PİRHA – Garip Dede Dergahı Vakfı (GADEV) Alevi Akademisi 2025 konferans programı açıklandı. Yılın ilk konferansında Suriye’de sürmekte olan katliamlar ve siyasal dönüşüm, medyadaki manipülasyon ile Alevilerin örgütsel duruşu konusunda değerlendirmeler yapılacak.
2025 Yılı GADEV Alevi Akademisi birinci konferansı’nın detayları kamuoyu ile paylaşıldı. “Suriye’nin Bugünü ve Geleceğinde Aleviler” başlığıyla 13 Nisan Pazar günü saat 13.00’te başlayacak konferansa, tüm yurttaşlar davet edildi.
Yurttaşlar, cemevi yönetimine giderek başvuru taleplerini de iletebilecekler.
Son başvuru tarihinin 12 Nisan olduğunu açıklayan GADEV yönetimi, “Suriye’nin Bugünü ve Geleceğinde Aleviler” konferansının moderatörlüğünü Gazeteci Veli Büyükşahin’in yapacağı konferansa ASİ DER Başkanı Dr. Tevfik Usluoğlu, Dr. Seda Altuğ, Dr. Erhan Keleşoğlu, Gazeteci Musa Özuğurlu ve AAAF İkinci Başkanı Hasan Gökyıldız’ın konuşmacı olarak yer alacağını duyurdu.
PİRHA – DEM Parti ve HDK’nin 25 Şubat’ta İstanbul’da yapacağı ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferansa dair konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Devlet bizi kendine benzeştirmeye gayret gösteriyor. Biz de ‘Biz varız, kendi kimliğimizle, inancımızla, dilimizle, sözümüzle, sazımızla, semahımızla biz buradayız’ diyeceğiz. 25 Şubat’ta biz bütün bu meseleler üzerinde söz kurduracağız. Bu konferans güzelliklere vesile olsun” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 25 Şubat Pazar günü saat 09.00-18.00 arasında İstanbul’da Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferans gerçekleştirecek.
Konferansın açılış konuşmalarını HDK Eş Sözcüleri Esengül Demir, Cengiz Çiçek ve DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan yapacak.
Konferansta; ‘Erken cumhuriyet döneminden bugüne siyasal sistem ve Aleviler’, ‘Toplumsal değişim dinamikleri bağlamında muhalefet ve Aleviler’ , ‘Siyasal katılım arayışları, siyasal özne olma ve yerel yönetimlere katılım ve temsil’, ‘Aleviler nasıl bir gelecek istiyor ve güncel sorunlar’ başlıklı konular konuşulacak. Konferans, öneriler ve sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erecek.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferansın neden yapıldığına ve Aleviler açısından önemine dair PİRHA’ya konuştu.
“HER SENE ALEVİLERE YÖNELİK KONFERANSLAR YAPIYORUZ”
DEM Parti ve HDK olarak her sene Alevilere yönelik konferanslar yaptıklarını söyleyen Fırat, “Özellikle Alevi toplumunu iyi anlamak, Alevilerin sorunlarını, sıkıntılarını anlatıp bundan sonraki çalışmalarımızda kendimize referans olması açısından böyle çalışmalar yapılıyor”dedi.
Fırat, Yol bir sürek binbir kavramını Alevilerin çok kullandıklarına değinerek genellikle bu tür konferanslarda daha çok Alevi temsiliyet düzeyinde konuşulduğuna dikkat çekti. Fırat, “Bu sefer ocaklarımızın da farklı ritüellerini gelip anlatmalarını arzuluyoruz. Babalar, Bektaşilerin Babaları, Kızılbaş Alevilerin Ocak gelenek görenekleri, sürekleri, Türkmen ve Kürt Alevi temsilcileri gibi pirlerimizin ocaklarımızın da burada olmalarını arzuluyoruz ve davet ettik. Bunun özellikle sonuç bildirgesine de etkin bir çerçevede etki yapmasını biz arzuluyoruz” diye konuştu.
“TÜRKİYE’DE SİVİL BİR ANAYASADAN BAHSEDİLİYOR AMA O MASADA ALEVİLER YOK”
Türkiye’de sivil bir Anayasadan bahsedildiğini ama o masada şu an Alevilerin olmadığını da belirten Fırat, “Aleviler de bu konuyla alakalı düşüncelerini söyleyeceklerdir ve söylemeleri de gerekiyor” dedi.
Yerel yönetimlerle ilgili bir sunumun da yapılacağına vurgu yapan Fırat, “Tabii yerel yönetimlerle ilgili Alevi toplumunun yaşadığı en büyük sorun cemevlerinin büyük bir bölümü her anlamda şu an sıkıntılar yaşıyor. Bir çoğu arsalarından, yaptıkları cemevlerinden dolayı mahkemelik ve ciddi bir şekilde sıkıntı yaşıyorlar. Bu meselelerle ilgili sorunlarını da dillendirmelerini arzuluyoruz”diye konuştu.
“BU KONFERANS GÜZELLİKLERE VESİLE OLACAK”
Fırat, Alevilerin kendi sorunlarını kendilerinin anlattığına değinerek şunları ifade etti:
“Alevi itikadının içerisinde zakiri vardır, dedesi vardır, semahçısı vardır. 12 hizmet diyoruz ya 12 hizmetlerin bütün temsilcilerinin o gün orada gelip birkaç kelam kullanmalarını istiyoruz. Bütün dostlarımızı biz o gün konferansımıza bekliyoruz. İnanıyorum ve umut ediyorum ki bu konferans güzelliklere vesile olacak. Bizim pirlerimiz ilimle gidilmeyen yolun sonunun karanlık olduğunu, her gövdenin kaşındığı yeri bildiklerini söylerler. Alevi halkı sorunlarını da sıkıntılarını da kendileri anlatırlar. Aleviler de gelecek, sorunlarını sıkıntılarını dillendirecekler, kendilerinin sorularına cevaplar bulmaya gayret göstereceğiz.”
Hızır günleri içerisinde bulunduklarını kaydeden Celal Fırat, “Hızır Günleri içerisinde çok yoğun bir şekilde her yerde cemler, hizmetler yapılıyor, oruçlar tutuluyor, lokmalarını pay ettiriyorlar. Biz her kesimin kardeşçe yaşayabileceği bir ülkede yaşamalarını arzularız ama maalesef şu an herkes ötekileştiriliyor, Aleviler de ciddi bir şekilde sıkıntılar yaşıyor. Alevilerin birinci öncelikleri kendilerini kendi kimlikleriyle ifade edebilmeleri”dedi.
Birçok sorunun dışında Alevi köylerinin boşaltıldığına dikkat çeken Fırat, şöyle devam etti:
“Ama boşalmayan köylerin dışında medyada bir haber görmüştüm. Erzurum’da bir Alevi köyünde cami yapılmış, semah dönülerek temeli atılmış. Bunu bile Alevilerin çok etkin bir şekilde düşünmeleri gereken bir mesele olarak görmek gerekiyor. Devlet bizi kendine benzeştirmeye gayret gösteriyor. Biz de ‘Biz varız, kendi kimliğimizle, inancımızla, dilimizle, sözümüzle, sazımızla, semahımızla biz buradayız’ diyeceğiz. 25 Şubat’ta da biz bütün bu meseleler üzerinde söz kurduracağız. Hızır her canımızın yoldaşı olsun diyorum ve her canımızı da konferansımıza bekliyoruz.”
PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu’nun (FEDA), düzenlediği Alevi konferansı devam ediyor. “Yol’umuzu ve Yol Değerlerini Ulus Devletlerin Asimilasyonundan Kurtarıyoruz” konulu konferans Covid-19 pandemisinden kaynaklı online gerçekleşiyor.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) 17-18 Nisan 2021 tarihlerinde Alevi konferansı düzenliyor. “Yol’umuzu ve Yol Değerlerini Ulus Devletlerin Asimilasyonundan Kurtarıyoruz” konulu konferans Covid-19 pandemisinden kaynaklı online üzerinden gerçekleşti.
Konferansa Türkiye ve Avrupa’nın bir çok yerinden katılımın olduğu konferansa; Yazar Erdoğan Yalgın, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, DAD Adana Şube Eş Başkanı Zeynel Kete, FEDA Eş Başkanı Demir Çelik, DAD) Eş Başkanı Saime Topçu, Dr. Dilşa Deniz, Gazeteci Çilem Küçükkeleş, geçmiş dönem FEDA Eşbaşkanı Ali Köylüce, DAD Basın Sözcüsü Bülent Felekoğlu’nun yanı sıra bir çok isim katıldı.
“ALEVİLER DAHA ÇOK KENDİ İÇİNDE DEMOKRATİK BİR MODELLE VAR OLMUŞLAR”
Katılımcılardan ilk olarak söz alan Yazar-Akademisyen Dilşa Deniz, Alevilerin ulus-devlet ile ilişkilenme biçiminin son dönem aşındığına işaret etti. Deniz, devletin Aleviliğe ciddi anlamda müdahalesi olduğuna vurgu yaparak, “Daha çok kendi içinde biraz daha demokratik bir modelle var olmaya çalışmışlar, çok köklü bir gelenek aslında. Alevi ve devlet ilişkilerine baktığımızda iki yönlü bir ilişkilenme var ama; bir tür ilişkilenme de devletten uzak durmaya çalışan bir kesimde var. Devletin ilişkilenme biçimi asimilasyon amaçlıdır. Devletin ciddi biçimde bir müdahale biçimi var. Gerçekten Aleviliğe ait olmayan ciddi bir bilgi sızdırma hali var. Bunu çoğunlukla cemevleri üzerinden yapıyorlar ama aynı zamanda da belirli ocak mensupları üzerinden yapıyorlar” dedi.
“HER İNANÇ KENDİ DEĞERLER SİSTEMİNE DAYANARAK KENDİSİNİ VAR EDER”
DAD Adana Şube Eşbaşkanı ve Şıx Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete, her düşünce ve inancın kendi değerler sistemine dayanarak kendisini var ettiğini ifade etti. Kavramların, özgürleşmenin aracı olabileceği gibi köleleşmenin de aracı olabileceğinin altını çizen Kete, şöyle konuştu:
“Her kelime, her kavram, her kuram bizi bir coğrafyaya götürür. Aynı zamanda bizi bir kök hücreye bir mekana da götürür. Bundan dolayıdır diyoruz ki zamansız ve mekansız kavram olmaz. Hangi kavramı kullanıyorsan o kavramın mekanını ve zamanını ben sana söyleyeyim. Ya da hangi zaman ve mekanla ilgili tarihsel bir yorumda bulunuyorsan o zaman ve mekanın da kavramları vardır. Bundan hareketle kavramlar gerçeği ortaya çıkarmanın aracıda olabilirler, üstünü örtmenin de aracı olabilirler. Aynı zamanda özgürleşmenin yeniden dirilişin aracı olabileceği gibi köleleşmenin ve baskı altına alınmanın da aracı olabilir. Tarihten beri tekçi zihniyet bir düşüncede, bir kültürde eğer yok edici bir şey yapmak isterse önce onun kavramı, kuramı ve coğrafyasıyla uğraşmıştır. Her düşünce sistemi, her inanç kendi değerler sistemine dayanarak kendisini var eder.”
“ALEVİ İNANCINDA DOĞA TAPINIMCI İNANÇ OLDUĞU İÇİN KAYNAK DOĞADIR”
Kaynağında doğa olan inançların benzerlikler gösterdiğine değinen HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise, “Şimdi kaynak doğa olunca doğaya bakan bütün inançlarda aynı benzerliklere sahip olması çok doğaldır. Ezidiler Alevilik için aslında siz Ezidisiniz diyor. Doğru oraya baktığınız zaman hakikaten Ezidiyiz. Ama bir Şamanistin gözünden baktığınız zaman da Şamanistiz hiçbir farkımız yok felsefe açısından. İnkaların inançlarına ya da Hititlerin inançlarına bakın şimdide Göbeklitepe bulundu. Alevilerin belirli bir kesimi de aslında Göbeklitepe Alevi inancını merkezi demeye başladılar. Bunlar gayet normal çünkü kaynak olarak hep doğaya bakmışız” diye konuştu.
“GERÇEK OLAN HER ŞEY ALEVİDİR, ALEVİ OLAN HER ŞEY GERÇEKTİR”
“Alevilik nedir sorusunun bendeki en büyük cevabı gerçektir yani hakikattir” diyen Alevi kadın aktivist/Gazeteci Çilem Küçükkeleş, Aleviliğin sözlü aktarımındaki şiirselliği ciddi anlamda kaybettiğine dikkat çekerek, “Gerçek olan her şey Alevidir, Alevi olan her şey gerçektir birbiriyle bu kadar birdir aslında. Gerçekliğini de şuradan alır, kitaplı dinler topluma buyur etmiştir, bir yere çağırmıştır. Aleviliğin farkı; cem ile cemaatle oluşmuş bir insanlık tecrübesidir. Aleviliği yazılı değil sözlü olması çok önemlidir. Toplumun yol kurarken tecrübe etmesine, tecrübe ettikçe aktarmasına teslim etmiştir kendisini ve teslim ederken aslında şiirsel teslim etmiştir. Aleviliğin dili şiirseldir ama bugün bu şiirselliği ciddi anlamda yok olmuştur. Şiirselliğini yitirmesi aslında aktarımını da bozmuştur ciddi anlamda. Tıpkı dilin bozulması gibi ocakların bozulması kadar çok büyük bir etkisi vardır” şeklinde konuştu.
“DERSİMLİLERİN EZİDİ OLDUĞUNA YÖNELİK DÜŞÜNCENİN GERÇEKLİK PAYI VAR”
Araştırmacı/Yazar Erdoğan Yalgın da Ezidi pirlerinin, Dersimlilerinin Ezidi olduğuna ilişkin düşüncelerinin gerçeklik payı olduğunu söyledi. Yalgın, “Özellikle de Kırmancki konuşanların biraz daha çok Ehlibeyte ve İslam’a yakın olduğunu görüyorum. Ama Kurmanci konuşanların bunların pirlerinin, ocaklarının bunların aslında Ehli-Beyt ve İslam kavramları 60’lı yıllardan sonra aslında tecrübe edindikleri dolayısıyla taliplerine bu dille gittiklerini görüyoruz” diye vurguladı.