Etiket: alevi köyüne cami

  • Alevi köyündeki tarihi kalıntı camiye çevrilmek isteniyor

    Alevi köyündeki tarihi kalıntı camiye çevrilmek isteniyor

    PİRHA- Kaymakamlığın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Hardal Köyü’nde bulunan tarihi  kalıntıya ‘cami’ diyerek el koymaya çalıştığı ortaya çıktı. Duruma tepki gösteren PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir Murtaza Demir, “İnancınızı yaşamaz, sahipsiz, kimsesiz bırakırsanız bir gün o köye leş kargaları musallat olur” dedi.

    Alevi yurttaşların yaşadığı yerleşim yerlerine ilişkin asimilasyon politikaları devam ediyor. Devlet, Alevi yerleşim bölgelerine cami yapmanın yanı sıra bu yerleşim yerlerinde yer alan inanç ve ibadet merkezleri olan cemevlerini, tarihi yapıları asimilasyon politikaları kapsamında camiye çevirmeye çalışıyor.

    Alevilere ait yapıları camiye çevirme politikasının son örneği Hardal Köyü’nde yaşandı. Kaymakamlığın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Hardal Köyü’nde bulunan tarihi kalıntıya ‘cami’ diyerek el koymaya çalıştığı ortaya çıktı.

    MAHKEME ‘CAMİ’ DEĞİL KARARI VERMESİNE RAĞMEN İTİRAZ EDİLDİ

    Söz konusu duruma ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Başkanı Murtaza Demir, Hardal Köyü’nde bulunan metruk yapıya ‘cami’ denilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir vakfa devredildiğini, köylünün duruma itiraz ederek konuyu yargıya taşıdığını aktardı.

    Demir, köy halkının avukatlar aracılığıyla yargıya başvurduğunu ve hem yerel hem de Bölge İdare Mahkemeleri’nin söz konusu kalıntının üzerindeki taşınmazın ‘cami olmadığına’ karar verdiğini belirtti. Bu karara rağmen Şarkışla Kaymakamlığı’nın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bir üst mahkemeye itiraz ettiğini ve ısrarla kalıntının ‘cami’ olarak kabul edilmesini istediklerini söyledi.

    Demir paylaştığı yazıda, Alevi yurttaşlara çağrı yaparak inançlarını sahipsiz ve kimsesiz bırakmamaları gerektiğini ifade etti.

    “DEVLET ALEVİYİ YURTTAŞ, İNANCINI İNANÇ, İBADETHANESİNİ İBADETHANE SAYMIYOR”

    PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir’in paylaştığı yazı şöyle:

    “Yine bir Alevi köyü ve yine ‘ille de cami olacak’ diyen devletin ahlak, hukuk ve vicdan dışı Alevi anlayışının ibretlik hikayesi. Okuyun lütfen ama aklınıza mukayyet olun…

    Alevi köyündeki metruk kalıntıya; ‘Bu bir cami kalıntısıdır’ diyerek ‘çökmek’ istiyorlar! Muhtar ve İhtiyar Heyeti, Müftü ve Kaymakamın ricası karşısında ‘ikna’ olduktan sonra, ‘Evet burası cami kalıntısıdır’ diyerek aldığı kararı kaymakamlığa iletiyor. Köy halkı itiraz ediyor ve avukat aracılığıyla yargıya başvuruyor. Yerel ve bölge İdare Mahkemeleri bu kalıntının üzerindeki taşınmazın cami olmadığına karar veriyor ama ‘devlet’ Aleviyi yurttaş, inancını inanç, ibadethanesini ibadethane saymadığı için yargı kararını İstinaf Mahkemesine taşıyarak itiraz ediyor.

    Kim itiraz ediyor; Şarkışla Kaymakamlığı, Müftülük, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü yani Devlet…

    “KIZMAK, İSYAN ETMEK YETMEZ, CEHALETLE MÜCADELE ETMEK GEREKİR”

    Fazlasını yazmaya gerek yoktur. Ekli belgelerdeki yargı sürecini okuduğunuzda, sizin de ‘Bu nasıl devlet?’ diyerek isyan edeceğinize eminim. Ancak kızmak, isyan etmek yetmez. Fark etmek, önlem almak, bu ilkel, geri, öğretilmiş, ezberletilmiş cehaletle mücadele etmenin, ekmek ve nefes almak kadar elzem olduğunu da görmek gerekir.

    Daha da önemlisi inancınızı yaşamaz, sahipsiz, kimsesiz bırakırsanız bir gün o köye leş kargalarının musallat olacağını, gelip oturacaklarını, kendilerine benzetmek için devletin tüm olanaklarını asimilasyon adına harekete geçireceklerini görmek elzem değil, şarttır. Aşk ile canlar…”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi köyünde cemevinin yanına cami yapılmak isteniyor; köylüler tepkili-VİDEO

    Alevi köyünde cemevinin yanına cami yapılmak isteniyor; köylüler tepkili-VİDEO

    PİRHA-Amasya’da Alevilerden köylerine ve türbelerin yanına yapılan camilere tepki gösterdi. Merkeze bağlı Abacı Köyü’nde yaşayan Yurttaşlar, “Biz Aleviler hep bir arada olup birbirimiz ile kenetlenmek zorundayız. Cemevinin yanında cami olmasını istemiyoruz. Türbelerin yanına cami yaparak bizi asimile etmeye çalışıyorlar, Bizi sünnileştiriyorlar” dedi.

    Alevilere yönelik asimilasyon politikaları devam ediyor. Alevi köylerinde cami yapılması, karakollardan hoparlörler ezan okutulması Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının geldiği seviyeyi gösteriyor.

    Amasya’da Alevilerden köylerine ve türbelerin yanına yapılan camilere tepki gösteren yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.

    “KÖYLÜLER DESTEK VERMEZSE ALEVİ KÖYÜNE CAMİ YAPAMIYORLAR”

    Amasya merkeze bağlı Abacı Köyü’nde yaşayan İsmail Çelebi köylerine yapılmak istenen camiye tepki göstererek şunları söyledi:

    “Köyümüzde 1950’lerde yapılmış ahşap bir cami var. Ama günümüzün devlet yöneticileri sürekli gelip diyorlar ki sizin köye cami yapalım ama yapamıyorlar çünkü köylülerden cami yapılmasına destek veren kimse yok. Amasya’da cami yapılan köylerde mutlaka köylülerden destek veriliyor, köylüler tarafından destek verilmediği zaman hükümetten gelip kendi başına cami yapamıyorlar. Eğer köyden cami yapılmasını isteyen biri olursa Alevi köylerine cami yapıyorlar. Suç bizde Alevi köylerinde cami yapılmasına destek veren olmazsa cami yapamazlar. Hükümet bizim insanlarımızdan güç alarak köylerimize cami yapıyor” dedi.

    “BİZ ALEVİLER BİR BİRİMİZE KENETLENMEMİZ LAZIM”

    Asimilasyonun olmaması için neler olması gerektiğini anlatan Arife Özer ise, “Hep bir arada olup birbirimize kenetlenmemiz lazım, birbirimize sahip çıkmamız lazım. Çünkü çok kötü günlerdeyiz. İnsanları birbirlerinden ayrıştırıyorlar, insanların arasına hep mesafe koymak istiyorlar o yüzden biz Aleviler hep bir arada olup birbirimiz ile kenetlenmek zorundayız. Çünkü bu hükümet bizi birbirimizden ayrıştırmaya çalışıyor” dedi.

    “CEMEVİNİN YANINA CAMİ İSTEMİYORUZ”

    Amasya’da Aleviler olarak yaşadıkları zorlukları anlatan Hacer Güzeloğlu da, şunları söyledi:

    “Ayrımcılık oluyor ama biz artık onları aşmaya çalışıyoruz. Birbirimize destek oluyoruz, hiç onlara bakmıyoruz önümüze bakıyoruz. Birbirimizin desteğiyle yolumuzu devam ettirmeye çalışıyoruz. Ayrımcılık yaşıyoruz, zaten devletin başındaki ayrımı yapıyor. Cemevinin yanında cami olmasını istemiyoruz ama onlara saygı duymamız lazım. Biz cemevine gidiyoruz bu bizim görüşümüz, onlar da camiye gidiyor o da onların görüşü. Elimizden geldiğince bu yolumuzu sürdürmeye çabalıyoruz.”

    “BİZİ SÜNNİLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    “Sesimizi fazla duyuramıyoruz ama koltuk sevdasında olanlar insanları, kardeşi kardeşe kırdırıyor” diyen bir yurttaş, “Cemevinin yanına cami yaparak ‘oraya kim gidecek, buraya kim gelecek’ diye insanları birbirlerine kırdırtacaklar. Herkesin ibadeti kendinedir, herkes birbirine saygı göstermesi gerekiyor. Bizi Sünnileştirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Hüseyin Örbaş ise şunları ifade etti:

    “Alevi köylerini sünnileştirmek için medrese mollaları yetiştirdiler ve köylere hoca olarak gönderdiler. Medreselerden aldıkları bilgilerle Alevi köylerini sünnileştirme derdindeler. Alevi köylerini sünnileştirdiler, yapamadıkları köylerin yolunu, suyunu yapmadılar. Türbelerin yanına cami yaparak bizi asimile etmeye çalışmasınlar.”

    Rohat EMEKÇİ-İsmail SİVASLI/AMASYA

  • Alevi köyüne 40 yıl önce yapılan camide ne imam ne de cemaat var -VİDEO

    Alevi köyüne 40 yıl önce yapılan camide ne imam ne de cemaat var -VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Lazwan(Aslanyurdu) köyünde 1980’den sonra yapılan camiye köylüler gitmiyor. Herkesin Alevi olduğu köyde, cami boş ve ambar olarak kullanılıyor. Köylüler, “Burası tamamen Alevi bir köy. Devletin baskısıyla asimilasyon politikasına uygun olarak yapılmış bir cami. Burada cami yerine cemevi veya sağlık ocağı yapılsa daha iyi olurdu” dediler. 

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Lazwan(Aslanyurdu) köyünde 1980’den sonra yapılan camiye köylüler tepki gösteriyor. Köy halkı, cami yerine cemevi veya sağlık ocağı yapılması gerektiğini söyledi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKASINA UYGUN OLARAK CAMİ YAPILDI”

    Zamanında bütün köylere cami yapılmasının mecbur kılındığını söyleyen Dersim Kaplan, “Bir kere imam atanmış ama ondan sonra bir daha bu köye imam gelmedi. Kimse de camiye gitmemiş, devletin bir politikası aslında, asimile etmek için cami yapılmış. Burası Sünni değil tamamen Alevi bir köy. Tamamen devletin baskısı, zorbalığıyla ve asimilasyon politikasına uygun olarak yapılmış bir cami.

    “KİMSE CAMİYE GİTMİYOR, AMBAR OLARAK KULLANILIYOR”

    Şu anda cami boş, insanlar ambar olarak kullanıyor. Caminin yerine köy odası, cemevi yapılabilir. 5 yıl önce muhtarımız kaymakama müracaat etmişti, üzerinde politik yazılar vardı kaymakam da köy ziyaretinde yazıları görüp muhtara söylemişti. Siz bu camiyi boyayın, kullanılır hale getirin biz bunu köy tüzel kişiliğine bağışlayacağız siz istediğiniz şekilde değerlendirebilirsiniz dedi ama kaymakam sözünü tutmadı” dedi.

    “Köyümüzde cami var ama şu an kullanılmıyor boşu boşuna orada duruyor” diyen Kemal Kaya, “Köyümüz dört ana yol üzeridir ama sağlık ocağımız yok. Cami yerine sağlık ocağı yapılsaydı iyi olurdu” dedi.

    “CAMİ YERİNE CEMEVİ VEYA SAĞLIK OCAĞI OLSUN”

    “Burada cami yerine cemevi yapılsa daha iyi olurdu” diyen Nazım Yıldız da, “1980’lerde yapıldı bir ara hoca gelmişti ama hoca da gitti öyle kaldı. Cami yerine cemevi, sağlık ocağı olsaydı daha iyi olurdu. İğne olmak için Dersim merkeze gidiyoruz” dedi.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    Alevi köyüne cami yapıldı ama imam yok; ‘Dede olsa camide cem yaparız’

    PİRHA- Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a yapılan caminin minaresinin henüz yapılmadığı ve hala imam atanmadığı öğrenildi. Aşağısallıpınar köyünün eski muhtarı Ali Hasan Haydaroğlu, “Biz sahipsiziz. İyi bir dede gelse biz caminin kapısını açıp cem yaparız” dedi.

    Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne yapılan caminin minaresinin yapılmadığı, hala imam atanmadığı belirtildi. Cami, Sarıkamış kaymakamının muhtar Kutlay Emelet’e baskısıyla ve köye hizmet geleceği vaadiyle yapılmıştı.
    Alevilerin sert tepkilerine rağmen yapılan camiye köylülerin başta karşı çıktıkları ancak Hakk’a uğurlamayı yapacak dede olmayınca camiye ve imama razı oldukları belirtilmişti.

    Köyün muhtarı Kutlay Emelet, cami ile ilgili konuşmaktan kaçınırken, PİRHA’ya son durumla ilgili bilgi veren Aşağısallıpınar köyünün eski muhtarı Ali Hasan Haydaroğlu, caminin, minaresi hariç tamamlandığını hala imam atanmadığını dolayısıyla ezan okunmadığını söyledi.

    TRABZON’DAN AŞAĞISALLIPINAR’A YAPILAN CAMİYE AVİZE

    Trabzon’dan camiye bir “hayırsever”in avize gönderdiğini belirten Haydaroğlu “Cami yapıldı ama kim gidecek? Cenazemizi kaldıracak bir dede yok. Yıllardır cem yapamıyoruz. Gelen yok, bize sahip çıkan yok” dedi.

    “BİZ SAHİPSİZİZ, DEDE YOK”

    Komşu Alevi köyüne 13 yıldır cemevi yapıldığını ancak hala cem yapılmadığını ifade eden Haydaroğlu, “Dede olsa camide cem yaparız. Biz sahipsiziz. İyi bir dede olsa caminin kapısını açar cem yaparız” ifadelerini kullandı.

    ALEVİ HEYET DİLEKÇE VEREREK, CAMİNİN CEMEVİNE ÇEVRİLMESİNİ İSTEMİŞTİ

    Bu arada, 38 haneli köydeki cami inşaatının cemevine çevrilmesi için Alevi kurumları adına Aşağısallıpınar köyüne giden Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, Kars Valisi ile görüşmek istemişti ancak Vali görüşmemişti. Valinin özel kalem müdürünün heyettekilere Vali ile görüşemeyeceklerini söylemesi üzerine Alevi heyet cami inşaatının cemevine çevrilmesi talepli dilekçelerini iletmişti.

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, dilekçelerini zorla verebildiklerini belirterek, “Dilekçelerimizi almakta bile zorlanan bu zihniyeti kınıyoruz” demişti.

    HDP milletvekilleri Ali Kenanoğlu ve Alican Önlü durumu Meclis gündemine taşıyarak, şu soruları yöneltmişti:

    • Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Aşağısallıpınar köyüne, köylülerin itirazına rağmen ısrarla cami yapılmasının gerekçesi nedir? Bunun bir asimilasyon politikası olduğuna dair iddialara yönelik bir açıklama yapacak mısınız?
    • Seçim döneminde köye gelen idari yöneticilerin köye cami yapılması ve AKP’ye oy verilmesi karşılığımda hizmet getirme pazarlığı yaptığı iddiaları doğru mudur?
    • Basına ve kamuoyuna yansıyan iddiaların araştırılması adına bir soruşturma açacak mısınız?
    • Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Aşağısallıpınar köyünün cemevi talebi neden karşılanmamaktadır? Buna yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?
    • Alevi kurum temsilcilerinden oluşan heyetin yapımı devam eden caminin cemevine dönüştürülme ve görüşme talebi neden vali ve kaymakam tarafından reddedilmiştir? 

    PİRHA/ KARS

     

     

  • Fırat’tan Alevi köyü Hardal’a cami yapılmasına tepki: Bu politikadan vazgeçin!

    Fırat’tan Alevi köyü Hardal’a cami yapılmasına tepki: Bu politikadan vazgeçin!

    PİRHA-Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Alevi köyü Hardal’daki eski bir konak, cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor. Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bu girişime tepki gösterdi. Fırat, “Alevi köylerine zorla camii yapma politikalarından vazgeçilmelidir. Alevilerin ibadet yeri cemevidir. Bir Sünni köyüne cemevi yapılsa nasıl karşılanır?” diye sordu. 

    Alevi köylerine cami yapma politikaları sürüyor. Bu kez cami yapılmak istenen köy Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Hardal. Köydeki eski bir konak, Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi ve şimdi de cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor.Tamamı Alevi olan Hardal köylüleri bu duruma itiraz edip, yargıya taşıdılar. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da konuyu Meclis gündemine getirdi. Bir soru önergesi vererek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un cevap vermesini istedi. Kenanoğlu Bakan Ersoy’a, “Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan bu yerleşim bölgesinde yer alan söz konusu binanın tarihi geçmişi arkeologlar/bilim insanları tarafından araştırılmış mıdır? Yüzyıllardır Alevi yerleşim yeri olan, türbe, aşıklar, ozanlar, türbeler, tekkeler diyarı olan ve Hardal köylüleri tarafından Akkaşoğlu Konağı denilen (yalnızca Konak olarak da anılır) ancak ne amaçla kullanıldığı tam olarak bilinmeyen bu binanın cami olduğuna nasıl karar verilmektedir? Yazıtlarında dahi Alevi öğretilerinden izler bulunan, yine yüzyıllardır Alevilerin yerleşim yeri olan bir bölgede bulunan ve geçmişi belki de binlerce yıl öncesine dayanan bu çok eski yapıtın cami olarak restore edilmesinde ısrar edilmesinin gerekçesi nedir?” sorularını yöneltti.

    “BİR SÜNNİ KÖYÜNE CEMEVİ YAPILSA NASIL KARŞILANIR?”

    Alevi köyüne cami yapılmasına bir tepki de, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat’tan geldi.

    Fırat sosyal medya hesabından şunları yazdı:

    “Sivas’ın Şarkışla ilçesi Hardal köyünde eski bir köy konağı resimde de gözüktüğü gibi harabeye dönmüş vaziyette. Burası bir Alevi köyü. Görünen yer restorasyon yapılmak koşuluyla camii yapılmak isteniyor. Alevi köylerine zorla camii yapma politikalarından vazgeçilmelidir. O köyde yaşayan Alevi vatandaşlarımızın isteği dışında bir çalışma yapılmamalıdır.
    Alevilerin ibadet yeri cemevidir. Her inanç kendi ibadethanesi ile güzeldir. Sorulması gereken soru şudur: Bir Sünni köyüne cemevi yapılsa nasıl karşılanır?”

    PİRHA/ İSTANBUL
  • Dede Hüseyin Öz: Alevi köyüne cami yapmak provokasyondur-VİDEO

    Dede Hüseyin Öz: Alevi köyüne cami yapmak provokasyondur-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına tepki gösterdi. “Cemaatin olmadığı yerde cami olsa ne olur” diyen Öz, ekledi: Benim inanç merkezim, inanç yerim cami değil, cemevi. Benim inancıma niye müdahale ediyorsun? Yıllardan beri bu asimilasyon politikası tuttu mu?

    Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Öz “Yarın cami açıldı diyelim, köye bir imam atandı, devlet ona maaş verecek. Ama cemaat yok. İmamın yönlendirebilecek, imamın çekip çevireceği bir toplum yok. O bakımdan ben şaşıyorum” diyerek, yaşananı esefle karşıladığını söyledi.

    “CEMAATİN OLMADIĞI YERDE CAMİ OLSA NE OLUR”

    Öz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu 12 Eylül kalıntısı zihniyetinin kafaları. 12 Eylül‘de başlatılan Alevi köylerine cami yapmak; Alevileri asimile etmek, Alevlerin inançlarını unutturmak düşüncesi taşıyordu. Ama şimdi cemaatin olmadığı yerde cami olsa ne olur. Benim inanç merkezim, inanç yerim cami değil, cemevi. Benim inancıma niye müdahale ediyorsun? Yıllardan beri bu asimilasyon politikası tuttu mu? Bu topraklarda tutmadı, bu da tutmaz.”

    “YÖNETİCİLER PROVOKASYON YAPIYOR”

    Hüseyin Gazi Cemevinden Hıdır Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Öz, Alevi köyüne cami yapılmasının provokasyon olduğunu belirterek, “Üstelik köy halkı istemiyor. Ayrıca bu yeni bir şey değil, 12 Eylül’ün getirdiği dayatmanın bir ürünü. Tuttu mu? Tutmadı. Böyle ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya gerek yok insanları. Bu kafa 12 Eylül kafası. Söyleyecek başka bir şey bulamıyoruz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Ankara İHD Eş Başkanı Kanat: Alevi köyüne cami yapmak ağır bir hakarettir-VİDEO

    Ankara İHD Eş Başkanı Kanat: Alevi köyüne cami yapmak ağır bir hakarettir-VİDEO

    PİRHA- İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Alevi köylerine cami yapımına devam edilmesine tepki gösterdi. Alevi inancına ağır saldırılar olduğunu belirten Kanat, “Binlerce yıllık bir inancı, bir felsefeyi, iki yol yaparak, cami yaparak birdenbire ortadan kaldıramazsınız” dedi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Ayasofya’nın ibadete açılması ve Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Kanat, darbecilerin ve darbelerin, asimilasyonu hem mezhepsel, hem de etnik anlamda tamamlamak, aynı zamanda işçi sınıfından demokrat, devrimci, sosyalist güçlere kadar muhalif odakların hepsini dağıtmak ve onların beslendiği dinamik alanları da ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

    Kanat, şunları kaydetti:

    “Bugünlerde Diyanet İşleri Başkanı çok tartışılıyor. Ayasofya üzerinden çok tartışılıyor, eşcinselleri salgının gerekçesi sayması üzerinden de çok eleştiriliyor. Biz İHD olarak, Diyanet İşleri Başkanı hakkında üzerine vazife olmayan alanlara giriyor diye suç durusunda bulunduk. 1930’larda devletin tekke ve zaviyeler üzerinden yürüttüğü siyaset sonucu, dini İslam’a, mezhebi de Sünni’liğe dayanan bir Diyanet İşleri Başkanı gibi bir form çıkardı. Anadolu’daki ve sonraki süreçlerdeki sorunların ana kaynaklarından biri bu. Ama bu şekilde görev almış biri örneğin kendisine bu görevi vermiş olan Atatürk’e lanet okudu. Elinde kılıç lanet okudu, bu da bu dönemin ayrı bir garabeti.”

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPILMASI İSLAMLAŞTIRMA PROJESİDİR”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Alevi köylerine cami yapılmasını ise asimilasyon olarak yorumlayarak şunları dile getirdi:

    “Belli ölçüde o köylerde belli konumu olan insanları zorlayarak hatta onlara bazı çıkarlar sağlayarak İslamlaştırma, Sunnileştirme, Türkleştirme misyonunu tamamlama adımları bunlar. Bu uygulamalarını çoğu yerde yapmaya kalktılar. Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne dair duyduğumuz haber de çok tuhaf bir haber. Yine de şaşırtmıyor. Köye kaymakam cami yaptırıyor, muhtarı zorluyor, köyün ileri gelenlerini zorluyor. Hatta köye hizmet götürmesinin şartını buna bağlıyor. Zaten insanların birçok bakımdan ürkütülmüş, korkutulmuş, sindirilmiş ve köyümüze yol gelmez, hastaneye hastamızı götüremeyiz, şöyle olmaz, böyle olmaz gibi kaygılarla hatta devlet takibinde olacağız korkusuyla, bir biçimde kabul ettikleri bir uygulamaya dönüşüyor. İnsanlar rızası alınmadan, insanlar dahil olmadan, atılan bu adımlar son derece yanlış adımlar. Kaldı ki yıllardır Alevi olduğu besbelli olan bir köye cami yapmak, o köyün geleneğini, o köyün geçmişini, o köyün inanç sistemine yönelik ağır bir saygısızlıktır, hakarettir, bir aşağılamadır, son derecede tehlikeli bir gidişattır.”

    “BİNLERCE YILLIK İNANCI İKİ YOL YAPARAK ORTADAN KALDIRAMAZSIN”

    Mevcut asimilasyonist uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirten Kanat, “Bu coğrafyanın bütün kültürel farklılıklarıyla, bütün renkleriyle, bütün etnik farklılıkları ile, bütün mezhepsel farklılıklarıyla tüm insanlara ait eşit özgür yaşanması gereken bir coğrafya olduğunu unutmasınlar. Binlerce yıllık kültürel formu oluşmuş bir manen ve maddeten yerleşmiş bir inancı, bir felsefeyi, sistemi sen iki adım atarak, iki yol yaparak, cami yaparak birdenbire ortadan kaldıramazsın, bu kolay değil” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET, BİREYLERİN, TOPLULUKLARIN FARKLILIĞINA SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDA”

    Kanat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanların farklılığına saygı göstermek zorundasın, senin gibi olmak durumunda değiller, sen olmak, senin mezhebine girmek durumunda hiç değiller. Saygı duymak ve onun bütün kültürel formlarıyla, haklarıyla, senin gibi aynı hakka sahip olduğunu eşit ve özgür bir ortamda yaşamak gibi temel bir hakkı olduğunu teslim etmek zorundasın. Bu devletin unuttuğu, sadece unuttuğu değil, bu devletin kasıtlı olarak çarpıttığı, yok etmeye çalıştığı, her şeyi tekleştirmeye çalıştığı bir pratiği var. Bu hem tarihsel, hem de bugün güncel bakımından çok daha yoğun bir biçimde hissettiriyor.

    “DEĞİL Kİ YAŞARKEN, ALEVİLERİN ÖLÜSÜNE BİLE SAYGI YOK”

    Örneğin Karşıyaka mezarlığında tek bir cami var, tek bir mezhebin camisi. Seni orada kalafata koyuyor, namazını kılıyor ve götürüp gömüyorlar. Ölürken bile aslında Alevinin inancına ağır bir saygısızlık, ağır bir saldırı var. Ölüm anında bile var.  Değil ki yaşarken, yaşarken zaten onun haddi hesabı yok, bunun ölçüsü yok maalesef. Sürekli bir içten içe devletçe beslenen bir aşağılama, hakir görme, yok sayma, inkar etme, korkutma, sindirme, yıldırma şekline dönüşmüş genel bir şeyden söz etmek gerekiyor. Bu ders kitaplarına da böyle girmiş, okullara da böyle girmiş, oraya gelen din dersi ve ahlak bilgisi öğretmenlerine de tek bir mezhep öğreticiliği yükümlülüğü verilmiş, farklı ailelerden gelmiş çocukların, farklı dinleri, farklı mezhepleri öğrenebilme şansları da bırakılmamış. Bırakın öğrenmeyi başka mezhepler, başka dinler sadece aşağılamak şeklinde. Onlara, sözüm ona ders bilgisi vermeye çalışmaktadır.”

    “İNSAN HAKLARI DERNEĞİ OLARAK ALEVİLERİN SORUNLARI KONUSUNDA YETERLİ ÇALIŞMA YAPMADIK”

    Alevilerin ağır sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Kanat, “Biz İnsan Hakları Derneği olarak, Aleviler konusunda Aleviliğin sorunları konusunda ülkemizdeki, coğrafyadaki sorunları konusunda çok yeterli bir çalışma yaptığımızı söyleyemeyiz, eksiğimiz çok. Bu konuda çalışma yapmış arkadaşların da derneğimize katkı sunmalarını, bu alandaki çalışmalarını derneğimize taşımalarını istiyoruz. Çünkü sonuçta bu çok ciddi bir hak temelli bir önemli potansiyeli olan büyük bir taleptir. Bu talebi farklı boyutlarıyla dillendirebilecek, şekillendirebilecek arkadaşlarımızın desteğine ihtiyacımız var” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

     

     

  • Alevi köyüne camiye tepki: Alevileri asimile ederek madalya mı alacaksınız?-VİDEO

    Alevi köyüne camiye tepki: Alevileri asimile ederek madalya mı alacaksınız?-VİDEO

    PİRHA- Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne cemevi yerine cami yapılması tepkilere neden oldu. İstanbul Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, “Buranın cemevi olarak kullanılmasını istiyoruz” dedi. Yılmaz, Alevi kurumlarına seslenerek, “Lütfen bu konuya duyarsız kalmayalım, bir köyümüz daha yok olmasın” çağrısında bulundu. 

    Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi köyü Aşağısallıpınar’a, köylülerin itirazlarına rağmen, yapımı durdurulan caminin inşaatına yeniden başlandı ve inşaat tamamlanmak üzere.

    Aşağısallıpınar Muhtarı Kutlay Emelet, 2019 yılında Pir Haber Ajansına verdiği demeçte cami yapımına ilişkin köylülere danışılmadığını ve Sarıkamış Kaymakamı’nın ‘Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak’ dediğini aktarmıştı.

    38 haneli köye gelen idarecilerin köye cami yapılması ve AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığı yaptıkları köylüler tarafından belirtilmişti. Kasım 2019’da köye İstanbul’dan giden Alevi heyet, köylülerle görüşerek, caminin cemevine dönüştürülmesi için valiliğe ve kaymakamlığa dilekçe vermek istedi ancak ne vali ve ne de kaymakam heyeti muhatap almadı.

    Heyetin Aşağısallıpınar’a gitmesinin ardından inşaatı durdurulan cami yapımına şu an devam edildiği haberleri geldi.

    Aşağısallıpınar Muhtarı Kutlay Emelet’in caminin yapılmasına devam edilmesi için dilekçe verdiği öğrenildi. Oysa aynı muhtar cami yapılmaya başlandığı ilk günler, kaymakamın baskısını vurgulamıştı.

    Aşağısallıpınar’a giden üç kişilik heyetten biri olan İstanbul Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, köye cami yapımında diretilmesine tepki gösterdi. Yılmaz, köy halkının karşı çıkmasına rağmen kaymakamın çeşitli vaatleri sonucu köye cami yapıldığını belirterek, “Buranın cemevi olarak kullanılmasını istiyoruz” dedi.

    “DERDİNİZ NEDİR, ALEVİLERİ ASİMİLE EDEREK MADALYA MI ALACAKSINIZ?”

    Yüksel Yılmaz Aşağısallıpınar köyüne gidişlerini ve orada karşılaştıkları durumu şöyle anlattı:

    “Alevi Dernekleri Federasyonu olarak bu olayı duyar duymaz kurum başkanımız Celal Dede ile birlikte gittik. Orada birçok girişimde bulunduk. Valiyle görüşmek istedik, kaymakamla görüşmek istedik, imzalar topladık, götürdük ve bu inşaatı durdurduk. Kaymakamla, valiyle görüşemedik ama inşaat durmuştu. Şimdi cami yapılması için tekrar çaba harcadıklarını duyduk. Bunlar bizleri çok üzüyor. Bırakın da Kars’ta birkaç köy Alevi yaşasın. Derdiniz ne arkadaşlar! Alevileri asimile ederek madalya mı alacaksınız? Bölgemizi Ortadoğu’ya çeviriyorsunuz. Başka bir amacınız yok. Bunu biz biliyoruz. Biz de bununla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu da böyle biline.”

    Yüksel Yılmaz Sarıkamış kaymakamına da seslenerek, “Lütfen sayın kaymakamım, bu konuda biraz vicdanlı olun. Siz oraya kaymakamlık yaparken insanların inancına yön vermek için atanmadınız. Oradaki Sünni, Alevi herkese eşit bir şekilde hizmet dağıtmak için varsınız. Aleviler de bu ülkede vergi veriyor, o insanlar da orada vergi veriyor ve onların payını vermek zorundasınız. Bu inşaatın cami olarak kullanılmasını ne köylüler istiyor, ne de bizler istiyoruz” dedi.

    ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRI: BİR KÖYÜMÜZ DAHA YOK OLMASIN

    Aşağısallıpınar’daki caminin cemevine dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen Yüksel Yılmaz, “Biz Aleviler olarak bu inşaatın cemevi olarak kullanılmasını istiyoruz. Bu konuda lütfen haykırışlarımızı dikkate alın. Dikkate almazsanız biz tekrar bütün demokratik haklarımızı kullanmak için de hazırız” diye konuştu.

    Alevi kurum yöneticilerine ve dedelere çağrı yapan Yılmaz, “Lütfen bu konuya duyarsız kalmayalım, bir köyümüz daha yok olmasın” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İlgili haberler

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/kaymakam-alevi-koyune-cami-yaptirdi-koyluler-tepkili-video-194408.html/24/10/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/pirhanin-gundeme-tasidigi-alevi-koyundeki-cami-insaatina-hiz-verildi-194903.html/26/10/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/alevi-koyune-yapilan-caminin-cemevine-donusturulmesi-icin-imza-kampanyasi-baslatildi-video-195466.html/01/11/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/tepkiler-sonuc-verdi-alevi-koyune-cami-insaati-durduruldu-196202.html/07/11/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/adfe-onculugundeki-heyet-cami-yapilan-alevi-koyunde-197980.html/19/11/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/cami-yapilan-alevi-koyundeki-yurttaslar-ikiye-ayrildi-198054.html/20/11/2019/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/alevi-koyu-asagisallipinara-cami-yapmaktan-vazgecmediler-226989.html/21/07/2020/

     

     

  • Mecliste ‘Alevi köyüne cami’ tartışması – VİDEO

    Mecliste ‘Alevi köyüne cami’ tartışması – VİDEO

    PİRHA- Mecliste Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılmasıyla ilgili HDP İstanbul Milletvekilleri Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu ve AKP Kars Milletvekili Ahmet Arslan arasında tartışma yaşandı.

    HABERİN VİDEOSU

    Kars’ın Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılması Mecliste tartışma konusu oldu.

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekilleri Zeynel Özen ve Ali Kenanoğlu ile AKP Kars Milletvekili Ahmet Arslan arasında yaşanan tartışma meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:

    “ASFALTIN BİTTİĞİ YERDE ALEVİ KÖYÜ BAŞLAR”

    Zeynel Özen: “Dilimiz yeni bir deyim kazandı: Nerede asfalt yol bitiyorsa oradan sonra bir Alevi köyü vardır. Türkiye’nin her yerinde istisnalar dışında bu böyledir.

    Memleketim olan Kahramanmaraş’ta Kabayar, Düğünyurdu, Kızılcıksuyu, Afşin’in Türkçayırı, İncirli köyleri -liste çok uzun- yetkililere hizmet için başvurduklarında ya ‘Seçim döneminde AKP’ye oy vermiyorsunuz.’ denip reddediliyor ya da ‘Köyünüze camiyle başlayalım, ondan sonra hizmet gelir.’ diyorlar. Bu, basında bu hafta işlendi. Kars Sarıkamış’ta bir köye cami yapılmaya başlandı. Bu ayrımcılığa, bu baskıya, insanları bölmeye yönelik çalışmalara son verilmesi gerekiyor, eşit yurttaşlığın herkese uygulanması gerekiyor.”

    AKP’Lİ VEKİL: VASİYET YERİNE GETİRİLİYOR

    Ahmet Arslan: “Sarıkamış’ın Aşağı Sallıpınar köyünde bir cami yapılıyor. Bu camiyle ilgili olay şudur: Muhtar ‘Annemin bana vasiyetidir, bu köyde bir cami yapacağım.’ dediği için ve köylünün desteğini aldığı için köyde cami yapılmaktadır ancak bu köyde cami yapılmasını istemeyen, şehir dışından, köy dışından birileri bu olayı çok başka bir boyuta taşıdı, sanki, ‘Kaymakam bu işin karşısında. Köyde cami yapılmasına izin verilirse hizmet edilecek.’ gibi bir şey üretildi; külliyen yalandır. Köyde yıllardır hizmetler yapılmaktadır, bu sene de kilit parke taşı yapılmıştır. Muhtarın, annesinin vasiyetini yerine getirmek için bir talebini köylü yerine getiriyor. Biz köylerin hepsine hizmet ettiğimiz gibi buraya da hizmet ediyoruz, hizmet etmeye de devam edeceğiz. Bu doğru bilginin kamuoyuyla paylaşılmasında fayda vardı.”

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ ASİMİLASYONDUR” 

    Ali Kenanoğlu: “Kars Sarıkamış Aşağısallıpınar köyüne cami yapılması muhtarın annesinin vasiyetiyle ilgili bir durum değildir. Annesinin vasiyetiyle ilgili cami yapılsa ya da cemevi yapılsa birçok annenin vasiyeti yerine getirilirdi. Burada muhtarın dernek başkanıyla konuşma kaydı vardır. Kaymakamın kendisinden hizmetlerin gelebilmesi için öncelikle cami talep etmeleri gerektiğini ifade ettiğine dair dernek başkanıyla konuşma kaydı vardır. Bu gerçeği görmeden camiye ihtiyacı olan Sünni köylere cami yapmayı tercih etmek yerine Alevi köylerine cami yapmayı, apar topar hızla bitirmeyi hedeflemenin amacı nedir? Asimilasyondan başka bir şey değildir; bu gerçeği de hepinizin görmesi gerekiyor.”

    “BİZİM İBADETHANEMİZ CEMEVİDİR”

    HDP İstanbul Milletvekili Kenanoğlu, şöyle devam etti:

    “Yıllarımız Alevi kurumlarında bu konuları takip etmekle, araştırmakla geçti, bu konudaki şikâyetleri dinlemek ve raporlamakla geçti. Bu bir yöntem olarak kullanılıyor. Sivas’la ilgili şöyle bir şey anlatılır, çok meşhurdur bu. Sivas’a giden bir gazeteci bir Alevi köyüne gitmek istediğini söylüyor ve oradaki vatandaş da diyor ki: ‘Şu asfalt yoldan git, sağa sola dön, oralar hep Alevi köyüdür. Asfaltın bittiği noktadan itibaren başlayan toprak yollu köylerin hepsi de Alevi köyüdür. Aslında bu sadece Sivas’ta olan bir durum değil, Ordu’da Maraş’ta, Tokat’ta, Çanakkale’de Bingöl’de.

    Şimdi, değerli arkadaşlar, böyle Aşağısallıpınar köyü için denildiği gibi muhtarın annesi vasiyet etmiş, kaymakamlık da bunu görev bilmiş ve annesinin vasiyeti üzerine gitmiş, hemen köye camiyi başlatmışlar. Köylüler demiş ki: ‘Kardeşim, biz Aleviyiz, bizim ibadethanemiz cemevidir, bizim cemevine ihtiyacımız var.’ İtirazlar yükselince de bir haftada inşaat bitirilmek üzere arkadaşlar, bir haftada. Şimdi, şunu söylüyoruz. Burada daha önce konuşmacı hatiplerin dile getirdiğini biliyorum -tutanaklarda vardır- birçok Sünni köyünde caminin olmadığını ya da tamire, bakıma ihtiyaç olduğunu, hatta cami hocasının olmadığından yakınıldı ve şikâyet edildi. Şimdi, oralara hizmet götürülmesi gerekirken yani ihtiyaç duyan, bu konuda ihtiyacı olan köylere hizmet götürülmesi gerekirken, bir muhtarın annesi vasiyet etti diye, devletimiz de bu vasiyeti yerine getirsin diye, koşa koşa Alevi köyüne cami yapılıyor. Tabii, bunun biz ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz, bunun karşılığını da biliyoruz. Oysa Alevi kültür dernekleri parti grubumuzu ziyaret etti, sizleri de ziyaret etti, basından biliyorum, etmedikleri partileri de edecekler, onların ve Alevi kurumlarının bir talebi var cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesiyle ilgili, birçok annenin de bu yönde vasiyeti var örneğin. Hükûmetimiz bu vasiyetleri duymuyor mu, görmüyor mu? Bununla ilgili, bırakın vasiyeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Kararı uygulasanız cemevleri ibadethane olarak kabul edilecek ama siz, bırakın annelerin bu yöndeki vasiyetini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını dahi uygulamıyorsunuz.” (HABER MERKEZİ)

  • ‘Dersim’de de Vali camiler yaptırdı; üniversite ve cemevi bu işin içinde’

    ‘Dersim’de de Vali camiler yaptırdı; üniversite ve cemevi bu işin içinde’

    PİRHA – Kars Sarıkamış’ta Alevi köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Araştırmacı Yazar Mesut Özcan, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının ürünü olan cami yaptırmaların darbeden sonraki yıllarda Vali eliyle Dersim’de de yapıldığını ifade ederek duruma tepki gösterdi.

    Kars Sarıkamış ilçesine bağlı Alevi köyü olan Aşağısallıpınar’da kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami dayatmasına ve yaptırmasına tepkiler sürüyor.

    PİRHA‘ya konuşan Araştırmacı Yazar Mesut Özcan, Alevileri asimile etmek adına yapılan bu projelerin 2. Abdülhamit döneminden bu yana sürdüğünü belirterek tepki gösterdi.

    “HAVADAN ‘SİZİ DİNE DAVET EDİYORUZ’ BİLDİRİLERİ ATTILAR”

    Özcan, şöyle konuştu:

    “Bu politikalar Dersim’de 1980 darbesinden sonra oldu. Türk-İslam sentezinin bir politikası bu. Türk-İslam sentezinin başvurduğu yöntemdir bu. 12 Eylül’den önce Dersim’de Alevi köylerine camiler yapılmadan önce havadan ‘Sizi Allah’ın yoluna davet ediyoruz, dine davet diyoruz, din kardeşlik demektir’ bildirileri atılıyordu. Bunu generaller eliyle yaptırdılar.

    Alevi köylerine cami yapılması, Alevilerin istediği bir şey değil. Kenan Güven, köylerine yol, su isteyen ya da herhangi bir ihtiyacını isteyenlere bu köyde cami niye istemiyorsunuz, diye sordu. Camiye gidecek kimse yok diye cevap alınca o zaman size hizmet de yok dedi. Mecburen insanlar yol, su ve diğer hizmetleri almak için dilekçe verdiler cami de istiyoruz dediler. Aslında Kenan Güven istedi camileri.

    Anlaşılan bu köyde de benzer bir yöntem var. Aslında aradan ne kadar zaman geçerse geçsin Alevilere yönelik uygulanan politikaların hiç değişmediğini görüyoruz.”

    “MESCİTLER BOŞ ANCAK YENİDEN CAMİ YAPTILAR”

    Alevilere yönelik asimilasyon politikaların bir ürünü olan cami yaptırma projelerinin hiçbir geçerliğinin olmayacağını söyleyen Özcan, Dersim’de yaşanan duruma ilişkin şunları aktardı:

    “Dersim’de Munzur Gözeleri’nin bulunduğu Ziyaret Köyü’nde mescit yapıldı. Oraya imam gönderildi. Oraya hiç kimse gitmedi. O yapı şimdi bomboş yine Dersim’in Mazgirt ilçesinde Lazvan Köyü’nde cami yapıp imam atadılar. İmam yalnız kalarak oradan ayrıldı. O camiye de kimse gitmedi.

    Aktuluk’a da mescit yapıldı. Açıldığından beri hiç kimse gitmedi şu an samanlık olarak kullanılıyor. Buna rağmen Munzur Üniversitesi’nin de içinde olduğu ekip tarafından Aktuluk’ta cami yapıldı. Aşağıda mescit var olup kullanılmamasına rağmen bu camiyi yaptılar. Oraya da kimse gitmeyecek.”

    ‘CAMİNİZ YOK, SİZ KİMSİNİZ?’

    Özcan, 80 darbesinden sonra Dersim’de Vali Kenan Güven’in halka karşı nasıl söylemlerde bulunduğuna şöyle değindi:

    “Kenan Güven, sizin hangi dinden olduğunuzu nasıl anlayacağız, caminiz yok, siz kimsiniz, cami yapalım yoldan geçenler sizin Müslüman olduğunuzu anlasın diyordu.”

    Sanki Dersimlilerin hangi inançtan hangi milletten geldiği belirsizmiş gibi söylemde bulunuyordu.”

    “DERSİM’DE ÜNİVERSİTE VE CEMEVİ DE BU İŞİN İÇİNDE” 

    Özcan, Dersim’de üniversite ve cemevinin de bu politikaların içinde olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

    “Alevi köyüne cami yapma, bir dayatmadır, Alevileri asimile etme politikasıdır. Bugün Sarıkamış’ta üniversite yok. Dersim’de şimdi üniversite de, cemevi de bu işin içinde. Kenan Güven politikasının sonucu olarak Kur’an kurslarına gönderilen çocuklar bu Türk-İslam sentezinin hayata geçirilmesi için çaba harcıyorlar. Üniversite rektörünün ‘Buradaki insanların inancında boşluk var’ demişti. Şimdi cami yapılan köylerde de aynı şekilde bir düşünce ortaya çıkmıştır.”

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • ABF İnanç Kurulu Başkanı’ndan Alevi köyüne cami yapılmasına sert tepki

    ABF İnanç Kurulu Başkanı’ndan Alevi köyüne cami yapılmasına sert tepki

    PİRHA- Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Alevi köyü olan Aşağısallıpınar’da  inşasına başlanan cami projesine ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Hasan Kılavuz tepki gösterdi. Kılavuz, “Hiçbir zaman bu inancın ve ritüellerinin kabul görmediği böylesi bir ortamda Alevi köyüne cami yapılması asla kabulümüz olamaz, şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

    Kars’ın Sarıkamış ilçesine bağlı 38 haneli Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılması tepkilere neden oldu. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri İzmir’de yaptıkları toplantı sonrası bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulunmuştu.

    Konuya dair PİRHA‘ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, bu tür cami projelerinin bir çok Alevi köyüne uygulandığını ancak Aleviler tarafından kabul görmediğini dile getirdi. Alevi inancının kabul görmediği bir ortamda Alevi köylerine cami yapılmasının iki yüzlülük olduğunun altını çizen Kılavuz, bu dayatmaları karşı olduklarını ve sert bir şekilde kınadıklarını ifade etti.

    “ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ KABULÜMÜZ DEĞİLDİR”

    Kılavuz, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Merkezi’nin Kars’taki Alevi köyüne cami yapılması ve Adıyaman’daki öğrencilere namaz dayatmasının takipçisi olacağını ve basın açıklaması gerçekleştireceğini dile getirdi.

    Alevi köylerine cami projesinin yeni olmadığını hatırlatan Kılavuz, bölgedeki yerel yöneticilerin küçük hesaplar ile köylere cami yapılmasına izin vermesini kabullenmediklerini vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Bu cami projesi ile genel merkezimizin de bir basın açıklaması olacak. Bugün Adıyaman’dalar kurumlarımız. Bu projeler tabi ki ilk değil. Nice yerlerde bu camiler yapılıyor. Kimi oradaki idareci, yerel yönetici olan kaymakam ve valiler eli ile yapılıyor. Alevi köylerine cami yapmanın hiçbir zaman Aleviler tarafından kabul görmediğini, kurumlarımız ve yöneticilerimizin bunu tasvip etmediğini, inanç önderlerinin buna karşı çıktığını her zaman açık şekilde beyan ediyoruz. Oradaki yerel yöneticiler olan köy muhtarı, ihtiyar heyeti belli seçimlerde iş birliği içinde olanlardır. Caminin bize ne zararı var, cami gelirse yolumuz, elektriğimiz gelir gibi küçük hesaplar kabullenmediğimiz ve karşı olduğumuz bir şeydir.”

    “TIPKI HRİSTİYANIN OLMADIĞI YERE KİLİSE İNŞASI GİBİ”

    Alevi inancının kabul görmediği bir ortamda Alevi köyüne cami dayatmasının kabul edilemeyeceğini ifade eden Kılavuz, bugüne kadar inşa edilen camilerin boş kaldığını ve kimsenin gitmediğini hatırlattı. Birlikte güçlü bir ses çıkması ile bu cami projesinin hayat bulmayacağını sözlerine ekleyen Kılavuz şunlara dikkat çekti:

    “Biz cemevimizin içerisinde cami istemeyiz. Çünkü köylerimiz bizim inanç yerimiz, ziyaretimiz, dergahımızdır. Lokmalarımızı verdiğimiz yerdir. Pirlerimizin gülbenk verdiği yerdir. Bu cami o anlayışı besleyenler tarafından yapılıyor. Hiçbir zaman bu inancın ve ritüellerinin kabul görmediği bir ortamda cami yapılması asla kabulümüz olamaz. İdarecilerin bir kısmı oradakiler ile işbirliğini girince böyle bir öneri çıkıyor. Köylülerin direnmesini selamlıyorum. Örgütsel birlik ister köyde ister Alevi kurumlarında olsun çok önemlidir. Bu konuda birlikte güçlü bir ses çıkarsa bunun hayat bulacağına inanmıyorum. Eğer olsa dahi nice camilerin yapıldı yerlerde olduğu gibi boş kalır, kimse gitmez ve kapısına kilit vurulur. Bunu Yozgat’ta, Sivas’ta, Çorum’daki Alevi köylerinde gördük. Bu proje inancımıza terstir ve ciddi olarak karşıyız. Hiçbir sünninin olmadığı yerde cami kabul görmez. Tıpkı Hristiyan bir vatandaşın olmadığı bir yerde kilise yapmak gibi. ”

    “CAMİDE CEM DE YAPARSINIZ DEMEK RİYAKARLIK”

    Köylülere, inşası devam eden camide aynı zamanda cem ibadetini de gerçekleştirebileceklerini söylenmesine sert tepki gösteren Kılavuz, bu söylemin riyakarlık olduğunu belirtti.

    Kılavuz, “Camiye gel ibadetini yap yalandan öte bir şey değildir. Eğer bir köydeki camide Alevinin ibadet yapmasını kabulleniyor iseler bunun bir örneğini göstersinler. Mersin Muğdat Camii’nde gelip ibadetinizi yapın desinler. Biz de perşembe akşamı kadın erkek birlikte sazımız, semahımızla, lokmalarımızla bu camiye girelim. Bakalım gerçekten böyle bir kabul var mı yok mu? Bu işler yalan ve riyakarlıkla olmaz. Bu gerçeğimize terstir ve bin yıllardır bu topraklarda baki bulmamıştır. Kabul etmiyoruz, şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    Kaymakam Alevi köyüne cami yaptırdı; köylüler tepkili-VİDEO

    PİRHA- Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar Köyü’ne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında cami yaptırılmasına Aşağısallıpınar köylüleri sert tepki gösterdi. Köylüler, kaymakamın diretmeleri sonucu Alevi köyüne yapılan caminin köyün dokusunu bozarak asimile edeceğini vurguladılar. 

    Haberin videosu

    Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar bir Alevi köyü. Köylerine dayatma ile cami yapıldığını ve bu projeyi kabul etmediklerini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri İzmir’de toplantı yaptı.

    Köylülerin aradığı Aşağısallıpınar muhtarı Kutlay Emelet, cami yapımında kimseye danışılmadığına dikkat çekerek Sarıkamış Kaymakamı’nın, “Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak” dediğini aktardı.

    38 haneli köylerine birçok kez gelen idareciler tarafından cami yaptırılması ve AKP’ye oy çıkması karşılığında hizmet getirme pazarlığının diretildiğini söyleyen Aşağısallıpınar köylüleri, köylerinde inşaatı başlatılan camiyi kabul etmeyeceklerinin altını çizdiler.

    “ALEVİ KÖYÜNE CAMİ PROJESİ 1982 ANAYASASINDA VAR”

    Köylerinde yapımı devam eden cami inşaatına dair bilgilendirmede bulunan Aşağısallpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Candan, 1913 yılından beri köylerine cami yapılmasının diretildiğini ancak buna karşı sürekli direndiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

    “1913 yılından beri köyümüz var. Bu yıldan itibaren baskı ve zulme karşı gelen muhtarların hepsi dik durmuştur. Cami yapılmamıştır. Biz bu saatten sonra asimile olmak istemiyoruz. Caminin yapılması ile asimilasyona başlanacak. Hoca zoru ile çocuklarımız kuran kursuna gönderilecek. Bu proje 1982 Anayasasından beri var. Alevi köylerine cami yapıp sünnileştirmek isteniyor. Köyde bir iş yapılacaksa bizleri ararlardı. Ama cami yapılırken sorma gereği duymadılar. Köyümüze cemevi yapılsaydı bütün herkes yardım edecekti” diye konuştu.

    KAYMAKAMIN CAMİ KARŞILIĞINDA HİZMETTE DİRETMESİ

    “Daha önceki kaymakamlar da köye altyapı, yol yapılmasını isteyen muhtara cami yapılması karşılığında bu hizmetlerin geleceğini söylüyor” diyen Aşağısallıpınar köylülerinden Hasan Yalçınkaya, cami projesinin amacının köyün Alevi dokusunu bozmak olduğuna vurgu yaptı. Alevilere karşı fetvalar verdiğini söylediği Diyanet’in kapatılması gerektiğine de değinen Yalçınkaya, bu hatadan bir an önce dönülmesi çağrısında bulundu. Yalçınkaya şunları ifade etti:

    KÖYDE AKP BİRİNCİ PARTİ SEÇİLMİŞ

    “Bizi sünnileştirmek isteyen zihniyete karşıyız. Köyümüz bir ağaç ve bizler de dallarıyız. Köyümüze ihanet edildi. Alevi köylerine cami projesi Kenan Evren-Fethullah Gülen projesidir. Amaç asimile etmektir. Köyümüzün dokusunu bozmak istiyorlar. Kaymakam, daha önceki muhtara cami yapılmasını teklif ediyor ama muhtar kabul etmiyor. Köye altyapı, yol yapılmasını isteyen muhtara cami yapılması karşılığında bu hizmetlerin geleceğini söylüyor. O bölgede tek cami olmayan köy bizim köyümüzdür. Bu projeyi istemiyoruz, karşıyız. Diyanet’in kaldırılmasını istiyoruz. Diyanet demek şeriat üretmek demektir. Aleviler hakkında da çok sağlıklı düşünmüyorlar. Alevilerin yeri camidir, diyorlar. Gezi’deki Alevi çocuklarının ölümünde eli kanlı olanlar köyümüzde birinci parti seçiliyor. Köyümüzde bir ümmet toplumu yetiştirmek istiyorlar. Umarız en kısa sürede köylülerimiz aklı başına gelir ve onurlu davranarak bu hatadan geri dönerler.”

    “CEMDE DIŞARI GÖZCÜ KOYARDIK UNUTTUNUZ MU ?”

    Aşağısallıpınar köyünden olan ve uzun süre köyünde öğretmenlik yapan Şerafettin Dağdevir, köyün ihtiyacının cami değil altyapı ve yol olduğunu ifade ederek, “Bu köye cami yapılması tasvip edilecek bir durum değil. Cemevi Alevilerin örgütlendiği, ibadetini yaptığı bir mekandır. Köye yollanan hoca 3-4 bin lira maaş alacak. Bizim köyümüz hayvancılıkla uğraşır. Oraya ziraat mühendisi yollansa çok daha iyi olur. Caminin topluma bir faydası olmayacak. Cami yaptırmaktansa köye veteriner, ziraat mühendisi göndersinler” dedi.

    Köyün yaşlılarından olan Rıfat Özdemir ise pirleri olan Babamansur Ocağı’ndan Heyrani Dede zamanında cem yapmak için köy dışına nöbetçi koyduklarını hatırlatarak, bu projeye sessiz kalan köylülerine, ‘Bunları unuttunuz mu?’ sorusunu yöneltti.

    “BU DAYATMAYI KINIYORUZ”   

    Avrupa’da yaşayan ve Alevi kadın hareketi içerisinde hizmetler yürüten Lale Yalçınkaya, köyün kaderinin çıkarcı birkaç kişinin siyasetine kurban edilemeyeceğini vurguladı. Köylerine, Alevi yol ve erkanına uygun cemevi yapılması istendiğini ifade eden Yalçınkaya şunlara dikkat çekti:

    “Köyümüze cami yapılması hepimizi üzmüştür. Uzun yıllardan beri cami köye enjekte ediliyordu. Bundan önceki bütün muhtarlar bu projeye karşı durdu. Dede soyundan gelen köy muhtarını şiddetle kınıyorum. Bu köy çıkarcı birkaç kişinin korkak siyasetinin yeri değildir. Çocuklarımızı aydınlık ve güzel günler için yetiştirmek istiyoruz. Biz bu Alevi köyünde cami değil, kendi inancımıza göre cemevinin yapılmasını istiyoruz. Bu yıllardan beri bize bunu dayatılan ve asimile eden zihniyete karşıyız. Köylülerimizin büyük çoğunun cami istemiyoruz, cemevi istiyoruz demesine rağmen bu dayatmayı kınıyoruz.”

    Yaz mevsimini köyde geçiren bir diğer Aşağısallıpınar köyü sakini ise köyde bir devlet ve kaymakam baskısı olduğuna değindi. Köy sakini, “Bu yaz köydeydim ve caminin temeli atıldı. Kimsenin duymadım demesine hakkı yoktur. Bir önceki muhtara belli miktar oy verilmesi ve cami yapılması karşılığında ancak hizmetin getirileceği söylenmiştir. Ama geçen dönem ki muhtar bunu kabul etmediğini söylemişti. Bu dönem ise köyde AKP’ye 40-50 arası oy çıktı. Burada devlet baskısı, kaymakam baskısı var” ifadelerini kullandı.

    “KÖYE CAMİ DEĞİL ÖĞRETMEN LAZIM”   

    “Kaymakam hiçbir partinin baskısını Alevi bir köyün üstünde uygulayamaz” diyen Neşe Kahraman da şöyle konuştu:

    “Kaymakam devlet memurudur. Alevi bir köyün üstünde baskı uygulayamaz. Yapmak istiyor ise köyün alt yapısını yapsın. Köyde öğretmen yok, öğretmen göndersin. Cemevi yapılacak bir yere cami yapmak kimsenin haddi değildir. Önce vatandaşın fikri alınmalı. Aleviler yıllardan beri iki dağ arasına sıkışıp kalmışlar. Hep kaçmışlar. Gizli, saklı yerlerde ibadetlerini yapmışlar. Biz bu düzene boyun eğmeyeceğiz.”

    “ALEVİ OLARAK DOĞDUM VE ALEVİ ÖLMEK İSTİYORUM”

    “Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum” diye konuşan Ziyattin Kocalar, köyün asıl ihtiyacının ziraat ve kooperatif olduğunun altını çizdi. Kocalar sözlerine, “Bizler o köyde büyüklerimizin geleneklerine bağlı olarak yetiştik. Özgürlük, demokrasi diyerek kimseyi kimseden ayırmadık. Bu köy bugüne kadar böyle yürümüştür. Zulümler, baskılar olmuştur ama Aleviler direnmiştir. İnancından vazgeçmemiştir. Köye cami yapacaklarına ziraatçiliğe, kooperatifçiliğe önem versinler. Cami bizim kapımız değildir. Bizim kapımız cemevidir. Ben Alevi olarak doğdum Alevi olarak ölmek istiyorum. sünnileşmek istemiyorum” diye sonlandırdı.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR