Etiket: alevi kadın örgütlenmesi

  • Canan Sarı: Kadınlar örgütlenmenin en birleştirici gücüdür-VİDEO

    Canan Sarı: Kadınlar örgütlenmenin en birleştirici gücüdür-VİDEO

    PİRHA-Yıllarca Düsseldorf Cemevi’nde yöneticilik ve başkanlık yapan Canan Sarı, Alevi toplumunda kadınların örgütlenmedeki rolüne dikkat çekti. Sarı, “Kadınların daha çok ön plana çıkması gerekiyor. Cesaret edersek çok şeyi başarabiliriz”dedi.

    Düsseldorf Cemevi’nde uzun yıllar görev alan Canan Sarı, 2008 yılından bu yana Alevi hareketi içinde aktif mücadele yürütüyor.

    Sarı Alevi kadınların örgütlenmedeki rolüne dair PİRHA’ya konuştu.

    Sarı, “2008’den günümüze kadar baktığımda kadın örgütlenmesinde tabii inişler çıkışlar sürekli oluyor. Bu bütün örgütlerde var. Bizim Alevi toplumunda da bu oluyor ama kadınların daha çok birleştirici olduğunu ben gördüm bu süreç içerisinde ” dedi.

    Sarı, kadınların hem cemevlerindeki çalışmalarda hem de örgütlenmenin görünmeyen alanlarında güçlü bir emek ortaya koyduğunu vurguladı.

    “CEMEVLERİNDE KADINLAR HER ZAMAN AKTİF”

    Cemevlerinde yürütülen çalışmalarda kadınların hem ön planda hem de arka planda büyük emek verdiğini ifade eden Sarı, bu emeğin çoğu zaman görünmez kaldığını söyledi.
    Ancak bazı kadınların çeşitli nedenlerle geri planda kaldığını da dile getirdi.

    Kadınların toplumsal roller ve sorumluluklar nedeniyle örgütlenmeye yeterince katılamadığına da dikkat çeken Sarı,“Kadınlar yapmak istiyor ama çekimser kalıyor. ‘Anneyim, işim var’ diyerek geri duruyorlar” diye belirtti.

    “CESARET VE ÖZGÜVEN ŞART”

    Kadınların önündeki en büyük engelin çoğu zaman kendileri olduğunu vurgulayan Sarı, özgüven çağrısı yaptı:
    “Kadınların biraz cesarete ihtiyacı var. ‘Ben başarabilirim’ demeleri gerekiyor.”

    Sarı, kendi yaşamında engelleri kabul etmediğini belirterek, kadınların da bu yaklaşımı benimsemesi gerektiğini ifade etti.

    “ATAERKİL YAPI KADINLARI GERİDE BIRAKIYOR”

    Kadınların geri planda kalmasının temelinde toplumsal yetiştirilme biçiminin de yattığını belirten Sarı, ataerkil yapıya dikkat çekerek,“Kız çocuklarının geri planda kalması gerektiği düşüncesiyle büyütülmesi, kadınların bugün de çekingen olmasına neden oluyor” dedi.

    Avrupa’da yaşamalarına rağmen kadınların hala düşüncelerini ifade etmekte zorlandığını kaydeden Sarı,“ İşte ya ben bunu yaparsam acaba eşim ne der,  ya da babam ne der ya da toplum bana ne der? diye düşünüyorlar“ ifadelerini kullandı.

    Sarı, kadınların karşılaştığı engellerin çoğu zaman dışsal değil içsel olduğunu dile getirdi:
    “Kadını engelleyen çoğu zaman yine bir kadın arkadaşı oluyor. Erkeklerin engellediği görüşüne pek katılmıyorum.”

    “2008’DEN BUGÜNE KADINLAR ARTTI AMA YETERLİ DEĞİL”

    Çalışmalara başladığı 2008 yılında Alevi kurumlarında kadın yöneticilerin çok az olduğunu hatırlatan Sarı, bugün sayının arttığını ancak hala yeterli olmadığını vurguladı.
    “ Kadınların yönetimlerde, siyasette ve cemevlerinde daha fazla yer alması gerektiğini belirten Sarı, bunun toplumsal dönüşüm açısından hayati olduğunu ifade etti.

    “YOLUMUZ KADINLARIN MÜCADELESİYLE AYDINLANACAK”

    Alevi inancında kadınların tarihsel rolüne de dikkat çeken Sarı, geçmişten bugüne kadınların mücadele mirasına sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Yüzyıllar önce Alevi hareketinde yer alan kadın canlarımız var. Biz de onların yolundan yürümeliyiz” dedi.

    Konuşmasını çağrıyla tamamlayan Sarı, kadınların, gençlerin ve tüm canların cemevlerinde daha aktif olması gerektiğini vurgulayarak, “Cemevlerimizi boş bırakmayalım. El ele, el Hakk’a diyelim” dedi.

    Elif SONZAMANCI PİRHA/KÖLN

     

  • Kadınlar Maltepe Cemevi’nde Alevilerin sorunlarını tartıştı

    Kadınlar Maltepe Cemevi’nde Alevilerin sorunlarını tartıştı

    PİRHA- İstanbul’da bulunan cemevlerinin kadın kolları başkanları ve üyeleri Maltepe Cemevi’nde bir araya gelerek Alevi toplumunun yaşadığı sorunlar ve Alevi kadın örgütlenmesine dair tartışma yürüttü. Buluşmaya misafirlik eden Maltepe Cemevi’nin Kadın Kolları Başkanı Gülsüm Şenol, “Nasıl ki, 13’ncü yüzyılda Bacıyan-ı Rum teşkilatı var ise, Kadıncık Anamız, Havva Anamız, Fatma Anamız, Zübeyde Anamız, Sakine Bacımız varsa bizlerde hizmetlerimizle tarihte yerimizi almamız gerekir” diye konuştu.

    İstanbul’da bulunan cemevlerinin kadın kolları başkanları ve üyeleri geniş katılımlı bir toplantı ile Alevi toplumunun yaşadığı sorunlar, hak talepleri ve Alevi kadın örgütlenmesine dair bir araya gelerek tartışmalar yürüttü.

    Maltepe Cemevinde gerçekleşen buluşmaya Şahkulu Dergahı, Garip Dede Dergahı, Sarıgazi Cemevi, Ihlamur Kuyu Cemevi, Kazım Karabekir Cemevi, Haramidere Cemevi, Esenyurt Cemevi, Sultanbeyli Pir Sultan Abdal Cemevi, Yeşilköy Cemevi, Erenler Cemevi ve Taşdelen Cemevi kadın kolları başkanları ve üyeleri katıldı.

    “KADINLARA ÇOK BÜYÜK İŞLER DÜŞÜYOR”

    Buluşmaya ev sahipliği eden Maltepe Cemevi Kadın Kolları Başkanı Gülsüm Şenol, Alevi kurumlarındaki inanç örgütlenmesinde kadınlara büyük işler düştüğünü vurguladı. Toplumun ve gençlerin ana şefkati ile kucaklanması gerektiğine dikkat çeken Şenol, “Mevcut cemevi binamıza henüz yeni geçtik. Eksiklerimiz var. Zamanla tam teşekküllü bir kültür merkezi, ilim yuvası haline getirmektir çabamız. Değerli bacılar biz Aleviler büyük şehirlere geldiğimiz için artık sosyal, kültürel, eğitim ve araştırma hizmetlerimizi cemevlerimizde yürütmekteyiz. Burada biz kadınlara çok büyük işler düşmektedir. Nasıl ki evimizi çekip çeviriyor toparlıyor isek, çocuklarımızı eğitip büyütüyor isek bu cemevlerinde de ana şefkati ile toplumu kucaklamamız, birliğimizi beraberliğimizi sağlamamız, gençlerimize kültürümüzü inancımızı öğretmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    “HİZMETLERİMİZLE TARİHTEKİ YERİMİZİ ALMALIYIZ”

    Cemevlerinde hizmet yürüten kadınlarla bir araya gelip tartışmanın, örgütlenmenin değerli olduğuna değinen Şenol, “Bu anlamda cemevleri arası kadın kolları birlikteliği ile bir araya gelmemiz, örgütlenmemiz, fikir alışverişi yapmamız çok önemli, çok değerlidir. Nasıl ki, 13’üncü yüzyılda Bacıyan-ı Rum teşkilatı var ise Kadıncık Anamız, Havva Anamız, Fatma Anamız, Zübeyde Anamız, Sakine Bacımız varsa bizlerde hizmetlerimizle tarihte yerimizi almamız gerekir. Değerli bacılar, birlikteliğimizi projeler oluşturarak geleneksel kılıp taçlandırmamız gerekir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Elif Bakır: Alevi kadın geri planda ise en büyük suç kurumlarımızdadır-VİDEO

    Elif Bakır: Alevi kadın geri planda ise en büyük suç kurumlarımızdadır-VİDEO

    PİRHA- Alevi kadın örgütlenmesine dair PİRHA’ya konuşan Elif Bakır,  yaşamın her alanında yer alarak hizmet veren kadınların cenaze erkanlarını da yürütmesi gerektiğe dikkat çekti. Bakır, “Hakka yürüme erkanını kadınlar yerine getirsin istiyoruz. 2 kadın arkadaş dede ile konuşarak destur istedik ve ritüellerini öğrenerek bizler de katılacağız. Anaları bacıları yok ettiler” dedi.

    Alevi kadın örgütlenmesine dair PİRHA’ya konuşan Elif Bakır, yaşamın her alanında yer alarak cemevlerinde hizmet veren kadınların cenaze erkanlarını da yürütmesi gerektiğini dile getirdi.

    Alevi kadınlarının cem ibadetinden mutfağa, 12 hizmetten lokma hazırlamaya kadar inancın her alanında hizmet ettiğini dile getiren Elif Bakır, Alevi kadın örgütlenmesinin bu haliyle kısır kaldığını belirtti. Bu örgütlenmenin önündeki en büyük engelin Alevi kurumları olduğunu vurgulayan Bakır, Alevi kadın örgütlenmesinin ekmek, su gibi ihtiyaç olduğunu dikkat çekti.

    “ALEVİ KADIN ÇÜRÜMÜŞ VE BOZUK SİSTEMDE YERİNİ ALAMADI”

    “Alevi kadın doğarken örgütlü doğuyor ama ne yazık ki bu çürümüş ve bozuk sistemde yerini alamadı” diyen Bakır şunları söyledi:

    “Alevi kadın örgütlenmesi, kadın örgütlenmesi benim için çok önemlidir. Alevi kadını doğarken örgütlü doğuyor ama ne yazık ki bu çürümüş ve bozuk sistemde yerini alamadı. Alevi kadın örgütlenmesi Türkiye’de neredeyse hiç yok. Erkek egemen sistemi tarafından sadece mutfakta, yemekte kadın kullanılıyor. Bir kadın cemevine gitse sen şurada görev al deniyor. Yönetimde ve başkanlıkta çok az görülüyor. Burada bir toplantı vardı ve divanda 6 erkek ve 1 kadın vardı. Bu en büyük örnektir. Alevi felsefesi, örf ve adetine göre çok üzücüdür. Kurumlara bir proje sundum. Ben Alevi kadın örgütlenmesinde yer alacağım eğer buna açık iseniz eyvallah. Alevi kadın örgütlenmesinin bir ayağını örmeye başlayacağız.”

    “ANALARI, BACILARI YOK ETTİLER”

    Hakka yürüme erkanını kadınların da yürütmesi gerektiğine değinen Bakır, bir diğer kadın ile birlikte hakka yürüme hizmetinin ritüellerini öğrenerek hizmet edeceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Dedeler hakka yürüme erkanını son dönemlerde iyi yerine getiriyor. Yerine getiremeyen, Sünni kültür ile kaldıranlar da var. Bizim amacımız Alevi felsefesine uygun hakka yürüme erkanı yapmak. Ben istemiyorum ki benim cenaze erkanımı erkek kaldırsın. Ben destur alarak bugün kadın cenazesi yıkıyorum. Şimdi de şu ayağını pekiştireceğiz: Hakka yürüme erkanını kadınlar yerine getirsin istiyoruz. 2 kadın arkadaş dede ile konuşarak destur istedik ve bize bunun ritüellerini öğretecek ve bizler de katılacağız. Anaları bacıları yok ettiler. Alevi örgütlenmeleri içinde de kadın örgütlenmeleri yok. Tarihe baktığımızda Kerbela’da Hüseyin ile mücadele eden Fatma Ana, Hacıbektaş-ı Veli de Karınca Ana örneği vardır. Maalesef Alevi kadınlar eve kapanarak, bu simge ve özelliğini unuttu. Kadınlar ne ister ise yapar ve yapma gücü de vardır. Erkeğe göre kadının bakış açısı, adaleti, sevgisi ve ana olma duygusu çok daha farklıdır. Alevi kadın örgütlenmesi eksiktir. Yıllardır bunu istememize rağmen bir adım atamadık.

    “ALEVİ KADIN GERİ PLANDA İSE EN BÜYÜK SUÇ KURUMLARIMIZDADIR”

    “Önümüzde bir cephe; eşlerimiz, kurumlarımız ve sistemdir” diye vurgulayan Bakır şunları dile getirdi:

    “Hizmetin büyüğü küçüğü ve yeri olmaz. Aleviliğin geçmişte daha aydın ve demokrat bir simgesi vardı. Yaşam tarzı vardı. Şu ana kadar sisteme mal edilmiş bir tarzla gidiyoruz. Kadınlarımız da sünnileşiyor, o kültürü alıyor. İyi bir eğitim ve örgütlenme olmadığında kendini unutur. Komşusuna benzer. Mahallede koltuğunun altına kuran alarak cuma günleri kuran okuyan kadınlar gördüm. Alevi kadını ortada kaldı ve en yakın bulduğu komşusundan alıyor. Alevi kadını geri planda ise bunun en büyük suçu Alevi kurumlarımızdadır. Kadın cemevine gidiyor. Cemevine giden bir kadına ne çocukları, ne eşi ne de başka biri gitme demez. Oraya gidiyor ve geri plana atılıyor. Kadın bilinçli değil ise hak aramasını da bilmez. Kadın erkek eşittir. Eskiden erkek kadına danışırdı. Eşine sormadan misafir almazdı. Kurumlarımız kadını eğitmedi, örgütlemedi. Sistem içinde yozlaşmaya yüz tutan kurumlarımız oldu. Kadının olduğu yerde çok daha farklı üretim olur. Bu anlamıyla Alevi kadın örgütlenmesi kısırdır.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR