Etiket: alevi pirleri

  • Tunceli Valiliği’nin yaptığı toplantıya Dersim’deki pirler katılmadı

    Tunceli Valiliği’nin yaptığı toplantıya Dersim’deki pirler katılmadı

    PİRHA-Munzur Gözeleri’nde açılan mescite tepkiler sürerken Tunceli Valisi Şefik Aygöl Dersim’deki dedeleri ve cemevlerini çağırarak toplantı yaptı. Toplantıya katılan dedeler toplantıda Ovacık AKP Ovacık İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız’ın olmasına tepki göstererek toplantıdan ayrıldı.

    Munzur Gözeleri’nin giriş bölümüne mescit açılması, Alevi toplumunda tepkilere neden oldu. Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Ziyaret köyündeki Alevilerin kutsallarından olan Munzur Gözeleri’ne dönük müdahaleye tepkiler sürerken Tunceli Valisi Şefik Aygöl Dersim’deki dedeleri ve cemevlerini çağırarak 112 Acil binasında toplantı yaptı. Toplantıya Ovacık AKP Ovacık İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız, Zafer Partisini Dersim’de kuranlardan Hıdır Bulut, Geyiksuyu Cemevi dedesi Aziz Polat, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, Corovan köyü Cemevi dedesi Ahmet Fethi Erdoğan, Alevi Araştırma Merkezi Müdürü Aziz Atlı katıldı.

    Toplantıya katılan diğer dedeler ise toplantıda AKP Ovacık İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız’ın olmasına tepki göstererek toplantıdan ayrıldı.

    Ayrıca toplantıda Tunceli Valisi Şefik Aygöl’ün Munzur Gözeleri’nde açılan mescite tepki göstermek için yapılacak açıklamaya da katılım sağlanmaması için çağrı yaptığı iddia edildi.

    TOPLANTIYI TERK ETTİ

    Konuyla ilgili ulaştığımız Pir Hasan Öztürk ise, toplantıya çağrıldığını ancak konunun Munzur Gözeleri’ne yapılan mescit olduğunu orada öğrendiğini aktardı.

    Görüşme başlamadan toplantıyı protesto ederek ayrıldığını ifade eden Pir Hasan Öztürk, “Valiliğin yapacağı toplantı için beni de aradılar ama konuyla ilgili bilgim yoktu. Oraya gittiğimde toplantının konusunun Munzur Gözeleri ziyaretine yapılan mescit olduğunu öğrendim. Kutsal yerlere mescit yapılacaksa ben bu toplantıda bulunmam dedim ve protesto ederek toplantı başlamadan ayrıldım” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Diyanet’ten maaş alanın pirliği, dedeliği kalmaz; o artık memurdur’-VİDEO

    ‘Diyanet’ten maaş alanın pirliği, dedeliği kalmaz; o artık memurdur’-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin hazırladığı üç maddelik çalışmada Alevi pirlere maaş ödeneceği iddialarına tepki gösteren Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, “Pir-talip ilişkisini yürüten bir pir devletten maaş alıyor ise onun pirliği kalmaz. Çünkü o artık memurdur” dedi. Hakullahın maaştan farklı olduğunu belirten Takmaz, “Hakullah gönülden gelen hizmetin karşılığında verilir. Bir gönül rızalığıdır. Bu gönül rızalığını mülkiyete çevirir ise bu kendisiyle birlikte bir çok sorun getirir” ifadelerini kullandı. 

    AKP’ye yakın gazetelerde hükümetin üç madde üzerinde bir çalışma yaptığı belirtilerek, cemevlerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi, dedelere maaş bağlanması, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının düşünüldüğünü kamuoyuna yansıdı.

    Cemevlerine ‘Kültür merkezi’ statüsü verileceği, dedelere maaş ödeneceği iddialarına Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. Yeni düzenlemede Alevi pirlerine maaş ödeneceği iddiasına dair konuşan Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, maaş ödenerek Alevi pirlerinin iktidarın resmi memuru haline getirilmeye çalışıldığını kaydetti.

    “BİZLERİ ANAYASAL OLARAK TANIMAYANLAR, ÜZERİMİZE OYUN OYNUYOR!”

    İktidarın, cemevlerine dönük ‘ihtiyaç’ ziyaretlerinin samimi olmadığına vurgu yapan Takmaz, AKP iktidarı döneminde gerçekleşen tüm açılımların hüsran ile sonuçlandığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Cumhurbaşkanı, Aleviler hakkında konuşacak ise önce Diyanet’e danışması lazım. Kırmızı nokta Diyanet’in kendisidir ve Aleviler hakkında söyledikleri hiçte iç açıcı değildir. AKP iktidarı döneminde 2001 yılından bu yana Aleviler ve diğer halklar için olmak üzere yapılan birçok çok açılım hüsrana uğradı. 20 yıldan bu yana Aleviler, diğer halklar ve demokrasi için hiçbir şey yapılmamış iken yeni bir açılımın söz konusu olması samimi değildir. Göz boyayıp, ancak yandaşları olanları yanlarına alabilirler. 58 ilde 1585 cemevi ziyaret edileceğine, bu cemevlerinin genel merkezleri ile yapılacak şeffaf görüşmede Alevilerin hak ve talepleri sorulabilirdi. Ama bu iktidarın Aleviler için tek bir şey dahi yapacağını düşünmüyoruz. Bunun bir örneğini Isparta Cemevi açılışında yaşadık. Alevi kurum başkanının Diyanet’i ve Alevilere yönelik hak ihlallerini eleştirmesi sonrasında AKP’li Isparta Cemevi Başkanı ve devlet erkanının tavrı ortadaydı. Cumhuriyet’ten bu yana bizi anayasal olarak tanımayan, tüm haklarımızdan mahrum bırakanların Aleviler üzerine oyun oynamasını sağlıklı görmüyorum. Cemevleri ziyaretlerinde ihtiyaçlar soruluyor. Ne isteğimiz olacak ki?”

    “ALEVİ KURUMLARI BU ZİYARETLERİN ÖNÜNÜ KESECEK TAVRIN SAHİBİ OLMALIYDI”

    Takmaz, Alevi kurumlarının bu durum karşısında duruşlarının da zayıf olduğu eleştirisini yöneltti. Alevlerin hak ve talepleri için ortak hareket etme çağrısında bulunan Takmaz, “Alevilerin buradaki duruşları da önemlidir. Genel merkezler bu konuda merkezi bir açıklama yaparak bu ziyaretlerin önünü kesecek bir tavrın sahibi olmalıydılar. Devlet, Alevilerin bu örgütsüz, dağınık hallerinden haberdar ve kolayla harcamak istiyor. Halen Alevilere yönelik ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, köylere cami dayatması devam ediyor. Şimdi bir Alevi kurumunun gelip iktidardan, ‘ben de vergi veriyorum’ diyerek cemevi istemesi doğru değildir” diye konuştu.

    “DİYANET’TEN MAAŞ ALANIN PİRLİĞİ KALMAZ” 

    Alevi pirlerinin Diyanet bütçesinden maaş almasının yolun düsturuna uygun olmadığını kaydeden Takmaz, “Pir-talip ilişkisini yürüten bir pir devletten maaş alıyor ise onun pirliği kalmaz. Çünkü o artık memurdur. Hakullah ayrı, maaş ayrı şeylerdir. Hakullah gönülden gelen hizmetin karşılığında verilir. Bir gönül rızalığıdır. Bu gönül rızalığını mülkiyete çevirir ise bu kendisiyle birlikte bir çok sorun getirir. Peki Diyanet’ten alınmak istenen bu maaş helal lokma mıdır? Maaş alan pir, dede hakikate gidemez, şeriat kapısına çıkamaz. Devlet kendisine maaş bağladığı an o pire müfredat verilecek ve ona göre konuşması ve erkan yapması istenecek. Onun dışına da çıkamaz. Aynı cami ve kiliselerde uyguladığı gibi. Kendisine benzetecek” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • 100 Alevi Pirinden açıklama: Devleti yönetenleri sorumluluğa, vicdani göreve çağırıyoruz!

    100 Alevi Pirinden açıklama: Devleti yönetenleri sorumluluğa, vicdani göreve çağırıyoruz!

    PİRHA- Alevi Pirleri (Dede-Ana), sağlık durumları kritik sınırı aşan ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve cezaevinde ölüm orucunu sürdüren avukatlar Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ile ilgili adım atması ve talepleri kabul etmesi için hükümete çağrıda bulundu. Pirler, “Yaşamak haktır, yaşatmak Hakk’tandır” dedi. 

    Grup Yorum üyesi Bass Gitarist İbrahim Gökçek, cezaevindeki arkadaşlarının serbest bırakılması, Grup Yorum üzerindeki baskıların kaldırılması için 319 gündür ölüm orucu direnişini sürdürüyor. Grup Yorum üyesi Helin Bölek de aynı taleplerle yaptığı ölüm orucu eyleminde bir ay önce İstanbul’da hayatını kaybetti.

    Sağlık durumu oldukça kritik olan İbrahim Gökçek ve cezaevinde ölüm orucunda direnişi yapan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Alevi Pirlerinden arka arkaya hükümete çağrılar gelmeye devam ediyor.

    Avrupa’dan ve Türkiye’den Alevi Pirleri (Dede-Ana), ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, cezaevindeki avukatlar Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ile ilgili adım atması ve talepleri kabul etmesi için hükümete “Yaşamak haktır, yaşatmak Hakk’tandır” çağrısında bulundular.

    “Demokratik, eşit, adil ve barış içinde yaşama çağrımızdır” diyen Alevi Pirleri, “Bugün ‘kuzularımız’ hakka yürürken, yönetenlerin vicdanlarının sağır kaldığını üzülerek izliyoruz. Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile birlikte avukatları Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ölümü göze alarak bir hak ve hakikat mücadelesi veriyor, adalet talep ediyor ve özgürce şarkılar, deyişler söylemek istiyorlar” mesajını verdiler.

    Cezaevlerinde haksızca tutulan canların serbest bırakılıp, adil yargılanmasının talep edildiği çağrı metninde, “Alevi Pirleri olarak, demokratik, eşit, adil ve barış içinde yaşamak için devleti yönetenleri ve tüm toplumsal dinamikleri sorumluluğa, vicdani bir göreve çağırıyoruz” denildi.

    Türkiye’den ve Avrupa’dan Alevi Pirlerinin “Yaşamak haktır, yaşatmak Hakk’tandır” başlıklı çağrı metninin tamamı şöyle:

    “İnsan Hakk’ta Hakk’ı insanda /Arıyorsan bak insanda”

    Yaşamak haktır. Yaşatmak ise devlet ve yönetenler için temel bir görev, insan için vicdani bir sorumluluktur. Bizler biliriz ki yaşam, Hakk’ın varlığının nişanesi ve emanetidir. Devlet, yurttaşla ilişkisini hakikat, adalet ve toplumsal barış diliyle kurmalıdır. Adalet, toplumsal barışın temel unsurudur ve vicdan terazisinden geçerek var edilir. Devlet tüm yurttaşlarına karşı adil olmak zorundadır. Din, dil, ırk, inanç, kimlik ve düşünce farklılıkları; insanın adalet ve temel haklardan yararlanması için engel gösterilemez. Devletin yurttaşına karşı inançsal, kültürel, ekonomik, ideolojik ön yargısı olamaz.

    “BUGÜN YÖNETENLERİN VİCDANLARININ SAĞIR KALDIĞINI ÜZÜLEREK İZLİYORUZ”

    “Fırat kenarında bir kurt bir kuzuyu kapsa, benden sorulur…” diyen devlet anlayışı bir yanda dururken; bugün “kuzularımız” hakka yürürken, yönetenlerin vicdanlarının sağır kaldığını üzülerek izliyoruz. Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile birlikte avukatları Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ölümü göze alarak bir hak ve hakikat mücadelesi veriyor, adalet talep ediyor ve özgürce şarkılar, deyişler söylemek istiyorlar.

    “GRUP YORUM’UN TALEPLERİNİN YERİNE GETİRİLMEMESİ ADİL VE VİCDANİ DEĞİLDİR”

    Pir Sultan’dan, Nesimi’ye, hak âşıkların pek çoğu, yaşadığı dönemin yönetenleri tarafından cezalandırılmışlardır. Onlara yapılanlar zalimlikten başka bir şey değildir. Ozanların, âşıkların geleneğini cesaretle sürdüren Grup Yorum üyelerinin talebi de şarkılarını, türkülerini, deyişlerini özgürce söyleyebilmektir. Bu haklarının yasaklanması, taleplerinin yerine getirilmemesi adil ve vicdani değildir.

    “TALEPLER KABUL EDİLMELİ, ÖLÜM ORUÇLARI SONLANDIRILMALIDIR”

    Alevi Pirleri (Dede-Ana) olarak, bugünün yönetenlerine çağrımız; geçmişin zalimlerinin yolunu sürdürmemeleridir! 72 millete bir nazardan bakan; din, dil, cinsiyet farkı gözetmeksizin, evrenin ve yaşamın merkezine, insanı koyan ve insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkını savunan biz altta imzası bulunan Alevi Pirleri (Dede-Ana), Aleviliğin daima mazlumdan ve ezilenden yana tavır alan bir inanç olduğunun bilinciyle, tüm yetkililere sesleniyoruz! Tarih boyunca cümle Erenler, Pirler; bu coğrafyada barışa, birlik ve beraberliğe katkı sundular. Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaşi Veli, aslan ile ceylanı bir arada yaşattı. Bugün bu anlayışı, yolu sürdüren Alevi Pirleri olarak; toplumsal barışın hâkim kılınmasının ülkemize ve bu topraklarda yaşayan tüm halklara büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz. Bu yüzden ölüm orucundaki, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile birlikte avukatlar Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ve diğer tutukluların talepleri kabul edilmeli, ölüm oruçları sonlandırılmalı.

    “CEZAEVLERİNDEKİ HAKSIZ TUTULAN CANLAR SERBEST BIRAKILMALI, ADİL YARGILANMA SAĞLANMALI”

    Bununla birlikte; cezaevlerinde haksız yere tutulduğuna inandığımız canlar serbest bırakılmalı, adil yargılanmaları sağlanmalıdır. Alevi Pirleri (Dede-Ana) olarak, demokratik, eşit, adil ve barış içinde yaşamak için devleti yönetenleri ve tüm toplumsal dinamikleri sorumluluğa, vicdani bir göreve çağırıyoruz. Ayrıca toplumun tüm kesimlerinden canlarımızı, toplumsal barış için sessiz kalmamaya ve bu çağrımıza destek olmaya davet ediyoruz. Birlik ve beraberlik ancak toplumsal barış ile mümkündür. Yaşadığımız bu zorlu süreçte; birlik, beraberlik, barış ve dayanışmaya ihtiyacımız var. Hak, hakikat, özgür ve barış içinde bir yaşam için insanlığın sağlığı, yaşamı ve mutluluğu için Hak cümlemizin yardımcısı Hızır yoldaşımız olsun. Aşk-ı muhabbetlerimizle…”

    Çağrı metninde imzası olan Alevi Pirlerinin (Dede-Ana) isimleri şöyle:

    Hüseyin Güzelgül / ABF Genel Başkanı Kureyşan Ocağı

    Celal Fırat /ADFE Genel Başkanı İmam Rıza Ocağı

    Hasan Kılavuz / ABF İnanç Kurulu Başkanı- Seyit Sabun Ocağı

    Cafer Kaplan – AABK İnanç Kurulu Başkanı

    Eren Yıldırım / ADFE İnanç Kurulu Başkanı- Baba Mansur Ocağı

    Haydar Buga – Belçika İnanç Kurulu Başkanı

    Halil Şahin – Danimarka İnanç Kurulu Başkanı

    Baki Erkonak – İtalya İnanç Kurulu Başkanı

    Haydar Bilgin- Avusturya İnanç Kurulu Başkanı

    Nusret Oral – Hollanda İnanç Kurulu Başkanı

    Metin Doğan – Fransa İnanç Kurulu Başkanı

    Sevim Sağol – Derviş Cemal Ocağı

    Sevim Yalıncakoğlu – Yalıncak Sultan

    Şenay Malkoç – Kureyşan – Almanya

    Narin Gülçiçeği – Baba Mansur – Almanya

    Mamure Umut – Baba Mansur – Fransa

    Zeynel Abidin Koç – Baba Mansur Ocağı

    Hüseyin Doğan – İmam Rıza Ocağı

    Hüseyin Gazi Metin – Hüseyin Gazi

    Hasan Doğan – Cemal Abdal Ocağı

    Efe Engin – Kureyşan Ocağı

    Vedat Tekten – Ağuiçen Ocağı

    Muharrem Erkan – Hıdır Abdal Ocağı

    Celal Abbas Alıcı – Celal Abbas Ocağı

    Onur Güngör – Baba Mansur Ocağı

    Bülent Yaşar – Baba Mansur Ocağı – Belçika

    Piro Kaplan – Baba Mansur Ocağı- Hollanda

    Murat Doğan – Baba Mansur Ocağı- Fransa

    Ozan Gökkaya – Kureyşan Ocağı- Fransa

    Yadigar Aslan – Kureyşan Ocağı- İngiltere

    Serdar Umut – Baba Mansur Ocağı- Fransa

    Ali Umut – Baba Mansur Ocağı- Fransa

    Erdal Bulut – Ağuçan Ocağı- Fransa

    Erkan Akagündüz – Baba Mansur Ocağı- Fransa

    Sefa Öztürk – Güvenç Abdal Ocağı

    Mesut Çelik – Baba Mansur Ocağı

    Hüseyin Elmas – Ağuiçen Ocağı

    Haşim Kızılveren – Baba Mansur Ocağı

    Ali Tekin – Baba Mansur Ocağı

    Musa Kazım Engin – Kureyşan Ocağı

    Hasan Kılıç – Kureyşan Ocağı

    Kazım Açıktepe – Kureyşan Ocağı

    Ali Haydar Kurt – Baba Mansur Ocağı

    Ali Ekber Aydoğdu – Kureyşan Ocağı

    Ali Efe – Kureyşan Ocağı

    Hüseyin Kayar – Derviş Gewr Ocağı

    Erdal Ahi – Hubyar Sultan

    Cem Sultan Ermiş – İlyas Baba

    Cemal Şahin

    Erdoğan Sezer – Hubyar Sultan

    Ali Eren – Kureyşan Ocağı

    Erzade Yıldız – İmam Rıza Ocağı

    Ali Haydar Gökten – Hubyar Sultan

    Salih Ürün – Cemal Abdal Ocağı

    Cemal Dedeoğlu – Cemal Abdal ( Türbedar)

    Hüseyin Kuğu – Baba Mansur Ocağı

    Hüseyin Moğultay – Baba Mansur Ocağı

    Zeynel Batar – Celal Abbas Ocağı

    Zeynel Doğan – Derviş Cemal Ocağı

    Yusuf Gümüş – Sarı Saltık Ocağı

    İbrahim Doğan – Kureyşan Ocağı

    Bektaş Özcan – Şah İbrahim Ocağı

    Veli Koray Çelik – Üryan Hızır Ocağı

    Ali Ekber Kaya – Kureyşan Ocağı

    Necmettin Güler – Ağuiçen Ocağı

    İbrahim Doğan – Cemal Abdal Ocağı

    Celal Sezer – Hubyar Sultan Ocağı

    Engin Seyitalidedeoğlu – Kureyşan Ocağı

    Enver Can- Seyit Süleyman Aziz baba Ocağı

    Emrah Çolak -Güvenç Abdal Ocağı

    Düzgün Dağ -Kureyşan Ocağı

    Mustafa Düzgün -Baba Mansur Ocağı

    Mehmet Karabulut – Baba Mansur Ocağı

    Cemal Tanrıverdi – Derviş Cemal Ocağı

    Gönül Güngör – Baba Mansur Ocağı

    Fevzi Akbaba – Üryan Hızır Ocağı

    Ergül Şanlı – Dedekargın Ocağı Ocağı

    Nurettin Aksoy – Serçeşme

    Şahin Polat – Sarı Saltuk

    Erdoğan Sevin – Baba Mansur Ocağı

    Mahmut Yalıncakoğlu – Yalıncak Sultan

    Hüseyin Akçay – Kureyşan Ocağı

    Hüseyin Gökçe – Kureyşan Ocağı

    Abdullah Bakır – Derviş Gewr Ocağı

    Hasan Bilici – Derviş Cemal Ocağı

    Mehmet Topçu – Bektaşi Babası

    Hasan Koca

    Baki Erdoğan – Baba Mansur Ocağı

    Hüseyin Bakır – Sultan Sinemili Ocağı

    Hüseyin Soysüren – Sultan Sinemili Ocağı

    Hıdır Beyaz – Kureyşan Ocağı

    Kazım Baran – Ağuiçen Ocağı

    Mustafa Kavak – Paris Bölgesi İnanç Kurulu

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Pirlerinden ve Analardan hükümete acil çağrı

    Alevi Pirlerinden ve Analardan hükümete acil çağrı

    PİRHA- Avrupa’dan ve Türkiye’den Alevi İnanç Kurulu Başkanları başta olmak üzere Pirler ve Analar, cezaevlerinde haksızca tutuklu bulunan insanların serbest bırakılması, adil yargılanmaların sağlanması ve taleplerin kabul edilerek ölüm oruçlarının sonlandırılması için hükümete çağrı yaptılar. Ortak bir metinde imzası bulunan Pirler ve Analar, Aleviliğin daima mazlumdan ve ezilenden yana tavır alan bir inanç olduğunun bilinciyle seslendiklerini vurguladılar. 

    Koronavirüs salgını gerekçesiyle, AKP-MHP ortaklığıyla çıkarılan af yasası kapsamında tecavüz, hısızlık, cinayet işleyenlerin, çete elamanlarının serbest bırakılıp, tutuklu muhalif gazeteci, siyasetçi ve hukukçular olmak üzere siyasi mahpusların serbest bırakılması tepkilere neden oldu.

    Türkiye’den ve pek çok Avrupa ülkesinde yaşayan Alevi Pirleri ve Anaları, AKP hükümetine seslenerek, “Cezaevlerindeki haksızca tutuklu bulunan insanlar serbest bırakılsın. Adil yargılanmaları sağlansın. Ölüm orucundaki, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile birlikte Halkın Hukuk Bürosu Avukatları Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ve diğer tutukluların talepleri kabül edilsin” çağrısında bulundu.

    Pirler ve Analar’ın ortak yaptıkları çağrı metni şöyle:

    “Türkiyede iktidar toplumun geniş kesimleri üzerinde antidemokratik bir şekilde baskı uygulamaya devam ediyor. Hırsızlar, dolandırıcılar, çete liderleri bile af yasalarıyla serbest bırakılırken, binlerce gazeteci, yazar, avukat, öğretmen, siyasetçi ve düşünce suçluları haksız bir şekilde cezaevlerinde tutuluyor. Diğer taraftan da sanatçıların özgürce sanatlarını yapmaları bile engelleniyor.

    Biz altta imzası bulunan Alevi Pirleri ve Anaları olarak Aleviliğin daima mazlumdan ve ezilenden yana tavır alan bir inanç olduğunun bilinciyle, tüm yetkililere sesleniyoruz.

    Cezaevlerindeki haksızca tutuklu bulunan insanlar serbest bırakılsın. Adil yargılanmaları sağlansın. Ölüm orucundaki, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile birlikte Halkın Hukuk Bürosu Avukatları Ebru Timtik, Aytaç Ünsal ve diğer tutukluların talepleri kabul edilsin. Ölüm oruçları sonlansın. Yaşamak hak, yaşatmak görevdir. İmam Hüseyin’lerden, Pir Sultan’lara kadar Aleviliğin tarihi sürecindeki Yol önderlerinin tarihsel misyonlarını üstlenmiş cümle Yol Erenlerinin de bu çağrıya katılmalarını niyaz ediyoruz. Hak, hakikat ve hakkaniyet yolunda olan cümle Yol hizmetkarlarına muhabbetle. Yaşadığımız bu zor günlerde Hakk cümlemizin yardımcısı, Hz. Hızır destigirimiz ola.”

    Çağrı metnini imzalayanlar şöyle:

    Almanya 

    Ali Rıza Yıldız – Ağuçan

    Ali Yoleri – Baba Mansur

    Mansur Düzgün – Baba Mansur

    Mansur Umut – Baba Mansur

    Narin Gülçiçeği – Baba Mansur

    Avusturya

    Haydar Bilgin-Kureyşan – Avusturya inanç kurulu başkanı

    Serdar Yıldız – Ağuçan

    Belçika

    Bülent Yaşar – Baba Mansur

    Haydar Buga – Derviş Cemal – Belçika İnanç Kurulu Başkanı

    Fransa 

    Ali Umut – Baba Mansur

    Bilge Yilmaz – Kureyşan

    Erdal Bulut – Ağuçan

    Erkan Akagündüz – Baba Mansur

    İbrahim Karayol – Kureyşan

    Mahmure Umut – Baba Mansur

    Metin Doğan – Sarı İsmail Fransa İnanç Kurulu Başkanı

    Ozan Gökkaya – Kureyşan

    Serayi İpek Bulut – Şıh Çoban

    Serdar Umut – Baba Mansur

    Serdar Umut – Baba Mansur – (Rumilly)

    Hollanda

    A. Haydar Umut – Baba Mansur

    Nusret Oral  Zeynel Abidin – Hollanda İnanç Kurulu Başkanı

    Piro Kaplan – Baba Mansur

    Türkiye 

    Ali Ekber Düzgün – Baba Mansur

    Baki Düzgün – Baba Mansur – Eski ABF Genel Başkanı

    Kemal Kılıç – Ağuçan

    Mahmut Düzgün – Baba Mansur

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Pirleri, sanatçı, yazarlardan Avusturya’daki Alevilere destek: İslamcı hamle bertaraf edilmelidir

    Alevi Pirleri, sanatçı, yazarlardan Avusturya’daki Alevilere destek: İslamcı hamle bertaraf edilmelidir

    PİRHA-Avusturya’da Alevi İslam Topluluğunun Alevileri “İslam Yasası” kapsamına aldırma çabasına karşı, Alevi Pirleri, sanatçı, yazar ve aydınları ile bir bildiri yayınladı. Bildiride, “Aleviler toplumsal yapılarını ve inançlarını korumak için İslam Şeriatı’nın egemen olduğu topraklarda yüzyıllarca mücadele etmiş, islam Şeriatı ile yargılanmadan katledilmişlerdir. Bu nedenle Aleviler İslam’ın egemen kurumlarından uzak kalarak yaşama savaşı vermiştir” vurgusu yapıldı.

    Avusturya’da Alevi İslam Topluluğunun Alevileri “İslam Yasası” kapsamına aldırma çabasına karşı Alevi Pirleri, sanatçı, yazar ve aydınları Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonuna (AABF) destek olmak amacı ile ortak bir bildiri yayınladı.

    Bildiride şu ifadelere yer verildi:

    “Aleviler toplumsal yapılarını ve inançlarını korumak için İslam Şeriatı’nın egemen olduğu topraklarda yüzyıllarca mücadele etmiş, islam Şeriatı ile yargılanmadan katledilmişlerdir. Bu nedenle Aleviler İslam’ın egemen kurumlarından uzak kalarak yaşama savaşı vermiştir. Tarihinin hiçbir döneminde İslam Şeriat’ı ile yargılanmayı kabul etmeyen bir topluluk olarak, kendi toplumsal adaletini sağlayan bir hukuk ve yönetim yapısı kurmuştur. Bu yapılanma şehirleşme ve iktidarlar tarafından zorla değiştirilmeye çalışılmıştır.

    “DÜŞMANINIZIN DAHİ İNSAN OLDUĞUNU UNUTMAYIN”

    Alevilik inancında temel düsturlar açıktır. Bu inancımızı nasıl yaşayacağımızı da belirler. Dünyanın özgün değerlerinden olan Alevilik, felsefesi ile insanı bir bütün olarak eşit sayar; bu amaçla “yetmiş iki millet birdir nazarımızda”. “Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir”. “Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız”. İnsani hoşgörü yüzyıllardır felsefemizin odağındadır ve Pir Hace Bektaş Veli biz Alevilere olduğu gibi tüm insanlığa öğüdüdür; “Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayın”.

    Aleviliğin yaşama alanı hiçbir dinle doğrudan kesişmez. Alevilik mitolojisi, felsefesi, ritüel dünyasıyla İslam dahil birçok dinle ayrışır.

    “ALEVİLİK İNSANLIĞIN KADİM İNANÇLARINDAN BİRİDİR”

    Aleviler;

    – “Âdem ile Havva” mitolojisine inanmaz ve kendilerini “Güruhu Naciye” olarak görürüz. İnancımızda “cennet- cehennem” yoktur. Ölümsüzlüğe inanır ve sürekle “don değiştirildiği”ne, daima bir “devr-i daim” içinde olunduğuna inanırız. Bu nedenle de “günah” kavramımız yoktur. Yaşamımızı rızalıklar üzerine kurarız ve öyle tamamlamak isteriz. Herşeyin bu dünyada olduğunu biliriz. Beden ve Can’ın birbirinden ayrıldığına ancak herşeyin “can” olduğuna inanırız.

    – Felsefemizin kendi özgün mitoloji ve mitleri bulunmaktadır.  Kimi zaman ve mekâna bağlı, kimi ise zaman ve mekâna bağlı olmayan Veli ve Erenlerimize bağladığımız kerametlerden “el” alırız; bunu da “El ele el Hakk’a” biçiminde ifade ederiz.

    – Alevilik insanlığın kadim inançlarından biridir ve kendi özgünlüğü, değerleri ile insanlığa bir armağandır. Hak-İnsan-Evren tasarımıyla “Vahdet-i Mevcut”a, “Varlığın Birliği”ne, vardan var olmaya ve “südur”a inanırız.

    “ALEVİLİK HİÇBİR DİNİN ALT KOLU OLARAK GÖRÜLEMEZ”

    – Alevilik ve Aleviler başka hiçbir inancın tarihsel hastalıklarından, mitolojik varyasyonlarından yola çıkılarak yok sayılamaz. Hiçbir inancın, dinin bir alt kolu, mezhebi ya da sapkınlığı olarak görülemez.

    – “Sen seni bilirsen yüzün Hüda’dır; sen seni bilmez isen Hak senden cüdadır” düşüncesinden hareket eder ve insanın “Ene-l Hak” üzerinden “İnsan-i Kamil” olarak dönüşebileceğine inanırız. Bu nedenle felsefemizde Hakk’ın özünü kendinde taşıma potansiyeli ile insan” kul” değildir. İnancımızda Hak Hızır’dır. Çalışıp emek harcayanın bereketini veren Hızır’dır. Kurdun-kuşun hakkını bilen Hızır’dır. Daima yanımızdadır. Yoldaşımız ve yarenimizdir.

    – İnancımızın bağlı olduğu düstur, “Dört Kapı Kırk Makam”dır. Bu makamlar ancak bir Yol ehli Rehber ile yürünür. Buna bağlı olarak Mürşit-Pir-Rehber ve Talip bir bütündür. Ocaklı, Çelebiyan ya da Babağan örgütlenmelerimiz birbirini tamamlar ve sürek farkları ile birbirinden ayrılır. Kiminde Musahiplik, kiminde Yol Kardeşliği üzerinden Yol alınır. Yol’un bütününde amaç; “eline-diline-beline sahip olmaktır”.

    “OKULDA ALEVİ OLDUĞUNU SÖYLEYEN ÇOCUKLAR HAKARETE UĞRUYOR”

    – İnancımızı Yol olarak görürüz ve “Yol bir sürek binbir” olarak tanımlarız. İçimizdeki farklılıklarımız bizim güzelliğimiz ve renklerimizdir. Dışımızdaki din ve inançlara, kültür ve felsefelere saygı ile yaklaşırız. Hiçbir inancı, dini inancımızdan üstün ya da aşağı görmeyiz; “Okunacak en büyük kitap insandır” diye düşünürüz. Bu düşünceden yola çıkarak cinsiyetçi bir ayrımda bulunarak “kadın-erkek” ayrılığını hakaret sayarız.

    – Yaşadığımız toprakların yöneticileri her ne kadar uluslararası hukuku tanıyıp, anlaşmalara imza atmışlarsa da bu hukukun gereğini asla yerine getirmemektedirler. İnançsal hak ve özgürlüklerimiz uluslararası hukukla tescillenmiş ancak inanç merkezlerimiz olan Cemevleri tanınmamakta, vergilerimiz rızamız dışında alınarak bizi yok sayan, aşağılayan imamların maaşı olarak ödenmeye devam etmektedir.  Kimliklerimize geçtiğimiz yıllara kadar zorla İslam yazılmaktaydı. Alevi çocukları AİHM’nin kararlarına karşın hala zorla İslami din derslerine girmek durumunda kalıyor, girmek istemeyenler teşhir edilerek küçük düşürülüyor. Okullarda Alevi olduğunu söyleyen çocuklarımız bizzat öğretmenleri tarafından aşağılanıyor ve hakarete uğruyorlar.

    “İSLAMCI HAMLE BERTARAF EDİLMELİDİR”

    – Avrupa’ya taşınan Alevilerin kısmi bir özgürlükten yararlanmaları ile kimlik ve inançlarını ifade etmeleri biz Türkiye’de yaşayan Aleviler için hak kazanımında bir aşamadır. Bu amaçla evrensel hukuk normlarından yararlanmak toplumumuz için özgür ve inançsal açıdan eşit olabilmek, insanlığa ve çocuklarımıza bırakacağımız ritüel ve değerlerimiz olacaktır.

    – Alevilik bir dünya görüşüdür. İnsanı merkezine alır ve insanla birlikte tüm varlıkların bir ve aynı özden olduğunu düşünür. Alevi olmak bu nedenle kirlenen doğanın derdini dert edinmek, tükenen canlıların varolma savaşına fırsat vermek, açlıkla mücadele eden insanlığın, haksızlık karşısında adalet arayan insanın, mazlumun derdini kendine dert edinen bir toplumsal duruştur.

    Türkiye’de yıllardır yapılmaya çalışıldığı gibi Avrupa’da da Aleviliğin egemen şer’i bir inancın çatısı altında eritilip yok etme projesinin ilk startı Avusturya’da verilmiştir. Avrupa’daki Alevilerin inancın özgürlüğüne dair sahip oldukları tüm kazanımlarının riske atılmasıyla birlikte zincirleme hak kayıplarıyla karşı karşıya kalmaması için bu İslamcı hamle kesinlikle bertaraf edilmelidir.

    İMZACILAR

    Aşağıda imzası olan bizler; bu minvalde Avusturya’da Aleviler üzerinde oynanan oyunun inancımıza bir saldırı olduğunu görüyor; Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun ve Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Avusturya makamlarına başvurusunu destekliyor ve Aleviliğin Avusturya İslam Toplumu çatısı altına alınmasını reddediyoruz.

    Hazırlanan bildiriye imza atan Alevi Pir, aydın, yazar ve sanatçılar şöyle:

    Abbas Tan

    Ali Köylüce

    Bektaş Alagöz

    Cemal Şahin

    Efe Engin

    Esat Korkmaz

    Feramuz Solmaz

    Ferdi Koç

    Gani Pekşen

    Hamza Takmaz

    Hasan Harmancı

    Hasan Hüseyin eser

    Hatice Çevik

    Haydar Buğa

    Haydar Selçuk

    Hıdır Çam

    Hüseyin Gazi Metin

    İbrahim Ergin

    İlhan Cem Erseven

    İmam Balsever

    Mehmet Gündoğdu

    Mehmet Tural

    Mehmet Turan

    Musa Kazım Engin

    Mustafa Arslan

    Mustafa Can

    Özcan Öğüt

    Özdoğan Sağlam

    Piri Er

    Sevim Savunmaz

    Süleyman Deprem

    Yüksel Özdemir

    Tacim Taşdan

     

     

    (HABER MERKEZİ)