeken Ermiş, “Şu anda ki bütün okullar asimilasyon yuvası haline dönüştürülmüş. Adı Anadolu lisesi olsun, fen lisesi olsun, sosyal bilimler lisesi olsun müfredat bakımında imam hatip lisesinden farkı yok. O yetmezmiş gibi bir de Alevi İmam Hatip lisesi diye bir şey icat ettiler. Bu tamamen Alevileri ve Aleviliği katletmek üzere olan bir proje. Bunun bir uzantısı da Pensilvanya’daki şarlatanın geçmişte fikir babalığı yaptığı bir proje. Buna biz Alevi örgütleri ve Alevi toplumu olarak karşıyız. Gücümüz yettiği kadar da buna karşı olacağız.” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMUMUZU ORTAÇAĞ KARANLIĞINA GÖTÜRÜR”

    “Cami-cemevi projesinde de varlardı. Ama bugün karşı çıkıyorlar. Yarın bununla ilgili de tekrar ‘Pardon’ diyebilirler” diyen Ermiş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aleviliğin temel doğasında böyle bir sistem yoktur. Alevilik ocakla yetişir. Dede mürşidinden feyz alır, ocağından feyz alır, ocağında pişer. Örneğin ben ocakzade evladım. Ama kendime dede diyemiyorum. Çünkü el ele el hakkadır bizde. Yani sen kendin arınmazsan toplumu arıtamazsın. Bizim inancımızda böyle bir kültür vardır. O açıdan dede ya da ana baba olabilmek için arınmak lazım. Su arıtıcıdır ama önce kendini yıkaman lazım ki toplumu yıkayabilesin. Oradan çıkacak beyinler ancak toplumumuzu Ortaçağ karanlığına götürür.”

    “ALEVİLİĞİ YOK EDECEK BİR PROJE”

    Konjonktür olarak her geçen gün ülkenin daha da geriye gittiğine vurgu yapan Ermiş, “Her geçen gün bir başka olayla irkiliyoruz. Üzerimizde öyle ciddi bir ölü toprağı var ki bu süreçte önümüze bir şeyler konuyor sürekli, gündem değiştiriliyor. Savaş giriyor başka şeyler giriyor bunlar unutuluyor. Ama çok ciddi bir şekilde Aleviliği yok edecek, Aleviliğin özgün yapısını, hakikatçı yapısını bitirecek bir proje. Çok tehlikeli bir proje. Buna sadece Alevi canların değil tüm inançların sünni yurttaşların da tepki göstermesi lazım. Biz kendimize isterken bütün halklara bütün inançlara özgürlük istiyoruz. Sünnilere de özgürlük istiyoruz. O açıdan bu okula karşıyız.” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi lisesi projesine tepki: Aleviler öğretisini ocak ve dergahlardan öğrenir-VİDEO

    Alevi lisesi projesine tepki: Aleviler öğretisini ocak ve dergahlardan öğrenir-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Sekreteri Seyit Karahalil, bir asimilasyon projesi olarak adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine tepki göstererek, Alevilerin burada öğrenecekleri bir şeyin olmadığını söyledi. Karahalil, “Bu şehirlerde bizleri ne kadar asimile etmeye çalışırlarsa çalışsınlar yine de biz öğretilerimizi bu dergahlarımızdan ve Alevi Ocaklarımızdan alıyoruz” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Sekreteri Seyit Karahalil, İstanbul’da yapımı tamamlanmak üzere olan, Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “İNANÇLAR YOK EDİLİYOR”

    Türkiye’de büyük bir dönüşümün yaşandığını söyleyen Karahalil, akılımızı, yaşamımızı ve dünyaya bakışı değiştiren bir dönüşümün sağlandığını ifade ederek, “İnançlarımızı yok ediyorlar insan inandığı gibi yaşayamayınca yaşadığı gibi inanmaya başlıyor” dedi.

    Gelecek nesili bilimden, çağdaşlıktan, sorgulamaktan alıkoyan bir sistemin inşasını yapmaya çalıştıklarını belirten Karahalil, bunu sadece eğitimle değil, vurdulu, kırdılı televizyon programlarıyla içinden çıkılmayacak bir sürükleme ile karşı karşıya olduklarını söyledi.

    “LAİKLİK BİR İNANÇ BİÇİMİ DEĞİLDİR”

    Laikliği benimsemiş devletlerin, resmi dini kesinlikle söz konusu olmadığını kaydeden Karahalil, devletin insan kurallarına göre kendini asla şekillendiremeyeceğini, dinin bir kamu hizmeti olmadığının altını çizdi.

    “Devlet her dine eşit mesafede durmalıdır, din özgürlüğü herkes için vardır” diyen Karahalil, “Laikliği benimsemek inanç özgürlüğünün somutlaşmasını sağlamak demektir. Laikliği benimsemiş bir devlet dinin siyasal hayata müdahalesini mutlak suretle engeller, laiklik bir inanç biçimi değildir” dedi.

    “OKULLAR İMAM HATİP LİSELERİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

    Son ÖSYM sonuçlarında İmam Hatip Liseleri’nin  başarısız olduğunu söyleyen Karahalil, “Anadolu Fen ve Sosyal Bilimleri, İmam Hatip Liseleri’ne dönüştürmeye çalıştıklarını söyledi.

    Karahalil konuşmasını şöyle sürdürdü.

    “Cemaat okulları proje okulları yapılıyor. İstanbul’da 14 okul böyle dönüştürüldü. Ankara’da ne yazık ki başkente Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi İmam Hatip Lisesi’ne çevrilmeye çalışıldı. Mamak Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne çevrilmeye çalışıldı. İzmir’de 12 derslik ek öğretim binası kız Anadolu İmam Hatip okulu aynı zamanda güzel sanatlar, spor okulları imamın okulları yapılıyor. Ne yazık ki bu listeler uzayıp gidiyor.”

    Alevi İmam Hatip lisesi meselesini değerlendiren Karahalil, Alevilerin öğretilerini ne kitaplardan ne de okullarda verilen derslerden öğrendiklerini belirterek, “Bizlerin dergâhları, ocakları vardır. Bu şehirlerde bizleri ne kadar asimile etmeye çalışırlarsa çalışsınlar yine de biz öğretilerimizi bu dergâhlarımızdan ve Alevi Ocaklarımızdan alıyoruz. Bu dergâhlar ve ocaklar insanlık tarihinden beri vardı ve var olmaya devam edecek bunu asla bizim yüreğimizden, beynimizden söküp alamazlar” ifadesini kullandı.

    “BİZİM KURANIMIZ TELLİ KURANDIR”

    “Bizler eğer kuran öğreneceksek bizim asıl kuranımız telli kuranımızdır” diyen Karahalil, “Onun teline dokunduğumuz zaman biz orada barışı öğreniriz, sevgiyi, insanın insana kul olmayacağını öğreniriz. Biz orada insani Kamil olmayı, zulme karşı durmayı, 72 millete aynı nazarda bakmayı daha da önemlisi bu dünyanın bizden farklı insanlarla güzel oluğunu öğreniriz. Bizim telli kuranımız kendi dilimizde okumayı ve yazmayı öğretir bize. Bizim Arapça ile işimiz olmaz” dedi.

    Karahalil, son olarak, birliktelik mesajı vererek, “Bizim için, ötekileştirilenler için, zalimin karşısında hep umudumuz vardı, umudumuz var olmaya devam edecek. Bu ülkede Alevi’si, Sünni’si, Hristiyan’ı, inananı inanmayanı kim varsa zulme karşı hep birlikte direnmeli, hep birlikte sokağın sesi olmalıyız” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • HBVAKV Başkanı Baş: Dedelerimiz Kur’anı bilir; herkes haddini bilsin-VİDEO

    HBVAKV Başkanı Baş: Dedelerimiz Kur’anı bilir; herkes haddini bilsin-VİDEO

    PİRHA – Kur’an öğretilerek Alevi dedeleri yetiştirileceği belirtilen özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesine ilişkin PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, “Bizim dedelerimiz bugüne kadar ne imam hatibe gittiler, ne de bir okulda eğitim aldılar. Şimdi bizi bu oyunlarla oyalayıp asimile etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, İstanbul’da yapımı tamamlanmak üzere olan, Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Baş, “Kamuoyunda tabii bu projenin adı Alevi imam hatip lisesi olarak oturdu. Zaten işin daha başında yanlış giden bir şey doğru tarafı yok. Alevi imam hatiplik, Alevilikte böyle bir kavram yok. Dedelere kuran öğreterek, Alevi gençleri yetiştirmek şeklinde açıklıyorlar ama mızrak çuvala sığmıyor. Daha baştan bile işin adını koyarken bile imam hatipten niyet anlaşılıyor. Herkesin çok iyi bildiği bir şey var. Bir asimilasyon projesidir. Net açık bir şekilde hiç bu kadar açık olmamıştı bile. Asimilasyon projeleri çok net, çok açık bir şekilde ama buradan bir aileden söz ediliyor özellikle varlıklı bir aile Tükekler. Onlar üzerinden imam hatip liseleri kuruluyor” ifadelerini kullandı.

    “ASİMİLASYONUN BİR AYAĞI ALEVİ BİR KİMLİK ÜZERİNDEN ÖRGÜTLENİYOR”

    “Özellikle Alevi adıyla, namıyla anılan bir isim üzerinden gelmiş olması. Asimilasyonun bir ayağının Alevi bir kimlik üzerinden örgütlendiğini gösteriyor. Buna tabii ki doğal olarak karşı çıkıyoruz” diye konuşan Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir kere özgün bir eğitim çerçevesinde özel olarak yürütülmeye çalışılıyor. En azından bu liseyi kuran şahısların arkasındakileri herkes biliyor. Hükümet var, devlet var. Onları ispata bile gerek yok. Ortalama Alevi olan, ortalama Türkiye’de yaşayan herkes bunun ne olduğunu biliyor.

    Ama burada bu arkadaşların bile, Alevi kimliğine inanan arkadaşların bile Aleviliği bilmediklerini gösteriyor. Çünkü Aleviliğin kendi iç örgütlenmesinde eğitimi, enformel eğitim olarak tabir edilen yani; programmüfredat, özgün bir eğitim sistemiyle değil, daha çok gelenekten gelen daha çok tanıklıklar ve tecrübeler üzerinden kurulan bir eğitim sistemidir. Aleviliğin inancı ve yolunun bilinmesi açısından bu eğitimin öğretilmesi çok önemlidir. Yani öyle bir lise müfredatı ile Kur’an konularak Kur’an öğretilerek olmaz. Aleviliğin erkanında ve inancında yoktur. Dahası Alevi dedelerinin böylesi bir şeye ihtiyacı da yoktur. Bunu bir netlikle kabul edelim.”

    “TÜKEKLER PARANIN GETİRDİĞİ İKTİDAR İLİŞKİLERİYLE BUNU YAPIYOR”

    Televizyonda sürekli ifade edilen Sünni algıdan söz eden Baş, şunları kaydetti:

    “Aleviler Müslüman ama dağda bayırda yaşadıkları için, eğitimsiz kaldıkları için, bilmedikleri için, daha sonra böyle değişmişler. Hatta bir televizyon programında bir Sünni hoca “Aleviler Müslüman ama ameli eksik” demiş. Şimdi bu Alevi imam hatip lisesi aslında mantık olarak o ameli tamamlattırma projesidir. Amel tamamlandığında Aleviler de artık birer Sünni Müslüman olacaklarıdır. Ama bu arada Alevilik bitirilecektir.

    Bu gelinen noktada bu yapılan ihanet açık açık söylüyorum. Bu projeye önderlik eden Tükekler varlıklı olmalarından ötürü bir şımarıklıkla paranın getirdiği iktidar ilişkileriyle bunu yapıyorlar. Ve ben bir Alevi çocuğu olarak bir Alevi yurttaş olarak bunu ne olursa olsun ifade etmekten geri durmayacağım. Lütfen Alevi toplumuna da bu konuda ricada bulunuyorum, ısrar ediyorum. Yoluna ve toplumuna karşı vicdanı olan herkes bunları açık yüreklilikle söylemeli.”

    “TARİHİN HER DÖNEMİNDE BİR TÜKEK BULUNUR, İŞ YAPTIRILIR”

    Baş, “Bu tür şeylerin üstünü örtüyoruz. Ve gittikçe hızlanan bir şekilde imam hatip liseleri, dedelere kuran öğretmek gibi projeler, cami- cemevi gibi projeler öne sürülüyor. Bize ortaokul lise yıllarında zorla kuran öğretilir, okuldaki sıralar üzerinde namaz öğretirlerdi. Bu eğitimi almış bir kuşaktan geliyoruz” dedi.

    HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş, baskılara karşı Alevi toplumuna şöyle çağrı yaptı:

    “Ne olacak kur’an bilsin, ne zararı var gibi söylemlerle ve toplumda artık bu son günlerde baskılardan yaşadığı yılgınlıktan dolayı ses çıkarmaz oldu. Aleviliğine dair, yoluna dair, itikatı olan, inancı olan, toplumuna dair vicdanı olan herkes net ve açık olarak tavrını ve tepkisini koyması lazım.

    Çünkü tarihinin her döneminde bir Tükek olmaz, iki Tükek bulunur, başka bir Tükek bulunur, bu iş yaptırılır. Ama biz bu asimilasyonu artık bizi imha eden, yolumuza zarar veren, inancınıza ve toplumumuza zarar veren bu projeye tepkimizi net ve açık olarak ortaya koymak zorundayız.”

    “DEDELERİMİZ BUGÜNE KADAR İMAM HATİP OKULUNA GİTMEDİLER”  

    “Alevi dedelerinin bugüne kadar imam hatip okullarına gitmediğini belirten Baş, “Ve bugüne kadar her gün azalarak ama geçmişte daha çok Aleviydik. Şimdi bizi bu oyunlarla oyalayıp asimile etmeye çalışıyorlar ve herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum.

    Alevi dedelerinin Kur’an bilmediğini söylemek densizlik ve her şeyden önce abesle iştigaldir. Çünkü Alevi dedeleri kuran bilirler. Biz Kur’anı batın Kur’an olarak biliriz ve bizim dedelerimiz oturduğu zaman bunu gayet güzel ve açıklayıcı bir şekilde bize öğretmişlerdir. Ama istenilen şey şu; biz televizyonlarda Kur’an satmayız. Kur’an bilgisi ile kulu ve toplumu aldatmayız. Bizim dedelerimiz Kuran’ı bilir. Herkes haddini bilsin yeter.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Alevi Lisesi’ne büyük tepki: Bu okulun Alevilerde yeri yok, asimile eder-VİDEO

    Alevi Lisesi’ne büyük tepki: Bu okulun Alevilerde yeri yok, asimile eder-VİDEO

    PİRHA – Alevi imam hatip lisesi olarak da adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya konuşan Ağuçan Ocağı pirlerinden Hasan Genç, “Bizde imam hatip ve benzeri bir okul yoktur. Alevilik’te pirler, mürşitler kendi taliplerini yetiştirir” dedi.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden Hasan Genç, İstanbul’da yapımı tamamlanmak üzere olan, Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Genç, bu okulun Alevilerde yeri olmadığını savunarak “Bizde pirler, mürşitler kendi taliplerini yetiştirir” ifadelerini kullandı.

    “KENDİLERİNE GÖRE İNANÇ YARATMAK İSTİYORLAR”

    “Şimdi bu okulu kuracak olanlar kendilerine göre bir inanç yaratıp ortaya koyacaklar” diye konuşan Pir Genç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aleviliği asimile etmek için her yola başvurulduğunu, Alevilik’te el ele el Hakka, kendi pirini, mürşidini, rayberini bileceksin. Dört kapı kırk makamın ne olduğunu bileceksin. Bu okullarda bunları öğretmezler. Bizde İmam Hatip diye bir okul olamaz. Bizde rayberler, pirler, mürşitler kendi aralarında taliplerini yetiştirirler. Aleviliğin bilimsel anlamı neyse onu anlatırlar.”

    “ASİMİLASYON POLİTİKASI YÜZYILLARDIR DEVAM EDİYOR”

    Pir Genç, “Bize eskiden büyüklerimiz öğretiyordu. Biz Hakkı insan ve doğada görürüz. Bilim okumak gerekli ama bunu bilim adı altında Aleviliği asimile etmek için kullanmak yanlıştır” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Genç, “Alevilik’te bir bilim insanının söylediği sözü tanımladığımızda şunu görürüz: Hakkın tecellisi bir kum tanesindedir. Bilimden gideriz, bilimselliği anlatırız ancak bizde imam hatip okulu gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu asimilasyon politikası yüzyıllardır, yakın dönemde İttihat ve Terakki’den bu yana aynı şekilde devam etmektedir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Ateşoğulları: Alevi imam hatip lisesi Sünnileştirme çabasıdır-VİDEO

    Ateşoğulları: Alevi imam hatip lisesi Sünnileştirme çabasıdır-VİDEO

    PİRHA – SHP’nin Eski Ankara Milletvekili, Hukukçu Kamil Ateşoğulları, Alevi imam hatip lisesi olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine yönelik PİRHA’ya konustu. Ateşoğulları, “Devletin temel görüşlerinden birisi; Aleviliği Sünnileştirmektir. Bu nedenle Alevi çocuklarını Alevi imam hatip liseleri açarak orada okutmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

    SHP’nin Eski Ankara Milletvekili, Hukukçu Kamil Ateşoğulları, İstanbul’da yapımı tamamlanmak üzere olan, Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Ateşoğulları, “Aleviler buna büyük oranda tepki koyup, karşı çıkacaklardır nedenle boşa uğraşmalarına gerek yok. Alevi ocaklar dururken imam hatipli Alevi din adamları ne Alevi inanç felsefesini bilirler, ne tarihini bilirler. Suni öğreti bizim inancımızın dışında bir olaydır. Bu nedenle boş bir çaba olarak görüyorum. Aleviler bunu da püskürteceklerdir. Benim inancın budur” diye konuştu.

    “CAMİ CEMEVİ PROJESİ TUTMADI”

    “Cumhuriyet tarihi boyunca Alevileri tekçi bir anlayış bakış açısıyla suni bir resmi inanç sayan bir görüş sünnileştirmeye çalıştı. Buna rağmen tabii direnişler oldu. Aleviler bu saldırılara karşı sonuna kadar direndiler” diye konuşan Ateşoğulları şunları kaydetti:

    “Ama Aleviler içinde bazı kesimler işte Alevilik de bizim, Sünnilik de bizim gibi bir mantıkla hareket ettiler. Daha sonra cami-cemevi projesi geldi. Cami- cemevi projesini yaparken de Hacı Bektaş Dergahı içerisindeki o güdük minareli camiyi örnek gösterdiler. Oysa 1925’te dergah kapanınca 1934’te o cami yapıldı, sonradan eklendi.
    Bunun üzerine cami cemevi projesini denediler fakat tutmadı. Tabii bunu yapanların içinde Fethullah Gülen de vardı. Derin devletin adamı diyelim bu da tutmadı. Ama Alevilik hala direniyordu. Direnirken 2 türlü asimilasyon vardır. Birincisi dışarıdan baskı ile yapılan asimilasyon, ikincisi kendi içimizde yaptığımız Alevi terminolojisini, deyimlerini eskiden kullandığımız sözcükleri kullanmayarak Sünni bir söylemle yürütülen bir Alevilik ortaya geldi.”

    “ALEVİLİK OCAK SİSTEMİ ÜZERİNE KURULMUŞ BİR İNANÇTIR”

    Cami-cemevi projesine karşı bir çıkış olunca başka çabalar içerisine girildiğine dikkat çeken Ateşoğulları, “Ne yapıp yapıp Aleviliği Sünnileştirmek gibi bir çabanın içerisine girdiler. Devletin temel görüşlerinden birisi bu idi. Bu nedenle de şimdi Alevi çocuklarını Alevi imam hatip liseleri açarak orada okutmak istiyorlar. Şimdi Aleviliği Ortodoks İslam denen Sünnilikle Alevilik hiçbir şekilde bağdaşmaz, yan yana gelmez bir durum” dedi.

    Devletin, köylerde hizmet üretirken işte siz sağlık ocağı istiyorsunuz, yol istiyorsunuz, okul istiyorsunuz eğer bir de cami istiyorsanız bunları yaparız der gibi zora sokarak zorla köylere cami yaptıklarını belirten Ateşoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Buda yetmedi, şimdi Alevi din adamları okullarda yetiştirmek isteyerek kendi Sünnilik anlayışını orada geliştirmek istiyorlar. Ancak Aleviliğin din adamları dedeleridir, pirlerdir. Bunlar da ocaklardan gelir. Alevi ocak sistemi üzerine kurulmuş inanç sistemidir. Orada okuldan yetişmiş Sünni inancının gerekleri üzerine yetişmiş bir din adamına ihtiyaç yok. Bu çabanın da boşa geçeceğini ve sonuç yaratmayacağına inanan bir kişiyim.
    Zaten Alevilerde buna büyük oranda tepki koyup, karşı çıkacaklardır, o nedenle boşa uğraşmalarına gerek yok. Alevi ocaklar dururken imam hatipli Alevi din adamları ne Alevi inanç felsefesini bilirler, ne tarihini bilirler. Sünni öğreti bizim inancımızın dışında bir olaydır. Bu nedenle boş bir çaba olarak görüyorum. Aleviler bunu da püskürteceklerdir. Benim inancım budur.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Bir asimilasyon projesi: Bu lisede Kur’an ve Arapça öğretilerek ‘dede’ yetiştirilecek

    Bir asimilasyon projesi: Bu lisede Kur’an ve Arapça öğretilerek ‘dede’ yetiştirilecek

    PİRHA- Bir asimilasyon projesi ve Alevi imam hatip lisesi olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi’ni yaptıran Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Tükek, lisenin 2018 Eylül döneminde açılacağını belirtiyor. Tükek, bu lisede dedelerin Kur’an, Osmanlıca, Farsça, Arapça öğreneceğini belirterek, “Dedeler eğitimden geçirilecek” diyor ve ekliyor: Kur’an’ı tam olarak bilmeyen dedeler, nesillere tam ve doğru bilgiyi nasıl ulaştıracak?” 

    2015 yılının Mart ayında İstanbul Halkalı Atakent bölgesinde Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ve AKP hükümeti yöneticileriyle birlikte temeli atılan ve Alevi imam hatip lisesi olarak da adlandırılan özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi’nin yapımında sona geliniyor.

    Beş yıl önce kurulan Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Tükek, başta dedeler, pirler başta olmak üzere pek çok Alevi kurumunun tepkisine rağmen İstanbul Halkalı Atakent bölgesinde özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesini hayata geçireceklerini açıkladı.

    Zerparola gazetesine konuşan Tükek, “2015 yılının Mart ayında temellerini attık. 2018’in Eylül döneminde, yeni eğitim öğretim yılında hizmete açılacağız” dedi.

    Tükek, “Cemevlerinin koşulları arzu edilen niteliğe sahip değil. Dedeler, aileden, büyüklerinden öğrenebildikleri kadarını topluma aktarıyorlar. Yetersizlik durumu göze çarpıyor. Kur’an’ı tam olarak bilmeyen dedeler, nesillere tam ve doğru bilgiyi nasıl ulaştıracak?” diyor.

    “Uzun zamandır hayalini kurduğu bir proje olduğunu söyleyen Sakine Tükek, şu iddialarda bulunuyor:

    “Özel statülü Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi, inanç dünyamızın eğitimle buluşması adına çok önemli bir eksikliği kapatacak. Türkiye’de ciddi Alevi nüfus var. 30 milyon Alevi canımız barış, kardeşlik içinde yaşam sürdürmeye gayret ederken, Alevi gençlerimiz dini öğretilerini Cemevleri’nden ediniyorlar. Ya da mevcut ortamdan enerji alamayarak din kavramından uzaklaşıyor, başka alanlara yönleniyorlar. Gençlerimizi kazanmak ve doğru çizgide eğitim almalarına fırsat yaratmak zorundayız. Okulumuzun kuruluş amacı, çocuklarımızın doğru bilgiyle donanacağı Alevi Bektaşi eğitim modelini oluşturmak.”

    MİLLİ EĞİTİM BKANLIĞI DESTEK SAĞLIYOR

    Okulun 16 dönüm arazi üzerinde, 30 bin metrekare kapalı alana sahip oluğunu ifade eden Tükek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da gereken destekleri sağladığını kaydediyor.

    Külliye özelliğinde bir proje olduğunu belirten Tükek, Altı yüz öğrencinin eğitim alacağı bir Anadolu Lisesi örneği olduğunu kaydederek, “Öğrencilerimizin %30 kadarı dede soyundan gelen evlatlarımızdan oluşacak. Okulumuzda kız öğrenci sayısı da önemli yer tutacak. Bektaşilik kültüründe baba kavramı var. Bir soydan gelme kriterine değil, babalığı hak etme durumuna bağlı bir saygınlık mertebesi. Babalar yetiştireceğiz. Balkanlar’dan öğrencilerimiz bizimle olacak” diye belirtiyor.

    “ALEVİLER SÜNNİLEŞTİRİLECEK Mİ SORUSUNU CİDDİYE ALMIYORUZ”

    Aleviler sünnileştirilecek mi sorusunu soranları ciddiye almadıklarını söyleyen Tükek, okullarda verilen derslerin yanında Kur’an, Osmanlıca, Farsça, Arapça gibi derslerin de olacağını söylüyor.

    “150-200 öğrenci ile başlamayı planlıyoruz. Çocuklarımızı mülakatla kabul edeceğiz.
    Anadolu Lisesi özelliğindeyiz. Ankara ve İzmir’de benzer projelerin olgunlaştırılması için çalışmalara başlayacağız. Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi’nde, Alevi dedeler Kuran’ı Kerim öğrenecek. Dedeler de eğitimden geçirilecek.”

    LİSENİN TEMELİ 14 MART 2015’TE ATILMIŞTI

    Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Lisesi’nin temeli, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımıyla 14 Mart 2015’te atılmıştı.

    Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı’ ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olan okulun müfredatında, “lise eğitiminde yer alan ortak derslerin yanı sıra, Alevi-Bektaşi öğretisine ilişkin derslerin de yer alacağı” belirtiliyor. Müfredatta “Kur’an-ı Kerim, İslam Kültür ve Medeniyeti”, “Alevilik ve Bektaşilik İnancında İbadet ve Uygulamalar”, “Alevi – Bektaşi Tarihi Süreci”, “Tasavvufa Giriş, Büyük Mutasavvıflar ve Öğretileri” ve “Bağlama Eğitimi ve Semah Manası Erkânı” gibi dersler bulunuyor.     (HABER MERKEZİ)