Etiket: alevi romanlar

  • Esenler’de yaşayan Abdallar göçe zorlanıyor-VİDEO

    Esenler’de yaşayan Abdallar göçe zorlanıyor-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’un Esenler ilçesine bağlı Tuna Mahallesinde kentsel dönüşüm projesi uygulanmak isteniyor. Mahallede yaşayan Abdallar, zorla göçe zorlanıyor.

    Haberin videosu

    İstanbul’un Esenler ilçesine bağlı Tuna Mahallesi (Karabayır), Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Tuna Eğitim Vadisi Projesi çerçevesinde kamulaştırılmak isteniyor. Bölgede yaşayan Abdallar bu duruma büyük öfke duyuyorlar.

    Çeşitli şehirlerden buraya gelip yerleşen Abdallar, kendilerini var edebilmek adına ve kültürlerini yaşatmak için cemevlerine gidip ibadetlerini yapıyorlar.

    Bölgede yapılacak olan proje için, toplam 18 bin metrekarelik bir alanın yıkılacağı, bunların yerine de 28 katlı binalar yapılıp her bir binada 800 konut olacağı belirtiliyor.

    “BİZİM İNANCIMIZ HAYATIMIZDAN ÖNCE GELİR”

    PİRHA‘ya konuşan mahalle sakinlerinden Tozlu ocağına bağlı Abdal Bektaş Olcu, yaşamlarını, kendi felsefelerini Karabayır’da yaşatmaktan gurur duyduklarını ifade ediyor.

    Olcu, var olan belediyenin hiçbir şekilde mahalleyle ilgilenmediğini, çöpleri dahi ortada bıraktıklarını, sokakları yıkamadıklarını belirtiyor.

    Yine aynı mahallede bulunan bazı dergahların belediye ekiplerince yıkılmak istendiğini dile getiren Bektaş Olcu sözlerin şöyle sürdürdü:

    “Bizim inancımız bizim hayatımızdan önce gelir. Biz ailemize sahip çıktığımız kadar ehlibeytimize de sahip çıkarız. Hz. Ali inancı bizde çok büyüktür. Belediyeden gelen ekipler bizim değerlerimiz olan türbelere girmeye çalışıp dağıtmaya çalıştırlar. Ama biz etten duvar örüp izin vermedik. Bugün tüm Türkiye’de türbeler korunuyorsa bu mahallede de korunmalıdır.”

    BELEDİYENİN “CAMİ YAPTIRIRSANIZ CEMEVİNE İZİN VERİRİZ” YANITI

    Yine aynı mahalleye cemevi yapmak istediklerini fakat bunu belediyenin kabul etmediğini ifade eden Olcu, “Bir yardımsever bize bir arsa verdi. Birleşip burayı cemevi yapacaktık. Belediyeye sunduk, cami yaptırırsanız izin veririz, dediler. Ama cemevi için izin vermedi.” dedi.

    “OLASI MÜDAHALEDE YENİDEN DİRENİRİZ” 

    Belediye ekiplerinin ve polisin sürekli mahalleyi ablukaya aldığını ve evlerini terk etmeleri için tehdit edildiklerini söyleyen Olcu, şunları söyledi:

    “Mahalle kültürümüzü yok ettiler. Buraları konut adı altında başka insanlara verecekler ama biz direneceğiz. Buralarda hem insanların evlerini ellerinden aldılar hem de borçlandırdılar. Buralarda evlerin çoğunu yıktılar. Hem evleri gasp ettiler hem de insanları borçlandırdılar.”

    Olcu, olası bir müdahalede yeniden direneceklerini ve evlerini terk etmeyeceklerini vurguladı.

    ANA FATMA CEMEVİ BAŞKANI BALO: MAHALLE SAKİNLERİNİN YANINDAYIZ

    Esenler Ana Fatma Cemevi Başkanı Hıdır Balo da yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, mahalle sakinlerinin yanında olduklarını belirtti ve sözlerini şöyle sürdü:

    “Ana Fatma cemevleri olarak onların sorunlarını kendi sorunlarımız olarak görüyoruz. Bu insanlar çok uzun zaman önce buraya gelmişler yerleşmişler, kendi hayatlarını kurmuşlar. Kimisi kağıtçılık yapıyor, kimisi hurdacılık yapıyor.”

    “BURADAKİ UYUŞTURUCU DEVLETİN SORUNUDUR”

    Balo, mahallenin kötü gösterilmeye çalışılarak rant aracına dönüştürülüp yıkmaya bir zemin hazırlığı olduğuna işaret ederek, “Burada bir uyuşturucu varsa bu devletin sorunudur, devlet bununla mücadele etmelidir. Buradaki insanlar uyuşturucuyla uğraşmıyorlar, kağıt toplayıcılığıyla uğraşıyorlar.” dedi.

    Karabayır’daki durumun Dersim ve kaz Dağları’ndakine benzer olduğunu vurgulayan Balo, “Dersim’de ve Kaz Dağları’ndaki amaç neyse Karabayır’da da amaç aynı. Bilinçli bir kapitalist politikadır.” dedi.

    Rohat EMEKÇİ-ÖNDER Özdemir
    İSTANBUL

  • Göçmen Roman toplumu, inanç özgürlüğü için toplandı

    Göçmen Roman toplumu, inanç özgürlüğü için toplandı

    Göçebe Roman toplumlarının kanaat önderleri, Sıfır Ayrımcılık Derneği öncülüğünde Nevşehir Hacıbektaş Belediye Başkanı ve belediye meclisi ile bir araya geldi. Yerel yetkililerle, Romanların yaşadığı ayrımcılığın nedenleri ve sonuçları tartışıldı. Hacı Bektaş Veli’nin, Alevi – Bektaşi Romanlar için önemine vurgu yapılırken 16 -18 Ağustos tarihlerindeki anma törenlerinin huzur ve barış içinde geçmesi için çözüm önerilerinde bulunuldu.

    Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, iki yıl önce basına yansıyan ‘Çingeneler Hacıbektaş’ı bastı, Romanları Hacıbektaş’ta istemiyoruz’ şeklindeki haberlere atıf yaparak söze başladı. Arus’un ifadesiyle, önceki belediye başkanı döneminde Romanların ilçeyi kirletmesi, hırsızlık ve dilencilik yapması gerekçe gösterilmiş, yaklaşık 60 yıldır ağustosta yapılan Hacıbektaş’ı anma törenleri Ekim ayına alınmıştı. Ancak ilçede ekim ayı çok soğuk geçiyor. Çadır kuran, karavanda yaşayan Romanlar için bu durum eziyete dönüşüyor. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanından gelen Roman grupları, aylar öncesinden bu yolculuğa hazırlanıyor ve kona göçe Hacıbektaş’a geliyor. Amaçları, Hak yolunda yürüyüp kutsal topraklara yüz sürmek, cemini edip lokmasını dağıtıp kurbanını kesmek…

    Arus, “Bizim gibi toplumlar, bir taraftan kendilerini inançla var ediyor. Yol bizim bütün kurallarımızı belirliyor, bu yolda yürümek bizim için çok önemli. Bu yolda yürürken önümüzdeki engelleri aşmamız gerekiyor. Yola sınırların konulması bir engeldi, bu tarihin değiştirilmesi de bir sınırdı.” şeklinde konuştu.

    ALEVİ ROMANLAR ÖZELEŞTİRİDEN YANA

    Akhisar Çağdaş Roman Derneği Başkanı Erdoğan Şener, toplumu adına özeleştiri yapmak gerektiğine inananlardan. Hacıbektaş’a gelen iki grup olduğuna dikkat çeken Şener, bir grubun ibadet için geldiğini, diğer grubun (sayıları az da olsa) farklı amaçla geldiğini, asıl sorunun onlardan kaynaklandığını aktardı. “İbadet için gelip vecibelerimizi yerine getiriyoruz fakat meydanları piknik alanı olarak kullanan kardeşlerimiz de var. Bu durumda özeleştiri olmadan yerel yetkililerle ortak paydada buluşmamız mümkün değil. Törenlerden birkaç önce gelip entegrasyon eğitimi verilebilir, dedelerimiz üzerinden ziyaret adabı öğretilebilir.” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

    “BERLİN DUVARI ÖRMEYE GEREK YOK”

    Manisa Bölge Romanlar Kalkınma Derneği Başkanı Serdar Kavdağ, anma törenlerine gelen Alevi Romanlara engel çıkarılmasını eleştirerek, “Hak ve özgürlüklerin ön plana çıktığı şu yüzyılda Berlin Duvarı gibi duvar örmenin, sınır getirmenin anlamı yok. Belediye ve halk el ele verirse sorunlar çözülür. Tuvaleti banyosu, çöp konteynerleri olan bir alan gösterilse yeterli. Örneğin Veysel Karani Türbesi’ne gidiyorsunuz, yanında ücretsiz misafirhanesi var. Bu, burada da yapılabilir.” dedi. Abdallar Derneği Başkanı Niyazi Buluter, ‘tören için gelenlerin üç dört günden fazla kalmadığına dikkat çekerek, bu süre zarfında kullanılacak şekilde içinde çadır, tuvalet, temiz su bulunan bir yerin gösterilmesiyle birlikte düzenin sağlanacağını savundu. Cüzi bir ücretle bu alanda konaklanılması halinde ilçenin de kazançlı çıkacağını söyledi.

    “SİVİL TOPLUM TAMPAN BÖLGEYİ OLUŞTURUYOR”

    Anadolu Abdalları Platform Başkanı Hasan Kara, Hacıbektaş ilçesini kalkındırmak gerektiğini, özellikle tuvalet ve su ihtiyacının karşılanması için ‘hakullah’ adı altında maddi katkıda bulunabileceklerini aktardı.Sivil toplum olarak tampon bölge oluşturduklarını anlatan Roman aktivist Bahattin Turnalı, çözüm için masanın bir tarafında toplumun kendisi, diğer tarafında yerel yönetimlerin olması gerektiğini kaydetti. Turnalı, çevre belediyelerle dayanışma içerisinde bulunulabileceğini, seyyar tuvaletlerden çay ocağına kadar destek istenebileceğini söyledi.

    ÖNERİLER

    Yapılan tartışmalar ışığında, yerel yetkililere sunmak üzere çözüm önerileri sıralandı:

    • İlçe sınırının girişinde kontrol alanı oluşturulsun fakat bu kontroller, sadece Romanları kapsamasın; önlem aşamasında bile ayrımcılıkyapılmasın.
    • Yer tahsis edilsin ancak toplumun ihtiyacına göre dizayn edilsin. Tuvaletinden su tanklarına kadar temin edilsin.
    • Belediyede işler üç aşamada yapılsın: Asayiş, güvenlik, hizmet.
    • Belediye hizmet verirken toplumu da karar mekanizmalarına dahil etsin. Kanaat önderlerinin dahil olduğu bir kurul oluşturulsun ve bu kurul, törenlerden önce belediyeyle ortak çalışma yürütsün.
    • Alınan kararlar, dedeler ve kanaat önderleri aracılığıyla topluma iletilsin. İyi bir bilgilendirme sistemi kurulsun.
    • Dedelerle bir ön toplantı yapılsın.
    • Ankara’da bir çalıştay düzenlensin. Dedeler, kanaat önderleri, Alevi dernekleri davet edilsin.
    • İbadet alanları ihaleye verilmesin. Veriliyorsa da bu kaynağın, topluma döneceği şekilde sistem önerilsin.

    (Kaynak: Sivil Sayfalar)