Etiket: Alevi sorunları

  • Avrupa Birliği-Türkiye toplantısında Alevi toplumunun sorunları gündeme geldi

    Avrupa Birliği-Türkiye toplantısında Alevi toplumunun sorunları gündeme geldi

    PİRHA- Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısında Alevi toplumunun sorunlarının gündeme geldi. Toplantıda söz alan HDP İstanbul Milletvekili /AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Zeynel Özen, “HDP olarak Avrupa Birliği’ne tam üyeliği desteklediğimizi fakat kâğıt üzerinde kalan bu sözde gelişmelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladık. Buna örnek olarak Alevilerin sorunlarını hatırlattık” dedi. 

    Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu (KPK) 4 yıl aradan sonra 79. Toplantısını Brüksel’deki Avrupa Parlamentosunda 17-19 Mart tarihleri arasında gerçekleştirdi.

    HDP İstanbul Milletvekili /AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Üyesi Zeynel Özen, Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısında Alevi toplumunun sorunlarının gündeme geldiğini bildirdi.

    Yazılı bir açıklama yapan Zeynel Özen, toplantıda Anayasa Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt ve Avrupa Birliğinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakçı’nın “İnsan Hakları Eylem Planı” ve Adalet Reformuna” dair konulara değinmeleri üzerine üzerine söz aldığını belirtti.

    Milletvekili Özen “Halkların Demokratik Partisi (HDP) olarak Avrupa Birliği’ne tam üyeliği desteklediğimizi fakat kâğıt üzerinde kalan bu sözde gelişmelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladık. Buna örnek olarak Alevilerin sorunlarını hatırlattık” dedi.

    Özen şöyle devam etti:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) inanç özgürlüğü hakkını koruyan 9. Madde ve ayrımcılığı yasaklayan 14. Madde’nin ihlaline dair, Aleviler lehine başta din dersleri ve dini kamu hizmetleri olmak üzere bugüne kadar birçok kararı oldu. Bu kararların dikkate alınmaması üzerine Türkiye birçok kez uyarıldı. Türkiye iç hukukun da birçok Yargıtay ve Danıştay kararları ile aynı şekilde lehte kararlar alınmasına rağmen bunların hiçbiri uygulanmadı. Aleviler eşit yurttaşlık haklarından faydalanmadığı gibi aksine Alevilere karşı yapılan ayrımcılık, hakaret ve şiddetin cezasızlığının en fazla olduğu dönem yaşanmaktadır.

    “ALEVİLERİN SORUNLARI TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK BİR ÜLKE OLMAYIŞINDAN KAYNAKLIDIR”

    Alevi sorununa dair çözüm Avrupa değerlerini içselleştiren, insan hakları, demokrasi ve eşit yurttaşlık ilkelerini benimseyen bir Türkiye idealinden geçmektedir. Geçmişten günümüze Alevilerin sorunları Türkiye’nin demokratik bir ülke olmayışından kaynaklıdır. Çözüm ise; Türkiye’nin batı normlarını hedefleyen eşit yurttaşlığın sağlandığı, ileri demokrasi ve özgürlükçü laikliğin uygulandığı bir ülke olmasıyla gerçekleşebilir.”

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Kadınlar Maltepe Cemevi’nde Alevilerin sorunlarını tartıştı

    Kadınlar Maltepe Cemevi’nde Alevilerin sorunlarını tartıştı

    PİRHA- İstanbul’da bulunan cemevlerinin kadın kolları başkanları ve üyeleri Maltepe Cemevi’nde bir araya gelerek Alevi toplumunun yaşadığı sorunlar ve Alevi kadın örgütlenmesine dair tartışma yürüttü. Buluşmaya misafirlik eden Maltepe Cemevi’nin Kadın Kolları Başkanı Gülsüm Şenol, “Nasıl ki, 13’ncü yüzyılda Bacıyan-ı Rum teşkilatı var ise, Kadıncık Anamız, Havva Anamız, Fatma Anamız, Zübeyde Anamız, Sakine Bacımız varsa bizlerde hizmetlerimizle tarihte yerimizi almamız gerekir” diye konuştu.

    İstanbul’da bulunan cemevlerinin kadın kolları başkanları ve üyeleri geniş katılımlı bir toplantı ile Alevi toplumunun yaşadığı sorunlar, hak talepleri ve Alevi kadın örgütlenmesine dair bir araya gelerek tartışmalar yürüttü.

    Maltepe Cemevinde gerçekleşen buluşmaya Şahkulu Dergahı, Garip Dede Dergahı, Sarıgazi Cemevi, Ihlamur Kuyu Cemevi, Kazım Karabekir Cemevi, Haramidere Cemevi, Esenyurt Cemevi, Sultanbeyli Pir Sultan Abdal Cemevi, Yeşilköy Cemevi, Erenler Cemevi ve Taşdelen Cemevi kadın kolları başkanları ve üyeleri katıldı.

    “KADINLARA ÇOK BÜYÜK İŞLER DÜŞÜYOR”

    Buluşmaya ev sahipliği eden Maltepe Cemevi Kadın Kolları Başkanı Gülsüm Şenol, Alevi kurumlarındaki inanç örgütlenmesinde kadınlara büyük işler düştüğünü vurguladı. Toplumun ve gençlerin ana şefkati ile kucaklanması gerektiğine dikkat çeken Şenol, “Mevcut cemevi binamıza henüz yeni geçtik. Eksiklerimiz var. Zamanla tam teşekküllü bir kültür merkezi, ilim yuvası haline getirmektir çabamız. Değerli bacılar biz Aleviler büyük şehirlere geldiğimiz için artık sosyal, kültürel, eğitim ve araştırma hizmetlerimizi cemevlerimizde yürütmekteyiz. Burada biz kadınlara çok büyük işler düşmektedir. Nasıl ki evimizi çekip çeviriyor toparlıyor isek, çocuklarımızı eğitip büyütüyor isek bu cemevlerinde de ana şefkati ile toplumu kucaklamamız, birliğimizi beraberliğimizi sağlamamız, gençlerimize kültürümüzü inancımızı öğretmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    “HİZMETLERİMİZLE TARİHTEKİ YERİMİZİ ALMALIYIZ”

    Cemevlerinde hizmet yürüten kadınlarla bir araya gelip tartışmanın, örgütlenmenin değerli olduğuna değinen Şenol, “Bu anlamda cemevleri arası kadın kolları birlikteliği ile bir araya gelmemiz, örgütlenmemiz, fikir alışverişi yapmamız çok önemli, çok değerlidir. Nasıl ki, 13’üncü yüzyılda Bacıyan-ı Rum teşkilatı var ise Kadıncık Anamız, Havva Anamız, Fatma Anamız, Zübeyde Anamız, Sakine Bacımız varsa bizlerde hizmetlerimizle tarihte yerimizi almamız gerekir. Değerli bacılar, birlikteliğimizi projeler oluşturarak geleneksel kılıp taçlandırmamız gerekir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, 17-18 Ocak’ta Çorum’da toplanıyor-VİDEO

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, 17-18 Ocak’ta Çorum’da toplanıyor-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, 17-18 Ocak’ta Çorum’da bir araya gelecek. İnanç Kurulu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Türkiye’de yaşanan sorunların Alevilere nasıl yansıdığının, cenaze erkanı ve Alevi kurumlar arsındaki sorunların tartışılacağını söyledi. 

    Haberin Videosu

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, inanç kurulunun çalışmalarını PİRHA’ya değerlendirdi. Pir Güzelgül, 17-18 Ocak’ta Çorum’da toplanacağını söyledi.

    Hassas bir dönemden geçtiklerini ifade eden Pir Güzelgül, yaptıkları çalışmaların yeterli olmadığını ancak yeni başladıklarını söyledi. Güzelgül, “Hem devlet hem egemen inanç yani Diyanet teşkilatı ve devletle birlikte yandaş olan Alevi önderlerinin bizim üstümüze geleceklerini biliyorduk. Fakat onlar bu birlikteliğin sağlanacağına inanmadılar. Fakat o birliktelik çok güzel kuruldu”dedi.

    Yeni kurulduklarını söyleyen Güzelgül,  Diyanet’in elindeki bütçenin kendilerinde olmadığını belirtti. Fakat bütçeyi de istemediklerini vurgulayarak, şunları söyledi.

    “Yolumuz, erkanımız rızalık, helal lokma, hakullah üzerine kurulmuş. Canlarımızın verdiği hakullah ile bizler mücadele vererek bugünlere gelmişiz ve aynı şekilde devam etmek istiyoruz. Haram lokmada gözümüz yok.”

    HER BÖLGEDE KAPSAMLI TOPLANTILAR

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun kurumsallaşması yönünde hızlı adımlar attıklarını söyleyen Hüseyin Güzelgül, her bölgede ayrı ayrı toplantılar yaptıklarını belirtti. Pir Güzelgül, “Her bölgede toplantılarımızı yapıyoruz, yönetimden bölge temsilcisi dedeler seçmişiz. Bölgedeki sorunları dedeler, pirler, rehberler, analar, babalar ve zakirlerle bir araya gelip tartışıp rapor hainde toplantılarımıza taşıyoruz. O sorunların, asimilasyonun önüne ne şekilde geçeceğimizi toplantılarımızda görüşüp alınacak kararlar doğrultusunda mücadele vereceğiz” dedi.

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu, 17-18 Ocak’ta Çorum’da genel bir toplantı yapacak. Toplantıya İnanç Kurulu’nun yönetimi, sekreteryası, yedekleri ve genel başkanlar katılacak.

    “BİRÇOK TEHLİKE ALEVİ TOPLUMUNU BEKLEMEKTEDİR”

    Pir Güzelgül, toplantıya ilişkin ise şunları söyledi.

    “Sorunlarımız hat safhada. Aramızda yaşanan o sorunları da dile getirip ne şekilde çözebiliriz ne şekilde o mücadeleyi daha ileriye götürebilirizin tartışmalarını yapacağız. Türkiye’de yaşanan sorunların Aleviliğe ve Alevilere yansımasını da değerlendireceğiz. Bu da hem Aleviler açısından hem de sol, sosyalist, demokrat insanlarla laiklik ve çağdaşlık açısından çok önemli bir toplantı olacaktır. Diğer taraftan erkanlarımız yozlaşmaya doğru gitmekte. O yozlaşmalara karşı da erkanlarımızı hazırladık onları matbaaya verdik eğer yetişirse  Çorum’da bütün Türkiye’deki ve Avrupa’daki cemevlerine göndereceğiz. Bunlarla yetinmiyoruz çünkü çok hassas bir dönemdeyiz. Bütün tehlikeler Alevi toplumunu beklemektedir. Bunu da cihan gözümüzü açıp birlikte görmemiz lazım.  Çözümler üretmemiz lazım, mücadele sergilememiz gerekiyor. İnanç Kurulu iyi bir yolda devam ediyor.”

    “ALEVİ YOL ERKANININ HUKUKU VARDIR”

    Kurumlar arasında sorunların olduğunu ve o sorunları da kendi iç hukuklarına göre çözeceğini vurgulayan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Güzelgül, “Alevi yol erkanın hukuku vardır. Biz kadıdan, hocadan, hacıdan fetva almamışız. Mahkeme kapılarına hakim kapılarına gitmemişiz. Biz kendi içimizde o yol erkanın hukuku dahilinde çözmüşüz. İnanç Kurulu’nun amacı da o hukuk doğrultusunda yolu yürütmek, sorunları çözmek ve sorunlara çözüm bulmaktır diyorum” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Veli Büyükşahin: Alevilerin güçlenmesi, ayrılmaktan değil, tersine bütünleşmekten geçiyor

    Veli Büyükşahin: Alevilerin güçlenmesi, ayrılmaktan değil, tersine bütünleşmekten geçiyor

    PİRHA-Uzun yıllardır Alevi hareketinin içinde olan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı ve Üryan Xızır Ocağı evlatlarından Veli Büyükşahin, Alevi sorunlarını Artı Gerçek’teki köşesinde yazmaya devam ediyor. “Ne Oluyor Bu Alevilere” başlıklı yazısında Büyükşahin, “AKD’nin, Alevi Bektaşi Federasyonunun tüm yönetim kademelerinden topluca istifa etmesinin çok ama çok önemli sebepleri olmalıdır. Hiçbir kişisel çelişki ve çatışma böyle bir geri çekilmenin gerekçesi olamaz” dedi. 

    Son süreçte Alevi kurumlarının çatı örgütü olan ABF’de oluşan tartışmaları rızalık kurumu üzerinden değerlendiren Büyükşahin, “OHAl koşullarında en fazla zarar gören Aleviler, bu saldırıları bertaraf etmek için güçlerini daha da bütünleştirirken, ayrılık tartışmaları Alevilerin zararınadır” tespitinde bulundu. Büyükşahin herkesin içten içe sorduğu o soruyu sorarak yanıt aramaya çalıştı: Neden şimdi?

    Veli Büyükşahin’in artı gerçekteki ‘Ne oluyor bu Alevilere?’ Başlıklı köşe yazısı şöyle:

    “NE OLUYOR BU ALEVİLERE?”

    Yakın tarihimizde Ortaca katliamı, Çorum katliamı, Sivas katliamı gibi yıldönümlerinin kimisinin anmasını yaptık, kimilerinin de anma hazırlıklarını yapıyoruz.

    Bir taraftan Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü, diğer taraftan Demirtaş’ın cezaevinde nasıl yaşanırı salık veren kılavuzu.

    Tamda bu süreçte Demokratik Alevi Hareketinde yaşanan sorunlar daha bir görünür olmaya başladı.

    “ALEVİLER KENTLEŞMEYLE BİRLİKTE ÖRGÜTLENDİLER”

    Bildiğimiz gibi Aleviler kentleşmeyle beraber son 30-40 yılda dernek ve vakıflar adı altında örgütlenmeye çalışıyor. Alevi toplumunun ve bu yola gönül verenlerin büyük emekleriyle oluşturulan bu örgütlenmeler sadece Türkiye’de de değil dünyanın her tarafına dağılmış durumda. Bütün baskılara, yıkımlara ve tehditlere rağmen imece usulüyle çok sayıda Cem evi açıldı.

    Alevileri her zaman tehdit olarak gören devlet ve bazı güç odakları onları denetim altında tutmak, yönlendirmek ve asimilasyonu hızlandırmak için hatırı sayılır sayıda örgütler ve cem evleri kurdurdular. Fetullahçılar, AKP’liler, Ülkücüler, Şiiler, Sünniler ve Devlet bunlardan bazıları.

    “KURUMLAR HER ŞEYE RAĞMEN MÜCADELE EDİYORLAR”

    Her şeye rağmen ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu) ve önemli sayıdaki diğer Alevi örgütlenmesi toplumun beklentileri doğrultusunda ciddi bir mücadele yürütüyorlar. Bu örgütler Türkiye’nin demokratik muhalefeti, emek hareketi, kadın hareketi ve zaman zamanda Kürt hareketiyle demokrasi ile özgürlükler noktasında bir araya gelerek mücadeleyi ortaklaştırmaya çalışıyor.

    “AKD’NİN ABF’DEKİ GÖREVLERİNDEN AYRILMASI”

    Üç gün önce 70-80 şubesiyle ABF’nin en önemli bileşenlerinden biri olan Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yönetim Kurulu, yazılı bir açıklamayla federasyonda görev alan yönetim, denetleme, disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin görevlerinden istifa etmelerine karar verdiklerini bildirdi.

    ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız; AKD’nin federasyonun olmazsa olmaz bir bileşeni olduğunu ve bunun bir AKP operasyonu olduğunu, Alevi toplumunu ve büyük bedeller ödeyerek oluşturdukları kurumlarını, bir kişinin anlayışına teslim etmeyeceklerini ifade ederek tepkisini dile getirdi.

    AKD’nin Mersin Cemevi başkanı ve dedesi Hasan Kılavuz ise “bu doğru değil, bunu kabul edemeyiz” şeklinde tepki gösterdi. Tepkiler ardı ardına gelmeye devam ediyor.

    Bir dernek nasıl ki bir federasyona üye olmakta özgürse elbette ki ayrılmakta da bir o kadar özgürdür. Ancak içinden gelerek örgütlendiğiniz topluma karşı da sorumluluklarınızı yok sayamadan, kamuoyunu ve Alevi toplumunu tatmin edecek geçerli nedenleri izah etmek mecburiyeti de doğuyor.

    Elbette ki burada şimdilik açıklamaya ihtiyaç duymadığım birçok spekülasyonun yanında, bildiğimiz, duyduklarımız da var. Fakat demokratik kamuoyu ve Alevi toplumunun moralini bozacak kulaktan dolma, kişiselleştirilmiş tartışmaların yarar getirmeyeceğine inandığımdan buna girmeye ihtiyaç duymuyorum.

    “NEDEN ŞİMDİ?”

    Bu toplumun ve Alevi kurumlarıyla bağı olan her birey aşağıdaki nedenlerden dolayı ‘neden şimdi’ diye sormayacak mı?

    2 Temmuz Sivas Madımak ve Çorum katliamı anma hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyorken

    OHAL koşullarında Aleviler dahil olmak üzere tüm toplumsal kesimler büyük baskılarla karşı karşıyayken

    Neredeyse itiraz eden her kurum kapatılmışken

    OHAL gömleğine sığmayan herkes gözaltında ya da tutuklanmışken

    Yüz binler işinden edilmişken

    İşsizlik oranı yüzde yirmilere dayanmışken

    Adalet yürüyüşleri başlamışken

    Milletvekilleri ve belediye başkanları tutuklanmışken

    Gazeteci, aydın ve akademisyenler cezaevlerindeyken

    Gazeteler, radyolar ve televizyonlar kapatılmışken

    Her gün çatışmalardan kaynaklı cenazeler gelirken

    Korumalarının Amerika da bile olsa insanları dövme hakkını kendinde gören bir Cumhurbaşkanı varken

    Bunlara HAYIR diyen yüzde elli varken

    Demokrasi ve Adalet için farklılıkları bir yana bırakıp birleşelim diyenler çoğalmışken

    Aleviler bu demokratik birlikteliğin yüzde yüz, tartışmasız içindeyken

    Alevi Bektaşi Federasyonun tüm yönetim kademelerinden topluca istifa etmenin çok ama çok önemli sebepleri olmalıdır. Hiçbir kişisel çelişki ve çatışma böyle bir geri çekilmenin gerekçesi olamaz.

    “ALEVİ KURUMLARI DA ELEŞTİRİLMELİ, ANCAK KONUMUZ BU DEĞİL”

    İsmi geçen Alevi kurumlarının Genel Başkan ve yönetimlerini tanıyor, görüşüyoruz. Bu kurumların her birinin iç işleyişlerinden tutunda, Alevilerin ve ülkemizin sorunlarına yaklaşımda eleştirilecek yönleri vardır. Belki de yapmamız gereken en önemli eleştiriler neden bu kurumlar kendi içinde yeterince demokratik değil, neden bu kurumlar sorunlarımızı yeterince sahiplenmiyor ve ortak bir mücadeleyi örgütlemiyor. Başka eleştirilerde sıralanabilir elbette ama konumuz bu değil.

    (HABER MERKEZİ)