Etiket: alevi kadın meclisi

  • ABF Alevi Kadın Meclisi: Alevi kadınları mücadelenin her alanında olmaya davet ediyoruz

    ABF Alevi Kadın Meclisi: Alevi kadınları mücadelenin her alanında olmaya davet ediyoruz

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Alevi Kadın Meclisi, 1.Kadın Konferansını gerçekleştirdi. 1. Alevi Kadın Konferansı sonuç bildirisinde kadınlar, “Semavi-İbrahimi dinlerin hakimiyetindeki coğrafyada Aleviler, Fatma Ana’yı Adem’den önce sayan, Kırklar Cemi’nde kadınla erkeği bir semahta buluşturan öğretilerinden vazgeçmemiştir” diyerek Alevi kadınları mücadelenin her alanında yanlarında olmaya çağırdı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde düzenlendi.

    Konferans, slayt gösterimi ve saygı duruşu ile başladı ardından Sema Ulusoy İzkaya ve Zeynep Karababa’nın okuduğu Gülbeng-Üç Nefes ile devam etti. Sunuculuğunu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz’ın yaptığı konferansta, ABF adına açılış konuşmasını Elif Keleşo yaptı.

    Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de katıldı. Kurum temsilcilerinin konuşmalarının ardından oturumlara geçildi.

    3 oturum olarak yürütülen konferansın 1.Oturumunda; İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Cemal Salman, Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar

    2.Oturumda; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim, Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran

    Konferansın 3.Oturumda ise; Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Kadın Aktivisti Emel Sungur Uzman, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz konuşmacı olarak katıldı. Oturumların bitmesinin ardından değerlendirme konuşmaları yapıldı ve konferans, Sonuç Bildirisi’nin okunmasının ardından sona erdi.

    “ALEVİLİKTE KADIN, ERKEK, CÜMLE CANLI EŞİTTİR”

    ABF 1. Alevi Kadın Konferansı Sonuç Bildirisi’nde şu ifadelere yer verildi:

    Bizler; Alevi Bektaşi Federasyonu, bileşenleri ve Alevi yolunda yoldaş olduğumuz diğer örgütlerin emektarı, Alevi Yol’unun bendesi kadınlar olarak bildiririz ki:
    – Alevi inanç, ibadet, kültür ve felsefesinde kadın, erkek, cümle canlı eştir, eşittir. İnancımız, kurucu mitlerimiz, edebiyatımız, felsefemiz bunun öğreti, örnek ve sembolleriyle doludur. Semavi-İbrahimi dinlerin hakimiyetindeki coğrafyada Aleviler, Fatma Ana’yı Adem’den önce sayan, Kırklar Cemi’nde kadınla erkeği bir semahta buluşturan öğretilerinden vazgeçmemiştir. Kadıncık Ana’yı bir mürşit postunda, Bacıyan-ı Rum’u mücadelenin ön safinda resmeden anlatılarına sadık kalmıştır. Eşliği-eşitliği ibadetinde, hakikatinde; sözünde, meclisinde; duazında sazında yüzyıllarca yaşatmıştır. Muhabbetin dilinde erlik dişilik aramamış, cem olmak için iki can’ı yeter görmüştür. Alevilerin tarihleri boyu uğradığı zulüm, ayrımcılık, kıyım ve iftiraların bir sebebi de Alevilerin böyle bir coğrafyada kadın-erkek eşitliği ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine bakışındaki bu aykırılıktır.

    – Cumhuriyetin ilk yüz yılı, kadınlar bakımından hem büyük kazanımlar hem yüz yıldır aşılamayan zorluklarla geçti. Kadınlar, Cumhuriyet döneminde önceki yüzyılda başlayan mücadelelerinin meyvelerini aldılar: Medeni kanun ve laiklikle gelen haklar, seçme-seçilme hakkı, çalışma hayatına ilişkin haklar, gündelik hayatta özgürleşme, kamusal ve siyasal alanda görünürlük bu yüzyılın kazanımlarındandır. Öte yandan, bütün bu kazanımlara rağmen evde, kamusal hayatta, çalışma şartlarında, temsilde, kısacası hayatın her alanında kadınlara eşitsiz ve ayrımcı tutum devam etmiştir. Ataerkil düzen; kimi zaman hassasiyet, kimi zaman namus-töre, kimi zaman ahlak-adalet kisvesi altında kadına fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik şiddetin sığınağı olmuştur.

    “ALEVİLİĞİN ‘EŞİTLİK’ SÖYLEMİ NE YAZIK Kİ GERÇEK HAYATTA ÇOĞU ZAMAN ‘SÖZDE’ PARLAMAKTADIR”

    – Bütün bunlardan Alevi kadınlar da ne yazık ki tümüyle ari değil. Cumhuriyet döneminin kazanımları, Alevi kadınlar için de vazgeçilmezdir. Alevi inancı, kültürü ve yolu gereği Alevi kadınlar kimi yönlerden İslam coğrafyasındaki benzerlerinden görece farklı bir noktada görülebilir. Fakat bütün bunlar, Alevi köylerinde yerleşik ataerkil alışkanlıklardan, şehirlere taşınan eşitsizliklerden paylarını almadıkları anlamına gelmez. Alevi kadınların da çoğu ev içinde, gündelik ve toplumsal hayatta, dahası Alevi örgütlerinde ve temsilinde çeşitli düzeyde ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddete maruz kalmaktadır. Ev içinde emeği görünmeyen, bilinçli bilinçsiz türlü şiddete uğrayan, temsil yolları ya hiç açılmayan yahut örgütlendiğinde ancak ‘toplumsal cinsiyet rollerine uygun’ pozisyonlara layık görülen kadınlar, zaten Alevi olmanın türlü zorluk içerdiği toplumda, bir de ‘Alevi kadın’ olmanın zorluklarıyla mücadele etmektedir. Aleviliğin ‘eşitlik’ söylemi, ne yazık ki gerçek hayatta çoğu zaman ‘sözde’ ve ‘söylemde’ parlamaktadır.

    – Cumhuriyet tarihi boyunca türlü zorluk ve mücadele ile elde edilen kazanımların, son dönemde Siyasal İslamcı program ve politikalar eliyle yeniden tehdit altına girdiğini görüyoruz. Her yıl yüzlerce kadın cinayetinin işlendiği, kadınların her alanda şiddete ve haksızlığa uğradığı ülkemizde, zayıf da olsa hukuki güvencelerimizden olan İstanbul Sözleşmesi’nin askıya alınması; radikal dinci grupların faaliyetlerine tedbir alınmaması; zorunlu din dersleri yanında ÇEDES benzeri uygulamalarla çocuklarımızın, bilhassa kız çocuklarımızın özgür eğitim haklarının çiğnenmesi; giyim kuşamdan yaşam tarzına, medya temsilinden siyasi arenaya, ortodoks dini söylemin hayatın her alanına yayılması, ülkemizde laik cumhuriyetten, seküler yaşamdan, özgür-demokratik-aydınlık yarınlardan yana bütün kesimler için tehdittir; kadınlar için ayrıca tehdittir. İran’dan Arabistan’a İslam coğrafyasında yakın dönemde yaşanan gelişmeler, kadınlara dönük zorbalık ve bütün bu coğrafyada kadınların hakları ve özgürlükleri için verdiği mücadele, eksikleri-kusurları da olsa ‘laik cumhuriyetin’ vatandaşı olan biz kadınlar için ibret ve esin kaynağıdır. Bu ülkedeki hiçbir kadının, hele hiçbir Alevi kadının, laiklik, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde bu birikimi ve kazanımları göz ardı etmeye lüksü de niyeti de yoktur, olmamalıdır, olmayacaktır.

    ALEVİ KADINLARDAN MÜCADELE ÇAĞRISI

    Bütün bu tartışma ve tespitler ışığında, Alevi Bektaşi Federasyonu, bileşenleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu Birinci Kadın Konferansı düzenleyicileri adına;

    – Alevi inanç, kültür, felsefe ve söyleminde yalnızca ‘kadın-erkek’ değil, doğada ve evrendeki cümle canlı, bir ‘can’ olarak eşittir. Bu düşünce, Alevi olmayanlara bakışta da esastır. ‘Yetmiş iki millete bir bakan’ bir kültürün kadınları olarak, toplumsal cinsiyete dayalı bütün eşitsizlikleri ve ırkçılığın, türcülüğün her biçimini reddediyor, Alevi canları kendi değerlerine uygun düşünme ve davranmaya davet ediyoruz.

    – Alevilerin ‘kadın-erkek eşitliği’ söylemi, evlerimizde, toplumsal ve kamusal hayatta, siyasal temsilde olduğu gibi ne yazık ki Alevi örgütlerinde de çoğu zaman ‘sözde’ kalmaktadır. Bu gerçekten hareketle bütün Alevi örgütlerini, yöneticileri, Alevi yolundan gelen temsilci ve siyasetçileri de ataerkil geçmişlerinden gelen eşitsizliklerle yüzleşmeye, onları da yolumuzun değerlerine uygun düşünüp davranmaya davet ediyoruz.
    – Kotalar, kadın kollan, kadınlar kurulu, görünür-görünmez engeller, cam tavanlar gibi kalıntılarla malul örgütlerimizin kadın emeği, görünürlüğü ve temsiliyle daha da güzelleşeceğini biliyoruz. Bunun için Alevi örgütlerini, yöneticileri, temsilcileri, emekçileri ve gönüllüleriyle her alanda, yan yana eşitlik mücadelesine davet ediyoruz.

    – Cumhuriyetin ilk yüz yılı, Alevi kadınlar için de birçok yönden yeni haklar, özgürleşme, görünürlük ve güçlenme kazanımları getirmiştir. Fakat Alevilerin yaşadığı ayrımcılık, kıyım ve ötekileştirmelere ek olarak, Alevi kadınlar ayrıca hayatın her alamnda ataerkil düzenin zorluklarıyla da mücadele etmek durumunda kalmıştır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı, hem ilk yüzyılın birikimini koruma hem kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinde bayrağı daha yukarı taşıma yüzyılı olacaktır. Alevi kadınları da bu mücadelenin her alanında yanımızda olmaya davet ediyoruz.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi Kadın Meclisi’nin düzenlediği 1.Kadın Konferansı başladı-VİDEO

    Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 1.Oturumu: Aleviler kadın figürünü ön plana çıkardı- VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

  • ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 3. Oturumu: Alevi kadının özne olması ve müdahale etmesi gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferans’nın 3. oturumunda “Alevi kadın hareketi ve mücadelesi” konuşuldu. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz, AKP ideolojisinin yegane hedefinin kadınlar olduğunu ifade ederek, “Sürekli kadınları, örtmek istiyor, kapatmak istiyor, kadınların kamusal alana çıkmasını istemiyor. Alevi kadının özne olması gerekiyor, müdahale etmesi gerekiyor” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde devam ediyor.

    Konferansın 3.Oturumda; Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Kadın Aktivisti Emel Sungur Uzman, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz konuşmacı olarak katıldı.

    “ALEVİ KADINLARIN ÖZNE OLMASI GEREKİYOR”

    Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, ‘Alevi Kadın Mücadelesinin Bugünü-Yarını: Kazanım, Sorun ve Yeni Yollar’ başlığı hakkında yaptığı konuşmada, “Alevi ve demokratik bir ailede büyüdüm. Toplumsal Cinsiyet; toplumun, kadından kadın olduğu için beklentileridir. Toplum diyor ki erkek geçindirmek zorunda. Biz, regl olduğumuzu söyleyemiyoruz. Deprem bölgesinde, hizmet verenler erkek olduğu için ped isteyemediler. Evlilik teklif etmek erkeğin için kadın teklif etse ötekileştirilir. Hem dışarda çalışmak hem de ev işlerini yapmak kadınları çok yoruyor.  Kadının karşılıksız emeği meselesi, bizim Alevi kadınlar olarak bu konulara bakmamız gerekiyor. Ben örgütlenmeyi çok önemsiyorum. Mutlaka sokakla ilişkili olunmasını öneriyorum. Türkiye’de kadın hareketi çok önemli” dedi.

    “BÜTÜN AĞITLAR AYNI DİLDENDİR, ANA DİLİNDENDİR”

    Aynı konu da konuşan aktivist Emel Sungur Uzman ise, şunları ifade etti:

    “Hızır ayındayız, hızır yoldaşımız olsun. Bugün konuşacaklarımız tarihin derinliklerinden bize miras kalmıştır. Yarını görmek için dünü bilmek gerekir. Ancak Alevi toplumunda eşitsizlikler vardır, konferans bu eşitsizlikten dolayı yapılmıştır. 48 perşembelerden uzak kaldık, cemlerde muhabbet etmiyoruz. Bir ortak tarihtir Kerbela ancak o gün yanan ışık bugün yaşanan katliamlar ile devam etmektedir. Bütün ağıtlar aynı dildendir, ana dilindendir. Kadıncık Anadan, Şahturna bacımızdan kelamımız vardı bugün. Bugüne kadar yolun içinde en temel değer olan insan hakları, barış için binlerce kadın öldürüldü. Zorunlu din dersi dediler meydandaydık, asla sokakları bırakmadık. Asla vazgeçmedik.

    Sevgili kadınlar biz kendi tarihimizi yazmalıyız. Erillerin yarattıkları kadın çatışmalarından uzak duralım. Kadın dili sevgi dilidir, kadın dilini öğrenelim” diye ekledi.

    “ALEVİ KADINI ÖZNE OLMALI

    3. Oturumun son konuşmacı Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bedriye Poyraz, ‘Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Alevi Kadınlar’ konulu konuşmasını yaptı. Poyraz, “Bugün burada onlarca donanımlı kadın gördüm. 100 yıl meselesi moda haline geldi. birinci yüzyılı farklı değerlendirebiliriz. Birinci yüzyılı biz Aleviler olarak katliamlar ile geçirdik. Alevilerin, birinci cumhuriyet döneminde isimleri vardı ama kendileri yoktu. Bu katliamları bütün Aleviler yaşadı ancak kadınlar daha farklı yaşadı. Kadınlar katliamlarda tecavüzlere uğradılar. Aleviler her şeye rağmen tutundu, Alevilerde laiklik ve demokrasi beklentisi vardı” diye ifade etti.

    İkinci yüzyıla da tıpkı birinci yüzyılda olduğu gibi Aleviler vatansız girdiğine işaret eden Poraz, “Çünkü vatan AKP ve MHP’nin işgali altında. AKP ideolojisinin yegane hedefi kadınlar. Sürekli kadınları, örtmek istiyor, kapatmak istiyor, kadınların kamusal alana çıkmasını istemiyor. Aleviliği sünnilikten ayıran şey ibadetimizi kadınlı erkekli yapmamız, bundan o kadar rahatsız oluyorlar ki. Kadınlara karşı yapılan bütün baskıların Aleviliğe yönelik yapıldığı bilelim. 100 yıla AKP’nin işgali altında girdik. Alevi kadının rolü çok önemli burada. Alevi kadının özne olması gerekiyor, müdahale etmesi gerekiyor. Mücadele etme yöntemlerimizi de değiştirmemiz gerekiyor. Geleneğimize sahip çıkacağız, gelenek olmadan hiçbir şey olmaz. Can kavramı femizim ile çok barışık bir kavram, bunun hakkını vererek kullanmamız lazım.”

    Konferans, kurum temsilcilerinin değerlendirme konuşmaları ile devam ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 2.Oturumu: Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çok derin-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferans’nın 2. oturumunda “Toplumsal cinsiyet eşitisizliği” konuşuldu. Kadınlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğin çook derin olduğunu vurgulayarak, eşit ve özgür yaşamak istediklerini ifade etti.

    video eklenecek…

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde devam ediyor.

    Konferansın 2.Oturumda; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim, Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran konuşmacı olarak katıldı.

    “EŞİTSİZLİK DERİNLEŞMİŞ DURUMDA”

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Fidan Ataselim, ‘Diğer Kadın Örgütleri ve Alevi Kadınlar’ başlığı ile yaptığı konuşmada, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği o kadar derin ki, kadınlar erkekler tarafından öldürülüyor. Hepimizin yaşadığı ortak sorunlarımız var. Hepimizi ilgilendiren en önemli meselelerden bir kadın cinayetleri olarak görüyoruz. Hiçbir erkeğin boşanmak istediği için öldürüldüğüne denk gelmeyiz eşitsizlik bu kadar derinleşmiş durumda. Eşit ve özgür yaşamak istiyoruz” dedi.

    HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber, ‘Cumhuriyet, Eşit Yurttaşlık ve Alevi Kadın Mücadelesi’ başlıklı konuşmasında şunları söyledi:
    “Eşitlik istiyorsak Cumhuriyete sahip çıkmamız gerekiyor. 100 yıl önce kazandığımız laiklik gibi kazanımlarımız tartışmaya açılmak isteniyor. Şeriatın savunuculuğunu yapılan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Ekonomide eşit değiliz, siyasette eşit değiliz, cinsiyette eşit değiliz, ibadetlerimizi yerine getirmekte eşit değiliz, vergide eşit değiliz, adalette eşit değiliz. Bu durumu yaratanlar da bizlere inançlı olduklarını göstermek isteyenler. Örgütlü topluluklar arasında olmak çok kıymetli, çünkü yok edilmemiz konusunda büyük bir çaba var.”

    Konuşmasında, ‘Aktarım, Ayrım, Asimilasyon: Kadın Gözüyle Algı ve Deneyimler’ konusunu işleyen Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özlem Cankurtaran şunları kaydetti:
    “Bu ayrımcılık söylemi kuşaktan kuşağa aktarılıyor diye kendime sorarım. Dünya’da kadın hareketi yaşanırken Osmanlı’da neler oluyordu dediğimiz zaman biraz daha söz söyleyebilen kadınlar dergi çıkarttı. Biz toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en büyüğünü kadın cinayetlerinde görüyoruz. Alevi kadınlar ve çocuklarda şiddet görmektedir. Azınlığın kadınları şiddet görmeye daha yatkın görülür.”

    PİRHA/ANKARA

  • ABF 1.Kadın Konferansı’nın 1.Oturumu: Aleviler kadın figürünü ön plana çıkardı- VİDEO

    ABF 1.Kadın Konferansı’nın 1.Oturumu: Aleviler kadın figürünü ön plana çıkardı- VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edildiği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapıldı.

    -Video eklenecek…

    3 oturum olarak yürütülen konferansın 1.oturumunda; İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Cemal Salman, Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar konuştu.

    “ALEVİLİK KADIN FİGÜRÜNÜ ADEMİN ÖNÜNE KOYDU”

    ‘Mitolojiden Öğretiye Alevilikte Kadın’ konusunda konuşma yapan İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cemal Salman, “Bütün toplumların en eski hikayelerine biz mitoloji diyoruz. Yaradılış meselesine Aleviler nasıl bakıyor.10 binlerce yıl evvele gittiğimizde her topluluk başlangıçta ne var merak etmiş. Aleviler der ki bir nur var bütün yaradılış o nurdan yaratılır. Aleviler İbrahimi dinlerin hakimiyetinde yerlerde yaşamalarına rağmen kendi özlerini kaybetmemiştir. Aleviler, İbrahimi dinlerden küçük gözüken ama aslında büyük farklar geliştirmiş. Alevilik, İbrahimi dinlerden farklı olarak bir kadın figürünü aldı, Adem figürünün önüne koydu. Aleviler yüzlerce yıldır, o ilk mitolojiye sadık kalan benim bildiğim tek toplum. Kadın üzerinden şeytanlaştırmanın hakim olduğu dinler arasında Alevilerin bu kadar kıyıma uğramasının bir nedeni de bu” dedi.

    “YOL FATMA ANA İLE BAŞLIYOR”

    Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin ‘Öğretiden Pratiğe Alevi ve Kadın Olmak’ başlıklı konuşmasında ise şu ifadeleri kullandı:
    “Biz can olarak varız. Yolumuz kadın yolu, yol Fatma Ana ile başlıyor. Öğretimizde kadının bugün ki durumunda ise olması gereken ile olan çok farklı. Cem’e gittiğimizde posta oturanları hep erkek olarak görüyoruz. Rehberimiz olan Anaları unutmuş durumdayız. Kadının rolünü tekrar üslenmesi gerekiyor. Erkek canlarımızın özünü dara çekip ikilikten çıkması gerekiyor. Kadınlarımızı posta görmek istiyoruz.”

    “KADIN SÜREKLİ EVDE VE MUTFAKLA İLİŞKİLİ GÖSTERİLİYOR”

    Oturumun son konuşmacısı İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar da ‘Ev, Şehir, Kamusal Alan: Gündelik Hayatta Alevi Kadın’ konusunda “Cinsiyetleşmiş mekan aslında bu amaçla yaratılmamış ama sadece bir cinsiyet için kullanılmaya başlandığı alanlardır. TBBM cinsiyetleşmiş mekan örneğidir. Ülkemizde bazı sektörler tamamen erkeklerin elinde. Kodlanmış rotalar var mesela gerekirse rahatsız olmamak için yolumuzu uzatıyoruz. Özel olan politiktir deriz ama özel alan da politiktir. Medyanın etkisi ile kadın sürekli evde ve mutfakla ilişkili gösteriliyor” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

    İLGİLİ HABERLER

    Alevi Kadın Meclisi’nin 1. Kadın Konferası’nda birlikte mücadele vurgusu- VİDEO
    Alevi Kadın Meclisi’nin düzenlendiği 1. Kadın Konferansı başladı- VİDEO

  • Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    Alevi Kadın Meclisi’nin 1.Kadın Konferansı’nda birlikte mücadele vurgusu-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı kurum temsilcilerinin selamlamaları ile devam etti. Konferansta konuşan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Şeriat anayasasına karşı barışı savunmalıyız” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi‘nin düzenlediği konferansa; kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de katıldı.

    Konferansa katılan kurumlar adına, temsilciler konuşmalarını yaptı.

    “SESİMİZİ YÜKSELTMEK İÇİN BİR ARADAYIZ”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Alevi kadınları adına kazanılmış bir cehpeden olarak burada olmaktan gurur duyuyorum. Kadın olmak zor, Alevi bir kadın olmak daha zor. Aleviliğin kadınla bir derdi yok ama Alevilerin kadınla bir derdi var. Kurumları temsil ediyoruz ama ‘aman kadın’ sözlerine maruz kalıyoruz. Türkiye’de en büyük sorun zarifseniz zayıf sanıyorlar. Bu kurumları gençleştirip kadınlaştırırsın önümüzdeki 30 yılı kurtarırız. Bu yolun kadınları olarak iyi ki varsınız, iyi ki varız.” dedi

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Leyla Solmaz, ise “Kadınların gücünü artırmak, sesimizi daha yükseltmek için bir aradayız. Gelecekte daha adil, daha eşit toplumun temellerini atacağız” diye ekledi.

    “LAİKLİKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Madımak Davası Avukat’ı Şenal Sarıhan, “Kadınların ayakların altına almaya çalışıldığı böyle bir dönemde bu konferansı yapmanız çok değerli. Biz biliyoruz ki laiklik özellikle kadınlar için bir güvencedir. Anayasa değiştirilmeye çalışılıyor, böyle bir dönemde başa şunu yazmamız gerekiyor; laiklikten vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “LAİKLİK BÜYÜK BİR TEHDİT ALTINDA”

    Birlikte durmanın öneminin altını çizen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlı Akay, “Ülkemiz çok zor bir zamandan geçiyor. Adında adalet geçen bir partinin iktidar döneminde adaleti mumla arar olduk. Tarihimizin en cinsiyetçi meclisine sahibiz maalesef. Mecliste kadının fıtratına uygun işlerde çalışmasını isteyenler var, bu meclis ayrımcılığın artacağı bir meclis olacak. Laiklik büyük bir tehdit altında” dedi.

    “BU ÜLKENİN SORUNLARI BARIŞ İLE ÇÖZÜLÜR

    DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan ise,  “Yolun sahibi anadır. Yıllardır çözülmeyen iki sorundan kaynaklı şeriat anayasası ile karşı karşıya kaldık. Alevilerin ve Kürt halkının sorunları çözülmüyor. Barış anneleri barış olsun diye açlık grevindeler. Biz Alevi kadınlar yüksek sesle barışı istemeliyiz. Bu ülkenin sorunları barış ile çözülür. Barış olmadığı taktirde karşımıza şeriat anayasası çıkacaktır” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi Kadın Meclisi’nin düzenlediği 1.Kadın Konferansı başladı-VİDEO

    Alevi Kadın Meclisi’nin düzenlediği 1.Kadın Konferansı başladı-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde başladı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi‘nin düzenlediği konferansa; kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de katıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz, “Merhaba canlar! Merhaba Kerbela’daki Zeynep Ananın düsturunu alanlar, merhaba 1200’ü yılların başında, dergahımızda ilk kadın ahiliği kuran Kadıncık Ananın kemaletini rehber edinenler, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan diyen Pir Sultan’ın yoldaşları merhaba, bende sığar iki cihan, ben bu cihane sığmazam diyerek derisi yüzülen Seyyit Nesiminin izinden gidenler merhaba, merhaba ırkların değil, kırkların izindeyiz diye haykıran alevi kadınlar merhaba madımak katliamındaki koru, yüreğine alıp yanımızda olan madımak anneleri ve bacıları” diyerek konferansa katılanları selamladı.

    Konferans, slay gösterimi ve saygı duruşu ile başladı ardından Sema Ulusoy İzkaya ve Zeynep Karababa’nın okuduğu Gülbeng-Üç Nefes ile devam etti. Sunuculuğunu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz’ın yaptığı konferansta, ABF adına açılış konuşmasını Elif Keleşo yaptı.

    “TARİHİMİZDEN DEVRALDIĞIMIZ MİRASI SAHİPLENİYORUZ”

    ABF adına açılış konuşması yapan Elif Keleşo, şunları söyledi:

    “Hepinizi Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri adına saygı ve sevgi ile yürekten selamlıyorum. ABF tarafından düzenlenen ve kolektif bir emeğin ürünü olan 1. Alevi Kadın Konferansı’na hoş geldiniz.

    Coğrafyamızda önce kadınlar uyanır, sonra Güneş doğar. Çünkü Güneşi kadınlar doğurur. Güneşin anaları ve güneşin çocukları hoş geldiniz, merhaba!

    Baş eğmemeyi Zeynep Anadan, örgütlü mücadeleyi Bacıyan-ı Rum’dan, direnmeyi ve zalimin önünde diz çökmemeyi Alevi öğretisinden ve yol önderlerinden öğrenen Alevi kadınlar olarak, tarihimizden devraldığımız mirası sahipleniyoruz.

    Bizim köklerimiz çok derinlerdedir ve insanlık tarihine cesaretin, sevginin, barışın ve direnişin sembolü olarak kayıtlıdır. Tarihin her bir aşamasında mazlumun yanında yer alan Alevi kadınlar, her daim bozuk düzenlerin çarkını kırmak için örgütlenmiş ve mücadele etmiştir. Bugün de Alevi kadınlar olarak, özgürlüklerden yana bütün kız kardeşlerimiz ile birlikte şeriata karşı laiklik, savaşa karşı barış, sömürüye ve esarete karşı özgürlük, haksızlığa ve ayrımcılığa karşı eşitlik ve adalet mücadelesinden asla vazgeçmiyoruz. İnancımız olan Alevilik, rızalık üzerine kurulmuştur. Kadının rızalığı olmayan hiçbir düzende adalet yoktur.

    Sevgili canlar, bugün ilkini gerçekleştireceğimiz Alevi Kadın Konferansında yapılacak sunumlar, tartışmalar ve konuşmalar yarınlarımıza ışık tutacak ve yolumuzu aydınlatacaktır. Bu vesileyle “Alevilerde, kadın erkek eşitsizliği var mıdır?” diyerek tartışmayı başlatmak isterim. Alevilik, cümle mevcudatı rıza şehrine ulaştıracak uzun bir yoldur. Bu şehir, yaşamın her alanında rızalığı esas alan bir sistemin adıdır. Rıza şehri, Aleviliği özümsemiş her canın ütopyasıdır. Bu sistemin ilkeleri ve olmazsa olmazları vardır. Bu ilkeler Yol ulularını, yolu sürenleri ve talipleri bağlar. İnancımız, mitlerimiz, deyişlerimiz, nefeslerimiz ve söylencelerimiz ile sürekli olarak beslenir.

    “ALEVİLER İBADETTE HİÇBİR CANI CİNSİYETİYLE GÖRMEDEN AYNI SAFTA YER ALIR”

    Aleviliği diğer inanç sistemlerinden ayıran iki önemli husus vardır: İlki; Yola ikrar veren Aleviler, 72 millete aynı nazarla bakarlar. İkincisi ise; Aleviler, Cemler’de, erkanlarda ve ibadette hiçbir canı cinsiyetiyle görmeden aynı safta yer alırlar. Dolayısıyla Yol süren ya da örgütsel olarak mücadele eden her bir Alevi, pirlerinin izinden yürümek, cem kurmak, dem sürmek zorunda olduğu gibi aynı zamanda ırk ve cinsiyet ayrımı yapmayan bir inanca ve anlayışa sahip olmak durumundadır. Alevilik, can olmaya giden yolun girişidir ve bu yolun sonu yoktur! Yolda ilerlemek ve Hakk ile Hakk olmak için, doğruluğuna inandığımız toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını önce kendi zihnimize sonra çevremize ve örgütümüze mal etmemiz gerekir.

    Alevilikte dört kapıdan biri olarak bilinen hakikat kapısına erildiğinde ırklar tartışılmadığı gibi cinsiyet kimliklerinin ya da cinsel yönelimlerin de tartışılması söz konusu değildir! Kabemiz can olduğu gibi hakikatin makamı birdir, kaynağı demdir! Nasıl ki kurulan cemde, sürülen demde okunan gülbenglerin, söylenen deyiş ve nefeslerin, paylaşılan lokmaların, yapılan hizmetlerin, dönülen semahların, durulan darın, görülen didarların, verilen rızalıkların, edilen niyazların cinsiyeti yok ise Alevilikte de esas ve ayrıcalıklı olan cinsiyet kimliği değil, candır. Bu nedenle devr-i daimde; yani içinde yaşamış olduğumuz devirde ‘hepimiz canız’, ‘hepimiz eşitiz’, ‘bizde eşitlik vardır’, ‘zaten üç can bir cem ve ceme giren herkes candır’

    “ÖRGÜTLERİMİZDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ BİR BÜTÜNLÜK TEŞKİL ETMEMEKTEDİR”

    Örgütlerin erkekler tarafından yönetildiği, kadınların bir kadın kotası dolayısıyla mecburen yönetimlere bir lütufla alındığı, sayısal açıdan adalet sağlansa dahi karar verme mekanizmasında eşitliğin ve adaletin olmadığı, kadınların yalnızca kendi kürsülerinde söz sahibi olabildiği örgütlerimizde toplumsal cinsiyet eşitliği bir bütünlük teşkil etmemektedir.

    Yankı odalarının kısır döngü yarattığı bu sistemde, ‘Hiçbir şey yapılmıyor!’ demek doğru olmaz çünkü adalet adına verilecek çaba hem kadını hem erkeği hem de kendini ikili cinsiyet sisteminin içinde hissetmeyen herkesi ilgilendirir. Örgüt bazında söz edeceğimiz eşitlik ise bütün cinsiyet kimlikleri aynı çabayı verdiği takdirde mümkün olur. Diğer türlü eşitlik söylemlerinin altı doldurulamaz. Aleviliğe ve örgütsel olarak verdiğimiz adalet mücadelesine konfor alanını terketmiş ve eril zihniyetten uzak erkekler ile bu cinsiyetçi sistemin şekillendirmek istediği gibi olmayı reddeden kadınlar ile ulaşabiliriz.

    “KENDİ İÇİMİZDEKİ  EŞİTSİZLİĞİ GİDERMEK KONUSUNDA HEP BİRİKTE SORUMLUK ALMALIYIZ”

    ‘Yetmiş iki milleti bir nazar ile görmeyen halka müderris olsa hakîkatte asidir!’ düsturunu temel esas alan bir yolun yolcuları olarak bugün, kendi içimizdeki eşitsizliği giderme konusunda hep birlikte sorumluluk alıp, görevlerimizi yerine getiremezsek hem bireysel hem toplumsal hayatın akışında eşitlikten uzak düştüğümüz gibi Yol’umuza da ters düşeriz.

    Öyleyse ‘Alevilikte kadın-erkek eşitliği var mıdır?’ sorusundan ziyade cinsiyet kimliklerinin eşit olduğu Alevilik’te ‘Ben bir Can olarak ne yapmaktayım?’ sorusu daha bir önem kazanmaktadır. Cinsiyetçi hegemonya tarafından yönetilen örgütlerde eşitlikten, Alevilik’ten, görgüden söz edilemez! Yapılan her davranışın kendi bilinçaltımızda bir kültür, inanç barındırdığını söylemek yanlış olmaz. Her davranış birer düşünceden doğduğu gibi eril tahakkümün hüküm sürdüğü örgüt sistemi, eşitlikten uzak bir politika içermektedir.

    Bu konferans ile, sözünü ettiğim bu anlayış da içinde olmak üzere, kimi temel sorunlarımızı masaya yatırmayı, buradaki muhabbet, tartışma ve katkılarla fikrimize, mücadelemize, yolumuza güç ve zenginlik katmayı arzuladık. Bugün burada Alevilikte kadın ve toplumsal cinsiyet anlayışı, Alevi kadının gündelik hayatta ve örgütlerde karşılaştığı sorunlar, Cumhuriyetin ilk yüzyılında Alevi ve kadın olmak ve ikinci yüzyılda Alevi kadınların önünde duran sorunlara ilişkin sunum ve tartışmalar olacak.”

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA-ANKARA

     

  • Türkyılmaz’dan, 1. Kadın Konferansı için kadınlara çağrı: Gelin birlik olalım-VİDEO

    Türkyılmaz’dan, 1. Kadın Konferansı için kadınlara çağrı: Gelin birlik olalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa katılım çağrısı yapan PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, “Gelin canlar hem sınıf mücadelesine, hem kadın mücadelesine omuz verin, birlik olalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de davet edildi.

    “SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ, ÖRGÜTLEYECEK GÜCÜMÜZ VAR”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, konferans ile ilgili PİRHA’ya bilgi verdi. Türkyılmaz, Alevi kadınların yaşadığı sorunlara işaret ederek, “Alevi Bektaşi Federasyon ve Alevi kadınlarının düzenlediği 3 Şubat’ta yapılacak olan konferansın ana fikri şu idi; Biz kadınlar, her ne kadar Alevi olarak doğduğumuzda demokrasi adına bir ileride olsak da, reel yaşamımıza baktığımızda Alevi kadın canlarımızın cemevlerinde hala çay yaptığı, yemek yaptığı ve cemevi yönetimine kadınları alırken tam da yemeği yapar, aşı yapar mantığıyla alındığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi ‘erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, eksiklik noksanlık senin beyninde’ diyor. Eşteşiz diyor. Ama yaşama baktığımızda eşit olmadığımızın, eşdeş olmadığımızın biz Alevi kadınlar bilincindeyiz” dedi.

    Türkyılmaz, Antalya’daki çalıştayı hatırlatarak, “Üç yıl önce biz Antalya’da, Antalya Şube Başkanımızın organize ettiği -ki o zaman bizim kadın sekreterimizdi- canımızın hazırladığı çalıştaydaydık. O Antalya Kadın Çalıştayı’na gelen kadınla, çalıştaydan çıkan kadın aynı olmamış, çünkü kadın bilinci yüklenmişti, farkındalık yüklenmişti. Bu da Türkiye’de ilk defa yapılıyor ve Alevi kadınların ilk defa yaptığı bir çalıştay. Tüm kurumları ve kuruluşları çağırıyoruz. Birlikte sözümüzü söyleyelim diyoruz. Söyleyecek sözümüz, örgütleyecek gücümüz var.”

    “YOL VE ERKANIMIZI DİĞER KADIN ÖRGÜTLERİNE DE TANITMIŞ OLACAĞIZ”

    Alevi kurumlarında yer alan kadınların sayısının az olduğunun altını çizen Türkyılmaz, Aleviliği diğer kadın örgütlerine de anlatmak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:

    “Biz Alevi dünyasında da kadınlar olarak ikinciyiz. Karar alma mekanizmalarımıza baktığımızda Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı otuz üç tane kurumumuz var, hem onların yönetimlerinde hem de Pir Sultan yerelinde sayımızın az olduğunu görüyoruz. Biz burada şu tartışmayı bile yürütüyoruz ki bu zuldür; ‘kadın, ana cem yürütür mü?’ Erkek canlarımız bunu bile kabul edecek düzeyde değil. Oysaki Aleviliği bilmediklerini biz görüyoruz çünkü Alevilikte Yol kadındır, erkanımız erkektir. Hala bunu bile bilmeyen erkek arkadaşlarımızla, yoldaşlarımızla bu mücadeleyi vermek zorunda kalıyoruz.

    Gülbenglerimizle başlayacağız, çırağlarımızı uyandıracağız. Biraz da Yol ve erkanımızı derneklerden, partilerden gelen kadınlarımıza tanıtmış olacağız. 18. yüzyıldaki fetvalardan bilirsiniz; ‘Alevilerin kestiği yenmez’ vb. ortalığa yayılan bu yalancı felsefeyi de biraz ötelememiz, bunun böyle olmadığını da anlatmamız gerekiyor. Biz kadınlar olarak, kadın sorunun öznesi isek bunu çözecek ve eşleştirecek de yine biz kadınlarız.

    O ikinci olan, o ötekileştirilen, kötüsü de kanıksanan yani bu sistemin kendine yüklediği misyonları kanıksayan, ikinci olduğunu kanıksayan ve bunu kader sayan kadınlarımızda farkındalık yaratmak zorundayız. Bunun kader olmadığını, bunun sistem tarafından bizlere yüklendiğini de biz, kadınlara anlatmak zorundayız.”

    “SİSTEMİ SALLAYACAK OLAN BİZ KADINLARIZ, GELİN BİR OLALIM”

    Ortak mücadeleyi büyütmenin önemini dile getiren Türkyılmaz, 3 Şubat’ta yapılacak olan ‘kadın konferansına’ tüm kadınları davet etti.

    Türkyılmaz, “Eğer bu sorunun, bunun öznesi benim diyorsanız ve yaşam ellerimizde şekillenecek diyorsanız, tüm kadınlar hem de etnik kökeniniz ne olursa olsun, düşünsel yapınız ne olursa olsun, dünyaya nasıl bakarsanız baksın gelin sözümüzü birlikte söyleyelim. Söylediğimiz sözü de birlikte örgütleyelim. 3 Şubat’ta Ankara Maltepe Yılmaz Güney Sahnesinde gelin birlikte Yol ve erkanımızı sürelim. Gelin kadın sorununun çözümünü bir adım daha öne taşıyalım. Gelin ey kadınlar. Birlikte olalım el ele, kol kola, dayanışmayla… Eğer bunu yaratmazsak, bu sistem bizi daha çok ötekileştirecek, ikincileştirecek ve yok sayacak. Eğer biz bir arada olursak, dayanışırsak, el ele, kol kola olursak bu sistemi sallayacak olan biz kadınlarız. Dünya tarihine bakın, Fransız Devrimi kadınların greviyle başlamıştır, Rusya devrimi kadınların grevi ile başlamıştır. Gelin canlar hem sınıf mücadelesine, hem kadın mücadelesine omuz verin, birlikte olalım” ifadelerini kullandı.

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    ABF Kadın Konferansı için demokratik kitle örgütleri ziyaret ediliyor-VİDEO
    ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak
    ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

     

  • ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

    ABF Alevi Kadın Meclisi TTB’yi ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu Bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Alevi kadınlar, konferansa davet etmek için TTB’yi ziyaret etti.

    3 Şubat’ta Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapılacak olan Kadın Konferası’na katılım çağrısında bulunan Alevi kadınlar; demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri, köy derneklerini ve kurumları ziyaret ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi adına Emel Uzman ve Ayten Gürsoy, Türk Tabipleri Birliği’ni ziyaret etti.

    TTB ile görüşen kadınlar, yapacakları kadın konferansına TTB’yi de davet etti.

    Yapılacak konferansın, kadın mücadelesi için bir motivasyon olacağının altını çizen Uzman ve Gürsoy, birlikte mücadele etmenin önemini dile getirerek konferans davetiyesini TTB’ye iletti.

    PİRHA/ANKARA

  • ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak

    ABF Alevi Kadın Meclisi, 3 şubatta ‘1. Kadın Konferansı’nı yapacak

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı 3 Şubat’ta Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. Konferansa, kadın örgütleri, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri de davet edildi.

    3 Şubat’ta gerçekleşecek Kadın Konferansı, Sema Ulusoy İzkaya ve Zeynep Karababa’nın okuduğu Gülbeng-Üç Nefes ile başlayacak. Sunuculuğunu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Ezgi Türkyılmaz’ın yapacağı konferansta, ABF adına açılış konuşmasını Elif Keleşo yapacak.

    “YOL’UMUZDA VARDIK, VARIZ, HEP VAR OLACAĞIZ”

    1.Oturum

    Mitolojiden Öğretiye Alevilikte Kadın (İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Cemal Salman)

    Öğretiden Pratiğe Alevi ve Kadın Olmak (Serçeşme Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Canan Seçkin)

    Ev, Şehir, Kamusal Alan: Gündelik Hayatta Alevi Kadın (İzmir Büyükşehir Belediyesi Yüksek Mimar Demet Bayar)

    2.Oturum

    Diğer Kadın Örgütleri ve Alevi Kadınlar (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Fidan Ataselim)

    Cumhuriyet, Eşit Yurttaşlık ve Alevi Kadın Mücadelesi (Gazeteci- Yazar, HBVAKV Gölbaşı Şube Başkan Yardımcısı Aysel Kamber)

    Aktarım, Ayrım, Asimilasyon: Kadın Gözüyle Algı ve Deneyimler (Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Özlem Cankurtaran)

    3.Oturum

    Alevi Kadın Mücadelesinin Bugünü-Yarını: Kazanım, Sorun ve Yeni Yollar (Sosyal Hizmet Uzmanı Gül Erdost, Emel Sungur Uzman Kadın Aktivisti)

    Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Alevi Kadınlar (Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz)

    Konferans, konuşmacıların ve diğer konukların değerlendirmeleri, kurum temsilcileri/Alevi kadınların değerlendirmeleri ile son bulacak.

    PİRHA/ANKARA

  • ABF Kadın Konferansı için demokratik kitle örgütleri ziyaret ediliyor-VİDEO

    ABF Kadın Konferansı için demokratik kitle örgütleri ziyaret ediliyor-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu Bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapacak. 3 Şubat’ta düzenlenecek Kadın Konferansı’na katılmaları için kurumlar ziyaret ediliyor. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Başkanı Fadime Türkyılmaz, Sivas İli Gürün İlçesi Yuva ve Külahlı Köyleri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Ve Kültür Derneği Başkanı Yusuf Gölpınar ile Tuzluçayır Muhtarı Zülfikar Odabaşı’nı ziyaret etti.

    3 Şubat’ta Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapılacak olan Kadın Konferası’na katılım çağrısında bulunan Türkyılmaz; demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri, köy derneklerini ve kurumları ziyaret ediyor.

    ANKARA/PİRHA

     

     

  • Alevi kadınlar: Daha güçlü Alevi kurumları için kadınların örgütlenmesi lazım-VİDEO

    Alevi kadınlar: Daha güçlü Alevi kurumları için kadınların örgütlenmesi lazım-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi tarafından yapılan çalıştayı değerlendiren Alevi kadınlar, örgütlenmeden günlük yaşama kadar birçok sorunlarının ele alındığına vurguda bulunarak, daha kararlı ve güçlü Alevi kurumları için kadınların örgütlenmesi çağrısında bulundular. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi tarafından 5-6-7 Kasım’da yapılan çalıştayda, Alevi toplumunda kadının yeri ve Alevi kadınların yapacakları çalışmaların yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği ve Alevilikte kadının yeri üzerine seminerler ve tartışmalar gerçekleşmişti.

    Çalıştaya ilişkin kadınlar PİRHA’ ya değerlendirmede bulundular.

    “ALEVİ KADINLAR OLARAK GELECEĞİMİZDEN ENDİŞELİYİZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Milas Şube üyesi Türkan Kaya, tereddüt ile katıldığı Alevi kadın çalıştayında tüm bu tereddütlerinin aksinde verimli tartışmalar gerçekleştiğini ifade ederek, “İlk gelişimde biraz tereddüt duydum ama gerçekten çok güzel, verimli bir çalıştay oldu. Pir Sultanlı kadınlar Alevi kadınlar olarak sesimizi tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor, mücadele etmemiz gerekiyor. Çünkü çok kötü bir devreden geçiyoruz ve özellikle kadınların yaşamı çok tehlikede. Bunun yanında bu iktidar döneminde çocuklarımın, torunlarımın geleceğinden çok endişeliyim. Devletin, benim çocuklarıma zorunlu din derslerini verme hakkı yoktur. Din eğitimi aile tarafından verilir veya verilmez, devlet dine karışamaz. Bu yüzden bu çalıştayda özellikle bu konuların işlenmesini istedim. Her yerdeki Alevi kadınlarımız çocuklarını okula verirken ‘zorunlu din dersleri almasın’ diye dilekçeler vermeli. Çalıştayımız çok verimli geçti, umarız devamı gelir” diye konuştu.

    “KADINLAR OLARAK GÜÇ ALABİLECEĞİMİZ KANALLAR AÇILDI”

    Çalıştaya PSAKD Mamak Şubesi’nden katılan Rukiye Kara ise kendi şubelerinde bir kadın meclisi oluşturduklarını söyledi. Kara, daha kararlı ve güçlü Alevi kurumları için kadınların örgütlenmesi çağrısında bulunarak, şöyle devam etti:

    “Biz zaten Mamak’ta Kadın Meclisi kurmuştuk. Antalya’da da bunun tohumlarını tüm Türkiye geneline atmış olduk. Mamak Kadın Meclisi olarak biz zaten pandemi sürecini dayanışmayla atlattık. Şimdi ise birlikte neler yapabileceğimizi Türkiye’ye gösterme zamanı. Atacağımız tohumların daha sağlıklı, daha kararlı ve daha güçlü olması için güzel bir zaman geçirdik. Eğitimlerimiz çok iyi oldu, yeni katılan kadınlarımızın illerine dağıldıkları zaman neler yapacağına dair bir yola vesile olundu. Ayrımcılığı, yoksulluğu, acıyı, bütün maddi ve ekonomik sıkıntıları yaşayan kadınlar için çok güzel oldu. İnsanların kendine olan güvenini artırdı. Biraz daha neler başarabileceğimizi gördük. Birbirimizden burada bu gücü aldık. Bu çok önemli bir şey. Bizler için gerçekten de erk bir toplumda baskıyla gününü geçiren kadınlara, neler yapabileceğini ve güç alabileceğimiz kanalların olabileceği gösterildi.”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Menemen Cemevi üyesi Selvi Yılbaş da, çalıştayda gerçekleşen tartışmalar üzerinden kendi yerellerine katkı sunacaklarını dile getirerek, “Kadınlar Meclisi hepimize hayırlı olsun. Çok güzel bir çalıştaydı. Güzel bilgilerini paylaşan katılımcılara çok teşekkür ediyoruz. Bizi gerçekten güzel aydınlattılar. Biz de elimizden geldiğince bu sürecin sonunda katkılarımızı sunacağız” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA