Etiket: alevi yurttaş

  • AYM kararını verdi: Polisin darp ettiği Alevi yurttaşa 90 bin TL tazminat ödenecek

    AYM kararını verdi: Polisin darp ettiği Alevi yurttaşa 90 bin TL tazminat ödenecek

    Anayasa Mahkemesi, İzmir’de 2015 yılında katıldığı “Laik, bilimsel, ana dilinde eğitim” eyleminde polisin şiddet uyguladığı Nuray Zencir’e 90 bin TL’lik tazminat ödenmesine hükmetti.

    Anayasa Mahkemesi 2015’te İzmir’de ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talebiyle düzenlenen eylemde polis müdahalesiyle yaralanan Nuray Zencir için hak ihlali kararı verdi. Mahkeme Zencir’in insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleye maruz kaldığına hükmetti ve soruşturmanın yenilenmesini istedi.

    2015’te Alevi örgütleri, Birleşik Haziran Hareketi ve Eğitim-Sen’in çağrısıyla ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talepli eylem ve okul boykotu düzenlenmek istendi. Nuray Zencir de İzmir’de yapılacak eyleme katılmak üzere Basmane Meydanı’na gitti. Henüz açıklama yapılmadan polis toplanan gruba basınçlı su ve biber gazi ile müdahale etti. Nuray Zencir burada ıslandı ve İzmir Fuarı’na doğru kaçtı. Bu arada bazı kişilerin polis tarafından darp edilerek gözaltına alınmasını alkışlayarak protesto etmeye başladı.

    Tam bu sırada polislerin arasından çıkan bir amir kendisini gözaltına almaya çalıştı. Diğer polisler de bunun üzerine gelerek kendisine vurmaya başladı. Tanık ifadelerine göre bir polis kaskıyla vuruyordu. Bir süre polisten şiddet gören Nuray Zencir gözaltına alınmadan serbest bırakıldı.

    7-8 POLİSTEN ŞİDDET

    Zencir o anları Devlet Hastanesi’ndeki doktora şu ifadelerle anlattı:

    “Hatırladığım kadarıyla eylem alanında bir polis memuru kafama gözüme vurdu. Başım döndü yere düştüm. 7-8 polis memuru beni alıp götürmek için aralarında sırtımı yumrukladılar, copladılar, her tarafım çok ağrıyor.”

    Sert müdahaleye maruz kalan Nuray Zencir, gözaltıları protesto etmek için alkışlaması nedeniyle darp edildiğini belirterek devlet hastanesinden ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Adli Tıp Kurumu’ndan sağlık raporları aldı. Zencir için devlet hastanesi ‘basit tıbbi müdahale ile giderilebilir’ raporu verirken, adli tıp ‘basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte hafif değildir’ raporu düzenledi.

    AYM, HAK İHLALİ KARARI VERDİ

    Zencir raporlarıyla birlikte 8 Mayıs 2015’te görevli polislerden işkence, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve hakaret gibi suçlamalardan şikayetçi oldu. Ancak İzmir başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Zencir’in üst mahkemeye yaptığı başvurular da reddedilince 2018’te AYM’ye başvuru yaptı.

    Zencir’in başvurusunu görüşen AYM heyeti, hak ihlali kararı verdi. Yüksek mahkeme, polisin orantısız güç kullanması sonrası insan onuruyla bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutuyla ihlal edildiğini belirtti. Ayrıca etkili soruşturma yapılmayarak da usul boyutu ile ihlal tespiti yapıldı. Bu durumdan polis ve soruşturma yapmayan savcılık makamı sorumlu tutuldu.

    Mahkeme Zencir için hak ihlali ve soruşturmanın yenilenmesi kararının yeterli olmayacağını ve bu nedenle de 90 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

    Öte yandan yüksek mahkeme başvuruyu toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği yönünden incelemeye ise gerek görmedi. Mahkeme heyetindeki Engin Yıldırım bu karar için karşı oy kullandı. Yıldırım karşı oyunda, “Şiddet içermeyen bir toplantıya güç kullanarak müdahalede bulunmak, anayasal ve demokratik haklarını kullanırken vatandaşların tereddüt yaşamasına ve caydırıcı etkilere maruz kalmasına neden olacaktır” dedi.

    “İNSAN HAYSİYETİYLE BAĞDAŞMAYAN MUAMELE”

    Resmi Gazete’de yer alan karara göre, Yüksek Mahkeme şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

    “Devlet her türlü fiziksel ve ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini, gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek durumundadır. Yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı; soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır. Başvurucunun bizzat şiddete başvurduğuna ya da kolluk güçlerine direndiğine dair tutanak veya görüntü bulunmamaktadır. Ayrıca başvurucu hakkında bu toplantı nedeniyle alınmış bir cezai önlem veya soruşturma yapıldığı bilgisi de mevcut değildir. Dolayısıyla güç kullanımının gerekliliği ve orantılığı kolluk birimlerince ortaya konulamamıştır. Somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele şeklinde nitelendirilmesi mümkün görülmüştür.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Oğlum Selahattin Hz. Hüseyin sana yardımcı olsun’-VİDEO

    ‘Oğlum Selahattin Hz. Hüseyin sana yardımcı olsun’-VİDEO

    PİRHA – Sosyal medyada yayınlanan bir videoda Alevi yurttaşın sözleri ilgi gördü. Yurttaş, “Kürt Aleviyim, bizim cemimiz cıvatımız var, biz kimseyi öldürmüyoruz” dedi. 

    Sosyal medyada yayınlanan videoda Alevi yurttaşın sözleri büyük ilgi topladı.

    Videoda yurttaş, “Kürt Aleviyim. Bizim cemimiz cıvatımız ibadetimiz var. Biz böyle insanız. Biz kimseyi katletmiyoruz, öldürmüyoruz; bir tavuğa varana kadar. Eşim 80 yaşına kadar bir tavuk kesmemiştir bilmez. Benim oğlum tavuk kesmeyi bilmez. Biz böyle milletiz” dedi.

    Yurttaş, Selahattin Demirtaş sorusuna ise “Oğlum Selahattin Hz. Hüseyin sana yardımcı olsun” diye yanıt verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi kimliğimden dolayı sürgün edildim, haklarımı arayamadım’- VİDEO

    ‘Alevi kimliğimden dolayı sürgün edildim, haklarımı arayamadım’- VİDEO

    PİRHA- Alevilere yönelik asimilasyon, baskı ve ayrımcılık tüm hızıyla devam ediyor. Alevi kimliğinden dolayı meslek hayatında hak ihlaline uğradığını belirten Alevi yurttaş Fatma Aslan, “Alevi kimliğimden dolayı beni mesleğimden istifaya etmeye zorladılar. Yalnızdım, haklarımı arayamadım ama yılmadım” diye konuştu.

    HABERİN VİDEOSU

    Eğitimdeki gericileşmeden ev işaretlemelerine, baskın, gözaltı ve yasaklardan iş yeri mağduriyetlerine kadar Aleviler pek çok hak ihlali ile karşı karşıya kalıyor. Alevilere yönelik nefret söylemlerinin artarak devam ettiği görülüyor.

    Meslek hayatında yaşadığı ayrımcılığa dair PİRHA’ya konuşan Alevi yurttaş Fatma Aslan, İstanbul Bakırköy’de icra ettiği hemşirelik mesleğinden Alevi kimliğinden kaynaklı istifaya zorlandığını ve sürgün yaşadığını ifade etti. Aslan, tüm bu ayrımcılıklar karşısında haklarını arayamadığını ama yılmayarak mesleğine devam ettiğini belirtti.

    “ALEVİLER, DEĞİL SESİNİ DUYURMAK, KONUŞAMIYORDU”

    “Biz ezilen toplum olduğumuz için şimdiye kadar değil sesimizi duyurmak, konuşamıyorduk” diyen Aslan, Alevi toplumunun yaşanan sorunlar karşısında birleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aslan, ülkenin kaderini kadınların değiştirebileceğinin altını çizerek, “Biz ezilen toplum olduğumuz için şimdiye kadar değil sesimizi duyurmak, konuşamıyorduk. Ama bu duruma gelene kadar çok yol katettik. Bizim en başta birbirimizi eleştirmeye değil, gerçekten birlik olmaya ihtiyacımız var. Sen şu bölgedensin, sen şu hemşehrisin, sen busun diyerek değil, bizim sadece Alevi kelimesinin altında birleşmemiz gerekiyor, bu şart. Bugünkü yaşam koşulları, siyasi düşünceler ve ülkenin kaderini erkekler değil sadece biz kadınlar değiştirir. Bu amaçla Alevi kimlikli kadınlar olarak bizim o çatının altında birleşmemiz gerekir. Ben bunu istiyorum, bunun olacağına da inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    BAKIRKÖY’DEN PENDİK’E SÜRGÜN EDİLDİ

    Aslan, Bakırköy’de çalıştığı hemşirelik mesleğinden Alevi kimliğinden kaynaklı Pendik’e sürgün edildiğini ve istifaya zorlandığına dikkat çekti. Yaşanan durum ile ilgili yetkililerle görüşen Aslan,  kendisine ‘Seni kimliğinden dolayı gönderiyoruz’ cevabının verildiğini söyledi.

    Çalıştığı kurumda yalnız olduğunu belirten Aslan, haklarını arayamadığını dile getirerek, “Ben hemşirelik mesleğinde Bakırköy’de, engellilerle çalışıyordum. Bir siyasi düşünce nedeniyle falan değil, sadece Alevi kimliğim nedeniyle Kaynarca Pendik’e gönderildim. Beni istifaya zorladılar ama ben istifa etmedim, sonuna kadar direneceğim dedim. Kaynarca’ya sürdüler ve ben Kaynarca’ya gittim. Aynı zamanda yetkili kişilere giderek, ‘ben bir anneyim, öğrenci velisiyim ve eşim. Ben gece işe çıkıyorum, benim can güvenliğim yok. Neden beni Kaynarca’ya gönderdiniz?’ dediğimde bana, ‘çalışmamdan memnunuz ama seni düşüncenden, seni kimliğinden dolayı gönderiyoruz’ dediler. Bunu bana açık ve net söylediler. Ben çalıştığım kurumda yalnızdım, haklarımı arayamadım ama yılmadım da. Ben istifa etmedim gittim çalıştım. Yani Alevilik kimliğinden dolayı başıma bunlar geldi” diye konuştu.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Kartal’da Alevi yurttaşın aracına ‘Defol Kızılbaş’ ve ‘İslam’ yazıldı

    Kartal’da Alevi yurttaşın aracına ‘Defol Kızılbaş’ ve ‘İslam’ yazıldı

    Alevi yurttaşlara yönelik tehdit ve tacizler sürüyor. İstanbul Kartal’da oturan Atila Oruç, önce telefonla tehdit edilmesinin ardından bir hafta sonra bu kez aracına yazı yazılarak tehdit edildi. Oruç, Yakacık polis merkezine giderek sorumlular hakkında şikayetçi oldu.

    7 yıldır İstanbul Kartal’da, Kartal Mesleki Eğitim Merkezi ve Teğmen Burak Evirgen İlkokulu‘nun kantin işletmeciliğini yürüten Atila Oruç, tehditlerin artmasıyla kendisi ve ailesinin hayatları için tedirgin olduğunu, gerekirse iş yerlerini hemen devredeceğini belirterek tepki gösterdi.

    Arabasına sembol ve yazılarla çarpı işareti konulan Oruç, aracına “Defol Kızılbaş” ve “İslam” yazıldığını söyledi.

    Cumhuriyet Savcılığı ve Terörle Mücadele bürolarında olay hakkında adli soruşturma devam ediyor.

    (Yurt gazetesi)

     

  • ‘Dayanışma; Karakoçan’da kirli amaçlar peşinde olanların önünde en büyük engeldir’

    ‘Dayanışma; Karakoçan’da kirli amaçlar peşinde olanların önünde en büyük engeldir’

    PİRHA – Karakoçan’da Alevi yurttaşın tehdit edilmesine ilişkin siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları  Karakoçan’da Alevi Kültür Derneği önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “dayanışma ve birliktelik inanıyoruz ki Karakoçan’da kirli amaçlar peşinde olanların bu amaçlarına ulaşmamalarının önünde en büyük engeldir” denildi.

    Karakoçan’da Alevi yurttaşın evinin işaretlenmesi ve tehdit edilmesine ilişkin Alevi Kültür Derneği önünde basın açıklaması yapan siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları “Karakoçan Özelinde yaşayan Alevi – Sünni ya da farklı inançlar arasında hiçbir zaman böyle bir sorun yaşanmadığını dile getirdiler.

    “HERKES BU PROVOKASYONA KARŞI DURUP BUNU BOŞA ÇIKARACAKTIR”

    “Bizler biliyoruz ki bu provokasyonu yapanların amacı halkları karşı karşıya getirmektir. Karakoçan Özelinde yaşayan Alevi – Sünni ya da farklı inançlar arasında hiçbir zaman böyle bir sorun yaşanmamıştır. Bizler biliyoruz ki bu provokasyonu yapanların amacı halkları karşı karşıya getirmektir. Ama bu konuda asla başarılı olamayacaklardır. Karakoçan’da Alevisi ile Sünnisi ile Kürdü ve Türkü ile herkes bu provokasyona karşı durup bunu boşa çıkaracaktır” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Bu provokasyonun açığa çıkarılması için devlet görevlileri ellerinden geleni yapacaklarından hiç şüphemiz yoktur.

    Bu konuda duyarlılık göstererek yanımızda olan Karakoçan da ki tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine, odalara, muhtarlara çok teşekkür ediyoruz. Bu dayanışma ve birliktelik inanıyoruz ki Karakoçan’da kirli amaçlar peşinde olanların bu amaçlarına ulaşmamalarının önünde en büyük engeldir. Basın açıklamamızda bizleri yalınız bırakmayan başta dernek üyelerimiz, Karakoçan Halkı ve tüm duyalı kesimlere tekrar teşekkür ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu, Alevi yurttaşın evine saldıran şahsı İçişleri Bakanına sordu

    Kenanoğlu, Alevi yurttaşın evine saldıran şahsı İçişleri Bakanına sordu

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yaşayan Alevi yurttaş’ın (B.Ö.) ikamet ettiği dairenin kapısına üç hilal çizilmesini ve “defol dinsiz Alevi” yazılmasını İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yaşayan Alevi yurttaş’ın (B.Ö.) ikamet ettiği dairenin kapısına üç hilal çizilmesini ve “defol dinsiz Alevi” yazılmasını meclis gündemine taşıdı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Kenanoğlu, “Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yaşayan B.Ö’nün ikamet ettiği dairenin kapısına üç hilal çizilmiş ve “defol dinsiz Alevi” yazılmıştır. Bu saldırının hedefi olan B.Ö, saldırının yaşandığı günden bu yana can güvenliği olmadığı endişesiyle evinden dışarı çıkmakta tereddüt ettiğini ifade etmektedir. Saldırıdan çok kısa bir süre önce, bir sosyal medya hesabı tarafından açık kimliği ve adresi yazılarak hedef haline getirildiğini açıklayan B.Ö., bunu gerçekleştiren sosyal medya hesabının saldırının azmettiricisi ve/veya faili olduğu yönünde şüphelerini dile getirmektedir. Bahsi geçen sosyal medya hesabının sahibi hakkında ise henüz herhangi bir girişimde bulunulmamıştır” dedi.

    BİR ÇOK YERDE EVLER İŞARETLENDİ

    Milletvekili Ali Kenanoğlu 2012 yılından bugüne kadar işaretlenen evlerin hatırlatmasında bulundu.

    “2017 Kasım ayında Elazığ’a sınırı bulunan Malatya’daki Alevilerin evleri işaretlenmiş ve akabinde ilin idari amirlerinin bu saldırıya/provokasyona karşı ciddi bir inceleme başlatmamış olması tepkilere yol açmış ve ilde geniş katılımlı gösteriler düzenlenmiştir. Yakın tarihte meydana gelen benzer saldırıların kronolojik dökümü ise şöyledir:

    Ağustos 2012’de İstanbul’un Kartal ilçesinde, Mayıs 2013’te İstanbul’un Maltepe ilçesinde, Ekim 2014’te İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde, Mayıs 2015’te Adıyaman’da, Haziran 2015’te Elazığ’da ve İzmit’te, Ağustos 2015’te İstanbul’un Üsküdar ilçesinde, Eylül 2016’da Ankara’nın Mamak ilçesinde, Mart 2017’de Adana’da, Aralık 2017’de İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde ve Manisa ilinde Alevilere yönelik benzer cinsten saldırılar gerçekleştirilmiştir. Yine, geçtiğimiz Ekim ayında İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşamakta olan Alevi bir ailenin evi işaretlenmiş, bu konuda ailenin emniyete yapmış olduğu şikayet ise polislerce kendi başlarının çaresine bakmaları yönünde ifadeler kullanılarak karşılıksız bırakılmıştı.”

    Ali Kenanoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması için verdiği önergede şu soruları yöneltti:

    • Daha ciddi sorunlara yol açmadan, saldırıya azmettiren ve/veya eyleyen şahıs hakkında harekete geçilecek midir?
    • Mevcut siyasi iktidarı eleştiren sosyal medya paylaşımlarına yönelik ışık hızında girişimde bulunulmakta iken, can güvenliğini tehdit eden böylesi bir paylaşımın sorumlusu hakkında henüz bir girişimde bulunulmaması nasıl izah edilmektedir?
    • Ev işaretlemesi yoluyla Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin bakanlığınızca hazırlanmış bir rapor mevcut mudur?
    • Bu tür saldırıları engellemek adına bakanlığınız tarafında alınması gereken önlemler konusunda yürütülen bir çalışma var mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

  • Karakoçan’da evi işaretlenen Alevi yurttaş: Tehdit ediliyorum

    Karakoçan’da evi işaretlenen Alevi yurttaş: Tehdit ediliyorum

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde B.Ö. isimli Alevi yurttaşın sosyal medyada hedef gösterilmesinin ardından evinin kapsına ırkçı yazılamalar yapıldı. Olaydan sonra evden çıkamayan B.Ö., tedirgin olduğunu belirterek, yardım talebinde bulundu.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde ikamet eden B.Ö.’nün (23) evinin kapısına ırkçı bir grup tarafından yazılama yapıldı. ‘Tc Recep Akkay’ adlı kişi sosyal medya hesabından B.Ö.’ye yönelik tehdit mesajı yazarak hedef gösterdi.

    Tc Recep Akkay, B.Ö.’ye gönderilen mesajda “Elazığ’daki ülkücü kardeşlerime sesleniyorum bu şahıs Kürtlerle ilgili paylaşımlarda bulunup propaganda yapıyor. Biz sadece Türk dilini tanırız. Bunu şikayet edin veya haddini bildirin. Bu teröristi barındırmayın. Ülkü ocakları sayfasında paylaştım siz de paylaşın değerli dostlar. Bu ülke bizim. Tek din, tek devlet, tek millet. Bu vatan bizim. İşinize gelirse Alevi Kürdü. Kendisi Yahudilerle aynı safta, cezasız kalmasın” ifadelerini kullandı.

    Mesaj sonrası 21 Ocak’ta B.Ö.’nün evinin kapısına yazılama yapıldı. Kapıya, “defol dinsiz Alevi”  ile açık kimliği yazıldı. Yine yazılamanın yanına üç hilal ve çarpı işareti konuldu.

    Yazılama yapıldığı günden bu yana evinden dışarı çıkamayan B.Ö., tedirgin olduğunu ve tehditlerin devam ettiğini kaydetti. B.Ö., duyarlı çevrelere hukuki yardım talebinde bulundu.