Etiket: alevi kurum temsilcileri

  • Garip Dede Dergâhı’ndaki çalıştay devam ediyor: Temsilciler meclisine ihtiyacımız var-VİDEO

    Garip Dede Dergâhı’ndaki çalıştay devam ediyor: Temsilciler meclisine ihtiyacımız var-VİDEO

    PİRHA-Garip Dede Dergahı’nda düzenlenen “Alevilerin Örgütlenme Manzarası – Sorunlar, İmkanlar ve Arayışlar Çalıştayı’nın ikinci gününde devam ediyor. Alevi kurum temsilcileri yaptıkları konuşmalarda Alevilerin ancak birlikte hareket ederse sorunlarının çözümünü sağlayacağı vurgulandı.

    Ülke genelindeki faaliyet yürüten çok sayıda Alevi dernek, vakıf, federasyon yöneticileri, İstanbul’da “Alevilerin Örgütlenme Manzarası – Sorunlar, İmkanlar ve Arayışlar Çalıştayı’nda bir araya geldi.

    Garip Dede Dergahı’nda düzenlenen çalıştayın ikinci gününde Alevi kurum temsilcileri konuşma gerçekleştirdi.

    “TEMSİLCİLER MECLİSİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Her şeyden önce kendinize ve vermiş olduğumuz emeğe saygı duyarak, Türkiye’nin içinde bulunduğu zor koşullarda bu örgütlerde mücadele ederken bu oluşturduğumuz örgütlerin değerini ve kıymetini çok iyi bilmeliyiz. Biz yöneticiler değişiriz ama kurumlarımız kalıcı. Mücadelemize çok değer ve kıymet vermeliyiz. Toplumsal kirliliğin aynısı bize de ulaştı ve zaman zaman canımız acıyor. Kültürel yozlaşma ve bu kadar saldırgan bir bile maruz kalmanın bize yakışmadığını bir kez daha söylüyorum. Çok dilli çok kültürlü bir Alevi inancına mensubuz. Alevi bekler şey temsilciler meclisinin sadece sözde değil gerçekten de Bir bedende vücutta huzur etmesine ihtiyaç var. Bu çalıştaydan sonra konuşturulacak olan bir komisyon var Aralık ayında planlamak istediğimiz Alevi kurultayla yönelik Alevi Bektaşi temsilciler meclisinin yapısı işleyişi Temsil Heyeti Alevi Dünyası taşımasını göz önüne alarak bir temsilciler meclisine ihtiyacımız var. İyi ki düşünce ve fikirlerinizle bize katkı verdiniz.”

    “SÖZDE DEĞİL ÖZDE BİR OLALIM”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu adına Gülay Kurtyiğit konuştu. Çalıştayın çok kıymetli olduğunu vurgulana Kurtyiğit “Bir araya gelip ortak bir platform kurabildiğimiz için herkese teşekkür ediyorum. Eğer güçlü bir Alevi birlikteliğini içimizde kurabilirsek dış etkenlere karşı da güçlü bir duruş sağlayabiliriz. Özümüzü dara çekerek bir yerden başlamamız gerekiyordu bu çalışma ile de bunu yapabildiğimizi düşünüyorum. Ama biz Alevilerin yaptığı bir hata var; sürekliliği beceremedik. Bu çalıştay, güçlü bir zemin oluşturdu diye düşünüyorum. Bu çalıştayın üzerine koyarak sürekliliği de becererek birliğimizi daha güçlendirerek tüm baskı ve asimilasyon girişimlerine karşı tüm Alevileri kapsayan güçlü bir Alevi birliği oluşturabileceğimiz inancındayım. Gelin canlar bir olalım derken dışarıda kalanları düşünemiyoruz. Kadınlara vermediğimiz engelli bireylere vermediğimiz eşitliği düşünemiyoruz. Bu çalıştayla bu konulara da değinildi. Gelin canlar sözde değil özde bir olalım” dedi.

    “ÖZÜMÜZE DÖNMEMİZ YETERLİDİR”

    Özlerine dönmeleri gerektiğini söyleyen Anadolu Alevi Canlar Federasyonu Başkanı Zeynel Çağan, “Özümüze dönmemiz yeterlidir. Çünkü bizim özümüzde bu birliktelik vardır. İkramımızı sadakatla takip edersek inanın tüm sorunlarımızı çözeriz. Bütün evrenin birliğini özümseyen bu inanç içerisinde birbirimizi dışlamamız kadar büyük sorun, tehlike olamaz. Siyasi partilerle ilişkiler; elbette ki kurumlar, siyasi partilerle görüşmeli ancak birlik ve bütünlük içerisinde olması lazım. Belki de bu sebeple geride kaldık. Sözümüzle bütünlük oluşturabilirsek aşamayacağımız hiçbir şey yoktur. Bu çalıştayların farklı konularda fazlalaştırılması gerekir. Bir strateji merkezi oluşturmamız gerekiyor. Günlük siyaset içerisinde sağa sola sağır olmak gibi bir durumumuz olmamalı. Alevilik için siyaset yapılmasını istiyoruz, siyaset için Alevilik değil.”

    “ORTAK YOL YÜRÜME KARARI ALDIK”

    Alevilerin Türkiye’nin ana muhalefeti olduğunu söyleyen Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, “Bu iki günlük çalışmada ortak yol yürüme kararı aldık ve bunu büyütmek için de ortak kararımız var. Ama siz ön yargısız birliktelik için imza atarız Ama bu birlikteliğin dışında mevcut iki tane yol yürümeye çalışan Aleviler var” diye belirtti.

    “ALEVİLİK İNANCI KUŞATMA ALTINDA”

    Çok sancılı süreçlerden geçtiklerini vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Alevilik inancı bir kuşatma altında. Son 3 yıldır insan üstü bir efor sarf ediyoruz. Bir toplumsal çürümüşlük söz konusu ama Alevi toplumunun bu kadar etkilenmiş olması gerçekten çok üzücü. Örgütlerimize yapılan saldırılar gerçekten utanç verici. Bu mücadele, kişiler üzerinden hesaplaşılacak kadar küçük değil. Birlik çağrısının buradan çıkmış olması çok mutluluk verici. Bu manzaranın içerisinde olmayanlar çok yanılıyor. Bir arada olmaya devam edeceğiz ve tüm dünyaya sesleniyoruz; gelin hep birlikte bir meclis kuralım, hep birlikte sözümüzü kuralım. Gerçekten bu devlet kendisine bir muhatap bulmak zorunda kaldığı için kendisine muhatap yaratıyor. Gelin muhatap hep birlikte biz olalım diyorum” diye ifade etti.

    “KENDİNE YABANCILAŞAN BİR ALEVİLİK VAR”

    DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak da konuşmasında şunları belirtti:

    “Daha çok bir araya gelirsek birbirimizi daha çok anlarız. Kendine yabancılaşan bir Alevilik var, kendimizi kurtarabiliriz bunu konuşmamız iyi olur. İktidarlaşan bir Alevilik var. Aleviler metropollerde bir araya gelebilmek için ihtiyaçtan kaynaklı önce dernek ve vakıflar kurdu, sonra cemevleri kuruldu ve buradaki sistem hukukuyla yapılan kurumlarda bir iktidarlaşmada kendini beraberinde getirdi.

    Ayrıca erkekleşen bir Alevilik var Alevi kurumlarında kadınların az olması söz kuramaması gibi. Bunun önüne geçebilmek için eş başkanlığın muhakkak olması gerekir. Kendi kendimizi asimile etmeye başladık bir oto asimilasyon söz konusu. Demokratik bir anayasa hazırlanması konusunda bizim de taleplerimiz olmalı.”

    “ASIL SORUN SİYASETSİZLİKTİR”

    ‘Biz bu Yol’un karıncası olmaya devam ediyoruz’ diyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, şunları dile getirdi:

    “Bugün ısrarla bir Alevi tarihi yaratmaya çalışıyorlar. Alevilerin bir tarihi yokmuş gibi safsata yaratılıyor. ‘Hakiki Türk, hakiki Müslüman sizsiniz’ gibi sözlerle Aleviliğin geçmişini yok ediyorlar. Alevi Kızılbaş inancı İslam’dan önce de vardı sonra da var olacaktır.

    Onların kaygıları konforlarıdır, bizim de kaygılarımız toplumsaldır. Bizim kaygımız kendi canımız değil! Asıl sorun siyasetsizliktir. Bu durum bizi kahrediyor. Aleviler siyasetin her alanına müdahale etmelidir. Bizler onun için ‘Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın’ diyoruz.

    Aleviler sanatın gücünü kullanabilmeli. Aleviler medyayı çok iyi kullanabiliriz. Alevilerin birliği ve dayanışması, Alevi örgütlerinin bir araya gelmesinden değil, Alevi örgütlerinin ayrı ayrı ama Alevilerin temel hak ve özgürlükleri ile ilgili bir arada, aynı sözü üretebilmesidir. İçimizdeki çürük elmaları İçimizden atmalıyız. Ancak mücadelede birlik olunabilir.”

    “ALEVİ TARİHİ, MÜCADELELER TARİHİDİR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Bu çalıştayda heybemize ne aldık esas olan bu. Şu unutulmamalı ki Alevi tarihi mücadeleler, ödenmiş bedeller tarihidir. Birlik meselesine sadece kurum ve başkanların birliği olarak bakmamak gerekiyor. Alevilerin ve ezilen tüm hakların birliği olarak bakmak gerekiyor. Vardığımız karar, önemli bir karar ama kağıtta kalmamalı. Lütfen artık şöyle bakmayalım; bu kurumlarımız bizim dükkanlarımız özel mülklerimiz değil buralar sadece cemevini korumaya kendi şubenizi korumaya yönelik bir hamle.

    Bu toplumsal çürümede elbette ki nasibimizi alıyoruz. Sosyal medya kirliliği bizleri hedef alıyor. Buralardan uzak durmak hepimizin boynumuzun borcu Çünkü o herhangi bir kişiye kuruma saldırı niteliğinde değil. Kurumlar hedefe alınıyor. Birliğimiz gücümüz, gücümüz birliğimizdir.”

    “BU MÜCADELE HENÜZ TAMAMLANMAMIŞ BİR MÜCADELEDİR”

    Garip Dede Dergahı Vakfı Başkanı Celal Fırat da ‘Alevilerin Örgütlenme Manzarası’ çalıştayında konuşma yaptı. Söz konusu buluşmanın yalnızca bir toplantı olmadığını, ortak deneyimlerle, bugünün sorunlarının tartışıldığını söyleyerek şunları aktardı:

    “Muhabbet etmeyi unuttuk malesef. Sivil toplumun yalnızca bir ‘örgütlenme biçimi’ olmadığı, aynı zamanda bir özneleşme süreci olduğu gerçeğini görünür kılacaktır.

    Bu buluşma, Alevilerin demokratik topluma katkısının yollarını tartışmak, ortak talepleri güçlendirmek ve yeni stratejiler üretmek için kritik bir imkân sunacaktır.

    İşte bu nedenle, ‘sivil toplum-demokrasi örtüşmesi’ meselesi, çalıştayın teorik çerçevesi olmanın ötesinde, Alevi toplumunun geleceğini şekillendirecek bir pratiktir.

    Bugün burada bir araya gelen tüm katılımcılar, yalnızca bu çalıştayın davetlileri değil; yıllardır farklı platformlarda sözlerini söyleyerek, fikirlerini açıkça dile getirerek ve en önemlisi hak, adalet ve eşitlik mücadelesini omuzlayarak toplumsal bellekte yer etmiş önemli isimlerdir. Her biri, Alevi toplumunun karşı karşıya kaldığı sorunlara karşı sergilediği kararlı duruşu, geliştirdiği söylemleri ve yürüttüğü mücadele pratikleriyle bu hak arayışının tanıyıcıları ve taşıyıcıları olmuştur.

    Alevi kamuoyunun zengin örgütsel yapısı içinde yer alan kurumlarımız ve temsilcilerimiz, farklılıkları bir zenginlik olarak görüp bu çeşitliliği yansıtma konusundaki deneyimleriyle öne çıkmıştır. Onlar, uzun yıllardır Alevi toplumunun inanç, kimlik ve kültür temelli sorunlarının çözümü için gerekli adımların atılması gerektiğini hem devlete hem de kamuoyuna defalarca ifade etmiş; çözüm için yollar önermiştir. Ancak bütün bu çabalar ve mücadeleye rağmen, devlet ile Alevi toplumu arasındaki tarihsel ihtilaf ve toplumsal saflaşma tam anlamıyla ortadan kalkmamıştır.

    Bu gerçek, bugün burada bir kez daha bizlere göstermektedir ki, bu mücadele henüz tamamlanmamış bir mücadeledir. İşte bu nedenle, çalıştaya katılan her bir kurum ve temsilci, geçmişten bugüne taşıdıkları hak arayışını ve direncini bu ortak zemine getirerek, yeni bir yol haritası oluşturma sorumluluğunu da üstlenmektedir.

    Kabul etmek gerekir ki, devlet bugüne kadar Alevi toplumunun sorunlarını çözmek, taleplerini karşılamak ve sağlıklı bir diyalog kurmak konusunda tatmin edici bir adım atamamış, beklentileri karşılayan kalıcı bir açılım ortaya koyamamıştır. Bu gerçek, bizlere artık tek bir gerçeği göstermektedir: 2025 Alevi Çalıştayı süreci bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur.

    Bugün burada bir araya gelmemizin amacı yalnızca sorunlarımızı konuşmak değil; temsil gücü yüksek bir ortak iradeyi inşa ederek, çözüm yollarında söz ve karar hakkını bizzat kendimizde toplamaktır. Alevi kurumları ve örgütleri arasındaki farklılıkların bir engel değil, bir zenginlik olarak görülmesi; bu zenginliğin ortak bir strateji ve güçlü bir birlik zemininde buluşturulması artık ertelenemez bir ihtiyaçtır.

    Çünkü parçalı yapılarla verilen mücadele, sorunların köklü çözümüne ulaşmamızı zorlaştırmakta; hak ve adalet taleplerimizi zayıf göstermektedir.

    Bu nedenle, ortak akılla hareket eden, bütünleşmiş ve birlikte karar alan bir Alevi toplumsal örgütlenmesi inşa etmek hem tarihsel sorumluluğumuz hem de geleceğe borcumuzdur.

    Bu çalıştay, bu yönde atılacak uzun soluklu mücadelenin başlangıç noktası olmalıdır. Sağlam, kararlı ve kalıcı adımların atılması Alevi toplumunun sesini artık daha güçlü ve tek yürek olarak duyuracaktır.

    Katılım sağlayan tüm kurum temsilcilerine, akademisyenlere, her kesimde ki tüm katılımcılar öncelikle teşekkür ediyorum.

    Bugün burada, ortak aklı ve ortak vicdanı büyütmek için bir aradayız. Bu çalıştayda dile getirilecek her düşünce, her öneri ve her eleştiri, yüzyıllardır süren bir mücadelenin içinden süzülüp gelen bir hakikatin parçasıdır. Bizler birbirimizi anlamak için değil, zaten anladığımızı göstermek ve bu anlayışı ortak bir sese dönüştürmek için toplandık.

    Temennimiz şudur ki; bu buluşma, sadece bir toplantı olmanın ötesine geçsin. Bizleri yüzyıllardır görmezden gelen, kimliğimizi bastıran, inancımızı yok sayan otoriteler artık ortak düşüncemize, farklılığımıza, yakınlığımıza olduğu kadar uzaklığımıza da saygı duysun.

    Biz, bu toprakların asli unsurları olarak, haklarımızı lütufla değil, eşit yurttaşlığın doğal bir gereği olarak talep ediyoruz.

    Dileriz ki bu çalıştay, Alevi toplumunun tarihsel hafızasında yeni bir sayfa açsın; sesimizi daha gür, sözümüzü daha güçlü kılsın. Farklılıklarımızı yan yana getirip ortak bir iradeye dönüştürsün. Ve en önemlisi, bu birliğin gücüyle adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün kapılarını sonuna kadar aralasın.

    Aleviliği çerçevelendirilmesi ve tanımlanması bütünüyle Alevilerin uhdesindedir. Aleviler, devlet ve toplum nezdinde ayrımcılığa uğramaktadırlar. Bu ayrımcılığın giderilmesi için devletin şeffaf ve güven verici adımlar atması, ayrımcı uygulamalara son verip hukuki düzenlemeleri eşitlik temelinde yeniden şekilleneceğini istiyoruz.

    Tarihsel gerçekliğimizden kopuk, Alevi toplumuna uymayan yapay adımlar yerine, tüm inançların eşit yer bulabildiği bir hukuk devleti içinde gerçek birlik ve kardeşliğin sağlanmasını istiyoruz.

    Yasal düzenlemeler, devletin ihtiyaçlarının yanı sıra toplumsal birlik özlemine de hizmet etmeli; devletin ayrımcılığı derinleştirecek adımlardan kaçınmasını istiyoruz.

    Herhangi bir anayasal düzenleme yapılacaksa, bunun temelinde hiçbir yurttaşı dışlamayan, hiçbir inancı diğerine üstün kılmayan, eşit yurttaşlık ilkesini esas alan bir anlayış olmasını istiyoruz.

    Cemevlerine hukuki bir statü kazandırılmalı, bu çerçevede gerekli ihtiyaçlar eşitlik ilkesine uygun bir şekilde devletçe karşılanmasını istiyoruz.

    Burada bir araya gelişimiz, farklı düşünceleri ortak bir hedefte buluşturmanın, birbirimizi dinlemenin ve birlikte yol yürümenin değerini bir kez daha hatırlatmaktadır.

    İnancımızın ve kimliğimizin geleceğine dair söz söyleme sorumluluğunu omuzlayan sizlerin katkılarıyla, bu çalıştayın yeni başlangıçlara vesile olacağına yürekten inanıyorum. Tüm katılımcılara saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Zor bir süreç hepimizi bekliyor ama bunu taşıyabilecek özelliğimiz de var. Aşk ile…”

    PİRHA/İSTANBUL 

     

  • Alevi kurum yöneticilerinden Sosyalist Emekçiler Partisi’ne ziyaret

    Alevi kurum yöneticilerinden Sosyalist Emekçiler Partisi’ne ziyaret

    PİRHA- Alevi örgütleri öncülüğünde İstanbul Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi kapsamında ziyaretler ve toplantılar sürüyor. Alevi kurum yöneticileri Sosyalist Emekçiler Partisi’ni (SEP) ziyaret ederek mitinge davet etti.

    MHP destekli AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak artıyor.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmaları alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanete tesliminin önünü açan proje kapsamında Eskişehir ve İzmir’de yer alan 842 okula, “manevi danışman” adı altında imam, müezzin ve vaiz gibi din hizmetlerinde çalışan kişiler atandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitim kurumlarında mescidi de zorunlu hale getirdi.

    AKP hükümetinin anti laik uygulamaları toplumda infial yaratıyor. Bu uygulamalara karşı Alevi örgütleri öncülüğünde İzmir’in ardından İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Miting, 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te başlayacak.

    Mitingin hazırlıkları sürerken Alevi örgütlerinin temsilcileri çeşitli kurumları, medya organlarını, demokratik kitle örgütlerini ziyaret ederek mitinge katılmalarını ve destek vermelerini istiyor.

    Bu kapsamda Alevi kurum temsilcileri, Sosyalist Emekçiler Partisi’ni (SEP) ziyaret ederek mitinge davet etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AKD Genel Başkanı Yılmaz: Gözaltılar, baskılar Alevi toplumunu sindiremez-VİDEO

    AKD Genel Başkanı Yılmaz: Gözaltılar, baskılar Alevi toplumunu sindiremez-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, son günlerde Alevi kurum başkan ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Yılmaz, “Biz Pir Sultan Abdal’ın direnciyle, Hallacı Mansur’un inancıyla yol alan insanlarız. Bizi böyle gözaltına almalarla, ters kelepçe takmalarla, haksız hukuksuz hapse atmalarla yıldırabileceklerini zannetmesinler ”dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube/Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in 27 Eylül’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasını izleyen Alevi kurumlarıın yöneticilerine ters kelepçe takılarak gözaltına alınmalarına, sonrasında ise PSAKD üyesi Halil Aksu ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın evleri basılarak gözaltına alınmalarına tepkiler sürüyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Alevi kurum temsilcilerine yönelik yapılan gözaltıları PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BİZ ALEVİLER ADALETE  EN AÇ ADALETE EN SUSAMIŞ BİR TOPLUMUZ”

    ÇEDES projesinin İzmir’de yapılan mitingde protesto edilmesinin akabinde gözaltıların artığını belirten Yılmaz, “Arkadaşlarımız, yoldaşlarımız İstanbul’da hukuksuz şekilde gözaltına alındı. Alevi toplumu bu resmin bütününü görebilir, okuyabilir” dedi.

    Alevi toplumunun yüzyıllardır bu ülkede katliamları yaşayan bir toplum olduğunu söyleyen Yılmaz, “Hak, hukuk, adalet aslında bir siyasi partinin değil, Alevi toplumunun yüzyıllardır haykırdığı bir slogandır. Biz adalete en aç, en çok susamış bir toplumuz” diye ifade etti.

    “MADIMAK KATLİAMI’NIN ZAMAN AŞIMINA UĞRATILMASI BEKLENEN BİR DURUMDU”

    Madımak Katliamı’nın zaman aşımına uğratılmasını “Şaşırtmadılar” diye değerlendiren Yılmaz, “Zaman aşımı beklediğimiz bir şeydi ve yıllardır dillendiriyorduk. 30 yılını doldurduğunda zaman aşımına gidecekti diyorduk. O gün mahkeme salonunda da bize bir tiyatro oynandı. Madımak Katliamı’nın zaman aşımına uğramasından dolayı bir kere daha gördük ki biz adalete ve hukukla her zaman aç ve susuz bırakılacağız” şeklinde konuştu.

    “İNSANLARI YAKANLAR BIRAKILIYOR, ADALET YOK DİYENLER TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINIYOR”

    Alevi yöneticilerin ters kelepçeyle gözaltına alınmalarının, evlerinin basılmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şunları ifade etti:

    “Mahkemeye katılmış, dışarıda da bir mikrofona iki kelam bir şey söyleyecek insanları ters kelepçe yapıp gözaltına almanın anlamı nedir. Ne yaptı bu insanlar? İnsanlık suçu mu işlediler? Bunlar 33 insan mı yaktı, ne yaptılar da siz bu insanları tutukluyorsunuz. Ne yaptı bu insanlar birini mi öldürdüler? Birini mi yaktılar? Birinin hakkına mı girdiler, ne yaptılar?”

    Gözaltıların Alevi toplumunu sindiremeyeceğini söyleyen Yılmaz, “Ne yaptınız şimdi bize gözdağı mı verdiniz? Bundan mı korkacağız? Bu inanç ve bu inancın beslediği tüm yapılar bunun bedellerini ödeyerek bugünlere geldiler. Bu toplum bedeli ödemekten hiçbir zaman korkmadı ki. Bizi korkutup sindirip bir tarafa atabileceklerini düşünmesinler” diye vurguladı.

    Pir Sultan Abdal’ın direnci, Hallacı Mansur’un inancıyla yol aldıklarını ifade eden Seher Şengüllü Yılmaz, “Bizi böyle gözaltına almalarla, ters kelepçe takmalarla, haksız hukuksuz hapse atmalarla yıldırabileceklerini zannetmesinler” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Yol Yürütücüsü Demir: Baskılara karşı her birimizin bugün Pir Sultan olma zamanı -VİDEO

    Yol Yürütücüsü Demir: Baskılara karşı her birimizin bugün Pir Sultan olma zamanı -VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, son günlerde Alevi kurum başkan ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına  tepki gösterdi. Demir, ÇEDES projesi ile ilgili İzmir mitinginden sonra kurum başkanlarına yönelik  gözaltıların artması Alevilere yönelik bir sindirme girişimidir” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube/Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in 27 Eylül’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasını izleyen Alevi kurumların yöneticilerine ters kelepçe takılarak gözaltına alınmalarına, sonrasında ise PSAKD üyesi Halil Aksu ve Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanı Kadriye Doğan’ın evleri basılarak gözaltına alınmalarına tepkiler sürüyor.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı/Yol Yürütücüsü/Zakir Süleyman Demir, Alevi kurum temsilcilerine yönelik yapılan gözaltıları PİRHA’ya değerlendirdi.

    “İZMİR MİTİNGİNDEN SONRA ALEVİLER ÜZERİNDE BASKILAR ARTTI”

    AKP hükümetinin Alevi Bektaşi toplumuna yönelik baskılarının son dönemlerde artış gösterdiğini belirten Zakir Süleyman Demir, “Önce Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Pir Sultan Abdal üyesi Halil Aksu ve en son Demokratik Alevi Derneği Eş Başkanı Kadriye Doğan canlarımızın gözaltına alınması aslında Alevilere yönelik bir baskı, bir zulüm, bir korkutmadır” dedi.

    “Bu dönem zulüm biraz daha artacak” diyen Demir, “Bunun nedeni, AKP’nin ÇEDES projesi ile ilkokullardan başlayarak, İslam ve şeriat üzerine imam hatip hocalarını, hafızları okulları atayarak, aslında Sünni İslam’a dayalı bir devlet projesini yaymaya çalışıyor”  ifadesini kullandı.

    “HÜKÜMET KENDİ ALEVİ BEKTAŞİSİNİ YARATMAYA ÇALIŞIYOR”

    AKP hükümetinin Alevi Bektaşi kurumlarını kendisinin yönetmek istediğini belirten Demir, “İmamlara nasıl maaş veriyorsa dedelere, zakirlere, analara maaş vererek kendi Alevi Bektaşisini yaratmaya çalışan bir hükümet var. Buna karşı gelen bütün genel merkez örgütlerimiz, Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonları ve ismini sayamadığımız kurumlar buna karşı gelince, baskılar, gözaltılar, zulümler, tutuklamalar devam ediyor” diye belirtti.

    İktidarın Alevilere Şialığı ve Sünniliği dayattığını ifade eden Demir, şöyle devam etti:

    “Birimiz gözaltına alınırsa diğer canımız mücadeleye devam etmeli ve bu süreci böyle götürmeliyiz. Yoksa AKP’nin veya hükümetin Alevisi olarak maaşlarımızı alacağız perşembelik cemlerimizde bize ne verirlerse onları söyleyeceğiz. AKP’nin ‘eğer benim Alevim olacaksanız olun, Aliyi sevmek Alevilik ise bunu yaşayacaksınız bunun dışında 4 Kapı 40 Makam, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, kadınları okutunuz, kadın erkek farkı yoktur bizim nazarımızda, dediği gibi bir Aleviliği size yaşatmam’ demek istemektedir.”

    “HER BİRİMİZİN PİR SULTAN OLMA ZAMANI”

    Bugün herkesin Pir Sultan olması gerektiğini söyleyen Demir, “Hepimiz birer Pir Sultan olup “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” deyip birimiz gidersek başka birimiz bayrağı alıp bu mücadeleyi devam etmeliyiz. Eğer etmezsek, bu baskı ve zulme boyun eğersek sonumuz asimile olmaktır, AKP’nin Alevi’si olarak kalırız. Çok acı verici bir durum, böyle olmamamız için hepimiz birer Pir Sultan olmalıyız” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    Çağlayan Adliyesi önünde Alevilere ters kelepçeli gözaltı-VİDEO

    Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in tutukluluklarının devamına karar verildi
    Alevilerin gözaltına alınmasına tepkiler yükseliyor

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan gözaltına alındı

     

     

     

     

  • ADFE Başkanı Fırat: Depremden etkilenen ailelere destek vermek istiyoruz

    ADFE Başkanı Fırat: Depremden etkilenen ailelere destek vermek istiyoruz

    PİRHA- Depremden sonra 7 Alevi çatı örgütünün koordinasyonlu bir şekilde deprem bölgelerine gittiğini söyleyen Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, “Deprem sonrasındaki süreçte Alevi örgütleri olarak insanlara yardımcı olmak için çalışmalar yürüttük. Bundan sonrası için de etkili bir şekilde çalışma yürütmek gerekiyor” dedi.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Alevi kurum temsilcileri Kayseri’de toplantı gerçekleştirdi. Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, toplantıya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “OKUYAN ÇOCUKLARA BURS VERMEK İSTİYORUZ”

    Depremden sonra 7 Alevi çatı örgütünün koordinasyonlu bir şekilde deprem bölgelerine gittiğini söyleyen Celal Fırat, “Deprem sonrasındaki süreçte Alevi örgütleri olarak insanlara yardımcı olmak için çalışmalar yürüttük. Bundan sonrası için de etkili bir şekilde çalışma yürütmek gerekiyor. Deprem bölgelerinde ciddi hasarlar var, biz Alevi örgütleri olarak insanlara destek olmak istiyoruz. Bazı köylere depremin 23. günü olmasına rağmen çadır gitmedi. Bundan sonraki süreç için firmalarla görüşüp çadır alıp ihtiyaç sahibi ailelerimize vermek istiyoruz, tek geçim kaynağı hayvancılıksa ve depremde onları kaybetmişse o konuda da ailelere destek vermek istiyoruz ve depremden etkilenen ailelerin okuyan çocuklarına burs vermek istiyoruz” dedi.

    “BU ZALİMLİKLERİ BİZLERE YAPANLARI UNUTMAYACAĞIZ”

    Devletin deprem sürecinde olmadığını belirten Fırat, şöyle devam etti:

    “Devlet, halen insanlarımızın cenazelerini göçük altından çıkartamadı. Devletin üzerinde etkin bir şekilde baskı oluşturmamız gerekiyor. İnsanlar depremin 23. gününde çadır bulamazken, devletin bir kurumu olan Kızılay çadır ve gıda satıyor. Her şeyin paraya dönüştürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz maalesef, insani odakların tamamen görülmediği problemli bir süreç yaşıyoruz. Bu zalimlikleri bizlere yapanları unutmayacağız ve hep beraber bu enkazların altından kalkacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevilerle bir araya geldi-VİDEO

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevilerle bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA- HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu, Antalya’daki Alevi kurumlarıyla bir araya geldi. Toplantıda “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasının amacı paylaşıldı.

    HDP tarafından 5 Mayıs günü Dersim’de duyurulan “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası ile ilgili olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu’nun Antalya’daki ziyaretleri devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP Haklar ve inançlar Komisyonu Alevi Masası sözcüsü Nesimi Aday ve HDP Antalya il yöneticileri Alevi kurum temsilcileriyle bir araya geldi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’ün verdiği yemekte Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi, Altınova Şubesi, Alevi Kültür Derneklerine bağlı Antalya Konyaaltı  ve Döşemealtı şubeleri, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi ve Antalya Tahtacılar Alevi Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesinde bir araya geldiler.

    “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasıyla ilgili açılış konuşmasını yapan HDP Antalya İl Eş Başkanı Ahmet Kaya, “Yaşanan tarihi süreçte tekçi, inkârcı asimilasyoncu egemenlik sistemlerine karşı HDP tüm halkların kimliklerini, dinlerini, dillerini, kültürlerini ve eşitliğini savunur, bu konuda mücadele eder ve bu ilkeleri parti programına da koymuştur. İnanç ve kültürler üzerinde baskıya son verilmesi, sorunların eşit haklar temelinde çözülmesi anayasal güvenceye kavuşma düşüncesinin en temel düsturlarından sayar” dedi.

    “HDP KENDİSİNİ ALEVİLER YERİNE KOYMUYOR”

    HDP Haklar ve inançlar Komisyonu Alevi Masası sözcüsü Nesimi Aday da, Alevi masası olarak çalışmalarını üç yıldır sürdürdüklerinin altını çizerek, “Alevilerle oturup konuşup onların istek, talep ve eleştirilerini dinledik. Bu talep ve isteklerini dinledikten sonra bu kitapçığı oluşturduk. HDP kendisini Aleviler yerine koymuyor, HDP kendisini Hristiyanların yerine koymuyor, HDP kendisini Kürtlerin ve Türklerin de yerine koymuyor. Tüm halklara ve inançlara eşit mesafede, onların istekleri talepleri ve onlardan aldığı bilgiler doğrultusunda siyaset yapmaya çalışıyor” diye konuştu.

    “ÖNCE VARLIĞIMIZI İSPATLAYACAĞIZ, SONRA HAKLARIMIZI TALEP EDECEĞİZ”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise, ’72 millete bir nazarda bakmayan 40 yıl müderris olsa hakikatte asidir’ diyen Hünkâr Hace Bektaş Veli’nin yolundan yürüyenlerin inancı, dili tarihi ve inancının gerektirdiği ibadetlerin ve varlığının yasak olduğunu belirterek, “Peki, varlığı olmayan bir topluluğun hakları olur mu? Olmaz. Aslında biz varlığımızı ispatlamaya çalışıyoruz. Önce varlığımızı ispatlayacağız, sonra haklarımızı talep edeceğiz. Varlığımızı ispat etmemizin yollarından biri; eşit yurttaşlıktır” ifadelerine yer verdi.

    “KATİLLER YARGILANACAK, CEZASIZLIK ORTADAN KALKACAK”

    Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “6 Mart 1921 Koçgiri katliamından başlayarak, Dersim, Ortaca, Kırıkhan, Hekimhan Malatya, Maraş, 4 Eylül 1978 Sivas, Çorum, Madımak, 1995 Gazi ve Gezi katliamlarından bu yana katiller yargılanmadı, aksine katliama tabi tutulanlar yargılandı. Katiller yargılanacak, cezasızlık ortadan kalkacak, dosyalar yeniden açılacak ve hakikatle yüzleşme, hakikatleri araştırma komisyonu kurulup uluslararası hukukta ve insan hak ve özgürlüklerini düzenleyen hukukta bunun cezası tazminatsa tazminat, özür dilemek ise özür dilemek hukuk ne diyorsa yapılacak. Bunun kararını Alevi kurumları, hukuk bilimcileri, siyaset bilimcileri, tarihi araştırmacıları oluşan bir hakikatler araştırma Komisyonu verecek.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Alevi kurum başkanları Tunç Soyer ile görüştü; Cemevleri devredilecek

    Alevi kurum başkanları Tunç Soyer ile görüştü; Cemevleri devredilecek

    PİRHA – Alevi kurum başkanları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile görüştü. Soyer’e İzmir’de bulunan 7 cemevinin Alevi kurumlarına devredilmesi ile ilgili talepler iletildi. ADFE Genel Başkanı Fırat, Tunç Soyer’in bu konuda samimi olduğunu vurgulayarak, Alevi kurumlarının kendi aralarında ortaklaşarak bir hafta içinde bu sorunu çözeceklerini söyledi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, Alevi kurum yöneticileri ile bir araya geldi.

    Görüşmeye Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt ve Alevi Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Remzi Akbulut katıldı.

    Alevi toplumunun taleplerini dile getiren başkanlar, belediye bünyesinde bir İnanç Masası kurulması ve İzmir genelindeki 7 cemevinin Alevi toplumuna tahsis edilmesiyle ilgili taleplerini dile getirdi. Demokrasi ve bir arada yaşama kültürü üzerine vurgu yapan Tunç Soyer, şunları söyledi.

    “Taleplerinizin her biriyle ilgili çözüme en az sizin kadar biz de talibiz ve yakınız” dedi. Ekonomik sıkıntı, ayrımcılık ve kutuplaşmanın sebebinin demokrasiden uzaklaşmakla ilgili olduğunu söyleyen Soyer, “Bir toplumu ileriye taşıyan şey demokrasidir. Farklılıklarımızı budadıkça refahtan, adaletten uzaklaşıyoruz. Demokrasi bir arada yaşamanın hukukudur. Biz bütün belediyecilik anlayışımızı daha demokratik bir yönetim anlayışını nasıl tesis edebileceğimiz üzerine kuruyoruz.”

    “ALEVİ KURUMLARI ORTAKLAŞMALI”

    Cemevlerinin tahsisiyle ilgili de konuşan Soyer, bunu en başından beri hedeflediklerini, ancak Alevi toplumunun bu konuda ortak bir mutabakat içinde olması gerektiğini söyledi. Soyer, İnanç Masası’yla ilgili ise İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Diyalog Merkezi kuracaklarını belirterek yanıt verdi. Soyer, “Bu Diyalog Merkezi bu toplum içinde haksızlığa uğramış, kendini ifade edememiş kim varsa onlarla belediyemizin doğrudan iletişime geçebileceği bir yapı olacak. O yapının içinde bir İnanç Masası da olur. Çünkü bunun eksikliğini hissediyoruz. O masanın yetkilileri sorun ne ise çözümü için üzerine düşen ne varsa yapmakla mükellef olacak” dedi. Cemevlerinin imar planına ibadethane olarak işlenmesiyle ilgili 2020 yılının ocak ayında meclis kararı aldıklarını da hatırlatan Soyer, “Bu, Türkiye’de bütün CHP’li belediyelere örnek olarak gösterebileceğiniz örnek bir çalışmadır” dedi.

    “DİĞER BELEDİYELER TUNÇ SOYER’İ ÖRNEK ALMALI”

    Görüşmeye ilişki PİRHA’ya konuşan Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, uzun süredir CHP’li belediye bünyesinde bulunan cemevlerinin Alevi örgütlerine devredilmesi yönünde taleplerinin olduğunu söyledi. Fırat, bu konuda en duyarlı davrananlardan birinin Tunç Soyer olduğunu belirtti. Soyer’in “Kime verileceğini, hangi kuruma tahsis edileceğini kendi aranızda anlaşın ben gerekeni yapacağım’ dediğini aktaran Fırat, Tunç Soyer’in bu konuda samimi olduğunu vurguladı. Fırat, Alevi kurumlarının kendi aralarında ortaklaşarak bir hafta içinde bu sorunu çözeceklerini söyledi.

    Tunç Soyer’in bu konuda diğer belediyelere örnek olacak bir davranış sergilediğini belirten Fırat, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunu, bu konuda diğer belediyelerin de, bünyelerinde bulunan cemevlerini Alevi örgütlerine teslim etmesi çağrısı yaptı.

    Semra ACAR/ İZMİR

  • Aleviler abluka ve yasaklara rağmen ‘Maraş’ı unutturmayacağız’ dedi-VİDEO

    Aleviler abluka ve yasaklara rağmen ‘Maraş’ı unutturmayacağız’ dedi-VİDEO

    PİRHA- Maraş’a gelen Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri ve Alevi yurttaşlar Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri abluka altında andı.

    Haberin Videosu

    Sabahın erken saatlerinde anma için çeşitli illerden Maraş’a gelen otobüsler önce Maraş merkeze alınmayarak kontrol noktalarında bekletildi. Anma için Maraş’a önceden gelen Alevi kurum temsilcileri ise Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği’nde toplanarak anma hazırlıklarını tamamladı.

    FLAMA DA SLOGAN ATMAK DA YASAK

    Gelen otobüslerin ve basın mensuplarının alana alınmaması üzerine Maraş valisi ve güvenlik güçleriyle görüşen Alevi kurum temsilcilerinin barikat önünden ayrılmayacaklarını söylemeleri üzerine gerginlik çıktı. Çıkan gerginlik sonucu gelen otobüslerin ve basın mensuplarının alana girmesine izin verildi.

    Ardından anma için Erenler Eğitim ve Kültür Derneği’nin önünde toplanan kitle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin “Zorunlu din dersleri kaldırılsın”, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın” yazılı flamaları açarak anmanın yapılacağı yeni cemevine doğru yürüyüşe başladı. Güvenlik güçlerinin flamaların kaldırılmasını istemeleri üzerine yine arbede çıktı. CHP ve HDP milletvekilleri ile Alevi kurum temsilcilerinin flamaların kaldırılmasını kabul etmeyeceklerini söylemeleri üzerine sözlü uyarılar başladı. Çıkan arbede sonucu geri adım atmayan kitle yürüyüşe devam etti. “Maraş Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız” ve “Maraş’ı unutma unutturma” pankartlarının açıldığı yürüyüşte “Maraş’ı unutma unutturma”, “Halk burada katiller nerede?”, “Maraş’ın hesabı sorulacak” sloganları atıldı. Sloganların atılmasını istemeyen güvenlik güçleri slogan atılması halinde müdahale edecekleri ve yürüyüşe izin vermeyecekleri uyarısında bulundular. Çıkan tartışmalar ve arbedeye rağmen yürüyüşe devam eden kitle cemevinin önüne giderek anmalarını gerçekleştirdiler.

    YAŞAMINI YİTİRENLER İÇİN DUA VERİLDİ

    Cemevinin önünde yapılan anma etkinliğinde sunumu Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Sekreteri Seyit Karahalil yaptı.

    Dedeler Nurettin Aksoy, Hasan Kılavuz, Hüseyin Gazi Metin, Süleyman Deprem ve Zeynep Saygın Ana çerağ uyandırdılar. Nurettin Aksoy Dedenin açılış gülbangını vermesinin ardından Süleyman Deprem dede çerağı uyandırdı. Çerağın uyandırılmasının ardından ise Hasan Kılavuz dede Maraş şehitleri için dua verdi. Arkasından Hüseyin Gazi Metin dede de tüm katliamlarda yaşamını yitirenler için şiirler okudu ve lokma duası verdi.

    Lokma duasının arkasından kısa bir konuşma yapan Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Müslüm İbili, bundan sonraki Maraş anmalarının yeni yapılan cemevinin içerisinde üç günlük bir programla gerçekleşeceğini belirtti.

    İbili’nin konuşmasının ardından tüm kurumlar adına basın metnini Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu.

    İLGİLİ HABER…

    “BU DELİL KAİNAT VAR OLDUĞU SÜRECE AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”

    Yıldız’ın ardından söz alan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, 39 yıl önce Maraş’ın Alevisizleştirilmek istendiğini ancak bunu başaramadıklarını vurgulayarak “İşte Aleviler dimdik Maraş’ta. Kendi cemevleri var, dergahları var. Erkanlarını yürütüyorlar. İşte şuradaki delil kavli beladan beri uyandırıldı. Aydınlığa ışık tuttu. Bu delil bu kainat var olduğu sürece aydınlatmaya devam edecek. Bunu herkes kafasına böyle koysun” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERİN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜLMEDİ”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) adına konuşan Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da Maraş Katliamı’na katliam demenin kaba ve yüz kızartıcı olduğu açıklamalarına değinerek Maraş katliamını yapan zihniyetin Kerbela’dan bugüne devam eden ve bugün Ortadoğu’da çeşitli halklara yönelik katliamlar yapan IŞİD zihniyetiyle aynı olduğunu vurguladı. Bugün Alevilerin hiçbir sorununun çözülmediğini ifade eden Toğrul, Maraş Katliamı’nı hatırlatırcasına Alevilerin evlerinin işaretlendiğini ifade etti.

    Toğrul’un arkasından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adına konuşan Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç, hükümetin AİHM kararlarını uygulama zorunluluğunu hatırlattı.

    “SENEYE DAHA KİTLESEL ŞEKİLDE BURADA OLACAĞIZ”

    Arkasından söz alan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, anmanın engellenmesi için yapılanları hatırlatarak Alev kurum temsilcileri olarak ilk defa anma öncesi Maraş’a gelerek ilçelerde yaptıkları çalışmalara değindi. Maraş’taki anmayı ancak katliamın suç ortaklarının engellemek istediğini söyleyen Öker, tüm engellemelere rağmen seneye daha kitlesel bir şekilde burada olacaklarını vurguladı.

    Konuşmaların ardından çerağ söndürülerek anma birlendi ve lokmalar pay edildi.

    Suay ABAK/İsmet SEFER
    MARAŞ

  • ‘Yanlarında olmamız Ermenilere cesaret verdi, yalnız kalmışlar’

    ‘Yanlarında olmamız Ermenilere cesaret verdi, yalnız kalmışlar’

    PİRHA – Malatya’da Alevi yurttaşlara ait 13 evin işaretlenmesine ve sonrasında Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’nin camlarının kırılmasına tepkiler sürerken, tedirginlik de artıyor. Saldırıya uğrayan Alevi aileleri ziyaret eden Alevi kurum başkanları Ermenilerin derneğini de ziyaret etmişti. ABF Başkanı Muhittin Yıldız gözlemlerini PİRHA’ya anlattı. 

    Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesinin ardından merkez Yeşilyurt ilçesindeki Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği de taşlı saldırıya uğramıştı.

    Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesine ilişkin basın açıklaması yapan Alevi Kurum temsilcileri, basın açıklaması sonrası saldırıya uğrayan Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’ni ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulunmuşlardı.

    Ziyarete ilişkin PİRHA’ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Muhittin Yıldız, Alevi kurum başkanlarıyla ziyarete gittiklerini söyledi. Yıldız, Alevi evlerinin işaretlenmesinden sonra aynı şekilde bir kişinin elini kolunu sallayarak Ermenilere ait Kurtuluş Kiliseleri Derneği Temsilciliği’nin camlarını kırdığını ifade etti. Yıldız, “Burada kamera sisteminin olması, insanların korkudan bu kadar duyarsız kalması ve kimsenin müdahale etmemesi gerçekten manidardır” dedi.

    “TEDİRGİNLİK YAŞIYORLAR”

    Orada yaşayan Ermenilerin bu durumdan tedirgin olduklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerini söyleyen Yıldız, “Bir taraftan kimin yaptığına dair açıklama yok. Aleni olan kişinin fotoğrafı belli, herkes tarafından biliniyor. Herkes kaygılı, korkuları var. HBVAKV Başkanı Tuncer Baş ve Şube başkanları olarak kendilerini ziyaret ettik ve yanlarında olduğumuzu söyledik. Yanlarında olmamız onlara cesaret verdi. Çünkü yalnız kalmışlar. Malatya’da Alevi olarak yaşamak hele hele Ermeni olarak yaşamak zor. Bu baskı ve zulme kaşı bir tedirginlik yaratıyor” dedi.

    Hem sistem tarafından hem de Sünni  vatandaşlar tarafından  bir sahipsizlik olduğunu vurgulayan Muhittin Yıldız, “Kimse ne taraf çıkıyor ne de bu yaşanan meseleye karşı açıklama yapıyor. Bizler yanlarında olduk. Mutlu oldular. O korkularını bizlerle paylaştılar” dedi.

    ABF Başkanı Muhittin Yıldız, faillerin bulunması gerektiğini söyledi.

    SALDIRIYI YAPAN BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Öte yandan Kurtuluş Kiliseleri Derneği Malatya Temsilciliği’ne, geçtiğimiz cumartesi günü taşlı saldırı düzenleyen ve camları kıran kişinin güvenlik kamerası görüntülerinden tespit edilerek gözaltına alındığı açıklandı.

    Malatya Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Dernek yetkilileriyle olay hakkında bilgi alışverişi yapılarak, olayı gerçekleştiren şahısların yakalanması için çalışmalar ivedilikle başlatılmıştır. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen titiz çalışmalar neticesinde Malatya Kurtuluş Kilisesi Dernek Temsilciliğine yönelik taşlı saldırıyı gerçekleştiren şahsın Ö.G. olduğu tespit edilmiş ve cumhuriyet savcılığı talimatıyla şahıs gözaltına alınmış, gerekli soruşturmaya başlanmıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)