Etiket: alevi mitingi

  • Tosu: Üyelerimizi, velilerimizi, tüm halkımızı mitinge davet ediyoruz – VİDEO

    Tosu: Üyelerimizi, velilerimizi, tüm halkımızı mitinge davet ediyoruz – VİDEO

    PİRHA – İstanbul Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, 10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingine katılım çağrısı yaptı. Tosu, “Üyelerimizi, velilerimizi eyleme karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Laiklik bizim için hayattır, sudur,

    Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.

    Bu kapsamda İstanbul Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, 10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak mitingin çok önemli olduğunu belirterek, tüm kesimlerin katılması için çağrı yaptı.

    “10 ARALIK MİTİNGİ BİZİM AÇIMIZDAN ÖNEMLİ”

    10 Aralık“Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitinginin Eğitim Sen açısından önemli olduğunu dile getiren Hüseyin Tosu, 16 Eylül’de Alevi kurumlarıyla birlikte İzmir’de yaptıkları mitingi hatırlatarak, “Özellikle içinde bulunduğumuz süreçte ÇEDES’le, cemaatle, Diyanetle yapılan protokoller bugün dinselleştirme konusunda öncekilerin tekrarı ve daha da geliştirilmiş şekilde devam ettiğini görüyoruz” dedi.

    “ÜYELERİMİZİ, VELİLERİMİZİ MİTİNGE KARŞI DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Tosu, Eğitim Sen olarak 33 yıllık mücadelelerinin en önemli ayağının laiklik olduğunu belirterek, “Bizler her dönem laiklik için eylem ve etkinlikler yaptık, zaman zaman Alevi örgütleriyle beraber mitingler yaptık. Bugün de bunu önemsiyoruz”dedi.

    Tosu, miting için şu çağrıyı yaptı:

    “Üyelerimizi, velilerimizi eyleme karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Laiklik bizim için hayattır, sudur, özgürlüktür, eşitliktir. Ve bizim mücadelemiz de özgürlük, eşitlik emek mücadelesidir. Bütün halkımızı mitinge davet ediyoruz.”

    Devrim FINDIK-Cihan BERK/İSTANBUL

  • ‘Alevi Basın Odası’ çalışmalarına başladı!

    ‘Alevi Basın Odası’ çalışmalarına başladı!

    PİRHA – Alevi örgütlerinin ortaklaşarak kurduğu ‘Alevi Basın Odası’ faaliyetlerine başladı. 10 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak mitinge dair çalışmalara başlayan ekip, birçok materyali sunuma hazır hale getirdi. 

    Alevi kurumlarının genel başkanları ile medya mensupları arasında 20 Kasım’da yapılan toplantının ardından yeni bir gelişme yaşandı. Alevi kurumları ortaklaşarak Alevi Basın Odası’nı kurduklarını duyurdu.

    Ekip ilk iş olarak 10 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingine yönelik çalışmalarına başladı.

    ÇOK SAYIDA BASIN ÇALIŞANI İLE ORTAK ÇALIŞMA!

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı olan Aydın Deniz, konu hakkında PİRHA‘ya bilgi verdi. Deniz, “Alevi kurumları adına artık daha kurumsal olsun diye bir basın komisyonu oluşturduk. Bu ekip içerisinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden, Alevi Kültür Derneği’nden, Alevi Dernekleri Federasyonu ve Avrupa örgütlerinden de gazeteci arkadaşlar var. Aslında bu çalışmayı Alevi örgütleri olarak ortaklaştırdık” diye belirtti.

    10 ARALIK’TAKİ MİTİNGE ODAKLANILDI!

    Çalışma yöntemleri hakkında da bilgi veren Aydın Deniz, ilk olarak 10 Aralık’ta İstanbul’da yapacakları mitinge odaklandıklarını söyledi. Aydın Deniz, “10 Aralık mitingiyle ilgili tüm sosyal medya, basın ile iletişim kurma, randevuların alınması, sosyal medyada görünürlüklerin arttırılması gibi; pankartlar, afişler el ilanlarının dizaynı, yazılımı yani her şeyini bu basın odası üstleniyor” diye de ekledi.

    Aydın Deniz, Alevi kurumlarının yanı sıra basın kuruluşlarında yer alan birçok gazetecinin de Alevi Basın Odası’nda yer aldığını söyledi. Deniz, 10 Aralık’taki mitinge yönelik birçok hazırlık yaptıklarını da belirtti. Afiş çalışmalarının tamamlandığı bilgisini veren Deniz, “Şimdi ise teaserlar hazırlanacak. Sonrasında medya kuruluşlarını tek tek ziyaret edip hazırladığımız dijital çalışmaları vereceğiz. Haberlerin çoğaltılması adına görüşler sağlayacağız” dedi.

    Alevi Basın Odası, sosyal medya hesaplarını da duyurdu. Alevi kamuoyunu ilgilendiren konularla ilgili paylaşımların yapılacağı hesaplar şu şekilde:

    🚩 TWITTER (X)

    https://x.com/alevibasin/status/1726863166699896842?s=46&t=laAA2QUZIv2dI2WqWOXKRA

    🚩 INSTAGRAM

    https://www.instagram.com/p/Cz5lvrJItIx/?igshid=MzRlODBiNWFlZA==

    🚩 FACEBOOK

    https://www.facebook.com/100078410200996/posts/pfbid02CmGs55sMuZzg6AtcFZXNFW8E4RJnPTyn2jgBVRpSp6cj2s65oeNXnzrV5dZLVdTul/?d=n&mibextid=WC7FNe

    Eren GÜVEN/PİRHA

  • Tunçdemir: Benim nezdimde Alevilik yargılanıyor-VİDEO

    Tunçdemir: Benim nezdimde Alevilik yargılanıyor-VİDEO

    PİRHA- İki aydan fazla tutuklu kaldığı Elazığ Cezaevi’nden geçtiğimiz haftalarda adli kontrol şartı ile serbest bırakılan PSAKD’nin Kartal Şubesi Eski Başkanı Songül Tunçdemir, yaşadığı hukuksuzluğu PİRHA’ya anlattı. Tunçdemir, “Bu Alevilere karşı açılan bir davaydı aslında. Benim nezdimde Alevilik yargılanıyordu” dedi. 

    KHK ile işinden ihraç edilen öğretmen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) Kartal Şubesi Eski Başkanı Songül Tunçdemir, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 12 Şubat 2019 Salı günü sabah saat 05.25’te evine ani polis baskını yapılarak gözaltına alınmıştı.

    Tunçdemir, Malatya Adliyesi’ne götürülerek hakim tarafından ifadesi alındıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakılmış, ardından da Malatya Adliyesi’nde kimliğini almak için beklerken savcılık tarafından tekrar tutuklama kararı çıkarılarak hakim karşına çıkarılmış ve daha sonra Malatya Cezaevi’ne götürülmüştü. Mahkeme ilk başta adli kontrol şartıyla serbest bırakma kararı vermesine rağmen savcılığın tekrar itirazı üzerine tutuklama kararı vermişti. Tunçdemir daha sonra ise elazığ Cezaevi’ne konulmuştu.

    22 Nisan’da Malatya’da görülen ilk duruşmada adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Tunçdemir’in 21 Haziran’da ikinci duruşması görülecek.

    Tunçdemir ile birlikte aynı dosya kapsamında Eski Eğitim-Sen Malatya Şubesi Başkanı Tarık Kaya ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Malatya Şube Başkanı Gönül Öztürkoğlu da yargılanıyor. Yöneltilen suçlamalar arasında Kobane eylemlerine katılmak, örgüt propagandası yapmak, slogan atmak, pankart taşımak, sosyal medya paylaşımları yer alıyor.

    8 MART, KOBANE VE ALEVİLERİN EYLEMLERİ SUÇ SAYILMIŞ

    Cezaevinde yaşadığı hukuksuzluğu ve bu süreçte yaşadıklarını PİRHA’ya anlatan Tunçdemir, kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili şunları söyledi:

    “Biliyorsunuz 2014-2015 yıllarında bir Kobane süreci yaşandı. Kobane’den ülkemize özellikle de Malatya’ya IŞİD’in zulmünden kurtularak gelen çok sayıda kadın ve çocuklar vardı. Onlarla ilgili yardım kampanyaları Çadır-Der diye bir dernekle olmuştu ve Kobane ile ilgili eylemler. Yalnız bu eylemler Malatya Emek ve Demokrasi Platformu’nun eylemiydi ve ben de o tarihlerde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şubesi’nin başkanıydım yani bu şekilde katılıyordum eylemlere. Eylemlerde atılan sloganlar, taşınan resimler ‘suç unsuru oluşturuyor’ diye beni de aldılar, sorguladılar. Terör suçu diye lanse ettiler. Bir de 8 Mart açıklaması vardı, iki de 8 Mart eylemi. 8 Mart’a çağrı açıklaması yine PSAKD Malatya Şube Başkanı olarak yaptığım açıklamaydı. 8 Mart eylemlerinde de yine başka kurumların getirdiği fotoğraflardan, atılan sloganlardan dolayı soruşturma açıldı bana. Facebookta benim paylaşmadığım ama benim etiketlendiğim fotoğraflar vardı. Mesela bunlardan biri Kadıköy’de Alevilerin yaptığı eşit yurttaşlık mitinginde üç arkadaş yan yana fotoğraf çektirmişiz arkadan orak çekiç bayrağı tutmuş biri geçiyor o objektife yakalanıyor. İşte bunu suç unsuru olarak görüyorlar. Yani suçlamalar tamamen düzmece, akıl almaz şekildeydi.”

    “ADLİ SUÇLULARA İYİ MUAMELE ETMİYORLAR”

    Tutuklandıktan sonra Malatya Cezaevi’ne gönderilen Tunçdemir, burada siyasi koğuş olmadığından 13 gün adlilerle birlikte kalmış. Burada cezaevi yönetiminin ve ceza infaz kurumu memurlarının adli suçlulara iyi muamele etmediklerine dikkat çeken Tunçdemir, memurların siyasi tutuklulardan çekindiklerini ve onlara olan davranışlarının daha dikkatli olduğunu kaydetti.

    “SİYASİ TUTSAKLARA GÖNDERİLEN MEKTUPLAR VERİLMİYOR”

    13 gün Malatya Cezaevi’nde kaldıktan sonra Elazığ Cezaevi’ne sevki yapılan Tunçdemir, orada yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

    “Yaşanan sorunlarla ilgili cezaevi müdürüyle görüşmek istediğimizde görüştürmüyorlar, her türlü kanalları tıkıyorlar. Bir de mektuplarım gelmedi. Siyasi tutsaklara gönderilen mektuplar özellikle toplu mektuplar verilmiyor. Sıcak su sabah saatlerinde her gün vardı. Onun dışında yemekleri zaten güzel değil biliyorsunuz toplu çıkarılan yemekler ama Malatya’daki yemeklere göre daha iyiydi.”

    CEZAEVİ YÖNETİMİNDEN MAHKEMEYE YAZI

    Kendisi Elazığ Cezaevi’nde olan Tunçdemir’in duruşması ise Malatya’da görüldü. İddianamede duruşmaya SEGBİS ile bağlanacağının yazıldığını ancak avukatının duruşmaya getirilmesi için  başvuru yaptığını belirten Tunçdemir, cezaevi yönetiminin buna uymayarak son ana kadar ne avukatına ne de kendisine herhangi bir bilgi vermeden mahkemeye ‘kaçırılır şüphesiyle gönderemeyeceğiz’ şeklinde bir yazı yazdığını ve bunu da kendilerine duruşma saatinde bildirdiklerini kaydetti.

    “ALEVİLER BASKILANMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Kendisinin gözaltına alınıp tutuklanmasının Alevilere yönelik baskı politikalarından bağımsız olmadığını belirten Tunçdemir, “Geçmişten beri aslında Alevilere yönelik baskı, sindirme politikaları gözaltı ve tutuklamalarla devam etmekteydi. Sistem o kadar sinsi bir şekilde yaklaşıyor ki direk sen Alevisin, bu eyleminden, duruşundan, mücadelenden rahatsız oluyorum; ya da suçlama bu şekilde değil de başka bir yerlere yakıştırma şeklinde Aleviler gözaltına alınıp tutuklanıyor, bu şekilde baskılanmaya çalışılıyor.” dedi.

    “BENİM NEZDİMDE ALEVİLİK YARGILANIYORDU”

    Duruşma gününde polislerin adliyenin önünde yoğun güvenlik önlemi almalarının ardından halkın ‘burada ne oluyor’ sorusuna ‘Bugün önemli bir dava var. Alevi bir kadının duruşması var. Onun için güvenlik önlemi alıyoruz’ dediklerini ifade eden Tunçdemir, “Bu güzel bir şey çünkü bu durumu yaratanlarda bir panik havası yarattığını gösteriyor. Çünkü bu Alevilere karşı açılan bir davaydı aslında. Benim nezdimde Alevilik yargılanıyordu. Bu süreçte sadece kendi kurumum değil tüm Alevi kurumları bir araya gelerek bana destek verdi Alevi medyasından vekillerine kadar. Bu birlik mahkemeyi kesinlikle etkilemiştir” diye konuştu.

    “EZİLENLERİN BİR ARAYA GELMESİNDEN KORKUYORLAR”

    Yönetenlerin, ezilenlerin bir araya gelmesini istemediğini sözlerine ekleyen Tunçdemir, son olarak şunları söyledi:

    “Böl, parçala, yönet taktiğiyle kimsenin yan yana gelmesini istemiyorlar, ‘ezilenler birleşmesin, kimseyi yan yana görmek istemiyoruz’ diyorlar. Çünkü ezilenler yan yana geldiği zaman ezilmekten kurtulacaklar ve ezenlerin hükümdarlığı sona erecek. Korku bu aslında.”

    PİRHA/İSTANBUL