PİRHA- AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Aleviliğin; barışı, sevgiyi, hoşgörüyü düstur almış bir inanç olduğunu belirterek, “Bu ülkeye demokrasi ve barış gelecekse Aleviler tam olarak bunun içinde, ortasında, yanında amasız fakatsız durmalı” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, 27 Şubat’ta ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı sonrasında başlayan sürece dair PİRHA’ya konuştu.
“BU TARİHİ GÜNLERDE TARİHİ SORUMLULUĞU ALMAK ZORUNDAYIZ”
Tarihi günlerden geçildiğini belirten Seher Şengünlü Yılmaz, Alevilerin sürecin içinde olması gerektiğine vurgu yaptı. Yılmaz “Bu tarihi günlerde de tarihi sorumluluğu almak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Elbette ki bu ülkeye demokrasi ve barış gelecekse Aleviler tam olarak bunun içinde, ortasında, yanında amasız fakatsız durmalı. Hep işaret ettiğimiz bir yer var; onurlu bir barış” diye konuştu.
“BARIŞIN YANINDAYIZ, BARIŞIN DESTEKÇİSİYİZ”
Aleviliğin; barışı, sevgiyi, hoşgörüyü düstur almış bir inanç olduğunu belirten Yılmaz şunları ekledi:
“Memlekette kan akması, savaş ortamının olması, bir kaosun, karmaşanın olması bizim temennimiz olamaz. Alevilik inancı, barışı, sevgiyi, hoşgörüyü düstur almış bir inançtır. Dolayısıyla eğer bu memlekete barış gelecekse bunun yolu sadece Diyarbakır’dan, Ankara’dan değil Hacıbektaş’tan da geçer. Bu sözümüzü her yerde kuruyoruz. Barışın yanındayız, barışın destekçisiyiz her zaman.”
PİRHA-Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde yer alan ve geçmişte AKD genel başkanlığı yapan Doğan Demir, AKD’nin genel kurulunda konuşmak için kürsüye çıktığı sırada salondan kendisine tepki gösterildi.
Eski AKP’li ve başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu Gelecek Partisi’nde kurucu olarak yer alan önceki dönem Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Kültür Derneği’nin 14. Olağan Kurulu’nda konuşmak için kürsüye çıktığı esnada salondan birçok kişi tepki gösterdi.
Salonda bulunan kişiler Doğan’ın konuşmasına izin vermeyerek kürsüden inmesini istediler. Konuklar arasında yer alan kişiler Doğan’ın rızalık almadan kürsüye çıkmasına karşı çıkarak divan kuruluna da tepki gösterdi.
PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri’nin 14. Olağan Genel Kurulu başladı. Suriye’de yaşanan katliamı herkese duyurmaları gerektiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Suriye’de Alevi soykırımına sessiz kalan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bizim artık çizgimizin çok net olması lazım, biz dünün yezitleri ve bugünün yezitlerine dur demedikçe verilen mücadele eksik kalacaktır” diye konuştu.
Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) 14. Olağan Genel Kurulu, Ankara’da Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi’nde başladı. AKD’nin genel kurulunda Seher Şengünlü ve Hüseyin Gökçe başkan adayı oldu.
Genel kurula DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ile DEM Parti Mardin Milletvekili Mithat Sancar, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve çok sayıda kişi katıldı.
“SURİYE’DE YAŞANAN KATLİAMI LANETLİYORUZ”
Alevi Kültür Derneği olarak Alevilerin sesi olmaya devam ettik bundan sonra da Alevilerin sesi olmaya devam edeceğiz diyerek sözlerine başlayan AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Bugün Alevilere yapılan katliamları, soykırımları unutursak kanımız kurusun. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevleri ibadethanedir, cem ise ibadettir kararının ardından iktidar acele bir şekilde Alevi kurumlarını muhatap almadan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Dünyanın gözü önünde Aleviler Suriye’de soykırıma uğruyor, yaşanan katliamı lanetliyoruz. Kendisine Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı diyen kurum Suriye’de yaşanan katliamı lanetlemiyor, bu nedenle kendilerini tanımıyoruz ve reddediyoruz” dedi.
“ALEVİLER OLARAK HİÇ KİMSENİN ARTIĞI DEĞİLİZ”
Alevilerin tarih boyunca yaşadığı katliamlar yetmiyormuş gibi bugün de Suriye’de katledildiğini vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Suriye’de Alevilere yönelik bir tenkil politikası yürütülüyor. Alevileri katledip göçe zorlayarak onların yaşadıkları alanlara farklı halkların yerleştirilerek demografik yapının değiştirilmek istendiğini biliyoruz. Suriye’de yaşanan katliama seyirci kalındığının da farkındayız. Suriye geçici yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri arasındaki sekiz maddelik anlaşmanın altıncı maddesindeki vurgunun Alevileri olumsuz etkilediğini biliyorum ve aynı zamanda anlaşmanın zamanlamasının da eleştirildiğinin farkındayız. Bizler bu eleştirileri Suriye’deki özerk yönetime de ilettik. Suriye’deki özerk yönetim demokratik bir ülke yaratılması için çaba içerisindedir. Bizler Aleviler olarak hiç kimsenin artığı değiliz, biz Aleviyiz. Bizler zulüm karşısında dik durmayı bilenleriz yaşadığımız soykırım ve asimilasyon politikalarını durdurmak için bize yaşatılan zulmün karşısında dik ve onurlu bir şekilde durmaya devam edeceğiz” diye ifade etti.
“SURİYE’DE KATLİAMA UĞRAYANLARIN SESİNE SES OLMAMIZ LAZIM”
Suriye’de yaşanan katliamı herkese duyurmaları gerektiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Suriye’de Alevi soykırımına sessiz kalan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bizim artık çizgimizin çok net olması lazım, biz dünün yezitleri ve bugünün yezitlerine dur demedikçe verilen mücadele eksik kalacaktır. Bulunduğumuz her alanda hem insanlara Suriye’deki katliamı anlatmamız hem de Suriye’de katliama uğrayanların sesine ses olmamız lazım. İktidarın Suriye’de yaşanan katliama dur demesini bekliyoruz, Yayladağ sınır kapısının açılmasını istiyoruz. Hem soykırımla karşı karşıya hem de açlık ve susuzlukla mücadele ediyor. İnsani yardım koridorunun açılması gerekiyor. Aleviler her zaman barıştan yana oldu ve biz de onurlu ve toplumsal bir barıştan yanayız” diye belirtti.
“BİRLİKTE MÜCADELE ETMEMİZ LAZIM”
Suriye’de insanlık tarihinin en ağır soykırımlarından birisinin yaşandığını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Bütün gücümüzle faşizme, gericiliğe ve şeriata karşı birlikte mücadele etmemiz lazım. Eğer birlikte mücadele etmezsek ve geçmişi unutursak onlar yeni katliamlarla kendilerini hatırlatacaklar.”
“KARDEŞLİĞİ VE DAYANIŞMAYI BU TOPRAKLARA ALEVİLER ÖĞRETECEK”
Aleviler olarak tarih boyunca yaşadıkları bütün zulümlere rağmen ayakta kaldıklarını belirten CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Suriye meselesinin özü Türkiye’de şekillenmiştir. Suriye’de bugün yaşanan savaşın en büyük sorumlusu emperyalizm ve Türkiye devletidir. Bize düşen tek şey birlikte olmaktır, bize yaşanılan zulme karşı direnmiş bir toplumuz. Aleviler hiçbir zaman demokrasi mücadelesini kimlikler ve inançlar üzerinden yapmazlar. Aleviler 72 millete aynı nazarla bakıyorlarsa herkesin kardeşçe ve onurlu bir şekilde bir arada yaşamasını isterler. Siyasetin, Alevilere öğreteceği bir şey yoktur çünkü siyaset Alevilere sadece gözyaşı, katliam ve zulüm öğretti ama eğer birileri bir şeyler öğrenecekse Alevi kültüründen öğreneceği çok şey var. Kardeşliği ve dayanışmayı bu topraklara Aleviler öğretecek” diye konuştu.
PİRHA-Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili adayı Şevin Coşkun, Yeşil Sol Parti’nin tüm halkların ve inançların sesi olduğunu belirterek, 14 Mayıs günü oyların Yeşil Sol Parti’ye verilmesi çağrısında bulundu.
Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili adayları Şevin Coşkun, Gül Ertuna Karaaslan, Canşah Çelik, HDK, Yeşil Sol Parti il ve ilçe yöneticileri Balıkesir Altınoluk’ta Alevi Kültür Derneği’nin (AKD) düzenlediği kahvaltı etkinliğe katıldı.
Kahvaltı etkinliğinde konuşan Balıkesir Milletvekili adayı Şevin Coşkun, tüm halklarla ve inanç topluluklarıyla mümkün olduğunca bir araya gelmeye çalıştıklarını ifade ederek, “Anadolu’da yaşayan tüm kültürler ve tüm inançların temsileyetleri partimiz çatısı altında demokratik mücadelelerini sürdürmektedirler. Bizler tüm ötekilerin, kadınların, gençlerin partisiyiz. Bu anlamda da Kürt sorunu, Alevi sorunu, kadın sorunu, gençlik sorunu başta olmak üzere Türkiye’deki tüm sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümünden yana bir partiyiz ve yıllardır da bunu mücadelesini sürdürüyoruz” dedi.
14 Mayıs günü oyların Yeşil Sol Parti’ye verilmesi çağrısında bulunan Şevin Coşkun, “Gelin hep birlikte Türkiye’yi demokratikleştirelim. Özgür yarınlar kuralım” diye konuştu.
PİRHA- AKD Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali, 23-27 Temmuz tarihleri arasında Altınoluk Kordon ve Amfi Tiyatro’da gerçekleşecek. Festival kapsamında sergiler, paneller, konserler yapılacak.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali, 23-27 Temmuz tarihleri arasında Altınoluk Kordon ve Amfi Tiyatro’da gerçekleşecek.
Festivalin 1. günü Ressam ve Yazar Hatun Kuşçu’nun resim sergisi açılışı ile başlayacak. Festivalin birinci oturumunda Piri Er ile ‘Ocaklar ve Sürekler’ konuşulacak. İkinci oturumda ise Hakan Erol ve Mektebi İrfan ile ‘Alevilikte Yol ve Erkan’ teması işlenecek.
2. günde ise HSAKD Başkanı Aydın Deniz moderatörlüğünde, ABF Başkanı Mustafa Arslan, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, ADF Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat ile ‘Alevilikte Örgütlenme’ paneli yapılacak.
3. günde AKD Çocuk Drama gösterimi ve ardından panel olacak. Panelin birinci oturumunda Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Rıza Oylum(Araştırmacı Yazar ) ile ‘Alevilikte Kültür ve Sanat’ konusu işlenecek. İkinci oturumda ise Doç. Dr. Ayfer Karakaya ile Alevi-Bektaşi Kültürel Mirasının Korunması ve Genç Kuşaklara Aktarılması: Engeller, İmkânlar, Öneriler üzerine konuşulacak.
4. günde yapılacak olan panelin birinci oturumunda Emel Sungur (Aktivist) ve Yaşar Seyman (Sendikacı, Yazar ve Aktivist) ‘Alevilikte Kadın’ konusuyla konuşmacı olarak yer alacak. Panel AKD Kadın ve Gençlikten sorumlu Başkan yardımcısı Nilgün Karasu moderatörlüğünde gerçekleşecek. İkinci oturumda Turabi Saltık(Yazar) ile ‘Alevilikte Doğa inancı’ konuşulacak.
5. günde ise Altınoluk Amfi Tiyatro da Vedat Kara ve Dilek Aygün’ün sunumuyla Dertli Divani, Nilüfer Sarıtaş ve Ender Balkır türküleriyle sahnede olacak.
Festival, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katkılarıyla ve Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan’ın katılımıyla gerçekleşecek.
Tüm etkinlikler 5 gün boyunca saat 20.00’de başlayacak.
PİRHA-“İmara aykırı cemevi yapmak” suçlamasıyla senelerdir yargılanan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, 21 Ekim’de 25. kez hakim karşısına çıkacak. Odabaş, “Ülkede bu kadar hırsızlık, yolsuzluk varken, Aleviler’in kendi yaptıkları bir cemevi var ama onu da yargılıyorlar. Burada yargılanan Alevilerdir, Aleviliktir” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri’ne bağlı Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş‘ın “İmara aykırı cemevi yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamaları ile yargılandığı davanın 25’inci duruşması 21 Ekim Perşembe günü saat 13:00’te Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
“YARGILANAN ALEVİLER VE ALEVİLİKTİR”
CAN TV‘de yayımlanan “Can’da Bu Sabah” programına katılan Odabaş, cemevinin yapım sürecinden itibaren yaşananlara değindi. Odabaş şöyle konuştu:
“İnsanlar inançlarını yaşamaya çalışırken; devlet yetkilileri bütün yurttaşlarına fırsat eşitliği tanır. Ama Türkiye’de bu böyle değil. Tek bir inanç ve mezhebe imkanlar tanınıyor. Alevilik yok sayılıyor. 2009 yılında ihtiyaçtan kaynaklı halk bir araya gelerek bir cemevi inşa etti. Hemen arkasından yıkım kararı çıkarıldı. 11 yıldır dava devam ediyor. Ülkede bu kadar hırsızlık, yolsuzluk varken; Aleviler’in kendi yaptıkları bir cemevi var ama onu da yargılıyorlar. Burada yargılanan Alevilerdir, Aleviliktir. Hakimler yukarıdan emir bekliyor. Verilecek ceza ne olursa olsun inancımızı yaşamaya, demokrasi ve laiklik için mücadeleye devam edeceğiz.”
ALEVİ KURUMLARI 21 EKİM’DE GÖRÜLECEK OLAN DURUŞMAYA ÇAĞRI YAPTI
AKP Sultangazi Belediyesi, 2011 yılında Alevi Kültür Dernekleri Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi için yıkım kararı çıkararak ‘imara aykırı yapı ve çevre kirliliği’ gerekçeleriyle 198 bin liralık para cezası kesmişti. Cezanın ödenmemesi akabinde ise cemevine icra gönderildi.
Alevi kurumları, 21 Ekim günü görülecek celseye “İnancımız yargılanıyor. Cem ibadetimiz, cemevi ibadethanemizdir. Zeynal Odabaş yalnız değildir. Alevilik vardır, Alevilik haktır” sözleriyle çağrıda bulundu.
PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa ilişkin açıklama yaparak, “Öğrenci kardeşlerimizin yurt kontenjanları ve yüksek ev kiraları nedeniyle yaşadıkları barınma sorunlarına karşı duyarsız kalamayız. Yamanlar Cemevi olarak 10 kız öğrencimizi cemevimizin misafirhanesinde herhangi bir ücret talep etmeden ağırlayacağız” dedi.
Devlet yurtlarının yetersizliği, özel yurtların ve ev kiralarının yüksek olmasına karşı gece dışarıda kalarak durumu protesto eden üniversite öğrencilerinin eylemleri birçok kentte devam ederken, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa ilişkin bir açıklama da İzmir Alevi Kültür Derneği (İZAKDER) Yamanlar Cemevi’nden geldi.
Yamanlar Cemevi tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin yaşadığı barınma sorununa duyarsız kalmayacakları ve cemevine ait misafirhanede 10 kız öğrenciye ücretsiz kalabilme imkanı sunacakları belirtildi.
“ÖĞRENCİLERİN SORUNU HEPİMİZİN SORUNUDUR”
“Halka hizmet etmek Hakk’a hizmet etmektir” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Değerli canlar, cemevlerimiz bir yandan öğretilerimizin hayat bulduğu diğer yandan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılamaya öncelik veren dergâh geleneğimizin bir devamıdır ve öğretimize göre de bir mekân insana faydalı olabildiği sürece ibadethanedir. Yolumuzun ulu erenleri ‘Halka hizmet etmenin Hakka hizmet etmek’ anlamına geldiğini her dönemde bizlere aktarmışlardır. Zaten gelecek kaygısı taşıyan fakat bir yandan Üniversite eğitimini de tamamlamak isteyen kardeşlerimizin sorunları genel olarak hepimizin sorunudur. Bu bilinçle son dönemde öğrenci kardeşlerimizin yurt kontenjanları ve yüksek ev kiraları nedeniyle yaşadıkları barınma sorunlarına karşı duyarsız kalamayız, kalmamalıyız. Yamanlar Cemevi olarak 10 kız öğrencimizi cemevimizin misafirhanesinde herhangi bir ücret talep etmeden ağırlayabileceğimizi belirtir cümlenize saygılarımızı sunarız.”
PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca Hakk’a uğurlama erkanının kısa zaman öncesine kadar Sünni usullerle yapıldığını ama cemevi kurulduktan sonra bu görevi kendisinin üstlendiğini, artık Alevi inancına dönüldüğünü söyledi. Tunca, Hakk’a uğurlamanın tamamen Türkçe olarak yürütüldüğünü, Arapça herhangi bir kelimenin ya da cümlenin kullanılmadığını kaydetti.
Hakk’a Yürüme Erkanına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Bizim Hakk’a yürüyene, Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur. Arapça herhangi bir eylemde de bulunmuyoruz” dedi.
“CEMEVİMİZ VAR AMA DEDEMİZ YOK”
“Çok uzun yıllardır bir cemevimizin olmayışı, sürekli bir dedenin bulunmayışından dolayı Hakk’a yürüme erkanları kısa zaman öncesine kadar Sünni usullerle yapılagelmiş ama cemevini kurduktan sonra bu görevi kendim üstlendim” diyen Tunca, şu an da Hakk’a yürüme erkanlarının Alevi gelenek göreneklerine göre ve tamamen Türkçe olduğunu ve Arapça herhangi bir kelime, cümle kullanılmadan yürütüldüğünü belirtti.
“ARTIK HAKK’A UĞURLAMAYI ALEVİ GELENEKLERİNE GÖRE YAPIYORUZ”
Tunca şöyle devam etti:
“Kısaca ritüelleri sıralayacak olursak ta Hakk’a yürüyen cana önce yapılması gereken ritüelleri yerine getiriyoruz. Salgın başlamadan önce, Hakk’a yürüyen canımızın cenazesi bir sonraki güne kalmışsa, zakirlerimiz, sazandalarımız nefesler eşliğinde, ağıtlarla cenazeler bekleniyor. Hakk’a yürüme erkanını ikbal ederken de cenazeleri kendi usullerimize göre yıkıyorduk.
Pandemiden sonra sadece hastanelerde ve belediyenin göstermiş olduğu gasil hanelerde görevliler tarafından yapılıyor. Ama yine de biz kefenlemesini kendi usullerimize göre tekrar gözden geçiriyoruz. Yöremizde de şu ana kadar pandemiden kaybettiğimiz herhangi bir canımız yoktur. Bunun için bizler daha rahat bir şekilde müdahale edebiliyoruz.”
“TÜRKÇE DUALARLA HAKKA YÜRÜME ERKANI YAPIYORUZ”
Tunca, cenaze erkanlarını nasıl yürüttüklerini şu cümlelerle anlattı:
“Cenaze namazı dediğimiz ritüeli kendi erkanımıza göre dedemiz varsa dede tarafından, dedenin olmadığı zamanlarda dede vekili mürebbi olarak ben görüyorum. Cenaze erkânı yürütürken insanlarımız yarım ay şeklinde cenazenin önünde saf tutuyorlar, biz de yüzümüzü insanlara dönerek Hakk’a yürüyen canımızla ilgili nefeslerle, Türkçe dualarla onun cenaze namazını kılıyoruz.
Aslında cenaze namazı kılmıyoruz, gerekli dualarımızı ediyoruz. Hakk’a yürüyen can hakkında konuşmak isteyen canlarımız olursa onlara söz veriyoruz, nefes okumak isteyen olursa onlara yer veriyoruz. Yoksa dedelerimiz tarafından, mürebbilerimiz tarafından ya da bu işi bilenler tarafından bu tür ritüeller yapılıyor ve Hakk’a yürüyen canımızın yattığı yere kendi usulümüze göre tevriğ ediyoruz.”
“CENAZE EKRANLARINDA ARAPÇA HERHANGİ BİR EYLEMDE BULUNMUYORUZ”
Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Gerekli duaları mezarı başında tamamen Türkçe olarak okuyoruz. Halkımızdan da iyi dileklerini alıyoruz ve cenaze erkanını da kendi usullerimize göre bu şekilde bitiriyoruz. Bizim Hakk’a yürüyene Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur. Arapça herhangi bir eylemde de bulunmuyoruz. Hakk’a yürüyen canların istedikleri ve arzu ettikleri şekilde cenazelerini sırlıyoruz.”
PİRHA-Polis kurşunuyla 22 Mayıs 2014’te Okmeydanı Cemevinde öldürülen Uğur Kurt için Alevi toplumundan mesajlar paylaşıldı.
Bir yakınının cenaze erkanı için Okmeydanı Cemevi’ne giden Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014’te polisin açtığı ateş sonucu başından vurularak öldürülmüştü.
Hakka yürümesinin 7. yılında Uğur Kurt için Alevi toplumundan birçok mesaj paylaşıldı.
Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Cemevi avlusunda katledilen Uğur Kurt için açıklama yaparak “Cemevlerimize her tür şiddeti yapanlara da siyaset erkanından ortak bir tepki koymalarını bekliyoruz… Okmeydanı Cemevimizin içinde, 7 yıl önce başından polis kurşunuyla vurularak katledilen Uğur Kurt’u unutmuyoruz. Uğur’u katleden polise 12 bin TL para cezası verilmişti. Zalim İsrail devletinin, Filistin halkına Mescidi Aksa’da yaptığı katliamın, başka bir versiyonu değil midir?” ifadelerini kullandı.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise “Uğur Kurt 7 yıl önce Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla katledildi. Uğur Kurt’u öldüren polis, diğer katil polisler gibi cezasızlıkla ödüllendirildi. Uğur Kurt ve polis kurşunuyla katledilen tüm Can’ları saygıyla anıyor katilleri lanetliyorum” mesajını paylaştı.
Sosyolog Veli Saçılık ise “Bütün katliamlarda yaptıkları gibi imza olarak cansız bedenin üzerine gaz bombası attılar” dedi.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de Uğur Kurt’u unutmadı. Sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda “Bir Can’ın bedeli 12.000 TL! 22 Mayıs 2014’de Okmeydanı Cemevi önünde katledilen Uğur Kurt’u saygı ve sevgiyle anıyoruz” denildi.
PİRHA – Alevi Kültür Derneği Genel Merkezi, Diyanet İşleri Başkanı’nın Mersin Cemevi ziyaretine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Alevi toplumuna sorumluluğumuz gereği asla yanlış yapmadık, kimseyle gizli görüşmedik, AKD olarak her zaman olduğu gibi bundan sonrada diyalog ve istişareyi hep önde tutacağımızı bilerek davrandık ve davranmaya devam edeceğiz” denildi.
Mersin’de incelemelerde bulunan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, beraberinde Mersin Valisi Ali İhsan Su ve Mersin İl Müftüsü Şaban Kondi ile birlikte Mersin Cemevini ziyaret etmişlerdi.
Yapılan ziyarete Alevi kurumlarından tepkiler gelirken, Mersin Cemevinin bağlı olduğu Alevi Kültür Dernekleri (AKD) yazılı bir açıklama yaptı.
AKD, görüşmenin gizli yapılmadığını belirterek, diyalog ve istişareyi ön planda tutarak davrandıklarını savundu.
AKD yaptığı yazılı açıklamada, Alevilerin yaşadığı hak ihlallerinin görmezden gelindiği ve çözüm bulunamadığına işaret ederek, söz konusu Aleviler olunca asimilasyonun başını çeken Diyanet İşleri ve Başkanları olduğu belirtildi.
“MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Demokratik Alevi kurumlarının 30 yıldır mücadele ettiğini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması gerektiği kaydedilen açıklamada, dinlerin özgürleşmesi ve devlet tekelinde olmaması gerektiği üzerinde duruldu.
Ülkede laikliğin işletilmediği belirtilen açıklamada, “Diyanet kapatılmıyorsa bile, devletten yardım almaması gerekmektedir. Bu ve buna benzer konularla alakalı yıllardır verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi herkesin bilmesi lazım” denildi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin’deki programdan sonra Mersin Valisi Ali İhsan Su’nun AKD Mersin Şubesi Başkanı Hasan Kılavuz’u arayarak çay içmeye geleceklerini söylediği ve başkanın da sorumluluk ve insani duruşla ‘gelin’ dediği kaydedilen açıklamada, ziyaret sırasından Hasan Kılavuz’ın yıllardır Alevilerin dillendirdiği sorunları orada aktardığı belirtildi.
“DİYALOG VE İSTİŞAREYİ ÖNDE TUTACAĞIZ”
Yapılan ziyaretin tamamen spontane olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi:
“Bütün bunlar tamamen spontane gelişen ve olması gereken durumlardır, ayrıca görüşmede ve misafir olarak gelenlere ne söylendiği önemli olup, Alevi edep ve erkanına uygun bir uğurlamayla yolcu edilmişlerdir. Şimdi geldiğimiz noktada iki gündür, özellikle sosyal medya üzerinde klavye kahramanlığı yapan arkadaşlara diyeceğimiz şudur ki; biz hiçbir zaman eylemden ve söylemden kaçmadık. Alevi toplumuna sorumluluğumuz gereği asla yanlış yapmadık, kimseyle gizli görüşmedik, AKD Örgütü olarak her zaman olduğu gibi bundan sonrada diyalog ve istişareyi hep önde tutacağımızı bilerek davrandık ve davranmaya devam edeceğiz. Hasan Kılavuz Dedemizi de bu insani, örgütsel sorumluluğun bilincinde olduğu için kimseye yem etmeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz. ” (HABER MERKEZİ)
PİRHA-Adıyaman’da yaşayan Aleviler için kutsal bir mekan olan Mahmut Ensari Türbesi’nde canlar muhabbet ceminde bir araya geldi. Cemi yürüten Dewrişi Gewr Ocağı Pirlerinden Mahmut Dolaş, “İnsanlar kilometrelerce yol yalın ayak yürüyerek bu dergaha gelir kurbanlarını keserlerdi. Bizler de bu itikatı, yolu ve erkanı sürdürmeliyiz” dedi.
Adıyaman’da yaşayan Aleviler için kutsal sayılan kurbanların kesildiği lokmaların pay edildiği Mahmut Ensari Türbesin’de muhabbet cemi yapıldı. Ceme Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Derneği (AKD), Demokratik Alevi Derneği (DAD), Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği (HBVAKV) Adıyaman Şube temsilcileri, Dewrişi Gewr Ocağı Pirlerinden Mahmut Dolaş, Zakir Ali Sizer ve çok sayıda can katıldı.
Cem Huriye ve Zeynel Tosun’un okuduğu deyişler ve nefeslerle başladı.
“CEMEVLERİNE GİTMELİYİZ”
Geçmişte bir çok yol ereninin Alevilik yol erkanı için bedel verdiğini ifade eden AKD Adıyaman Şube Başkanı Rıza Tanrıverdi, “Bizler de onların bize bıraktığı bu yola sahip çıkarak gelecek nesillere taşıyacağız. Bunun için Adıyaman’da iki cem evi bulunmakta. binlerce Alevi canın yaşadığı kentte maalesef cemevlerimiz boş kalıyor. Perşembe günü yani Cuma geceleri yapılan cemlere katılarak bu yola hem sahip çıkıp hemde çocuklarımıza aktarmalıyız.” dedi.
“BASKI VE ASİMİLASYON POLİTİKALARINA KARŞI MÜCADELE ETMELİYİZ”
“Aleviler olarak yolumuzu takip ederek gelecek nesillere aktarmalıyız” ifadelerini kullanan PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı, “Bu yol çok zor bir yol herkes bu yolu yürütemez. Yolun gereğini ve şartlarını yerine getiremeyenler bugün atalarının dedelerin yolunu bırakmış farklı yollara sapmış ve yol düşkünü olmuş. Tarih boyunca bir çok katliam yaşayan ve ikrarından dönmeyen ve bugün de mücadele eden canlarımız var. Bizler de bu yolu ve ikrarı sürdürenlere bir parça olmalıyız ve her türlü baskı ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele ederek yolumuzu gelecek nesillere aktarmalıyız” diye konuştu.
“YALIN AYAK TÜRBEYE GELİNİRDİ”
“Biz Aleviler olarak inanıyoruz ki bu coğrafyanın her parçasında dağında, taşında, dalında ve yaprağında er ve evliyalarımızın izleri var. Mahmut Ensari de onlardan biri” diyen Dewrişi Gewr Ocağı Pirlerinden Mahmut Dolaş, “Ben bu topraklarda büyüdüm. Buralarda çocukluğumu, gençliğimi yaşadım. Bu yolu ve erkanı büyüklerimizden öğrendik. Burada bir araya gelerek cemler yaptık. Gelenek ve göreneklerimizi burada öğrendik. O nedenle burası çok önemli ve kutsal bir yer bizler için. Bir dönem devlet buraya maaşlı bekçiler koydu ama biz bunu asla kabul etmedik. Bu yolu bilen tanıyan hiç bir karşılık beklemeden yola hizmet edecek canların burada bekçilik yaparak hizmet yapması gerekiyor. Bugün bu canlarımız bu hizmeti yürütüyor. Bu çok güzel bir şey. Geçmiş yıllarda canlarımız kilometrelerce yolu yalın ayak yürüyerek bu dergaha gelir kurbanlarını keserlerdi. Bizlerde bu itikatı, yolu ve erkanı sürdürmeliyiz.” diye ifade etti.
PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk ve Küçükkuyu Şubeleri, Sivas Katliamı’nın 26. yıldönümünde yaşamını yitiren canlar için kitlesel bir anma gerçekleştirecek.
AKD Balıkesir Altınoluk ve Küçükkuyu Şubeleri, Sivas Katliamı’nın 26. yıldönümünde, “Katliam, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı eşitlik, özgürlük ve adalet için 2 Temmuz’da alanlardayız” şiarıyla 2 Temmuz Salı günü saat 20.00’de Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’nda bir yürüş ile basın açıklaması gerçekleştirecek.
Anmaya, Gazeteci-Yazar Ahmet Koçak, sanatçılar Dertli Divani ve Deniz Türkan katılacak.
PİRHA- Alevi Kültür Derneği Ereğli Şubesi’nin düzenlediği gençlik gecesine Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.
Alevi Kültür Derneği Ereğli Şubesi gençlik gecesi düzenledi. Gecede semahlar dönüldü, deyişler söylendi.
AKD Karadeniz Ereğli Şube Başkanı Mehmet Taştan, Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Sefa Öztürk Dede, gecenin çok güzel geçtiğini söyleyerek, “O gece yüzün üzerinde genç kardeşlerimiz deyiş söyledi, bağlama çaldı, semah döndü. O gençler sorumluluk aldılar ve mükemmel bir etkinlik gerçekleştirdiler. Coşkulu ve çocuklarını heyecanla izleyen büyüklerine güzel bir gün yaşattılar. Ereğlili dostlarla yan yana olmak büyük bir onur. Bütün olumsuzluklara rağmen Ereğli Alevileri adına önemli işler yapan ve sorumluluk duygusuyla hareket eden bu can dostlarımı muhabbetle selamlıyorum” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)
Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bulunan Burhaniye Alevi Kültür Derneği Cemevi seçimler ve Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ilişkin panel gerçekleştirdi. Panele Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin Kurucu Başkanı ve 25. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Emek Partisi Genel Başkanı Yardımcısı ve insan hakları aktivisti Şükran Doğan’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.
Panelde, “Biz Aleviler, zorunlu din dersinin kaldırılmasını, Diyanetin lağvedilmesini, cemevlerini yasal statüye kavuşmasını, Madımak Oteli’nin müze olmasını, faşist katliamların son bulmasını, halkların kardeşliğini, ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz” yazılı döviz asıldı. (HABER MERKEZİ)